• Sonuç bulunamadı

ÖĞRETMENLERİN MEDYA OKURYAZARLIK DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2023

Share "ÖĞRETMENLERİN MEDYA OKURYAZARLIK DÜZEYLERİNİN İNCELENMESİ"

Copied!
95
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeylerini ve "cinsiyet, yaş, branş, eğitim düzeyi, kıdem yılı, televizyon izleme süresi, televizyon izleme amaçları, internet kullanım süresi, internet kullanım amaçları"nın belirlenmesidir. Ayrıca öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeylerinin cinsiyet, yaş, branş, eğitim düzeyi, kıdem yılı, televizyon izleme süresi, televizyon izleme amaçları ve internet kullanım amaçlarına göre anlamlı farklılık göstermediği ancak anlamlı farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. İnternet kullanım sürelerine göre Ayrıca araştırmaya katılan öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeylerinin “Sık” olduğu tespit edilmiştir.

Öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeylerinin öğrenim düzeylerine göre Normallik testi sonuçları

  • Problem Durumu
  • Araştırmanın Amacı
  • Araştırmanın Önemi
  • Sayıltılar
  • Sınırlılıklar
  • Tanımlar
  • Yaşam Boyu Öğrenme
  • Medya Okuryazarlığı Kavram ve Tanımı
  • Medya Okuryazarlığının Temel İlkeleri
  • Medya Okuryazarlığı Neden Gereklidir?

Toplumdaki bireylerin medyayı doğru anlayabilmeleri için gelişmeler ve yeniliklerle birlikte öncelikle öğretmenlerin “medya okuryazarlığı ve dijital yeterlilik” gibi bazı yeni beceriler kazanması gerekmektedir (Krumsvik, 2008; Ata ve Yıldırım, 2016). Çocukları ve gençleri kendi eğitim süreçlerinde medya okuryazarlığı konusunda bilgilendiren öğretmenlerin 'medya okuryazarlığı' alanında önemli eksiklikler gösterdikleri açıktır. İnsanların ihtiyaç duyduğu bilgiye tek tıkla ulaşabildiği ve teknolojinin sürekli değiştiği günümüz dünyasında 'medya okuryazarlığı' çok önemli bir beceri haline geldi.

Bireylerin dijital dünyada karşılaştıkları her türlü veriyi doğru bir şekilde sorgulayabilmeleri, analiz edebilmeleri, değerlendirebilmeleri ve bu dünyayı en uygun şekilde kullanabilmeleri için iyi bir "medya okuryazarı" olmaları gerekmektedir. Özellikle 1980'li yıllardan itibaren gelişen ve tamamına "medya" adı verilen kitle iletişim araçları önemli bir yer tutmaktadır (Karataş, 2008).

Demokratikleşme sürecinde medyanın etkisi: İnsanların demokrasiyi içselleştirebilmeleri için “eleştirel düşünme” ve “kendini ifade edebilme” gibi becerilere

Medyanın yüksek oranlarda tüketilmesi ve toplumun medya tarafından sömürülmesi: İnsanlar geçmişe oranla günümüzde çok fazla medya verisine maruz

Düşüncelerimizi, inançlarımızı ve davranışlarımızı şekillendirmede medyanın etkisi: Fazlasıyla maruz kaldığımız medya, bir şekilde duygu ve düşüncelerimize de etki

Görsel iletişim ve bilgilenmenin öneminin artması: Medyanın etkisiyle gün geçtikçe görsellik hayatımızda daha fazla yer almaktadır. Geçmişte basılı yayınlara daha alışık olan

