ZAYIF, N O R M A L ve ŞİŞM A N B İR E Y L E R İN TAT
D U Y U LA R IN IN A R A ŞTIR ILM A SI
Doç.Dr.Yasemin BE Y H A N */ Prof.Dr.Nazan BO ZK URT*
Bıı a r a ş t ı r m a ş i ş m a n , n o r m a l v e z a y ı f b i r e y l e r i n t a t d u y u l a r ı n ı i n c e l e m e k a m a c ı y l a y a p ı l m ı ş t ı r . H e r b i r i 1 0 ' a r k i ş i d e n o l u ş a n t o p l a m 3 0 d e n e ğ e d ö r t t e ı n e l t a d ı v e r e n s o l ü s y o n l a r d a n o lu ş a n t a t p a n e li u y g u la n m ış t ır . A r a ş t ı r m a y a a l ı n a n d e n e k l e r i n h i ç b i r i s i t a t s o l ü s y o n l a r ı n ı e ş i k d e ğ e r i n a l t ı n d a t a n ı y a m a m ı ş t ı r . N o r m a l a ğ ı r l ı k t a v e z a y ı f o l a n d e n e k le r i n 4 ta d ı ta n ı m a eşiği b ir b i r in e b e n z e r b u l u n m u ş t u r . Ş iş m a n d e n e k le r i n % 80'i ta tlı tad ı ; % 70'i acı ta d ı eşik ü s t ü / y ü k s e k k o n s a t r a s y o n l a ı d a a l g ı l a y a b i l m i ş l e r d i r . D e n e k l e r i n B e d e n K i t l e İ n d e k s i ( B K I ) ile t a t lı v e acı t a t l a r ı a l g ı l a m a eşi k leri a r a s ı n d a k i ilişki in c e l e n d i ğ i n d e B K I ile p o z i t i f ( P < 0 . 0 5 ) b i r iliş ki b u l u n m u ş t u r .
G İR İŞ
Bireyin b e sle n m e d u ru m u n u etkileyen çok çeşitli e tm e n le r vardır. Bu e tm e n le r d e n birisi de bireyin tad a lm a d u yusudur. Tat a lın a m a d ığ ı v e y a tat d u y u s u n u n azaldığ ı d u r u m la rd a y en ile n besinin tadı a lg ıla n m a m a k ta bu d a bireyin b e s le n m e d u ru m u n u ve besin seçim ini e tk ile y e b ilm e k te d ir (1-3 ). İnsan lard a tat du y usunun bazı hastalık d u rum larında, ilaç k ullanım ı, gebelik, y aşlılık , p ro te z k ullanım ı, sigara içme, alkol k u lla n m a ve ş iş m a n lık gibi d u r u m la r d a değişebildiğ i bild irilm e k te d ir (4-10). Bu a ra ş tırm a farklı v ü c u t a ğırlığın dak i bireylerin tat a lm a duru m ların ı s a p ta m ak a m a c ıy la p la n la n m ış ve yürütülm üştür.
A R A ŞTIR M A Y Ö N T EM İ VE A R A Ç L A R I
A ra ş tırm a y a 2 0 -3 7 y a ş l a n a ra s ın d a , b ilin e n h e r h a n g i b ir h a s ta lığ ı o lm ayan 10 zayıf, 10 no rm al a ğ ırlık ta ve 10 ş iş m a n o l m a k ü z e re to p la m 30 kadın denek katılmıştır. Deneklerin vü c u t ağırlıklarının d e ğ e rle n d ir ilm e s in d e Beden Kitle İndeksi (BK1) k rite r o la ra k a lın m ış tır (11).
A raştırm ad a dört tem el tat için d e ğ işik k o n s a n tr a s y o n la rd a s o lü s y o n l a r hazırlanmıştır. Normal bireyler için hazırlanmış dört m a d d e ve tat eşik değerleri stan dart o la ra k kullanılm ıştır. H e r ta t için d ö rt d e ğ iş ik k o n s a n t r a s y o n d a solüsyon hazırlanmış, hazırlanan solüsyonlar düşük k o n sa n tra sy o n d a n , d erişik k o n sa n tra sy o n a do ğru sıra la n m ış tır (12).
