Behçet Kemal
Ç ağlar
— —-Sınırsız devrim âşığı
—---Rauf MUTLU AY
M
u salla taşın d a b ü tü n ta n ık lık la r o lu m lu d u r. İslâm , «İyi Biliriz» o nayı ile u ğ u r la r yolcusunu. B u rd a hem ölü m ü n kesinliğiyle biten çekişm e le rin k ü çü k lü ğ ü n e varış, hem ge r id e k ala n ların y ü reğ in e serpilen b ir teselli sebili v ard ır. B ir de en gerekli an d a, b ü tü n g ü n lü k p u sla rın gelgeç izlenim lerin d ı şın d a b ir değere toplam ca, sağ lık la bakm a, bu bilinçle onu d e ğ erle n d irm e gereği. O nun için ııe k a d ar öznel, ne k a d ar dostça o lu rsa olsun ölüm g ü n lerin in o lu m lu y a rg ıların d a insana y a k ı şan b ir güzellik v ard ır. D ünya iy ile şir; kavgaların, k ısk an çlık la r ın , k ü ç ü k h esap ların ötesin d e çık arsız ve doğru b ir h esaplaş m ad a b irleşilir.B ehçet K em al’i öven y azılar h a n g i tü rd e n d ir? K esin a y rılık g ü n ü n ü n y a rattığ ı çok iyim şer b ir d u y g u lu lu k m u, önceden k a zanılm ış b ir h ak k ın to p lu onayı m ı? O nu b ir devrim görevlisi ola r a k m ı, sanata em ek v eren bir k işi diye m i y üceltm elidir? B ir şiirin d e özlediği o sonsuz yaşa m ay a acaba hangi n iteliğiyle e ri şeceğini u m m u ştu r (Yaşamak, 1960)? H erşey gibi bu n u da za m an gösterecek doğallıkla. Biz g ü n ü m ü zü n gerçeğine dönelim .
Y akın g ü n lerd e B ehçet K em al İçin söylenenler arasın d a özellik le b ir ikisi, sevgilerle y a k ın lık la r a karşın içten b ir eleştiri d ik k a tiy le d av ran a n la r göze çarpar; «B ehçet K em al Ç ağlar adı, bana A ta tü rk dönem inin ilginç b ir aşa m asın ı d ü şü n d ü rü r... Ö nem li b ir dönem in an ısıd ır Çağlar» (M elih C evdet A nday). (
«Behçet K em al, h e r n iteliğ i ile
B
I
1
EHÇET K EM A L’siz b ir C u m h u riy et B ay ramı, B ehçet K em al’siz b ir 10 K asım .. E rk en ve beklenm ez ö lü m ü n ü izleyen g ü n lerd ek i tö ren k a lab alık ları, coşkusu azalan m ey d an larla gücü eksilen k ü rsü le rd e onu a rad ı hep. Sesini h a tır lata n zam anlar, şiirin i bek leten ih tiy açlar: A d an m ış o ld u ğ u k o n u larla görev edindiği so ru m lu lu k lar.. K endiliğinden u ygun diişen b ir ra slan tı ile hiç b ir şey, B ehçet K em al’in varlığını bu k a d a r elverişli b ir biçim de özetleyem ez.B u yüzden k o lay b ir birleşm e genelliği v a r b u rad a. O nu a n an b ü tü n sözler, yazılar, birkaç o rtak sıfatın ek sen in d e to p lan d ılar: «Millî Ş air
-U lusal Şair» (G azeteler), «Sınırsız devrim âşığı..» (îsm et İn ö n ü ), «A ta’n ın Şairi», «A tatü rk Cum h u riy e tin in inançlı şairi» (O ktay A kbal) «Ata tü r k âşığı..» (SeıaCeddin Z ıddıoğlu), «Halkın Şairi» (Y aşar N abi N ay ır), «A tatürkçü bir y a zar» (K onur E rto p ), «M ustafa K em al devrim inin y ü re k li, inançlı eri» (Fazıl H üsnü D ağlarca) « A tatü rk ve d ev rim ler şairi» (Bâki S üha E dib- oğlu), «Gericiliğe, yobazlığa, lâik cu m h u riy ete girişilen en u fak saldırıya k arşı ön siperde h e r a n döğüşen savaşçı..» (T arık Z afer T uııaya), «Milli savaş kuşağının en yüce, en hassas insa nı..» (C ihat B ab an ),
b ir c u m h u riy et ev lâd ıd ır; yeni gençliğin aşk ın ı v e iradesini b e nim sem iştir» (İsm et İnönü).
