• Sonuç bulunamadı

Muş-Malazgirt İlçesi'ndeki manevi halk inançlarının dinler tarihi açısından değerlendirilmesi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Muş-Malazgirt İlçesi'ndeki manevi halk inançlarının dinler tarihi açısından değerlendirilmesi"

Copied!
103
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T.C.

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ ANA BİLİM DALI DİNLER TARİHİ BİLİM DALI

MUŞ-MALAZGİRT İLÇESİ’NDEKİ MANEVİ HALK İNANÇLARININ DİNLER TARİHİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

YÜKSEK LİSANS TEZİ

Danışman

Yrd. Doç. Dr. Ahmet ARAS

Hazırlayan M. Raşit YILDIRIM

(2)

T.C.

SELÇUK ÜNVERSTES Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüü

Alaaddin Keykubat Kampüsü Selçuklu/ KONYA Tel: 0 332 223 2446 Fax: 0 332 241 05 24

http://www.sosyalbil.selcuk.edu.tr/

BLMSEL ETK SAYFASI Ad Soyad MUHAMMED RAT YILDIRIM Numaras 054245031006

Ana Bilim / Bilim Dal FELSEFE VE DN BLMLER/Dinler Tarihi Program Tezli Yüksek Lisans Doktora

Örencinin

Tezin Ad MU-MALAZGRT LÇESNDEK MANEV HALK NANÇLARININ DNLER TARH AÇISINDAN DEERLENDRLMES

Bu tezin proje safhasndan sonuçlanmasna kadarki bütün süreçlerde bilimsel etie ve akademik kurallara özenle riayet edildiini, tez içindeki bütün bilgilerin etik davran ve akademik kurallar çerçevesinde elde edilerek sunulduunu, ayrca tez yazm kurallarna uygun olarak hazrlanan bu çalmada bakalarnn eserlerinden yararlanlmas durumunda bilimsel kurallara uygun olarak atf yapldn bildiririm.

Örencinin imzas (mza)

(3)

T.C.

SELÇUK ÜNVERSTES Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüü

Alaaddin Keykubat Kampüsü Selçuklu/ KONYA Tel: 0 332 223 2446 Fax: 0 332 241 05 24

http://www.sosyalbil.selcuk.edu.tr/

YÜKSEK LSANS TEZ KABUL FORMU Ad Soyad MUHAMMED RAT YILDIRIM

Numaras 054245031006

Ana Bilim / Bilim Dal FELSEFE VE DN BLMLER/Dinler Tarihi Program Tezli Yüksek Lisans Doktora Tez Danman Yrd.Doç.Dr. AHMET ARAS

Örencinin

Tezin Ad MU-MALAZGRT LÇESNDEK MANEV HALK NANÇLARININ DNLER TARH AÇISINDAN DEERLENDRLMES

Yukarda ad geçen örenci tarafndan hazrlanan MU-MALAZGRT LÇESNDEK MANEV HALK NANÇLARININ DNLER TARH AÇISINDAN DEERLENDRLMES balkl bu çalma 12/11/2010 tarihinde yaplan savunma snav sonucunda oybirlii/oyçokluu ile baarl bulunarak, jürimiz tarafndan yüksek lisans tezi olarak kabul edilmitir.

Ünvan, Ad Soyad Danman ve Üyeler mza Yrd.Doç.Dr AHMET ARAS. Danman, Asl Jüri

Doç. Dr. MUSTAFA SAM BAYBAL

Asl Jüri

Doç. Dr. Sddk KORKMAZ

Asl Jüri

(4)

T.C.

SELÇUK ÜNVERSTES Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüü

Alaaddin Keykubat Kampüsü Selçuklu/ KONYA Tel: 0 332 223 2446 Fax: 0 332 241 05 24

http://www.sosyalbil.selcuk.edu.tr/

Ad Soyad MUHAMMED RAT YILDIRIM Numaras 054245031006

Ana Bilim / Bilim Dal FELSEFE VE DN BLMLER/Dinler Tarihi Program Tezli Yüksek Lisans Doktora Tez Danman Yrd.Doç.Dr. AHMET ARAS

Örencinin

Tezin Ad MU-MALAZGRT LÇESNDEK MANEV HALK NANÇLARININ DNLER TARH AÇISINDAN DEERLENDRLMES

ÖZET

MU-MALAZGRT LÇES’NDEK MANEV HALK NANÇLARININ DNLER TARH AÇISINDAN DEERLENDRLMES

Bu çalmamzn konusu incelediimiz bölgenin manevi halk inançlardr. Bu çalmay yapmaktaki amacmz bu bölgede yaayan halkn inand manevi halk inançlarn incelemek ve Dinler Tarihi açsndan deerlendirilmesini yapmaktr. Aratrmamz bir giri ve dört bölümden olumaktadr.

Giri bölümünde Mu-Malazgirt lçesinin tarihi, corafi, sosyal ve kültürel dokusu verilmitir. Birinci bölümde Malazgirt’te manevi halk inançlarnn yaatld yerler, ikinci bölümde Malazgirt’te yaatlan manevi halk inançlar, üçüncü bölümde ziyaretlere ve manevi halk inançlarna konu olan efsaneler incelenmitir. Dördüncü bölümde ise Mu-Malazgirt lçesinde yaatlan manevi halk inançlarnn Dinler Tarihi açsndan deerlendirilmesi yaplmtr.

Anahtar Kelimeler: Halk inançlar, Ziyaretler, Ölüm, Doum, Efsane.

(5)

T.C.

SELÇUK ÜNVERSTES Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüü

Alaaddin Keykubat Kampüsü Selçuklu/ KONYA Tel: 0 332 223 2446 Fax: 0 332 241 05 24

http://www.sosyalbil.selcuk.edu.tr/

Ad Soyad MUHAMMED RAT YILDIRIM Numaras 054245031006

Ana Bilim / Bilim Dal FELSEFE VE DN BLMLER/Dinler Tarihi Program Tezli Yüksek Lisans Doktora Tez Danman Yrd.Doç.Dr. AHMET ARAS

Örencinin

Tezin ngilizce Ad

ASSESSMENT OF SPIRITUAL BELIEFS IN MALAZGRT, A DISTRICT OF MU IN TERMS OF HISTORY OF RELIGIONS

SUMMARY

ASSESSMENT OF SPIRITUAL BELIEFS IN MALAZGRT, A DISTRICT OF MU IN TERMS OF HISTORY OF RELIGIONS

The subject of this study is the spiritual beliefs of the region that is taken into consideration. The reason that lies beneath the study is analyzing and assessing the spiritual beliefs of the society of this region in terms of the History of Religions. The research consists of an introduction and four chapters.

In the Introduction, there is information about the history, geographical, social and cultural system Malazgirt, a district of Mu. In Chapter I, the places where the spiritual beliefs of the society still survive; in Chapter II, the spiritual beliefs that still survive in Malazgirt and in Chapter III, the legends that are about the visits and spiritual beliefs are taken into consideration. And in Chapter IV, the assessment of spiritual beliefs that still survive in Malazgirt, a district of Mu are taken into consideration.

Key Words: Spiritual Beliefs, Visits, Death, Birth, Legend.

(6)

ÖNSÖZ

Tüm toplumlarda tarihsel süreçle birlikte oluşan, gelişen ve değişerek devam eden bir takım kutsallar, inançlar bulunmaktadır. Bu inançların, kaynağı din olabildiği gibi, sebepleri çok farklı fenomenlerden de kaynaklanabilmektedir. Kültürü oluşturan bu unsurlar “örf, adet, anane, tören, vb” toplum için vazgeçilmez niteliktedir ve toplumun değer yargılarının da özünü teşkil etmektedir.

Muş ilinin Malazgirt ilçesi ve çevresinde yaşanan kültürel hayat, içerik ve içsellik bakımından Anadolu’nun genelinde yaşanan kültürel yaşamla çok benzerlik göstermektedir. Araştırmamızı yaparken doğu halkının, farklı şekillerde ortaya konulmak istenildiği gibi çok değişik inanç ve uygulamalarının olmadığını fark ettik. Malazgirt’teki halkın yüzyıllardır Türk, Kürt, Ermeni’si ile bir arada kültürel bir birliktelik içerisinde yaşamaları bunun kanıtı olsa gerektir.

Toplum tarafından benimsenen, içselleştirilen halk inançları geçmiş ve gelecek arasında kültürel bağların ortaya konulması bakımından önemi haizdir. Günümüz dünyasında teknoloji ve iletişim araçlarının sürekli değişmesi ve gelişmesi sonucu toplumsal değer yargılarında bir takım dönüşümler kaçınılmaz olmuştur. Bu süreçte insan unsuru, inanç ve uygulamalarını unutmuş ve öz kimliklerinden uzaklaşmaya başlamıştır. Biz de bu çalışmamızda Anadolu’nun ve Anadolu İnsanı’nın özünü oluşturan halk inançlarını araştırmayı amaçladık.

Çalışmamızın konusu halk inançlarıyla ilgili olduğundan, halkın içinden örnekler seçerek bu örneklerle çalıştık. Ziyaret yerleriyle ilgili bilgileri ise söz konusu olan mekânlara bizzat giderek hazırladık.

Tezimiz giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında çalışmamızın amacı, sınırlılıkları ve metodu, ayrıca Malazgirt’in coğrafi konumu, tarihi, sosyal yaşamıyla ilgili genel bilgi verdik. Birinci bölümde Malazgirt ve çevresindeki ziyaret yerlerini, ikinci bölümde Malazgirt ve çevresinde inanılan manevi halk inançlarını, üçüncü bölümde, ziyaretlere ve manevi halk inançlarına konu olan efsanevi inançları açıkladık. Dördüncü bölümde ise Malazgirt’teki halk inançlarının Dinler Tarihi açısından değerlendirmesini yaptık.

Bu tezi hazırlamamdaki katkılarından ötürü İlyas TORGAÇ Bey’e ve bu çalışmamda yardımlarını esirgemeyen, yapıcı ve geliştirici rehberliğinden ötürü danışman Hocam, Sayın Yrd. Doç. Dr. Ahmet ARAS Bey’e teşekkürlerimi sunmayı bir onur sayarım.

(7)

KISALTMALAR a.g.e. : adı geçen eser

a.g.m. : adı geçen makale

(a.s.): aleyhisselam bkz.: bakınız C. : cilt cm.: santimetre Fak. : fakültesi Hz.: hazreti. m.: metre. s. : sayfa S. : sayı

(sav) : Sallallahü Aleyhi Vesellem.

