PARÇALAR
MUBAHAT T Ü R K E R
İslâm felsefe tarihine ait monografiler ve genel mahiyetteki eserler çok sayıda olmamakla beraber, bu saha hakkındaki literatür tarandığı vakit, bilhassa, el-Kindî'den başlayıp Fârâbî, İbn Sinâ, İbn Tufeyl, İbn Bâce ve İbn Rüşd'e doğru gitmek üzere zirvedeki filozofların ele alınmış, buna karşılık, onlar arasında geçiş sağlayanların bir yana bırakılmış oldukları görülür. Bu olayın elbette bir takım sebepleri olacaktır. Bunların başında o filozoflara dair elimizde pek çok yazma eser bulunmaması gelir. Halbuki fikir tarihinin ayrı ayrı bir takım halkalardan ibaret olmayıp, bir zincirleniş teşkil ettiği, çalışma hipotezi olarak kabul edilmektedir. 0 halde, kopuk olan esas halkaları biribirine bağlayacak diğer halkaların da üzerinde durmak ve bu maksatla geçiş halkalarını teşkil eden filozofların parça halinde de olsa ele geçen eserlerini neşretmek ve değerlendirmek gerekir. Durum İslâm mantık tarihi için de aynıdır. Bu sahayla ilgili ve muhteva analizine dayanan eser lerin yazılmamış olmasının sebebi mantık yazmalarının bulunmamış olması
veya bulunanların neşredilmemesidir. Meselâ, Huneyn b. İshak okulundan ayrı olan, yeni kuşağı teşkil eden ve arapça yazan ilk mantıkçılardan Ku-veyrî1, Ebû Bişr Mettâ2, Ebû Süleyman es-Sicistânî3, ve Ebû Ca'fer el-Hâzin4
in orijinal mantık eserlerinden hiçbiri şimdiye kadar bulunup neşredileme-miştir.
1 E b û î ş ha k İ b r a h i m K u v e y r î (855-915) hıristiyan yakubî olup, Aritoteles'in Kate goriler, Peri Hermeneias, Analitikler I, I I , Sofistik Delillerin Çürütülmesi gibi mantık eserlerini şerhetmiştir. E b û Bişr M e t t â b. Yûnus ondan ders almıştır. E b û Bişr'in Aristoteles'in Analitikler II ini arapçaya çevirmesi ve Kuveyrî'nin aynı eseri şerhetmesi dikkate değer bir noktadır. Prof. Rescher'in kanaatine göre, belki ifadesi karanlık olduğu için onun şerhlerin den hiçbiri uzun müddet yaşayamamıştır. Bk. Development of Arabic Logic, S. 114, 1964 Pitts burgh, USA. Halbuki bugün bu mantıkçının el-Vâhibi'ninKategoriler Şerhi içinde bulmuş oldu ğumuz üç fragmentine sahibiz. Onlar burada neşredilip türkçeye çevrilmiştir. Bk. Ş. 108,109,110
2 E b û Bişr M e t t â (Matthew) b. Yûnus (Yûnan), hıristiyan nesturîdir. Yunan menşe lidir. Suriyede tıb ve felsefe öğrenmiştir. Hem bu sahalarda çalışmış, hem de tercüme yapmış tır. Müslüman İbn K e r n î b hariç, hocalarının hepsi hıristiyandır: E b û Y a h y â Z e k e r i y y a
Fârâbî'ye atfedilen Risale fi'r-Radd Men Kâle bi Telâş'il-İnsân Ba'd
el-Mevt'te geçiş çizgisi üzerinde bulunan ve biri vezir diğeri hoca olan iki şah
sa ait parçalar bulunmuş ve neşredilmiştir 5. Haklarında felsefe literatüründe
hemen hemen hiç bir bilgi bulunmayan bu şahıslardan Vezir İbn 'Amîd ile "Mu'allim" E b û Zeyd el-Belhî'ye ayrı ayrı bakımlardan bağlı olan ve Fârâbî ile İbn Sinâ arasında bulunan önemli bir geçiş filozofu vardır: el- 'Âmirî. Yeni literatürde ona ilk defa Paul Kraus dikkati çekmiştir6. Paul
Kraus'-un Fr. Rosenthal'e yazmış olduğu 1939 tarihli mektubKraus'-una göre, Paul Kraus o yıllarda el-'Âmirî'nin Ibşâr isimli eseriyle meşgûldü7. El-Âmirî'den daha
sonra, İkinci Büyük Harbi takip eden yıllarda, Fr. Rosenthal bahsetmiştir. "Eş-Şeyh el-Yûnânî" ile ilgili bir seri yazısında Bodleian Ms. Or. Marsch 539 (Uri 484) Yazmasını tasvir ederken onun içinde el-cÂmirî'den parçalar
bulunduğunu söylemiştir8. O sırada 'Abd ur-Rahman Bedevî Câvidân Hıred'i
neşretmiş ve bu eserin içerisinde "Min Vasayâ'l-'Âmirî ve Adâbihi" metnini
el-Mervezzî, İ b r a h i m el-Mervezzî, İ s h a k b. İ b r a h i m el-Kâtib, Rufil, B e n j a m i n , E b û İ s h a k İ b r a h i m K u v e y r î gibi. Hocalarından E b û Y a h y â el-Mervezzî Süryanîlerin ihmal etmiş oldukları Analitikler II i şerhettiği için, bu kitapla meşgûl olma zevkini talebesine aşıla mıştır. Analitikleri II, Poetika, Temistiyos'un Analitikler II Şerhi, Aleksandros'un Poetika Şerhi, Sofistika ve Aleksandros'un Sofistika Şerhi'ni arapçaya çevirmiştir. Bu çevirilerin bazdarı doğrudan doğruya yunancadan, bazılarıda süryânî üzerinden yapılmıştır. Bu çeviriler dışında Eisegoge, Peri Hermeneias, Analitikler I—II, Topikler ve Şartlı Kıyaslar üzerine şerhler yapmıştır. Prof. Re cher'in kanaatine göre, bu şerhlerden hiçbiri günümüze kadar intikal et memiştir. Bk. The Developpment, S. 119-120. Halbuki bugün onun Kategoriler'e yapmış olduğu şerhten yedi fragmente sahip bulunuyoruz. El-Vahibî'nin Kategoriler Şerhi içerisinde bulunan bu parçalar burada neşredilip türkçeye çevrilmiştir. Bk. S. 109,110, 111,112,114,121,122.
3 E b û S ü l e y m a n M u h a m m e d b. T â h i r b. B e h r â m el-Sicâzî, el-Mantıkî es-Sicis-tânî (915-990) zamanının önemli bir mantık hocasıdır. Süryanî dilinden arapçaya felsefî eser leri çevirmiştir. Şivân el-Hikme'si belki de Porfiriyos'un felsefe tarihine dayanmaktadır. Fâ-râbî'nin talebesi olan Y a h y â b. ' A d î ile FâFâ-râbî'nin hocası olan E b û Bişr Mettâ, E b û Süleyman'ın hocasıdır. E b û Süleyman, ayrıca İbn Nedîm, E b û H a y y a n et-Tevhidî ve İbn Abbad'ın hocasıdır. E b û Süleyman'ın şimdiye kadar mantıkla ilgili bir eserine sa hip değildik. Bk. The Development, S. 134-135. Fakat burada onun Kategoriler Şerhiyle ilgili uzun bir fragmentini ilk defa neşr ve tercüme ediyoruz. Bk. S. 115
4 E b û Ca'fer el-Hâzin The Development da mantıkçılar arasında geçmemekle beraber el-Vahibî onun Kategoriler Şerhi'nden bahsetmektedir. Bu şerhle ilgili fragment burada neşir ve tercüme edilmiştir. Bk. S 118
5 Bk. Araştırma, III, S. 64. 6 Orientalia, N. S. VI. 1937, S. 288
7 Bk. Rosenthal, State and Religion According to Abû'l- H a s a n al-'Âmirî, İslamic Qu arterly III, 1956, S. 42-44.
vermiştir. Bu vesile ile Bedevi uzun bir ayak notunda, Şivân el-Hikme'ye dayanarak, el-'Amirî'nin hayatından ve eserlerinden bahsetmiştir9. Fr. Ro
senthal daha sonra el-'Âmirî'yi bir kere daha ele alarak onun el-'İlâm bî
Me-nâkib il-İslâmının arapça metnini ve "The Excellence of İslâm in Relation
to Royal Authority" adiyle İngilizce çevirisini neşretmiştir1 0. Walzer, İslâm
ansiklopedisinin fransızca neşrinde, Aflâtûn maddesinde el-'Âmirî'yi Plâton'u felsefenin beş direğinden biri sayması ve yaşlılığında züht-ü takvâ ile meşgûl olmasına işaret etmesi bakımından söz konusu etmiş, Poret ise bu bilgiyi aynen tekrarlamıştır1 1. 1961 de Dunlop Fârâbî'nin el-Fuşûl el-Medenîsini
neşrettiği sırada el-'Âmirî'ye temas etmiştir1 2. Nihayet yeni neşriyatta
ondan son olarak 1964 te Corbin bahsetmiştir1 3. Buna mukabil, Prof. Nicholas
Rescher İslâm mantık tarihiyle ilgili eserinde el-cAmirî'ye yer vermemiş ve
onun isminden bahsetmemiştir 1 4.
