• Sonuç bulunamadı

Spinal enfeksiyonlu hastalarda risk faktörleri, tanı ve tedavi algoritmaları

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Spinal enfeksiyonlu hastalarda risk faktörleri, tanı ve tedavi algoritmaları"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ÖZET

SPİNAL ENFEKSİYONLU HASTALARDA

RİSK FAKTÖRLERİ, TANI VE TEDAVİ ALGORİTMALARI

DR. SERKAN CİVLAN

Son yıllarda insan ömrünün uzaması, yaşlılarda düşen vücut direnci, intravenöz ilaç-uyuşturucu kullanımı, kronik steroid kullanımı, giderek artan spinal cerrahi sayıları ve daha modern daha komplike enstrümanlı cerrahiler yapılması, diabetes mellitus, romatoid artrit, böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği, malnütrisyon, bozulmuş immun sistem, kemoterapiler omurga enfeksiyonları sayısında ciddi artışa neden olmaktadır. Omurga enfeksiyonlarında tanıda gecikme omurga deformitelerine, nörolojik komplikasyonlara ve hatta ölüme yol açabilir. Omurga enfeksiyonlarında hızlı bir ayırıcı tanı yapılması ve tedavinin erken dönemde başlaması mortalite ve morbidite oranlarını önemli ölçüde düşürür.

Biz bu çalışmamızda Ocak 2014 – Ocak 2018 yılları arasında 4 yıl süre içerisinde Pamukkale Üniversitesi Beyin Cerrahi ABD. Servisinde spinal enfeksiyon tanısı ile yatırılarak takip edilen 63 hastayı retrospektif inceledik. Bu hastaların 27 tanesi spesifik (tüberküloz, brucella, sifiliz) veya pyojenik spinal enfeksiyonu olan hastalardan, 36 tanesi ise spinal ameliyatlarından sonra postoperatif spinal cerrahi alan enfeksiyonu gelişen hastalardan oluştu. Tüberküloz, brucella, pyojenik gruptaki hastalar risk faktörleri, klinik belitileri, laboratuar bulguları, radyolojik bulguları, tedavi süreleri ve prosedürleri analiz edilerek birbirleri ile veya literatür bilgileri ile karşılaştırılırak algoritmalar sonuçlar oluşturmayı amaçladık. İatrojenik gruptaki hastalarda kendi içlerinde erken ve geç dönem başlangıçlı olarak ayrılarak preoperatif ve perioperatif risk faktörleri, klinik belirtileri, laboratuar bulguları, görüntüleme bulguları, tedavi süreleri ve prosedürleri analiz edildi ve karşılaştırılmalar yapılarak algoritmalar sonuçlar oluşturmayı amaçladık.

Risk faktörleri açısından PG ile TG karşılaştırıldığında; DM, HT, İ.V. ilaç kullanım öyküsü PG’ta anlamlı olarak yüksek bulundu. Grupların kliniğe başvuru şikayeti olarak karşılaştırıldığında; TG’da nörolojik defisit ve gece terleme şikayeti dğer gruplara göre fazlaydı. Radyolojik görüntülemelere göre karşılaştırıldığında; TG’da multi segment tutulum, kemik destrüksiyonu ve diskin korunması diğer gruplara göre anlamlı olarak yüksek saptandı. Tedavi prosedürleri açısından ise TG’da diğer gruplara göre stabilizasyon gereksinimi daha fazla olarak bulundu. TG’da Tbc doku PCR bakılan tüm hastalarda test pozitif saptandı. Tedavi

(2)

süreleri karşılaştırıldığında; TG’da ortalama 12 ay, BG’da ortalama 6 ay, PG’da ortalama 3 ay olarak bulundu. Tedavi öncesi ve sonrası nörolojik defisit değerlendirmesiASIA sınıflaması ile değerlendirildi. Tüm hastalarda iyileşme saptandı. PG’daki nörolojik defisiti olan tüm hastalar tedavi sonrası tam iyileşerek ASIA evre E olarak saptandı.

