• Sonuç bulunamadı

Halalar ve Halaa

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Halalar ve Halaa"

Copied!
8
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Türk

Halkları

ve Dilleri: 2

HALAÇLAR VE HALAÇÇA

MEHMET ÖLMEZ ı.

HALAÇLAR

Günümüzden yaklaşık25 yıl önceAlınan bilimadamıG. Doerfer'in dikkatleri çekmesiyle o güne kadar dilleri açısından sıradan bir Türk halkı oldukları, Azericenin bir ağzını konuştukları düşünülen Halaçlar ve dilleri Türkdilbilim araştırmalarındaönemli bir yere sahip oldu. Buna göre Halaçlar bir Azerihalkı olmadığı gibi dilleri de Azericenin bir ağzı olmayıpEski Türkçeden de eski özellikler gösteren bir Türk dilidir.

Tarihte Halaçlara ilk değinenler İslam coğrafyacıları olmuştur. 911O. yy. kaynaklarına göre Halaçlar Seyhun 'un bu yakasında, Afganistan' da yaşayan göçebe halklardandır. Kışlakları SırDerya ötesinde, Talas bölgesinde yer alır.

tJ:Varezmı'nin Mafatilıal-'ulüm'indeHalaç ve Kancina Türkleri Eftalitlerden arta kalan boylar olarak gösterilir. Bu verilere dayanan Marquart da bugün için pek kabul görmeyen görüşleröne sürmüştür. Ona göre Halaçlar bir Hint-Avrupa boyu, Saka'lardan arta kalan, Türkleşmiş birhalktır.

Nizamu' l-mulk de Siyasatnama'sındaı Selçuklular döneminde Alptegin' in Sebüktegin'i vergi toplamak ve ilişkileri geliştirmek amacıyla Halaç ve

Tüı(nenlere gönderdiğini belirten açıklamalarayer verir. Bu veri de Halaçların Türklüğüiçin bir işaret sayılır.

Bir Özbek boyunun adı da Rus harfleriyle Galaçi olarak yazılmaktadır. Bunların adıda Halaçların yaşadığı bölgedenalınmışolabilir.

Bugünkü Halaçlar ise Ortaİran'da, Tahran'ın200 km. kadargüney-batısında, Sultanabad ile Save (Hamadan ile Kom arası) arasındakibölgede yaşamakta­ dırlar. Yaklaşık46 köyde Halaççakonuşulmaktadır.Doerfer'in I 991' de yayımla­ nan (okunuşu ı987) bir bildirisinde 24 000 kişinin Halaççakonuştuğu kaydedil-mektedir. Halaçlarıngerçek sayısınıtahmin etmek ise oldukça güçtür, bir kısmı Azerice, bir kısmı da Farsça konuşmaktadırlar.Özellikle genç nesilden Halaçça konuşan sayısı yok denecek kadar azdır. Dr. Cevat Heyet'in ı988'de Varlık'ta

i Aslı Arapça olan bu kitap veyazarın adıülkemizde genellikleTürkçeleşmişArapçasöyleyişe göreNizdmü'l-nıulkveSiyôsetnômeolarak okunupyazılmaktadır.Biz burada kitabın yazıldı~1 dildekiyazımını yeğledik.

(2)

çıkanbir yazısında ise köy sayısı57, konuşan sayısı30000 olarak gösterilmek-tedir.

2. HALAÇÇA

Halaççadan ilk söz eden büyük Türk Sözlükçüsü KaşgarlıMahmut'tur (tam

yazımıyla S~LS:J' ~i .ı~Mahmüd al-Husayn al-Kaşgari). Halaçları Argu olarak adlandıran ve tanıtan MK onların dillerinden örnekler de vermektedir. Bu örneklerinçoğunluğubugünkü Halaççaylauyuşmaktadır.

İkinci olarak İrani dillerin uzmanı olan V. Minorsky Halaççayı fark etmiş (1906) ve Halaççadan malzemelertoplamıştır(l9 17). Bu malzemelerini ise ancak

1940'tayayımlayabilmiştir.