Biz burada el-'Âmirî'den koruyucusu İbn 'Amîd ve hocası Ebû Zeyd'-den Fî'r-Redd'e neşredilmiş parçalar dolayısiyle bahsetmek imkânına sahip oluyoruz. El-'Âmirî'den bahsederken, onun Aristoteles'in Kategorileriyle ilgili eserine yapmış olduğu fakat, kaynakların bahsetmediği şerhinden, el-Vâhibî ( Ez-Zehebî ?) nin Kategoriler Şerhi'ne dayanarak, parçalar vere ceğiz. Bu suretle 950-1000 yıllarına tesadüf eden ve Fârâbî ile İbn Sinâ arasında bulunan boşluğu kısmen doldurmaya yardım etmiş olacağız.
Ayrıca, el-Vahibî (ez-Zehebî ?) nin Kategoriler Şerhî'nde zikretmiş oldu ğu Kuveyrî, Ebû Bişr Mettâ, Fârâbî, Ebû Süleyman es-Sicistânî, Ebû Ca'fer El-Hâzin gibi İslâm, İamblikos Porfirios, Suryanos, Simplikios, Afrodisias, Herminos ve Temistios gibi Yunan çevresine mensup filozoflarin Kate
goriler ile ilgili muhtelif fikirlerini ihtiva eden yepyeni parçaları sunarak
ve onları değerlendirerek İslâm mantık tarihine ait bir boşluğu kısmen doldurmaya çalışacağız.
Ebû'l-Hasan Muhammed b. Yusuf el-'Âmirî en-Nişabûrî Horasandan gelmiştir. Felsefeyi orada öğrenmiş ,Ebû Zeyd Ahmed B. Sehl el-Belhî'den ders almıştır. Fârâbî onun için "bir yeni filozoftur. Sonra Bağdâd'da
9 El-Hikme el-Hâlide (Câvidân Hired) 1952 Kahire, S 348-375. 10 Bk. State, S. 46-52.
11 Bk. Les Notes Bibliographiques, Byzantion, 1959 1960 S. 436. 12 Bk. S. 4-5, Cambridge.
13 Corbin, L'Histoire de la Philosophie Islamique, 1964 Paris Gallimard,S. 24 7-248. 14 Bk. The Developpment of Arabie Logic, 1964 Pittsburgh, USA,
görünmüştür, fakat ora ahalisinin davranışlarını ve sosyal değerlerini be
ğenmeyerek, geri dönmüştür. Tam bir filozoftur. Aristoteles'in Mantıkıyyât
ve Tabiîyyat ile ilgili eserlerini şerhetmiştir.
15. Eğer, aşağıda kendisinden bah
sedilecek olan Kitâb uş-Şa'âdet ve'l-'ls'âd onu ise, onun Aristoteles'in
Nikoma-hosa Etik'inden çok yararlanmış olduğu görülüyor. El-'Âmiri Plâton'un eser
lerini de tanımaktadır. Onun Plâton'un Kanunlar, Devlet, ve Gorgias'ından ver
miş olduğu zikirlere dayanarak
1 6, Plâton'un İslâm alemine geçen diyalogları
hakkında ilk bilgileri edinebiliyoruz
1 7. Esasen kendisi Plâton'u hikmetin beş di
reğinden biri saymaktadır. Beş direkten diğer dördü Empedokles, Pitagoras,
Sokrates, ve Aristoteles'tir. Onun bu fikri belki de kaybolmuş bazı Yunan
kaynaklarından geliyordu. Ona göre bu filozoflar hikmetlerini peygamber
lerden almışlardır. Platon ise hayatının sonlarında inzivaya çekilmiş ibadetle
meşgul olmuştur. El-' Âmiri Plâton'un Delos problemiyle ilgili bir çözümünü
de vermiştir
1 8. Kitâb us-Şahadet te ,o, ayrıca Alexandros Afrodisias,
Temis-tios, Proklos, Gelenos, Pitagoras gibi Yunan filozoflarından bahsetmiş, İbn
Mukaffa'ın kaybolmuş Tâc Nâme ve Hudayi Nâme'sinden istifade etmiş
tir. Bu esere göre, el-'Âmirî'nin siyasetle ilgili fikirleri yönünden, Huneyn
b. Ishak, el-Kindi ve Fârâbî'den farklı olarak, Yunan geleneklerinden çok
İran geleneklerine bağlı olduğu anlaşılıyor. Gorbin'in ifadesiyle el-' Âmiri
yeni Platonculuktan çok pehlevî dilinden yapılmış olan çevirilerin
tesirinde-dir
1 9. Arberry'nin kanaatine göre, Kitâb uş-Şa'âdet'in yazarı herhalde bir
İran prensine vezir olmak isteyen biriydi, bu prens Saman Oğullarındandı ve
Buhara'da bir kitaplık kurmuştu; İbn Sina işte bu kütüphaneden istifade
edecektir
2 0.
El-'Âmirî, yukarıda geçtiği üzere, Rükn üd-Devle Ebû 'Alî el-Hasan
b. Buveyh ed-Deylânî'nin veziri olan Ebû'1-Fazl el-Ustâz İbn 'Amîd tara
fından korunmuştur
2 1. El-' Âmiri, Sehl el-Belhî'den ders aldığına göre, X.
Yüz-yılın birinci yarısında doğmuş olmalıdır.Onun İbn 'Amîd'in sarayında kalması
aşağı yukarı 965 yıllarına tesadüf eder. 974-975 yıllarında Bağdad'a ikinci
15 Abû S u l a i m a n as-Sicistânî al-Mantıkî, Müntehab Şivân el-Hikma, K ö p r ü l ü , İstan
bul, 902.
16 Arberry, Some Plato in Arabic Epitome, Islamic Quarterly, I I , 1955, 86-89.
17 D u n l o p , El-Fusûl el-Medenî, 1961, Gambridge, S. 4-5.
18 Walzer, Aflâtûn, 1. E. Fransızca yeni neşir; Poret, Les Notes, S. 436, not 4.
19 Corbin, L'Histoire S. 1964, S. 234.
20 Bk. Aşağıya, not 43
defa gelmiş olsa gerektir. 980 lerde kendisini Nişabur civarında görüyoruz.
El-'Amirî 991-992 lerde ölmüştür
2 2.
El-'Âmirî, Ebû Süleyman es-Sicistânî, Ebû Hayyân et-Tevhidî ve İbn
Mîskeveyh çevresine mensuptur. Et-Tevhidî'nin şahadetine göre, İbn Miske
veyh, el-'Âmirî'yi koruyan vezîr İbn 'Amîd'in kütüphanesini idare etmiş,
İbn Hammâr'dan "Evâ'il" öğrenmiş, tıbla ilgilenmiş ve Ebû't-Tayyib
el-Kimyâî er-Râzî yanında kimya tahsil etmiş, hattâ kimya ile meşgul olmak
tan felsefî eserleri incelemeye vakit dahi bulamamıştır. Öyleki el-'Âmirî
Rey'de 5 yıl kadar kaldığı, dersler verdiği, eserler yazdığı halde, İbn Mis
keveyh ondan bir kelime bile felsefe öğrenmemiştir, sanki aralarında bir du
var v a r d ı
2 3. Esasen İbn Miskeveyh, Ebû Süleyman es-Sicistanî ve el-'Âmirî
gibi zamanındaki kıymetli hocalara rağmen nazarî felsefede kabiliyet gös
teremiyordu
2 4. El-Âmirî*nin Ebû'l-Kâşım el-Kâtib ve İbn Hindu gibi
dostları ve talebeleri vardır. El-'Âmirî'nin İbn Sina ile mektuplaştığı ve so
nunda bu durumun kırk soruluk bir eser yazılmasına sebep olduğu söylen
mekte ise de
2 6, bu söylenti Rosenthal tarafından reddedilmektedir. Çünkü,
el-'Âmirî öldüğünde İbn Sina'nın onbir yaşında olması gerekir
2 7. İbn Sina,
daha sonra, En-Necât'ında. el-'Âmirî'yi zikredecektir, fakat onun kıymetin
den biraz şüphe edecektir. Bedevi'ye göre İbn Sina "Ahdes el-mütefelsife
el-İslâmiyye" tabiriyle el-'Âmirî ve Ebû'l-Çayr'ı kastetmektedir
2 8.
