• Sonuç bulunamadı

Araştırma bulgusu yalnızlık ile Ben Ok değilim-Sen Ok değilsin ve Ben Ok değilim-Sen Ok’sin yaşam pozisyonları arasında pozitif yönde; Ben Ok’im-Sen Ok’sin yaşam pozisyonu arasında ise negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Yalnızlık ile Ben Ok’im-Sen Ok değilsin yaşam pozisyonu arasında anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Ayrıca, araştırma bulgusu Ben Ok değilim-Sen Ok değilsin ve Ben Ok değilim-Sen Ok’sin yaşam pozisyonlarının pozitif yönde; Ben Ok’im-Sen Ok’sin yaşam pozisyonunun ise negatif yönde yalnızlığı yordadığını ortaya koymuştur. Araştırma bulgusu doğrultusunda söylenilebilir ki ergenlerde benimsenen Ben Ok değilim-Sen Ok değilsin ve Ben Ok değilim-Sen Ok’sin yaşam pozisyonları yalnızlık düzeyini arttırırken; Ben Ok’im-Sen Ok’sin yaşam pozisyonu ise yalnızlık düzeyini azaltmaktadır.

109

Ergenlerde yalnızlık duygusunda rol oynayan en güçlü yaşam pozisyonu Ben Ok’im-Sen Ok’sin pozisyonu olmuştur. Ben Ok’im-Sen Ok’sin yaşam pozisyonundaki kişiler başkalarını oldukları gibi kabul eden, kendilerine ve çevresindeki kişilere yakın, onlarla olumlu bir şekilde zamanı yapılandırabilen niteliklere sahiptirler. Bu pozisyondaki kişilerin kendine güvenen, verimli, objektif, cana yakın, pozitif, dışa dönük, merhametli (Wiesner, 2004; Akt. İşgör ve ark., 2012: 285) gibi özelliklerle karakterize edildiği göz önünde bulundurulduğunda araştırma bulgusu beklenildiği gibidir. Yakınlıktan hoşlanan, kendine güvenen, çevresine karşı duyarlı-olumlu bir bireyin sağlıklı bir ilişkinin başlatılması ve sürdürülmesi noktasında problem yaşama ihtimali düşüktür. Bundan dolayıdır ki bu pozisyondaki bireylerin daha az yalnızlık yaşamaları veya hiç yalnızlık duygusu hissetmemeleri şaşırtıcı değildir. Literatür incelendiğinde araştırma bulgusunu doğrudan destekleyecek çalışmalara rastlanmamıştır. Alan yazında bazı araştırmalar, Ben Ok’im-Sen Ok’sin yaşam pozisyonuna yakın değişken olarak kabul edilebilecek (Boholst ve ark., 2005) güvenli bağlanma (olumlu benlik-olumlu başkaları modeli) ile yalnızlık arasında negatif yönde ilişki bulgularına ulaşmışlardır (Erözkan, 2004; Haliloğlu, 2008; Karakuş, 2012). Yalnızlık ile güvenli bağlanma arasında ortaya konulan negatif yönlü araştırma bulgularının araştırma sonucunu dolaylı olarak desteklediği söylenebilir.

Araştırma bulgusu, Ben Ok’im-Sen Ok’sin yaşam pozisyonunun ardından ergenlerde yalnızlık duygusunda rol oynayan en güçlü pozisyonun Ben Ok değilim- Sen Ok değilsin yaşam pozisyonu olduğunu ifade etmektedir. Ben Ok değilim-Sen Ok değilsin yaşam pozisyonundaki kişiler yaşamdaki ilgilerini, değerlerini, enerjilerini kaybetmiş durumdadırlar. Gerçek dünya ile baş edemeyeceğini düşünen bu pozisyondaki kişiler için hayat yaşamaya değer görülmez. Bu pozisyondaki kişilerin sorumsuz, mutsuz, paranoyak, kendine ve başkalarına zarar verebilen, ihmalkar (Corey, 2009; Wiesner, 2004; Akt. İşgör ve ark., 2012: 285) gibi özelliklerle karakterize edildiği göz önünde bulundurulduğunda araştırma bulgusu beklenileni desteklemektedir. Hem kendisine hem de başkalarına ilişkin algısı olumlu olmayan bireyin bir başkası veya başkalarıyla ilişkiyi-iletişimi sağlıklı bir şekilde başlatması ve sürdürmesi muhtemel görünmemektedir. Literatür incelendiğinde araştırma bulgusunu doğrudan destekleyecek çalışmalara

110

rastlanmamıştır. Alan yazında bazı araştırmalar, Ben Ok değilim-Sen Ok değilsin yaşam pozisyonuna yakın değişken olarak kabul edilebilecek (Boholst, Boholst ve Mende, 2005) korkulu bağlanma (olumsuz benlik-olumsuz başkaları modeli) ile yalnızlık arasında pozitif yönde ilişki bulgularına ulaşmışlardır (Goossens, Marcoen, Hees ve Woestijne, 1998; Erözkan, 2004). Yalnızlık ile korkulu bağlanma arasında ortaya konulan pozitif yönlü araştırma bulgularının araştırma sonucunu dolaylı olarak desteklediği söylenebilir.

