• Sonuç bulunamadı

Çalıkuşu'nun düşündürdükleri....

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Çalıkuşu'nun düşündürdükleri...."

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ESİNTİLER

w

Zeynep

ORAL

"ÇALIKUŞU"N UN

D Ü ŞÜN D ÜRD Ü KLERİ...

İ

STANBUL Belediyesi Şehir Tiyatroları kent yaşamının ayrılm az bir parçası. Kimi zaman nabzımız bu tiyatro­ nun nabzıyla birlikte atıyor, başarılarıyla canlanıyor, tökezlemeleriyle kahroluyoruz; ama mutlak, bir sonraki oyunu merak ediyoruz. Kimi zaman varlığını bile unuta­ biliyoruz... Bu "kimi zam anları belirleyen birçok faktör var; ama galiba en önemlisi ortaya konan işin niteliği... Ve bu Şenir Tiyatrosu'nda öyle nitelikli oyuncular var

k i...

İşte önceki akşam Açıkhava Tiyatrosu'nda "Çalıkuşu" müzi­ kalinin açılış müziğiyle birlikte, yıllardır izlediğim, çoğu gerçek profesyonel, en yaşlısından, en gencine, altmış kadar oyuncu (yoksa seksen mi?) sahnenin ge­ risindeki çerçeveden çıkıp, sah­ nenin önüne, biz seyircilere doğru ilerlediklerinde bir yan­ dan alkışlıyor bir yandan bunla­ rı düşünüyordum... O nları nice oyunda, onlarca, yüzlerce o- yunda izlemiştim : Bütün o o- yunları düşünüyordum... O nları Muhsin Ertuğrul döneminde, ...— — Vasfi Rıza Zobu döneminde, yi­ ne Muhsin Ertuğrul, sonra yerinden yönetim, sonra 12 Eylül ve yine Vasfi Rıza, sonra Cencay Gürün dönemle­ rinde izlemiştim : Bütün o dönemleri düşünüyordum... Başlayan yeni dönemi düşünüyordum... Sanki hiç eksil­ meyecek, hep çoğalacakmış gibi sahnede yerlerini alan oyuncuların bu çok etkileyici "giriş'Teriyle kanatlanıyor ve her birine ne çok sevgim, ne çok saygım olduğunu dü­ şünüyordum... İçimden, onlar hepim izin, bu tiyatro he­ pim izin, bu kentte yaşayan herkesin, diyordum. Sahip çıkm alıyız, sahip çıkacağız diyordum...

Bu coşkum, bu heyecanım ne yazık ki çok sürmedi. M üzikal gerçekleştirmek güç iş: Reşat Nuri'nin romanın­ dan bilgi aktarmaya yönelik bir "collage" ya da ardarda eklenen sahneler yerine, yalın bir çizgiyi geliştirerek sür­ dürmek daha yerinde bir seçim olmaz mıydı? Melodram­ dan böylelikle kaçınılam az mıydı? Eserin özünde var ci­ lan (hele günümüzde tüm müzikallerde "olmazsa ol­ maz" olan) bireysel ve toplumsal olanın içiçeliğini bu metinde bulamadım. Hele elde böylesi geniş bir kadro varken neden yararlanılm az bu içiçeligi sahnede yarat­ mak için?

M üzikallerin en önemli öğesi m üzik. Bugün hala "Lü- küs Hayat"ı çocuklardan büyüklere hepimiz söyleyip du­ ruyoruz. "Çalıkuşu"nu izlerken her tekrarlandığında ra­ hatlıkla tanıyabildiğimiz ana tema dışında hangi şarkılar kalacak aklım ızda, dilim izde bu müzikalden? Şarkı söz­ leriyle, konuşma dilinin sözleri özellikle mi birbirlerine bunca aykırı, çelişkili düzenlendi?

Sorular çok, ama önemli olan, bu prodüksiyonda bü­ yük rol küçük rol olmadığını kanıtlıyor tüm oyuncular. Ö zellikle tüm birikim lerini ve deneyimlerini birkaç daki­ kaya sığdırıveren yıllann oyuncuları... (İsim belirtmeye yerim yok).

"Çalıkuşu"nu izlerken seyircinin tepkisi de ilginçti: En çok alkış alan Mustafa Kemal adıydı. Bir de Doktor'un Feride'ye evliliklerinin baba kız ilişkisini değiştirmeyece­ ğini söylediği sahne... Oyun sona erdiğinde kopan alkış için ise, hala ideallere çok gereksinimimiz olduğunu gös­ teriyor demek isterdim. Ama bu doğru olmazdı. Alkış ga­ liba "Mutlu Son"a ve Şehir Tiyatrosu'nun 80. yıldönümü- neydi.

Ta h a To ro s Arşivi 1 5 1 5 7 4

Referanslar

Benzer Belgeler

The present study involved 30 patients (31 ears) who had tympanic membrane perforations (diameter, 2- 6 mm) and were operated on in the Department of ENT, Haseki Research and

sitali; Doğan Canku’dan özgün şarkılar; Erdem Sökmen gitar resitali; Grup Giindoğarken’den öz­ gün şarkılar; Maria Rita Epik ve Monique Perre- rin’den

This research was conducted to determine the effects of different seaweed doses on yield and nutritional values of hydroponic wheatgrass (Triticum aestivum L.) juice in the

En meş ■ hur eserleri

Ayetullah Sümer Sem i ha Sümer Burhan Temel Selâhattin Teoman Celâl Üzmen... Ayetullah

21 Aralık’ta Güneş Sistemi’nin en büyük gezegeni Jüpi- ter ve en küçük gezegeni Merkür gün doğumundan önce güney- doğu ufkunun üzerinde çok yakın görünümde. Satürn,

Slıakespeare, Yeats ve Sefer is 'ten çeviriler de yapan Bonnefoy ’tun ayrıca Rimbaud, İtalyan ve Fransız sanat tarihiyle ilgili incelemeleri de vardır. Burada

Çölaşan ısrarla, Barlas a- leyhine Sabah Gazetesi’nde yer alan “ fiıale Takipçisi Genel Müdür Kim?” başlıklı haberi gösterirken, bu gaze­ tenin Barlas