El-'Âmirî'den, İbn Sina'dan daha önce Sicistânî Müntehâb Şivân el-Hikme'
de bahsetmişti. Ebû Hayyân et-Tevhidî de Mukâbesât
2 9ve el-İmtâ'ında
3 0,
ondan çeşitli yerlerde zikirler vermiştir, İbn Miskeveyh de sırası gelince
Câvidân Hıred (el-Hikme el-Hâlide)inde onun fikirlerine bir bahis ayırmış
tır
3 1. İbn Teymiyye Kitâb er-Redd 'Alâ'l Mantıkıyyîn&e el-'Âmirî'yi iki defa
22 Rosenthal, State, S. 44.
23 E b û H a y y â n et-Tevhidî, el-İmtâ' ve'l-Mu'ânese I, S. 35.
24 Bedevî, El-Hikme el-Hâlide, S. 17.
26 Corbin, l'Histoire, S. 233.
27 Rosenthal, State, S. 42.
28 Bedevî, el-Eflâtûniyye el-Muhdese, 1955, Kahire, S. 20.
29 Bk. S. 165, 202, 207, 301, 307, 309, Kahire, 1929.
30 Bk. 1, 35,-36, 222, 223, I I , 84, 86, 88; I I I , 94.
31 C â v i d a n H ı r e d neşrinde (1952 Kahire, İslamica 13) Bedevi'nin görmemiş oldu
ğu bir nüshayı yurt içi inceleme gezilerimiz sırasında tesbit ettik. Bu nüsha Bursa Haraçça*
oğlu-863 te kayıtlı çok eski bir yazmadır. el-'Amirî'nin Vasâyâsı 128 b-144 a sahifelerini işgal
etmektedir. Bu nüshayı Bedevî neşriyle ilk fırsatta karşılaştıracağız.
zikretmiştir, bir defa ahlâk kitaplarıyle ilgili yazar misâli verirken, bir defa da filozoflar zincirini kurarken. 1949 da İbn Teymiyye'nin Kitâb er-Redd'ini neşreden 'Abd eş-Şamed, el-'Âmirî hakkında meşhur kaynaklarda bilgi bula madığını ifade etmekte ve "el-'Âmirî" olarak geçen isimde bir yanlışlık ola bileceği ihtimalinden bahsetmektedir3 2. El-'Âmirî'den, ayrıca, İbn Hazm
El-Milel ve'n-Nihal'inde 3 3, Kâtip Çelebi Keşf uz-Zunûnda eserleri dolayısıyle
bahsetmiştir3 4. Hayatında meşhûr olan el-'Âmirî ölümünden sonra hemen
hemen unutulmuş ve adı sık sık zikredilmemiştir. Esasen sünnî mütefekkir ler onu pek beğenmezlerdi 3 5.
Corbin'in el-'Âmiri'nin orijinaliteden uzak olmadığını söylediği eser lerine gelince: El-'Âmirî Aristoteles'in eserlerine şerhler yazmıştır. Bibliyog rafik kaynaklarda bu eserlerin hangileri olduğu hakkında tafsilât yoktur. Fakat biraz aşağıda bahsedeceğimiz üzere, bir tanesinin Kategoriler şerhi olduğu muhakkaktır 3 6. El-Âmirî kendi eseri olan Amed ' Ale'-Ebedin. giri
şinde doksan kadar eser yazdığını ifade eder. Aynı girişinde insanın ölümden sonraki akibati, ruhun bedenden ayrıldıktan sonra dirilişe kadar geçen zaman daki durumu hakkında bir kitap yazılmadığını görerek ateistlere, Tabi'iyyû-na, Kelâmcılar ve din düşmanlarına karşı bir eser yazmak ihtiyacını duydu ğunu belirtir. Amed'in. girişiyle ilgili bu parçayı Bedevi'nin Cavidân neşri içinde bulmak mümkündür 3 7. F u ş û r ü n d e Akl-ı Fa'al ile birleşme meselesini
ele alır. Bu eserin Tûsî'nin talebesi olan X I I I . Yüzyılda yaşamış Afzal Kâ-şânî'yi etkilemiş olması muhtemeldir 3 8. Mà'âlîm İlâhiyye, et-Takdir li
Ecvi-bet it-Takdîr, Mecmu a Teştemilu 'alâ İnkâz il-Beşer min el-Cebr ve'l-Kader
ve Ferruh Nâmeyi de buraya ilâve etmek lâzımdır. Kelâmcılara karşı felsefî görüşle ilgili olan el-Ibşâr ve'l-Mubşırıyle Paul Kraus 1939 larda meşgûl oldu ğunu bir mektupla Rosenthal'e bildirmişti 3 9. El-'İlâm bi Menâkib il-İslâmı,
yukarıda geçtiği üzere, Rosenthal Ragıp Paşa 1463, 1-28, yazmasından neş retmiş ve "The Excellence of İslâm in Relation to Royal Authority" adiyle İngilizceye çevirmiştir 4 0. Bu eser İslâmiyetin Batınîlere ve filozoflara karşı
32 İbn T a y m i y y e , Kitâb er-Redd 'Alâl-mantıkıyyîn, 1949 Bombay, neşreden'Abd uş-Şamed Şerefuddin el-Kutubî, S. 337 ve 447.
33 Milel, III, S. 93.
34 Keşfde, İnkâz el-Beşer ve Et-Takrîr li Ecvibe et-Takdir e Bk. 35 Bk. State, S. 43.
36 Bk. Aşağıya. 37 BK. S. 347.
38 Corbin L'Histoire, S. 234. 39 Bk. State, S. 43.
korunmasıdır. Sa'âdet ve'l-İş'âd'a gelince: Sir Chester Beaty'nin mülkiyetinde olan tek yazmaya dayanan Muhammed Kürd 'Alî Kitâb uş-Şa'adet ve'l-îş'ad müellifinin, eserde Gregorios = Bar Habreaus zikredildiği gerekçesiyle, X I I I . Yüzyılda yaşamış biri olduğunu ileri sürmüştür 4 1. Brockelman ise, eserin ya
zarı Ebûl-Hasan b. Ebî Dharr isimli biri olduğuna göre, onu Nazm ed-Din el-Kâtibînin çağdaşı sayar (1276 ? 1294 ?)42. Halbuki Arberry, eserde geçen
Gregorius'un Bar Habreus değil, fakat Gregorius of Nyssa veya Porfirius olabileceğini söyler ve eserin X I I I . yüzyılda değil, fakat X. Yüzyılın birinci yarısında yazıldığı hakkında kendisi tarafından ortaya atılmış olan tezini isbat eder, şöyleki: Eserde zikredilen Aristoteles, Platon, İskender, Themis-tius, Proklos, Galenos, Pitagoras, Kustâ b. Lûka, 'Abd el-Hamid el-Kâtih, el-Kindî, Zekeriyya Râzî'den hiçbiri X. Yüzyıldan daha sonra yaşamış değil lerdir. Ayrıca, yazar Abû'l-Hasan, bir "al hadath min al-mütefalsafin
(a modern philosophaster)" den bahseder ve onun devletle ilgili fikirlerini özet ler. İdeal idarecinin vasıfları bir tek kişide toplanmadığı taktirde, bu vasıf ları ayrı ayrı haiz bir kaç kişinin hükümran olabileceği hakkındaki düşünce ler Fârâbî'nin el-Medine el- Fâzıla'sında ileri sürülmüştür. Bu duruma göre, yazarın Fârâbî zamanında yaşamış olması gerekiyor. Bu eserde Câvidândan zikirler bulunmakta, yukarıda belirtildiği üzere, Aristoteles'in Nikomakos Etiği'nden bol bol istifade edilmektedir. Ayrıca, İbn Mukaffa'ın Hudayi
Nâme ve Tâc Nâme'sinden zikirler bulunmaktadır. İskender'e Mektuplar
bu eserde sık sık geçmektedir. Nihayet Ebû Zeyd Ahmed b. Sehl el-Belhî-den de zikirler vardır. Arberry sonuç olarak şunları söylemektedir: Şa'âdet ya zarı X I I I . yüzyılda değil X. Yüzyılda yaşamış, Yunan ve İran kaynaklarım eşit derecede zikrettiğine göre, İranlı olması çok muhtemel olan, belki de bir İran prensine vezir olmayı arzu eden, Bağdad'ta tahsil etmiş biridir. Belki de bu prens Samanoğulları'ndandı ve Buhara'da bir kütüphane kurmuştur ve İbn Sinâ bu kütüphaneden istifade edecektir4 3. Arberry Sir Chester
Beaty-nin elinde bulunan Şa'adet ve'l-İş'ad yazmasının müellifi Abû'l-Hasan b. Ebî Dharr'ın X. Yüzyılın birinci yarısında yaşamış biri olduğunu başarıyle isbat ettikten sonra, Minovi, bu Ebû'l-Hasan'ın el-'Âmirî olduğunu ileri sür müş ve Şa'adet'i ona atfen neşretmiştir4 4. Dunlop'a göre, bu eser, eğer, gerçekten
el-Âmirî'nin ise, Fârâbî'nin eserlerinden sonra yazılmış olmalıdır. Bu eser 41 RAAD, IX, 553-73.
42 GAL, Suppl., III, 1239.
43 Arberry, An Arabic Treatise on Politics. 1955, II, 9-22.
44 Ebû'l-Hasan el-'Âmirî, Kitab uş-Şa'âdet ve'1-îş'âd ed. Mnctebâ Minovi, Wies baden-Teheran, 1957-1958.
Fârâbî'nin siyasî fikirlerine tesir etmemiştir. El-'Ârnirî Devlet teorisinde Huneyn b. îşhak, el-Kindî ve Fârâbî'den a y n bir yol tutmakta, yunanlılar dan çok, İbn Mukaffâ'ın ve İran otoritelerinin tesirinde kalmaktadır; h a t t â Fârâbî'nin ideal devlet hakkındaki fikirlerini anlaşılmaz bulmaktadır4 5.
