• Sonuç bulunamadı

Her eğitim seviyesinde öğrenci başarısını etkileyen faktörler içerisinde tutumun önemi büyüktür (Oskay, Özyalçın, Erdem ve Yılmaz, 2009). Bilginin ömrü insan zihninde kısa olsa da tutum her zaman devam eden bir olgudur (Osborne, Simon ve Collins, 2003).

Yapılan araştırmalar, öğrenme sürecinde tutumların etkili bir değişken olduğunu göstermiştir (Çaydaş ve Balcıoğulları, 2004). Özellikle ilköğretim yıllarında bilişsel boyutun yanı sıra duyuşsal boyut da büyük bir önem taşımaktadır. Bir dersle ilgili duyuşsal özellikler, o dersle ilgili öğrenmelere ilgi ve bunlara karşı geliştirilen tutumlar olarak adlandırılmaktadır (Umay, 1997). Örgün eğitimin ilk yıllarında matematik dersine karşı geliştirilen tutumlar, bu derste elde edilecek olası

başarılarda veya başarısızlıklarda çok önemli roller oynamaktadır. Bu durum çok uzun dönemler boyunca etkisini devam ettirmektedir. Öğrencilerin okula, öğretmene, derslere, arkadaşlarına yönelik tutumları, onların akademik başarılarını, sosyal yaşantılarını etkilediği kadar öğretim sürecini de olumlu veya olumsuz etkilemektedir (Tural, 2005).

Literatürde matematiğe karşı tutum ve matematik başarısı arasındaki ilişki bir döngü olarak tanımlanır (Arun, 1998). Matematik dersine yönelik tutumu ve dolayısıyla öğrenci başarısını etkileyen birçok faktörün olduğu araştırmalarla kanıtlanmıştır. Bu faktörler arasında derse yönelik tutum, matematik kaygısı, matematik öğrenmede kendine güven, matematik başarısı, matematikte başarma güdüsü, cinsiyet, babanın nitelikleri, annenin nitelikleri, anne ve babanın kalitesi ile öğretmen nitelikleri yer almaktadır (Oskay, Özyalçın, Erdem ve Yılmaz, 2009).

Araştırmalar öğrencilerin, olumlu bir tutum besledikleri derslerde daha başarılı olduklarını, başarılı oldukları derslere karşı tutumlarının da pozitif yönde bir gelişme gösterdiğini belirtmektedir. Öğrencilerin matematik derslerinde başarılarını artırmanın yolu, onların derse karşı tutumlarını olumlu düzeye yükseltecek öğrenme öğretme süreçlerini ve ortamlarını oluşturmaktır (Tural, 2005).

Öğrenciler yaşantılarında bulunan ve önem verdikleri şeylere daha çok ilgi duyarlar. Öğrencileri istekli hale getirmek için, öğrenilecek bilginin günlük hayatta ne işe yarayacağı, diğer derslerde öğreneni nasıl uygulayacağını bilmesi öğrenci için önemli birer uyarıcıdır. Ayrıca bu sayede öğreneceği bilginin matematiğin günlük hayattaki önemini kavraması bakımından önemli bir amaç gerçekleşmiş olur (Albayrak, 2000). Bir öğrencinin belli bir konuyu iyi öğrenebilmesi için bu öğrencinin öğrenilebilecek olan yeni konuya açık olması, o konuyu iyice öğrenmeye karşı istek duyması gerekmektedir (Bloom, 1998). Öğrencinin kendisinde bu olumlu tutumlar olmadığı sürece matematikte başarılı olması oldukça güçtür (Ekizoğlu ve Tezer, 2009).

2.1.13. 4E Öğrenme Döngüsü Modeli

Piaget’nin gelişim teorisine dayanan 4E (Exploration, Explain, Expansion, Evaluation) modelindeki her bir E, modeldeki aşamaları sembolize eder. 4E Öğrenme Döngüsü modeli; keşfetme, açıklama, genişletme ve değerlendirme olmak üzere birbirini izleyen dört basamaktan oluşur ve öğretmenlerin yapılandırmacı teoriyi sınıf içerisinde kolaylıkla uygulayabilmelerinde oldukça etkili bir yoldur (Bybee vd., 2006).

