• Sonuç bulunamadı

İstanbulun taşları:Çemberlitaş

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "İstanbulun taşları:Çemberlitaş"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

'yfy'COk'

Z-İ S T A N B U L U N

T A Ş L A R I !

Ç E M B E R L İ T A Ş

Y a z a n : M . T u rh a n T a n

Yeryüzünde madenlere su vermek usu­ lünü ilk olarak keşfeden, iplikten nakış çıkarmaya muvaffak olarak tenteneyi ta­ rihe tanıtan Firikyalılar, uzun bir med- dücezir devri geçirdikten sonra kendileri­ ni Yunan harsına kaptırdılar ve evvelce onlara bir çok ilâhlar, ilaheler armağan- lamışken yavaş yavaş onlardan tanrı ad ­ ları ve heykelleri almaya başladılar. Fi- rikya Helyopolisi işte o devirde yapılmış mabedlerden olup Mısırdaki Medinekiş- şens kadar ve belki daha fazla şöhret ka­ zanmış bir eserdi. Eski emperyalist R o­ manın yarı küreye yayıldığı günlerde bu mabed de bir ganimet kaynağı oldu, yağ­ ma edildi ve askerlerin cebine, kuman­ danların sandıklarına sığmıyan güzel bir sütun Firikyadan tehçir olunarak Roma- ya götürüldü, Apollon mabedine

dikildi-Büyük Kostantin, minimini Bizans kö­ yünü muhteşem bir payitaht haline koy­ mayı tasarlayıp akla sığmaz emekler ve sonsuz hazineler sarfederken Firikyadan aşırılmış olan bu sütunu da Romadan kaldırttı, Bizansa getirtti ve kendi adını taşıyan form’un bir yanma diktirdi.

Sütunun üstünde güneşi selâmlar vazi­ yette Apollonun heykeli vardı. Malûm olduğu üzere Apollon, eski Yunan mito­ lojisinde nur ilâhıdır, Jüpiter’le Latone’un oğludur, Yunanistandan -gene ilâh ola­ rak- Romaya geçmiştir. Hıristiyanlığı kabul etmiş ve bu dini himaye etmeğe başlamış olan Kostantin, yeni payitahtın­ da eski Yunan dinine tallûk eden böyle bir heykelin yükselip durmasını -hem din, hem siyaset bakımından- doğru bulmadı, Firikya san’atının nefis bir nümunesi olup yıllarca, Romada esir hayatı geçiren Apollon heykelini sütunun üzerinden in­ dirtti, yerine kendi heykelini koydurdu (3 3 0 ).

Firikya Apollonu bir haleyle, ay ağılı ile çevrilmişti. Kostantin heykeli de gene böyle parlak bir daireye sarıldı. Fakat Apollonu bütün resimlerde ve heykeller­ de teşhis ettiren nurdan yedi çizgi yerine İsanm çarmıha gerildiği sırada kullanılan yedi çivi kullanıldı.

İşte bugün Çemberlitaş dediğimiz abi­ de, Firikyada Helyopolis mabedini süs­ lerken Romaya tehçir olunan, oradan da bin altı yüz otuz yedi yıl evvel Istanbula getirilen bir sütundur. Romalılar onun Firikyaya nisbetini unutturmak istemişler­ di. Büyük Kostantin de Romalı imanile sütunun alâkasını kesmek ve bu direği kendi adına bağlamak emeline kapıldı. F akat kendinden sonra gelen Kayserler, abidenin üstünde Apollona halef ve varis olmak şerefini Kostantine b a ğ ış la m a ­ dıklarından onun da heykeli sütunun üze­ rinden indirildi, yerine imparator murtad Julien’in heykeli konuldu. Lâkin, tahtta olduğu gibi sütun üzerinde de dayının ye­ rini alıyordu. Lâkin bu değişiklik sabit kalmadı, Istanbulu bir çok sütunlarla dol­ duran ve büyük adını taşıyan Theodose, Dördüncü asrın sonlarına doğru murtad Julien’i sütunun üstünden kaldırtarak ye­ rine -heykel halinde- kendisini koydurdu.

(1 0 8 1 ) yılma kadar, yani altı yüz yıl­ lık bir devir böyle geçti ve Kostantin fo­ rum unda Theodose’un heykeli seyrolun- du. O sene yaman bir zelzele oldu, müt­ hiş boralar koptu ve bir yıldırım, Theo- dbse heykelini devirdi. Bizans tahtını -bu felaketli yılda- Birinci Aleksi Komnen işgal ediyordu. O , kendi hanedanile mü- nasebeti olmıyan bir imparatorun gökten inmiş bir darbe ile yıkılan heykelini tek­

Çemberlitaş ve civarının 1000 sene evvelki tahminî vaziyeti

rar yükseltmeği manasız buldu ve sütu­ nun üzerine korentiyen bir başlık ve yal­ dızlı bir haç koydurmakla iktifa etti. Yangınlar ve zelzeleler gitgide abideyi tehlikeli bir duruma soktuğundan 1701 de ve ikinci Sultan Mustafa zamanında kaidenin tahkimine lüzum görüldü ve ka­ lın bir duvar ördürüldü.

Şimdi Çemberlitaş dediğimiz abidenin tarihi kısaca budur. Onun şekline ve ma­ hiyetine gelince: Vaktile mermerden bir kürsü, porfirden bir kaide, birbiri üzerine konulmuş ve birleşme noktalan tefne ağa­ cı biçiminde işlenen birer çelenk ile ör­ tülmüş üstüvane şeklinde dokuz büyük

Çemberlitaşm şimdiki vaziyeti

porfir parçadan terekküb ediyordu. Yük­ sekliği 57 metorydu. Kaideyi sağlamlaş­ tırmak için örülen duvar, üstüvanelerden ikisini gözden sakladığı cihetle bugün yalnız yedi üstüvane görünmektedir.

