• Sonuç bulunamadı

Taksim Cumhuriyet Anıtı:Yarım kalmış bir simge

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Taksim Cumhuriyet Anıtı:Yarım kalmış bir simge"

Copied!
6
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Taksim Cumhuriyet Anıtı

Aslında Cumhuriyet Anıtı bir büyük

havuzun ortasında yer alacaktı. Nitekim

Anıt’ın çevresi buna göre düzenlendi.

Ama gereken 30 bin lira bulunamadığı

için, proje gerçekleştirilemedi.

^ E

rtan

Ü

nal

♦---C

umhuriyet’in ilk

yıllarında İstan­ bul, ulusal bir anıtın yükseldi­ ği, törenlere yer verebilecek bir alana, Batılı anlamda bir büyük meydana sahip değildi. Resmi bir ziya­ ret için kente yabancı devlet adamları geldiğinde, bu eksik­ lik açık bir şekilde ortaya çıkı­ yordu.

Kamuoyunda bu yolda fi­ kirler oluşurken, önce yer so­ runu tartışıldı. Anıt nereye ya­ pılmalıydı? Anıt ve onu çevre­ leyen bir meydan için, önce Beyazıt düşünüldü. Daha son­ ra o yıllarda Taksim Topçu

(2)

Kışlası’nın yanında bomboş bir düzlükten ibaret olan alanda karar kılındı. Bunun nedenini, Çelik Gülersoy ‘Taksim’ adlı kitabında şöyle anlatır:

“Eski İstanbul, mistik at­ mosferi, tarihi görünümleriyle Cumhuriyet’in devrimci ruhu­ na tam elverişli çerçeve değil­ di. Geniş bir yer olarak sadece Beyazıt Meydanı vardı. Ama oraya yapılacak normal bo­ yutlarda bir anıt, 400 yıllık camii, medresesi ve 100 yıllık tarihi kapı arasında ezilecek, anıt büyük tutulsa bu sefer ta­ rihi yapılarla tuhaf bir pers­ pektif çıkacaktı.

Devlete ve topluma yeni bir hava, bir dinamizm getir­ mek isteyen Atatürk ve kadro­ su nasıl başkenti bozkırın or­ tasına, her şeyin yeniden yapı­ lacağı el değmemiş bir ortama taşımışlarsa İstanbul’a kurula­ cak Cumhuriyet Anıtı da şeh­ rin eski kısmından biraz uzak, taze ve bakir bir yerinde ol­ malıydı. Bu da ‘Taksim Kav­ şağı’ idi. Çünkü şehrin mo­ dern kesimi 20-30 yıldır bu kesimde gelişiyordu.”

Takvimler, 1 Aralık 1926 gününü gösterirken, İstanbul Belediyesi tarafından oluştu­ rulan ‘Taksim Cumhuriyet Abidesi Yaptırma Komisyo­ nu’ çalışmalarına başlıyordu.

Kurtuluş Savaşı’nın yara­ ları yeni yeni sarılıyordu ve genç Cumhuriyet’in bütçesin­ de daha acil ihtiyaçlar durur­ ken, böylesine görkemli bir anıta ayıracak yeterli para yoktu. Bu nedenle anıtın halk­ tan, şirketlerden, bankalardan ve diğer kuruluşlardan topla­ nacak parayla yaptırılması kararlaştırıldı. Belediye de olanakları ölçüsünde maddi katkıda bulunacaktı.

Gazetelerle yapılan duyu­ rulardan sonra özel görevliler,

A n ıt’ ın dört cephesindeki heykeller Anıt’ ın Taksim Gezisi’ ne bakan kısmı 30 Ağustos Zaferi’ni canlandırır; Beyoğlu tarafına bakan kısım ise Cumhuriyet

Türkiye’sini simgeler. Diğer iki cephede Mehmetçik figürleri yer alır.

m rm m m

• r-

^

‘ Büyük Taarruz’ anı A n ıt’ın 30 Ağustos Zaferi’ni canlandıran kısmındaki Mustafa Kemal figürü, 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz sırasında A tatürk’ün Kocatepe’de çekilen fotoğrafından esinlenerek yapılmıştır (üstte). A n ıt’ın dar cephelerinde yer alan Mehmetçik figürlerinden İkincisi, Kurtuluş Savaşı’nın ‘meçhul asker’ ini simgeler (yanda).