Tat solü sy onları d e n e k le re sabah k a h v a ltıs ın d a n iki s a a t s o n r a s ır a n u m ara s ıy la tatlı, tuzlu, ekşi ve acı s ıra sın a g ö re v e rilm iş tir (1 3 ).
Verilerin değerlen dirilm esin de o rtalam a, s ta n d a rt hata, "Klıi K are" testi ve "Korelasyon Katsayısı" gibi istatistiki y ö n te m le r k u lla n ılm ış tır (14).
BULGULAR
A raştırm aya alınan kadın deneklerin y a ş ortalam ası 27 olup, ç o ğ u ( % 5 0 ) y ü k s e k ö ğ r e n i m g ö r m ü ş t ü r . T a b l o 1 'd e d e n e k l e r e a i t b a z ı ö z e l l i k l e r belirtilmiştir.
T a b lo d an d a g ö r ü ld ü ğ ü gibi d e n e k le rin y a ş o r ta l a m a la r ı 2 1 . 4 + 1 . 6 5 ile 3 4 .0 + 4 .5 7 arasınd ad ır. V ü c u t a ğırlığı o r ta la m a la rı 4 8 .8 + 4 .7 6 k g ile 8 9 .2 +
13.76 k g ; BKI de ğ e rleri 18.3 + 0 . 9 6 k g / m 2 ile 3 1 .7 ± 6.23 k g / m 2 dir.
Tablo 1: D en ek lerin Yaş, Vücut ağırlığı, B oy U zu n lu ğu ve B K İ D e ğ e rle ri (x + S D)
Değişkenlikler
Zayıf Normal Şişman
X SD X SD X SD
Yaş (Yıl) 21.4 1.65 24.3 3.33 34.0 4.57
Ağırlık (kg) 48.8 4.76 54.8 2.10 89.2 13.76 Boy uzunluğu (cıt i) 162.8 5.56 162.5 2.95 156.5 36.80 BKI (kg/m2) 18.3 0.96 20.8 0.56 31.7 6.23
T ablo 2 de d en e k le rin dö rt tem el tadı a lm a d u r u m l a r ı n a g ö r e d a ğ ılım la rı verilmiştir.
ZAYIF N O R M AL ve ŞİŞM AN BİREYLERİN TAT DUYULARININ ARAŞTIRILM ASI
Tablo 2: Deneklerin Temel Tatları Algılama Durumlarına Göre Dağılımı (%)
Tadlar
K onsantrasyon
(m ol / İt)
S
Zayıf
%
D enekler
N orm al
S
%
Şişman
S
%
T A T L I
Eşik D ü zey
ı.ıo -2
8
80
9
90
2
20
Eşik Ü stü
1.10
12
20
1
10
6
60
Eşik U stü
2.10-1
-
-
-
-
2
20
T O P L A M
10
100
10
100
10
100
T U Z L U
Eşik D ü zey
ı.ıo -2
7
70
7
70
5
50
Eşik U stü
ı . ı o 1
3
30
3
30
5
50
T O P L A M
10
100
10
100
10
100
EKŞİ
Eşik D ü zey
2.3.10'3
7
70
7
70
6
60
Eşik U stü
2.3.10-2
3
30
3
30
4
40
TO PL A M
10
100
10
100
10
100
ACI
Eşik D üzey
8.10'6
6
60
6
60
3
30
Eşik U stü
8.10'5
4
40
4
40
4
40
Eşik U stü
16.105
-
-
-
-
3
30
TO PLA M
10
100
10
100
10
100
D eneklerin tümü dört temel tadı eşik düzey ve üzerinde tanımışlardır.
Z a y ıf ve normal ağırlıktaki deneklerin çoğu tüm tatları eşik düzeylerde tanırken;
şişm an deneklerin ço ğ u n lu ğ u tatlı ve acı tatları
(%
80, % 7 0 ) y ü k sek
konsantrasyonlarda tanımışlardır. Ekşi ve tuzlu tada verilen yanıtlar her 3
grupta benzer bulunmuştur.
D eğişik tadları tanıma durumuna ilişkin "khi kare" önemlilik testi tablo
3'de gösterilmiştir.