Araştırma bulgusu ergenlerde yalnızlık duygusunda rol oynayan son değişkenin Ben Ok değilim-Sen Ok’sin yaşam pozisyonu olduğunu bildirmiştir. Ben Ok değilim-Sen Ok’sin yaşam pozisyonundaki kişilerde yaşamlarının değerli olmadığı düşüncesi hakimdir (Altıntaş ve Gültekin, 2003). Depresif pozisyon olarak da ifade edilen bu pozisyondaki kişiler kendilerini başkaları ile kıyasladıklarında güçsüzlük duygusu hissederler (Corey, 2009). Bu pozisyondaki kişiler her ne kadar başkaları hakkında olumlu değerlendirmelere sahip olsa da kendilerine ilişkin olumsuz bir bakış açısına sahiptir. Bundan dolayıdır ki özgüveni düşük, ilişkilerde başkalarına bağımlı bir bireyin sosyal ve duygusal arkadaşlıklarında dengeli bir ilişki sürdürmesi beklenemez. Literatür incelendiğinde araştırma bulgusunu doğrudan destekleyecek çalışmalara rastlanmamıştır. Fakat, Ben Ok değilim-Sen Ok’sin yaşam pozisyonuna saplantılı bağlanma (olumsuz benlik-olumlu başkaları modeli) değişkeni yakın bir değişken olarak kabul edildiğinde (Boholst ve ark., 2005); Erözkan’ın (2004) ergenlerle gerçekleştirdiği çalışmasında ulaştığı yalnızlık ile saplantılı bağlanma arasında pozitif yönlü bir bulgunun araştırma sonucunu dolaylı olarak desteklediği söylenebilir.

Yalnızlık ile Ben Ok’im-Sen Ok değilsin yaşam pozisyonu arasında pozitif yönlü ilişki beklentisinin aksine araştırma bulgusu bu iki değişken arasında anlamlı bir ilişki olmadığını bildirmiştir. Ben Ok’im-Sen Ok değilsin yaşam pozisyonuna sahip bireyler problemlerini başkalarına atfeden, onları suçlayıcı, eleştirici, aşağılayıcı davranışlar sergileyen özelliklere sahiptirler. Bu pozisyona sahip bireyler başkalarının hatalarına hoşgörülü olmayan, kendisinin iyi olduğuna dair duygusunu oyunlarla güçlendiren, başkalarını ezmeye çalışan kişiler olarak karakterize edilir (Wiesner, 2004; Akt. İşgör ve ark., 2012: 285; Corey, 2005). Bundan dolayıdır ki bu kişilerin çevresiyle sağlıklı ve doyum sağlayıcı bir ilişki ağının içinde olması

111

beklenmemektedir. Beklenilenin aksine, gerçekleştirilen araştırmada Ben Ok’im-Sen Ok değilsin yaşam pozisyonunun yalnızlık üzerinde pozitif yönde katkısının olmaması birkaç açıdan değerlendirilebilir. İlk olarak, bireyler kendi benliklerine ilişkin olumlu algılarından dolayı yalnızlık hissetmeyebilirler. Yine kendi özelliklerine ve yeterliliklerine ilişkin olumlu tutumlarından dolayı hem çevrenin kendisine hem de kendisinin çevresine karşı olumsuz yaklaşımı onun iletişim ağından uzaklaşmasına engel olmayabilir. İki değişken arasındaki ilişkiyi ortadan kaldıran ara bir değişkenin varlığı düşünülebilir. Yukarıda da değinildiği gibi kendilerini sürekli olarak haklı göstermek isteyen bu pozisyondaki kişiler yalnızlık duygusu yaşasalar bile bilinçli veya bilinçsiz bu durumu gizleyebilirler. Literatür incelendiğinde araştırma bulgusunu doğrudan destekleyecek çalışmalara rastlanmamıştır. Fakat, Ben Ok’im-Sen Ok değilsin yaşam pozisyonuna yakın değişken olarak kabul edilebilecek kayıtsız bağlanma (olumlu benlik-olumsuz başkaları modeli) değişkeni ile gerçekleştirilen çalışmalar çerçevesinde araştırma bulgusu değerlendirilebilir (Boholst ve ark., 2005). Karakuş (2012) ergenlerle gerçekleştirdiği araştırmasında yalnızlık ile kayıtsız bağlanma arasında anlamlı bir ilişki ortaya koymaması araştırma bulgusu ile paralellik göstermektedir. Bunun yanında, Erözkan (2004) yalnızlık ile kayıtsız bağlanma arasındaki ilişkiyi lise öğrencilerinde araştırdığı çalışmasında iki değişken arasında negatif yönlü bir ilişkinin varlığını tespit etmiştir.