(3)

MEKAN

Açılış günü: A n ıt’ın üstünü örten, yıldızlarla süslü beyaz örtü kalkıyor (üstte). Cumhuriyet A n ıtı’nın

Taksim’ deki çevre düzenlemesi yapılmadan önceki hali (sağda).

bastırılan makbuzlarla kapı kapı dolaşıp bağış toplamaya başladılar. O yıllarda tüccar ve esnafın yüzde 80’ini gayri­ müslimler oluşturmaktaydı. Bu nedenle anıtın yapımına en fazla katkıda bulunanlar da onlar oldu. Bankalar ve bü­ yük firmalar 50-100 lira arası, tüccar ve esnaf da bütçelerine

göre, 2 0 ’şer, 3 0 ’ar lira bağışta bulundu.

Bağış toplama kampanya­ sı sürerken, komisyon anıtın İtalyan heykeltıraş Pietro Ca- nonica’ya yaptırılmasına ka­ rar verdi. Bu isim, İstanbullu­ lara yabancı değildi. Pietro Canonica (1869-1962) dün­ yaca ünlü bir heykeltıraştı.

Genç Türkiye Cumhuriyeti 1926 yılı başında, ülkede “Gazi’nin heykellerini yaptır­ mak için” yarışma açtığı za­ man Canonica, Ankara’ya gelmiş, Cumhurbaşkanı Mus­ tafa Kemal’i ziyaret ederek büstünü yapmıştı. Gazi, bu büstü çok beğenmiş, Canoni­ ca hakkında takdir dolu söz­

ler söylemişti.

Canonica daha sonra Gazi’yi at üstünde gösteren tunç bir heykel yapmış, bu heykel Etnografya Müze- si’nin önüne dikilerek 29 | Ekim 1927’de açılışı yapıl-£ mıştı. Bunu, yine Canoni-ca’nın yaptığı ve Ankara’da Zafer Meydam’nın ortasına İ dikilen heykel izlemişti.

Dönemin gazetelerinden 1928 Ağustos’unun Cumhuriyet gazetelerinden iki görüntü: Taksim Anıtı, İtalya’dan getirilip kaidesine oturtulmuş ve İtalyan mimar Canonica, Anıt üzerindeki son rötuşlarını yapıyor (solda). 9 Ağustos 1928 tarihli Cumhuriyet gazetesinde Taksim A n ıtı’nın açılışı manşetten verilmişti (üstte).

HAVUZLU PROJE

Taksim ’de yapılması düşünülen anıt için de Ca- nonica’nın özel bir önerisi vardı: Böyle bir anıt, yalnızca Mustafa Kemal’in şahsına ait olmamalı, Ulusal Kurtuluş Sa- vaşı’nı ve Cumhuriyet’i simge­ leyecek figürler de içermeliydi. Canonica’nın önerisinde başka unsurlar da vardı: “Bü­ tün abide büyük ve güzel bir

(4)

havuz üzerinde olacak ve çeş­ melerden akan su, kurnalar­ dan taşarak havuza ya­ yılacaktır. Geceleri, bil­ hassa resmi günlerde, havuz elektrikle ışık­ landıracağından, ga­ yet ahenkli renkler ve manzaralar vücuda ge­ lecektir.”

Canonica’nın hazır­ ladığı proje beğenildi ve uygulanması karar­ laştırıldı. Ünlü heykel­ tıraşla yapılan sözleşmeye gö­ re, anıtın yapımı 18 ayda ta­ mamlanacak ve kendisine 16 bin 500 İngiliz lirası ödene­ cekti (o tarihte bir İngiliz lira­ sı 980 kuruştu). Anıtın mali­ yeti, bugünkü kurla 37,5 mil­ yarı buluyordu.

Canonica’nın yaklaşık 1,5 yıllık çalışma sonucu - ki bu çalışmalarında kendisine Türk heykeltıraşlarından Sabiha Hanım ile Hadi Bey de yar­ dımcı olmuştu- yaptığı heykel gemiyle İstanbul’a getirildi ve 23 gün gibi kısa bir süre için­ de Taksim düzlüğüne monte edildi.

HAVUZ YAPILAMIYOR

Anıtın yapımında Trenti- no’nun kırmızı mermeriyle Torino civarındaki Suza böl­ gesinin yeşil mermerleri kulla­ nılmıştı. Anıtın çevre düzenle­ mesi ise henüz yapılmamıştı. Bu yüzden, Çelik Gülersoy’un belirttiği gibi, “gökten tozlu alana düşmüş bir anıt” görü­ nümündeydi. Anıtın çevre dü­ zenlemesi 1930’lu yıllarda ya­ pılabilecekti.