Toplumda bilginin önemi ve yaşam boyu öğrenmeye duyulan gereksinim

Medya Okuryazarlığı Eğitimi

Ülkelerin sorunun farkına varıp çözüm aramaya başladığı bu noktada bireylerin medya konusunda bilinçlenmesi, medya metinlerinin mesajlarını doğru yorumlayabilmesi, sorgulayabilmesi ve değerlendirebilmesi için medya okuryazarlığı dersine ihtiyaç duyulmuştur. Öğrencilere verilen öğretimin faydalı olabilmesi için öncelikle öğretmenlerin iş öncesi ve sırasında medya okuryazarlığı konusunda bilgilendirilmesi gerektiğini söylüyor. Ülkelerin önde gelen kurumları kitle iletişim araçlarına karşı bir takım önlemlerin alınması gerektiğini savunmuş ve bu durum medya okuryazarlığı eğitiminin gerekli olduğu fikrini doğurmuştur.

Medya okuryazarlığı bu noktada devreye girmekte ve bireylerin hayatlarının her aşamasında medya araçlarının içeriğini doğru anlamalarını ve popüler kültüre hakim olmalarını amaçlamaktadır (Hobbs, 2004; Solmaz 2016). Finlandiya'da farklı yıllarda farklı eğitim kademelerinde uygulanmaya başlanan medya okuryazarlığı eğitimi, 1990'lı yıllardan itibaren bugünkü şeklini almaya başlamıştır. Fransa ise medya okuryazarlığı çalışmalarına diğer ülkelere göre biraz daha geç başlamıştır (Taşkıran, 2007).

1990'lı yıllardan itibaren sağlık eğitimcilerinin bu konuya dahil edilmesiyle medya okuryazarlığı konusunda daha önemli adımlar atılmıştır. AB oluşumu kapsamında, 2006 yılında çeşitli alanlarda bilgi birikimine sahip akademisyenler ve medya uzmanlarını bir araya getiren "Medya Okuryazarlığı Uzman Grubu" kuruldu. Topluluğun oluşturulma amacı medya okuryazarlığı konusunda detaylı araştırmalar yapmak ve elde edilen sonuçlar ışığında medya eğitimine uygun şekilde yön vermektir.

Bu uzman ekibin yaptığı çalışmaların medya okuryazarlığı alanında önemli adımların atılmasında ve bu alanda önemli gelişmeler kaydedilmesinde etkili olduğu görülmüştür (Avrupa Birliği [AB], 2007).

Dünyada Medya Okuryazarlığı Gelişim Süreci

UNESCO, özellikle 1970'li yıllardan itibaren medyanın insanlar üzerindeki etkilerini gözlemlemiş ve bu konuda bazı önlemlerin alınması gerektiğini belirtmiştir. New York Times'ın 1932 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ndeki 17.000 eğitim kurumuna gönderdiği çeşitli gazeteler, medya okuryazarlığı eğitiminin temellerinin atılmasında etkili oldu. Medya okuryazarlığının çocukluktan itibaren eğitimin her kademesinde yer aldığı kabul edilen ülkede, 1980'li yıllardan sonra bu konuda önemli araştırma ve çalışmalar yapılmıştır.

Teknolojik gelişmelerin yanı sıra medya konusuna da ağırlık verilmekte ve ortaöğretimde medya eğitimi dersleri verilmektedir. Medya okuryazarlığı eğitimi tüm bu hedefler doğrultusunda eğitim sisteminin en önemli parçalarından biri haline gelmiştir (Şeylan, 2008, 79). Japonya teknolojik gelişmeleri adım adım takip edip teknolojik yenilikleri eğitim sistemlerine başarılı bir şekilde dahil etmesine rağmen medya okuryazarlığına gereken önemi göstermiyor.

Çin ve Hindistan'da medya eğitimi için ayrı bir ders yok; Ülkelerin sadece belirli bölgelerinde ve bazı özel okullarda medya eğitimi ile ilgili çalışmalar bulunmaktadır (Karataş, 2008). Medya bilgisi bu ülkelerin gündemine çok geç girmiş ve bu konuda pek fazla çalışma yapılmamıştır (Koçak, 2011). 34; 1970'lerin sonlarında İrlanda okullarında verilmeye başlanan medya okuryazarlığı eğitimi, yeni ilköğretim müfredatına dayanmaktadır.

