• Sonuç bulunamadı

Ondokuzuncu asırda Tarabya yalıları

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Ondokuzuncu asırda Tarabya yalıları"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

I TARİHTEN SAHİFELER)

Ondokuzuncu asırda

T arabya y a lıla r ı

Yazan: Halûk Y. Şehsuvaroğlu

19 uncu asır başlarında Tarab­ ya. daha ziyade Rum zenginle­ rinin oturduğu b ir sem tti. Bu devre aid b ir bostancıbaşı risale­ sinde K alender kasrın d an Tarab­ ya Mescidine k ad ar olan yalılar sırasile şu şekilde yazılı bulun­ m aktadır: (... K alender Bostan­ cı ocağı, K alender bahçesi ve A- yazma iskelesi, T arabya Safiri m ahalli, H ürm üzakinin bağı, es­ ki Divan Tercüm anı S arı Bey oğlu Yankonun yalısı, P ik a oğul­ larının yalısı, idam edilen Mo­ rali D im itrakinin yalısı, Hüda- verdi oğlunun yalısı, Moroz Bey dam adı yalısı, B oyar tayfa­ sından Yorgaki, Yanko Zem he­ rin yalıları, Hekim Râzinin, M avroniyanın yalıları, hâlâ Ef­ lâk Voyvodası İskerlet yalısı, m aktul eski Eflâk K apı K ethü­ dası İstiyakinin, İskerlet oğlu K ostakinin kostanti, Yanko ve­ reseleri, Peraki, Deli İstepan, Yorgaki, K alpakçı D im itraki, B erberoğlu Yorginin y alıları...)

Bostancıbaşı, risalesinde Ta­ rab y a Mescidinden (Frençe El­ çisinin K ebir yalısı) na kadar da y irm i dokuz yalı ile altı ha­ ne, üç dükkân sayılm aktadır.

T arabyadan Boğaza doğru ilk iskeleyi teşkil eden K ireçburnu da o tarihlerde kışlası, bostancı ocağı, tabiyesi olan, daha ziyade askerî b ir semtti.

Bostancıların ocakları yanında K ireçburnu tabiyesile b ir cami ve ta tlı su çeşmesi yaptırılm ıştı. B unların altında b ir berber dük­ kânı bulunuyor v e bu n u K ireç­ burnu tabiyesinin to p ları ile cep­ hane odası, nâl.etçi odası takib ediyordu. İskele tarafın d a da ay­ rıca diğer bir tabiye (serapa top­ lar ve nöbetçi odası) vardı.

T arabyaya ilk yerleşen sefaret F ransa sefaretiydi. III. Selim, Fransız Elçisi G eneral Sebasti- yani’ye bu sem tteki Rum beyle­ rin e aid m eşhur Çifte Yalıları hediye“1 etmişti. D evrinin mima­ risi bozulm adan uzun zaman m uhafaza edilen b u tarih î ve gü - zel yalılardan birisi 1913 yılında Sefirin verdiği b ir akşam ziya­ feti esnasında kaza ile yandı. Za­ y i olan kıym etli eşya arasında III. Selim in K apıdağlı Konstan- tin isimli yerli b ir ressam a yap­ tırıp Sebastiyani’ye verdiği yağlı boya portresi de bulunuyordu.

Fransızlardan sonra burada i- kinci olarak İngilizlere de bir sefaret binası verildi. 1829 h ar­ binde karargâhını Tarabyada ku ra n II. Mahmud, o yıl içinde ev­ velce Morozini’le re aid yanmış b ir y alının arsasile diğer b ir ya­ lıyı İngiliz Büyük Elçisi Sir Ro- b ert G ordon’a hediye etti.

Padişah, Tarabyada Motoz’un yalısı nam ile şöhret almış ve sonra m iriye geçmiş bulunan bü yük iki k atlı ve sarı boyalı ah- şab b ir binada oturuyordu.

O ta rih te n itibaren Tarabya kasrı diye anılan b u yalının dağ tarafı k o ru lu k tu ve ark a sedler- de diğer b ir köşkü bulunuyor­ du.

II. M ahm udun T arabyaya göç

etmesi m ünasebetile 12 mayıs 1829 günü Sancak-ı Ş erif de Ra­ m ideki yerinden, altın yaldızlı ve dört atlı b ir hento ile yeni k a­ rargâha getirilmiş, dinî ve as­ kerî b ir merasim le K alender kas rm da b ir salona konulm uştu.

II. M ahm udun ölüm ünden son ra A bdülm ecid bazı zam anlar T arabya kasrına tenezzüh m ak- ---...

sadile gelirdi. Kırım harbi sıra­ sında Istanbuldaki mirî binalar Türk ve müttefik askerlerine, yaralılarına tahsis olunurken Ta­ rabya kasrı da İngiliz bahriye er lerine hastane yapıldı.

