• Sonuç bulunamadı

Bu nedenle görgü ve nezaket kuralları öğrenilmesi gereken kurallardır. Nerede nasıl davranılacağını bilmek kişiyi mahcup duruma düşmekten kurtarır.

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Bu nedenle görgü ve nezaket kuralları öğrenilmesi gereken kurallardır. Nerede nasıl davranılacağını bilmek kişiyi mahcup duruma düşmekten kurtarır."

Copied!
35
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

PROTOKOL

(2)

2

1. BÖLÜM

PROTOKOLÜN ANLAMI VE ÖNEMİ

Her insan özel, sosyal, kurumsal ve resmî alanda yaşar. Özel yaşamda ailenin kurallarına;

sosyal yaşamda sosyal kurallara örf ve âdetlere; saygı, görgü ve nezaket kurallarına uyulur.

Bu nedenle görgü ve nezaket kuralları öğrenilmesi gereken kurallardır.

Nerede nasıl davranılacağını bilmek kişiyi mahcup duruma düşmekten kurtarır.

Sosyal alanda görgü ve nezaket kuralları; kurumsal ve resmi alanda protokol kuralları uygulanır. Protokol, resmi görgü kuralları anlamını taşımaktadır. Yönetim, bir resmi ilişkiler sistemi olarak daima protokol kuralları içinde gerçekleşir.

Protokolde bilinmesi gereken en önemli kaide: Kimse kendini temsil etmez! Kişi, taşıdığı ünvanı ve çalıştığı kurumu temsil eder.

Protokol insanı küçültmez.

protokol kişiye, kuruma ve devlete hak ettiği ve lâyık olduğu saygı ve itibarı göstermektir.

Bir kişinin protokole önem vermemesi ya da uymaması Taşıdığı unvanın, çalıştığı kurumun veya temsil ettiği makamın itibarını düşürür.

Hz Muhammed (sav) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmaktadır:

"Bir kavmin azizi (şereflisi) size geldiği zaman ona ikram edin." (Hâkim)

PROTOKOLÜN TARİHSEL GELİŞİMİ

19. yüzyılın başlarına kadar elçiler, kendi hükümdarlarını temsil ettikleri yabancı ülkelerdeki saraylarda, diğer elçilerin önüne geçmek, kral ve kraliçelere yakın mesafede yer almak için diğer elçilerle itişip kakışmışlar ve öncelik iddiasıyla birbirleriyle yumruklaşmaya ve hatta savaş ilanına kadar gitmişlerdir.

En ilginç protokol olayı 1661 yılında yaşanmıştır. Londra’ya atanan yeni İsveç Elçisi Londra Kalesi’nin bulunduğu iskeleye 30 Eylül 1661 günü inmiş; Fransız ve İspanyol Elçileri de yeni meslektaşlarını karşılatmak için arabalarını göndermişlerdir. İsveç Elçisi İngiltere Kralı tarafından gönderilen arabaya binmiş ve hareket etmiştir. Fransız Elçisinin arabacısı, İsveç Elçisinin bindiği arabanın ardına takılmıştır. Bu hareket (öne geçme) İspanyol Elçisinin arabacısı tarafından ispanya Kralı’na ağır bir hakaret olarak yorumlanmıştır. Bu olay

(3)

3

üzerine Fransız ve İspanyol arabacıları kavga etmişler ve bu kargaşada bir arabacı öldürülmüştür. Olay Fransa tahtında bulunan XIV. Louis’nin ispanya ile diplomatik ilişkilerini kesmesine kadar varmıştır. Fransa Kralı, Londra’daki İspanyol Elçisi bu protokol ihlali yüzünden cezalandırılmadığı ve Fransa’dan resmen özür dilenmediği takdirde ispanya’yı savaşla tehdit etmiştir. İspanya Kralı’nın, protokol hatası yüzünden özür dilemeyi ve tazminat vermeyi kabul etmesiyle olay kapanmıştır. Başka bir skandal da 1768 yılında Londra’da İngiliz Kralı’nın sarayında verilen bir baloda yaşanmıştır. Fransız ve Rus Elçileri oturmadaki öncelik konusunda tartışmaya girip yumruk yumruğa gelmişler ve sorunu düelloya kadar götürmüşlerdir.

Bir Kadın, Kâbe Hareminde buhurdanlıkta Öd ağacı yaktığı sırada, buhurdanlıktan sıçrayan bir kıvılcımdan Kâbe’nin kat kat olan örtüsü tutuşup tamamı ile yanmış, bu yüzden duvarlar da her taraftan gevşeyip çatlamış bulunuyordu. Zaman zaman sahilden gelen sel baskınları ile de Kâbe’nin tabanı ve duvarları da iyice yıkılacak duruma gelmişti.

Bunun için Kureyşliler Ka'be’nin duvarlarını onarıp sağlamlaştırmak ve üzerine de, tavan yapmak istiyorlardı.

Bu sırada bir gemi Cidde sahillerinde parçalandı, bunu fırsat bilen Kureyşliler aralarında yardımlaşarak batan bu gemiden Ka'be'nin inşası için gerekli malzemeleri aldılar ve Ka'be’nin inşaatına başladılar.

Hacerül Esved taşı yerine konulacağı zaman kabileler birbirleriyle anlaşamadılar. Kabile reisleri, kendilerinin daha asil ve şerefli kabile olduklarını ve bu yüzden taşı yerine koyma hakkının kendilerine ait olduğunu iddia etti.

İşi o kadar ilerlettiler ki bazı kabile reisleri ellerini kan çanağına batırarak yemin etti.

Cahiliyet devrinde, Araplar bir meseleyi ölüm kalım yaptıklarında, kabile reisleri ellerini içinde kan olan bir çanağa batırır, ellerini kana bular, yemin ederlerdi. Dedikleri olmazsa, kılıçlar çekilir, çatışma başlardı. Ondan sonra, galip gelenin dediği olurdu.

Kureyşin yaşlılarından Ebu Ümeyye bin Muğire bir teklifte bulundu. Teklifine göre, gelen ilk kişi bu taşı koymak için hakem olacaktı. Bütün kabileler bu teklifi kabul ettiler.

Tam bu sırada Peygamber Efendimiz (s.a.v.)imiz geldi. Bütün kabileler "El-Emin`in hakemliğine razıyız." dediler. Hakemliği teklif ettiklerinde Hz. Peygamber (s.a.v.) kabul etti ve cübbesini çıkarıp yere serdi, Hacerül Esved'i cübbenin üzerine koydu. Her kabileden bir kişi alarak onu konulacak yere getirttikten sonra mübarek elleriyle taşı kaldırdı ve yerine koydu. Böylece çatışmaya varacak çok ciddi bir mesela herkesin gönlünce hallolmuş oldu.

(4)

4

Osmanlı'da Sadrazam Mehmet Emin Ali Paşa bir gece vakti Sultan Abdulaziz’e önemli bir konu arzetmek için saraya gider. Padişah kendisini gece kıyafeti ile karşılayınca Sadrazam, Padişahla görüşmeyi reddeder. "Efendimiz hazır değillermiş, bunu niçin bana bildirmediniz, onu rahatsız ettiniz?" der.

1815 Viyana’da yapılan ve 15 devlet temsilcisinin katıldığı Viyana Kongresi'nde kimin nereye oturacağı ve kimin kapıdan önce gireceği konusunda tartışma olur. Sonunda yuvarlak masa toplantı yapılmasına ve 15 kapı açılmasına devlet temsilcilerinin aynı anda 15 kapıdan içeri girmesine karar verilir.

PROTOKOL MEVZUATI

Uluslararası ilişkilerde, uluslararası toplantı, davet ve törenlerde uygulanan ve diplomatik nitelikte olan protokol kuralları 1815’te ve 1961’de imzalanan uluslararası sözleşmeler ile kabul edilmiştir..

Milli, resmi ve mahalli törenlerde uygulanan ulusal nitelikteki protokol kuralları kanunlar, Bakanlar Kurulu kararlarıyla çıkarılan tüzük ve yönetmelikler ve Başbakanlıkça çıkarılan genelgeler ile düzenlenmiştir.

Türkiye'de 1962’de Dışişleri Bakanlığı’nda Protokol Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Bu genel müdürlük, devlet ve dışişleri protokolünü, diplomatik temsilcilikler ve uluslararası ilişkiler ile diplomatik protokolü yürütmektedir.

Askeri protokol hizmetleri de protokol subaylıkları tarafından yürütülmektedir.

2. BÖLÜM

PROTOKOL TÜRLERİ VE SIRA DÜZENİ PROTOKOL TÜRLERİ

Diplomatik Protokol (BÜYÜKELÇİLİK, BAŞKONSOLOSLUK) Saray Protokolü

Devlet Protokolü Siyasi Protokol (TBMM)

Askeri Protokol (askeri merasim, tören) Mülki Protokol (başkent, il ve ilçe)

Kurumsal Protokol (bakanlık ve kurum protokolü)

(5)

5

Adli Protokol (yargı)

Akademik Protokol (üniversite)

Mali protokol (kamu görevlilerinin maaşları mali sıra düzeni) VIP Listesi, (hava alanlarındaki şeref listesi)

Dini Protokol (nikah, cenaze merasimi, ayin, kabuller)

Spor Protokolü (spor törenleri, ulusal marş, ödül verilmesi, bayrak çekilmesi, saygı duruşu)

Sosyal Protokol

PROTOKOLDE ÖNCELİK

Devlet yaşamında ve uluslararası ilişkilerde olduğu gibi, kamusal ve toplumsal yaşamda düzenlenen bütün toplantılarda, törenlerde, davet ve ziyafetlerde, devlet ve kamu kurumlarının ve bu kurumları temsil eden kişilerin; resmi unvan, rütbe ve statü sahibi şahsiyetlerin önem ve önceliklerine göre yer aldığı bir sıradüzen vardır. Buna "protokol listesi" denir.

Protokolde önde gelme ve öncelik sıralaması kurumsal ve bireysel olmak üzere iki düzeyde ele alınır.