Üçüncü olarak M. Mogaddarn Halaçlar ve Halaçça üzerine çalışmış, malzemelerini de 1950' de yayımlamıştır. Mogaddem 'in özellikle dönemi için oldukça önemli olan çalışmasıne yazık ki dikkatleri pekçekmemiştir.

L. Bazin'in i969'daki çalışmalarına koşutolarak G. Doerfer ve öğrencisi S. Tezcan bu konuda çalışmaya başlamış'olup, günümüzde de bu çalışmalarını

sürdürmektedirler.

Minorsky'nin malzemesi tümüyle öz Halaç sözlerinden oluşmamaktadır.Bir

kısmı da komşuTürk dillerine, örn. Azericeye aittir. Halaççanınyeniden keşfi,

deni lebi lir ki Doerfer'in kendinden önceki verileri karşılaştırmalıTürk dilleri

çalışmalarınauygun olarak yeniden ele alıp, değerlendirmesiyleolmuştur.Önce Doerfer' in öğrencileri, S. Tezcan, W. Hesche, H. Scheinhardt 1967' de Halaç bölgesine araştırma/incelemegezisine çıkmışlar, malzeme derlemişler,ikinci olarak yine Tezcan, Doerfer ve Racabiaym geziyi yinelernişlerdir.

Doerfer ve Tezcan'ın çalışmalarıyla Halaççanınses ve sözvarlığı açısından yaşayan en eskicil Türk dilleri arasındayeraldığıortayakonmuştur.

Doerfer'in Halaççayla ilgili ilk kitapçalışması1971 'de, ikincisi sözlük olarak 1980' de, üçüncüsü dil ve sözvarlığı atlası olarak 1987' de, dördüncüsü de dilbilgisi olarak 1988'de yayımlanmıştır. Yakında yayımlanacakolan Halaç Halkbilimi Metinleride (Folklore der Chaladschı Halaççayla ilgili ilk kapsamlı

metin yayımı olacaktır.Bu kitapların dışındayine aynı yazarınHalaçça üzerine çoksayıdamakalesiyayımlanmıştır.

3. SEÇME KA YNAKÇA

BOSWORTH, C.E. 1977. "KhalaQj 1. History", Encyclopedia of Islam. s. 917-91 8b. CEVAT HEYET 1988. "Torki-yeKalaj",&=J)lgVarlık, 70.4: 12-24"(Doerfer 1993'egöre)

CEYLAN, E. (1988). Halaçça ArtZamanlıSesbilgisi. (yayımlanmamış çalışma)

DANKOFF, R., A. MANASTER-RAMER. 1992. "Doerfer, Gerhard und Semih Tezcan: Wörterbuch des Chaladsch (Dialekt von Xarrab). Budapest: 16

(3)

Akaderniai Kiado, 1980", Wiener, Zeitschrift [iir die Kunde des Morgenlandes. Band 74: 270-280.

DOERFER, G. 1968. "Das Chaladsch - eine archaische Türkische in Zentralpersien", Zeitschrift der Deutchen Morgenldndischen Gesellschaft, Band 118.1: 79-112. (Türkçesi S, Tezcan,: "Halaçça, Ortaİran'daArkaik Bir Türk Dili", TTK-Belleten, c. 34, sayı 133: 17-58)

DOERFER, G., W. HESCHE, H. SCHEINHARDT, S. TEZCAN. 1971. Khalaj Materials. UAS 115, Indiana University.

DOERFER, G. 1977. "Khaladj and lts Relation to the Turkic Languages", TDAY-Belleten, s. 17-33.

DOERFER, G. S. TEZCAN. 1980. Wörterbuch des Chaladsch, (Dialekt von Xarrab). Akademiai Kiado, Budapest.

DOERFER, G. 1983. "XaJIa)J)KCKI1ı1 513bIK He orY3CKI1ı1", C06emeKaH 11110pKO./l02UH,No. 6: 37-39 ("Xaladjskiyyazık- ne oguzskiy", ST).

DOERFER. G. 1987. "Chaladsch, Alttürkisch. Urtürkisch", Sprachen des

Buddhisıııusin Zentralasien.K. Röhrbom, W. Veenker, VSUA 16: 11-16. DOERFER, G. 1987. "Eine sonderbare.Stelle bei Mahmüd al-KasyarI",CAl, C.