Bu model, öğrencilerin motivasyonunu ve yüksek düzeydeki düşünme becerilerini arttırarak, onları bir kavram ya da bir konu üzerinde düşünmeye teşvik eder ve deneyerek öğrenmelerine olanak sağlar. Öğrenme döngüsü bir olay ya da olgunun öğrenciler tarafından aktif bir biçimde incelemesiyle başlar. Öğretmen tüm aşamalarda öğrencilere ne yapacaklarını ya da nasıl çalışmaları gerektiğini söyleyen kişi değil, hedef kavram ya da kavramları öğrenmelerinde ve anlamalarında onları yönlendiren ve rehberlik eden kişidir (Başer, 2008)

Alan yazında öğrenme döngüsü modellerinin kullanıldığı bazı çalışmalar incelenmiş (Başer, 2008; Çardak, Dikmenli ve Sarıtaş, 2008; Hiçcan, 2008; Keser ve Akdeniz, 2002; Taşkoyan, 2008; Yıldız, 2008) ve bu araştırmada 4E modelinde kullanılan öğretim sırası şu şekilde açıklanmıştır:

Keşfetme (Exploration): Öğrenciler bu aşamada bilimsel bir araştırmayla

meşgul olurlar. Grup çalışması yaparak, yaparak-yaşayarak öğrenmeye dayalı etkinliklerle uğraşırlar. Öğrenci faaliyetinin en fazla olduğu aşamadır. Keşfetme aşamasında öğretmenin görevi, öğrencilere bu basamakta rehberlik yaparak gözlemlerde bulunmak ve onların kendi aralarında yapmış oldukları konuşmaları dinlemektir. Öğretmen, öğrencilerin yardıma gereksinimi olduğunda doğrudan bilgi vermekten uzak durarak, yönlendirici sorular sorar ve öğrencilerde kavramların oluşmasına katkı sağlar.

Açıklama (Explain): Öğrenciler, gözlemleri veya deneyleri sonucu elde

ettikleri sonuçları tartışırlar. Yeni ilişkileri veya kavramları öğrencilerin adlandırması güç olduğu için, sonrasında öğretmen, öğrencilerin eksik bilgilerini tamamlamalarına veya yanlış bilgilerini yenisiyle değiştirmelerine yardımcı olur. Bu aşama öğrenme

döngüsü modelinin en öğretmen merkezli kısmıdır. Öğretmen bu süreçte anlatım yöntemiyle veya tartışma, simülasyon (benzetim), video gibi yöntemleri kullanarak yeni kavramalara giriş yapabilir.

Genişletme (Expansion): Öğrenciler yeni öğrenmekte oldukları bilgiyi,

kavramı ya da beceriyi yeni durumlarda kullanırlar. Böylece yeni yaşantılar geçirerek, bilgilerini derinleştirirler. Bu aşama; kavramların doğruluğunu düşünme ve kavramları anlaşılabilir hale getirmek için önemlidir. Ayrıca öğrenme süreci ile ilgili kendi anlatımlarını geliştirmeye başlayan öğrencileri daha yeni deneyimler yaşatmak bu aşamada münkündür. Öğretmen, öğrencilerin yeni öğrendikleri bilgilerle daha öncekiler arasında bağlantı kurmalarına, öğrenilen parça halindeki bilgileri bir bütün haline getirmelerine yardımcı olur. Böylece yeni bilgi daha çok özümsenmiş olup daha sonra gerektiğinde kolayca kullanılabilir bir bilgi haline gelmiş olur.

Değerlendirme (Evaluation): Öğrencilerin öğrendikleri bilgiyi günlük

hayattan bir örnekle karşılaştırarak, öğrenip öğrenmediklerini değerlendirmeleri sağlanır. Böylelikle bu son aşamada, yeni edindikleri bilgilerini ve becerilerini değerlendirerek bir sonuca ulaşırlar. Değerlendirme süreç içerisinde yapılabilir. Öğretmen ancak genişletme aşamasının bitmesinden sonra resmi bir değerlendirme yapabilir. Öğrenciler ve öğretmen süreç içinde yeni anlayışlara ulaşmada gelişmeyi kontrol etmeye çalıştıkça değerlendirmeler tekrarlanır. Değerlendirme aşaması, aynı zamanda yeni kavram ve becerileri öğrenmede, öğrencilerin kendi gelişmelerini değerlendirdikleri dönemdir. Öğrenciler kendi açıklamalarının yeterliliğini de sorgularlar.