♦Behçet’in h ey ecan larla, sevgi lerle, v efalarla dolu b ir kalb i v a r dı. H er işi çabuk tu ta r, en zor ödevleri k e sk in ve k ıv rak zekâsı ile şaşılacak b ir acelecilik le ta m am lardı. Ş airliği de öyleydi..»
(Bâki S üha E diboğlu).
Bu üç tanım da B ehçet K em al’in ü ç özelliği; dönem ine, kuşağına v e kişisel tu tu m u n a bağlı ü ç n i teliği o rtay a çıkar. Böylece B eh çet K em al, M illî E debiyat ak ım ı nın C u m h u riy et d cv rim lerin e adanm ış göVevli b ir şairi diye özetlen eb ilir. O nun so ru m lu lu ğu n u b elirtm ek için şiirim izin geçm işine biraz bakm ak gerekli olacaktır.
BİLİNÇLİ
E
n az yüz y ıldan beri şiir; dü şü n celeriy le ilkelerinin, ü lk ü leriy le in an çların ın bir anlatım aracı diye k u lla n a n sa n a tç ıla rın etk isin d ed ir ed ebiyatı mızda. N am ık K em al’den TevfikÍ 6
ÇAĞDIŞI,,
Sen daha durama nefsine karşı,
Sen daha vurama isteklere gem,
Sen daha hayra yor gördüğün düşü:
Askerlik şubesi, bir yeşil kalem,
Gülerek düşülen kayıt: Çağdışı!..
Artık merdivenin bitti çıkışı;
Dizin dayanırsa in bakalım, in.
Diyemezsin artık «şu göbeklinin
Binbaşı olsa da bitmiştir işi»,
İmzası üstünde hükmün: Çağdışı.
Geçen dert değil ki aransın çare!
İşte gülen servi, susan minare;
Ve işte bekleyen musalla taşı;
Nüfus tezkerende kayıt: Çağdışı...
Behçet Kemal Çağlar
(B e n d e n İ ç e r i -3 . k ita p : T ed irg in B aş)
F ik re t’e, Z iya G ökalp’den M eh m et A k if’e, n ih ay et M ehm et Emin den... B ehçet K em al’e uzanır bu em ek. B ehçet K em al bu görevi bilinçle y üklenm iş g ö rü n ü r. İşin de hem «millî h a tip .liğ i (Ö rneğin Ö m er N aci), hem «millî şair»liği (ilk ö rnek M ehm et Em in Y u rd a kul) b irleştirm ek ister. Hızlı, coş k u lu , içten, sıcak, etkili, inançlı ve güvenlidir. E linde, yirm inci y üzyıl başından beri işlek bir a raç h alin e getirilm iş hece vez ni, hem en aynı zam anlarda yeni den keşfedilm iş h alk şiirinin a lış kın biçim leri ve içinde yaşadığı A ta tü rk d ü n y asın ın o rtak k o n u la rı v ard ır. M illî E debiyat ak ım ı nın, yirm inci y üzyıl başından bu y an a k ab u l e ttirm ek için çaba harcadığı herşey, onun k ullanım alan ın d ad ır. İm p ara to rlu k artığı T ü rk iy e C u m h u riy etin in y u rd u - ııa, insanına, tarih in e, liderine... Y eni b ir inancın odağından b ak m ak gereğine in an ır. Bile bile h a rca r sanatını, gün o gün d ü r. S an atın in celiklerini de, d e rin lik lerini de düşünm ek istem ez. Ça b u k , d ah a çabuk, b u rad a, orada v e h er yerde y an k ılan m ak ister. K ıraç A nadolu’n u n n a d ir güzel lik le rin i a rar, y u r t şiirleri yazar. Sofrada, uçakta, k ü rsüde, m ik ro fonda... H er y erd e «şiire» h azır d ır. A m a kolayına gittiği yer, yüz y ıllarca vezinli, kafiyeli sözü, nazm ı şiir saym a alışkanlığındaki b ir toplum sal eğilimi sorum suz ca harcam ak tır. B unun için d u ra k la r b ir yerde.