PROTOKOLDE SIRA DÜZENİ

Protokolde en önemli konu kişi ve kurumların sıradüzenidir. Protokolde kurumların önceliği esastır. Kurumları da yöneticileri temsil ederler. Kurumsal temsilde kişinin kıdemi, rütbesi, unvanı, yaşı ve cinsiyeti önemli değildir. Kurumun statüsü önemlidir.

Protokolde önde gelme ve önce gelme vardır. Önde gelme hiyerarşik olarak önde yer alma hakkıdır. Önce gelme ise eş düzeyde olan kişiler arasında kıdemli olmak demektir.

Önce gelme hakkı aynı rütbe, ünvan veya makamdaki kişiler arasında göreve önce başlamış olmaktır. Öncelik sırası, en üst makamdan en alt makama doğru sıralandırılır.

Refah-Yol Hükümeti döneminde Havaalanında Cumhurbaşkanını uğurlama töreninde Devlet Bakanı Abdullah Gül protokol düzeninde Genel Kurmay Başkanının sağına yani önüne geçince Genel Kurmay Başkanı protokol görevlisini çağırıp Bakan'ın yerine geçmesini ister. Bakan da "Ben Başbakana vekaleten geldim" der. Protokol yetkilisi

"Başbakan yurtiçinde iken vekili olmaz, temsilcisi olur." deyince Abdullah Gül, Genel Kurmay Başkanının soluna geçer.

(6)

6

TÜRKİYE'DE DEVLET PROTOKOL LİSTESİ 1. Cumhurbaşkanı

2. TBMM Başkanı 3. Başbakan,

4. Genel Kurmay Başkanı

5. Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı 6. Eski Cumhurbaşkanları

7. Anayasa Mahkemesi Başkanı 8.Başbakan yardımcıları

8. Yargıtay Birinci Başkanı 9. Danıştay Başkanı Diyanet İşleri Başkanı 10. Bakanlar Kurulu Üyeleri 11. Kuvvet Komutanları

12. Orgeneraller ve Oramiraller 13. YÖK Başkanı

14. TBMM Başkan Vekilleri

15. TBMM’de Grubu Bulunan Siyasi Partilerin Genel Başkanları 16. TBMM Kâtip Üyeleri ve İdare Amirleri

17. TBMM’de Temsil Edilen Siyasi Partilerin Genel Başkanları 18. TBMM’de Siyasi Partiler Grup Başkanları ve Başkan Vekilleri

19. TBMM’de Grubu Bulunan Siyasi Partilerin Genel Başkan Yardımcıları 20. TBMM’de Grubu Bulunan Siyasi Partilerin Genel Sekreterleri

21. TBMM Üyeleri 22. Sayıştay Başkanı

23. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı 24. Danıştay Başsavcısı

25. Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili 26. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı 27. Anayasa Mahkemesi Üyeleri 28. Yargıtay Birinci Başkan Vekilleri

(7)

7

29. Danıştay Başkan Vekilleri

30. Hakîmler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkan Vekili 31. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı Vekili

32. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı 33. Yüksek Hakem Kurulu Başkanı 34. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri 35. Başbakanlık Müsteşarı

36. Devlet Denetleme Kurulu Başkanı 37. Ankara Valisi

İLLERDE UYGULANAN PROTOKOL LİSTESİ

Başkent dışındaki il protokolüne Cumhurbaşkanı, TBMM Başkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Ana muhalefet Partisi Başkanı, eski Cumhurbaşkanları, yüksek yargı organlarının başkanları, bakanlar ve kuvvet komutanları katıldığı takdirde, bu devlet adamları il protokolünün önünde yer alırlar.

İllerde uygulanan protokol kuralları da yine kanunla belirlenir ve uygulanır.

Kasaba ve köy protokolü de vardır.

İLLERDE UYGULANAN PROTOKOL LİSTESİ 1. Vali

2. TBMM Üyeleri (Varsa Orgeneraller, Oramiraller önde gelir)

3. Mahallin En Büyük Komutanı, Generaller, Amiraller, Garnizon Komutanı 4. Belediye Başkanı

5. Üniversite Rektörleri

6. Cumhuriyet Savcısı, Adalet Komisyonu Başkanı, Bölge İdare Mahkemesi Başkanı, Baro Başkanı

7. Rektör Yardımcıları

8. Garnizon komutanınca tespit edilecek Silahlı Kuvvetler Mensupları 9. Genel ve Katma Bütçeli Kuruluşların Genel Müdürleri

10. Vali Yardımcıları, İl Emniyet Müdürleri, Büyükşehir Belediye Sınırları İçindeki İlçe Kaymakamları ve İlçe Belediye Başkanları

11. Hakîmler, Savcı Yardımcıları, Noter Odası Başkanı

(8)

8

12. İktidar Partisi, Ana Muhalefet Partisi ve TBMM’de Grubu Bulunan Diğer Parti İl Başkanları (Alfabetik Sıralama),

13. Dekan Yardımcıları, Enstitü ve Yüksekokul Müdür Yardımcıları İle Üniversitelerce Belirlenecek Diğer Öğretim Üyeleri

14. Bakanlık Müfettişleri, Hesap Uzmanları, Sayıştay Denetçileri

15. Bakanlar Kurulu Kararlarındaki İmza Sırasına Göre Bakanlıkların İl Teşkilatındaki Amir, Başkan ve Müdürleri, İl Milli Eğitim Müdürlüğünce Belirlenecek Orta Öğretim ve Temel Eğitim Okul Müdürleri İle Öğretmenler

16. Genel Müdürlük ve Bölge Müfettişleri

17. Resmi Banka Müdürleri, KİT Ve TRT Üst Yöneticileri

18. TBMM’de Grubu Bulunmayan Siyasi Partilerin İl Başkanları 19. İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi Üyeleri

20. O yerdeki mesleki kuruluşlar ve en fazla üyeye sahip basın kuruluşunun temsilcileri 21. Özel banka müdürleri

22. Kamu yararına çalışan dernek başkanları (Bakanlar Kurulu Kararı ile bu statü alınır)

İLÇEDE UYGULANAN PROTOKOL LİSTESİ 1. Kaymakam

2. Garnizon Komutanı 3. Belediye Başkanı 4. Cumhuriyet Savcısı

5. Fakülte Dekanı, Yüksekokul Müdürü (varsa) 6. Emniyet Müdürü/Amiri

7. Hakîmler, Savcı Yardımcıları

8. İktidar, Ana Muhalefet ve TBMM’de Grubu Bulunan Siyasi Partilerin İlçe Başkanları(Alfabetik)

9. İlçedeki Yüksek Okul Müdürleri Ve Öğretim Üyeleri (varsa)

10. Bakanlar Kurulu Kararnamesindeki İmza Sırasına Göre, Bakanlıkların İlçe Teşkilatı Başkanları

11. Resmi Banka Müdürleri ve KİT Müdürleri

12. TBMM’de Grubu Olmayan Siyasi Partilerin İlçe Başkanları (Alfabetik) 13. İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi Üyeleri

14. Mesleki Kuruluşların Temsilcileri 15. Özel Banka Müdürleri

(9)

9

16. Kamu Yararına Çalışan Dernek Başkanları (Bakanlar Kurulu Kararı ile bu statü alınır)

ÖZEL SEKTÖRDE PROTOKOL DÜZENİ 1. Yönetim Kurulu Başkanı

2. Yönetim Kurulu Başkan Vekili 3. Yönetim Kurulu Üyeleri 4. Genel Müdür

5. Genel Müdür Yardımcıları

6. Fabrika, İşletme ve Şube Müdürleri 7. Birim Müdürleri

3. BÖLÜM

SOSYAL DAVRANIŞ PROTOKOLÜ

Sosyal davranış kuralları ülkeden ülkeye biçimsel farklılıklar gösterir. Öyle ki, bir ülkede ya da yörede saygı olarak kabul edilen bir davranış, başka bir ülkede saygısızlık olarak kabul edilebilir.

Budizmin yaygın olduğu ülkelerde başa dokunmak saygısızlık olarak kabul edilir.

Türkiye’de büyüklerin elini öpmek saygı, küçüklerin yanaklarından öpmek sevgi ifadesidir.

Türkiye’de resmî bir ziyaretçiye çay ve kahve ikram etmek konukseverliktir, Fransa’da iş düzenine aykırıdır.

Anglo-Sakson ve iskandinav ülkelerinde erkek erkeğe iki yanaktan öpüşmek eşcinsellik göstergesi; Uzak Doğu ülkelerinde hakarettir.

Fas’ta bir davette yemekten sonra geğirmek "doydum, teşekkür ederim" anlamına gelir.

Mesela İrlandalılar somon balığı yemezler. İrlanda'da da 1845 yılında başlayıp 1852 yılında halkın temel gıda maddesi olan patateslere bulaşan bir mantar türü "büyük kıtlık"a sebep olmuştur. Dönemin Osmanlı Padişahı Abdülmecid 1847 yılında yardımda bulunmaya karar vermiştir. İrlandalılar, denizleri somon balığı kaynarken yememişler ve aç kalmışlardır.

SELAMLAMA

Nezaketin ilk basamağı olan selamlama, saygının bir göstergesidir.

Ne yüksek sesle ne de kısık bir sesle selam verilir. Karşı tarafa yüksek sesle selam vermek

"Sağır mıyım?" veya isteksiz, kısık bir sesle selamlamak "Sizi önemsemiyorum." hissini

(10)

10

uyandırabileceği için yanlış bir davranış olacaktır. Ses tonu, selamlanan kişinin rahatlıkla duyabileceği şekilde ayarlanmalıdır.

Makam itibariyle üstte olan kişi bakmadan alt makamdaki kişi selam vermez.

Eş düzeyde olanlarda önce selam vermek nezakettir.

Astlar üst’lere, gençler yaşlılara, gelen kişi orada bulunanlara; giden, kalanlara önce selam vermelidir.

TANITMA VE TANIŞTIRMA

Tanıştırma daima ayakta ve ilk karşılamada olur.