Cor-bin de Şa'adet'în el-'Amirî'ye ait olduğunu kabul etmektedir4 6.
El-'Âmirî'nin şimdiye kadar bilinen yazma veya basma eserleri şunlar dır: 1. Amed'ale'l-Ebed (Bedevî Câvidân'Aa. bir parça neşretmiştir, S. 347-348), 2. Min Vaşâya'l-'Amirî ve Adâbihi (Bedevî Câvidân içerisinde neşret miştir, s. 348-375), 3. el-'llâm bi Menâkib il-lslâm (Rosenthal arapça metni neşretmiş ve "The Excellence of İslam in Relation to Royal Authority" adiyle İngilizceye çevirmiştir, Bk. İsi. Quar., 1956, I I I , 46-52), 4. Şa âdet veH-ls'ad (Mucteba Minovi neşri, Wiesbaden-Teheran, 1957) 5. Rosenthal'e göre, el-Âmirî'den elimizde dört yazma vardır: Birini Paul Kraus Mısır kütüphane lerinde bulmuştur 4 7, ikisi Princetonda (2163-393B) bulunmaktadır ve Broc
kelmann bunları tek olarak zikretmektedir. Son olarak, Rosenthal'in Kraus'un bilmediğini sandığı ve tercüme ettiği el-'İlâm bi Menakib el-lslâmh ihtiva eden Ragıp Paşa-1463, 1-28 4 8. Bunlardan başka Bodl. Ms. Or. Marsch 539
(Uri no. 484) da el-eÂmirî'den zikirler bulunmaktadır. Bu yazmada El-c
Âmirî'-nin hocası Ebû Zeyd el-Belhî'den ve ayrıca Fârâbî, Kustâ b. Lûkâ, Îbn Mis-keveyh'ten zikirler vardır 4 9. 6. Bütün bunlara ilâveten, yeni olarak, bu incele
memizde arapça metnini neşredip türkçeye çevireceğimiz parçalar. Bu parça lardan el-'Âmirî'nin mantıkla ilgilendiği ve Aristotes'in Kategorileri üzerine bir şerhi olduğu açıkça anlaşılmaktadır, halbuki Profesör Rescher mantık tarihinde el-cAmirî'ye yer vermemiştir5 0.
Bu parçalar Defter-i Kütüphane-i Ayasofya 51 da, müellifleri zikredilme
den verilen "Basâ'ir en-Naşîriyye Ma'a Şerh Elfâz Aristû Min Kitâb il-Makulât fi'1-Mantık" isimli ve 2483 no. da kayıtlı mecmua içerisindeki eser lerin ikincisinde bulunmaktadır. Ayasofya 2483 no. lu yazma, iki eserli, 16x 25, 13x19 cm. boyutunda, 21 satırlı, koyu kahverengi mürekkeple yazıl mış, 617 de istinsah edilmiş, iyi vaziyette muhafaza edilmiş bir mecmuadır. Birinci eser la-85a sahifeleri işgal eden Kitâb el-Başâ'ir en-Naşîriyye
fi'l-45 Bk. Dunlop, Fusûl, S. 4-5. 46 Bk. L'Histoire, S. 234 ve 257.
47 R. İbşâr ve'1-Mubsır, Taimûr-Hikmet, GAL, Suppl., I, 958. 48 Bk. State, S. 43.
49 Rosenthal, Aş-Şayh al-Yûnânî, Orientalia, 27, 1952, S. 465.
50 Bk. Studies tn the History of Arabic Logic, 1963, University of Pittsburgh Press. 51 Der Sa'adet, 1304.
Mantık tır 5 2. İkincisi 85 a-156 b sahifelerini işgâl eden Tefsir Ma ani Elfâz
Aristûtâlîs fî Kitâb el-Makûlât İhtisar Abi Muhammed 'Abdullah b. Muham-med el-Vâhibi' dir. Eserin başı:
Sonu:
Gerek başlangıçtaki isim, gerekse son satırlar eserin Aristoteles'in Kategorilerî'nin ihtisar yoluyla yapılmış bir şerhi ol duğunu göstermektedir. Bu nüsha Fihris el-Mahtutât el-Musavvere 53 de F u ' a d
Seyyid tarafından zikredilmiş fakat, eserin yazarı hakkında bilgi verilme miştir. Ancak, Fu'ad Seyyid eserin isminde küçük bir değişiklik yapmış yerine demiştir.
Eserin yazarı Ebû Muhammed b. 'Alî b. 'Abdullah b. Muhammed Vahibî hakkında Fihrist, 'Uyûn Enhâ', İhbar 'Ulema', Vefeyât
el-''Ayan, Fevât, Muntazâm, en-Nucûm ez-Zâhire, İrşâd, Mu' cem el-Mu'ellifin gibi
görebildiğimiz kaynaklarda bir bilgi bulamadık. Ancak kaynaklarda E b û Muhammed 'Abdullah b. Muhammed isimli bir yazara rastladık. Bu yazar el-Azdî ez-Zehebî olarak maruftur. Ayasofya yazmasında yazarın adının
olarak yazılışı dikkati çekmektedir. Bu itibarla asıl isim yerine
iken mestensih tarafından kalbolarak
muş olabilir. Hal böyle ise eser nin olmak gerekecektir. Wüstenfeld şeklinde okun-ve Ömer Rıza K e h h â l e5 5, ez-Zehebî'den bahsederken 'Uyun el-Enbâ' a
dayanmışlardır5 6, Ez-Zebebî tıbtan başka felsefe ve kimya ile uğraşmış
İspanyalı bir doktordur. 456 H. (1064 Mayıs)da Valencia'da ölmüştür. Eseri
Enne'l-Mâ' lâ Yağzu'nun lâtince çevirisi neşredilmiştir (Tractatus quod aqua
non sit alimentum. Bibliotheca regiae Dresdensis Fleischer Leipzig 1831). Yazma 617 H. de İstinsah edilmiş olduğuna göre, şerh yazarının şerhi ni bu tarihte veya bu tarihten önce yazmış olması gerekir. Şerhte zikredilen veya kendilerinden nakiller yapılan yunan veya İslâm medeniyetine mensup filozoflar şunlardır: Porfirios, Suryanos, Simplikios (86b), Simplikios (89a). İskender el-Afrodisî (91b). İambbkos, Simplikios, Herminos (iki defa), Afro-disî, Porfirios, Fârâbî (92a). Temistios (93b). Fârâbî (10 la). Porfirios, Ku-veyrî, Ebûl-Hasan el'Âmiri (10 2 b). Fârâbî, E b û Bişr Mettâ, KuKu-veyrî, Por firios (103 a). Fârâbî, Kuveyrî, Ebû'l-Hasan el-'Âmirî (104a). Ebû Bişr Mettâ
52 GAL, I, 830 Bu eser 'O.b. Sahlan es-Sâvî'nin (XII. 1) dir, 1316 h. de Kahirede basıl mıştır. Yazar hakkında bilgi için Bk. Tetimme, S. 127. ,
53 Cilt, 1, 1954, S. 204, Kahire.
54 Geschichte der arabische Aertze, no. 136, S. 79-80, Göttingen. 55 Mu'cam el-Mu'effifîn, VI cilt, S. 109.
(104b). E b û Bişr Mettâ (iki defa), el-'Âmirî (iki defa) (105 a). Kuveyrî, Porfirios, el-Afrodisî (105 b) Fârâbî, E b û Bişr Mettâ, el-'Âmirî (iki defa) (106 a). el-Afrodisî, el-'Amiri (107 b) Fârâbî, el-'Âmirî (111 a). Ebû Süleyman es-Sicistânî (uzun bir pasaj) (113 a). Herminos, el-'Âmirî (116 b). El-'Âmirî (iki defa), Fârâbî, el-Afrodisî (117 b). Eflâtun, İshak b. Huneyn, Fârâbî (118 a). Profirios (119b). 'Âmirî (120 a). E b û Ca'fer el-Hâzin (127a). El-'Âmirî (127 b). Ebû Bişr Mettâ (129 b). Fârâbî (129b) Ebû Bişr Mettâ, Afro-disî, İbn Manşur (Ebû Naşr ?), Simplikios, Porfirios (131 b) el-AfroAfro-disî, Plo-tinos, Simpbkios (131 a). Yazarın zikretmiş veya kendilerinden parçalar nak letmiş olduğu bu filozoflardan: 1. İshak b. Huneyn 845-910-911, 2. Kuveyrî 855-915, 3. E b û Bişr Mettâ 870-940, 4. Fârâbî 873 - 950 5. E b û Süleyman es-Sicistânî 915-990 6. El-'Âmirî 991, 992 ve 7. Ebû Ca'fer el-Hâzin ?-1030 5 7 yılları arasında yaşamışlardır. İslâm fülozoflarından zikredilenlerden
en geç tarihte ölen Ebû Ca'fer'dir. Bu filozoflardan hiçbirinin bayat süresi X I . Yüzyılın ilk yarısını geçmez. X I . Yüzyılın ilk yarısı ise ez- Zehebînin ölmüş olduğu 1064 yılında yakındır, 14 yd öncesidir. Eserde Ez-Zebebînin ölmüş olduğu 1064 yılıı sırasında doğmuş, veya gençliğini idrâk etmiş veya şöhret sahibi olmuş bir kimsenin adı geçmemektedir. Eserde Fârâbi'den "min el-Muhaddisîn", İamblikos'tan ise "min el-Kudemâ", olarak bahsedil mektedir (92a). El-Âmirî de, eğer, Şa'âdet vel-İs'ad onun ise, Fârâbî'den "Yenilerden" olarak bahsediyordu. O halde Fârâbîyi "Yemlerden" saymak için X. Yüzyılın sonu ile X I . Yüzyılı pek aşmamak gerekir. El-Vahibî, ez-Zehbî olmasa bile onun Ebû Ca'fer'in yazmış olduğu yıllarla, yani 421 H. ile, elimizdeki yazmanın istinsah edilmiş olduğu 614 H. yılları arasında yaşa mış bir başka E b û Muhammed 'Abd Allah b. Muhammed olması muhakkak tır5 8. Eğer el-Vahibî, ez-Zehebî ise, ez-Zehebî'nin ölümü, 456 H. yılı, kesin
olarak tesbit etmiş olduğumuz 421 H. -614 H. yılları arasına tesadüf etmek tedir. Bu nokta da durumda tarih yönünden bir aykırılık yaratmamaktadır.
