YANAN KAPALIÇARŞIDA 6538 SAYILI KANUNGEREĞİNCE KISIM KISIM YAPTIRILMAKTA
OLAN TAMİR VE İHYA İŞLERİ
Y. Mimar Aziz BÖRÜ — Ragıb EVRENBERK
18 inci asırda Kapalıçarşı Eski bir gravürden
26.11.954 tarihinde bir kaza neticesinde 3/5 den fazlası ta-mamen yanan tarihî Kapalıçarşının yeniden imar ve ihyası için 6538 sayılı kanun mevkii tatbika vazedilmiş ve mezkûr kanun ge-reğince yapılacak işler için (10) milyon liraya kadar gelecek sene-lere sari taahhütsene-lere Nafia Vekâleti mezun kılınmış ve bu meb-lâğın (6) milyon lirası 955 - 957 seneleri bütçelerine konacak tah-sisatla (4) milyon lirası, İstanbul Belediyesi tarafından istikraz yolu ile temin edilecektir. Bu tamirata mukabil işbu tamir ve ihya işleri 1957 senesi sonuna kadar kısımlara ayrılmak suretiyle ik-mal edilecektir.
Bundan başka Çarşının turistik kıymetini arttırmak üzere Dua Meydanının kuzey kısmım teşkil eden Yarımtaş han sokağı, Fesçiler sokağı, Hacı Hasan sokağı ve Yorgancılar caddesinin çevrelediği saha içinde lokanta, kahvehane, mahallebici, kebapçı, ayakta meşrubat, umumî helalar, polis karakolu, itfaiye karakolu, postahane, banka şubesi gibi tesislerin yapılmasına ayrılmıştır.
Çarşının imar ve ihyası için (6) kısma tefrik edilen 1, 2, 3 üncü kısımların keşif ve ihaleleri yapılmış, bunlardan 1 inci kı-sım Kalpakçılar caddesi ikmal edilerek 25. 11. 955 tarihinde açıl-mıştır. İkinci kısım Kavaflar ve Yağlıkçılar sokakları Şubat 1956
Yangından sonra
tarihi sonunda ikmal edilecek, üçüncü kısım inşaatı dahilinde bu-lunan Takkeciler ve civarı da Temmuz 1956 sonunda ikmal edil-miş olacaktır.
Kapalıçarşmın dördüncü ve beşinci kısımlarını teşkil eden Kavaflar, Sipahiler, Tuğcular, Feraceciler ve civarına ait keşif ve eksiltme evrakı tanzim edilerek bunlar Nafia Vekâletince tasdik edilmiş ve 1956 yılı bütçesile ayrılacak tahsisatın kabulünden sonra ihalesi yapılacaktır. Bu kısım inşaatlar da bir sene zarfında ikmal edilecektir. Altıncı kısım inşaat (Tesislerle birlikte Bitpa-zarı caddesi) dahil 1957 yılı sonunda ikmal edilmiş olacaktır.
1 inci kısım inşaatın keşif bedeli: 700.000 lira
320.000 1.100.000 1.500.000 1.100.000 3.500.000 yapılmış olacaktır.
6538 sayılı kanunla tamir ve ihya edilen bu kıymetli eski eser Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtları Koruma Yüksek Ku-rulunca tetkik edilmiş ve verilen kararda, Çarşının eski karakte-rini aynen muhafaza etmesi için sonradan ilâve edilen ihdasların kaldırılmak suretiyle bu eser titizlikle imar ve ihya edilmektedir.
!
)
k.
ZIKCİPLİ HAM rEBLUca SOK tfACILAf} UiTÜ ÇUUİAci HAN DIVRIK
KAL.PAKC I UAQ CA00 6Sİ
KEBAPÇİ
<YIKIK) BALT/5CI HAN
KAPALI ÇARŞININ TARİHÇESİ Birinci Kısım
İstanbul fethini müteakip tâ Sultanahmette Hipodrom denilen mahalden başlıyarak Divanyolu tariki ile uzanan Kapalı çarşı, Bedesten kapusu üzerindeki armadan anlaşı-lacağı üzere Bizanslılardan kalma olup Bedestenden Bitpa-zarına kadar uzanan mustatil şeklindeki kısımdır. Çarşının bu kısmının yapılış tarzı ve direkli oluşu eskiliğini gösterir. Bu kısımda (849) dükkân bulunduğu Fatih'in Arapça vakfiyesinde yazılıdır. Kapalı çarşının Bedesten kısmı (1461) yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından inşa ettirilmiş, Büyükçarşı Kanunî zamanında tahtadan yapılmış her iki Çarşı (1651) yılında IV üncü Mehmet tarafından tamir edil-miş, (1701) yılında 2 inci Mahmut zamanında tamamiyle ha-rap bir hale geldiğinden bugünkü şekilde inşa edilmiştir.
Önceleri Sandal Bedesteni denilmesinin sebebi, burada iplikle pamuk karışık ve sandal adı verilen bir nevi kumaş dokunmasından ileri gelmiştir. Bedesten denilmesinden ev vel de buraya (Bezazistan) deniyordu. Bilâhare Avrupadan gelen kumaşlar rağbet gördükten sonra Bedesten kumaş-larının kıymeti kalmamış ve Bedesten Belediye tarafından satın alınarak şekli değiştirilmiştir.
Bedesten ile dört tarafındaki dükkânlar önceleri yal nız giyim eşyası satışına tahsis edilmiş olduğu, bu sokaklara verilmiş olan isimlerden anlaşıldığı gibi, giyim eşyasının kullanılmış olanlarını satmak için Çarşının batı tarafına ve eski kubbelerde cidarı atik denilen duvar yanına Bitpazarı denilmiştir.
ÇARŞININ DAHİLİ ARSAMI
Bugün İstanbul Çarşısının kaplamış olduğu saha (30700 m2) den ibaret olu? bu sahada (3000) dükkân ile, her biri birer küçük çarşı demek olan ve birer çeşit alış verişe ay-rılmış bulunan hanlar vardır. Bu hanların yine dükkân ola-rak kullanılan (1000) kadar oda da yukarıdaki yekûna ilâve edilince çarşıdaki dükkân adedinin (4000) e çıkmış oldu-ğu görülür. Çarşı bu vaziyeti ile bir kasabayı andırmak-tadır. Çarşıdaki dükkânlar umumiyetle birer ve hanlar ise, ikişer ve üçer katlıdır. Çarşının etrafında (6) sı zelzele-den yıkılmış, (16) büyük han vardır. Bunların kapıları çar-şıya açılır ve kendileri de çarşıdan sayılır. Kısmen duran hanlar şunlardır:
Alipaşa, Yarımtaş, Evliya, Hatipemin, Kürkçü, Sırao-dalar, Zincirli, Varakacı, Çuhacı, ve Yolgeçen hanlarıdır. Harap olanlar ise, Cebeci, Sarraf, Yüncü, Mercanağa, Cami-evi, Perdahçı hanlarıdır.
Çarşıda, (5) cami, (1) mektep, (7) çeşme, (1) dolaplı kuyu, (1) acı akar su (1) Sebil ve şadırvan vardır. Çarşının dört tarafına kolaylıkla girip çıkmağı temin etmek üzere (18) kapı açılmıştır. Bunların her birinin ayrı ayrı isimleri vardır. Kapıların isimleri şunlardır. Kalpakçılar, Yorgancılar, Lûtfullahağa, Hacımemiş, Yüncüler, Örücüler, Mercan, Tığ-cılar, Mahmutpaşa, Kökçüler, Nuruosmaniye, Kürkçüler, Se-petçihanı, Sorguçluhan, Yolgeçen, Hacıhüsnü, Bitpazarı, Ça-dırcılardır.
Çarşıdaki hanlar ile sokakların isimleri bir dereceye kadar, hangi çeşit alım satım eşyasının nerelerde yapıldığı-nı veya satıldığıyapıldığı-nı göstermek, ayyapıldığı-nı çarşıyapıldığı-nın teşkilâtıyapıldığı-nı bil-dirmek bakımından da ehemmiyetlidir. Nitekim (1927) ta-rihinde İstanbulda nümerotaj yapılırken, her sokağa tek bir
isim verildiği sırada, çarşıdaki sokak isimlerinde, mümkün olduğu kadar değişiklik yapılmamıştır. Çarşıda (65) sokak vardır.
ÇARŞI HAKKINDA YAZILAN TARİHLER
Fatih devrinde yaşamış ve onun adına (RUMCA) bir tarih yazmış olan Bizanslı (Kritovulos) Çarşının inşasını Fatih'e mal eder ve Padişahın şehrin ortasında hemen Sa-rayın yanında yapılmış dışarıdan surlar ile çevrilmiş ve içe-riden güzel şeffaf taşlarla tavanı süslenmiş büyük bir çarşı yaptırdığını yazar. Yine bu devirde yaşamış ve bir tarih yazmış olan (DURSUN BEY), (Tarihi Ebül-feth İstanbul 1330) İstanbulun imarından ve başka şehirlerden buraya getirilen tüccar ve sanatkârlardan bahis ederken, onları ye-tiştirmek için (Âli - Bezazistanlar), çarşılar, pazargâhlar, ve vasi kervansaraylar yaptırdı. Diyerek, Çarşıyı, Bedestanı ve kervansarayları Fatih'in yaptırdığını söyler.