S.Ü. : Selçuk Üniversitesi

T.D.V. : Türkiye Diyanet Vakfı

vb.: ve benzeri

vd. : ve diğerleri

vs.: vesaire

Yay. : yayınları

(8)

İÇİNDEKİLER

GİRİŞ ... 1

1. ARAŞTIRMANIN AMACI VE SINIRLILIKLARI ... 1

2. ARAŞTIRMANIN METODU ... 2

3. MALAZGİRT ... 2

A. MALAZGİRT’İN COĞRAFİ YAPISI ... 2

B. MALAZGİRT'İN SOSYAL VE COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ ... 3

C. MALAZGİRT'İN TARİHİ VE KÜLTÜREL ÖZELLİKLERİ ... 5

I. BÖLÜM MALAZGİRT’TE MANEVİ HALK İNANÇLARININ YAŞATILDIĞI YERLER 1. KÜT BABA ... 10

2. PİNEDİZ BABA ... 12

3. BELÜ BABA ... 13

4. MÜDERRİS İBRAHİM EFENDİ ... 14

5. ALYARLI ŞEYH BAHAEDDİN ... 16

6. PALA ŞEHİT ... 17

7. ŞEHİDE DİREJ ... 18

8. ŞEYH SEYFETTİN ... 19

9. ŞEYH CÜREYH (CURRUH) ... 20

10. ŞEHİDE DÂRE ... 21

11. KARTEVİN (ZİNCİRLİ) KALE ... 22

12. KÜMBET MEZARI ... 24

13. ŞEYH YUNUS ... 25

14. HZ. ALİ'NİN DİLEK TAŞI ... 26

II. BÖLÜM MALAZGİRT’TE YAŞATILAN MANEVİ HALK İNANÇLARI 1. DOĞUM VE ÇOCUKLA İLGİLİ HALK İNANÇLARI ... 28

A. Doğum ... 28

B. İsim Verme Töreni ... 30

C. Sünnet Töreni ... 31

D. Diş Hediği ... 33

2. ÖLÜMLE İLGİLİ HALK İNANÇLARI ... 34

(9)

3. EVLİLİK VE DÜĞÜNLE İLGİLİ HALK İNANÇLARI ... 36 A. DÜĞÜN ÖNCESİ ... 37 a. Kız Görme ... 38 b. Kız İsteme ... 39 c. Şerbet İçme ... 41 B. DÜĞÜN ESNASINDA... 43 a. Güveyi Giydirme ... .44 b. Düğün (Gece Düğünü) ... 44 c. Kınalara Gitme ... 45 d. Gelin Götürme ... .46 C. DÜĞÜN SONRASINDA ... 48

4. OCAK VE HASTALIKLARLA İLGİLİ HALK İNANÇLARI ... 49

5. GÜNLERLE İLGİLİ HALK İNANÇLARI ... 50

A. Kara Çarşamba ... .50

B. Harafane ... ...51

C. Vartivar ... .51

D. Nevroz ... ..52

E. Hızır Nebi - Hızır İlyas ... 53

6. YAĞMURLA İLGİLİ HALK İNANÇLARI ... 54

A. Çelim Çelim Çemçecük ... 54

7. AYLA İLGİLİ HALK İNANÇLARI ... 56

8. KÖTÜ RUHLARLA İLGİLİ HALK İNANÇLARI ... 57

A. Kampos (Alkız, Alkarası) ... .57

III. BÖLÜM ZİYARETLERE VE MANEVİ HALK İNANÇLARINA KONU OLAN EFSANELER 1. SÜPHAN DAĞI İLE İLGİLİ EFSANELER ... 59

A. Siyabend İle Hâce Efsanesi ... 59

B. Yedi Başlı Ejderha Efsanesi ... 60

C. Değnekli Çoban Efsanesi ... 61

D. Süphan Dağı’nın Patlaması ... 62

2. MALAZGİRT YILAN EFSANESİ ... 63

(10)

3. ŞEYH CURRUH’UN KERAMETİ ... 66

4. ALYARLI ŞEYH BAHAEDDİN’İN VASİYETİ ... 67

5. CUMA AKŞAMLARI ZİYARET ... 68

6. MURAT NEHRİ EFSANESİ ... 68

7. KIZIL ZİYARET EFSANESİ ... 69

IV. BÖLÜM MUŞ-MALAZGİRT İLÇESİ’NDEKİ MANEVİ HALK İNANÇLARININ DİNLER TARİHİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ 1. MALAZGİRT‘TE MANEVİ HALK İNANÇLARININ YAŞATILDIĞI YERLER . 71 2. MALAZGİRT’TE YAŞATILAN MANEVİ HALK İNANÇLARI ... 74

3. ZİYARETLERE VE MANEVİ HALK İNANÇLARINA KONU OLAN EFSANELER ... 80

SONUÇ ... 82

BİBLİYOGRAFYA ... 83

KAYNAK ŞAHISLAR ... 86

EK-1: XECE İLE SİYABEND’İN AŞKI ... 89

EK-2: MÜLAKAT BİLGİ FORMU ... 93

(11)

1

GĠRĠġ

1. ARAġTIRMANIN AMACI VE SINIRLILIKLARI

Ġnceleme konumuz insan ve yaptıkları olunca zamanla birlikte geliĢen, değiĢen, farklılaĢan, girift bir o kadar da kendi içerisinde mükemmel bir yapıyla karĢılaĢabiliyoruz. Hepimizin toplum hayatında yaĢarken bazı âdet ve gelenekler hakkında bir takım merakları vardır. Bu uygulamaları neden yapıyoruz; “Niçin türbe ve yatırlara adak adıyoruz, erkek çocuklarımızı sünnet ettiriyoruz, gelin eve girerken tabak kırıyoruz, ölülerimize yemek vermemizde bizim üzerimizde etkili olan zorlayıcı gücün kaynağı nedir? vb.” gibi sorular bu âdet ve gelenekleri yerine getirip huzur buluyor olsak da aklımızdan geçmektedir. Biz bu çalıĢmayı yaparken genelde ülkemiz halkının özelde Malazgirt ve çevresinin yaĢamıĢ olduğu gelenek, görenek, örf, adet ve uygulamaların menĢe olarak nereye dayandıklarını ve Dinler Tarihi ve Din Fenomenolojisi bağlamında hangi değerlerinin olabileceğini incelemeye çalıĢtık.

Ziyaretleri incelerken bizim görevimiz, ziyaret yerlerinin ve orada gerçekleĢtirilen uygulamaların doğruluğunu veya yanlıĢlığını ortaya koymak değil bilakis bu ziyaret yerlerinin halk için önemli olması ve burada yapılan uygulamaların halk üzerindeki tesirlerini ortaya koymaktı.

Tabi ki biz bunu yaparken toplum için en önemli tarihsel bir olgu olan dinin halk üzerindeki etkisinden yola çıkmak durumundaydık. Çünkü Ġlahi dinlerin tümü; Ġnsanın din ile iletiĢiminin yaratılıĢıyla birlikte baĢladığını söylemektedirler. Bunun yanında Orta Asya Dinleri, Afrika Dinleri ve Eski ilkel Dinlerin dâhi insan yaĢamının dinsel bir takım ritüeller ve uygulamalarla bağlantılı olarak bir düzen içerisinde oluĢunu vurguladıklarını biliyoruz. Toplumda görülen bu uygulamaların din ve kutsal olanla nasıl bir iliĢki içerisinde olduğu da bu yönüyle bizim araĢtırmamızın kapsamıydı.

ÇalıĢmamıza Doğu Anadolu Bölgesinde yaĢanan kültürel dokuyu inceleyerek baĢladık. Ġncelememizi “Malazgirt ve çevresinde yaĢanan halk inançları” Ģeklinde sınırlandırmıĢ olmamıza rağmen, genel olarak bu tür çalıĢmalarda rastlanıldığı üzere, bu kültürel örüntü, MuĢ‟un, Doğu Anadolu‟nun, belki de çoğunlukla Anadolu insanının yaĢadıkları olarak karĢımıza çıkmıĢtır.

Bu tür çalıĢmaların Türkiye‟mizde ayrımcı söylemlerin çoğaldığı bu günlerde bu söylemlere karĢı, Anadolu‟ya ait örf, adet, görenek ve gelenekleriyle Anadolu halkının kardeĢ olduğunu kanıtlar niteliktedir.

(12)

2

2. ARAġTIRMANIN METODU

Tezimizi, genel olarak Dinler Tarihinin ve Din Fenomenolojisinin bilimsel metotlarını kullanarak oluĢturmaya çalıĢtık. Ziyaret yerlerini ve halk inançlarını araĢtırırken mülakat ve gözlem metotlarından yararlandık. Ziyaret yerleri ve halk inançlarından kaynaklanan efsaneleri yazarken yine mülakat yöntemini uygulamayı uygun gördük.

Mülakat metodunu uygularken uygulama konumuzla ilgili örneklemlerin bilgilerine baĢvurmayı önemsedik. Bununla beraber mülakat yaptığımız kiĢilerin ileri yaĢlı olmalarına özen gösterdik. Mülakat yaparken her birey için bilgi kâğıdı doldurmaya özen gösterdik.

AraĢtırmamızı yaparken karĢılaĢtığımız halk genel olarak Kürtlerden oluĢtuğu için yeri geldikçe mülakatlarda tercüman kullanma yoluna gittik; ziyaret yerlerini araĢtırırken köylere gidip, ziyaret yerlerini bulmada ve köylüyle irtibat noktasında bir takım aracılardan faydalandık.

3. MALAZGĠRT

A. MALAZGĠRT’ĠN COĞRAFĠ YAPISI

MuĢ ilinin ilçelerinden (Bulanık, Malazgirt, Hasköy, Varto, Korkut) birisidir. ÇalıĢma sahamız olan Malazgirt ilçesi 370

7ı- 39011ı kuzey paralelleri ile 42030ı-42036ı doğu meridyenleri arasında yer almaktadır. Malazgirt Doğu Anadolu Bölgesi Yukarı Murat Van Bölümü, Yukarı Murat yöresinde yer alan MuĢ ilinin kuzeydoğusundadır. Malazgirt Van Gölü‟nün ise Kuzey batısında yer almaktadır. Malazgirt, güney ve güneydoğusunda Bitlis iline bağlı Ahlat ve Adilcevaz ilçeleri, kuzeydoğu ve doğusunda Ağrı iline bağlı Patnos ve Tutak ilçeleri, kuzey ve kuzeybatısında ise Erzurum iline bağlı Karayazı ve Hınıs ilçeleri, batısında ise MuĢ Ġlinin bir diğer ilçesi olan Bulanık‟la çevrilidir.1

1.534 km2 olan ilçe toprakları, denizden 1.550 m. yüksekliktedir. Ağrı platosunun devamı niteliğindeki volkanik arazinin yamacına kurulmuĢ, yer yer Malazgirt-Bulanık ovasına da taĢmıĢtır. Van Gölü‟nden Süphan Dağı vasıtası ile ayrılan Ġlçe, bu dağdan gelen volkanik malzeme ile ĢekillenmiĢtir. Kuzey kesiminde yine volkanik malzemeden oluĢan Kartevin Dağı

1

D. BARKOT, Ġslam Ansiklopedisi : “Malazgirt” Maddesi, Milli Eğitim Basımevi, Ġstanbul, 1970, C.7, s. 239-248; AnaBritanica: Malazgirt Maddesi, Ana Yay., 1968, C.15, s. 224-225.