Tablo 3: D eğişik Tatlar İçin "Khi Kare" Önem lilik Testi
Tadlar
X 2,
* 22
X 2,
Toplam X 2
P
Tatlı
3.50
2.45
9.80
15.75
<0.001
Tuzlu
1.15
0.19
0.19
0.77
>0.05
Ekşi
0.30
0.05
0.05
0.20
>0.05
D en ekler arasında tat alm a yö n ü nd en en büyük ve önem li farklılık tatlı tat için (p<0.001) saptanmıştır. Bu farklılığın şişman bireylerden kaynaklandığı d a tablodan açık ça anlaşılm aktadır. D en ekler a ra s ın d a d iğ er tatları t a n ım a düzeyleri yönünden önemli bir farklılık saptanm am ıştır ( p > 0 .05). Deneklerin BKI ve tat alm a düzeyleri arasındaki ilişki tablo 4'de verilmiştir.
Tablo 4: B K I He Tat A lm a D üzeyleri A rasın daki K orelasyon lar ve Ö nenı K on trolü
T adlar r P
Tatlı 0.708 < 0 .0 0 1 T uzlu 0.224 > 0 .0 5
Ekşi 0.090 > 0 .0 5
Acı 0.519 < 0 .0 1
Deneklerin BKI ile tatlı ve acı tatları tanım a düzeyleri açısından p o z itif ve istatistiki yönden önemli bir ilişki bıılunm uştur(r=0.708, p<0.01 ; r = 0 . 5 19, p<0.01). BKI arttıkça tatlı ve acı tatların algılandığı dü zey de artmıştır.
TARTIŞMA
Vücut ağırlıkları farklı (zayıf, normal, şişman) kadınlar üzerinde yapılan bu a r a ş tır m a d a d e n e k le rin 4 tem el tadı ; 4 d e ğ iş i k k o n s a n t r a s y o n d a algılayabilme durumları incelenmiştir. Deneklerin hiçbirisi uy g ulan an tat solüsyonlarını eşik altı düzeyde algılayamamıştır. T a tla n a lg ıla m a eşikleri yönünden zayıf ve normal ağırlıktaki denekler arasında benzerlik saptanmıştır (Tablo 2). Şişman deneklerin ise tatlı tada verdikleri ya n ıt d iğ er d e n e k le re göre istatistiksel yönden önemli derecede (p<0.001) farklı bulunm uştur (Tablo 3). Deneklerin BKI ile tatlı ve acı tatları tanıma eşikleri yönünden de istatistiki yönden önemli ve pozitif bir ilişki saptanm ıştır (Tablo 4). Z a y ı f ve norm al ağırlıktaki denekler tüm tadları çoğunlukla benzer şekilde tanımışlardır (Tablo 2).
Bu araştırmanın sonuçları şişman deneklerin tat duyularının z a y ıf ve normal ağırlıktaki deneklere göre daha az olduğunu göstermektedir. Rodin ve ark. (15) şişman bireylerin normal ağırlıkta olanlara göre uygulanan glikoz solüsyonlarından daha yüksek konsantrasyonda olanları tercih ettiklerini ve tatlı tatdan hoşlandıklarını saptamışlardır. Şişman bireylerin zayıflatıldıklarında
ise ağırlık kaybı ile birlikte tatlı tadı tanım a eşiklerinin düştüğü ve tatlı tatdan eskisine göre daha az hoşlandıkları belirtilmiştir. Bir başka araştırmada şişman ve n o r m a l a ğ ır lık ta k i d e n e k le r i n d ü ş ü k k o n s a n t r a s y o n l a r d a k i s u k r o z solüsyonunu tanıyabilme yönünden bir farklılık göstermedikleri, sodyum klorid solüsyonuna hem şişman hem de normal ağırlıktaki bireylerin benzer yanıtlar verdikleri b ildirilm iştir (9). Bu ça lışm a d a d a deneklerin tu zlu ve ekşi ta d a verdikleri yanıtlar d a benzer bulunm uştur (Tablo 2,3).