Fikir tarihinin ayrı ayrı bir takım halkalardan ibaret olmayıp bir zincir-leniş teşkil ettiği çalışma hipotezine dayanarak, el-'Âmirî, Kuveyrî, E b û Bişr Mettâ, Ebû Süleyman es-Sicistânî, Ebû Ca'fer el-Hazin gibi ikinci dere ceden olan ve haklarında mantık metinleri bakımından hemen hemen hiç
57 GAL, I, 494, M. b. al H. b. İs. al-Hâzin a. Bekr, 421 (1030 H) de Gaznede tıb üzerine yazdı. Ebû'1-Lait onun geometriyle ilgili sorusuna cevap vermiştir: GAL I, 470. Bunlar Birûnî-nin çağdaşıdırlar.
58 İbn Nedim'de bir başka E b û Muhammed 'Abdullah b. Muhammed eş-Şâmî vardır, Bk. Kitâb el-Fihrist S. 111. Bu şahıs Kurrâ' ehlinden olup felsefeyle ilgisi yoktur.
bir bilgi bulunmayan filozofların Kategoriler şerhinden parçalar neşretmek, mantık sahasında İslâm âleminde orijinal bir katma yapılıp yapılmadığını tesbit etmekte zemin hazırlığı hizmetini görür. İşte bu hizmet, yenileri bulu nup karşılaştırma imkânı ele geçinceye kadar, bu parçaların değerini teş kil eder. Ayrıca, Fârâbî'nin henüz bulunamamış olan Kategoriler Şerhinden parçaların ele geçmesi, o şerhi gerektiği vakit, teşhis etmekte tanıklık ederek muhakkak surette bir fayda sağlar. Yunan filozoflarından Iamblikos, Porfi-riyos, Suryanos, Simplikiyos, Afrodisiyas, Herminos ve Temistiyos'un Kate
goriler şerhinden İslâm âlemince bilinen parçalar sunabilmek, Yunan kül
türüyle İslâm kültürü arasındaki bağlantıyı göstermekte, ve Kategorilerle ilgili literatüre orijinal bir katma yapmakta dayanak teşkil eder.
DES CATEGORIES D'ARÎSTOTE
Malgré la rareté des monographies et des traités dans le domaine de la philosophie islamique, on remarque, si l'on passe en revue la littérature y relative, qu'on étudie les philosophes à partir d'al-Kindî jusqu'à al-Fârâbî,İbn Sinâ, İbn Tufail, İbn Bâcca, et İbn Ruşd, et qu'on met de côté les philosophes de second rang. Il y a, sans doute, des raisons. La plus importante pourrait être qu'on n'a pas à disposition les manuscrits qui contiennent les oeuvres de ces philosophes. Tandis qu'on accepte, comme hypothèse de travail, que l'histoire des idées ne se compose pas d'anneaux isolés, mais, qu'elle constitue une chaîne continue. Il y a lieu, donc, de songer à réconstituer les anneaux manquants, à savoir publier les oeuvres, bien que fragmentaires, des philo sophes qui forment la transition. Il en est de même pour l'histoire de la logi que en terre d'Islam.
Il n'existe pas des conditions favorable pour composer un traité comp- . let de l'histoire de logique dans le monde musulmane. Car, les manuscrits y rela tifs restent ou bien inconnus, ou bien inédits. Par exemple, aucun des ouvra ges des logiciens de la jeunne génération, séparée de l'école de Hunain b. İshak, ne soit découvert et édité. A savoir celles de Kuvayrî l, d'Abû Bişr
M a t t â2, d'Abû Sulaiman as-Sicistânî3 et d'Abû Ca'far al-Hâzin4.
1 Abû İ s h a k I b r a h i m K u v a i y r î (855-915), chrétien Jacobite, a commenté plusi eurs ouvrages d'Aristote sur la logique,tels que:Les Catégories, le Perihermenias, les Analytiques I—II, la Réfutation Sophistique. Abû Bişr M a t t â a pris sa formation logique près de Kuvaiyrî. La traduction faite par Abû Bişr M a t t â des Analytiques II et le Commentaire fait par Kuva iyrî du même ouvrage attirent l'attention. D'après Prof. Nicolas Rescher, aucun des commentai res écrits d'une façon obscure p a r K u v a i r î n'a resté juqu'à nos jours. Voir: The Development of Arabic Logic, p. 114, 1964 Pittsburgh. Or, nous avons pour le moment trois fragmants iné dits de ce logicien empruntés au commentaire fait par al-Vâhibî sur les Catégories . Voir ici P. 108 - 110
2 Abû Bişr M a t t â (Matthew) b. Yûnus (Yûnan), chrétien néstorien, est de l'origine grec. Il a pris sa formation philosophique et médicale en Syrie. Il a fait des traductions. Tous ses maîtres, excepté İbn K a r n i b , sont chrétiens, tels que Abû Y a h y â ( Z a k a r i y y a )
Dans Risâlâ fi'-r Radd Man Kâta bi Talâş al-İnsan Ba'd al-Mavt attri bué à al-Fârâbî et édité dans Araştırma 5, on trouve des fragments des philo
sophes de transition, dont l'un Vizir et, l'autre Maître. Il y a entre eux un philosophe qui a des rapports d'une part avec İbn cAmîd le Vizir, d'autre
part, avec Abu Zayd al-Balhî le Maître. C'est al-'Âmirî qui est presque in connu dans la littérature.
Paul Kraus a attiré l'attention sur lui pour la première fois. Suivant la lettre écrite par lui à Franz Rosenthal, datée de 1939, il s'occupait dans ce temps-là de İbşâr d'al-'Âmirî 6. Après la Deuxième Guerre Mondiale c'est
Rosenthal qui en a parlé dans une série d'articles sur aş-Şayh al-Yûnânî alors qu'il décrivait le manuscrit de Bodleian7. Il s's'agissait des fragments
d'al-'Âmirî8. Vers le même temps, Badavî a publié Câvidân Hırad et donné
le texte Min Vaşâyâ'l- Amirî. Dans une longue note, il a parlé, en prenant comme source Siwân al-Hikma, de la vie d'al -'Âmirî et ses ouvrages 9. En.
revenant encore une fois au sujet d'al-'Âmirî, Rosenthal a publié le texte arabe
al-Marvazzî, I b r a h i m al-Marvazzî, İ s h a k b. İ b r a h i m al-Kâtib, Rufil, B e n j a m i n et Abû İ s h a k İ b r a h i m K u v a y r î . En commentant les Analytiques II, laissés de côté par les syriens, son maître Abû Y a h y â al-Marvazzî lui a donné le goût de les étudier. Abû Bişr M a t t â a traduit en arabe les Analytiques II, la Poétique, la Réfultation Sophistique, le commentaire fait par Alexandre d'Aphrodise sur la Réfutation Sophistique. Il a commenté l'Eisegoge, le Peri Hermenéias, les Analytiques, I—II, les Topiques, et les Syllogismes Conditionels. D'après Prof. R e s c h e r , aucun de ses commentaires n'a resté jusqu'à nos jours. Voir, The Development, p. 119-120. Or, nous avons pour le moment, sept fragmants inédits de lui, empruntés au Com mentaire d'al-Vâhibi sur les Catégories. voir P. 111, 112, 119, 122
3 Abû S u l a i m a n M u h a m m e d b. T â h i r b. B a h r â m al-Sicâzî al-Mantikî al-Sicis-tânî (915-990) est le maître considérable de son temps. Il a traduit les ouvrages philosophiques du syriaque en arabe. Peut-être en écrivant son Şivân al-Hikma, il s'est fondé sur l'Histoire de la Philosophie de Porphyre. Y a h y â b. 'Adî, disciple d'al-Fàrâbî, et Abû Bişr M a t t â , maître d'al-Fârâbî, étaient les maîtres d'Abû Sulaiman. Ce dernier, est le maître d'İbn Nadîm, d'Abû Hayyan at-Tavhidî, et d'İbn Ahbad. Jusqu' à présent, on n'a pas découvert un ouv rage de logique composée par Abû S u l a i m a n . Voir, The Development, pp. 134—135. Mais, pour la première fois nous avons l'occasion d'éditer un fragment assez long cité dans le com mentaire d'al-Vâhibî sur les Catégories, Voir. P. 115.