(13)

3

bulunan Malazgirt ilçesi Murat nehri ile de batıdan sınırlanmıĢtır. Gaz Gölü ya da Kaz Gölü adıyla anılan küçük göl ise ilçenin kuzey kesiminde yer almaktadır.2

Ġlçenin arazisi üçüncü jeolojik zamanda çeĢitli tektonik hareketlere maruz kalmıĢ olup, daha sonraki zamanlarda akarsuların etkisiyle yarılmalara ve kırılmalara uğrayarak bugünkü Ģeklini almıĢtır. 1900 yılından itibaren birçok depremlere sahne olan Malazgirt, birinci deprem kuĢağı üzerinde bulunmasından dolayı 1903 yılında tahrip gücü yüksek Ģiddetli bir deprem geçirmiĢ, depremin etkisiyle merkezin ve köylerin birçoğu yerle bir olmuĢtur. Bunu Ġlçe merkezinde yapılan derin hafriyatlar neticesinde görülen tandır ve ev kalıntıları doğrulamaktadır. Jeolojik zamanlardaki tektonik kırılmalar, yer yer küçük depremler, geniĢ tabanlı Malazgirt Ovasını meydana getirmiĢtir. Ġlçenin güneydoğu ve güneyini kuĢatan ova yüksek bir plato görünümündedir. Bu plato gerek Süphan Dağı‟nın gerekse eteğindeki küçük volkanların çıkarmıĢ oldukları lavlarla ve kaya yığınlarıyla kaplıdır.

B. MALAZGĠRT’ĠN SOSYAL VE EKONOMĠK ÖZELLĠKLERĠ

1980‟de Malazgirt ilçesinin nüfusu 49.711 kiĢi idi. Bu nüfusun %71,7‟sini oluĢturan 35.643 kiĢi kırsal kesimde yaĢamaktaydı. Kırsal Nüfus, 3‟ü bucak merkezi (Aktuzla, Karahasan, Nurettin) olan 70 köye dağılmıĢtır. Ġlçede nüfusun yoğunluğu, il ortalamasının altında ve km2‟de 32 kiĢidir. 100 km2‟de yerleĢme sıklığı ise 4,6 olup, il ortalamasına yakındır.3

Günümüzde Malazgirt Ġlçesi MuĢ iline bağlı bir birim olup, Adaksu Aktuzla ve Konakkkuran olmak üzere üç bucak merkezi ile Malazgirt Belediyesi, Gülkoru ve Konakkuran Belde Belediyeleri olmak üzere üç belediyeye sahiptir. Ġlçe‟ ye bağlı 73 köy, 2 Belde ve 19 mezra bulunmaktadır. Ayrıca Ġlçe Merkezi 12 mahalleden oluĢmuĢtur.

Malazgirt köyleri az nüfusludur. 1980‟de ilçeye bağlı köylerden 12‟sinin nüfusu 200‟ün altında, 28‟inin nüfusu ise 201–500 arasındaydı. Ġlçede nüfusu 1.000‟i aĢan 8 köy vardır. 1980‟de ilçe nüfusunun % 28,3‟ünü oluĢturan 14.068 kiĢi ilçe merkezinde oturmaktaydı. Ġlin Merkez‟den sonra nüfusu 10.000‟i aĢan ikinci yerleĢmesi olan Malazgirt‟in günümüzde nüfusu 2000 yılı genel nüfus sayımı sonuçlarına göre Ġlçe merkezinde 23.697, Ġlçemize bağlı köylerde

2 AnaBritanica: Malazgirt Maddesi, C.15, s. 224-225.

(14)

4

45.293 kiĢi olmak üzere toplam 68.990 kiĢi olup aynı zamanda ilde nüfus oranının en yüksek olduğu merkezdir.

Malazgirt ilçesi ĢehirleĢme açısından düzensiz bir yapıya sahip olup, konutlar genellikle küçük, basit ve ahĢaptır. Sosyal yaĢantı basit ve sadedir. Sinemanın bulunmadığı Ġlçemizde Kültür Merkezi ve Halk Eğitim Merkezinin olmak üzere, iki tane tiyatro sahnesi vardır, ancak faaliyetler okul piyesleri ve bazı özel günlerdeki oyunlarla sınırlı kalmaktadır. Yörede düğünler basit ve geleneklere göre yapılır. Genellikle yöresel halk oyunları oynanır. Sosyal iliĢkilerde gelenekler ile aĢiret örf ve adetleri hâkimdir.

Ġlçe „de yaĢayan insanların eğitim düzeyi düĢüktür. Okuma-yazma oranı %75tir. Yüksek öğrenim görmüĢ veya gören kiĢilerin sayısı azdır. Lise mezunu oranı ise nüfusun %10 u civarındadır. Ġlçe merkezinde; 1 Lise, 1 Endüstri Meslek Lisesi, 1 Ġmam Hatip Lisesi,1 Anadolu Öğretmen Lisesi, 9 Ġlköğretim Okulu, 2 adet YĠBO, 1 Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü, 1 Anaokulu, 1 Mesleki Eğitim Merkezi, Köylerde ise 1 Yatılı Ġlköğretim Bölge Okulu, 68 birleĢtirilmiĢ sınıflı ilköğretim okulu, 14 adet müstakil Ġ.Ö.O. olmak üzere toplam 100 adet okul mevcuttur.

Ġlçe ekonomisi %90 oranında tarım ve hayvancılığa dayanmakta olup, Ġlçe ticaretinde önemli bir yere sahiptir. 1970‟li yıllarda yapımı tamamlanan DSĠ‟nin sulama kanalı 28 km‟dir. 2000 Hk. Arazi bu kanaldan sulanmaktadır. Ġlçe „de sanayi sektörü olarak 4 tane tarım aleti üreten atölye, 1 adet yem fabrikası bulunmaktadır. Ġlçe „de tarıma elveriĢli 1.037.850 dekar araziden 1.014.447 dekarda kuru tarım, 23.403 dekarda sulu tarım yapılmakta ve 220.000 tabii çayır sahası olarak faydalanılmaktadır. Ġlçe genelinde 416.150 dekar mera, 80.000 dekar da tarıma elveriĢli olmayan arazi bulunmaktadır. Ġlçe‟nin kuzeyinden geçen Murat Nehri ile BadiĢan Deresi‟nin arasında kalan Malazgirt Ovası 50.000 dekarlık alana sahip olup, Ġlçe‟nin en verimli topraklarını teĢkil etmektedir. Ova ‟da taban suyu seviyesi yüksek olması nedeniyle suyu seven tarım ürünleri yetiĢtirilmektedir. Ova „da çoğunlukla Ģekerpancarı, kavun, karpuz, buğday, arpa, yonca, mercimek, nohut gibi tarım ürünleri yetiĢtirilmektedir.4

Ġlçede son yıllarda yem bitkileri ekiliĢlerine de ağırlık verilmektedir. Tarım alanında genellikle buğday, arpa ve nohut ekilmekte, bunun yanı sıra kırmızı ve yeĢil mercimek, ayçiçeği, yonca ve korunga da bu ürünler arsında yer almaktadır. Ġlçe‟ de sebze üretimi ailelerin kendi ihtiyaçlarına göre olup, önem arz etmemekte, meyvecilik ve bağcılık hiç yapılmamaktadır. Ġlçe‟ de meyveciliğin geliĢtirilmesi ve yaygınlaĢtırılması iklim Ģartlarına

4

(15)

5

bağlı olarak geri kalmıĢtır. Bu sebeplere rağmen Ġlçe Tarım Müdürlüğü tarafından meyveciliğin geliĢtirilmesi ve yaygınlaĢtırılması çerçevesinde defalarca demonstrasyon amaçlı örnek çiftçilere meyvecilik bahçesinin tesisi gerçekleĢtirilmiĢtir.

Hayvancılıkla geçinen bir ilçe olmasına karĢın, Malazgirt‟te yaĢayan memurların ve Malazgirt‟te yerleĢmiĢ olan askeri birliğin Malazgirt‟in ekonomik canlılığında etkisi büyüktür. Yakın zamanda Askeri Birliğin (Alay‟ın) Malazgirt‟ten ayrılmasıyla birlikte Ģehrin ekonomik hayatı durağanlaĢmıĢtır.

Ġlçe toplam alanının %60‟ı ova, kalanı dağlıktır. Ġlçe toprakları, daha çok hayvancılığa elveriĢlidir. Ġlçede hayvancılık en önemli geçim kaynağıdır. Özellikle tarım arazisinin verimli olmaması nedeniyle gelir elde edemeyen vatandaĢ, hayvancılığa yönelmektedir. Genellikle bölge Ģartlarına uyum sağlamıĢ yerli ırk hayvanlar beslenmektedir. Ġlçe genelinde 65.830 civarında büyükbaĢ, 175.000 civarında küçükbaĢ hayvan varlığı mevcuttur. BüyükbaĢlar genellikle sığır olup küçükbaĢlar ise genelde koyundur, keçi sayısı ise nispeten azdır. Ġlçe‟deki Murat Nehri ve BadiĢan Çayı kenarlarındaki köylerde mera alanları yetersiz olduğundan bu havzada büyükbaĢ hayvan besiciliği yapılmaktadır.

C. MALAZGĠRT’ĠN TARĠHĠ VE KÜLTÜREL ÖZELLĠKLERĠ

Malazgirt‟in Urartu Krallığı döneminde kurulduğu düĢünülmektedir. Kral Menua (MÖ 810–786) döneminde Urartu Devleti Ön Asya‟nın en güçlü devleti haline gelir. Tarihçiler Kral Menua‟nın burada bir Ģehir kurduğu ve bu dönemde Malazgirt Ovasında sulama kanalları yaptırdığını belirtmektedir.5

Urartu egemenliğini Med‟lerin egemenliği takip etmiĢ ve daha sonra Perslerle birlikte bölge 200 yıl boyunca Büyük Babil Satraplığı* içinde yer almıĢtır. Daha sonra Ġlçe yüzyıllar boyu Roma, Part ve Ermeni devletlerinin hâkimiyet mücadelesine sahne olur. Bizans egemenliği döneminde Selçuklu akınları baĢlar. Büyük Selçuklu Sultanı Sultan Alparslan; Bizans Ġmparatoru Romenos Divodenes ile yaptığı Malazgirt Meydan Muharebesiyle Malazgirt‟i Selçuklu Devletine dahil eder. Ardından Eyyubi, Ġlhanlı, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Safevi hâkimiyetinde kaldıktan sonra 1514‟te Osmanlı Ġmparatorluğu topraklarına katılır. Malazgirt ilçesi, Osmanlı yönetimi süresince Erzurum‟un bir sancağı iken, 1923‟ten sonra

5

D. BARKOT, Ġslam Ansiklopedisi : “Malazgirt” Maddesi, C.7, s. 239-248.

(16)

6

MuĢ‟a bağlanmıĢtır.6

ġemsettin Sami “Kamü‟l Âlam adlı eserinde, Malazgirt‟in Bitlis Vilayeti MuĢ Sancağına bağlı bir kaza olduğunu, Elmalı Nahiyesiyle birlikte 50 köyünün bulunduğunu yazar.