Tanıştırmada üsten, izin almak gerekir.

Tanıştırılacak kişinin adı anlaşılır şekilde söylenmelidir.

Tanıştırmalarda şahısların meslek ve makamları ismin önünde söylenir.

Tanışmada, yeni gelenler, orada bulunanlara; astlar, üst’lere; küçükler, büyüklere;

gençler, yaşlılara; tek kişi ise gruba tek taraflı tanıştırılır.

Ast üst’e, kıdemsiz kıdemliye tek taraflı tanıştırılır.

EL SIKMA - TOKALAŞMA

El uzatma hakkı daima; yaş, kıdem, rütbe ve ünvan olarak önde gelenin hakkıdır.

Üst rütbe ve makamda olan ilk önce el uzatmalıdır.

Yaşlı olan önce el uzatmalıdır.

Ev sahibi önce el uzatmalıdır.

HEDİYE ALMA VE SUNMA

Seçilen hediyeler kişinin yaşına, cinsiyetine, zevkine ve makamına uygun olmalıdır.

Hediye seçiminde gösterişten kaçınılmalıdır.

Hediyeyi alacak kişiyi mahcup edecek veya minnet duygusu uyandıracak bir hediye verilmemelidir. Hediyelerde fiyat etiketinin çıkarılması unutulmamalıdır.

Hediye elden verilebileceği gibi gönderilebilir de. Elden verilecek hediyeler için amaca uygun bir iki güzel cümle söylenerek sunum yapılabilir. Gönderilecek hediyelere yerine göre bir kart, paket içine iliştirilebilir.

Hediye kime verilecekse ona takdim edilmeli veya onun adına gönderilmelidir.

(11)

11

Alınan hediyeler teşekkür edilerek kabul edilmeli, paket itina ile açılmalı, duyulan memnuniyet ifade edilmelidir.

ÇİÇEK SUNMA VE KABUL ETME

Davetli olunduğu halde gidilemeyen her türlü toplu organizasyonlara çelenk gönderilir.

İcabet edildiğinde ise gönderilmez.

Çiçek Aşağıdaki Durumlarda Gönderilebilir:

Salonlarda yapılan nişan ve düğün törenlerine, resmi bayramlara ve davetlere, açılış törenlerine, doğuma, hasta ziyaretlerine, yolcu karşılama ve uğurlamalarda, dini bayram ziyaretlerinde, cenazelere, anma günlerine, davetli olunan kokteyllere, kutlama ve tebriklere, karşılama ve uğurlamalara.

Çiçekler üç ayrı formda düzenlenir.

Buket, Çelenk, Sepet

Buket elden verilir diğerleri gönderilir.

Çiçeklerin kullanım yerleri birbirinden farklıdır.

ÇELENK;

Anıtlara, cenaze törenlerine ve gidilemeyen organizasyonlara gönderilir.

SEPET

Nişan, düğün, etkinlik, açılış törenleri, işyeri açılışlarına ve göreve yeni başlayanlara gönderilir.

BUKET

Eşe, arkadaşa, anneye, hastaya, yemek daveti veren ev sahibesine, başarılı bir öğrenciye, garda veya havaalanında karşılanan ve uğurlanan misafire de gönderilir.

Çiçek ve buket için teşekkür asla unutulmamalıdır.

ÇİÇEK SEÇİMİNDE VE GÖNDERİLMESİNDE DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR:

Her çiçeğin kendine göre bir dili ve anlamı vardır.

Gönderilecek çiçek amaca uygun seçilmelidir.

Gönderilecek buket veya sepete kart ya da mektup iliştirilir. Gönderilecek çiçeğe isim yazılırsa karşı taraf çiçeğin kimden geldiğini anlamış olur.

Elden verilecek çiçeklere isim yazılmaması daha uygun olur.

(12)

12

Çelenklerde isim, kurdelede belirtilir.

Davetin başladığı sırada çiçek göndermek uygun olmaz. Davetin başlamasından en az birkaç saat önce çiçek, yerine ulaştırılmalıdır.

Hasta ve ev ziyaretlerinde fazla yer kaplamayan buketlerin tercih edilmesi uygundur.

Kokteyl, parti, resepsiyon, yemek, kutlama, teşekkür gibi çeşitli davetlerde buket halinde çiçek gönderilir.

YÖNETİCİ EŞİ HANIMLARIN GÖREV VE SORUMLULUKLARI

Malatya'ya eşi ile beraber gelen Bakan'ı kaldıkları otelden almak için Malatya valisi ve eşi gelirler.

Bakan ve Vali merdivenden inerken ardlarında yürüyen Bakanın eşi bir kaç kez eşine ismi ile seslenir

Bakan cevap vermeyince eşi biraz daha yüksek sesle seslendi. Bunun üzerine Bakanın danışmanı Bakanın eşine "Hanımefendi odanızdan çıktınız artık, 'Lütfi' diyemezsiniz.

Lütfen sayın bakan deyin" der. Bakanın eşi bir daha Lütfi demedi.

4. BÖLÜM

ZİYARET VE MAKAMDA DAVRANIŞ PROTOKOLÜ ZİYARET TÜRLERİ

Resmi Ziyaretler

a. Göreve Başlama Ziyareti b. Tebrik (Protokol) Ziyareti c. Çalışma (İş) Ziyareti d. Veda Ziyareti

Sosyal Ziyaretler

a. Nezaket Ziyareti b. Bayram Ziyareti

c. Yeni Yıl Kutlama Ziyareti d. Hasta Ziyareti

e. Başsağlığı Ziyareti

(13)

13

MAKAMDA MİSAFİR OLANLARIN DAVRANIŞ KURALLARI

Randevu almadan veya en azından izin almadan kimseyi ziyaret etmeyin.

Rütbece veya statü olarak küçük olanların (Astların) büyükleri ararken sekreter kullanması doğru değildir.

Üstünüz ve yöneticiniz size "hoş geldiniz" veya "güle güle" derken toka etmek için elini uzatmıyorsa, önceden elinizi uzatmayın. El uzatma hakkı üst’e aittir.

Makama girince yönetici "buyurun" demezse oturmak doğru değildir. Eğer sizi oturtmuyorsa ve o da ayakta sizinle konuşmayı sürdürüyorsa bu saygısızlık anlamında değildir vaktinin olmadığı anlamındadır.

"Buyurun" dendiğinde oturulacak yer, gösterilen koltuktur.

Yöneticinin makamına birden çok kişiyle girdiğinizde de, seviyenize ve kıdeminize göre sıralanarak oturun. En üst olan, masaya en yakın oturan ve yöneticiye en yakın olandır.

Protokolde üst daima sağdadır. Toplantıda, törende, otururken, sırada, ayakta dururken veya yürürken ast daima üstünün soluna geçer. Kıdem sırası sağdan sola doğrudur.

Protokolde üstün önüne veya sağına geçmek onu küçültmek demektir. Üstünüzün önüne geçmeyin, astınızın arkasına düşmeyin.

Hiçbir ziyarette bacak bacak üstüne atılmaz.

Daima saygı ile hitap edin. Taşıdığı unvanına göre "Sayın Başkanım" veya "Sayın Valim"

deyin veya sadece "Beyefendi" diye hitap edin.

Yer gösterilmemişse oturacağınız koltuk, sol tarafında olacak şekilde masaya en yakın olan koltuktur. Ancak, siz içerdeyken sizden üst olan birisi gelirse oturduğunuz koltuğu terk edip bir koltuk geriye girmeniz gerekir.

Otururken kolunuzu makam masasının üstüne koymayın.

Üst çay, kahve ikram ederse ast kabul etmeli, içince teşekkür etmelidir.

"Çay içer misiniz?" diye sorulunca başka bir şey istenmemelidir.

Çaya katılan şekeri eritmek için çay kaşığı gürültülü bir şekilde karıştırılmamalıdır.

Bir bakanlıkta çaycı bakanlığa gelenlerin çay içmeyi bilmediğini söyler. "Nasıl içiyorlar?"

diye sorulunca "parmaklarını bardağın içindeki kaşığın tepesine koyarak bardağı tutuyorlar." der.

(14)

14

Ev sahibi hangi hızda içiyorsa o hızda içilmelidir. Birisi Menderes Üniversitesi rektörünü ziyaret eder. Rektör kendisine nar suyu ikram eder. Rektör 45 dakikada nar suyunu içer, misafir de 45 dakikada içer.

Eskişehir valisini ziyaret eden bir müdür Valinin makamında otururken Vali çay ikram eder. Müdür çayını hızla içip "Sayın valim bizim törenimiz var müsaadenizle" der. Vali

"Otur yerine. Bak daha çayımızı bitirmedik" der.

Amir, telefonla konuşurken kendisini dinlememeli, başka yere bakmalı veya başka şeyle meşgul olmalıdır.

İçeri girildiği anda ziyaret edilen makam sahibi telefonla konuşuyorsa içeri girilmez, telefonun bitmesi beklenir.

Evrak imzalarken de yazıyı gizlice okumaya çalışmamalıdır

Üstünüzün ya da amirinizin ziyaret sırasında üst’ün konuşması yavaşlarsa, yeni konu açmazsa, başka bir işle meşgul olursa, ast’a "memnun oldum, teşekkür ederim" derse, ayağa kalkarsa toka etmek için elini uzatırsa, kalkıp gitmeniz gerektiğini anlayın ve izin alarak ayrılın.

Yöneticinizle ya da üst yöneticilerle görüşmek için daima sekteriyle ön ilişki kurun. Uygun zamanını öğrenin ve randevu alın. Yöneticinin yanında biri varken, zorunlu değilse veya kendisi çağırmadıysa girmeyin. Girmek zorunda olduğunuzda da, önce özür dileyin.

MAKAM ODASI DÜZENİ

Kurum bayrağı yöneticinin ardında ve sağ tarafında olacak şekilde bulunmalıdır.