Macaristan'da medya okuryazarlığı, yıllardan beri "Medya eğitimi ve hareketli görüntü kültürü" konulu müfredat programında uygulanmaktadır.

Türkiye’de Medya Okuryazarlığı Gelişim Süreci

2005 yılında "İ. Uluslararası Medya Okuryazarlığı Konferansı”nda medyanın gençler üzerindeki etkileri ve neden gerekli olduğu konusunda bilgi verildi (İnan, 2010, 26). RTÜK'ün girişimiyle medya eğitimi konusunda toplanan tüm bilgi, birikim ve çalışmalar Talim ve Terbiye Kurulu ile paylaşıldı. Bu topluluk bünyesinde yapılan çalışmalar sonucunda “Taslak Medya Okuryazarlığı Ders Programı ve Öğretmen Kılavuzu” oluşturulmuştur (Keleş, 2009, 55).

2006 yılında RTÜK ile Talim ve Terbiye Kurulu, "Eğitim Kurumlarında Medya Okuryazarlığı Derslerinin Sunumuna İlişkin İşbirliği Protokolü" konusunda ortaklaşa anlaşmaya vardı. Medya okuryazarlığı eğitimi süreci boyunca yapılan çalışmalar sonucunda 2007 yılında “Medya Okuryazarlığı Dersi Rehberi” yayımlanmıştır (Orhon, 1999; Görmez 2014). Medya okuryazarlığı dersinde medya metinlerini analiz etme ve değerlendirme gibi önemli konuların yanı sıra "özel hayatın gizliliği, başkalarının görüşlerine saygı, koşulsuz kabul, dürüstlük, bilim vb. gibi önemli değerler de yer almaktadır. işbirliği, kültürel mirasın yaşatılması düşüncesi, aileye önem verilmesi, hoşgörülü olunması”.

İlköğretimin bazı kademelerinde belirli bir düzeyde verilen medya okuryazarlığı eğitimi, yalnızca sınırlı bir alanla sınırlıdır. Araştırmalar medya eğitimi konusunda daha fazla bilgi sahibi olan ebeveynlerin, çocuklarının kitle iletişim araçlarıyla ilişkilerini daha iyi kontrol edebildiklerini göstermektedir (Ertürk ve Gül, 2006; Gündüz ve Kalan, 2010). Araştırmalar medya eğitimi konusunda daha fazla bilgi sahibi olan ebeveynlerin, çocuklarının kitle iletişim araçlarıyla ilişkilerini daha iyi kontrol edebildiklerini göstermektedir (Ertürk ve Gül, 2006; Gündüz ve Kalan, 2010, 63).

Sonuç olarak medya okuryazarlığı konusunda önde gelen ülkeler dikkate alındığında Türkiye bu çalışmanın çok başındadır ve bu alanda atılacak çok önemli adımlar bulunmaktadır.

Dijital Okuryazarlık

Türkiye'de uzun bir süre medyaya ilişkin çalışmalar genellikle televizyon programlarının içeriğindeki sorunlar ve bu sorunların çözümleriyle sınırlıydı. Medya çalışmalarının artması, daha sistemli ve kontrollü ilerlemesi ülkemizde medya okuryazarlığının istenilen düzeye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Geleneksel medya okuryazarlığından en önemli farkı, geleneksel medya okuryazarlığının amacı sadece medyanın insanlara sunduğu metinleri anlamlandırmak iken, dijital medya okuryazarlığının insanlara kendi ürünlerini üretme ve daha aktif olma fırsatını vermesi gibi görünmektedir. (Park, 2012, 87).