Yapılışı M ilâddan çok eski yıllara te­ sadüf eden bu ihtiyar abideye frenkler Yanıktaş «colonne brulee» de derler. Rivayete göre meşhur Nika ihtilâlinde (532) bu sütun da yanmış ve yıkılacak hale gelmiş olduğundan üstüvanelerin etrafına çember konulmuş imiş. Bu riva­ yet, abideye hem Yanık, hem de Çem­ berlitaş denilmesindeki sebebi belirtmekte ise de bir kısım tarihçilerce mevsuk sayıl­ mamaktadır. Onların dediklerine bakılır­ sa sütundaki çemberler, üstüvanelerin birbiri üstüne bindikleri noktalardaki ek yerlerinin görünmemesi için konulmuştur. Çemberlerin çelenk şeklinde işlenmesi de bu hükmü kuvvetlendirmektedir. Sonra sütunun Nika ihtilâli sırasında yandığı rivayeti de zayıf görülüyor. Çünkü Bi­

zans tarihinde çok büyük ve o nisbette uğursuz bir yer tutan Mavi ve Yeşil adlı sporcu fırkalar tarafından vukua getirilip otuz bin- Bizanslının kanma malolan bu meşhur ayaklanma sırasında sütunun di­ kili bulunduğu Kostantin forum’u çok genişti. Herhangi bir yangının o geniş meydanı aşıp Çemberlitaşı sarmasına ve yıkılacak bir hale koymasına imkân yok­ tu. Fakat abidenin kuvvetli bir yangın­ dan müteessir olduğu da meydandadır. Şu takdirde o güzel porfirlere yanık bir sima veren ateşin abide etrafına evler yapılıp da Kostantin forumıunun ortadan kaybolmasından, yani Onaltmcı asırdan sonra zuhur ettiğini kabul etmek lâzım geliyor.

Rahmetli Evliya Çelebinin Çemberli­ taş için yazdıklarını unutmak bize doğru görünmediğinden o sözleri de aynen ikti­ bas ediyoruz:

«ikinci tılsım Tavukpazanndaki he- zarpare amuddur ki ahmer gûn sengi sompareden bina olunmuş 100 zira kad- dinde bir müdevver mildir. Bu da zelzele ile harab olduğundan adam oyluğu kalın­ lığında, çemberlerle tahkim olunmuştur, İskender’den 130 yıl önce bina edilmiş­ tir, bu amudun başında bir sığırcık timsali vardı. Bu timsal her sene bir kere sayha vurup kanadlarını açınca yedi iklimde nekadar murgi zeyrek ve tuyuri pürrenk varsa bahçelere yayılıp gagalarına birer ve pençelerine ikişer zeytin alırlar ve L- tanbula gelip Çemberlitaşm yanındaki kiler kubbesinin üstündeki delikten o zey­

tinleri bırakırlardı!!»

Rivayetler, hikâyetler bir yana bırakı­ lırsa tarihçe kabul edilen hakikat şudur: Çemberlitaş Milâddan çok önce vardı, asıl bakımından Firikyalı idi, bir aralık Romalı oldu, sonra Istanbula yerleşti. Onun yüksekten bakan gözü sayısız harb- ler, sayısız isyanlar gördü, bir çok deği­ şiklikler seyretti. Yorgun ve takatsiz gö -! rünüşü de, ihtimalki, diyar diyar dolaş­ masından ve bir kaç bin yılın binbir çeşid hatıralarını tanımasmdandır. Dünyada taşlar da ihtiyarlıyor, yoruluyor, porsu­ yor!

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

 OLIMPOS (Tanrılar Katı)  ASKLEPION  ASKLEPIAD TEŞHİS VE TEDAVİ ASKLEPİONLARDA TEDAVİ  HYGIA  TELESFOR  PANACEA. BİLİMSEL

Bütün bu araştırmacıların bugün için vardığı sonuç Eski Türk Dini adının Gök Tanrı Dini olması gerektiği yönünde olmuştur(Çeribaş, 2004:50).. Türkler, tarih

NIG organik ince tabakanın optik özelliklerini ortaya çıkarmak için kimyasal olarak temizlenen mikroskop camı üzerine, kristal üzerinde oluşturmak için daha önceden

Yukarıda belirtilen kontrollere rağmen AGD’de bulunan görevler için verilen çevrim süresinde matematiksel modelin uygun bir çözüm olmadığını saptaması durumunda

Çopur ve ark., (2010), kuluçkalık broyler yumurtalarının dezenfeksiyonunda kekik yağı, biberiye, propil alkol ve formaldehit kullandıkları araştırmada, kekik

Bu çalışmada, tavuklarda yumurta şekil indeksinin; kuluçka özellikleri (döllülük oranı, embriyo ölümleri, çıkış gücü, kuluçka randımanı), yumurta

Yürürlüğe giren kanun ve beraberindeki yönetmelikler çalışanları işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından güvence altına almayı hedeflese de Sosyal Güvenlik

Şekil 3 ve Şekil 4’de gösterilen kapasite eğrilerinde lejand kısmında sırasıyla analizde kullanılan eleman tipinin deplasman tabanlı veya kuvvet tabanlı olduğu,