Üstlerinizi ve eş düzeyde misafirlerinizi makamınızda kabul etmek için, makam odanızda uygun bir yerde, ortasında yuvarlak masa ya da sehpa bulunan, etrafında misafir koltukları olan bir "Misafir Köşesi" düzenleyin.

Zira sembol olarak, yuvarlak masa eşitlik demektir.

MAKAMDA DAVRANIŞ KURALLARI

Makamınızda, gelen misafirinize (ziyaretçinize) ayağa kalkarak hoş geldiniz deyin ve ellerini sıkın. Oturmaları için protokol sıralarına göre, uygun yerlere buyur edin.

Konukların ayakta kalmamasına özen gösterir. Misafirlerinizi önce oturtun, sonra konuşun.

(15)

15

Üst yöneticinizi, odanızın kapısında değil, binanızın kapısında karşılayıp uğurlayın.

Akranınızı ise dairenizin kapısında karşılayıp uğurlayın. Ast konuğunuzu odada ayağa kalkarak ve tokalaşarak karşılayıp uğurlayın.

Amiriniz veya üstünüz ziyaretinize geldiğinde makam koltuğunuzda oturmayın. Misafir koltuğuna geçip karşısında oturun. Onu kendi astınız durumuna düşürmeyin.

Ahmet Necdet Sezer Cumhurbaşkanı iken israil dış işleri bakanını kabulü sırasında heyeti kapıda karşıladı. Silvan Şalom'la tokalaşmasının ardından Sezer israil heyetinin geri kalanı ile tokalaşmayı sürdürdü. Sezer tokalaşmayı sürdürürken Şalom, Sezer ile beraber oturması gerekirken Sezer'i beklemeden koltuğa oturdu.

Makam odanızda siz daima ev sahibisiniz. Kabul ettiğiniz herkes de misafirinizdir. Bu nedenle kim olursa olsun önce misafirinize buyur etmek, ikram etmek ve saygı göstermek zorundasınız. Unutmayın, hizmetliniz çay ve benzeri ikram ederken önce misafirinize en büyüğünden başlamak suretiyle ve en son size sunmak durumundadır.

Makamınızda resmi bir ziyaretçi, amiriniz veya üstünüz varken o esnada içeriye astlarınızdan kimseyi almayın.

Üstünüz ya da resmi misafirinizle görüşürken zorunlu olmadıkça telefonla görüşmeyin.

Evrak imzalamayın ve başka şeylerle meşgul olmayın, mecbursanız izin isteyin.

MAKAM GÖREVLİLERİNİN PROTOKOL GÖREVLERİ

Protokol ekip işidir. Makam sekreterinin de protokol görevi vardır, koruma görevlisinin ve makam şoförünün protokol görevleri vardır.

Kurumları yöneticilerin dışında garsonlar ve hizmetkarlar da temsil eder.

Bir kurumun yemek daveti sırasında garson çorba servisinde önce erkeğin sonra bayanın tabaklarına doldurur. Bayan daha sonra sitem edince garsona niye böyle yaptığı sorulur.

Garson da "evde gelinim önce benim tabağa sonra eşimin tabağına çorba doldurur, ben de öyle yaptım." der. Böyle bir davranış protokol kurallarına aykırıdır.

Sekreter, muhatabına daima "Siz" diye hitap etmelidir.

Sekreter, konuşma dilini hatasız kullanmaya özen göstermelidir. Yazma ve konuşma sırasında da dili doğru kullanmaya özen göstermelidir.

(16)

16

5. BÖLÜM

KONUŞMA VE DİNLEME PROTOKOLÜ Hitap, iletişimin ilk aşamasıdır.

Bu yüzden doğru hitap etkili iletişimi başlatır; yanlış hitap saygısızlık kabul edilir HİTAP

Kişiler arası ilişkilerde uyulması gereken kuralların başında hitaplar gelir. İnsanlar öncelikle karşıdakinin kendisiyle nasıl bir üslupla ve ses tonuyla konuştuğuna bakarlar. İyi bir ses tonu ve yerinde kullanılan bir hitap, insanlar üzerinde etki bırakır.

Konuşmalarda "Ben" kelimesini kullanılmaz, "Biz" kelimesi veya mensubu olunan kurum kastedilerek "Teşkilatımız", "Kurumumuz" gibi hitaplar kullanılmalıdır.

Başkalarına daima "Siz" diye hitap edilmelidir. Her zaman ve herkese "Lütfen" denilmeli ve teşekkür edilmelidir.

Genel olarak erkeklere "Beyefendi" kadınlara da "Hanımefendi" diye hitap edilmelidir.

Özellikle üstlerinize "Ağabey" demekten ve eşine de "Yenge" demekten çekinilmelidir,

"Hanımefendi" diye hitap edilmelidir.

Her bir nezaket sözcüğü ayrı ayrı kullanılır. İki nezaket sözcüğü bir cümlede aynı anda kullanılamaz. Örneğin; Sayın Ahmed Bey.

"sayın" sözcüğünden sonra ad ve soyad söylenebileceği gibi genel kullanımında sadece soy isim kullanılır. Örneğin sayın YAPICIOĞLU gibi. Sayın hitabı ile beraber "bey", "hanım"

gibi başka bir nezaket sözcüğü kullanılmaz. "Sayın Soner AKTAŞ veya "bey" denilecek ise sadece "Soner Bey" denmesi yeterli olacaktır.

Ayrıca "sayın" ifadesi makamdan sonra gelmelidir. "Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Mustafa Çelik" gibi.

İsim söylenmeyecekse "Sayın" ifadesi makamdan önce kullanılır. “Sayın Genel Başkan, Sayın Profesör, Sayın Dekan, Sayın Genel Müdür" gibi.

Resmi takdimlerde ve hitaplarda devlet adamlarına, diplomatlara, askeri ve mülki amirlere daima resmi ünvan veya rütbeleriyle hitap edilir, isimleri ile hitap edilmez.

Örneğin; Sayın Bakan, Sayın Vali, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Garnizon Komutanı, Sayın Genel Müdür, Sayın Dekan

Vasıfların doğru yerde kullanılmasına dikkat edilmelidir. Örneğin; ölen Müslüman’a

"merhum/merhume" denir. Müslüman olmayana "müteveffa" denir.

(17)

17

Meclis'te Genel Kurul toplantısına kürsüde konuşma yapan bir vekil Turgut Özal için

"müteveffa Özal" deyince Meclis Başkanı, milletvekilinin sözünü keserek Turgut "Özal Müslümandı, sözünüzü merhum olarak düzeltiniz" der. Milletvekili özür diler ve Merhum Özal der.

Konuşma sırasında "hayır" dememeye dikkat edilmelidir. Nitekim diplomatlar, politikacılar, bürokratlar "hayır" yerine "gereğinizi yaparız", "ilgileniriz", "düşünürüz" gibi ifadeler kullanırlar. Batılı toplumlar genelde "hayır" demezler, sadece "üzgünüm" derler.

Hitap Ederken Dikkat Edilecek Noktalar Karşıdakinin konuşması kesilmemelidir.

Ses tonu iyi ayarlanmalıdır.

Dili hatasız ve anlaşılır kullanmaya özen göstermelidir.

Gereksiz ve zamansız sorulardan kaçınılmalıdır.

Karşınızdakine onu dinlediğimiz hissettirilmelidir.

Tartışma ve eleştirilere girilmemelidir.

Sorular açıklıkla yanıtlanmalıdır.

Konuşma gereksiz yere uzatılmamalıdır.

Muhatapla konuşurken yüzüne bakılmalı, başka yere bakmamalı ve başka şeyle meşgul olmamalı. Örneğin; bilgisayarla meşgul olurken veya evraklara bakarken konuşulmamalı.

KONUŞMADA SAYGI VE NEZAKET KURALLARI Konuşmada söze büyükler başlar.

Konuşanın sözü hiçbir şekilde kesilmez.

Astlar, izin istemeden konuşmamalı, konuşma sıralarını beklemelidirler.

Ast konuşurken üst söze girerse ast hemen konuşmasını kesip, dinleme pozisyonuna geçmelidir.

Astlara, görevli ve hizmetlilere komut biçiminde "yap", "getir" denmemeli; soru biçiminde

"yapar mısınız?", "getirebilir misiniz?" denmelidir.

Dinlerken tasdik mahiyetinde "hı, hı" gibi sesler çıkarılmamalı, onu dinlediğimizi belirtmek için ara sıra "Evet" denmelidir.

Kişiler birbirini dinlemeli, karşı tarafın sözü bitmeden konuşmaya başlamamalıdır.

"Sözünüzü kestim, sözünüzü balla kestim, sözünüzü unutmayın." gibi müdahaleler bile söz kesmenin nezaketsizliğini gidermez.

(18)

18

Hiç kimseye, "anladın mı? anladınız mı?" diye sorulmamalı; "anlatabildim mi" diye sorulmalıdır.

Karşılıklı hitaplarda muhatabınızın fikirlerini iştirak edilmediği zaman "hayır", "öyle değil",

"yanlış söylüyorsunuz" yerine "ben aynı kanaatte değilim", "ben daha değişik biliyorum",

"ben daha değişik düşünüyorum", "ben katılamıyorum" şeklinde nazik ifadeler kullanmak gerekir

Bazen üstler, emirlerini direkt olarak değil de, sözlerinin genel akışı içinde verebilirler,

"emrediyorum" demezler. " böyle yapmak daha iyi" vb. kısmen üstü kapalı ifadeler kullanabilirler. Amirlerin ricası birer emirdir.

Konuşan iki kişinin arasına izinsiz olarak girilmemeli veya kulak misafiri olunmamalıdır.

TELEFONDA KONUŞMA KURALLARI

Hiçbir kimseye (ev-cep telefonuna), saat 09.00’dan önce veya 22.00’dan sonra telefon edilmemeli. Zorunluluk durumunda önce özür dilenmelidir.

Kamusal ve sosyal yaşamda bir kişi cep telefonundan arandığında önce "müsait misiniz?"

diye sorulmalı ve kısa konuşulmalıdır.