«Benden İçeri», binlerce şiir ara sından kendi seçip ay ırd ık ların ı to p la r bir kitap ta. A rka kapağın da şöyle der: «İlk gençlik y ılla rın d a E rciyaş’tan K opan Çığ, B urda b ir K alb Ç arpıyor adlı şi ir denem elerim i yayınladığım o l du. F a k a t B enden İç eri’ye girm e yen leri benim şiirim saym am ala rı, oku y u cu larım d an en ısrarlı dileğimdir.» Bu genel sunu n u n yan ısıra dikkatim i çeken başka birşey daha var. O ktay A kbal'a im zaladığı k itaba şöyle yazmış B ehçet K em al: «Y ılların b irik tir diği dostluğa bakm adan aziz O k tay A kbal, kitabım ı iyice incele, h ırp ala, yerden y ere çal» 27.VIH. 1966) İşte bu, b ir sanatçının asıl özlem i; eserinin doğru ve iyi yo- ru m lanışm ı isteyen tem el dileği dir. B ir ana ihtiyaçtan geliyor b r „
MİLLÎ ŞAİR
â
slında «Millî Şair» sözünü k u llan m ak ta, ona sahip çıkm ayı istem ekte de b ü y ü k b ir y an lışlık olm alıdır. Bu sıfat, u lu su n u n adını ilk kez anan, onu yücelten, Osm anlı dünyasında T ü rk ’ün varlığını ilk savunan k i şiye, M ehm et E m in’e verilm işti: «Ben b ir T ü rk ’üm , dinim , cinsim uludur...» (1898). O nun için «Mil lî Şair» sözünde b ir tarih gerçeği, T ü rk m illiyetçiliğinin ilk adım ını belirleyen b ir tanım kesinliği Vardır. Bu sözü, y u rt ve ulus ko n u ların ı işleyenlere yapıştırm ak, şair kelim esini y anlışlıkla sın ır lay an bir tu tu m olur. Söz geliıui b ir ozan «millî şair» olursa, ötek i sa n a tç ıla r n e d iy e anılacaktı] B urada, P rof. H alil V ehbi E ralp in b ir yazısını, n iced ir ta rtışıla bu k o n u y a k esin cevap getiren eski yazısını h atırlıy o ru m : «Mili şiir şözü, b ir m illetin şa irle ri ta rafın d an söylenm iş değerli şiir lerin hep si d e m e k tir v e bu keli m enin b u n d a n b aşka açık b ir a r lam ı yoktu r... G üç olan m illî ol m ak değil şa ir olm aktır. Sank m illî olm am ak b ir şairin elindey m iş gibi.. S izin bilinem ez hang ö lçü lere göre m illî değ ild ir dedi ğiniz ş a ir acaba hangi milleti] şairid ir?.. B ü y ü k şa irle r m illî ol d u k la rı için b ü y ü k şa ir olm am ış lar, b ü y ü k şa ir o ld u k la rı İçin m il lî olm u şlard ır... B ir şiirin, herşey değ iştirip yok eden zam ana da yan acak olan tek ta ra fı güzelliği dir.. Ş iiri istem ek şairin hak k ıd ır O istediği şiiri söyler, d ah a doğ ru s u söylediği şiir, istediği şiirdiı Ş a ir olm ayan bizim , hepim izin yalnız, şu n u söylem ek hakkım ız dır: «Biz güzel şiir istiyoruz.» (İs ta n b u l D ergisi, A ralık 1947).
B ehçet K em al Ç ağlar, n e yapa, bileceğini de, n e yapm ak istedi ğini de iyi biliyordu, k endi seç miş, keııdi izlemiş, k endi diren- inişti yolunda. S an atta yitirdiğin d evrim ciliğe adanışıyla giderebi leceğini d üşünm ek y e te r g ö rü n m ü ştü ona: b u bakım dan zam a nın a, kuşağına yakışan görevle rin en bilinçli özgeçiierinden b i rid ir o n u n davranışı.
B u ıd a b ir başka şairi, Behçeı N ecatigil’in b ir şiirin i h a tırlıy o rum : K itap lard a Ö lm ek: «Adı, soj adı - A çılır p aran tez - D oğduğr yıl, çizgi, öldüğü yıl, b itti - K ap a n ır p arantez. - O şim di k ita p la r da b ir isim, b ir soyadı - B ir p a ra n te z içinde doğum , ölüm y ılla rı. - P aran tezin içindeki çizgi - N e v arsa orda - Ü m idi, korkusu, gözyaşı, sevinci - N e varsa o r da - ... (A rada, 1958)
Behçet K em al Ç ağlar (Erzin can, 19(18 - İstan b u l, 1969) ad ın da, ycııi T ü rk iy e C u m huriyetinin b ü tü n dönem eçleri var. o küçük çizgide işte; sırf şiir olabileceği y erde şiirce başka şeylerle b irlik te.
K i H I K VGLAU KONUŞUYOR Taha Toros Arşivi