Müjgân Cumhur
mı
M uzzam bir genişlik ve aydınlık, dolayısıyla daha ilk girişte insanın içine bir ferahlık veren nefis bir yapı. Bir tepenin üstünde değil, fakat kapladığı saha caddenin tam karşısına düşüyor. Böylece okuyucu içine gireceği binanın haşmetiyle karşılaşmış oluyor. Koyu renk ve camın hâkim olduğu yapının bir şahsiyeti var. İçersi, okumak isteyen veya daha doğru bir deyişle kültürle meşgul herkesi tatmin edecek şekilde düzenlenmiş. Henüz tefrişin devam ettiği binada genel okuma salonu, dergi ve gazete okuyacakların rahat ve huzur içinde çalışmalarını sağlayacak şekilde hazırlanmış salonları var. Ayrıca araştırıcıların tek başlarına çalışacakları küçük bölmeler, birkaç kişinin birlikte yürüttükleri araş tırmalarını rahatça yapacakları yerler ayrılmış. Mikro film, harita, okuma odaları, müracaat kitapları salonu vesaire.
Bunlar hep okuyucu ile ilgili. Bunların dışında kon ser salonu, galeri de bulunmakta. Atatürk kitaplığı, dokümantasyon merkezi, arşiv ve İdarî bölümler. Kırkbin metre kare kadarlık muazzam bir mekân üzerinde kurul muş olan Millî Kütüphane uzun yıllar kültürümüzün her sahadaki ihtiyacını karşılayacak şekilde hazırlanmış. Belli ki ömürlerini bir rüya için vermiş olanların gayre tiyle vücuda getirilmiş.
Girişte insan pembemsi mermerlerle karşılaşıyor. Dıştaki koyu renk, Ankara’nın parlak ışıklı seması ile nasıl bir tezat yapıyorsa, binanın dış görünüşü ile içi arasında da kuvvetli bir renk tezadı var. Pembe hareli mermerler insanda beyaz mermerin ürpertici soğuklu ğunu uyandırmıyor. Okuma salonlarının civarında, göz lerini salon dışında dinlendirmek isteyen okuyucular için istirahat yerleri ayrılmış. Daha henüz okuyucuya açılmamış, yerleşme hazırlıkları içinde olan bu güzel binada, bu renkli, rahat koltuklar birilerini bekliyor gibiydi.
Muhafazası, temizlenmesi, günlük işlerinin yürütül mesi bile geniş bir kadroyu gerektireceği şüphesiz olan bu güzel binanın, bütün bölümleriyle çalışmaya başladı ğını düşününce, insan büyük bir heyecan hissediyor. Nihayet çeşitli kültür sahalarında çalışanlar aynı çatı altında toplanacaklar, belki de --belki değil muhakkak-- birbirlerini daha yakından tanıyıp, kendi sahaları dışın daki meselelere de ilgi duyacaklar. Kitabı, resmi, heykeli, müziği ile kültürümüzün bu abidesi aynı zamanda kon feransların, seminerlerin sürekli yer alacağı bir kültür merkezi de olacak.
Adnan Otüken
Prof.Dr. İnci Enginün
Millî
Kütüphane
Bu büyük eseri kazandıranlara başta M illî Kütüphane’nin kurucusu merhum Adnan Otüken olmak üzere, Millî Kütüphane Müdürü sayın Dr. Müjgân Cun- bur ve diğer ilgililerin zahmet, gayret ve çalışmalarına sonsuz bir minnet duymaktayım. Kütüphaneyi gördük ten sonra, doğrusu bu kütüphanenin hatırı için Ankara’ya yerleşilebilir diye düşünmekten kendimi alamadım. Her halde, kültürle meşgul herkes, her gün burada olacak. Ankara’daki bu büyük kültür merkezi sadece bir depo gibi kalmayacak, sadece birkaç araştırıcıya yardımcı olmakla yetinmeyecek, kültürümüzün yayıldığı bir kay nak halini alacak. Milletimize hayırlı olsun.
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi