1. ARAŞTIRMANIN KONUSU, DENENCESİ, AMACI VE YÖNTEMİ

2.1. Yerel Yönetimler ve Yerel Demokrasi Kavramı

2.1.2. Yerel Yönetimler ve Demokrasi

Yerel yönetimler, yerinden yönetim anlayışı ile oluşturulan en önemli örgütlerdir. Onları önemli kılan temsil yetenekleri ve yerel demokrasi ile iç içe olmalarıdır (Yalçındağ, 1995: 13). Yerel yönetimlerin demokratik yapılanmanın temel kuruluşları olarak görülmesi, yerel yönetimlerin bireylerin birlikte yaşamaktan kaynaklanan gereksinimlerini karşılayan, kamu mal ve hizmetlerini sağlayan, yerel halkın kendi seçtiği organlarca yürütülen kurumlar olarak tanımlanmasından kaynaklanmaktadır (Pustu, 2005: 121). Dolayısıyla, yerel toplulukların bir araya gelerek, kendilerini yönetecek kişiyi belirlemesi ve bunun ne şekilde olduğu önem kazanmaktadır. Bu bağlamda yerel yönetimler ve demokrasi ilişkisini ele almak gerekmektedir.

2.1.2.1. Demokrasi Kavramı

Demos ” ile “cratos” sözcüklerinden türeyen ve ‘halk iktidarı’ anlamına gelen demokrasinin çağdaş gerekleri ona, seçme-seçilme, çoğunluğun meşru hükümeti, siyasal parti rejimi, kuvvetler ayrılığı gibi başlıklar çerçevesinde konumlanan ‘halk iktidarı’ ından fazla bir anlam kazandırmaktadır (Onayemi, 2010: 60). Demokrasi kavramı, diğer bir deyişle kendi kendini yönetim hakkı, hem tarihsel gelişim bağlamı içinde hem de günümüzdeki uygulamaları bakımından değişik anlamlara sahiptir (Yıldırım, 1993: 19). Batı tipi demokrasinin en belirgin özelliği

olarak, serbest seçimle ve açık oyla teşkil edilen bir parlamentonun, dolayısıyla bir temsili sistem esası üzerine kurulmuş bir parlamentonun varlığını göstermektedir. Parlamento aynı zamanda yürütme ve denetleme gücünü de temsil etmektedir. Böylece seçilenler, söz konusu erkleri, seçenler adına kullanmak yetkisini de teorik olarak elde etmiş olmaktadırlar (Ural, 1988: 451). Demokrasi, halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimidir. Günümüz demokrasisini yaşadığı toplumda kendi gibi düşünmeyenlere tahammül, hoşgörü ve gerektiğinde onlarla işbirliği şeklinde tanımlamak mümkündür. Demokrasi aynı zamanda kurallar ve kurumlar rejimidir (Ateş, 2007: 2-3). Robert Dahl demokrasinin varlığı için “asgari usul şartlar” adını verdiği yedi şarttan bahsetmektedir. Bunlar (Plattner, 1995, 72–73; Demir, 2010: 600):

• Devlet politikası hakkındaki hükümet kararları üzerindeki kontrol yetkisi, anayasal olarak seçilmiş organlarda toplanmalıdır.

• Seçilmiş organlar, baskının nispeten nadir olarak görüldüğü, sık sık yapılan ve dürüstçe idare edilen seçimlerle işbaşına gelmelidir.

• Pratik olarak bütün yetişkinler, hükümetteki seçimle belirlenen organlara seçilebilme olanağına sahip olmalıdır.

• Vatandaşların, geniş tanımlanmış siyasi meselelerle ilgili ciddi cezaların tehdidi olmaksızın kendilerini ifade edebilme olanakları olmalıdır. • Vatandaşlar alternatif bilgi kaynaklarına ulaşma imkanlarına sahip olmalı, bundan da öte, alternatif haber kaynakları var olmalı ve bunlar kanunlar tarafından korunmalıdır.

• Pratik olarak bütün yetişkinler, organların seçiminde oy hakkına sahip olmalıdır.

• Vatandaşlar aynı zamanda bağımsız siyasal partileri ve çıkar guruplarını içine alan nispeten bağımsız kuruluş ve organizasyonları şekillendirebilme hakkına sahip olmalıdır.

Günümüzde demokrasilerde yaşanan en önemli sorunlardan birisi özgürlüğün, eşitliğin ve özellikle katılmanın aşınması sorunudur. Demokratik süreçte, halk siyasi karar alanları seçmekte ve temel siyasi kararları almakta ve denetlemektedir. Ancak uygulamada siyasi alanın halk tarafından tam olarak

yönlendirilemediği gözlenmektedir. Ayrıca bazı ülkelerdeki yönetimlerin demokratik özgürlükleri kabul etseler bile tek partili olmaları demokratik değildir (Yılmaz, 2005: 290–291). Ancak bu olumsuzluklarına rağmen, insanlığın evrensel olarak geliştirebildiği en iyi yönetim biçimi demokrasidir. Ahlaken ve mantıken savunulabilecek daha iyi bir yönetim biçimi henüz oluşturulamamıştır (Türköne, 1994: 76).

2.1.2.2. Yerel Demokrasi

Demokrasi, iki bin yıllık tarihsel gelişmesi boyunca “kent devleti” demokrasisi yani halkın yönetime doğrudan katılımı, bir tür “yerel siyasal düzen” olarak algılanmıştır. Günümüz temsili, dolaylı “ulus devlet” demokrasisi tipi demokrasi anlayışı, 19. yüzyılın bir ürünüdür. İşleyişi ve boyutları açısından tarihsel kökenlerinden önemli farklılıklar göstermektedir (Yıldırım, 1993: 19-20). Demokrasi kavramının başlıca ilkeleri yurttaş katılımı, çoğunluk ilkesi ve önderlerin hem danışmaya önem vermeleri hem de seçmene karşı hesap verme sorumluluğu duymaları yerel ölçekte de geçerli ilkelerdir (Keleş, 2006: 49).

Yerel demokrasi ya da demokratik yerel yönetim gibi kavramlar son yıllarda yerel yönetimler için sıklıkla kullanılmaktadır. Bu durum da demokrasi ve yerel yönetimler arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktadır (Ökmen, 2008: 22). Demokrasiyi üstün kılan, halkın siyasal sisteme katılımı ve denetimidir (Çukurçayır, 2002: 13). Yerel demokrasi kavramı, özellikle güçlü yerel yönetim geleneğine dayanan yerel yönetimler için kullanılmaktadır. Yerel yönetimlerin katılma, etkinlik, demokrasi, özgürlük gibi pek çok değerle beraber anılması ve yerel yönetimlerin toplumun demokratikleşmesindeki önemli katkıları, yerel yönetimlerin yerel demokrasi olarak da adlandırılması sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Bu bağlamda, yerel demokrasi demokratik değerlerin yerel yönetimler için geçerli kılınması anlamını taşımaktadır (Gökçe, 1999: 56-57).

Demokrasinin yerleşmesi için bir eğitim kuruluşu gören yerel yönetimlerin demokratik örgütler olarak gelişmesi, demokrasinin gelişimi ile bağlantılı bir şekilde olmaktadır (Wickwar, 1970: 74 -76). Demokrasinin yerel düzeyde gerçekleşmesini ifade eden yerel demokrasi, halkın yönetime katılımı ve yönetimi denetlemesi başta olmak üzere, yerel yönetimde çağdaş ilkelerin benimsenmesini kolaylaştırmakta ve

kamu hizmetlerinin sunumunun etkin ve verimli olunmasını sağlamaktadır (Mutlu, 2009: 770). Halkın, yerel karar süreçlerinin değişik aşamalarında iradesini açıklayabilmesi, yerel demokrasinin merkezi unsurunu oluşturmaktadır. Yerel yönetimlerin güçlü olabilmesi için yerel halkın sadece karar sürecine katılması değil, gerektiğinde bizzat karar alabilme araçları ile de donatılmış olmaları gerekmektedir (Anayurt, 2007: 39). Bunun halkın yerel yönetimi denetlemesi ve yerel demokrasinin sağlanması için önemli olduğunu söylemek mümkündür.

Yerel demokrasi, ulusal ölçekteki demokratik yönetimin temelini oluşturmaktadır. Batılı ülkeler, demokrasi anlayışlarının bir gereği olarak, temsili nitelikteki yerel kuruluşları ve yerel özerklik ilkesini geliştirirken; Doğu Avrupa ülkeleri de temsili halk komiteleri hiyerarşisi kurarak, pratiklerini geliştirmeye çalışmışlardır (Keleş, 2006: 54). Gerçek demokrasi ancak yerel malzemelerle ve aşağıdan yukarıya doğru, tabanın demokratik yönetime bağlılığına ve katılımına dayalı bir biçimde oluşturulması ve sürdürülmesi ile mümkündür (Yıldırım, 1993: 90). Yerel halkın yönetilen pasif bir topluluk olmaktan çıkması, belediye yönetimine her aşamada katılarak, yerel sorumluluklara ortak olan, denetleyen bir topluluk haline gelebilmesi ve yerel demokrasinin işler kılınması için; başarılı bir halkla ilişkiler düzeni, duyarlı bir kamuoyu ve etkin bir halk denetiminin gerçekleşmesi gerekmektedir (Saran, 1996: 17). Yerel demokrasinin tam olarak sağlanması bunlarla sağlanabilir.

Belgede Siyasi partilerin halkla ilişkiler ve kamuoyunu bilgilendirme çalışmaları: Türk Basınında 29 Mart 2009 Yerel Seçimleri (sayfa 34-37)