• Sonuç bulunamadı

Eleştirel Düşünme Becerisi Öğretimi

2.1. Kuramsal Açıklamalar

2.1.5. Eleştirel Düşünme Becerisi Öğretimi

Geçmişten günümüze değin düşünme öğretimi insanların üzerinde durduğu bir konu olmasına rağmen bunun ne şekilde olacağı ile ilgili tartışmaların hala devam ettiği söylenebilir. Düşünmenin nicelik ve niteliğini artırma gayreti, tarihte bilginin nitelik ve niceliğini artırma çabası kadar eskidir (Gündoğdu, 2009). Bu nitelik ve niceliği artırma adına düşünme ve düşünme becerileri öğretimi 21. yüzyılda öğretim programları kapsamında ele alınmıştır. Sünbül’e (2011) göre, özellikle eleştirel düşünme becerisinin, eğitim sistemi içerisinde geliştirilmesinin önemi üzerine tüm eğitimciler fikir birliği içindedir. Ancak bunun hangi yöntemle yapılacağı konusu üzerinde ortak bir görüş bulunmamaktadır. Eleştirel düşünme öğretimi, günümüzde birçok açıdan son derece önemlidir. O halde eleştirel düşünme öğreniminin ve öğretiminin hem bireysel hem de genel eğitim içinde temel bir yeri olması gerektiği açık olmalıdır (Gündoğdu, 2009).

Eleştirel düşünme becerisi öğretimine ilişkin ilk ciddi çalışmalar 1960’larda başlamıştır. Bu çalışmalar genellikle yazılı anlatımların yargılanılarak değerlendirilmesine yöneliktir (Kazancı, 1989). Eleştirel düşünme becerisi ilk defa 1960’lı yıllarda Perry tarafından ortaya konmuş, daha sonra Paul ve arkadaşları tarafından 1980’li yıllarda modelleştirilmiştir (Özden, 2000). Türkiye’de ise eleştirel

düşünme çalışmaları ilk olarak 1989 yılında Kazancı ve 1995 yılında Cüceloğlu tarafından gerçekleştirilmiştir.

Seksenli yıllarda Robert Ennis ve Beyer eleştirel düşünme öğretimini farklı şekillerde ele almışlardır. Beyer (1987: 8) eleştirel düşünme öğretiminin, teknik performanstan çok daha fazlasını içerdiğini belirtir. Eleştirel düşünmeyi geliştirmede, tekniğe olduğu kadar, uygulamadaki bilgiyi etkileyecek dikkate de önem verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Söz konusu bu düşüncenin öğretimi ve gelişimi, tekniğe olduğu kadar tekniğin etki gücüne, bilgiye olduğu kadar bilginin uygulanmasına ve yönetmeye olduğu kadar işlemeye de önem verilmesini gerektirir. Ancak böylesine bir ustalık, basitten ziyade, düşünceyi oluşturan çeşitli zekâsal işlemlerin marifetli bir şekilde ortaya konulmasını gerektirir.

Ennis (1985) ise eleştirel düşünme öğretiminin derslerden bağımsız olarak, bir beceri şeklinde öğretilmesi gerektiğini savunmuştur. Bu şekilde konu içerisindeki temel disiplinlerin tekrarlanmasından kaçınılmış olur ve aynı zamanda kazanılan bilişsel becerilerin diğer derslere uygulanması ve o dersler tarafından desteklenmesi daha kolay olduğunu vurgulamaktadır. Bununla birlikte Ennis bireyin sahip olduğu eleştirel düşünme becerisini karşılaştığı problemlerin çözümünde kullanabileceğini savunmuştur.

Kazancı (1989) eleştirel düşünme becerisi, öğretilmesi güç gibi görünse de eğitim faaliyetlerinde verilmesi en çok istenen zihinsel davranışların başında geldiğini belirtmektedir. Eleştirel düşünme öğretiminde izlenecek başlıca yollar; biçimsel mantık, biçimsel disiplin kuramı ilkeleri, dersler ve ders konuları, ders ve ünite konuları, vaka incelemeleri, tartışma ve münazaralar, oyun, bilmece ve simülasyonlar şeklinde belirtmektedir. Reed (1998) eleştirel düşünme öğretiminin sağlanmasını, öğrencilerin dersleri düzenli bir şekilde takip etmelerine ve sınıf içi tartışmalara katılmalarına bağlamıştır. Gürkaynak, Üstel ve Gülgöz (2003) ise eleştirel düşünme öğretiminin sağlanabilmesi için belli stratejilerin uygulamasının gerektiğini savunmuşlardır. Bunlar;

