4
PA ZA R , 1
7
d o sy a
Türkiye'de yılda ortalama on beş bin ton kahve tüketiliyor
m m ■ ■
■ ■ v i a
Kopuğu
K
a h v e
ç a y i
SOLLAYAMADI
Büyük şehirlerde en çok hangi çeşit kahvenin tüketildiğini öğrenmek için, bazı hipermarketlere danıştık. Migros'un 23 ilde ve altı bölgedeki alışveriş merkezlerinde en çok satılan kahve çeşidi Instant (hazır) kahve. Klasik, gold, dekafeine çeşitleri olan bu kahvenin en çok satan markaları Maxwell, Nestle, Migros ve Jacobs. Instant kahveden sonra Türk kahvesi geliyor. Migros'ta 20'nin üzerinde kahve çeşidi yer alırken markaların sayısı 15'i buluyor. Migros diğer markalarm yanında kahve satışında hareketlilik sağlamak için bir süredir kendi markası altında da kahve sunuyor. Makro'da en çok Türk kahvesi satılıyormuş. Arkasından granül kahveler geliyor. 8 çeşit kahvenin bulunduğu Makro'da başlıca markalar Nescafe, Kumkahveci Mehmet Efendi, Jacobs, Mövenpick, Keyif, Selen, Kings Cup ve Maxwell. Kahvelerin çoğu yurtdışmdan geliyor. Satılan kahve çeşiti ise ise 12'yi buluyor. Aralarında vanilya, çilek kokulu kahveler de var. Makro
Supercenter'm halkla ilişkiler müdürü Selda Uzunmehmetoğ- lu, Türk kahvesinin diğer kahvelere göre satış oranının oldukça yüksek olduğunu söylüyor. "Makro'nunen çok satılan kahvelerinin başmda Kurukahveci Mehmet Efendi (100 gr) ve Nescafe Gold'u (100 gr) karşılaştırmak yeterli olacaktır. Şubat ayı içinde 100 gr Kurukahveci 6 bin 200 adet satarken, Nescafe Gold 2239 adet satmış. Müşterilerimizin tercih ettiği kahvelerin başında geliyor Türk kahvesi." Çay satışları ise kahve satışlarından oldukça yüksekmiş. "Kafeinsiz kahveleri daha çok rejim yapan insanlar ve kahvelerinde kafein istemeyen müşterilerimiz tercih ediyor. Kafeinsiz kahvelerin satışı diğer kahvelere oranla oldukça düşük."
D
ARABICA YUMUŞAK ROBUSTA SERT
Kahve çekirdeğinin değişik kategorilerini oluşturan
60'dan fazla değişik türü bulunuyor. Bunlar iki
kategoriye aynlıyor. Arabica ve Robusta.
Arabica'dan kafeini nispeten daha az ve
yumuşak, hoş kokulu bir kahve üretiliyor.
Robusta ise çekirdeği daha küçük,
yuvarlak, kahverengi ve san olup, kafeini
daha fazla ve daha sert bir kahve. Arabica
ve Robusta'nın karıştırılmasından “blend”
denilen karışımlar oluşuyor. Kahvenin
tadını etkileyen diğer faktörler ise
çekirdeğin kavrulma derecesi, su ve dozajı.
Tüm diğer faktörler sabit tutulduğu vakit
kavurma ne kadar artarsa, kahve o kadar
sert oluyor. Bir fincandaki kahvenin suya
oranı da kahvenin tadını etkiliyor. Suyun
kullanıldığı miktar ise ülkeden ülkeye değişiyor.
Türkiye ve Avrupa'da
kişi başına düşen
yıllık kahve tüketimi ,
Türkiye
Hazır Kahve 10-12 fincan Filtre Kahve 1 fincan
Avrupa
175-200 fincan 560-600 fincan
Bu tablo Türkiye'deki
hazır kahve ve filtre kahve _
pazarlarının gelişmeye
açık ve büyük bir
potansiyele sahip
olduğunu gösteriyor.
olsun
ivayete göre kahveyi ilk bulan
Etyopyalı bir çoban. İlk yıllarda
sadece Arabistan'da üretilen
kahveye Araplar kuvvet ve dinçlik
anlamına gelen kaveh ismini koymuşlar.
Günümüzde dünyanın en çok üretilen
alkolsüz içeceği ünvanına sahip kahve,
Türkiye'de 20'nin üzerinde markayla
tüketiciye ulaşıyor. Ancak yapılan bir
araştırmaya göre ülkemizde kişi başına düşen
hazır kahve tüketimi yılda 10-12 fincanla sınırlı.
' ifu h a n TEK £IJ OĞLU
"B ir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır" der yaşlılar. Ve kahvelerini yudumlarken şu hikayeyi
anlatmaya başlarlar: "1000 yıl önce Etyopya'daki bir çoban, sürüsünü gezdirdiği sırada keçiler kahve çalılarının arasından geçerken, kırmızı meyvecikleri yemeye başlarlar. Ve garip bir şey olur. Yaşlı keçiler genç olanlar gibi atlayıp zıplamaya başlarlar. Daha sonra bu meyveden elde edilen içeceği deneyen insanlar, bütün bir gece uykularının gelmediğini farkederler. Bu haber çabuk yayıhr ve kahveye olan talep artar."
Kahve, kuvvet ve dinçlik anlamına gelen Arapça bir kelime olan"kaveh"'den türemiş bir kelime. Kahvenin tarihi M.Ö. 900 yıllarına kadar uzanıyor. Ortaçağ'da ise Türklerin ve Arapların en çok beğenilen içeceği haline gelen kahve 1600'lü yıllarda Hollanda, Venedik ve İngiltere'de tanınmaya başlamış. 18. yüzyıl başında kahve üretiminde tekel olan Arabistan zamanla yerini Hollanda Guyanası, Antil Ad alan, Kolombiya ve Brezilya'ya bıraktı ve bu tekel kırıldı.