SO NUÇ VE ÖNERİLER
Bu çalışm anın sonuçları şişm an deneklerin z a y ıf ve norm al ağ ırlık ta olanlara göre tat alm a duyusunun daha az olduğunu, özellikle tatlı tadı şişman d e n e k l e r i n d a h a y ü k s e k k o n s a n t r a s y o n l a r d a a l g 11 a y a b i l d i k l e r i n i gösterm ektedir. Şişman bireyler zayıflatıldıklarında tat a lm a eşikleri ve tatlı tatdan hoşlanma durumları azaldığı için, öncelikle şişmanlığın önlenmesi doğru olur. Bunun için de küçük yaşlardan itibaren vücut ağırlığını d e ngede tutacak şekilde yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırılmalıdır.
T a t a l m a d u y u s u n u n a z a l m a s ı n d a ç i n k o n u n e tk i s i o l a b i l e c e ğ i d ü ş ü n ü ld ü ğ ü n d e n şişm an bireylerin serum, saç, idrar çinko dü z e y le rin in incelen m esin de yarar vardır.
SUM M ARY
TASTE ACUITY OF UNDERW EIGHT, N O R M A L AND
OBESE SUBJECTS
Beyhan, Y., Bozkurt, N.
This study has been carried out to determ ine taste acuity o f ob ese, norm al and undervveigt subjects. Four different concentrations o f four basic tastes w e re ap p lied to the subjects. N o n e o f the subjects c ould feel taste b e lo w the thresholds. Sim ilar taste acuity has been found fo r the no rm als an d u n terw e ig h t individuals. O b e se subjects had high detection th re sho lds for the s w e e t and bitter tastes ( 80 % , 70 % ). A positive and significant correlation was found between body mass index and taste acuity ( p < 0 .0 0 1).
1. G uyton, A.C. : Textbook o f M edical physiology., W.B. S aunders co m p .P h ilad elp h ia, 1991.
2. Terzioğlu, M . : Fizyoloji D ers K itabı, Î.Ü .C errahpaşa Tıp F akültesi Y ayınları, C i l t : 1 İstanbul, 1974.
3. Schiffman, S .S .: Taste and Smell in D isease (second o ftw o parts), T he N ew Eng. J.M ed., 308 : 1337-42, 1983.
4. Schiffman, S .S .: Taste and Smell in D isease (first o ftw o parts), T he N ew Eg. J.M ed, 308: 1275-78,1983.
5. Brow n, J.E., Toma, B . : Taste Changes D uring Pregnancy, Am, J.C Iin,N utr., 43 : 4 14-18, 1986.
6. Ersoy, G., M am ak, S. : G ebelikte Tat D uyusundaki D eğişiklikler, B eslenm e ve D iyet D ergisi, 2 0 : 165-70, 1991.
7. Bozkurt, N ., Beyhan, Y .: Yaşlıların Ç inko Tüketim leri, Serum , Saç Ç inko D üzeyleri ile Tad A lm a D urum larının A raştırılm ası, T ürk Hijyen ve D eneysel B iyoloji D ergisi, 46(1): 29-39, 1989.
8. Erverdi, E , Bozkurt, N., Çelik, E. : Total P rotez K ullanan H astaların Tad D uyularının Araştırılması, Beslenm e ve Diyet D ergisi, 17 : 2 6 7 - 7 3 : 1988.
9. Grinker, J.A. : O besity and Sweet Taste, A m .J.Clin.Nutr. 31 : 1078-87, 1978.
10. Pangborn, R.M ., Simone, M . : B ody Size and Sweetness Preference, J. A m .D iet. Assoc. 3 4 : 9 2 4 - 2 7 , 1988.
11. Williams, S .R .: N utrition and D iet Therapy, Tim es M irror/M osby C olloge P ublishing, st.Louis, Toronto, Boston, Los Aldos, 1989.
12. Altner, H., Boeckhl, L. : Taste and Smell, Human Physiology, Scm idt, R.F., Thew s, G.(ed)., Springer - Verlag, Berlin - Heidelberg, N ew York, 1983.
13. Langan, M .J., Yearick, E .S .: The Effects o f Im proved Oral H ygiene on Taste P erception and N utrition o f the Elderly, J.Gerontol, 31 : 413, 1976.
14. Kutsal, A., M uluk, Z . : Uygulamalı İstatistik, H.Ü.Yayınları, A/2, A nkara 1977. 15. Rodin, J., M oskowitz, H.R., Bray, G.A. : Relationship Between Obesity, W eight Loss,