Anıtın içine oturacağı ha­ vuzun yapımı ise mali sıkıntı­ lar nedeniyle

gerçekleştirile-Taksim Cumhuriyet A nıtında iki Rus generali

On bir metre yüksekliğinde ve 184 ton ağırlığındaki anıtın Taksim Gezisi'ne bakan kısmı 30 Ağustos Zaferi'ni canlandırmaktadır. Atatürk'ün buradaki figürü, 26 Ağustos 1922'de başlayan Büyük Taarruz sırasında Kocatepe'de çekilen fotoğrafından esinlenerek yapılmıştır. Anıt'ın Beyoğlu tarafına bakan kısmında ise Cumhuriyet Türkiye'si canlandırılmıştır (üstte). Burada Mustafa Kemal sivil kıyafetle görülmekte, İki yanında ise İsmet İnönü ile Mareşal Fevzi Çakmak yer

almaktadır. Arkadaki grup da halkı temsil etmektedir. Anıtın daha dar olan iki yanında kalan heykeller

ise sancak taşıyan Mehmetçik heykelleridir. Bunlardan biri barışı, diğeri ise savaşı simgelemektedir. Bunların üstünde de birer madalyon içinde, biri peçeli, diğerinin başı açık, aydınlık yüzlü iki kadın başı yer alır. Anıt'ın Cumhuriyeti simgeleyen cephesinde

Atatürk'ün hemen arkasındaki heykeller grubunun içinde, iki Rus generalinin heykeli de bulunmaktadır. Bunlar, Mareşal Kliment Yefremovlç Voroşilov

(sağ altta) ve General Mihail Vasilyeviç

Frunze'dir (en altta).

Bu iki Sovyet askerinin Anıt'ta temsil edilmelerini, bizzat Mustafa Kemal istemiştir. Kurtuluş Savaşı döneminde Ankara Hükümeti'ne ilk yardım eli Sovyet rejiminden gelmişti ve Türkiye'deki Cumhuriyet rejiminin ilk yıllarında da bu dostluk Ankara için çok önemliydi.

General Frunze, Ukrayna Sosyalist Cumhuriyeti'nin elçisi olarak Ankara'ya gelmiş ve Ankara Hükümeti'yle diplomatik ilişki kurmuştu. Frunze, 20 Aralık 1921 günü

Meclis'te yaptığı konuşmayla Ukrayna Hükümeti'nin Sakarya Zaferi nedeniyle Büyük Millet Meclisi'ni kutladığını belirtmiş, daha sonra Türk-Ukrayna

Antlaşması'm imzalamıştı. Bu antlaşmanın

imzalanmasıyla Rusya'daki yeni Sovyet rejimi,

Ankara'ya para, silah ve cephane yardımında bulunmuştu. Mareşal Voroşilov ise savaşın sürdüğü yıllarda Ankara'ya gelmiş askeri danışman olarak çalışmıştı.

medi. Anıt Yaptırma Komis­ yonu, bu iş için İstanbul Bele- diyesi’nden 30 bin lira istemiş; ancak Belediye, bu parayı ve­ rememişti. Oysa bu arada anı­ tın yanlarına birer ayna taşı konulmuş, önlerine mermer su hazneleri yerleştirilmişti. Anıt, havuzun içinde daha görkemli duracak, özellikle geceleri yapılacak ışıklandır­ mayla, su ve ışık dansıyla bambaşka bir görünüm kaza­

nacaktı. Ama aranan 30 bin lira tüm çabalara rağmen bir türlü bulunamadı ve proje tü­ müyle gerçekleştirilemedi.

Taksim Cumhuriyet Anıtı, havuzsuz ve çevresi düzenlen­ memiş bir halde, 8 Ağustos 1928 günü yapılan törenle, Meclis Başkam Kâzım (Özalp) Bey tarafından açıldı.

O gün ‘Taksim Düzlü- ğü’nü dolduran yaklaşık 30 bin kişinin hep bir ağızdan

Bir dönem İstanbul’ unun simgesi haline gelen Cumhuriyet A n ıt’ ının görüntüsü, gündelik yaşamın kimi eşyalarını da süslemeye başlamıştı (solda).

(5)

Cumhuriyet A n ıtı’ nm ve Taksim’ in çevre düzenlemesi çalışmaları sırasında, Fransız şehircilik uzmanı Prost (fotoğrafta, ortadaki sakallı) Vali ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar’ la (sağ başta) planı inceliyor.

söylediği istiklal Marşı’ndan sonra Meclis Başkanı Kâzım Bey, anıtı örten beyaz örtünün iplerini bir çakıyla kesti...