Bir kişi görüşmek üzere herhangi bir kimseye telefon açtığında, açınca "selamunaleykum",

"iyi günler" gibi bir ifadeden sonra kendisini tanıtması, daha sonra kiminle görüştüğünü öğrenmesi ve söyleyeceklerini sıralaması gerekir.

Telefonda karşı tarafa "kimsiniz", "neresi orası?" gibi sorular sorulmaz. Karşı taraf kendilerini tanıtmamışsa "kiminle görüşüyorum efendim?" gibi nazik ifadeler kullanmak suretiyle kendilerini tanıtmalarını sağlamalıyız.

Telefon görüşmeleri mümkün olduğunca kısa tutulmalıdır.

Konuşurken sürekli "anladınız mı?" gibi sorular sorulmamalıdır.

Telefonda tartışılmamalı, kaba konuşulmamalı, hakaret edilmemelidir.

En büyük saygısızlık ağızda bir şey varken görüşme yapılmasıdır.

Görüşülecek konular not edilmelidir.

"Hı, hı" şeklinde sesler çıkarılmamalı, onu dinlediğinizi belirtmek için ara sıra "evet" "evet efendim" denmelidir.

Ast durumunda olan yöneticinin, sekreteri aracılığıyla üst yönetici ile görüşmesi nezaketsizlik kabul edilir.

Yaşça ve konumca üst birisiyle yapılan konuşmalarda telefonu önce üst durumunda olanın kapatması beklenmelidir.

(19)

19

Makam olarak denk olan kişiler arasında yapılan telefon konuşmalarında, telefonu önce telefonu açan kişi kapatır. Kişiler ast-üst konumunda ise, telefonu önce üst kapatır.

6. BÖLÜM

GİYİM VE BAKIM PROTOKOLÜ Kıyafet Türleri

1. Mili Kıyafet 2. Üniforma 3. Resmi Kıyafet

4. Yarı Resmi (Sosyal) Kıyafet

5. Mesleki Kıyafet Doktor, öğretmen 6. İş Kıyafeti

7. Spor (Serbest) Kıyafet

KIYAFET PROTOKOLÜ

Giyilen kıyafetin renginin bir anlamı vardır. Örneğin lacivert takım elbise inandırıcı ve etkileyicidir.

Polisler, bürokratlar, politikacılar bu yüzden lacivert takım elbise veya üniforma giyerler.

Siyah asaletin, gücün, tutkunun ve olgunluğun rengidir. Bu yüzden devlet adamları siyah elbise giyerler.

Beyaz saflığı, berraklığı, kararlılığı, sürekliliği ve temizliği simgeler.

Misafir kabulünde ve ziyaretlerde spor kıyafet ve tişört giyilmez, gömlek pantolonun üstüne salınmaz, gömlek kolları katlanmaz.

Rusya'da Moskova Üniversitesi'nin düzenlediği bir sempozyuma ve resepsiyona Türkiye'den bir akademisyen katılır. Spor kıyafetle katılan akademisyene yetkili Rus akademisyen "Bunu hakaret kabul ederiz" der.

Saç ve sakal tıraşınızın düzgün olmasına dikkat ediniz.

Elbiselerin temiz ve ütülü olmasına özen gösterilmelidir.

Ayakkabıların temiz ve boyalı olmasına özen gösterilmelidir.

"Bir insanın; imajı kıyafetiyle, nezaketi davranışıyla,

Bilgisi konuşmasıyla, görgüsü, yemesi ve içmesiyle ortaya çıkar."

(20)

20

7. BÖLÜM

RANDEVÜ PROTOKOLU

Yapılacak ziyaret ve görüşmeler için mutlaka randevu alınmalıdır. Randevu talebi son güne ve son saatlere bırakılmamalıdır. Bir hafta önceden randevu alınmaya çalışılmalıdır.

Çünkü görüşmek istediğiniz kişi müsait olmayabilir veya şehirde olmayabilir.

Çağrılarak, toplantılara ve randevulara daima saat ve dakikasında gidilmelidir. Ne önce gidip zaman kaybedilmeli ne de geç gidip başkalarına zaman kaybettirilmelidir.

Davetlere ve randevulara tam zamanında gidilmelidir. Ziyaret zamanında yapılmalıdır ve ziyaretler zamanla sınırlandırılmalıdır. Yöneticinin ziyaret süresini belirtmesi nezaketsizlik olarak görülmemelidir.

Randevu iptalleri olabilir. Alınan veya verilen randevular en az 24 saat öncesinden iptal edilmelidir.

RANDEVUSUZ ZİYARET

Zamanın boşa harcanmasına neden olan faktörlerden biri de, randevusuz gelen konuklardır.

Zamansız yapılan ziyaretlerde gelen ziyaretçileri yönetici ile görüştürme konusunda sekreterliğin takip etmesi gereken kural; ziyaretçi ve ziyaret konusuna yöneticinin vereceği önem olmalıdır.

Eğer ziyaretçiyi ve ziyaretin konusunu yönetici çok önemli buluyorsa, sekreter ziyaretçiyi yöneticiyle görüştürmelidir.

Zamanı verimli ve disiplinli kullanmak için randevusuz gelmiş ziyaretçi ile ayakta, oda ortasında veya kapı önünde konuşmalıdır. Böylece ziyaretçinin çabuk gitmesi sağlanmış olur.

SEKRETERLİĞİN YAPMASI GEREKENLER

Gelen misafirin randevusu kontrol edilir. Randevu tarihi ve saati gözden geçirilir ve yöneticiye haber verilir. Yöneticinin uygun olması halinde "Sayın başkanım sizi odasında beklemekteler, efendim." diyerek konuğa, yönetici odasına kadar refakat edilir.

Sekreter, yöneticinin ziyaretçilerini takip ve kontrol etmelidir. Randevu süresini aşan görüşmelerde dikkatli olmalıdır. Yöneticiye telefon etmeli ya da kapıyı açarak kendisine şu an yapması gereken bir başka işi olduğunu hatırlatmalıdır. Randevu süresini aşan misafire sekreterin yaklaşımı şöyle olmalıdır: kapı vurulup içeri girdikten sonra:

(21)

21

"Sohbetinizi böldüğüm için özür dilerim efendim. 17.00’da bir toplantınız var." demesi, yöneticinin ziyareti zamanında kesebilmesine fırsat verir.

RANDEVU SAATİNDEN ÖNCE GELEN KONUKLAR

Randevu saatinden önce gelen konuk, doğrudan yönetici ile görüştürülmez. Önce sekreter onay için yöneticinin odasına girer veya telefonla haber verir.

Beklemesi gereken süre, misafire nezaket kuralları içinde söylenmelidir. Bu süre içinde misafir ağırlanmalı, kendisine gerekli ilgi gösterilmelidir.

RANDEVU ALMA VE VERME KURALLARI

Randevular, yönetici ve sekreterin ortak kararı sonucunda verilmeli, ya da yönetici verdiği randevulardan sekreterini haberdar etmelidir.

Randevu telefonla, yüz yüze veya yazılı olarak talep edilebilir.

Randevular arasında yeterli zaman bırakılmalıdır. Randevular peş peşe verilmemeli ve alınmamalıdır. Ard arda verilen randevuların bir karışıklığa neden olmaması için dinlenme ve bir sonraki randevu için hazırlıkları gözden geçirme süresi konmalıdır.

Randevuların yeri ve zamanı tespit edilirken, gün, yer, tarih ve saat belirlenmesi unutulmamalıdır.

Randevular sabit zamana alınmalı, belirsiz bırakılmamalıdır. Sabah, öğleden sonra, akşam gibi net olmayan zamanlar yerine, sabah 08:30 veya 19:45 gibi kesin saatler verilmelidir.

Randevular alınırken ve verilirken kontrol edilip doğruluğu teyit edilmelidir.

Sekreter, randevu talep edenlerle ilgili kısa bilgiler almalıdır. Bu bilgiler onların adları, ünvanları, görevleri, randevu talebinin nedeni, tarihi ve saati gibi bilgiler olabilir.

Alınan ve verilen randevular bu iş için hazırlanmış olan randevu defterine, randevu formuna kaydedilmelidir.

Randevu formunda olması gerekenler Arayan kişiye ait bilgiler:

Adı-soyadı: ünvanı:

Randevu tarihi: randevu saati:

Randevu konusu: telefon no:

Görüşeceği kişi:

(22)

22

8. BÖLÜM

TAŞIT PROTOKOLÜ

MAKAM ARAÇLARINDA OTURMA DÜZENİ

Resmi şoförlü araçlarda makam sahibi kişi, arka sağ koltuğa oturur.

Makam sahibinin eşi de arabadaysa sol arka koltukta oturmalıdır.

Resmi araçlara önce kıdemli veya yaşlı kişiler, daha sonra diğerleri binmelidir. Arka tarafa üç kişinin oturması halinde ise en genç ve en kıdemsiz kişinin ortada oturması gerekir.

Bülent Ecevit Başbakan’dır, Kenan Evren de kuvvet komutanıdır. Başbakan gelecektir, Evren karşılama protokolündedir. Araba gelir ve sağ arka kapıdan Rahşan Ecevit çıkar.

Bunun üzerine Evren, Başbakanı beklemeden karşılama törenini terk eder.

Elazığ Milletvekili Ali Rıza Septioğlu'nun koruması, Septioğlu'na arka kapıyı açar ve onu oturttuktan sonra kendisi de sağ ön koltuğa oturur. Bunun üzerine Septioğlu korumasının ensesine bir tane vurur ve "Lan! Sen mi vekilsin, ben mi? Diyerek yanlış bir tepki vermiştir.

9. BÖLÜM

RESMİ YAZIŞMA PROTOKOLÜ PROTOKOL YAZILARI

• Kartvizitler

• Tebrik

• Taziye yazıları

• Davetiyeler

• Mektuplar

• Şeref Defteri

YAZILI İLETİŞİMDE PROTOKOL

Resmi mektuplar daima bilgisayarda yazılmalıdır.

Devletin üst kademesindeki kişilere gönderilen mektuplarda zarf üzerine sadece ünvanın yazılması yeterlidir. "Sayın Dışişleri Bakanı".