31.3-4: 199-208.

DOERFER, G. 1987. "Mahmud al-Kasvari, Aryu, Chaladsch", Ural-Altaische Iahrbücher, Neue Folge, Band 7: 105-114.

DOERFER, G. 1987. Lexik und Sprachgeographie des Chaladsch, Kartenband. Wiesbaden, ss. 312-534. (ikinci cilt)

DOERFER, G. 1987. Lexik und Sprachgeographie des Chaladsch, Textband. Wiesbaden, ss. 1-311. (ilk cilt)

DOERFER, G. 1977. "KhalaQj 2. Language", Encyclopaedia ofIslam. s. 918a-b. DOERFER. G. 1988. Grammatik des Chaladsch. Turcologica, Band 4, Wiesbaderı.

DOERFER, G. 1988. "Zur Quantitat der Vokale des Chaladsch", WZKM.78: 23-73. DOERFER, G. 1991. "Göttinger turkologische Forschungen in Iran", Türkische Sprachen und Literaıuren. Yay. ı. Baldauf, K. Kreiser, S. Tezcan,

Wiesbaderı,VSUA 29: 103-11.

DOERFER, G. 1993. "Chaladschica extragottingensia", CAl 37.1-2: 33-81.

~E. 1972. "Butan-ı Halaç", TürkiyatMecmuası,C.17: 25-67

+

XVII*** levha. MINORSKY, V. 1940. "The Turkish Dialect of the Khalaj", Bulletin of the School of Oriental Studies, Vol. 10.2: 417-439. (Türkçesi: F. Güley, "Halac Türk Diyalekti", TDED, C. 4.1-2,1950: 83-106).

TEKİN,T. (1995). Ana Türkçede Asli Uzun Ünliiler.(ATAUÜ)

TEZCAN, S. 1972. "Halaçça", Türk Lehçeleri Örnekleri II, yay. S.çağatay,AÜ, DTCF, 1972: 255-260, Ankara.

(Aşağıdaverilen alfabe esas olarakFarsçanın yazıçevriminigöstermektedir.

Yazımızınsonunda, Arap harfli metni aldığımız Varlık'taiseAzericeyi yazmak için kullanılanalfabeyayımcılarcaHalaçça için de kullanılmaktadır.)

(4)

4. ALFABE VE KULLANILAN YAzIÇEVRİMİ = a;

a;

e;

la

.b =t '":-' =b b =~ I...J =p

t

= w t

t

=g ..:.ı =~ ..j =f ~ =c ~ =k CT . ' b

ri

=ç .:1 =k

C

=l:ı ~

.

=g

t

=1]

J

=l ) =r

f

=m j =z 0 = n,1] j =j 9 = v;

9'

u, ü, o, ö; Ü, ü ..) =d o = h; 4.e, a ~ =?: 't = la ~ =s ...s =y;...sı ı,i,i, ı

JiJ

ts

=e

ua

=ş ;. = ~ = d.'i. 5.1.SESBİLGİSİ

5.1.1. Ünsüzler: Halaççanın Türk dilleri arasındaki yeri konusunda en

belirleyici yönü belki de Ana Altayca *p- sesinin devamı sayılanAna Türkçe

varsayımsal*17- sesiniyaşatıyor olmasıdır.OrtaMoğolcada17- ve çağdaş Mançu-Tunguz dillerinden Nanaycadap- olarak görülen bu ses Türk dillerinde dağınık

olarakgörülüyorsada, düzenli olarakyaşadığıtek dil Halaççadır.

ETaç- 'açmak' = HaL. haç- (Az. haçar 'anahtar'); ETaçıg 'acı'= HaL.hiiaçuğ;

ET adak 'ayak' = HaL. hadak (Tuvaca adak); ET ôliim 'ölüm' = HaL. helim; ET

ırak'uzak,ırak'= HaL.hırak; ETin 'in,mağara'= HaL.hZin(Az.hin, Trkm.hın); ET ürün, yürüU 'beyaz, ak' = HaL. hirin, hürün.