Adını, Sultan I. Mahmut döneminde buraya klasik Os- manlı üslubunda yaptırılan Maksem’den (suyun taksim edildiği yer) alan semtin gelişi­ mi, Anıt’ın yapımıyla birlikte hızlandı. Önce Anıt’ın çevresi düzenlendi ve burada çiçek tarhları oluşturuldu. Çevre düzenlemesi yapılınca görke­ mi ortaya çıkan Anıt, kısa sü­ rede İstanbul’un simgelerin­ den biri haline geldi.

Anıt görkemliydi; ama çevresi aynı görkemi

paylaş-a â - d »

mıyordu. Lütfi Kırdar’ın vali­ liği ve belediye başkanlığı dö­ neminde, ünlü Fransız şehirci­ lik uzmanı Henri Prost’un ha­ zırladığı ve Atatürk’ün sağlı­ ğında beğenip onayladığı imar

planı uygulamaya konuldu. Sultan Abdülmecit dönemin­ de, Tophane Mareşali Halil Paşa’nın girişimleriyle yaptırı­ lan, 1922 yılından sonra avlu­ su stadyum olarak kullanılan

74 yıl boyunca. Taksim Cumhuriyet Anıtı çevresinde...

Taksim Cumhuriyet Anıtı,

yapıldığından bu yana geçen 74 yıl boyunca, ulusal bayram günleri

(üstteki fotoğraflar) dışında, çeşitli

toplumsal olaylara da tanık oldu.

Wagon-Lits olayı

Cumhuriyet Anıtı önünde meydana gelen ilk olay, 23 Şubat 1933'e rastlar. Olay, Wagon-Lits (Yataklı Vagonlar) Şirketi'nin Beyoğlu acentesi müdürü Jannoui'nin, şirketteki bir Türk görevliye, Türkçe konuştuğu için hakaret etmesi üzerine patlak vermiştir. Dönemin gençleri

6 6 Popüler TARİH / Ağustos 2002

önce şirket binasını taşlamış, daha sonra Taksim'de Cumhuriyet Anıtı çevresinde toplanarak bir gösteri yapmışlardı. "Türkiye'de Türk dili hakimdir" diye slogan atan gençlere atlı polis müdahale etmiş (altta),

çıkan olaylarda 20 genç gözaltına alınmıştır. Bu gösteri, Cumhuriyet tarihinin ilk büyük gençlik hareketi olarak da anılır.

Ata’ya bağlılık yemini

Atatürk'ün, ölümünden birkaç gün sonra, 13 Kasım 1938'de Taksim Cumhuriyet Anıtı yeni bir mitinge tanık oluyordu (sağda). Sabahın erken saatlerinde anıt çevresinde toplanan ve sayıları on binlerle ifade edilen gençler Ata'ya bağlılık yemini etmiş, "eserini koruyup, izinden

(6)

Topçu Kışlası yıktırılarak, ye­ rine İnönü’nün adını taşıyan ‘İnönü Gezisi’ yapıldı. Kışla­ nın aşağı tarafında yer alan ve yıllarca azınlıklarla, yabancı­ ların rağbet ettiği, son zaman­

V 1 u, r 1

t

• ; > • <£*

larında ise bakımsızlıktan bir ot yığınına dönüşen Taksim Bahçesi’nin yerine de Taksim Belediye Bahçesi ve Gazinosu yapıldı. 38 bin metrekarelik alana oturtulan Gezi ve Bele­ diye Gazinosu kısa sürede İs­ tanbulluların rağbet ettiği yer­ ler haline dönüştü. 30 Ağus­ tos Zafer Bayramı ve

Cumhu-riyet Bayramı balolarının ve­ rildiği, yabancı grupların gelip gösteri yaptığı bu bahçe ve ga­ zino, 1968’de burada Shera­ ton Oteli’nin temelleri atılana kadar, bugünlerden oldukça farklı bir İstanbul’un simgesi olarak, Cumhuriyet’in simgesi Taksim Anıtı ile karşı karşıya, uyum içindeydiler. Anıt, tahta perdelerle korumaya alınmış ve Taksim Meydanı düzenleniyor (solda, ortada). Cumhuriyet A n ıtı’nın açılışından bir yıl sonra Taksim’deki ilk çevre düzenlemesi bitmişti (sol üstte). Kültür Sarayı yangını

Taksim Cumhuriyet Anıtı 27 Kasım 1970 gecesi, korkunç bir yangına tanık oldu. Temeli 29 Mayıs 1946 günü atılan ve yapımı tam 23 yıl süren Kültür Sarayı, 'IV. Murad' adlı oyun sahnelendiği sırada, elektrik kontağından çıkan yangın sonucu bir anda alevler içinde kalmıştı. Güçlükle söndürülen yangın sonucu

kullanılamaz hale gelen Kültür Sarayı, yangından sonra baştan sona onarılacak ve bu kez, Atatürk Kültür

Merkezi adıyla İstanbulluların hizmetine girecekti.