İatrojenik spinal enfeksiyonu olan gruppreoperatif risk faktörleri açısından ele alındığında HT (12), KAH (10), İmmunsupresyon (10), Sigara (9) ve DM (9) önemli risk faktörleri olarak bulundu. Erken başlangıçlı enfeksiyon gelişen hastaların ortalama başlangıç süreleri 14 gün, geç başlangıçlı enfeksiyonların ise 103 gün bulundu. Literatürden farklı olarak N/L oranının erken başlangıçlı enfeksiyonlarda normal sınırlarının çok üstünde bir seviyede olduğu saptandı. Bundan dolayı N/L oranı; erken başlangıçlı enfeksiyonların tanısında CRP değerinin cerrahiye bağlı doğal yüksekliklerin ayrımında tanı duyarlılığını artıracağı kanaatindeyiz. Tüm kültürler (ponksiyon, kan ameliyat doku) değerlendirildiğinde erken başlangıçlı enfeksiyonu olan olgularda üreme oranı %76.92, geç başlangıçlı enfeksiyonu olan olgularda ise %60 oranında saptandı. Etken patojen olarak 7 hastada E. Coli, 6 hastada koagulaz negatif stafilokok (KNS), 3 hastada Staf. Aureus, 4 hastada psedomuonas aeuriginosa, 3 hastada enterobacter cloace ve daha az sıklıkla da diğer patojenler saptandı. Kemik, disk gibi yoğun tutulumu olan hastaların İ.V tedavi süreleri 38 gün, taburculuk sonrası antibiyotik süreleri 98 gün iken sadece yumuşak doku tutulumu olan hastalar için İ.V tedavi süreleri 18 gün taburculuk sonrası antibiyotik süreleri 18 gün olarak bulundu.

Sonuç olarak, dikkatli bir takip, multidisipliner bir ekip, nöroşirurji uzmanı veya ortopedi uzmanı, enfeksiyon hastalıkları uzmanı, nöroradyoloji uzmanı, bu tip hastaları başarılı bir şekilde tedavi etmeye yeterlidir.

Anahtar Kelimeler: spinal enfeksiyonlar, risk faktörleri, N/L oranı, radyolojik

Referanslar

Benzer Belgeler

Penil protez cerrahisi sonrası lokal enfeksiyonlu hastalarda konservatif tedavi; etkili bir seçenek.. Penil protez implantasyonu (PPI), organik erektil dis- fonksiyon

studied cagA and vacA polymorphisms as well as the number of type C Glu-Pro- Ile-Tyr-Ala motif (EPIYA) (EPIYA-C) segments, which increase phosphorylation-dependent

Retrospektif bir çalışmada Kuzey Caroli- na’da toplum kaynaklı C.difficile oranının 2005 yılında %20 olarak tahmin edildiği ve bu oranın Avrupa ve Kanada’da benzer

Nörobru- selloz olguları dört kategoride değerlendirilmiş; birinci grup menenjit (13 subakut/kronik menenjit, bir akut menenjit olmak üzere 14 olgu), ikinci grup ensefalomiyelit

Çal›flma- ya al›nan Behçet hastalar›nda göz tutulumu ol- mamas› görme keskinli¤i 0,3 olan bir bireyde baflka bir göz sorunu oldu¤u anlam›na gelir ki bu da

sonras› acil olarak göz klini¤ine baflvurmufl fakat iris, lens gibi dokularda fliddetli hasar oluflturmam›fl, ön ka- maras› hafif s›¤ ya da normal derinlikte, korneal

‹statistiksel analizde hem do¤um a¤›rl›¤›na göre, hem de gestasyonel yafla göre yap›lan gruplar aras›nda PR geliflimi aç›s›ndan anlaml› farkl›l›k ortaya

sağ aksiller 16 ve 9 mm çaplarında lenf nodları, paratrakeal alanda en büyüğü 11 mm çapta ol- mak üzere lenf nodları, paraaortik en büyüğü 16 mm çapında olmak