Malazgirt‟in ilk çağ tarihi gibi kültür tarihi de Urartularla baĢlar. Urartu Devleti‟nin tarih sahnesinden siliniĢinden sonra Malazgirt‟in de dâhil olduğu doğu Anadolu‟da yaĢayan mahalli halklar orijinal bir kültür oluĢturamamıĢ, Pers kültürünün tesiri altında kalmıĢlardır. Türklerin hâkimiyetinden sonra Türk – Ġslam kültürü yayılmaya baĢlamıĢ ve zaman içinde tek kültür haline gelmiĢtir. Doğu Anadolu‟nun tarihi bin seneden, en az Malazgirt Meydan Muharebesinden beri tarihimizle kaynaĢmıĢtır. Bugün, her Türk için Antalya, UĢak, Denizli, Bursa, Konya ne ise Erzurum, MuĢ, Ahlat, Van, Kars ve Ardahan da aynıdır.

Ayrıca Ermeni Krallığı döneminde Ani Kalesi‟ne bağlı bir uç savunma bölgesi olan Malazgirt‟te 726 yılında toplanan Ermeni Konsülü, Ermeni Kilisesi‟nin Doğu Ortodoks Kilisesi‟nden bağımsız olduğunu ilan etmiĢtir. Bu yüzden bölge yüzyıllar boyu Roma, Part ve Ermeni devletlerinin hakimiyet mücadelelerine sahne olur.

Malazgirt’in Ġsmi: Van Gölü havzasına hâkim olmuĢ ve buradan büyük bir alana

yayılmıĢ olan Urartuların baĢlarında MENUAS adlı bir kral bulunuyordu. Bu hükümdara ait kitabeden anlaĢıldığına göre adı geçen Kral MENUAHĠNA(Menuas‟m ġehri)isimli bir Ģehir kurmuĢ. W.Belek‟e göre Malazgirt civarında Kral Menuas‟a ait birçok kitabelere rastlanmıĢ ve bunlara göre bu Ģehrin eski Ermenicede adı MANAVAZAKERT, MANAVAZKERT, MANAZKERT olarak geçmektedir. MANAVAZKERT Ģeklinin “Manavaz‟a mensup” manasına olup da, burada yerleĢmiĢ aile adından geldiğine dair bir halk iĢtiyakı mevcuttur. Bu Ģekiller daha sonra Arap Kaynaklarında MANAZCĠRD olarak geçer. Ortaçağdaki Bizans kaynaklarında ise o zamanki Harkh ve Apahunileh Nahi yeri üzerinde yer alan Ģimdiki Malazgirt‟in ismi MALAZGERT-MANAZKERT olarak istihkak ettiği (L) harfli Ģekil daha sonra ortaya çıkmıĢtır. Yani MANAZGĠRT MALAZGERT – MALAZGĠRT olarak değiĢmeye uğramıĢtır. 7

Yerli halk dilindeki eski ismi ise muhteĢem kalesinden dolayı (KELE) olarak söylenir ve tanınır. Malazgirt‟te yaĢayan halk tarafından Ģu inanıĢ mevcuttur: “Hz. Ali, Malazgirt Kalesi‟ne Heyber Kalesi ismini takmıĢ ve Alparslan ise Nure (NUR) Kalesi olarak

6 Yurt Ansiklopedisi : “Muş” (Malatya-Niğde), Anadolu Yayıncılık, Ġstanbul, 1982, s.6021–6022.

7D. BARKOT, Ġslam Ansiklopedisi : “Malazgirt” Maddesi, C.7, s. 239-248; M. Salih SAN, Doğu Anadolu ve Muş’un İzahlı Kronolojik Tarihi, Muş Yöresinin Ermeni Terörü ve Kürt Türkleri, Türk Kültürünü AraĢtırma Enstitüsü, Ankara, 1982, s. 5–9.

(17)

7

adlandırmıĢtır.” Halk, 1980‟li tarihlere kadar Malazgirt Kalesi‟nden “Nure Kalesi” bahsetmiĢtir. 8

Doğu Bölgesi‟nin yerli halkı olan Kürt AĢiretlerinden aldığı destek ve güçle Selçuklu Sultanı ALPARSLAN, 1071 yılında elde ettiği Malazgirt (Me-lez-girt) zaferiyle; Kürtçe olarak “acele ve çabuk aldık” veya “kazandık” manasında kullanılan sözcüğün ayrıca bir zafere ad olarak verilmesi, Kürt Halkı‟nın Bizans‟a karĢı kazanmıĢ olduğu bu zaferdeki katkıları bakımından oldukça anlamlıdır. Çünkü Kürtçe‟de Me (We)=Biz , lez = tez, çabuk, girt =almak fiilinin 1. çoğul çekimidir.9

Malazgirt Kalesi: Kale‟nin tarihi Urartulara kadar uzanmaktadır. Ġlçe‟nin sembolü olan

kale, Diyarbakır surlarıyla benzer özelliklere sahiptir. Kale‟nin surları 1750 metreyi bulur. Günümüzde mesire yeri olarak kullanılmaktadır. Kale Parkı, Avrupa‟nın en güzel parklarından biri olarak seçilmiĢtir.

Resim 1: Malazgirt Kalesi.

8 Sevim ġENYÜREK, Malazgirt Ġlçe Sakini; Sevil ACAROĞLU, Malazgirt Ġlçe Kültür Merkezi Memuresi. 9

(18)

8

Zafer Anıtı: Kültür Bakanlığı tarafından 1989 yılında yapılan 42 metre yüksekliğinde bir

anıttır. Anıt sütunları arasındaki boĢluklar Türklerin Anadolu‟ya geçiĢini, sütunlar ise Anadolu‟nun Kapısını simgelemektedir. Anıtların bulunduğu yerde her yıl 26 Ağustos‟ta kutlamalar yapılmaktadır.

(19)

9

I.BÖLÜM

MALAZGĠRT ĠLÇESĠ’NDEKĠ MANEVĠ HALK ĠNANÇLARININ YAġATILDIĞI YERLER

Ziyaret, umumiyetle dini manada; ibret almak için kabirleri, sevap kazanmak için de mübarek yerleri, akrabaları ve hastaları görmeyi ifade eder.10

Ziyaret edilen yerlere yatır, türbe, kümbet, tekke, ziyaret, dede mezarı gibi isimler verilmekle birlikte, çoğunlukla kendilerine veli, evliya, eren, ermiĢ, âbid, zâhit, âlim, sofu, seyyid, Ģeyh, gâzi, mübarek, pir, dede, baba, abdal, yahut Ģehit gibi türlü isim ve sıfatlar verilerek manevi güç ve meziyetlerine inanılan kiĢilerin yattıkları kabul edilen bu yerlere, belli hacet, dilek, istek ve muratlarla çeĢitli uygulamalarla birlikte ziyaretler yapılır.11

Ziyaret yerlerinden olan türbeler; kendilerine büyük saygı duyulan mübarek Ģahsiyetlere atfolunan manevi ikametgâhlardır ve bu bakımdan oralarda fiilen bir mezarın bulunup bulunmaması, onların kutsal bilinip, ziyaret konusu olmaları için bir engel teĢkil etmemektedir. Yatırlar ise tabiatüstü gücü olduğuna ve insanlara yardım ettiğine inanılan saygın ölülerin mezarlarıdır. Zaman zaman zâviye, dergâh, hangâh, ya da âsitâne gibi isimler altında da anılan tekkelere gelince, her ne kadar gerçekte onlar tasavvufi tarikatların ayin yapmalarına mahsus mekanları ifade ediyorsa da, onlar muhtemelen yine tarikat ulularının, Ģeyhlerin, velilerin, derviĢlerin yahut tarikatta belli bir makam ve mertebeye eriĢmiĢ mübarek ve muteber Ģahsiyetlerin yattıkları yerlerdir.12

Ziyaret yerleri genel olarak yukarıda anlattıklarımızla sınırlı olamayıp; kutsal bilinen bir takım ağaç, taĢ, kaynak, göl, kaya dağ gibi unsurlar ve mekanlar da ziyaret yerleri kategorisinde değerlendirilmesi gerekir.13

Doğu Anadolu Bölgesinde yüce dağların uçlarına, asırlık ağaçlara, sayısız pınarlara saygı gösterilir, buralara “gerçekler ve erenler durağı” denilirdi.14

Bu durum, kutsalın bu unsur ve mekanların üzerinde tezahür etmesinin bir sonucu olarak değerlendirilebilir. Malazgirt ve çevresinde Süphan Dağı, ġehide Dâre, Katevin Kale ve Hz. Ali‟nin Ziyaret TaĢı bu duruma örnek olarak gösterilebilir.

10

Mehmet YaĢar KANDEMĠR, “Ziyaret”, Ġslam Ansiklopedisi (I-XIII), Mili Eğitim Bakanlığı Yayınları, Ġstanbul, 1978-1986, XIII/620.

11 Ünver GÜNAY- Harun GÜNGÖR- Vahap TAġTAN- Huzeyfe SAYIM, Ziyaret Fenomeni Üzerine Bir Din Bilimi Araştırması- Kayseri Örneği, Erciyes Üniversitesi Yayınları, Kayseri 2001, s. 9.

12

Ünver GÜNAY- v.d., a.g.e., s. 76- 78.

13 Bknz: Prof. Dr. Hikmet TANYU, Türklerde Taşla İlgili İnançlar, Ankara, 1988; Ankara Çevresindeki Adak ve Adak Yerleri, Ankara Üniversitesi Basımevi, Ankara, 1967; Dinler Tarihi Araştırmaları, Ankara Üniversitesi Ġlahiyat Fakültesi Yay., Ankara, 1973.

(20)

10

1. KÜT BABA

Küt Baba, Malazgirt Ġlçesi‟nin güneybatı yönünde bulunan AliĢen Mahallesinde metfundur. Ne zaman öldüğü bilinmemektedir. Küt Baba halkın inaçları çerçevesinde muhtemelen bölgenin Ġslamiyet ile tanıĢtığı 641‟de Halife Ömer devrinin sonlarına doğru bu bölgeyi ele geçiren Ġyaz bin Ganin komutasındaki Ġslam ordusuyla birlikte bölgeye gelmiĢtir. 15

Küt Baba bu savaĢlarda keramet göstermiĢ; kâfirlere karĢı savaĢırken her iki dizininde kesildiği halde savaĢa devam etmiĢ ve savaĢırken Ģehit düĢmüĢtür. Bu yüzden adı “Küt” olarak halk arasında yerleĢmiĢtir. ġehit düĢtüğü yere de mezarı yapılmıĢtır.

Resim 3: Küt Baba Mezarından Bir Görünüm.

Mezar yedigen Ģeklinde olup çapı yaklaĢık 11 metredir. TaĢ duvar ile çevrelenip giriĢ kapısı doğu yönündedir. Etrafında sulak bir alan mevcuttur. Ġlçe‟nin bütün kadınları ÇarĢamba günleri burada toplanır. Kadınlar paçalarını dizlerine kadar sıvayıp suya girerler. Burada bulunan kaplıcanın çamurunu, alerjik cilt yaraları, siyatik ve romatizma ağrısı bulunanlar vücutlarına sürerler ve çamurun Ģifalı olduğuna inanırlar.16

Adaklar adanır, dilekler dilenir. Dilek dilemek isteyen kadınlar ve genç kızlar suya çiğ yumurta veya dikiĢ iğnesi atarlar. Dileklerinin kabulü için en az üç çarĢamba devam etme inancı yaygındır. Ziyaret için gelenlerde tam bir Ģenlik havası hâkimdir. Börek, çörek, un

15 MuĢ 1989 Ġl Yıllığı, Kervan Matbaacılık, Ġstanbul, 1989, s.6. 16

(21)

11

helvası yenir. AkĢam gün ağarıncaya kadar burada eğlenilir ve gün batmadan da evlere dönülür.17

ĠnanıĢa göre köylülerden biri burada çok bol ve yeĢil olan otları gizlice biçer. Gece rüyasına Küt Baba girer ve adama: “O otları aldığın yere geri götür. Yoksa senin gözlerini oyarım!” der. Sabah korku ve telaĢla uyanan köylü rüyasını eĢine anlatır ve otları geri götürür. O gün bu gün oranın otu hiç kimse tarafından biçilmez. Otu biçmek uğursuzluk olarak algılanır.18

Resim 4: Küt Baba Mezarının Yakınında Bulunan ve ġifalı Olduğuna Ġnanılan Kaynak Suyu.

17 Mustafa YULDAġ, 1932 Malazgirt Doğumlu, Gülkoru Köyünde Ġkamet Etmekte. 18

(22)

12

2. PĠNEDĠZ BABA

Resim 5: Pinediz Baba Mezarı; Bugün Belediye Mezarlığı Olarak Kullanılan Tarihi Mezarlığın Batısında Anıt Alanına Yakın Bir Yerdedir.

Pinediz Baba, Malazgirt Ġlçe‟ sinin güney tarafındaki ġehitlikte metfundur. Küt Baba ile kardeĢ olduğu söylenir.19

Yöre halkının anlattığına göre; Pinediz Baba ayakkabı tamircisiymiĢ. Hayrına vatandaĢın ayakkabılarını tamir eder; ücret almazmıĢ. Bir gün Subayın biri ayakkabısını tamire getirir. Tamir iĢi bittikten sonra subay ücret ödemek ister. Ancak Pinediz Baba kabul etmez. Bu iĢi hayrına yaptığını anlatır. Uzun bir tartıĢmanın ardından Subay, Pinediz Baba‟ya “ Sen acından ölüyorsun be adam! Hayır, varlıklı insanların iĢidir. Sen nasıl hayır yapıyorsun?” der. Pinediz Baba, beklemediği bu tepki karĢısında kızarak elindeki çekici yere vurur ve çekiç altın olur. Bu kerametinden sonra Pinediz Baba vefat eder.20

Pinediz Baba‟nın bu kerameti mezarın ziyaret edilmesinin baĢlıca sebebidir. Mezarında dualar okunur, Pinediz Baba vesile edilerek dilekler dilenir.

19 Mehmet MOLLAVELĠOĞLU, 1953 Malazgirt Doğumlu, Malazgirt‟te Ġkamet Etmekte. 20

(23)

13

3. BELÜ BABA

Resim 6: Belü Baba’nın Mezarından Bir Görünüm.

Mezar, Akalan ve Koçali köyleri arasında bulunan bir dağın tepesinde bulunmaktadır. Mezarın çevresi taĢlarla halka Ģeklinde çevrilmiĢtir. Çevrili kısımda Belü Baba‟nın dıĢında mezarlar bulunmaktadır. Bu mezarların talebelerine veya akrabalarına ait oldukları düĢünülmektedir.

Belü Baba'nın ne zaman doğduğu ve asıl isminin ne olduğu bilinmemektedir.. Bayram ALTAN “ Türkiye‟de Dini Ziyaret Yerleri” adlı çalıĢmasında Belü Baba‟nın Hz. Süleyman zamanında yaĢamıĢ bir kiĢi olduğunu yazmıĢtır.21

Halk arasında ise Erzurum Ġlinin Horasan Ġlçesi‟nden geldiğine inanılmaktadır. YaĢadığı dönemde değer verilen âlimlerden olan Belü Baba‟nın mezarı, vefat ettikten sonra ziyaret edilmeye baĢlanmıĢ.

Rivayete göre Belü Baba‟nın babasının ismi “Akbaba” olarak bilinmektedir. Babasının bir kerametinden sonra kendisine bu yakıĢtırma yapılmıĢ ve oğullarına ve soyundan gelenlere bu Ģekilde hitap edilmiĢ. Yöre halkının anlattığına göre Akbaba‟nın kerameti Ģu Ģekildedir: “ Büyük bir yılan veya ejderha ortaya çıkıyor. Akbaba yılanın önüne geçerek Allah‟a dua ediyor, yılan kayaya dönüĢüyor. Böylece insanlar bu kötü durumdan kurtuluyorlar. Bu hadiseden sonra

(24)

14

kendisine “Akbaba” diye hitap ediliyor. Burada metfun bulunan Ģahsa “Baba” isminin kullanılmasının sebebi budur.22

Belü Baba‟nın Guzel Baba, Huryan Baba, Hazır Baba, Davut Baba, Nazıl Baba isimlerinde kardeĢleri bulunmaktadır. KardeĢlerinin her birinin mezarı bir tepede bulunaktadır ve bu tepeler mevki itibariyle birbirlerini görmektedirler. Rivayete göre her birisi gömüleceği yeri vasiyet etmiĢ ve vasiyet ettikleri yerlere gömülmüĢler.

Belü Baba‟ya gelenler burada dilek dileyip çaput bağlıyorlar. Ġsteklerinin gerçekleĢmesi için helva getirip oraya gelenlere ikram ediyorlar. Eski dönemlerde senenin belirli günlerinde kurban kesilip adak adama törenleri yapılırmıĢ. Ayrıca burada yaĢayan halk baĢ ağrısı, romatizma gibi hastalıklarının iyileĢmesi için burayı ziyaret etmektedirler.

Halk arasında Belü Baba ve kardeĢlerinin üstünlüğünden, âlim olduklarından ve kerametlerinden bahsedilmektedir. Bir defasında hazine aramak için gelenler Belü Baba‟nın mezarını kazmaya çalıĢıyorlar tam bu sırada mezardan bir ateĢ çıkarak mezarın tahrip edilmesini önlemiĢ.23

4. MÜDERRĠS ĠBRAHĠM EFENDĠ

Alparslan Cami‟nin içinde hali hazırda bir mezar vardır. Bu kiĢinin Ağrı taraflarından Malazgirt‟e gelmiĢ çok alim bir kimse olduğu söylenmektedir. Adının Ġbrahim olduğu bugünkü akrabalarının ise Yılmaz soyadını taĢıdıkları bilinir.24

Çok büyük bir müderris olduğu söylenir. Kendisini caminin hizmetine ve öğrenci yetiĢtirmeye adamıĢtır. Malazgirt‟te çok hatırı sayılır bir kimsedir. Müderris Ġbrahim Efendi ölünce caminin avlusuna defnedilmiĢtir. Ancak 1998 yılında Camiyi büyütme ve kubbelendirme çalıĢmaları sırasında son cemaat yeri olarak kullanılan yerdeki mezarlar camiinin içinde kalmıĢtır. Halk bu kiĢilere olan saygısından dolayı burayı imam odası olarak düzenleyerek mezarların yerlerini değiĢtirmemiĢlerdir.

Yanında yatan kadın mezarının bir yüzbaĢının kızı olduğu inancı yaygındır. Hocasına o kadar bağlanmıĢtır ki öldüğünde onun yanı baĢına defnedilmiĢtir.25

22 Ġbrahim DEMĠR, 1935 Malazgirt Doğumlu, Akalan Köyünde Ġkamet Etmekte. 23 Ġbrahim DEMĠR, 1935 Malazgirt Doğumlu, Akalan Köyünde Ġkamet Etmekte.

24 Abdullah ALTINTAġ, 1980 Malazgirt Doğumlu, Malazgirt‟te Ġkamet Etmekte, Alparslan Camii Müezzini. 25

(25)

15

Ġbrahim Efendi 1851 yılında vefat etmiĢtir. Ġbrahim efendinin mezarının camii içerisinde olması bir farklılık meydana getirmiĢtir. Mezarlar çok eski olmamasına rağmen çok itibar görmektedir. Camiye namaz kılmak için gelen cemaat, mezarları kesinlikle ziyaret edip dua okumaktadır. Böylece duanın kabul edildiği yönde bir inanç bulunmaktadır. Caminin bu bölümüne önem verilmekte hatta mezarları örten pencerelerin açılmasına izin verilmemektedir.

Resim 7: Alparslan Camii Ġçindeki Mezar Ġmam Odası Olarak Ayrılan Bu Bölümde Bulunmaktadır.

(26)

16

5. ALYARLI ġEYH BAHAEDDĠN

Resim 9: Konakkuran Beldesinde Bulunan ġeyh Bahaeddin Türbesi’nden Bir Görünüm.

Hz. Hasan‟ın soyundan geldiğine inanılmaktadır.26

Bağdat tarafından Malazgirt‟e geldiği söylenmektedir. Alyar köyünde halife ve müritleriyle birlikte yaĢamıĢ ve bu bölgedeki halkı tarikat yoluyla irĢat etmiĢtir. 450–500 sene yaĢadığı tahmin edilmektedir.27

Alyar köyünde yaĢayan çok dindar temiz bir kiĢiymiĢ. Siirt‟ten getirdiği incirler ile çocuğu olmayan kadınları tedavi ettiğine inanılmaktadır. Ziyaret için gelen kadın Saplı incir yerse “erkek çocuk” , sapsız yerse “kız çocuk” dünyaya gelirmiĢ. Çocuk doğduktan sonra annenin çocuğunu alıp ġeyh‟e ziyarete götürmesi adettenmiĢ.28

Anlatılanlara göre; Çocuğu olmayan bir Ermeni kadın da ġeyh‟i ziyarete gitmiĢ. Tek yumurta ikizi erkek çocukları olmuĢ. Kadın çocuklarını ġeyhe ziyarete götürdüğünde ġeyh‟in evinden bir puĢi(*) alıp göğsüne saklamıĢ. Bir süre sonra göğsünde yılan oluĢmuĢtur. Kadın yaptığı hatayı anlayıp aldığı puĢiyi ġeyh‟e iade etmiĢ. Böylece yılan da ortadan kaybolmuĢ.29

26 Hıdır DĠNÇ, 1920 Malazgirt Doğumlu, Malazgirt‟te Ġkamet Etmekte. 27

Muhammed YALÇINKAYA, 1972 Ağrı Doğumlu, Malazgirt‟te Ġkamet Etmekte. 28 Kerem KARAGÖZ, 1930 Malazgirt Doğumlu, Akalan Köyünde Ġkamet Etmekte.

*PuĢi kelimesinin Türkçedeki karĢılığı poĢudur. PoĢu, kadınların evlerinden dıĢarı çıkarken boyunlarına dolayıp omuzlarından sarkıttıkları giysinin adıdır.

29

(27)

17

Zamanla gelen giden oluyor diye torunları mezarın etrafını çevirerek türbe yapmıĢlar. Ancak yakın tarihte gece vakti büyük bir gürültü kopmuĢ, köy halkı gidip baktıklarında türbenin yıkıldığını görmüĢler. Türbe taĢlarının hiç birinin sanduka üzerinde olmadığı ve etrafa yayıldığı görülmüĢ. Halkın inancına göre ġeyh türbeyi kabul etmemiĢtir. Ayrıca bölge halkı bunu ġeyh Bahaeddin‟in bir kerameti saymıĢlar ve böylece türbenin halk içindeki önemi daha da artmıĢtır.30

Bölge halkı türbeyi halen ziyaret etmekte ve adaklar adayıp çaput bağlamaktadırlar. Böylelikle dileklerinin kabul edilip türbe sayesinde korunduklarına inanmaktadırlar. Ayrıca ġeyh‟in arada sırada türbeye gelip gittiği de halk arasında anlatılmaktadır.31

6. PALA ġEHĠT

Resim 10: Pala ġehit’in Mezarından Bir Görünüm.

Pala ġehit, ġeyh Abdurrahman olarak da bilinmektedir. Malazgirt Ġlçesi‟nin kuzey tarafındaki Saltukgazi Mahallesi mezarlığında metfundur. Ne zaman öldüğü bilinmemektedir. Mezar hakkında yakın zamanlara kadar her Cuma akĢamı devamlı bir ıĢık yandığı söylenmektedir.32

30 Mehmet CENGĠZ, 1959 Malazgirt Doğumlu, Malazgirt‟te Ġkamet Etmekte. 31 Derde KAZANCI, 1935 Malazgirt Doğumlu, Malazgirt‟te Ġkamet Etmekte. 32 Beymal ÇĠMEN, 1919 Malazgirt Doğumlu, Malazgirt‟te Ġkamet Etmekte.

(28)

18

7. ġEHĠDE DREJ *

Resim 11: Selçuklu Mahallesinde Bulunan Uzun ġehit’in Mezarından Bir GörünüĢ.

Uzun ġehit, Malazgirt Ġlçesi‟nin doğu tarafındaki Selçuklu Mahallesinde bulunan mezarlıkta metfundur. Mezar, mezarlıkta bulunan diğer mezarlara göre bayağı uzun ve büyüktür. YaklaĢık 10m uzunluğunda, 2m geniĢliğindedir. Uzun ġehit hakkında fazla bir bilgiye rastlanmamakla birlikte halk arasında rağbet görmektedir. ġehir halkı için mezar önemli sayılıp korunmaktadır. Mezarda yatan Ģehidin kutlu bir insan olduğu ve kendisinden yardım isteyen insanlara yardım ettiğine inanılmaktadır.33

Anlatılanlara göre; Mezarının bulunduğu yerde büyük bir kaya parçası varmıĢ. Çok ağlayan küçük çocuklar, anneleri tarafından buraya götürülürse çocukların ağlamaları kesilirmiĢ.34

33 Gevri TEKĠN 1936 Malazgirt Doğumlu, Hancağız Köyünde Ġkamet Etmekte. *ġeyhide Drej, Kürtçede “Uzun ġehit” anlamına gelmektedir.

34

(29)

19

8. ġEYH SEYFETTĠN

Resim 12: ġeyh Seyfettin’in Mezarından Bir Görünüm.

ġeyh Seyfettin Malazgirt Ġlçesi‟nin Hasretpınar köyünde 1910 yılında doğmuĢ ve 1970 yılında vefat etmiĢtir. ġeyh Seyfettin‟in halk nezdinde önemli bir yeri bulunmaktadır. Kendisiyle ilgili birçok keramet anlatılmaktadır; Ġki yerde birden görüldüğü vakidir. Hac‟ca giden köylüler onun köyde olduğu halde hac yaparken gördüklerini anlatırlar. 35

ġeyh Seyfettin hayattayken insanlar onu ziyaret ederlermiĢ. BaĢı ağrıyanlar, çocuğu olmayanlar, felçli olan kiĢiler ona gelerek Ģifa bulduklarını anlatmaktadırlar.36

Öldükten sonra mezarının etrafı çevrilerek ziyaret edilmeye baĢlanmıĢtır. Mezarına gidip dua etmenin birçok hastalıklara Ģifa olacağına inanılmaktadır.37

Özellikle dili tutulanların kabri ziyaret edince dilinin açılacağına inanılmaktadır.

35 Ezlifet EREN, 1940 Malazgirt Doğumlu, Hasretpınar Köyünde Ġkamet Etmekte. 36 Naif ÇAYIN, 1963 Malazgirt Doğumlu, Hasretpınar Köyünde Ġkamet Etmekte. 37

(30)

20

9. ġEYH CÜREYH (CURRUH)

Resim 13: ġeyh Cüreyh’in Mezarından Bir Görünüm.

Kabri Malazgirt‟in Tatlıca köyündebulunmaktadır. ġeyh Cüreyh, Beni-Ġsrail‟den âbid bir kiĢidir.38

Fakat halk Diyarbakır‟dan geldiğine inanmaktadır. Doğum ve ölüm tarihleri bilinmemektedir. Mezarın Ģifa dağıttığı ve burada edilen duaların kabul olduğunana inanılmaktadır. Dilek dilerken çaput ve ipler bağlanmaktadır. Ayrıca mezar ziyaretine gelenler mezar üzerine para bırakmakta ve bırakılan parayı ise sadece burada Kur‟an okuyanların alabileceğini söylemektedirler.39

ġeyh Cüreyh‟in mezarına yakın bir kayalıkta inzivaya çekildiği uzlet gâh bulunmaktadır. Buraya halk arasında ġeyh Cüreyh‟in Hücresi denmektedir. Anlatılanlara göre ġeyh buraya girer ve günlerce bir Ģey yiyip içmeden ibadetle meĢgul olurmuĢ. Kendisini ziyarete gelenlere hayır dualar edermiĢ. Ezan okurken inzivaya çekildiği kaya üzerine siluetinin çıktığı anlatılan kerametler arasındadır.

38 Bayram ALTAN, a.g.e., s. 295. 39

(31)

21

10. ġEHĠDE DÂRE(*)

Resim 14: ġehide Dare’yi Temsil Ettiğine Ġnanılan Ağaç.

Konakkuran köyü sınırları içinde iki dağ arası ağaçlık ve sulak bir alanda bir ağacın dibinde Ģehit mezarı olduğuna inanılan bir mezar vardır. Bu mezarda yatan kiĢinin peygamberler zamanından kaldığına inanılır. Anlatıldığına göre; Bir gün köyden bir çoban buraya koyunlarını otlatmaya götürmüĢ. ġehit asker, Rütbeli subay kıyafeti ile çobanın karĢısına çıkar ve çobanı: “Burada Ģehitler yatıyor. Görmüyor musun? Niye koyunların ile burayı pisletiyorsun? Al git koyunlarını buradan!” diyerek azarlar. Çoban telaĢla ve korkarak koyunlarını toplayarak oradan uzaklaĢır. Kısa bir zaman sonra hastalanır ve yataklara düĢer. GeçmiĢ olsun için gelenlere de baĢından geçenleri anlatır. 40

Bu mevkide ġehit mezarının bulunduğuna inanılması burayı yöre halkı için önemli kılmıĢtır. Burada hayvanların otlatılırken bu ağacın çevresine hayvanların girmediğine inanılır. Ġnsanlar bu bölgeden geçtiklerinde kötü Ģeyler yapmamaya, kötü sözler söylememeye dikkat etmektedirler.41

40 Sabri YAĞCI, 1920 Malazgirt Doğumlu, Malazgirt‟te Ġkamet Etmekte. 41 Beymal ÇĠMEN, 1919 Malazgirt Doğumlu, Malazgirt‟te Ġkamet Etmekte. *ġehide Dâre: Ağacın ġehidi.

(32)

22

11. KARTEVĠN (ZĠNCĠRLĠ) KALE

Resim 15 : Kartevin (Zincirli) Kale’den Bir Görünüm.

Bu dağ volkanik bir dağdır, lakin iki tarafındaki düzlükler ve Murat Vadisi üstünde, münferit bir dağlık kütle teĢkil eder ve geniĢ bir saha üzerine yayılmıĢtır. Dağın tepe tarafı çok yassıdır, bir sırtı veya bir tepeyi bir çukurluk takip eder ve böylelikle kesik kesiktir. Kütlenin ortasına doğru birbirine yakın, köstebek yuvası gibi birkaç tepe yükselir ve bunlardan en yükseği de Zincirli Kale adı verilen ve bir efsaneyi de taĢıyan tepedir: 2150 m. Lakin dağın birçok yerinde bu kabilden yuvarlak bir takım tepeler sivrilir. Bu tepeler arasında huni Ģeklinde birkaç çukurluğun mevcudiyeti de dağın kütle durumu, yani çok geniĢ bir saha üzerine yayılmıĢ olması, buranın tek kraterli olmadığına dalalet eder. Bu çukurlar su tutmaz, kurudur ve esasen bütün kütle de değildir.42

Halk söylencelerine göre; Ġzzet PaĢa‟nın çok güzel bir hanımı ve kızları varmıĢ. PaĢa, ailesi Malazgirt‟e kolay gelip gitsin diye Kartevin Dağı‟nda bulunan Zincirli Kale‟de bir kayaya monte edilen köprü yaptırmıĢ. Bu köprünün diğer bir ucunu da Malazgirt Kalesi‟ne bağlatmıĢ.43

Zincirli Kale‟nin hâkimi Kralın annesi olan TeymuĢe ġah‟mıĢ. Teleferik sistemine yerleĢtirilen Taht-ı Revan ile yazları Kartevin Dağı‟nda bulunan Zincirli Kale‟deki yazlığına

42 Hüseyin SARAÇOĞLU, Doğu Anadolu, Maarif Basımevi, Ġstanbul, 1956, C.I., s. 272 43

(33)

23

gider gelirmiĢ.44

Ayrıca Ġzzet PaĢa‟nın, Malazgirt‟te ailesi için özel bir hamam yaptırdığı söylenir. Hanımı ve çocuklarını da Çıkrak‟ta sallar ile gezdirdiği anlatılır.45

Ancak bu inanıĢ halkın inandığı Ģekilde değildir. Ġzzet PaĢa‟nın Doğu‟da yaĢadığı (1916) dönemde ne Zincirli Kale sağlam olarak ayaktadır, ne de Zincirle çalıĢan bir köprü mevcuttur. Bu tamamen bir yakıĢtırmadır. Zincirli Kale‟nin varlığı milattan önceki yıllara dayanmaktadır ki Urartu Kralı Manuas için tarihler kayıt düĢer. Ġzzet PaĢa ise Osmanlı Döneminin son yıllarında Malazgirt‟tedir.