Resmi kişilere eşleri ile birlikte zarf üstü hitap "Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Bayan Gül" şeklinde yapılır. "Eşi" sözcüğü asla kullanılmaz.

Elden gönderilen zarfların sağ üst kenarına "Elden Takdim" ifadesi eklenmelidir.

(23)

23

Resmi mektuplarda "SAYIN" ile başlanır "SAYGILARIMLA" diyerek bitirilir Elden gönderilen mektubun zarfı kapatılmamalıdır.

RESMİ YAZIŞMALARDA ARZ VE RİCA KURALLARI

"Rica" sosyal yaşamda "dilemek" anlamına geldiği halde yönetim dilinde "emretmek"tir.

"Arz etmek" yönetim dilinde "sunmak" ya da "talep etmek" demektir. Bu nedenle; resmi yazışmalarda alt makamlara yazılan yazılar "rica ederim", üst veya aynı düzey makamlara yazılan yazılarda "arz ederim" ifadesi kullanılır.

Mektupların sonunda "Saygılarımla" gibi uygun bitiriş ifadelerinin kullanılması kibar bir davranıştır.

Sözlü ve yazılı iletişimde büyüklere başarı dilemek doğru değildir.

Aynı şekilde küçük büyüğe "beraber çalışmaktan duyacağı memnuniyeti" belirtemez,

"emrinde olmaktan onur duyduğunu, güvenine layık olma ümidini" vurgulayabilir.

Yeni seçilmiş bir belediye başkanı göreve başlamasından sonra bir hafta geçmesine rağmen Kaymakam bey ziyaretine gelmez. Kaymakama telefon açar, davet eder ama kaymakam yine gelmez. 15 gün sonra bir daha arar ve çay içmeye davet eder ama Kaymakam yine gelmez. Kaymakam gelmeyince başkan da gitmez. 2 sene sonra Belediye Başkanı katıldığı bir protokol seminerinde bunun sebebini anlar.

Belediye Başkanı seçildikten sonraki ilk hafta içinde protokole göre üst sırada olan Kaymakamı veya Valiyi ziyaret etmelidir ki üst sıradaki de ona iade-i ziyarette bulunsun.

Bir kurum amiri il sağlık müdürlüğüne yazı yazıyor rica ediyor ama cevap alamıyor. Bir kaç kez daha yazıyor ama yine cevap alamıyor. Kalkıp kendisi gidiyor ve soruyor, ona diyorlar ki dilekçe de "rica ederim" demişsiniz "arz ederim" yazacaktınız. O da diyor ki siz benim amirim misiniz ben size arz edeceğim.

RESMİ YAZILARDA İMZA KURALLARI

İmza kişinin adını veya soyadını el yazısıyla okunabilir biçimde yazmasıdır.

İmza, metin ile isim arasındaki boşluğa atılır.

İmza yerine "profesör", "doktor" gibi ünvanlar eklenmemeli, sadece isim ve soyadı yazılıp imzalanmalıdır.

(24)

24

RESMİ YAZIŞMALARDA DÜZEY EŞİTLİĞİ VE DENKLİK

Herkes kendi dengi ile muhataptır. Genel müdürü müdür karşılamaz. Müdür imzalı yazıya genel müdür cevap vermez.

Eş düzeyde olduğu halde, "rica ederim" ifadesi kullanarak yazı gönderen bir kuruluşa, karşılıklılık ilkesi gereğince, "rica ederim" ifadesiyle; "arz ederim" ifadesiyle yazı gönderen eş düzeydeki bir kuruluşa da "arz ederim" ifadesiyle cevap verilir.

Eş veya üst düzeyde olduğu halde, "saygılarımla" ifadesini kullanarak yazı gönderen bir kuruluşa verilen cevabi yazıda "saygılarımla" ifadesini kullanmak saygı ve nezaket gereğidir.

Kurumlar arası yazışmalarda imza konusunda düzey eşitliği ve denklik esastır. İl başkanı imzasıyla gelen bir yazı il başkanı imzasıyla; Genel başkanın imzasıyla gelen bir yazı da genel başkanın imzasıyla cevaplandırılır.

10. BÖLÜM

DAVET VE ZİYAFET PROTOKOLÜ RESMİ DAVETLER

Resmi davetler; kokteyl parti, resepsiyon ve yemek daveti olarak düzenlenir.

Resmi davetler, ulusal gün ve bayram; çalıştay, kongre, konferans, kurumlar arası veya uluslararası toplantı vesilesiyle ya da devlet ve hükümet adamlarının, yabancı konukların onuruna verilir ya da kurumun kuruluş yıldönümü, önemli bir başarısı veya bir kutlama vesilesiyle düzenlenir.

Davetiyeler en az on gün önceden ilgili yere ulaştırılmalı, son güne bırakılmamalıdır.

Resmi davetlerde davet eden "ev sahibi"dir. Resepsiyon (resmikabul), kokteyl ve resmi yemek davetlerinde, ev sahibi tarafından karşılama salon girişinde yapılır. Resmi karşılamada ev sahibi (makam sahibi) ve eşi ile birinci yardımcısı ve eşi bulunur.

Resepsiyon ve kokteyl niteliğindeki davetlere, konukların davetin başlangıcından on dakika sonra varmış olmaları ve davetin bitiş saatinden 20 dakika önce ayrılmaları beklenir.

Yemeklerde onur konuğu veya üstler ayrılmadan önce ayrılmak doğru değildir.

Üstün veya kurum amirinin çağrıldığı bir davete yardımcı gönderilmez.

(25)

25

DAVET TÜRLERİ

• Resepsiyonlar

• Kokteyl partiler

• Yemek davetleri

• Büfeli yemek davetleri

• Özel amaçlı davetler Resepsiyon

Resmi veya gayri resmi olarak, yeni veya seçkin bir konuğu ağırlamak ve tanıştırmak, düğünler, evlenme yıldönümleri ya da milli günler onuruna tertiplenebilir. Ana amaç, onuruna resepsiyon verilen kişiyi kendi arkadaşları ve diğer ilgili kişilerle bir araya getirmektir.

Resepsiyonlarda sırasıyla ev sahipleri ve onur konukları kabul hattında yer alarak davetlileri karşılarlar.

Resepsiyon kıyafeti koyu renk elbisedir.

Kokteyl

Kalabalık olan konukları sosyal, kültürel, resmi ve özel vesilelerle bir araya getirmek ve ayaküstü kısa görüşmelerini sağlamak ve bu esnada içecekler ve hafif çerezler (ordövr) ikram etmek için, saat 18.00 –20.30 arasında ve akşam yemeğinden önce, evde, işyerinde veya dışarıda düzenlenir.

Kokteylin resmiyeti resepsiyonlara göre daha azdır, bu nedenle kıyafetler daha az resmidir. Konukları oturtma zorunluluğu yoktur.

Yemek Davetleri

• Gayrı resmi - Özel: Garsonsuz ve konukların da servise yardımcı olduğu yemekler

• Yarı resmi: Servisin garsonlar tarafından yapıldığı yemekler

• Resmi: Her açıdan protokol kurallarının uygulandığı yemekler

Resmi Yemekler

Bu davetlerde protokol kuralları ağır basar.

Bu nedenle günümüzde büyük ölçüde yerini yarı resmi ve resmi yemek kurallarının karışık olarak uygulandığı davetlere bırakmıştır. Birçok ülkede de resmi davetler nadiren uygulanmaktadır.

Resmi davetlerde konuklara basılı davetiyeler gönderilir.

(26)

26

Konuklar yemeğe katılıp katılmayacaklarını yine yazılı olarak bildirirler.

Erkek ve kadın konuklar resmi giyinirler.

Konuklar salona girerken isimleri anons edilir.

Konukların oturma yerlerini gösteren bir şema hazırlanarak girişteki bir masanın üzerine konulur.

Büfeli Yemekler

Büfe davetinin esasını "self-servis" oluşturur.

Büfe yemek davetlerinde konukları protokole göre masaya oturtma sorunu yoktur.

Sadece onur konuklarına önceden yer ayırmak yeterli olacaktır.

Özel Amaçlı Yemekler

İş yemekleri, yemekli basın toplantıları gibi davetlerdir

Genellikle bir konuşmacı mevcuttur. Bu kişi yemeğin amacı ile ilgili konuşma yapar.

Davetliler de yemeklerini yerken aynı konuda görüş alışverişinde bulunurlar.

Kahvaltı, öğle ve akşam için yapılabilir. Oturarak veya açık büfe şeklinde düzenlenir.

İKRAMDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Tabak veya bardaklar konukların sağ tarafından masaya konulmalı ve yine aynı taraftan kaldırılmalıdır.

Konukların yiyecek ve içeceği bitirmesi beklenmeli, herkes bitirdikten sonra boşlar toplanmaya başlanmalıdır.

DAVETİYELER

Davetiye kartının üzerine L.C.V. (lütfen cevap veriniz) veya yabancılar için R.s.v.p. rumuzu da konabilir. Davetiyede davetin hangi sebeple düzenlendiği, kimin verdiği (ev sahibi ve sahibesi), yer, tarih, saat ve LCV yer almalıdır.

Davetiye ile davet etmek; kokteyl parti, gayrı resmi ve yarı resmi yemekler, büfeli yemekler için uygundur. Telefonda davetin tarihi, saati, ne çeşit bir davet olduğu ve varsa onur konuğu belirtilir. Davetin iptali ve erteleme telefonla yapılır.

Mazeret beyanında mazeretin nedeni de açıklanarak, davete icabet edilemeyeceği belirtilir. Kartla yapılan davete telefonla veya yazılı olarak mazeret beyanı yapılabilir.

(27)

27

Kabul edilmiş bir davetten daha cazip bir davet nedeniyle veya keyfi olarak vazgeçmek çok kaba bir davranıştır.