5.1.2. Halaççanın birbaşkaeskicil özelliğide, bugün çoğuTürk dilindey'ye

dönüşen ET söziçi ve sözsonu -d-, -d ünsüzlerini korumasıdır:ETbedük 'büyük' = HaL. bidik, büdük; ETbedüt- 'büyütmek' = HaL.bidüt-; ETbad 'vücut, beden' = HaL. bo-d; ET adak 'ayak' = HaL. hadak; ET adır- 'ayırmak'= HaL.hadur-; ET ked- 'giymek' = HaL.ked-; ETküdegü 'güvey' = HaL.kidey; ET kudruk 'kuyıuk'

= HaL. kurduk; ET tod- 'doymak' = HaL. tod-.

5.1.3. ET'de çok heceli sözcüklerin sonunda bulunan -g ünsüzü ile söziçinde, ek başındaki -g- ünsüzü Oğuz grubunda düşerken diğer Türk dillerinde ya

korunmuş ya da başka seslere dönüşmüştür.Halaççada yine eski bir özellik

(5)

olarak sözsonu -g ünsüzleri korunrnuştur:ET arıg 'arı, temiz' = HaL.arıg; ET

açıg 'acı, ızdırab; acı, keskin' =HaL.hô''çug:ETagrıg 'ağrı, sızı' = HaL.hagrıg;

ETatlıg 'atlı'

=

HaL.hatlıg; hatlug 'atlı,binici ': ETotlug 'ateşli,yanan, odlu'

=

HaL.hic'tlug ; ET katıg 'katı, sert; yoğun'

=

HaL.kattıg; ET sarıg 'sarı'

=

HaL.

sliClrug;

ET yaglıg = HaL.

yaaglug

'yağlı'; ET bulga- 'karıştırmak,bulamak' =

HaL.bulga-: ET be lgülüg 'belirli, belgeli, açık'

=

HaL. be lgülüg; ET kazgan 'kazan'

=

HaL. kazgaıı; ET kısga 'kısa'

=

HaL.kiska; ET sıçgan 'fare'

=

HaL.

sıçga.n; ETyalga- 'yalamak'

=

HaL.yalga-,

5.1.4. ETsözbaşık- Batı Oğuzcanın Anadolu kolunda, yani Türkçede sadece ön ünlüler komşuluğundag-'yedönüşürken (çoğunlukla)Azericede ve Türkmen-cede artünlülerirı kornşuluğundada bu ünsüz ötümlü karşılığıolan g-ünsüzüne

dönüşmüştür.Halaççada ise ET sözbaşık-ünsüzleri (yazıdak-Ik-; korunmuştur:

ET keç- 'geçmek'

=

HaL.keç-; ET kırk 'kırk'

=

HaL.kırk; ETkeçür- 'geçirmek,

aşırrnak'

=

ET ked- 'giymek'

=

HaL.ked-; ET küç 'güç, kuvvet; zor'

=

HaL.klJç 'zor; güç, kuvvet'; ETkarın 'karın'

=

Hal./5:arm; ET

/5:011

'koyun'

=

HaL.kovn.

5.1.5. ETsözbaşıt- ünsüzü kimi Türk dilinde dağınıkolarakd-'ye dönüşürken

(özellikle Oğuz grubunda) Halaçça ET t- ünsüzünü de korumuştur: ET talak 'dalak'

=

HaL.

taala/ç.,;

ET

tan

'şaşırma, hayret'

=

HaL.ta.ıj;ETti: 'diz'

=

HaL.

diz;

ET tirig 'canlı,diri'

=

HaL.

tirri, tirrig;

ET tok 'tok' HaL.tok; ET tört 'dört'

=

HaL. djört, tDÖrt.

5.1.6.. ET'de görülen ve ince n adıyla anılan ünsüz Uyguroada ilk dönemde, özellikle Manici (Maniheist) Uygur metinlerinde n olarak görülürken daha sonraki döneme ait eserlerden, özellikleBudacı (Budist) Uygur metinlerinden itibaren y olarak görülür. Halaççada ise bu ses, Kaşgarlı Malımüd'unArguca verilerinde

olduğugibi n'ye dönüşmüştür:Uyg. (Maitrisimit), MK kayak 'kaymak' = HaL.

kaııak; ETkanyu, kayu 'nere, ne, hangi

=

HaL.~iJClI1ı, kaıu; ET

/5:011

'koyun'

=

HaL. kovn, kon;ET (Uyg.)kiiy- 'yanmak, göyünmek'

=

HaL.kien-, kiin-,

. 5.1.7. Bunların dışındab-ünsüzünün sözbaşında korunduğugörülürken kimi örnekteV-, ın- ve çjolduğugörülür. Söziçinde ise düzenli olarak-V-, -v'ye değişir.

ET -U-,

-o

ünsüzü kimi sözcüklerde korunurken (kle?] 'geniş' gibi) kimisinde ya n' ye, y' ye dönüşür, ya dadüşer.

-ET sfu;süzünde ise Halaçça için kayda

değer

bir ses

olayı

görülmez.

Bunların

dışındatek-tük ses değişmelerigörülür. Halaççaya uymayan kimi sözcükler ise, örn. ı->d-değişimi için, ya eski bireralıntı(örn. dovuşgan 'tavşan' komşuTürk dillerinden?) ya dakullanım sıklığına bağlıolarakaçıklanabilir(dağ 'değil').

5.2. ÜNLÜLER

5.2.1. Halaççanınbelirleyici yönlerinden biri de Ana Türkçede var olduğu

kabul edilen birincil uzun ünlülerikorumasıdır.Yakutça ve Türkmenceden başka

uzun ünlülerin düzenli olarakkorunduğutek Türk dili Halaççadır. Doerfere göre ise Halaççadayalnızcabilinen türden ünlüuzunluğu bulunmayıp, olağan uzunluk-19

(6)

tak i ünlülerin yamsıraüçüncü olarak bir de ikiz uzun ünlülervardır,yani Halaçça-daa,

a

ve aaolmak üzere üç tür aünlüsü ve üç tür ünlüniceliği(quantitiit) vardır.

5.2.2. Olağan uzunluktaki ünlülerde kimi geniş ünlülerde daralmalar, veya yuvarlak ünlülerde düzleşmelergörülür: ö ---7 e, e ---7i, ü ---7 i, l ---7i, u gibi.

Değişiklik görülen kimi sözcükler ise kısaca şöyle sıralanabilir: ET bedü-'büyümek' =HaL. bidi-;ET bııj=HaL.mil];ETyık- 'yıkmak'=HaL. yuk-;ET kör-'görmek' =HaL. ker-;ETöl- 'ölmek' =HaL.hil-;ET kül 'kül' =HaL. ki-lvb.

5.2.3. Ana Türkçe şekillerinde uzun ünlü bulundurduğu düşünülen

sözcüklerden Halaççalarındaikiz uzun ünlü bulunanlara örnekler: ET

aç-'acıkmak'

=

HaL. aaÇu-, Trkm. iicık-

«

"aç-ık-ş,Yak. ôs-;ETat 'ad, isim'

=

HaL. aat;ET kar 'kar' =HaL. kar; ETsarıg 'sarı' =HaL.saarug;ET ba- 'bağlamak' =

HaL. vaa- ;ETyaz 'yaz, yaz mevsimi'

=

HaL.yaaz;ETot 'ateş, od'

=

HaL. hüPt;ET tar, tör

'ağ, balık ağı'

=

H~L~1-;

ETtuz 'tuz' =HaL. taUz; ET

beş'beş'

= HaL.

---.-.---h~-·ET-b-er::··

..

·vei:mek';--~ HaL. vTer-; ETkök 'gök, gökyüzü' = HaL.k[ek, kflök;ET

O ket)

'geniş'

=

HaL. k Tel].

5.2.4. Halaççada olağan uzunluğa sahip olan sözcükler ise şöylece sıralanabilir:ET aş 'aş, yemek'

=

HaL. aş; ET qal- 'kalmak'

=

HaL. qiil-;ETsı­ 'kırmak'=HaL. si-;ET sil- 'silmek, temizlemek' =HaL. sTI-; ET tüp 'dip' = HaL. dTh (ayrıntı için bkz. ATAUÜ).