4 Malgré que Abû Ca'far n'est pas cité dans The Development, il est cartain qu'il est le commentateur des Catégories. Voir P. 118.
5 Voir Araştırma, III, pp. 1-64. 6 Orientalia, N.S. VI, 1937, p. 288.
7 Rosenthal, State and Religion According to A b û ' l - H a s a n al-'Âmirî, İslamic Quar terly, III, 1956, pp. 42-44.
8 Orientalia, 1952, 465.
de 'İlâm bi Manâkib al-İslâm et l'a traduit en anglais sous le titre de "The Excellence of İslâm in Relation to Royal Authority"1 0. Dans l'article de
Afla-tûn de I' Encyclopédie de I' İslam, Richard Walzer a parlé d'al-Âmirî qui
consi-sidère Platon qui, avancé en age, s'était retiré dans la solitude, comme l'un de cinq piliers de la sagesse. Poret répète la même chose1 1. Prof. Dunlop parle
d'al-'Âmirî lorsqu'il a publié en 1961 al-Fusûl al-Madani d'al-Fârâbî 1 2. Dans
la littérature courante, c'est Prof. Corbin qui a parlé de lui, pour la dernière fois en 1964 1 3. Tandis que Prof. Rescher dans son 'history of logic, ne lui
donne nulle place, et ne cite même pas son n o m1 4.
Dans la présente étude, nous trouvons l'occasion de parler de lui grâce aux fragments de son protecteur İbn cAmîd et de son maître Abû Zayd qu'on
vient d'étudier dans Araştırma (Vol. I I I ) . En parlant d'al- 'Amirî, nous allons donner des passages de son commentaire, demeuré inconnu pour les sources, sur les Catégories d'Aristote, en nous basant sur le Commentaire des Catégories d'al-Vâhibî (Az-Zahabî ?) . Nous tâcherons, ainsi, de contribuer, dans la mesure du possible, à combler la lacune qui sépare al-Fârâbî et İbn Sinâ (950-1000). A part cela nous allons publier des fragments inédits, cités par al-Vâhibî dans ses Commentaires des Catégories d'Aristote qui inté ressent l'histoire de la logique dans le monde musulman et qui contient les commentaires sur les Catégories des philosophes, soit musulmans, tels que Kuvaiyrî, Abû Bişr Mattâ, al-Fârâbî, Abû Sulaiman, Abû Ca'far al-Hâzin, soit grecs, tels que İamblique, Porphyre, Suryanus, Simplikius, Alexandre d'Aphrodise, Herminos et Thémistius.
Abû'l-Hasan Muhammad b. Yûsuf al-'Amîrî an-Nişâburî est venu de Horasan1 5. Il a appris là bas la philosophie. Son maître était Abû Sahl al-Balhî.
Al-'Amirî considérait al-Fârâbî comme un philosophe de la jeune génération1 6.
Il est allé à Bağdad, puis il l'a quitté se sentant en désaccord avec les coutu mes et les principes moreaux des bagdadiens. C'est un philosophe dans toute l'acception du mot. Il a commenté les ouvrages de logique et de physique
d'-10 State, pp. 46-52.
11 Les Notes Bibliographiques, Byzantion, 1959, p. 436. 12 Pp. 4-5, Cambridge.
13 Corbin, l'Histoire de la Philosophie Islamique, 1964, Paris, Gallimard, pp. 247-248. 14 The Development of Arabie Logic, 1964, Pittsburgh, USA.
15 Abû Sulaiman as-Sicistânî al-Mantıkî, Muntalıâb Şivân al-Hikma, Köprülü, Istanbul 902.
Aristote. Si, Kitâb aş-Şa'âdat va'l-îş'âd, dont il sera question tout à l'heure est de lui, on remarquera qu'il a profité abandommant de l'Ethique à
Nicho-maque d'Aristote. Il avait aussi connaissance sur les écrits de Platon. On a
acquiert les premiers éléments dans le monde musulman, sur les dialogues de Platon en prenant comme sources ses citations empruntées aux Lois, à la
République et à Gorgias 1 7. On sait qu'il considère Platon comme l'un des cinq
piliers de la sagesse grecque, les autres étant Empédocle, Socrate, Pythagore, et Aristote. Cette conception venait, peut être, des sources grqcques perdues. Selon al-'Âmirî, les philosophes devraient acquérir leur sagesse chez les pro phètes. Quant à Platon, il a mené une vie d'ascète à la fin de sa vie sous la solitude et il s'est voué à la dévotion. Al-'Amirî nous a donné la solution préconisé par Platon du problème délien 1 8. Dans son Şa'âdat, il
nous a parlé des philosophes grecs, tels qu'Alexandre d'Aphrodise, Thémis-tius, Procle, Galien, Phythagore, et il a profité de Tâc Nâma et de Hudayi
Nâma, également perdus d'İbn Mukaffâ'. Dans son Şa'âdat, contrairement
à al-Fârâbî, à Hunain, et à al-Kindî, il s'est attaché, au point de vue des idées pobtiques, aux coutumes des Perses plutôt qu'à celles des Grecs. Suivant Prof. Corbin il fût influencé par les ouvrages traduits du Pehlevî plutôt que du grec 1 9. D'après Arberry, l'auteur de Şa'âdat devrait être quelqu'un qui
voulait être Vizir d'un prince persan de Samanides. Ce prince autrait dû fonder une bibliothèque à Buhâra dont Ihn Sinâ devrait profiter 2 0.
Comme on l'a remarqué plus haut, al-'Âmirî a eu comme protecteur Abû'l-Fazl, Vizir de Rukn ad-Davla 2 1. Al- 'Âmirî a dû naître pendant la première
moitié du X. e Siècle, puisqu'il a pu assister aux coursde" Sahl al-Balhî. Son séjour au palais d'İbn 'Amîd a eu lieu vers 965 approximativement. Probab lement il est revenu à Bağdad en 974-975. En 980, il s'est rendu à Nişabur. Il est mort en 991-992 2 2.
Al-'Àmirî est le membre d'un groupe créé par as-Sicistânî, Abû Hayyan at-Tavhidî et İbn Miskavaih, D'après Tavhidî, İbn Miskavaih a administré la bibliothèque d'İbn 'Amîd, Vizir qui protège al-'Âmirî, et étudié les Avâ'il près d'İbn Hammâr. Il a fait de la chimie près d'ar-Râzî al-Kimyâî, en sorte qu'il n'a pas pu trouver assez de temps pour s'occuper de la philosophie, et
17 Dunlop, Al-Fuşûl al-Madanî, 1961, Cambridge, pp. 4-5. 18 Walzer, Aflâtûn, t. E.; Poret, Les Notes, p. note 4. 19 Corbin, l'Historie, p. 234.
20 Voir, note 42
21 "Omar Rıza Kahhâla, Mu'cam al-Mu'affifîn, XII, 1960, Dımışk, Tarakkî, p. 127. 22 Rosenthal, State, p. 44.
qu'il n'a pu apprendre un mot d'aI-'Âmirî, lorsque ce dernier habita Reyy pendant cinq ans qu'il y enseigne, "on dirait qu'il y a eu un mur entre e u x "2 3.
D'ailleurs, İbn Miskavaih n'avait aucune aptitude à laphilosophie, malgré des maîtres de valeur, tels que as-Sicistânî, et al-'Âmirî 2 4. Al-'Âmirî avait des
amis et des disciples, tels qu' Abû'l-Kâsim, et İbn Hindû. On dit qu'al-'Âmirî fut en correspondence avec İbn Sinâ; à l'issue de cette correspondance, il a écrit un ouvrage en quarente questions. 2 6. Mais, Rosenthal ne l'admet
pas. Car, d'après lui à la mort d'al- 'Âmirî, İbn Sinâ devait avoir onze ans2 7
Pourtant, İbn Sina citera al-'Âmirî dans Nacât en exprimant des doutes sur son rang. D'après Badavî, par "nouveaux philosophes musulmans", İbn Sinâ entend citer Abû'1-Hayr et al-'Âmiri2 8. Avant İbn Sinâ, c'est as- Sicistânî qui
a parlé d'al-'Âmirî dans Muntaliâb Şıvân al-Hikma. Abû Hayyân at-Tavhidî a des citations de lui dans divers endroits de Mujfâbasût (p. 237) et de İmtâ'2 9.