Günümüzde düu lyanııı en çok üretilen
alkolsüz içeceği
ünvanına sahip olan kahve, aynı zamanda dünyanın petrolden sonra gelen en önemli ticari maddesi. Kolombiya Kahve Üreticileri
Federasyonu'nun "Cafe De Colombia" ve Belçika "Rom bouts" ürünlerinin
distribütörü olan ve bu ürünleri Ferrera markası ile Türk piyasasasına sunan Agrotade'in müdürü Ercan Altınok, kahve ithalatının Türkiye'de serbest bırakılmasından bu yana, birçok firmanın piyasaya girdiğini söylüyor: "N e yazık ki ithalatçı firmalar, talebi oluşturmaya yönelik çalışmalar yapmadan, anlamsız bir rekabete girdiler. Türkiye'de kahve tüketiminin düşük düzeyde
seyretmesinin bir başka sebebi de sık yaşanan devalüasyonların, dövize endeksli olan kahve fiyatlarının
yükselmesine neden olması ve tüketicinin çay, kakao, ıhlamur gibi ikame ürünlere yönelmesi."
Ancak eğitim düzeyinin ve yaşam standardının kahve tüketimini artırdığını gözlemleyen Altınok, ülkenin çok genç bir nüfusa sahip olması, bununla birlikte
■ reklamlardan etkilenme düzeyinin fazla olması ve büyük firmaların kahve pazarına girmesiyle, bu sektöre yapılan yatırımın artmasıyla kahve tüketiminin de giderek artacağını belirtiyor. "Türkiye'de 1996 yılında tüketilen kahve miktarı 13.320 ton.
Toplam kahve tüketiminin yaklaşık yüzde 70'ini Türk kahvesi oluşturuyor."
Bugün dünyada yaklaşık 1 milyar insan kahve içiyor. Uzmanlar Türklerin damak tadına Brezilya türü kahvenin hitap ettiğini söylüyorlar. Özellikle yaz aylarında, turistlerin ülkemize akın etmesiyle birlikte ülkemizde Türk kahvesinin tüketimi de artıyor.
Türkiye'de tüketilen kahve Türk kahvesi, hazır (instant) kahve ve filtre kahve olarak üçe aynlıyor. Hızla tüketimi artan hazır kahve büyük şehirlerde evlerin yüzde 50'sinde bulunuyor. Diğer kahve çeşitlerine göre yeni sayılan filtre kahve şu anda evlerin yüzde 10'una girmiş durumda olmasma karşın genelde otel, cafe, kantin ve işyerlerinde
tüketiliyor.
UNYA TANIYOR BİZ TANIMIYORUZ
1954 yılında faaliyete geçen Kuru Kahveciler Demeği, 1965 yılında bir meslek odasına dönüştü. Bugün
"Kuruyemişçiler, Kum Kahveciler ve Baharatçılar Odası" olarak tanınan bu kuruluşun 500 üyesi var. 70 yıllık babadan kalma kahvecilik mesleğini yürüten H'asan Gönen bu odanın başkanı. Türk kahvesi tüketiminin son yıllarda giderek azaldığım gözlemleyen Gönen geçtiğimiz yıl bir kampanya girişiminde bulunmuş. 'Türk Kahvesini Sevdirme Kampanyası." Ancak çevresinden fazla destek görmeyince bu çalışmasından vazgeçmek zorunda kalmış.
'Türk kahvesi günden güne kan kaybediyor. Ne yazık ki gençlerimize Türk kahvesini sevdiremedik. Bizden çok yabancılar sahipleniyor artık
Türk kahvesini... Dünya tanıyor, biz tanımıyoruz."
Türkiye'ye her çeşit kahve girmesinin 1984'de serbest bırakılmasıyla birlikte insanların o zamanlar bir lüks tüketim ürünü olan hazır kahveye yöneldiğini söylüyor. "Bugün Türk kahvesi tüketimi yılda 20 bin ton civarında olması gerekirken, bu rakam 8- 9 bin ton civarında
seyrediyor."
Türkiye'de Nestle ve Marsa KJS firmaları kahve pazarında önde gelen iki lider firma. Jacobs Cafe ve Maxwell House ile hazır kahve pazarına giren Marsa KJS'nin hazır kahve pazarındaki payı yüzde 18 (yüzde 12 Jacobs, yüzde 6 Maxwell). Filtre kahve ise perakende satışları içinde yüzde 78 pazar payına sahip.
1930'lu yıllarda Brezilya kahve üreticileri yeşil kahve
çekirdeklerini korumanın yollarım ararken, Nestle'ye suda eriyebilen ve aromasını koruyabilen"kahve küpleri" yapması için başvurdular. 8 yıl süren çalışmalar sonunda "hazır kahve" İsviçre'nin Orsbe kentindeki Nestle fabrikasında bulundu ve bu kahveye Nestle ile Cafe'nin birleşiminden Nescafe adı kondu. Nestle'nin bir araştırmasına göre hergiin tüm dünyada 30 milyon fincanın üzerinde Nescafe ve Nestle'nin diğer hazır kahveleri tüketiliyormuş. Türkiye'de ise en çok tüketilen Nescafe çeşiti, Nescafe Classic ve Nescafe Gold Blend. Nescafe'nin hedef kitlesi A-Cl grubu içinde yar alan, 19-35 yaş arasındaki kişiler. Bu kitlenin içinde en belirgin Nescafe tutkunlarım ise üniversite gençliği ve ofiste çalışan kişiler olarak
nitelendiriyor, yetkililer.