Bu mekân buradaki tarihi mirasın etkisiyle zamanla halk nezdinde önem kazanmıĢtır. Burayı ziyaret etmek ve burada vakit geçirmek halk için önemlidir.46

Resim 16: Çıkrak’ın 2007 Haziran Ayından Bir Görünümü.

44 Sabri YAĞCI, 1920 Malazgirt Doğumlu, Malazgirt‟te Ġkamet Etmekte. 45 Sevil ACAROĞLU, Malazgirt Ġlçe Kültür Merkezi Memuresi. 46

(34)

24

12. KÜMBET MEZARI

Resim 17: Kümbet Mezarının Kandil Desenli Mezar TaĢı.

Ġsmini bir semte vermiĢtir. Kümbet Camii ve ÇeĢmesi ismini bu mezardan alır. Mezar taĢındaki Ģekillerden dolayı 1100-1200‟lü yıllarda yaĢadığı düĢünülmektedir. Mezar taĢının üzerindeki kandil resmi ise burada yatanın âlim bir kiĢi olduğu fikrini uyandırır. Daha önceden Kümbet Ģeklinde olan mezar zaman, iklim Ģartları ve insanların ilgisizliğinden yıkılmıĢtır. ġu an mezar yeri duyarlı vatandaĢlar tarafından taĢlarla çevrilmiĢtir.47

Mahalle sakinleri rüyalarında beyaz cübbeli, sarıklı, aksakallı birinin zaman zaman rüyalarına girdiklerini anlatmaktadırlar.48

47 Sabri YAĞCI, 1920 Malazgirt Doğumlu, Malazgirt‟te Ġkamet Etmekte. 48

(35)

25

13. ġEYH YUNUS

Resim 18: ġeyh Yunus’un Mezarından Bir Görünüm.

ġeyh Yunus aslen Malazgirt‟in Bane Mezrası‟ndan olup, ġeyh Muhammed Lali sülalesindendir. I. Dünya SavaĢından önce yaĢadığı söylenmektedir. ġeyh Yunus‟un mezarı Malazgirt Ġlçesi‟nin HasanpaĢa köy mezarlığında bulunmaktadır. Mezar hazine avcıları ve bakımsızlık yüzünden kötü durumdadır. Anlatılanlara göre yaĢadığı dönemde âlim bir kiĢi olarak tanınırmıĢ. Çevre halkı özellikle gençler dilek dilemek üzere buraya gelirler ve burada dileklerinin gerçekleĢip gerçekleĢmeyeceğini öğrenirlermiĢ; Mezar taĢı üzerinde bulunan deliğe küçük bir taĢ yerleĢtirilir, taĢ dik bir Ģekilde bu delikte durursa bu, dileğin kabul olacağına delalettir.

Halk arasında ġeyh Yunus ile ilgili olarak Ģu menkıbe anlatılmaktadır: KıĢ mevsiminde bir gün Hızır ġeyh Yunus‟a misafir olur. ġeyh Yunus hanımına “ halise”* yapmasını söyler. Hanımı evde yağın olmadığını söyler. ġeyh ise “Misafirimiz büyük insandır, kesinlikle haliseyi yapacaksın.” der. ġeyh‟in hanımı tekrar gidip baktığında yağ çömleğinin ağzına kadar yağ dolu olduğunu görür.49

49 Lütfü BOZKURT, 1965 Malazgirt Doğumlu, Malazgirt Bane Mezrasında Ġkamet Etmekte. *Halise; etle yapılan yağlı yemek.

(36)

26

14. HZ. ALĠ’NĠN DĠLEK TAġI

Resim 19: Hz Ali’nin Öğlen Uykusuna Yattığı Dilek TaĢının Üstten Bir Görünümü.

Bu TaĢ ġekerbulak Mahallesinde bulunmaktadır. Ġnanca göre altı yüzlü yıllarda fetih için gelen Hz. Ali bu taĢın üzerinde öğlen uykusunu uyumuĢtur. Bundan dolayı taĢın ismi Hz. Ali‟nin Dilek TaĢı olarak kalmıĢtır. 50

Bu taĢın uğurlu olduğuna ve burada dilenen dileklerin kabul edildiğine inanılır. Özellikle evlenmek isteyen genç kızların evlenmek istediği kiĢiyi dileyerek bu taĢın üzerinde bir saat uyumaları karĢılığında dileklerinin kabul olacağı inancı yaygındır.51

50Ali Haydar ÖZTÜRK, 1938 Malazgirt Doğumu, Malazgirt‟te Ġkamet Etmekte. 51

(37)

27

II. BÖLÜM

MALAZGĠRT’TE YAġATILAN MANEVĠ HALK ĠNANÇLARI

Bilindiği gibi milletleri meydana getiren temel unsurlardan birisi de kültür dediğimiz maddi ve manevi değerlerdir. Bu değerler toplumun sosyal dokusunu meydana getirirler. Halk inançları ise kültürün ana damarlarından birini oluĢturmaktadır. Çünkü halk inançları, içinde, halkın sevgilerini, hüzünlerini, korkularını, ümitlerini, çekincelerini, temennilerini barındırmaktadır.

Malazgirt‟te araĢtırmalarımız sonucunda çeĢitli manevi halk inançlarının olduğunu ve bu inançların genelde Doğu ve Güneydoğu Anadolu, özelde ise MuĢ iliyle benzerlik taĢıdığını gördük. Örnek olarak bu inançlardan bazıları Ģunlardır:

 Elinle baĢkasına çakı, makas gibi Ģeyler verme kavga edersiniz.

 ġipanede (kapı eĢiği) oturma iftiraya uğrarsın.

 Esnaf dükkânını süpürürken kapıya doğru süpürürse müĢteriler kaçar.

 Gece sakız çiğneme, ölü eti çiğnemiĢ olursun.

 Gündüzün eĢek, kulaklarını indirirse yağmur yağar.

 Gök gürlediği zaman, belini duvara vur “belim taĢtan kayım” de.

 Sağ avucun ortası kaĢınırsa eline para gelecek, sağ ayağın altı kaĢınırsa yolculuk yapacaksın.

 Ceviz ağacı dikme ömrün onunla biter, o kurursa sen de ölürsün.

 Çorap giyeceğin zaman evvela sağ ayağını giy ki hayırlı bir gün yaĢayasın.

 Kedi öldüren yedi cami yaptırmalıdır ki onun günahından kurtulsun.

 Kapına geleni geri çevirme, Hz. Hızır her kılığa girer.

 KomĢuna yanar ateĢ verme ocağın söner.

 Leyleği uçarken görürsen, o yıl çok seyahat edersin.

 Örümcek görürsen misafir geliyor demektir.

 Pazar ve cuma akĢamları ölüler evlerini ziyarete gelir.

 Ġki kadının arasından geçme iĢlerin ters gider.

 Elbise üzerinde iken düğmesini diktirme, üzerine iftira atarlar.

 Yemek yedikten sonra sahanın dibini süpürürsen (tabağın dibini sıyırırsan), düğününde kar yağar.

(38)

28

 Yolcunun arkasından su dökersen, çabuk döner. Allah kazadan beladan esirger.

 Sabahleyin kapının önüne veya pencerenin önüne gelerek öten kargaya “Hayırlı haberler hayırlı haberler, eğer niyetim olacaksa sana sabun vereceğim”, denir. Karganın müjdeli haber getirdiğine inanılır.

 Evden birisi öldüğünde erkekler, birkaç gün tıraĢ olmazlar. Bir iki gün sonra yakınlarından birisi berbere götürerek tıraĢ eder.

 Ġki bayram arasında düğün yapılmaz ve nikâh kıyılmaz.

 AkĢamları tırnak kesilmez.

 Aluç meyvesinin bol olduğu yıl kıĢ, uzun ve çetin geçer.

1. DOĞUM VE ÇOCUKLA ĠLGĠLĠ HALK ĠNANÇLARI A. Doğum

Malazgirtliler esasen kalıplaĢmıĢ ve eskiden beri devam ede gelen birçok merasimleriyle kendi gelenek ve göreneklerini devam ettirmektedirler. Doğum törenleri de modern tıbbın hayatımıza girmesiyle unutulmaya baĢlanmıĢtır.

Anadolu‟nun bütün yörelerinde olduğu gibi Malazgirt‟te de doğum öncesi hamile kadınlar kendileri ve doğacak çocuklar için bazı hazırlıklar yaparlar. Bu hazırlıkların baĢında doğum yapacak kadının ilk doğumu ise; doğacak çocuk için ağaçtan yapılmıĢ ve üzeri çeĢitli renklerle boyanmıĢ bir beĢik alınır. Sonra küçük çocuk elbiseleri dikilip, yünden patik örülür. Doğumun olacağı ev büyük bir temizlik yapılarak hazırlanılır. Güzel kokularla evin havası değiĢtirilir. Anne adayı yıkanarak yeni elbiseler giyer. Göbek annesi denilen çok çocuklu anneler ve tecrübeli nineler davet edilir. KomĢuların hazırlamıĢ olduğu çörek ve yemekler, gelen misafirlere ikram edilir.52

Doğum zamanı yaklaĢtığında evin yeme içme ihtiyaçları genellikle komĢular tarafından karĢılanır. Sofra hazırlanarak anne adayının evine getirilir. Bu durum doğum gerçekleĢtikten sonra yedi gün boyunca devam eder.53

Eski zamanlarda doğum ilkel metotlar kullanılarak köydeki bu iĢi bilen bir kadın tarafından yapılırdı. Çünkü köylerde doktor ve ebe yoktu. Doğum saati gelip doğum sancısı çekmeye baĢlayan kadına bakması için köyde doğum iĢini iyi bilen tecrübeli kadınlardan biri veya bir kaç tanesi çağırılırken, evin fertlerinden bir tanesi ise sıcak su

52 Nasiha KIRTAY, 1920 MuĢ Doğumlu, Malazgirt‟te Ġkamet Etmekte. 53

(39)

29

ve temiz çarĢaflar hazırlardı. Kadın doğurur doğurmaz, oğlanın göbeği yeni bir bıçakla kesilirdi. Bıçak akar bir suda yıkanarak sargıya sarılır, oğlanın baĢı ucuna konulurdu. Kadının sancısını durdurmak için yere biz dikilirdi.

Kadın gece beklenmezse, cin, peri ve kâbusların içeri dalarak, kadının ciğerlerini koparacaklarına inanılır, bu sebeple köyün kızları loğusa evinde toplanarak sabahlara kadar bar tutar, Ģarkı söyler, hastayı bekler eğlendirirlerdi.54

Doğum gerçekleĢince, doğan çocuğun göbeği ebe tarafından kesilir. Daha önceden hazırlanmıĢ olan toprak (höllü) hafif ısıtılarak bebek içine yatırılır ve üst üste koyulan bezlerle belenir. Daha sonra çocuğun baĢı, hem çene altından, hem de alnından geçirmek üzere, iki taraflı olarak bağlanır. Orta Asya göçebelerinde var olan bu adet, çocuğun kafa yapısının daha düzgün olmasını sağlamak içindir. Lohusa kadın da aynı Ģekilde hazırlanır ve biraz fazla ısıtılmıĢ toprak içine yatırılıp üzeri örtülür.

