TİYATRO
ve
S İN E M A
23 YILDA YAPTIK
52
DAKİKADA
Dünyada Eşi Ender Kültür Sarayı
içinde Murat IV ün eşyaları da kül oldu..
Yazan : Hafi Kadri ALPMAN
Onunla iftihar ediyorduk.
T
arihî değer taşıyan Tepeba- şı Tiyatromuzu bir süre ön ce yakmıştık, bu sefer de 27 Kasım cuma akşamı, milletçe gurur duyduğumuz, Avrupa’da bile eşine ender rastlanan Kültür Sa rayı ile, içinde, 4. Murad'ın bahâ biçilmez eşyaları kül oldu gitti.Kültür Sarayı 23 yılda, 6 müteah h it firma tarafından 120 milyon li raya inşa edilmiş ve 12 Nisan 1969
da hizmete girm işti. Yalnız ışık kontrol merkezinin 18 milyona mal olduğunu söylersek, kaybımızın ö- nemini belirtmiş oluruz. Zarar 100 milyon deniyor, 40 milyon deniyor. Biz bunun üzerinde fazlaca duracak değiliz. Fedakâr Türk M illetinin ye nisini yaptırmak suretiyle bu acıyı da dindireceğine eminiz.
Yalnız, şu anda rahmetli Münir Hayri Egeli’ nin bir sözünü hatırlı
yoruz : «Molière'den bu yana dün yanın hiç bir yerinde, aktörlük de yapan bir intendant görülmemiş tir.» Bunda hakikat payı ne olur a olsun, Kültür Sarayı yangını M-ünir Hayri’yi doğrulamaktadır. Bizde bir değil, iki intendant vardır ve bunlar dan biri hem masa başında çalışır, hem oynar, üstelik birbirlerinin ku yusunu kazarlar. Birinin «ak» dediği ne, diğeri «kara»yı bastırır. Bu karşı lıklı geçimsizlik görevli personele de sıçramıştır. Ankara’da Opera ve tiyatro binaları ayrı olduğu için bir şey denemez amma, İstanbul'da? Canım Kültür Sarayı bu iki öfkeli adamın oyuncağı olmuştur. Binada hangisinin işi varsa ekibi de bera berdir. Bununla sanatçıları kastet miyoruz, teknik personelden söz ediyoruz. Perdecisinden elektrikçi sine kadar hepsi değişiyor. Biz Kültür Sarayın'da bir alaram dene mesi yapıldığını dahi sanmıyoruz.
Uzatmağa ne lüzum var, itfaiye ekibi, ışık direktörleri, mekanik şef ler, sahne âmirleri, sahne ışıkları âmirleri vazife başında bulunması na rağmen ne çelik perdeyi, ne yan gın söndürme tesislerini harekete geçirmeleri mümkün oldu. İki Ge nel Müdür ağlamışlar bu faciâ kar şısında. Elbette ağlıyacaklar. Bu
12
İhmâlimize daha pek çok ağlarız!..
üzüntünün içerisinde vicdan azabı nın da çöreklendiğinde asiâ şüphe niz olmasın...
Böyle taşınması güç ağır sorum luluklarla karşı karşıya gelince, kur tarıcı sebepler aramağa başlarız. «Sabotaj var!» diyorlar, belki de öyledir. Fakat modern tesislere
sa-(Kusurlu mu?) Cüneyt Gökçer
hip bir binanın sabote edilebilmesi için, vazifelilerin çok umursuzca ha reket etmeleri gerekir ve bizce, ih mal de sabotajın b ir başka türlüsü dür.
Peki, 4. Murad'ın baha biçilmez eşyalarına ne diyelim? Biz, başka memleketlerde müze eşyalarının harice verildiğini, hele tiyatro fuay- yelerinde teşhir edildiğini hiç duy madık. Bir tiyatro yöneticisinin «kapris» olduğunda asla şüphemiz bulunmıyan isteğini yerine getiren ler ve piyes bir süre için de olsa afişden indirildikten sonra geri al- mıyanlar acaba ne düşünüyorlar? Yanan eşyayı sıraladıktan sonra so rumlu Topkapı Müzesi Müdürü Ke mal Çığ’ın birbirini tutmıyan be yanlarını sunacağız.
1. — Hattat Üsküdarî’nin talebe si Muhammed-ül İmamî'nin güzel bir nesihle yazdığı müzehhep Kur’- an-ı Kerîm [50 bin liraya sigortalı).
2. — Tuğlu miğfer (10 bin liraya sigortalı),
3. — Anası Kösem Sultana verdi ği berat (15 bin liraya sigortalı),
4. — Memluk Sultanından aldığı ve Bağdat seferinde kullandığı al tın kabzalı kılınç (100 bin liraya
sigortalı),
.5 . — İç entarisi (1000 liraya si gortalı) ,
G. __ Üzerinde Ahmed oğlu Mu-rad damgalı zırh (50 bin liraya si gortalı),
7. — İdman taşı (5 bin liraya si gortalı),
3. — Kaftan (50 bin liraya sigor talı).
9. — 19. yüzyılda yapılmış tablo (10 bin liraya sigortalı).
Kemal Çığ bey, bir gazeteye ay nen şöyle söylüyor : «Bu eserler, Topkapı Sarayına bu sigorta edilen Hatlarla gelseydi, çok samimî söy. lüyorum, satın almazdık.»
Aynı zat «Bayram Gazetesine» : «Dünyanın her yerinde tiyatrolarda sahneye konulan eserlerde mevcut müzelik eşyalar kullanılmaktadır. Ancak Kültür Sarayı yangını sıra sında yanan 4. Murad’ın eşyaları İçin büyük şanssızlık demek yerin de olur. Herkes fia t şudur budur, sigortalıdır diye fik ir beyan etti. Bu tarihî eserlerin değeri para ile sigorta primi ile ölçülemez ve yeri ne konamaz.» Diyor, biz de aziz dostlarımız Sayın Reşat Ekrem Koçu (Sonu 23. de)
13
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi