• Sonuç bulunamadı

İlhan Berk'le son kitabı "Güzel Irmak" ve şiirde erotizm üzerine söyleşi:"Erotizm şiirin atardamarıdır"

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "İlhan Berk'le son kitabı "Güzel Irmak" ve şiirde erotizm üzerine söyleşi:"Erotizm şiirin atardamarıdır""

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

G Ü N EŞ S A Y FA 6

^

-H, ıc

,

8

2

Sanat • Kültür • İnsan

“ Erotizm şiirin atardamara*”

İlhan Berk’le son kitabı “Güzel Irmak” ve şiirde erotizm üzerine söyleşi

ENVER ERCAN

B

İR şiir kazırısıdırilhan Berk.Kimi şairlerin ayak basmadığı, basma­ ya çekindiği,ya da şiindışı tutma­ ya çalıştığı birçok tkilgeyi didik di­ dik etmekten çekinmemiştir. Ona

•■Şiirin korkunç çocuğu” denilmesinde anla­ tılmak istenen de budur aslında. İlhan Berk ­

le aşkın(erotizmin ve ölümün üzerine üzerine gittiği son kitabı "Güzel Irm ak” üzerine ko­ nuştuk.

—"Güzel Irmak"ın "Birinci Kitap"ını oluş­ turan şiirlerin teması " tarihin, toplumlann. yönetimlerin, ideolojilerin el koyduğu ve bi­ çimlendirdiği" İnsan gövdesi olduğuna göre, bu el koyuş ve biçimlendirişte şairin ve şiirin payını sorabilir miyim?

"Ğövdenin, şiirin, yazının konusu oluşu yeni­ dir. Milyonlarca insan tarihin, toplumlann, ik­ tidarların (buna ideolojilerin de diyebiliriz) baskısı yüzünden kendi gövdesini görmeden göçüp gitmiştir. Yalnız Ortaçağ onu, zindana atmakla kalmamış, yakınçağlar da ondan kor­ kuyla şözetmiştir. Roland Barthes, 'Yaşamak istiyorsam gövdemin tarihsel olduğunu unutmam' derken, sorunu bütün çıplaklığıy­ la vurgulamıştır. Şu bir gerçek. Gövdenin me­ sajını başka hiçbir yerde, hiçbir şeyde bula­ mayız. Benim için gövde her şeydir. En baş­ ta da, okunacak yazınsa! bir dildir. Hem de bü­ yük bir Ust-dildir. Kısaca gövde çağımızda ilk kez soyunuyor. Bu düşünceler yıllarca 'meş­ gul' etti beni. Gövdemin, o cehennemin şiiri böyle oluştu.

Ne diyor Octavio Paz? Gövdenin söyledik­ lerini ammsamalı. ‘Güzel lrm ak’a gövdenin, o cehemmenin halleri diye bakılmalı". —"Ölümü yazık ki daha kavrayamıyorum. Ölüm benim dışımda bir sözcük olarak kaldı" demiştiniz bir konuşmamızda. Yeni kitabınız­ da "Aşkla Ölüm” adlı bir bölüm var. Ve bir dize: "Besbelli ki aşka ve ölüme çalışıyorum” . "Yanlış" okumuyorsam ölümle iç içe bir tu­ tumunuz var bu şiirlerde.

"Şairlerin başucu kitabıdır aşkla ölüm, öte yandan ikisi de aynıdır aslında. Hiçbir şey, aşkla ölüm kadar özdeş değildir. Dahası, aşk.

44 GÖVDENİN söylediklerine kapalı bir şiir üretmişiz biz. Erotizm

de öyle. Pek girmemiştir şiirimize. Oysa erotizm gövdeyi okumak

gibi yaşamı yemden keşfetmektir”

içerir ölümü, ölümü dışlamaz gerçek aşk. Bir­ likte dünyaya gelmiş gibidirler.

Bana gelince ölümün bende bir sözcükten öteye gitmediğini söylemem, çok su götürür elbet. Hem ölüm, aşk gibi değil mi ki şairle­ rin baştacıdır, öyleyse bana da çarpacaktır. Ben dünyayı, dünyadaki nice şeyi sıraya koy­ muş gibi duyarım kendimi, öyle çalışırım. "Güzel irm ak' ta bunun ip uçları varsa, bir gün enine boyuna gireceğinin imleri de kazılıyor demektir.

öte yandan, "ölüm bende bir sözcükten öte­ ye gitmedi" demek, onunla henüz tam

çarr>ı=-madım üstüne yeterince gitmedim, altını çiz­ medim, karalamadım onu demektir. Daha çok bu demektir sanırım. Hem şairler işe sözcük­ lerle başlar.”

—Erotizm, şiirinizin ana damarlarından biri. Ve şiirlerinize hep yırtıcı sözcüklerle girer. Ama sanki bu kitapta şiiri kanatacak kadar yırtıcı. Çırılçıplak bir dille ve “ pat” diye söy­ lüyorsunuz. "bazı” şeyleri.

"Erotizm , yani 'çılgın aşk’ şiirin atardama­ rıdır. Gövdenin söylediklerine kapalı bir şiir üretmişizdir biz. Erotizm de öyle: Pek girme- '"•«»ir şiirimize, Gerçeküstücülerin bu büyük

bulgusundan hep habersiz gelişti şiirimiz. • Güzel Irmak’a gelince çıleın aşkın bir kita­ bıdır o. Goethe'nin dediği "İnsanlar şiirin bil­ meden geliştiğini unuttular" sözünü hiç duy­ madık sanki. Böylece ‘kitabi’ bir şiir geliştir- mişizdir. Varlığın açımlanmamış, ama açım­ lanabilir olanını ortaya çıkarmaya yanaşma­ mışız. Hep yasak bölgeler kurmuş şiirimiz. Or­ da gidip gelmiş. Bütün az gelişmiş ülkeler şi­ iri gibi de, yalnız siyasayı el üstünde tutmuş, siyasa ile büyümüştür. Tehlikeli geziler ala­ nıdır şiirin yurdu.

Erotizm, çılgın aşktır. YVhitman’ın dediği: •Sex contains all’ın tersidir. Dokunamamadır, bu ölümcül aşktır, erotizm. Gövde bir ders ki­ tabıdır onun için. Çağrılar yumağıdır çünkü gövde. ‘İmgesel zindanımız’ dır. Sanrılı bir a- akaradır. Bir seylan. Dünyaya bakıp: Ben Buralardan geçtim! diyordur. Böyle bir atar­ damardır şiir için. Kısaca, erotizm gövdeyi okumak gibi yaşamı yeniden keşfetmektir.”

—Sevişmek aşkın artık değeri midir? “ ‘Güzel Irmak’ bu keşiftir.”

—ikinci kitap, "Şairin Kanı". Okurunuz, po- etik tutumunuzu zaman zaman “şiir”lerle yansıttığınızı biliyor. Oradan bir soru: “Şiir her zaman iktidardadır” diyorsunuz. Şairin ik­ tidar dışı bir varlık olduğunu bile bile (mi?)

“Şairin Kam’mn şiir sanatından çok, şiire yatkınlığı, kuramsallığı bir ilke edinmemesi (Şairler ilkeler vaaz etmez’ budalaların işi­ dir o) katı kurallara yüz vermemesinden ge­ liyor olmalı. Biliyorsunuz, daha önce de yaz­ dım: Şairlerin, yalnız onların öğretmenleri yoktur."

—Geçenlerde "Estambul” adlı bir kitabınız yayınlandı Ispanya’da. Bize bundan da söz eder misiniz?

“İspanyolca’ya çevrilen kitabım, benim ki­ tap halinde yeryüzüne ilk çıkışımdır. Bunun özellikle de İspanyolca olması, bu büyük dil­ de yayımlanması ise asıl sevincimdir. Bizim dilimiz tam bir hapishanedir. Yalnız bir dil­ dir. Bu yalnızlığı ben uluslararası kongreler­ de çok ama çok çektim. Nâzım dışında, Türk şairi dünyada yalnızdır. *

Referanslar

Benzer Belgeler

Tüylerin üzerinde süslemeler bulunmaktadır (Şekil 4.3.4.A-B). Üst epiderma hücre çeperleri alt yüzeydekilere göre daha fazla dalgalıdır. Üst yüzeyde daha fazla

Çıplak bedenin resim tarihinde özellikle kadın bedeni üzerinden betimlenmesine karşın bu tez çalışmasında kadın ya da erkek olarak özellikle bir tercih

DEHB hayvan modeli olarak kullanılan SHS’lerde ventral tegmental alandan prefrontal kortekse projekte olan mezokortikal dopaminerjik yolak liflerinin

1) Enflasyon hedeflemesi rejimine, çok katı bir rejim olduğu, ekonomik büyümeyi azaltacağı ve üretim dengesi gibi amaçları dışladığı için üretimin

Remarkable amount of new data on the reaction cross sections at low energies have been obtained now (see for example [3,4]) and steady progress achieved in

Leros Metropolidi lzidoros’ia ria rabya Metropolidi Yakovos'u Si­ nod Meclisi üyeliğine almak için gösterdiği gayret, maskesini dü­ şürmüş ve maksadım

Kuzey yarıküredeki Auroralara “Aurora Borealis” ya da “Kuzey Işıkları”, Güney Yarıküredeki Auroralara “Aurora Australis” ya da “Güney Işıkları” adı verilir.

Sonuç olarak, Türk edebiyatının ilk evrelerinde kadın-erkek ilişkilerinin yüceltilerek daha çok sevgi ve aşk temelinde işlendiği, özellikle XX.yüzyılın hemen