Bu beceriler, bireylerin sosyal ağlara erişmesine, kendi istekleri doğrultusunda hareket etmesine ve kontrolü sürdürmesine, karşılaştıkları şeyleri belirli bir şekilde filtreleyerek ihtiyaç duydukları bilgiyi elde etmelerine olanak sağlamaktadır (Dijk Ulusoy, 2018). Dijital okuryazarlık, medyanın bireylere sunduklarını doğru değerlendirerek, bireylerin iletişim teknolojisini eleştirel bir bakış açısıyla en uygun şekilde kullanmalarına yardımcı olan bir beceridir. Dijital okuryazarlık, sosyal ağdaki çeşitli görüntü, ses ve videolarla ilgili bazı çalışmaların bulunması nedeniyle metin okuryazarlığından farklılık göstermektedir (Kinzer Ulusoy, 2018).

Dijital metinler, daha hızlı dağıtılabilmesi ve çoğaltılabilmesi açısından metin okuryazarlığından farklılık gösterir. Giderek dijitalleşen dünyada bireylerin bu değişimlere ayak uydurabilmeleri ve dijital okur yazar olabilmeleri hayatlarını kolaylaştıracaktır. Geleneksel medyada sunulan bilgiler belirli kontroller aracılığıyla insanlara ulaşmaktadır ancak oldukça geniş bir bilgi havuzuna sahip olan dijital medya, hiçbir kontrole tabi tutulmadan insanlara ulaşabilmektedir.

Dijital ortamda karşılaşılan bilgilere eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşılmalı ve gerektiğinde farklı kaynaklardan yardım alınmalıdır (Hobbs, 2010, 42).

Araştırmanın Modeli

Evren ve Örneklem

Ölçme Aracı

Verilerin Toplanması

Verilerin Analizi

Bu bölümde araştırma problemine ve alt problemlere cevap bulmak amacıyla toplanan verilerin istatistiksel analizi sonucunda elde edilen bulgu ve gözlemler yer almaktadır.

Araştırmaya Katılan Öğretmenlerin Betimsel Özellikleri

Araştırmaya katılan öğretmenlerin medya okuryazarlığı alt boyutu yeterliklerine sahip olma düzeylerine ilişkin bulgular. Yeterliklere sahip olma düzeylerine ilişkin bulgular.

Tablo  6  incelendiğinde  araştırmaya  katılan  öğretmenlerin  en  fazla  haber  programlarını  (%19,6)  izledikleri,  en  az  ise  dini  programları  (%2,4)  izledikleri  görülmektedir
Tablo 6 incelendiğinde araştırmaya katılan öğretmenlerin en fazla haber programlarını (%19,6) izledikleri, en az ise dini programları (%2,4) izledikleri görülmektedir

Araştırmaya Katılan Öğretmenlerin Medya Okuryazarlığı Alt Boyut Yeterliliklerine Sahip Olma Düzeyine İlişkin Bulgular Yeterliliklerine Sahip Olma Düzeyine İlişkin Bulgular

Araştırmaya katılan öğretmenlerin ikinci alt boyutu olan "analiz edebilme ve tepki verebilme"ye ilişkin bilgiler Tablo 10'da verilmiştir. Elde edilen genel sonuçlar dikkate alındığında öğretmenlerin "analiz edebilme ve tepki verebilme" yeterliklerinin ortalaması " 3,83 ", yani "Sıklıkla" seviyesinde. Araştırmaya katılan öğretmenlerin üçüncü alt boyutu olan "Yargılayabilme, örtülü mesajları görebilme" ile ilgili bilgiler Tablo 11'de verilmektedir.

Araştırmaya katılan öğretmenlerin her üç yeterlik alt boyutuna da “Sık” düzeyinde sahip olmaları ve genel ortalamalarının da “4.026” yani “Sık” düzeyinde olması öğretmenlerin “Sık” düzeyde olduğunu göstermektedir. medya okuryazarlığının iyi düzeyde olması.