6. YAPIBİLGİSİ

6.1.Sözyapımı: Sözyapımındaçok farklılıkgörülmez. Eylemden eylem yapan ekler hemen hemen ET ile ay111dır, edilgenlik -1- ve -n- ile (kesil-,

higul-'yığılmak', allan- 'aldatılmak',sö.anal- 'sayılmak'); dönüşlülük -n- ve -1- ile iberen- 'süslenrnek, bezenmek', haçul- 'açılmak',hüzül- 'bozulmak, yırtılmak');

iştaşlık/karşıhklılık -ş- ile (bLliLlŞ- 'birbirini bulmak, buluşmak', yapuş­ 'birleşmek, yapışmak');ettirgenlik -tllr-, -Ur-, -zür-, -CUr-, -CAr-, -d/ır-ve -üt-ile (içtür- 'içirmek', bidit- büyütmek', yitür- 'kaybetmek', emzür- 'emzirrnek', kedgür- 'giydirmek', vetger- 'yetirmek, ulaştırmak',kiender- 'yakmak',

kelüt-'getirmek') ile yapılır.

Bunların dışında eylemlerin çekimininde özellik gösteren -CU, -mA eklerine de örnek vermek gerekir, örneğintod-gu:bohiziim Llhunduviinalarda todguçata

yepigem 'bu üzüm ve kavunlardan doyuncaya kadar yemek istiyorum'; -mA: ö

lıiglamala bizde hudô-lıöfiz şedi 'o bizimle ağlayarak vedalaştı', menüm higlamam kelmôr 'benimağlamam/ağlayasımgelmiyor'.

6.2. ET' ye özgü kimi eklerin benzer işlevlerde kullamldığıgörülür. Örn. ET -CAl!ekininaymsıolan -CAli '-mAk için, -mAyA' anlamlarıylayaşar: bodevriş

benii şair söbet etgali 'bu derviş tartışmaya başlıyor'; boşledi serguzeşiterif etgali 'macerasımanlatmayabaşladı'.

6.3. Yine ET' de görülen kimi ortaç (sıfatfiil)ekleri de eskicil yapılarolarak Halaççada görülür. Bunların başındaET-glı/-gli, -guluk/ıgülükekleri ve Halaçça 20

(7)

karşılıkları -Gili, -CVL Vk sayılabilir:bo kelgili herler ôlmanlugallar 'bu gelen

kişiler Almandırlar';suv

sa-tgilu

oldum 'susatıcısıoldum';keçgiliyıl 'geçenyıl;

hayguluk ar 'söylemeli'; bo nama yazguiukar 'bu mektup yazılmalı, bu mektubun yazılması gerekiyor'; dunyti kermişadamlar 'dünya görmüş/görüp geçirmişinsanlar' .

6.4. Ad Çekimi: Halaççanın eskicil yönlerinden birisini de ad durum ekleri

oluşturur. İlgieki (genitiv) için -iin, -uy ve [ görülür: alünün 'elinin',neneyiiy ogli 'senin annenin oğlu'; yaklaşrna(dativ) eki Orhon Türkçesinde olduğugibi +KA ve +A olarak görülür: alüne '(senin) eline', aline '(onun) eline', verdüm eçik aveziye 'keçiyi değişmeyeverdim', keldik şamii hevke 'akşama eve geldik,

akşamiçin eve geldik', vardilar t iikka 'dağagittiler'.

Farklıolarak bulunma durumu (lokativ) +çA eki ile kurulur: şamistiçe 'akşam

vaktinde', bo herçe üç oğul viiramiş 'bu adamın yanında üç oğlan varmış'.

Ayrılmadurumu ise üç ayrı ekIe kurulur: +in.dAntbaşundan 'başından'),+l.dA, +in.dA: yiirim eşiklerinden hinmiş 'yarim kapılarından çıkmış';ketünde 'ndi 'gerisinden çıkıpgeldi'; hem açlugda hem aşugluhda yıkinar 'hemaçlıktanhem de aşıklıktançekiyor'.

6.5. Eylem Çekimi

6.5.1. Buyruk kipinin çekimi diğerTürk dillerinden ayrıdır:Tekil I. -dUmI-dAm, 2. -i, -Gil, 3. -tA; çoğul ı. dUKI-dAK, 2. -dU1J/-dU1Jiz, 3. -tAlAr: alta

'alsın'vb.