A son tour İbn Miskavaih a consacré un chapitre de Câvidân pour exposer les idées d'al 'Âmirî 3 0. Dans Fi'r-Radd 'alâ'l-Mantıkıyyin, İbn Taymiyya a
cité deux fois al-Âmirî, lorsqu'il donnait en exemple un auteur qui écrivait sur la morale et qui constituait une chaînon dans la chaîne des philosophes. 'Abd aş-Şamad, éditeur de Fi'r-Radd 'Ald'l-Mantıkiyyîn d'İbn Tay miyya, n'a pas pu trouver quelques information sur al- 'Âmirî dans les sources anciennes. Pour lui, il s'agissait d'une erreur de copiste qui écrivit al-'Âmirî3 1. Dans Milal, İbn Hazm a parlé d'al-'Âmirî3 2, dans Kaşf
az-Zunûn, Khadji Khalifa l'a cité à propos de ses livres3 3. Al-'Âmirî fut presque
oublié dès sa mort, tandis qu'il jouait unrôle dans sa vie. Il faut dire aussi que les penseurs sunnites étaient plutôt en désaccord avec lui3 4.
23 Abû H a y y â n at-Tavhidî, al-lmtâ' va'1-Mu'ânasa, I, p. 35. 24 İbn Miskavaih, Al-Hikma al-Hâlida, p. 17.
26 Corbin, l'Histoire, p. 233. 27 Rosenthal, State, p. 42.
28 Badavî, Al-Aflâtûniyya, al-Muhdasa, 1955, Kâhira. p. 20. 29 Voir pp. 165, 202, 207, 201, 307, 309, Kâhira, 1929. 30 Voir, I, pp. 35-36, 222, 223, II, 84, 86,; III, p. 94.
Nous avons rencontré, lors d'un voyage d'étude à travers Anatolie un manuscrit in connu pour Badavî et très ancien de Câvidan H i r a d à Bursa-Haraççıoğlu-863. Min Va-şâyâ'l-'Âmirî est aux pages 128 b-144 a. Nous voulons le collationner avec l'édition de Câvidan, faite par Badavî, dans le plus bref délai.
31 İbn Taymiyya, Kitâb ar-Radd 'ala'1-Mantıkıyyîn, 1949 Bombay, édité par 'Abd A§-Samad Şaraf ud-Dîn al-Kutubî, pp. 337 et 447.
32 Milal, III, p. 93.
33 Voir İnkâz al-Başar et at -Takrîr li Acviba at-Takdîr dans Kaşf az-Zunûn. 34 State, p. 43.
Quant à ses ouvrages dont Corbin a trouvé l'original: al-'Âmirî a com menté les oeuvres d'Aristote, mais, on ne cite pas lesquelles, dans les sour ces. Mais, il est certain, comme nous allons le voir tout à l'heure, que l'un d'entre ses ouvrages est le commentaire des Catégories35. AI-'Amirî s'exprime
dans l'introduction de son Amad 'alâ-Abad, qu'il a écrit un quarantaine d'ouvrages. Dans le même passage, il annonce qu'il éprouve le besoin d'écrire un ouvrage contre athéistes, les phycisiens, les théologues et les ennemies de la religion en mettant de côté la vie d'outre-tombe, la durée entre la sé-peration de l'âme du corps et la Résurrection. Ce passage de l'Introduction est publié dans Câvidân Hirad par Badavî 3 6. Al-'Amirî traite, dans Fuşûl
de l'union avec l'Intellect Agent. Il est probable que cet ouvrage ait exercé une influence sur Afzal al-Kaşânî, disciple de Naşîr at-Tûşî qui est vécu au X I I I . ième Siècle37. Il faut ajouter ses autres ouvrages: Ma'âlîm İlâhiyya,
at-Takdîr li Acviba at-Takdîr, Macmu'a Taştamilu '' alâ İnkâz al-Başar min al-Cabr va'l-Kadar ve Farruh Nâma. Dans sa lettre adressée à Rosenthal,
Kraus parle d'al-Ibşâr va'l-Mubşır qui est un ouvrage philosophique et éc rite contre les Mutakallimûn 3 8. Comme nous l'avons dit en haut, Al-'İlâm
bi Manàkib al-İslâm fut traduit en anglais par Rosenthal et publié d'après le
manuscrit de Râgıp Paşa-1463, 1-2839. Cet ouvrage fait l'apologie de l'İslâm.
Kurd 'Alî qui se basait sur l'unique manuscrit de Sir Chester Beatty, a pré tendu que Abû Dharr, auteur de Şa'adat, était quelqu'un qui avait vécu au X I I I . ième siècle, étant donné que l'on citait dans le mauscrit Grégorius, c. à d., Bar Habreus4 0. Brockelmann reconnaît Abû Daharr, l'auteur de cet
ouvrage, comme contemporain d'al-Katibî (1276-1294)4 1. Tandis qu'
Ar-berry est d'avis que Grégories, cité dans l'ouvrage, ne doit pas être Bar Hab-reaus, mais, probablement Grégiorus de Nyssa ou bien Porphyre. Il vérifie sa hypothèse sur la date de l'ouvrage qui est non du X I I I . ième Siècle, mais, du X. ième Siècle de la façon suivante: Aucune des personnes citées dans l'ouvrage (Aristote, Platon, Alexandre, Thémistius, Procle, Galien, Pythagore, Kustâ b. Lûkâ, 'Abd al-Hamîd al-Kâtib, al-Kindî, Zakariyya Râzî)n'a vécu après le X. ième Siècle. En outre l'auteur de Şa'adat parle d " u n nouv eau philosophe", et expose ses idées politiques en résumé ainsi: Dans le cas où
35 Voir en bas. 36 Voir p. 347.
37 Corbin, L'Histoire, P. 234 38 State, p. 43.
39 İslamic Quarterly, III, 1956, pp. 46-52. 40 RAAD, X, pp. 553-573.
l'on ne peut pas trouver une personne qui ait requises tout les qualités d'un gouverneur idéal, plusieurs personnes qui les possèdent chacune séparément, auront le droit de gouverner. Ce sont les idées qu'on expose dans Madina
Fâzıla d'al-Fârâbî. Par conséquant, l'auteur de Şa'âdat devrait avoir vécu
à l'époque d'al-Fârâbî. Dans Şa'âdat, il y a des citations de Câvidân, et y profite abandommant de l'Ethique à Nichomaque. Il existe aussi les cita tions de Hudayi Nâma d'İbn Mukaffa' et de son Tâc Nâma. On parle fré quemment des Lettres à Alexandre le Grand dans cet ouvrage. Enfin, on y trouve des citations d'Abu Sahl al—Balhî. La conclusion d'Arberry est que: L'auteur de Şa'âdat est quelqu'un qui a vécu non au X I I I . ième Siècle, mais au X. ième Siècle. Il doit très probablement être un persan, formé à Bag dad, qui voudrait bien être le Vizir d'un prince persan, puisqu'il cite égale ment les sources parses et grecques. Ce prince était, peut être, de Samanides, il a fait construire une bibliothèque à Buhara et dont İbn Sina profitera4 2.
Après être démontré par Arberry avec succès qu'Abû Dharr, auteur de Şa'
âdat, était quelqu'un ayant vécu durant la première moitié du X. ième Si
ècle; Minovi a prétendu que c'était al-'Âmirî et il a publié Şa'âdat en attri b u a n t à al-'Âmirî 4 3. Suivant Donlop, si cet ouvrage est, vraiment, d'al-'Amirî,
il devrait être écrit à la suite des ouvrages politiques d'al-Fârâbî. Car, il n'a pas exercé une influence sur les idées politiques d'al-Fârâbî. AI-'Amirî a cho isi un chemin différent de celui de Hunain, d'al-Kindî et d'al-Fârâbî. Il est influencé par les écrits d'İbn Mukaffa' et des autorités persannes plutôt que grecques. Même, il considère les idées alfarabiennes exposées dans Madina
Fâzıla comme incompréhensible 4 4. Corbin accepte al-'Âmirî comme l'auteur
de Şa'âdat45.
Les oeuvres d'al-'Âmirî connues jusqu' à présent sont les suivantes, soit édités, soit manuscrits: 1. Amad 'alâ'l-Abad (Badavî en a donné un passa ge dans Câvidân, pp. 347-348), 2. Min Vaşayâ'l-'Amirî va Adâbihi (Il est publié dans Câvidân par Badavî, pp. 347-375), 3. Al-'İlâm bi Manâkib
al-İslâm (Rosenthal a publié le texte arabe et l'a traduit en anglais sous le
titre "The Excellence of İslam", cf. İslamique Quarterly, 1956, I I I , 46-52), 4. Şa'âdat va'-İş'âd, Edition de Minovi, Wiesbadan-Téhéran, 1957), 5. Les quatres manuscrits sont à disposition: Selon Rosenthal, l'un d'entre
42 Arbery, An Arabic Treatise on Politics, İslamic Quarterly, 1955, II, pp. 9-22 43 Abû'l-Haşan al-'Amirî, Kitâb uş-Şa'âdat v'al-Iş'âd, Muctaba Minovi, Wiesbadan-Téhéran, 1957-1958.