Tablo  9  incelendiğinde  öğretmenlerin  “farkında  olma,  bilgi  sahibi  olma”
Tablo 9 incelendiğinde öğretmenlerin “farkında olma, bilgi sahibi olma”

Birinci Alt Probleme İlişkin Bulgu ve Yorumlar

İkinci Alt Probleme İlişkin Bulgu ve Yorumlar

Üçüncü Alt Probleme İlişkin Bulgu ve Yorumlar

Bu sonuçlar dikkate alındığında branşın öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeyi puanları üzerinde bir farklılık yaratmadığı görülmektedir.

Dördüncü Alt Probleme İlişkin Bulgu ve Yorumlar

Bu sonuçlar dikkate alındığında eğitim düzeyinin öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeyi puanları üzerinde bir fark yaratmadığı görülmektedir.

Beşinci Alt Probleme İlişkin Bulgu ve Yorumlar

Tablo 21'de "0-5 yıl" bilgisini veren satır incelendiğinde öğretmenlerin meslekte geçirdikleri süreye göre dağılımının normal olmadığı görülmektedir (p<0,05). Gruplar normal dağılım göstermediğinden parametrik olmayan testlerden biri olan Kruskal Wallis H-Testi kullanılmış ve sonuçlar tablo 22'de verilmiştir. Değişimi test eden Kruskal Wallis H-Testi sonuçları Öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeylerinin zaman içinde meslekte değişimi.

Bu sonuçlar dikkate alındığında meslekte geçirilen sürenin öğretmenlerin medya okuryazarlığı puanlarını etkilemediği sonucuna varılabilir.

Altıncı Alt Probleme İlişkin Bulgu ve Yorumlar

Tablo 23'te yer alan 'Televizyon izlemiyorum' maddesine ilişkin bilgilerin yer aldığı satır incelendiğinde öğretmenlerin televizyon izleyerek geçirdikleri süre dağılımının normal olmadığı görülmektedir (p<0,05). Gruplar normal dağılım göstermediğinden parametrik olmayan testlerden Kruskal Wallis H-Testi kullanıldı; sonuçlar Tablo 24'te gösterilmektedir. Öğretmenlerin medya okuryazarlığındaki farklılığı televizyon izleme sürelerine göre test eden Kruskal Wallis H-Testi sonuçları.

Bu sonuçlar dikkate alındığında televizyon izleme süresinin öğretmenlerin medya eğitim düzeyi sonuçlarını etkilemediği görülmektedir.

Tablo  23.  Öğretmenlerin  medya  okuryazarlık  düzeylerinin  televizyon  izleme  sürelerine  göre Normallik testi sonuçları
Tablo 23. Öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeylerinin televizyon izleme sürelerine göre Normallik testi sonuçları

Yedinci Alt Probleme İlişkin Bulgu ve Yorumlar

Bu sonuçlar dikkate alındığında TV izleme niyetlerinin öğretmenlerin medya okuryazarlığı puanlarını etkilemediği ortaya çıktı.

Sekizinci Alt Probleme İlişkin Bulgu ve Yorumlar

Bu sonuç dikkate alındığında internet kullanım süresinin öğretmenlerin medya okuryazarlığı puanlarında farklılık yarattığı görülebilir. Test sonuçlarına bakıldığında; Haftalık internet kullanım süresi '1-5 saat arasında' (X̅: 4,06) olan öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeylerinin, haftalık internet kullanım süresi '1 saatten az' (X̅: 3,71) olan öğretmenlere göre daha düşük olduğu ve '6-10 saat arası" (X̅).: 4,05) öğretmenlerinkinden daha yüksek bulunmuştur.

Dokuzuncu Alt Probleme İlişkin Bulgu ve Yorumlar

Bu sonuca bakıldığında interneti kullanım amaçlarının öğretmenlerin medya okuryazarlık düzeyi puanları üzerinde farklılık yaratmadığı görülmüştür.