6.5.2. Zaman eklerine gelince, Halaçça edebi bir yazı dili olmadığı için çekimlerde tam bir birlik görülmez. Burada ancak ana hatlarıyla bir-ikisine

değinilebilmiştir.Genişzaman: Tekill. -:Um: o.lum 'olurum', Iuxyum'söylerim, derim'; 2. -:uy/-:ün vd.: varrün 'gidersin'; 3. -:Ur/-:Ar: var:ur 'gider'. Çoğul

kişiler ı. -:UmIlUz/-:AmIz: hüy:u'ınur 'söyleriz, deriz"; 2. -:UyIz/-:Ayiz, -:UnIz; hat.ay: 'atarsmız'3. -:UIAr/-:AIAr.

Şimdiki zaman Türkçeye benzer: -Vyör/-:Vtur, biliyom 'biliyorum', hayarın

'söylüyorsun", kel.iyôr 'geliyor' gibi; bilinen geçmiş zaman -DI ile; öğrenilen geçmişzaman -nnlşile; şartçekimi -:sA ile ile kurulur.

7. SÖZVARLIGI

Halaççanın sözvarlığınınönemli bir bölümünü yabancı öğeler,Farsça, Arapça (Farsça> Arapça) ve Farsça üzerinden girmiş yabancısözcükler (Moğolcavb.),

diğer komşu İranidiller ve Azericeden girmişsözleroluşturur. Bunların yanısıra, hiç birkomşuTürk dilinde görülmeyen, öteki Türk dillerinde yaşamayansözler de Halaççanıneskicil yönlerini gösterir.

Eski sözcükler: ET balık 'şehir'

=

HaL. haluk 'köy'; MKdağ(Argu) 'değil"

=

HaL. dağ; ET ba- 'bağlamak'

=

HaL. vila-;ET kisi 'kadın'

=

HaL. kişi; ET yağ 'yağ'

=

HaL. yilağ ve ayrıca yil a- 'yağ çıkarmak' (ET e); ET

küden

'eğlence,

(8)

toplantı; düğün'

=

HaL. küden; ET üm, 'pantolon, şalvar'

=

HaL. im; ET (MK) iit 'delik'

=

HaL. h[it;ET ün- 'çıkmak, (bitki) bitmek'

=

HaL. hi- t-n-'siz yalın şekli). ET süt 'süt' buradan +lıgeki ile HaL. siitliii; 'sütlü': ET idiş 'kap'

=

HaL. hidiş: suviçgiilükhidiş'su içecek kap' .

Yabancı öğeler: iidem 'insan'

<

Far.

<

Ar.; aga 'bey, ağa'

<

Far. ak;a

<

Mo.;

akıl

<

Far.

<

Ar.; biidam 'badem'

<

Far. biidiim; bebek 'bebek'

<

Az.; be

yen-'beğenmek'

<

Oğuzca (Az. ?); çagur- 'şarkı söylemek, türkü söylemek'

<

Az.;

çıdar 'bukağı (atların ayağını bağlamakiçin)'

<

Az. çidar

<

Mo. çider; de 'va 'dava, anlaşmazlık'

<

Far.

<

Ar. vb.

8.METİN2 ~9~~~.)p'i4 ~ ~T9.>-:-1j~9.) 0;-9 ~~~l..9.:l..ı..r> p~.P9~ ~~Li~ ~P9J-4;-tb ,p9~

-9.)

.r.t:

~.) -9l.:..)~

0'.>-:!'