1 Mayıs 1977 olayları

Devrimci İşçi Sendikaları

Konfederasyonu (DİSK) tarafından 1 Mayıs 1977 tarihinde Takslm'de

A

K Ş

A 1VI

Gençlik âbide önünde and i<

Atalürkün kurduğu kudretli ve kuvvetli rejin inkılâplara daima sadık kalacak

V tU tü rk , Ulikbalinden »rkmıyan ku vvetli m illi r devlet bırak m aktadırH

' C ** y a/tfcÿ m akat«*

yakandaki «at*ı«tia bitiriyor

Dün T a k sim m e y d a n ı im d e n iz i h a lin i a lm ıştı

Y üksek (alınıl gençliğinden ba}k binlerce halk meydanı doldun

düzenlenen miting (üstte) sırasında kanlı olaylar patlak verir. DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler konuşurken, alanı dolduran binlerce kişinin üzerine Sular İdaresi yönünden ateş açılır. Bunu

Intercontinental Otell'nden (şimdiki The Marmara) açılan ateş İzler. Silah sesleri kesilmeden, polis panzerleri sirenlerini çalarak topluluğun üzerine yürür. İki ateş arasında kalan binlerce kişi korku içinde kaçışırken çıkan kargaşada, kimileri ayaklar altında kalarak, kimileri kurşunlarla, 37 kişi can verir.

Partilerin Taksim mitingleri

Seçimler öncesi siyasi partilerin Takslm'de düzenledikleri mitingler, önemli birer gösterge sayılmış ve liderler de seslerini hep bu meydanda duyurmak istemişlerdir. 2 Haziran 1977'de bu alanda yapılan CHP mitingi, bir özelliği nedeniyle diğerlerinden ayrılır. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, CHP Başkanı Bülent Ecevlt'e miting sırasında suikast yapılacağı konusunda duyumlar aldığını bildirerek, ondan alana gitmemesini istemiştir. Ancak Ecevlt bunu reddederek, "Eşimle ben yarın orada olacağız ve konuşacağım" demiştir. Ecevlt'ln bu sözleri üzerine ertesi gün Taksim Alam'na binlerce kişi toplanmış (altta), mitingden 3 gün sonra yapılan seçimlerde, CHP 'birinci parti' olmuştu.

Popüler TARİH / A ğ u sto s 2002 * 6 7

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Gerçekten demokratik modernitenin Türkiye'de tüm halk taraf ından inşasını görüyoruz?. Zaten Kürdistan'da demokratik özerkli ğin ilanı ile beraber gerçekleşen

Taksim Yayalaştırma Projesi'ndeki imar oyunu, tarihi Topçu Kışlası'nı yeniden yapıyoruz adı altında, o yeşil alan ı/parkı inşaata açan imar oyunudur.. Orada milyar

Yurdun ve İstanbul'un dört bir yanında gerçekleşecek forum ve etkinliklerin Dayanışmaya yapılan hukuksuz müdahaleye halkın cevabı olacağını kaydeden Taksim

Taksim Dayanışması, &#34;hiçbir kural tanımaksızın şiddet uygulayan kolluk görevlilerine ve onlara talimat verenlere 'As ıl Biz İtham Ediyoruz' diyebilmek için&#34;

6 Temmuz 2013 Cumartesi günü, Gezi Park ı’nı halka kapatanlara, Taksim Meydanı ve Gezi Parkını kimliksizleştirme, insans ızlaştırma ve betonlaştırma planlarının

Taksim Meydan ı Yayalaştırma Projesi kapsamında ilk etap olarak Cumhuriyet Caddesi ile Tarlabaşı Caddesi arasındaki dalış tünelleri için İstanbul 2 Numaralı

Kurulun karar ında şöyle denildi; ‘’İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi kapsamında yap ılan çalışmalarda tespit edilen ve Geç

Sivil toplum örgütlerinin diğer yönetici ve sözcüleri de resmi ve özel kuruluşların her türlü etkinliğine izin veren siyasi iktidar ın, Taksim Meydanı'nı 1 Mayıs günü