Çarşının Bizanslılar'dan kalanına (Bedestanı atik) ve Fatih tarafından yapılanına da (Bedestanı cedit) denilmiş-tir. Bedestanm (865), (1461) tarihinde Fatih Sultan Meh-met tarafından tahtadan yapılmış olduğunu ve (1060), (1651) tarihinde yanınca yeniden yapıldığını, yangından ön-ce müön-cevherat Bedesteninde (126) sandık kasa ve (15) za-viye köşe bulunmakta iken, yangından sonra kasaların sayısı
(140) a ve köşelerinki de (28) e çıkmıştır. Fatihin Bizans-lılardan kalma eski Bedesten ile (849) dükkân vakfetmiş ol-masına bakılırsa Türklerin zamanla Çarşıyı dört misline çı-kardıkları anlaşılır.
ÇARŞIDAKİ DUA MEYDANI
Çarşıdaki bir kaç sokağın kavuşağında, o sokaklardan biraz genişçe direkli bir de meydancık bulunur. Sabahları işi-ne gelen esnaf, önce bu meydanda toplanır. Duacı tarafından yapılan duayı dinledikten sonra, gidip dükkânlarını açar ve alış verişe başlardı. İşte bundan dolayıdır ki, bu meyda-na halen dua meydanı denilmektedir. Burada iki tulumba, teçhizatı ile beraber ihtiyaten hazır bulunur. Ve bir yangın başlangıcında söndürmeğe çalışılırdı. İste eskiden yenileri bu hanları dolduran, eskileri Bedestenleri, antikacı mağazalarını süsliyen eski sanat eserleri, şallar, lahurlar, kişmirler, mü-reccahlar, anber serler ve valde şalları, Bursa, Şam, Bağ-dat, Halep kumaşları, eski Selimiye, seavi, süzani, tepebaşı gibi ecdattan ahfada intikal edegelen zarif ve sağlam ku-maşlarla içlerinde bir tanesinin bin lira etmek ihtimalleri olan bu kıymettar kadifeler, çatmalar eskiden başlayıp git-tikçe artan idaresizlik ve gaflet yüzünden Avrupanın çürük matahlarına terki mevki edip gitmiştir. Ne Kerrakeli mor-hareli kalmış ve ne de Nedim... Çarşı evvelce Şarka, Garba bir meşheri nefais olmuş, daha revnaklı yaşamış ve cidden iyi günler görmüştür. Salcılar, Çuhacılar, Astarcılar, Rubi-yeci, Safrancılar hep .kendi namlarına hanlar yaptırmışlar varakçılar, İzabeciler altıncılar, gümüşçüler halıcılar gibi her biri yüz dükkân sahibi yetiştirmişler ve bu hanları dol-durmuşlardır. Bu kudretli zengin sanatkârlar, Minacılar, Tü-fekçiler, Kılıççılar, Bağa, Fildişi işliyenler, kalemtraş mak-ta yapanlar, tesbihçiler, müttekâcılar, makasçılar gibi bir çok sanatkârlar sanatları ile beraber mahv olup gitmişler-dir.
ÇARŞININ İNZİBATI
bulundu-ğunu ve hepsinin gedik usulü ile istihdam edildiklerini ve Bedestanm bütün memurları, hamallarının dahi gedikli ol-duklarını kayıt eder.
17 Nisan 1336 da (Çarşıyıkebir Eminönü Ümran Cemi-yeti) de Kapalıçarşıyı imâr ve muhafaza etmek için kurul-muştur. Çarşının gece beekiliği idaresi cemiyetin nezareti altında cereyan eder. Bir bekçibaşı idaresinde (32) bekçi-den mürekkeptir. Bekçiler gündüzleri Polise yardım eder, geceleri bekçilik ederler, akşam başladığı zaman sopalar el-de olduğu halel-de büyük kapıları ve dar yerlerel-deki sapa ka-pıları kaparlar, küçük kapılardan haydi haydi diye bağıra-rak çarşıdaki yabancı halkın yavaş yavaş çıkmasını bekler-ler. Çarşının cadde olması itibarile bir kapıdan girip bir kapıdan çıkmak istiyenlere de yol verilir ve içeride hiç bir esnaf kalmayınca küçük kapılar da kapanarak düdüklerini öttürerek herkes kendi mıntakasma çekilir ve bir vukuat zuhurunda yine düdüklerin yardımı ile birleşirler. Burada yangın olduğu zaman bile eskiden İradei seniye olmadıkça içeri girmek memnu olduğundan yirmi sene kadar evvel büyük bir antikacı dükkânı yandığından Polisler ve Hükü-met kapıyı kırdırmak suretiyle girebilmiştir. Burada 2 inci Mahmudun mahallebici dükkânı ve yanında akarçeşme ve daha yukarıda da bir kaç ufak çeşmesi vardır.
ÇARŞIDAKİ ESNAF, SANATKÂRLAR VE NEVİLERİ.
Çarşının her bir caddesi muayyen bir tüccarî faaliyete ayrılmıştır. Böylece bedesten denilen kısımda mücevherci-ler iki sıra halinde caddenin her iki sıra halinde caddenin her iki yanma yerleşmiştir. Bunlar yere yaydıkları halılar üzerine otururlar ve önlerinde yüksekçe tahta bir sıra bu-lunurdu. Kapalı çarşının bir de havlu çarşısı bulunmakta idi, burası bir çok Şark hocalarına dehşet ve korku veren lüks bir yerdi. Teşhir edilen eşyaların çoğunu İskoç ve Fransız mamulâtı teşkil ettiğinden bunları orta ve aşağı ta-baka satın alırdı. Fakat satıcının arkasında hususî yerlerde (Lahur) ve (Tibet) in çok kıymetli havluları, Bağdadin
al-tın işlemeli havlularivle her çeşit Şark tuvalet eşyası bulu-nurdu. Buradaki satıcıların çoğu Acemdi.
Sanatkârlar, tüccarlarla dolu hanlar, dükkânlar bunların ananeleri, burada gelip geçenler, Hattatlar, Müzehhipler, Minyatürcüler, Kuyumcular ve teferrüatı, Gümüşçüler, Yal-dızcılar, Bozmacılar, Mubayaacılar, Oymacılar, Çakmakçılar, Kakmacılar, Kabartmacılar, Hakkâklar, Kılıç bıçak yapan-lar, Miğferciler, Makasçıyapan-lar, Maktacıyapan-lar, Müttekâcıyapan-lar, An-tikacılar, Halıcılar, İşlemeciler, Şalcılar, Tamirciler, Taklit-çiler, SedefTaklit-çiler, Zarfçılar, ve daha bir çok esnaf zümreleri vardır.
İkinci Kısım
KAPALIÇARŞI YANGINLARI VE ZELZELELERİ Kapalıçarşı üç büyük yangın ile bir de meşhur 1884 yılı 10 Temmuzundaki zelzele felâketi geçirmiştir. (1106) Hicri yılındaki yangın (Bezazistan) kısmından çıkmış, bu-rası ahşap olduğundan söndürülmek istenirken alev etrafı sarmış, bütün (Bezazistan) kül olmuştur.
İkinci büyük vangm (1113) Hicrî yılında bir gece eski iki Bedestenleri yaktıktan sonra Cebetenler hanını, Bitpa-zarmı ve Mercan çarşısını yakmıştır.
(1163) yılındaki yangın bunların ikisinden de müthiş olmuştur. Saat beşte bir tahta handan çıkan yangın (24) sa-at sürmüştür. Bitpazarında bir hallaç dükkânının tutuşma-sı neticesinde Abacılar, Yorgancılar, Yağcılar kül haline gelmiştir. (1163) yangını bir kaç bin esnafı mahvettiğinden hemen hemen hiç kimsenin yeniden dükkânını ihya etmesi-ne imkân kalmadığı görülmüş ve iki seetmesi-ne sonra Çarşının yeniden yapılması emir edilerek tamirine başlanmıştır.
(1384) zelzelesi ise Çarşıyı iki yıl kapalı kalacak kadar harap etmiş bulunuyordu. (1886) yılında Çarşı yeniden açıl-dığı zaman, zamanın gazeteleri, (zelzele hengâmında duçarı harap olup iki senedir mesdut bulunan Çarşıyıkebir bu sene müceddeden tamir olunarak bir tarzı dilni.şinde küşat olun-du.) diye işaret etmişlerdir.
BETON ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR
Kışın betonarme işleri yapmakmev-zuuna dair Kopenhag'da Şubat ayında bir kongre tertib edilmiştir:
12 memleketin mütehassısları tara-fından 32 adet orijinal etüd tevdi edil-miş vs bu toplantıya 270 betonarme mü-tehassısı iştirâk etmiştir. Kongrede aşa-ğıdaki mevzular ele alınmıştır :
A. İklimin ehemmiyeti:
Kışın betonlama işlerinde 3 faktör mühimdir:
1 — Haricî şartların tahmini,
2 — Bu haricî şartlar neticesinde bstonun içinde hasıl olacak durumun tah-mini,
3 — İklim şartlarının laboratuarda taklid edilmesi.
Kongrede, dünyanın bir çok memle-ketlerinde inşaatçıları aydınlatmak mak-sadiyle metereolojik hava tahmin istas-yonları tesis edildiği açıklanmıştır.
B. Betonarmenin dona karşı muka-vemetinde ve kuvvetinin teessüsünde ha-raretin tesiri:
C. Taze betonun evsafi:
D. Yüksek evsafta kış betonu yapı-mı :
E. İnşaat mahallinde kışın beton dökme işi mütemmim malûmat.
R I L E M Secretariat general
La'ooratoires du Bâtiment et des des travaux publics 12 Rue Brancion Paris XV France.