DAVETLERDE KONUKLARI KARŞILAMA VE UĞURLAMA

Resmi yemek ve kokteyllerde ev sahibi ve eşi, birinci yardımcısı ve eşi, davetlileri salon girişinde karşılar. Uğurlamada ise, birinci yardımcısı ve eşi salon çıkışının kapısında bulunur. Ev sahibi salonda bulunan konuklarla ilgilenir ve vedalaşır. Onur konukları ve üst konumdaki davetlilere ev sahibi eşlik ederek dış kapıya veya otomobile kadar uğurlar.

Evin hanımı konuklarını, konut kapısından uğurlar.

Onur konukları (yabancı konuklar, devlet ve hükûmet adamları, makam sahibi üst yöneticiler) geldikleri ve araçtan indikleri yerde (havalimanında veya bina önünde) karşılanır ve uğurlanırlar.

KONUK KARŞILAMA KURALLARI

Daha önce bir ziyaret gerçekleşmiş ise karşılamada karşılıklılık - mukabiliyet esastır. Kişi nasıl karşılanmış ise, konuğu da öyle karşılar.

Daha önce bir davet ve ziyaret gerçekleşmemiş ise; kurum amiri kendisi davet ettiğinde, havalimanında veya bina önünde kendisi karşılar.

YEMEK DAVETLERİNDE MASA DÜZENİ VE OTURMA DÜZENLERİ Masa ve oturma planları

YUVARLAK VE OVAL MASA KARE MASA

TEK UZUN DİKDÖRTGEN MASA U MASA

11. BÖLÜM

TOPLANTI PROTOKOLÜ

Toplantı, kişilerin bilgi alışverişinde bulunmak, planlama yapmak, düşünce üretmek, sorun çözmek ya da karara varmak amacıyla önceden belirlenmiş zaman ve yerde düzenli biçimde bir araya gelmeleridir. Uluslararası toplantılar da yapılmaktadır.

(28)

28

Toplantı daveti telefonla değil davetiye ile yapılmalıdır.

Toplantıya katılacak kişilere gönderilecek davet yazısında toplantı yeri ve zamanı, başlangıç ve bitiş saatleri, katılacak kişiler ve toplantı konusu veya gündemi bulunmalıdır.

Toplantılarda herkes protokoldeki yerine oturmalıdır. Başka yere oturulmamalı statü korunmalıdır.

Toplantıda, toplantı başkanından izin istemeden konuşmayın ve daima toplantı başkanına hitaben konuşun.

Toplantı mutlaka bildirildiği saatte başlamalıdır. Gecikenler nedeniyle toplantıya geç başlamak zamanında gelenlere karşı saygısızlık olarak nitelendirilir.

Toplantı sırasında kullanılacak materyaller katılımcı sayısı kadar önceden çoğaltılmalı ve toplantıya başlamadan dağıtımı yapılmalıdır.

Toplantı salonunda herkesin görebileceği bir yerde kalan sürenin anlaşılması için bir saat bulundurmak uygun olacaktır.

Toplantı başkanının her öneriye fırsat tanıması uygun bir davranıştır.

Aynı anda birden fazla kişinin konuşması ve konuşmaların gündemin dışına çıkması toplantı başkanı tarafından engellenmelidir.

Toplantının telefon görüşmeleri ya da ziyaretçiler tarafından bölünmesine izin verilmemelidir.

Toplantının sonunda başkan tarafından herkese "son söz" fırsatı tanınmalı, ancak konuşmalar bir-iki cümleyi geçmemelidir.

Başkan toplantıyı kapatırken herkese katkılarından dolayı teşekkür etmelidir

TOPLANTILARDA MASA DÜZENİ

Tek başkanlı veya iki başkanlı olmak üzere oturma düzenleri değişiklik göstermektedir.

Toplantılarda masa düzeni şu şekillerde olmaktadır

• U düzeni

• T düzeni

• V düzeni

• Oval veya yuvarlak düzen

• Köşegen veya hilal düzen

• Konferans düzeni

(29)

29

12. BÖLÜM

KURUMSAL TÖREN PROTOKOLÜ

Çeşitli nedenlerle törenler düzenlenebilir. Milli bayram günleri, işletmelerin açılış günü, kuruluş yıldönümleri, ulusal ve uluslararası toplantılar, devlet adamlarının resmi ziyaretleri, kentlerin kurtuluş günleri, önemli kişileri anma gibi çeşitli isimler altında törenler düzenlenebilir.

İl ve ilçelerde yapılan etkinlikler mülki idare amirinin bilgisi ve izni dahilinde gerçekleştirilir.

TÖREN TÜRLERİ

• GÖREVE BAŞLAMA VE GÖREV DEVİR - TESLİM TÖRENLERİ

• KARŞILAMA VE UĞURLAMA TÖRENLERİ

• KURUMSAL TÖRENLER (AÇILIŞ, ANMA, KUTLAMA, DİPLOMA)

• İMZA TÖRENLERİ

• BAYRAM VE YILBAŞI KUTLAMA TÖRENLERİ

• KURUMSAL CENAZE TÖRENLERİ

TÖREN PROGRAMI ÇIKARILIRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR Törene katılacak olan kişilerin isimlerinin belirlenmesi

Törene katılacak kişi sayısının belirlenmesi

Törenin yapılacağı yer, tarih ve saatin belirlenmesi

Tören programının içerdiği etkinliklerin ayrıntılı olarak hazırlanması Davetiyelerin hazırlanması ve davetlilere önceden ulaştırılması

Karşılamada ve uğurlamada hazır bulunacakların listesinin belirlenmesi Protokolde önde gelme sırasının belirlenmesi

Törene katılacak olanların duracakları, yürüyecekleri, oturacakları yerlerin şemasının çizilmesi

Taşıtların kortej sırası

Hangi taşıta kimlerin bineceğinin tespit edilmesi

Taşıtların nerede duracağı ve park edeceğinin belirlenmesi

(30)

30

Törene gönderilen çelenk, sepet veya buketlerin uygun yerlere konulması Varsa ikramların nasıl ve kimler tarafından yapılacağının tespit edilmesi

TÖREN PROGRAMINI UYGULAMA

Onur konuğu gelmeden program başlamaz

Onur konuğu yerine oturunca sunucu ‘’hoş geldiniz’’ der ve program başlar

• Saygı duruşu ve istiklal marşı

• Açılış konuşması

Konuşma Önceliği: toplantı, tören ve açılışlarında konuşmalar daima asttan üste doğru yapılır. En üst makamı temsil eden kişi en son konuşur.

• Mazeret telgrafları ve kutlama mesajları Cumhurbaşkanının mesajı varsa diğerleri okunmaz.

• Protokol konuşmaları

• Armağan, ödül ve diploma verme

• Gösteri, dinleti ve ikram/kokteyl

• Uğurlama

TÖRENLERDE TAKDİM - HİTAP VE SELAMLAMA KURALLARI

Tören, toplantı, seminer, sempozyum, panel, kongre ve konferanslarda konuşmacı olarak topluluğa hitap ederken genellikle 2 ayrı şekilde hitap edilebilir

1 Törene katılan konuklar, onur konuğundan astlara doğru (önde gelme sırasına göre) zikredilirler. Örnek: Sayın Bakan, Sayın Müsteşar, Sayın Genel Müdürler, Sayın Öğretim Üyeleri, Sayın Konuklar, Sevgili Öğrenciler ve Değerli Basın Mensupları.

2 Hitapta yalnızca onur konuğunun unvanı söylenir(sayın bakan) diğer davetlilere "sayın konuklar" denir. Çünkü bütün konuklar eşittir. Ayrıca törende bulunan konukları unvanlarına göre tam ve doğru olarak saymak da mümkün değildir. Bu yüzden unvanı anılmayan kişiler alınabilirler. Zira, tören de bulunan muhtar da anılmak ister. Bu nedenle, en uygun yöntem, yalnızca törene katılan onur konuğu ile tüm konukların(katılımcıları) tek olarak zikretmektir. Örnek: Sayın Bakan, Sayın Konuklar.

Veya, Sayın Başkan, Değerli Katılımcılar.

Cumhurbaşkanının katıldığı tören, toplantı, kongre ve konferanslarda yalnızca Cumhurbaşkanına hitap edilir; salonda bulunan protokole dahil diğer zevat kesinlikle zikredilmez.

(31)

31

Sunucu, kürsüden onur konuğuna ve bütün konuklara hitaben "hoş geldiniz" der ve tören programını okur.

Örneğin;: Sayın bakan, değerler konuklar. … Törenine hoş geldiniz, şeref verdiniz. Tören programını bilgilerinize sunuyorum.)

Törenlerde konuşmacılar en kıdemsizden (asttan) başlanarak kürsüye davet edilirler. En üst olan(onur konuğu) en son konuşma yapar ve bu kişinin sonra kendisinden izin alınarak dahi konuşmak uygun değildir."

Sunucu konuşmacıları takdim sırasında, önce konuşmacının kurumunu veya unvanını, varsa akademik titrini (ünvanı) ya da rütbesini, sonra "sayın" sözcüğünü ekleyerek adını ve soyadını söyler.

Örnekler:

Gençlik ve Spor eski Genel Müdürü Sayın Tevfik Sarpkaya Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Sayın İsmail Can Maliye Bakanı Sayın Kemal Unakıtan

Ast konuşmacıları kürsüye davet ederken "…davet ediyorum"; üst konuşmacıları ve onur konuğunu davet ederken "…teşriflerini arz ediyorum" demek uygun olur.

"Kürsüye teşriflerini" demek yanlıştır. Teşrif etmek "Onurlandırmak"tır.

Törenlerde doğru ve uygun olan takdim örnekleri:

Açılış konuşmasını yapmak üzere Milli Eğitim Müdürü Sayın Celil Kaya’yı davet ediyorum.

Konuşmalarını yapmak üzere, Devlet Bakanı Sayın Kürşat Tüzmen’in teşriflerini arz ediyorum.

Sayın Ayşe Gül’e plaketini takdim etmek üzere, Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Atilla Koç’a davetimi arz ediyorum.