Tablo  29  incelendiğinde  öğretmenlerin  internet  kullanım  amaçlarına  göre  dağılımlarının normal olduğu görülmektedir (p>0,05)
Tablo 29 incelendiğinde öğretmenlerin internet kullanım amaçlarına göre dağılımlarının normal olduğu görülmektedir (p>0,05)

BÖLÜM

Öneriler

Literatür araştırmasında öğretmenlerin büyük çoğunluğunun lisans yıllarında medya okuryazarlığı ile ilgili bir ders takip etmediği görülmüştür. Örgün eğitimin dışında olan ve medya okuryazarlığı konusunda bilgi edinmek isteyen bireylere yönelik halk eğitim merkezlerinde medya okuryazarlığı konusunda bilgilendirme kursları açılabilir. Medya okuryazarlığı dersinde gazete ve dergi kullanımı (Medya okuryazarlığı dersinin İzmir'deki öğrencilerin gazete ve dergi okuma alışkanlıklarına etkisi).

Ülke profili Macaristan, Nurdan Öncel Taşkıran (ed.), Medya okuryazarlığı: Avrupa profili (20. yüzyıl becerilerine ilişkin veri kaynaklarının analizi. İlkokul medya okuryazarlığı dersi öğretmeninin el kitabı. https://www.medyaokuryazarligi.gov.tr/userfiles/files / program.pdf] 13 Mart 2019'da. https://www.rtuk.gov.tr/haberler/3787/85/medya-okuryazarligi-calistayi-basladi.html] adresinden 17 Mart 2019'da alındı. Seçici medya Bir pilot İlköğretim ikinci kademede okuma-yazma dersi alan öğrencilerin ders sonu çıktılarının incelenmesi.

Her müfredatta eleştirel düşünme. 25 Mart 2019'da https://www.projectlooksharp.org/Resources%202/12BasicWaysBooklet.pdf] adresinden alındı.

Şekil

Tablo 1. Araştırmaya katılan öğretmenlerin cinsiyet ve yaşa göre dağılımları
Tablo  1  incelendiğinde  araştırmaya  katılan  öğretmenlerin  %36,7’sini  kadın,
Tablo 2. Araştırmaya katılan öğretmenlerin branşlara göre dağılımları
Tablo 3 incelendiğinde araştırmaya katılan öğretmenlerin %76’sının lisans mezunu,
+7

Referanslar

Benzer Belgeler

Öğretmenlerin beslenme okuryazarlık puanlarının annenin eğitim durumuna göre değişkenliği detaylı incelendiğinde, annenin eğitim durumu ilköğretim olan öğretmen

Bu araĢtırmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının &#34;çevre okuryazarlık&#34; düzeylerini ve çevre okuryazarlık düzeyine etki eden faktörleri

Bu araştırmada öncelikle üniversite öğrencilerinin kişilik özelliklerini, etkileşim kaygısı düzeylerini ve sosyal medya kullanım sürelerini belirlemek ve

Bu tanımlayıcı çalışma, ilk öğretim okullarında görev yapmakta olan öğretmenlerin ilk yardım konusu ile ilgili bilgi düzeylerinin belirlenmesi amacı ile

Din ve medya ilişkisini, medya okuryazarlığı kadar önemli bir kavram olan dini okuryazarlık bağlamında, sinema, televizyon ve inter- net çerçevesinde inceleyen bu sayının,

Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının finansal okuryazarlık düzeylerini belirlemeye yönelik uygulanan para yönetim özyeterlik algısı, para yönetim davranışları

Öğretmenlerin sosyal medya bağımlılığı algılarının eğitim düzeyine göre sanal tolerans, sanal iletişim alt boyutunda ve sosyal medya bağımlılığı genel

Mevcut çalışmada katılımcı öğretmenlerin yenilikçi öğretmen özelliklerine sahip olma durumlarını genel olarak yüksek derecede görmelerinin eğitimsel yenilik ve