~;~.:.ıJ~~~~9

.~

J"_/'

~ _JAı ~

e

Li..:.J" ) _ 9..J~J'- 9-!

jW~ ~~ 0~'i4 ~

r:;i.>

~'u1~ 0~ ~~, ~ ~.:Li

<Lw.l.:!o;~ ,~ ~ 0l..A..ı199Li

0'i.rb

~9S .:.ı~;l u1~ 0~

0~1 ~~.:.ı~;'0l..A..ı199Li

~'p~~~J~9'

u~ı~<ıI~Ç'i p~ ~ ~ ~('il...w 0~~4 -SLAı ,0~'i4 -SLAı 0~'i4

0~g-> o~' W)9 ~.) Yavrum düşman savaş çığlıkları atıyor, Said'im,Mulısunim savaşa katılın, İran toprağı düşmanlarınyerideğil,

Bulut gürlemedikçe doluyağmaz,

Ananınsütünüeğerbir gün serçe emse, bugün serçeolmuştugökte kartaL,

Oğul doğurınuşum belirnolmuşikibüklüm, Yavrum yavrum, ey yavrum,

Balamduşmanyasalçekmişva tange karadoııguz'biziialmişkem [nge Sdidüm Muhsinüm harbe kapaldiz. Hamidüm Hurmuzum senger tutaldi:

İran turpaki duşmanlaryeri da-g vatan sevmegili yurt] heri dag bulit ta gurlamake tôli yagma: ljalaçŞıri balamcan tiilki togma: neney Sltl egerkün kuşemse

tavuşgan hekmekide parre yese beyün kuş ôlmişartik akçe {m-lan

tavuşganôlmişartiye-rçe aslan ogulbecermişenibeliini eyilmiş sa-ç hirgentirmişemtışüm tekelmiş balamcan hay balamcan hay balamcan

dabIlenıvarmakka elde ljüzistan4

"Kara Domuz" bizekarşıpusuyayatıyor.

Hamid'im, Hürrnüz'üm siperleri tutun!

vatan sevmeyen yurdunun erideğil. Halaçarslanıyavrum, tilkidoğmaz. tavşandaekmeğindenbir parça yese, tavşan olmuştuyerde arslan. saçağartmışım, dişim dökülmüş. yalvarırım,Huzistan eldençıkmasın.

2 Metin Dr. CEVAD HEYET'inçıkardığı Varlık.dergisindeyayımlanmış, aynı metin G. DOERFER

tarafından 1993' teyazıçevrimi ve Almanca çevirisiyle birlikte CAl 37.1-2' deyayımlanmıştır.

Elinizdeki metin~çevirisi DOERFERyayımına dayanmaktadır.

:1 dOlj.~uz'daki ~qfharfinin sesdeğeri söyleyiştegkarşılığı.

4yasa! çek- 'savaş çığlıkları atmak', keıııiııge al- 'pusuya yatmak',her'cr, erkek, insan',heknıek 'ekmek'.beyün'bugün',kuş'serçe',tekel- 'dökülmek'.

Referanslar

Benzer Belgeler

der Platz mein Platz, meinen Platz, meinem Platz, meines Platzes meine Plätze, meine Plätze, meinen Plätzen, meiner Plätze.. die Handschuhe / die

Bu ek sonuna geldiği ismin ince veya kalın ünlüye sahip olmasına göre (-lık ve -luk) ( قللل); (-lik ve -lük) (كللل)

Bir kelime olarak bu ekle kurulmuş örnekler yanında “seyrek, nadir” an- lamında binde bir, adı üstünde, bir keresinde, yerli yerinde, günün birinde,

Çalışmada türetkenlik, “ekin kaç sözcük türettiği” olarak kabul edilmiştir, fakat incelenen ekler tek sözcükte görüldüğü için bu fonksiyonları şimdilik durağan

tiž=n=o=hhe “kalp şekilli” (tiž=ni “kalp”) šimig=o=hhe “güneş tanrısına ait olan”. -ni, -nni mād(i)=o=nni “bilge”

-(a)d- Temel anlamı bilinmemekle birlikte bazı durumlarda kollektif anlamı olup çokluk ifade eder ve kimi durumlarda da ölçü belirtmek için kullanılır.

özgürlük sözcüğünün yapısı da açıklığa kavuş­ muş olur. -lik ya da bu ekin değişik seslisi -lük, sıfatların kök ve gövdelerine gelerek genellikle

DERİ EKLERİ BEZLER Ter Bezleri Yağ Bezleri Meme Bezleri KILLAR.. 3-MEMELER VE SÜT BEZLERİ 2-YAĞ BEZLERİ.. 3-MEMELER VE SÜT BEZLERİ.. a) Vücut kılı:. b) Cinsiyet kılı (axillar