44 Dunlop, Fuşûl, pp. 4-5. 45 L'Histoire, pp. 234 et 257
eux est trouvé par Kraus dans les bibliothèques d'Egypte 4 6, deux d'entre
eux, cités par Brockelmann en un seul ouvrage, trouvent à la Bibliothèque de Princeton (2163-339 B). Enfin vient le manuserit de Râgıp Paşa qui con tient al-'İlâm, édité, traduit et considéré par Rosenthal comme ignoré par Kraus4 7. A ajouter à cela, qu'il y a dans le manuscrit de Bodleian des citations
d'ar-Âmirî et parmi lesqulles celles d'Abû Sahl le Mâtre, d'al-'Âmirî le disciple, d'al-Fârâbî, de Kusta b. Lûkâ, d'İbn Miskavaih 4 8. Pour aporter notre contri
bution à ces traveaux, nous allons publier et traduire en turc dans la pré sente étude certains passages. Ces passages nous montront cleiremant qu'ai -'Àmirî s'est occupé de la logique et qu'il a commenté les Catégories d'Aris-tote, bien qu'on n'en trouve point trace dans history of logic 4 9. Ces passages
se trouvent dans le second livre d'un recueil manuscrit enrégistré, sans nom d'auteur, dans le Defter-i Kütüphane-i Ayasofya50 sous le titre al-Başa'ir
an-Naşinyya fi'l-Mantık, sous numéro d'ordre 2483. Ce recueil est le manus
crit de deux ouvrages, conservé en bon état, aux dimensions 16x25, 13x19 cm en 21 lignes, copié en 617 de l'Hégire avec l'ancre de couleur brune foncée. Le premier ouvrage est Başâ'ir 5 1, le Second Tafşîr Maâni Alfâz Aristûtâlîs
fî Kitâb al-Makûlât, abrégé d'Abî Muhammed 'Abdullah b. Muhammed
al-Vâhibî, qui occupe les Pages 85a-156b. Le commencement est le suivant:
Comme le commencement et la fin nous suggèrent qu' il est un commen taire des Catégories d'Aristote. Ce manuscrit est cité par Fucad Sayyid dans
son Fihris 5 2, mais, sans nom d'auteur. F u ' a d Sayyid a modifié le titre de
l'ouvrage en disant tà'lif au lieu de İhtişâr.
Dans les sources telles qu' al-Fihrist, 'Uyûn al-Anbâ, İhbâr al-'Ulamâ
Vafayât al-'Ayân, Favât, Muntazâm, an-Nucûm az-Zâhira, İrşâd, Mu'cam al-Mu'allifîn, consultées par nous-même, nous n'avons pas trouvé des
indi-46 Kitâb al-İbşâr v'al-Mubşır, Taimûr-Hikma, GAL, Suppl., 1, p. 958. 47 State, p. 43.
48 Rosenthal, Aş-Şayh al-Yûnâuî, Orientalia, 27, 1952, p. 465.
49 Studies in the History of Arabic Logic, 1963, University of Pittsburgh Press 50 Dâr as-Sa'âdat, 1304.
51 GAL, I, P. 830, Cet ouvrage est à 'O. b. Şahlan as-Sâvî (XIII. iéme Siècle) publié au Caire en 1316. Pour l'auteur, voir Tatimma, p. 127
cations sur l'auteur de cet ouvrage, qui est al-Vâhibî. Pourtant, nous avons rencontré un certain auteur, s'appelle Abû Muhammed 'Abdullah b. Muham mad. Il est connu comme al-Azdî az-Zahabî. On remarque, dans le manus crit d'Ayasofya, le nom de l'auteur est écrit comme au lieu de Or, le nom de l'auteur qui est en réalité pourrait être lu comme
en transformant en en Si c'est le cas, l'ouvrage est à Wüstenfeld5 3, et Kahhâla 54 ont pris pour source ' Uyûn al-Anbâ' lorsqu'i ils
parlaient d'az-Zahabî5 5. Az-Zahabî est un médecin d'Espagne qui s'est occu
pé de la médecine, de la philosophie et de l'alchimie, Il est mort en 456 de l'Hégire (1064) à Valencia. La traduction en latin de son oeuvre Anna'l-Mâ71
la Yağzu a été édité sous le titre de "Tractatus quod acqua non sit alimentum"
(Bibliotheca Regiae Dresdensis Fleischer Leipzig 1831).
Puisque le manuscrit en question est copié en 617 de l'Hégire, celui qui a fait le commentaire doit avoir écrit son commentaire ou bien à cette date, ou bien en avant. Soit du monde grec, soit du monde musulmans les philosop hes cités ou bien les philosophes dont on cite des passages sont: Porphyre Suryanus, Simplique (86 b), Simplique (89a), Alexandre d'Aphrodise (91 b) İamblique, Simplique, Hérminus (deux fois), Alexandre, Porphyre, al-Fârâbî (92 a), Thémistius (93 b), al-Fârâbî (101 a), Porphyre, Kuvairî, Abû'l-Ha-san al-'Âmirî (102 b), al-Fârâbî, Abû Bişr Matta, Kuvairî, Porphyre (103a), al-Fârâbî, Kuvairî, Abu l'Hasan al-'Âmirî (104b), Abu Bişr Mattâ, (104b), Abû Bişr Mattâ (deux fois), al-'Âmirî (deux fois) (105 a). Kuvairî, Porphyre, Alexandre (105b), al-Fârâbî, Abû Bişr Matta, al-'Âmirî (deux fois) (106 a), Alexandre, al-'Âmirî (107 b) al-Fârâbî, al-'Âmirî (111a), Abû Sulaiman as-Sicistânî (une long passage) (113a), Herminos, al-'Âmirî (116b), al-'Âmirî (deux fois), al-Fârâbî, Alexandre (117 b), Platon, İshak b. Hunain, al-Fârâbî (118 a), Porphyre (119 b), al-'Amirî (120 a), Abû Ca'far al-Hâzin5 6
(127 a), al- 'Âmirî (127 b), Abû Bişr Mattâ (129 b), al- Fârâbî (129 b), Abû Bişr Mattâ, Alexandre, Plotinos, Simplique (131 a), Parmi les philosophes musulmans cités par l'auteur celui qui est mort à la date la plus récente c'est Abû Ca'far. La durée de vie d'aucun de ces philosophes ne s'inscrit dans la première moitié du XL ième Siècle. La moitié du XL ième siècle est proche de
53 Geschichte der arabicshe Aertze, no. 136, pp. 79-80, Göttingen. 54 Mu'cam al-Mu'allifîn VI, p. 109.
55 'Uyûn al-Anbâ', II, p. 49.
56 GAL, I, p. 494, M. b. al-H. b. İs. al-Hâzin a. Bakr a écrit sur la médecine à Gazna en 421 (1030). Abû'1-Lait a répondu à ses questions sur la géométrie, GAL, I, p. 470. Ils sont contemporains d'al-Birunt.
la date 1064, avec un intervalle de 14 aus. Dans l'ouvrage, on ne cite aucun nom d'auteur qui soit né ou bien qui est vécu sa jeunesse, ou bien qui a fait sa réputation aux environs de 1064, date de naissance d'az-Zahabî. On parle, dans l'ouvrage, d'al-Fârâbî comme de quelqu'un de la nouvelle génération, de İamblique, de l'ancienne génération (p, 92 a). Si Şa'âdat est d'al-'Âmirî, il parle d'al-Fârâbî comme quelqu'un de la nouvelle génération, Par conséquant, pour pouvoir considérer al- Fârâbî comme quelqu'un de la nou velle génération, il n'est pas permis de dépasser la fin du X. ième Siècle et la X I . ième Siècle. Même, si al-Vâhibî n'est pas az-Zahabî, il est certain qu'il est un autre Abû Muhammad 'Abd Allah qui aurait vécu entre les dates où Abû Ca'far était mort, c. à d., 421 de l'Hégire et la date où l'on a copié le manuscrit. c. à d., 614 de l'Hégire5 7. Si al-Vâhibi est az-Zahabî 456 de
l'Hégire, la date de la mort de ce dernier, est comprise dans l'inter valle 421 de l'Hégire et 614 de l'Hégire, intervalle fixé d'une façon précise; par conséquant, ces dates ne se contredisent pas.
L'édition des fragments qui appartiennent aux philosophes de second rang tels qu'ai- cÂmirî, Kuvaiyrî, Abû Bişr Mattâ, Abû Sulaiman as-Sicistanî
et Abû Ca'far al-Hâzin, semble rendre un service pour les recherches préli-minairess en vue de préciser si l'on a fait des contributions originales à la logique en terre d'Islam. C'est dans ce service que nous trouvons la valeur de ces fragments. Les fragments édités du commentaire fait par al-Fârâbî aux
Catégories seront utiles à identifier son commentaire perdu quand il sera
découvert. Les fragments ici édités et relatifs au commentaire fait par lamb lique, Porphyre, Suryanos, Simplique, Alexandre d'Aphrodise, Herminos et Thémistus sur les Catégories rendront une service à la fois pour indiquer le rapport entre la culture grec et islamique, et pour contribuer à la littéra ture relative à l'histoire des Catégories d'Aristote.
57 On trouve dans al-Fihrist un autre Abû M u h a m m e d 'Abd Allah b. M u h a m m a d aş-Şâmî qui est de "Ahl Kurrâ", et qui ne s'occupe pas de philosophie, p. 111.