13. BÖLÜM

ULUSAL TÖREN PROTOKOLÜ ULUSAL TÖRENLER

• Ulusal ve resmi bayramlar ve törenler

• Mahalli kurtuluş günleri-Atatürk günleri-tarihi günler ve törenler

• Resmi bayramlar ve anma günlerinde anıtlara çelenk sunma törenleri

• Anıtkabirde çelenk sunma töreni

• Devlet cenaze töreni

(32)

32

• Yabancı devlet ve hükümet başkanlarını karşılama ve uğurlama törenleri ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR VE TÖRENLER

"Ulusal ve Resmi Bayramlarda Yapılacak Törenler" Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan, 1.10.1981 tarihi ve 17475 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile düzenlenmiştir.

Söz konusu Yönetmelik gereğince; Cumhuriyet Bayramı Törenleri, başkentte Dışişleri Bakanlığının; Ankara dışında İçişleri Bakanlığının; Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Törenleri Milli Eğitim Bakanlığının; Mahalli Kuruluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Törenler İçişleri Bakanlığının; 30 Ağustos Zafer Bayramı Törenleri de Genel Kurmay Başkanlığının koordinatörlüğünde düzenlenir.

İl ve ilçelerde kutlanan ulusal bayramlarda ve kurtuluş günlerinde tören geçitleri,ortada mülki amir, sağında garnizon komutanı, solunda belediye başkanı olduğu halde ayakta kabul edilir ve selamlanır.

ULUSAL BAYRAM

Ulusal bayram, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramıdır. Cumhuriyet Bayramı başkentte ve diğer il ve ilçelerde kutlanır.

Cumhuriyet Bayramında illerde valilerin resepsiyon vermesi yönetmelik ve yönergelerde düzenlenmemiştir. Buna karşın, her ilde valilerin "Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu"

vermesi Cumhuriyet geleneği olarak her yıl uygulanmaktadır.

RESMİ BAYRAMLAR;

21 Mart Nevroz Bayramı

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı;

1 Mayıs İşçi Bayramı

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı 30 Ağustos Zafer Bayramıdır

MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ-ATATÜRK GÜNLERİ-TARİHİ GÜNLER VE TÖRENLER

"Mahalli Kurtuluş Günleri, Atatürk Günleri ve Tarihi Günlerde Yapılacak Törenler"

Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan,5.4.1982 tarihli ve 17655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile düzenlenmiştir.

Atatürk Günleri: Atatürk’ün ziyaret ettiği yerlerde, ziyaret tarihinde Atatürk anıtına veya büstüne çelenk konulur, İstiklal marşıyla göndere bayrak çekilir:

(33)

33

RESMİ BAYRAMLAR VE ANMA GÜNLERİNDE ANITLARA ÇELENK SUNMA TÖRENLERİ

"Resmi Bayramlar ve Anma Günlerinde Anıtlara Konulacak Çelenklerin Hazırlanma, Taşınma ve Sunulması, Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan,21.0.1973 tarihli ve 14662 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik ile düzenlenmiştir.

ÇELENK SUNMA

Çelenklerin sunuş yeri kutlama veya anmanın yapıldığı yerdeki Atatürk anıtı veya büstüdür. Bunlar yoksa şehir veya kasabanın kurtuluş günü adına dikilmiş anıtlar, sunuş yeri olarak kabul edilir.

Çelengin yerden yüksekliği ayaklar dahil 2m’yi geçemez. Kamu kuruluşları, siyasal partiler, tüzel kişiler ancak bir çelenkle katılabilirler.

Bando anıt çevresinde yerini alır. Çelenk kıtası ve kortej, anıtı karşıya alarak durur ve kortejdeki kurum temsilcileri kendi çelenkleri başına giderek, taşıyıcıların da yardımıyla bunları anıta bizzat koyarlar.

Mahalli mülki amirliğe ait çelenk, anıtın tam ortasına, TSK’ya ait çelenk onun sağına, belediye çelengi soluna konur. Çelenk taşıyıcıları sunuşu müteakip anıtın önünü terk ederler. Kortej sunuş öncesindeki yerini alınca, boru ile verilecek "ti" işareti ile bir dakikalık saygı duruşunda bulunurlar. Saygı duruşu bitiminde İstiklal Marşı ile kutlama veya anma töreni başlar.

DİNİ BAYRAMLAR VE TÖRENLER

Türkiye’de, mevzuat yönünden bir zorunluluk olmamakla birlikte Başbakanlık ve bakanlıklarda, kamu kurum ve kuruluşlarında, askeri kuruluşlarda, valilik ve kaymakamlıklarda ve belediyelerde toplumsal bir gereksinim ve gelenek olarak Ramazan ve Kurban Bayramı kutlamaları yarı resmi olarak yapılmaktadır.

14. BÖLÜM

BAYRAK PROTOKOLÜ A: TÜRK BAYRAĞI

• Bayrak konulacak makam odaları ve salonlar

• Bayrak çekilecek makam taşıtları

• Bayrak çekilecek ve konulacak yerler

• Sürekli bayrak çekilecek yerler

(34)

34

• Bayrak örtülecek yerler B: KURUMSAL BAYRAK

BAYRAK PROTOKOLU

Türk bayrağının standartları, çekilmesi ve indirilmesine dair esaslar, kullanılabileceği yerler ve bayrağa saygı kuralları; 1983 tarihli "Türk Bayrağı Yasası" ile 1985 tarihli "Türk Bayrağı Tüzüğü" hükümlerinde belirtilmiştir.

Prensip olarak bayrak sabah saat 08.00’de çekilir ve gün batımında indirilir. Milli bayram, genel tatil ve hafta tatili günlerinde tatilin başladığı saatte çekilir ve tatil sonunda gün batımında indirilir.

Yurt dışındaki Türk resmi binalarında bayrağın kullanılışı mahalli ve uluslararası uygulamalara göre yapılır.

Türk Bayrağı 10 Kasım günü TBMM hariç yarıya çekilir.

Yas alameti olmak üzere yarıya çekileceği diğer haller ve zamanlar Başbakanlıkça ilan edilir.

YASAKLAR

Türk Bayrağı, yırtık, sökük, yamalı, Delik, kirli, soluk, buruşuk veya layık olduğu manevi değeri zedeleyecek herhangi bir şekilde kullanılamaz.

Resmi yemin törenleri dışında her ne maksatla olursa olsun masalara, kürsülere örtü olarak serilemez. Oturulan ve ayakla basılan yerlere konulamaz. Bu yerlere ve benzeri eşyaya bayrağın şekli yapılamaz, elbise ve üniforma şeklinde giyilemez.

Hiçbir siyasi parti, teşekkül, dernek vakıf ve tüzükte belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları dışında kalan kurum ve kuruluşun amblem, flama ve benzerlerinin ön ve arka yüzünde esas veya fon teşkil edecek şekilde kullanılamaz.

Solmuş veya eskimiş bir bayrak asla çöpe atılmaz, uygun bir biçimde imha edilir İstiklal Marşı söylenirken konuşulmaz.

BAYRAK KULLANIMI

Bayrak konuşmacının sağ arka tarafında bulunur.

Makamlarda masanın arakasında sağ tarafta (oturanın sağında) bulunur.

Temsilciliğe ait makam taşıtlarında bayrak sağ ön çamurluğun üstünde tepesinde ay-yıldız bulunan kromajlı küçük bir direğe çekilir.

Bayrakla birlikte fors da çekilmesi gerektiğinde, fors sol çamurluğun üzerindeki direğe çekilir.

(35)

35

Makam sahibi içinde olmadıkça taşıta bayrak çekilmez.

Resmi bir neden olmadıkça özel gezilerde bayrak çekilmez TBMM’deki bayrak hiçbir zaman indirilmez.

Birkaç bayrağın bir arada kullanılmasını gerektiren resmi ziyaret ve törenlerde, konuk bayrak şeref locasında veya konuğun kaldığı binanın ana girişinde Türk bayrağının solunda yer alır.

Uluslararası toplantı ve konferanslarda ise ev sahibi devletin bayrağı orta direğe çekilir.

İngilizce alfabetik sıraya göre birinci konuk bayrak orta direğin soluna, ikinci konuk bayrak ise sağına, diğer konuk bayraklarda aynı yöntemle diğer direklere çekilir.

Yabancı bayrakların ebadı Türk bayrağından büyük, direkleri ise daha yüksek olamaz Bayrak direğe hızla çekilir, yavaş yavaş indirilir.

Referanslar

Benzer Belgeler

• Kapıyı çaldıktan sonra kapının hemen ağzında değil, daha geride, evin içini göremeyecek şekilde kapının.

Awareness About Preventable Cardiovascular Risk Factors of Students of Faculty of Nursing and Letters H Uysal 1 , N Enç 1 , Y Cenal 2 , A Karaman 2 , C Topuz 2 - 1 Istanbul

Bu mektupta polikliniğimize baş ağrısı şikayetiyle başvuran, kardeşinde venöz tromboz öyküsü olması nedeni ile ileri incelemeye alınan ancak tetkikler devam

Kural olarak genç yaşlıya, memur amire, yeni gelen orada bulunanlara önce selam verir.. Ayrıca yürüyen durana ,arabada bulunan yürüyene selam

Bu çalışmada erken Cumhuriyet döneminde yayımlanan çocuk dergileri ile dönemin adab-ı muaşeret literatüründe çocukların gündelik yaşamlarında, evde, okulda,

Tablo 4.17.1 Bireylerin yaş gruplarına göre günlük besin tüketim durumları 60 Tablo 4.17.2 Bireylerin yaş gruplarına göre günlük besin tüketim durumları 61 Tablo 4.17.3

Eğer son vermeyip sözü uzatıyorsa, onun sesini duyamıyormuş, telefon hattında parazit varmış gibi yapın, bu da tutmuyorsa toplantıya çağırdıklarını ya da amirinizin

Yine değerlendirmesine ve düşüncelerine katılarak saygı duyduğum ek tartışma yapan hocamızın da bunu her ne kadar kaynakça göstermeden yapmışsa da bu konuda daha