Doğumu gerçekleĢtiren kadınların diğer bir iĢi ise; çocuktan sonra gelen “sonun” (çocuk eĢinin) hemen bir beze sarıp mümkün olduğu kadar toprağı eĢtirip çok derine gömdürmesi olur. Çünkü bu sonu kedi veya köpeğin yemesi halinde, çocuğa zarar geleceğine inanılır.55

Doğumdan sonra lohusa Ģerbeti kaynatılır ve doğumu müjdelemek için sürahilerle akrabalara, yakın dostlara, komĢulara gönderilirdi. Daha sonraki günlerde gözaydına gelen konuklara da gümüĢ zarflı bardaklarla Ģerbet ikram edilirdi. MuĢ ilinde loğusa olan kadına, lohusa Ģerbeti hazırlamak bir adettir. Lohusanın mutlaka bu Ģerbeti içmesi gerektiğine inanılır. Aksi takdirde hastalanacağı ve lohusalığının uzun süreceğine inanılmaktadır.56

Doğumdan sonra evde ve çevrede sevinçler yaĢanır ve göz aydınlığı dilenir. Daha sonraki günlerde komĢular çocuğa çeĢitli hediyeler alarak ziyarete gelirler. Bu hediyelerin arasında nazar boncuğunun olması önemlidir. Getirilen bu hediyeler, önceden hazırlanmıĢ beĢiğe iliĢtirilir ve hayır dualarda bulunulur. Doğan bebeği mümkün mertebe kırk gün geçmesini beklendikten sonra görmeye gelinir.57

Kadın yedinci günü çocuğu beĢiğe kor ve kırk gün kimseye göstermezdi. Bu kırk gün içinde lohusa evinde ateĢ, tuz, kap gibi Ģeyler dıĢarı verilmezdi. Doğum müddetinden kırk gün sonra ya da kırkı çıktıktan sonra baba, yeni doğan bebekle birlikte eĢini kayınpederine götürür.

54

M. ġerif FIRAT, a.g.e., s. 219.

55 Ġpek SÖYLEMEZ, 1955 Malazgirt Doğumlu, Çayırdere Köyünde Ġkamet Etmekte. 56 Nazime ÖZGÖREN, 1930 Malazgirt Doğumlu, Malazgirt‟te Ġkamet Etmekte. 57

(40)

30

Belli bir süre geçtikten sonra ya kendisi ya da kayınpederi tarafından eĢi ve çocuğu geri getirilir.58

Doğu Anadolu‟da yaĢayan halk kırkını bitirmeyen bir çocuğu evde yalnız bırakmazdı. BaĢı altına bir miktar ekmek konur, yüzü örtülü bırakılırdı. Zayıf çocukların beline ve baĢına mavi boncuklar takılırdı. Gece sayıklayan çocuklara cin sataĢmıĢ diye baĢları altına hamail konur ve ip bağlanırdı. Çocuk bir yaĢına gelinceye kadar saçları, tırnakları kesilmezdi. Çocukları yaĢamayanların üzerinde cinlerin bulunduğuna hükmedilir, böyleleri için kenarı Kur‟an Ayetleriyle yazılı tas indirilir, boy ölçüsü baba ve hocalar tarafından bağlanırdı. Yahut nefesi keskin erlere ve türbelere gidilerek teherrik alınırdı.59

Erkek çocuk kız çocuğundan üstün olarak kabul edilir. Oğlan, “baba ocağı” kız ise, “el-ateĢi” olarak isimlendirilmektedir. Hatta Malazgirt‟te bazen bir kiĢiye “Kaç çocuğun var?” diye sorulduğunda, sadece erkek çocuk sayısını söyleyenlerle karĢılaĢmak mümkündür. 60

B. Ġsim Verme Töreni

Geleneksel kesimde çocuğa ad konması genellikle dinsel nitelikli bir törenle olmaktadır. Giderek etki gücünü yitirmekle beraber dinsel niteliğin yine de çoğu yerde etkinliğini sürdürdüğü görülmektedir. MuĢ yöresinde çocuğa isim verilmesi sıradan bir iĢ olarak görülmediği için küçük çapta da olsa kutlanarak ve kutsanarak yerine getirilmektedir. Daha önce belirlenmiĢ olan isim, ad koyma amacıyla düzenlenen toplantı sırasında çocuğa verilmektedir. 61

Anadolu kültüründe isim koyma ve koyarken yapılan uygulananların kaynağı dinidir. Nitekim sahih bir hadiste Ebu Rafi, “ Peygamberimizi (s.a.v.) Hz. Fatıma oğlu Hasan‟ı doğurduğu zaman onun kulağına namaz ezanı okuduğunu gördüm.” diye rivayette bulunmuĢtur.62

Ayrıca Peygamber (s.a.v.) Efendimiz “…doğumunun yedinci günü çocuğa isim verilir ve (erkekse) saçı kesilir.” buyurmuĢtur. Çocuğun doğumunun yedinci gününde baĢını tıraĢ etmekten maksat imkânları olanlar için saçların ağırlığınca altın veya gümüĢ veya bunların

58 Ġl Kültür ve Turizm Müdürlüğü- Hakim BĠLGĠNER, Muş Kültür ve Turizm Rehberi, Akademi Ajans ve Matbaacılık, Ġstanbul, 2006, s.50-55.

59 M. ġerif FIRAT, a.g.e., s. 220. 60

Gülistan ÖZTÜRK, 1929 Malazgirt Doğumlu, Malazgirt‟te Ġkamet Etmekte. 61 http://www.mus.pol.tr/Mu%C5%9F%20%C4%B0li/gelenekler.htm , 19.06.2009

http://www.kultur.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFA79D6F5E6C1B43FFB91ED266899D29A1; 19.06.2009

62

(41)

31

tutarı kadar parayı fakirlere vermek içindir.” 63

Malazgirt ilçesinde de isim koyma ve koyarken uyulması gerekenler dini bir vecibe olarak görülmekte ve bunlara uyulmadığı takdirde çocuğun gelecek hayatında sorunlarla karĢılaĢacağına inanılmaktadır.64

Lohusa yatağının kalkacağı gün mahalle imamı veya ailenin reisi olan yaĢlı bir erkek, kundaklı bebeği kucağa alınır. Bebeğin sağ kulağına ezan ve Kelime-i ġahadet, sol kulağına da Besmele ile üç defa ismini okunarak bebeğin ağzına kızılcık ya da içinde Ģeker eritilerek hazırlanan sudan verilir. Bundan sonra genellikle bir dua yapılır.65

Hoca yoksa çocuğun babası ve dedesi tarafından da aynı uygulamalar yapılarak isim konulmaktadır. Ayrıca büyüklere danıĢılmadan ve onay alınmadan büyüklerden herhangi birinin adının bebeğe verilmesi hoĢ karĢılanmaz.66

Diğer bir uygulama Ģekli de çocuğun doğumunu müteakip 3-7 gün içerisinde, özellikle baba tarafının ve anne tarafının büyüklerinin, bebeğe isim verilmesi için davet edilmesidir.

Halk arasında çocuğa göbek adı koyma geleneği de yaygın bir uygulamadır. Çocuğun göbeği kesilirken konan ada “göbek adı” denmektedir. Göbek adı, çocuğun kabirde, talkın verirken ve âhirette göbek adıyla çağrılacağı gibi dinsel nedenlerle açıklanmaktadır.

Misafirlerin gitmesinden sonra yaĢlı ve saygın bir bayan tarafından (genellikle kayınvalide) bir leğende “kırk suyu” hazırlar. Çocuğun saçını kesmekle görevli kiĢi tarafından çocuğun saçı kesilir çocuk yıkanmaya alınır. Tas veya büyükçe bir kaĢıkla kırk suyundan dua ve niyazla su alınıp çocuğun baĢına dökülür ve annesinin ziynet eĢyalarının olduğu ılık suda yıkanır.67

Bebeğin tıraĢındaki saçı toplanarak tartılır. Bu saçın ağırlığınca altın, gümüĢ ya da para tıraĢı yapana verilir. Zengin aileler “akika kurbanı” keserler etini yoksullara dağıtırlar. Bebeğin saçı ise bazı aileler tarafından beze sarılıp saklanır.

63 Ebu Davud, Edahi 21, Mevlüt ÖZCAN, Her Müslüman Dininin Görevlisidir: Din Görevlisinin El Kitabı, Sabır Yayınları, Ġstanbul, 1989, s. 613–615.

64 Sabri ÖZMEN, 1955 Ağrı Doğumlu, Malazgirt‟te Ġkamet Etmekte.

65 Bedrettin ULAġ,1964 Malazgirt Doğumlu, Malazgirt Merkez Camii Ġmamı. 66 Ġl Kültür ve Turizm Müdürlüğü- Hakim BĠLGĠNER, a.g.e., s.51

67

Referanslar

Benzer Belgeler

Ancak küresel boyut- ta yaşanan ve 2008 yılında dünya ekonomisine ya- yılan finansal krizin Türkiye ekonomisine özellik- le 2009 yılında ağırlıklı olarak reel kriz biçiminde

Putnam ¸sirketinde satı¸s elemanı olarak ¸calı¸sıyorsunuz. M¨ u¸steriniz, halihazırda aktif olarak y¨ onetilen bir ¨ ur¨ une yatırım yapıyor. M¨ u¸steriniz,

Hisse senedi ve tahvillerden olu¸san, beklenen getirisi %24 olan bir portf¨ oy olu¸sturmak istiyorsunuz. Uygun portf¨ oy oranları ve bunların standart

Risk- siz oran %6 ve b¨ ut¨ un hisse senetleri standart sapması %45 olan birbirinden ba˘ gımsız firmaya ¨ ozel bile¸senlere sahip. A¸sa˘ gıda, ¸ce¸sitlendirilmi¸s portf¨

2 ve 5 aylık d¨ onemlerde temett¨ u ¨ odemeleri olan bir hisse senedi i¸cin Avrupa stili alım opsiyonu anla¸sması yapıldı˘ gını varsayalım.. Her temett¨ u tarihinde

Bu da garfikte, sermaye da˘ gıtım ¸cizgisi (CAL) boyunca P’nin sa˘ gına do˘ gru R’ye kadar hareket etmeniz demektir. R, optimum sermaye da˘ gıtım ¸cizgisi ¨

Akgüngör ve Kumuk (1998), tarım ilaçlarının yoğun kullanımı nedeniyle ortaya çıkan çevresel kaygılar ve Türkiye‘de ki tarımsal ilaç kullanım boyutlarına

醫技系劉欣萍同學在活動捐血最多,17 歲起捐血不落人後的熱血青年 為鼓勵年輕人挽起袖口,捐出熱血,醫療財團法人台灣血液基金 會於