1. İşbirliği içinde çalışma: Küçük grup içinde öğrenme;

2. Tartışma/örnek olay tartışması: Yaşa uygun öykülerin tartışılması, sonuca vardırılması gibi etkinlikler;

3. Soru hazırlama: Anlatılan ya da okunan ya da okunması ev ödevi olarak verilen bir öykünün ardından küçük grupların öykü üzerinde soru hazırlaması, bunlardan kimilerinin sınıfta tartışılması;

4. Zorlu okuma materyalini temel alan, öğretmenin kolaylaştırıcılığında tartışarak (ya da “görüş geliştirme”, “konuşma halkası”, “istasyon” gibi etkileşimsel yöntemler kullanımıyla) soru üretmeyi ve gerekçelendirmeyi özendiren çalışmalar;

5. Yazma ödevleri: Öğrencinin bir konuyu etraflıca düşünmesini, kaynak incelemesini, konuya çeşitli açılardan bakmasını gerektiren çalışmalar;

6. Diyalog çalışmaları: Öğrencilerin, küçük gruplarda yazılı diyaloglar üzerinde çalışma yapması, farklı yorumlar, yanlış algılanan/ifade edilen durumlar, hataları, kanıtların varlığı ya da yokluğu, vb. üzerine düşünce üretmelerini sağlama;

7. Rol oynama/yaratıcı dramadır.

Dutoğlu ve Tuncel (2008) eleştirel düşünme öğretiminin gerçekleşebilmesi için şu iki konu üzerinde durulması gerektiği düşüncesindedirler. Bunlardan birincisi, meraklılık, koşulsuz bilgi edinme ve yeni şeyler öğrenme, ikincisi ise kendine güven, bu güvenden dolayı kendinin farkında olup duygu ve düşüncelerini açıkça ifade etme ve kendine saygı duymadır. Ayrıca kendine olan güveni gelişmiş kişi, çevresiyle etkili iletişim kurabilir, başkalarının duygularını anlayabilir, problemli durumlarda akılcı çözümler üretip, bu çözümleri toplum yararına geliştirebilir.

Eleştirel düşünme öğretimine yönelik yöntem ve tekniklerle birlikte literatürde sıklıkla vurgulanan bir başka konu ise sınıf ortamıdır. Öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesi hedeflendiğinde, sınıf ortamının düşünmeyi destekler bir biçimde tasarlanması ve öğretimin de bu yönde yapılması gerektiğini ifade eden Beyer (1991:120-123) beş önemli noktanın göz önüne alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Bunlar; sınıf düzeni, öğrenci davranışları, öğretmeninin davranışları, öğrenme etkinlikleri ve eğitim materyalleridir. Senemoğlu’na (1996) göre, eleştirel düşünme öğretimi; rahat, eğlenceli, keyifli, zaman baskısından uzak bir ortamda gerçekleşir. O halde sınıf, öğrenciler için baskıdan uzak, eğlenceli, rahat bir öğretme-öğrenme ortamı şeklinde tasarlanmalıdır. Halpern (2003) eleştirel düşünme becerisinin kazandırılması için öğrencilere; bağımsız düşünebilecekleri, sorgulama yoluyla durumları ve

problemleri keşfedecekleri, sürekli aktif düşünme durumunda tutulacakları, olayları farklı bakış açılarıyla inceleyecekleri, ele alınan herhangi bir konuda nedenleri ve delilleri sunabilecekleri ve fikirlerini rahatça ifade edebilecekleri uygun bir sınıf ortamının sağlanması gerektiğini ifade etmiştir. Tok’ a (2008) göre, eleştirel düşünme öğretiminde ilk aşama, eleştirel düşünmeyi geliştirici ortamların oluşturmasını sağlamaktır. Bu ortamlarda öğretmenler, öğrencilerin derse aktif katılmalarını sağlayan imkânlar tanımalıdırlar. Öğretmenlerin bu ortamı oluştururken ilk başta kendilerinin çok iyi bir model olmaları gerekmektedir. Kaya (2010) eleştirel düşünme öğretiminin ancak demokratik sınıf ortamlarında yapılacak aktivitelerle sağlanabileceğini vurgulamaktadır.