Kasır, sonraları Şehzade A b- dülhamid Efendiye intikal et­ mişti. II. Abdülhamid, Tarabya kasrı ve bahçeleri hakkında şöy­ le demektedir: (Yeniköyde sa­ hilde şimdiki Almanya sefareti yerinde benim bir köşküm var­ dı. Şehzadeliğimde yazlık orada otururdum. Ahşabdı, bir çok pa- viyonlar da yaptırmıştım. K öş­ kün bahçesini pek güzel tanzim ettirmiştim. O zaman bir benim bahçe, bir de karşısında Çubuk­ luda Fuad Paşanın bahçesi meş­ hurdu..)

Gene II. Abdülhamidin verdiği malûmata göre bir gün bu köş­ kü gezen ve çok beğenen Abdül- âziz, burası ahşab, onu kâgir yap tıralım diye yıktırtmış ve kasır bir daha da inşa olunmamıştı.

II. Abdüüıamid tahta çıktığı­ nın ilk yıllarında bu araziyi (bir. cemile olmak v e Sefarethane ya­ pılmak üzere) Almanya devleti­ ne terketti. Ve eski Tarabya Kasrı yerine bugünkü yazlık Alman Sefarethanesi kuruldu.

1874-1880 seneleri arasında Ta rabya zengin ve mamûr devir­ lerinden birini yaşamaktaydı. Kı yılar eski üslûbdaki yalılarla ve güzel bahçelerle göz alıcı bir şe­ kildeydi.

Koyun kenarında muntazam tarhlarla tanzim edilmiş ve et­ rafı sokaktan alçak duvarlarla ayrılmış olan bahçe tarafı Zari- fî’y e aiddi. Zarifî’nin yahşi bu bahçeden epey ötede bulunuyor v e Kalendere doğru sekizinci binayı teşkil ediyordu. Bu güzel v e büyük yalının arkasında sed üstünde havuzlu bir bahçe daha vardı. Ve arazi tepelere kadar koruluklar, m eyva v e şebze bah­ çeleri halinde alabildiğine uza­ nıyordu.

Zarifî’nin yalısından evvel koy tarafından Yankonun, Zafrübe- lin in yalıları mevcuddu. Zarifî yalısından Kalendere doğru da Fotyadinin, Ayayandinin, Tar- haninin yalıları geliyör ve bun­ lardan sonra büyük bir bıçkıha­ ne bulunuyordu.

Bıçkıhanenin üst tarafında Bal tacı Aleksandr’ın, Bizandinin bü­ yü k yalılarile Tarabya kasrının hududuna geliniyordu.

1879 yılında, yık ık Tarabya kasrınm bahçesi bütün güzelli­ ğini muhafaza ediyordu: Munta­ zam yollar ve tarhlar ortasında büyük havuz, alt ve üst bahçeler, büyük mutfak, limonluk, came- kân, kuşhaneler oldukları gibi duruyordu.

O yıllarda Tarabyanm yalılar­ la, çiçek bahçelerde başlıyan k ı­ yı manzarasını tepelere doğru ko rular, bağlar ve bazı küçük dağ köşkleri tamamlıyordu.

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belfeği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Tesadüfe bak›n, ben San Diego’ da kendime bir evlat edindi¤im y›llarda ay- n› kentte oturan, isterse kendine alt›n kadrolu bir bisiklet bile ›smarlayabilecek kadar

Bu sayede cephe mih- verinin sağında olan kat merdiveni üst katta mihver üzerine gelmekte ve apartımanları iki müsavi parçaya

Caddeye nazır cephesindeki balkon- lara verilen şekil ve istikamet cepheye hareket vermektedir.. Keza cephede duvarlarla pencerelerin dolu ve boşluk teşkil etmesi bu

Modern et kıyma makinaları en büyük boylara kadar, patates yıkama, soyma,, doğrama makinaları, sebze doğrama, püre yapma makinaları, ka- fe, kök, dane, öğütme

* Mütenevvi eklerin, diş açılmasına lüzum olmadan, muhtelif kuturdaki borular için tedarik edilebilen hususi boru aksamile (somunla sıktırma veya şariyet esasına dayanan

Ayrıca “nezzele/enzele (indirmek) kalıplarına dikkat çeker ve bu iki kalıbın aynı manaya geldiğine En’am suresinin 37. Ona göre, ayetin başında inzal

Geçmişten beri bütün ülkeler, toplumlarının refah seviyesini sürekli olarak artırma çabası içinde olmuşlardır. Bu çaba ile birlikte uygulanan politikalar,

Transfer harcamaları ülkelerin bütçelerinde farklı adlarla yer alabilmektedir. Ancak, genel olarak transfer harcaması mantığı çerçevesinde düşünüldüğünde ülkelerin