Kutanöz Allodinisi Olan ve Olmayan Migren Hastalarında Ağrı Şiddeti, Uyku Kalitesi ve Psikolojik Durumun Karşılaştırılması
A Comparison of Pain Severity, Sleep Quality, and Psychological Status between Migraine Patients with and without Cutaneous Allodynia
Şeyda Toprak Çelenay1, Oğuzhan Mete1, Özge Çoban1, Nesrin Karahan2
1 Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü
2 Ankara Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesi, Nöroloji Polikliniği Öz
Amaç: Bu çalışmada kutanöz allodinisi (KA) olan ve olmayan migren hastalarının ağrı şiddeti, uyku kalitesi ve psikolojik durumunu karşılaştırmak amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntemler: Çalışma bir vaka kontrol çalışması olarak tasarlandı ve 32 migren hasta- sı içerdi. Hastalar Allodini Semptom Kontrol Listesi’ne göre KA’sı olanlar (n=16) ve olmayanlar (n=16) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Ağrı şiddeti Görsel Analog Skala (GAS) ile, uyku kalitesi Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) ile, psikolojik durum Hastane Anksiyete (HAD-A) ve Dep- resyon Ölçeği (HAD-D) ile değerlendirildi.
Bulgular: KA grubunda 6 (%37,5) hastada ciddi, 5 (%31,2) hastada orta, 5 (%31,2) hastada hafif derecede KA vardı. Kontrol grubunda 1 (%6,2) hastada hafif, 10 (%62,5) hastada orta, 5 (%31,2) hastada ciddi şiddette ağrı gözlendi. KA grubunda ise 8 (%50) hastada orta ve 8 (%50) has- tada ciddi şiddette ağrı vardı. KA’lı bireylerin KA’lı olmayanlara göre GAS (p=0,005), HAD-A (p=0,034) ve PUKİ skorlarının (p=0,028) daha yüksek olduğu görüldü. İki grubun HAD-D skorları ise benzerdi (p=0,089).
Tartışma ve Sonuç: KA’sı olmayan migren hastalarına kıyasla, KA’lı migren hastalarında ağrı şid- deti ve anksiyete düzeylerinin daha yüksek olduğu ve uyku kalitesinin bozulduğu görüldü. KA’lı migren hastalarında tedavi planlanırken ağrı şiddetinin yanı sıra uyku kalitesinin ve psikolojik durumun da göz önünde bulundurulması önemlidir.
Anahtar Sözcükler: anksiyete; baş ağrısı; depresyon; migren; uyku bozuklukları
Abstract
Aim: In this study, we aimed to compare the pain severity, sleep quality, and psychological status in migraine patients with and without cutaneous allodynia (CA).
Materials and Methods: The study was designed as a case-controlled study and included a total of 32 patients with migraine. Using the Allodynia Symptom Checklist, the patients were divided into two groups: those with CA (n=16) and without CA (n=16). Pain intensity and sleep quality were assessed with the Visual Analog Scale (VAS) and the Pittsburgh Sleep Quality In- dex (PSQI), respectively. Psychological status was assessed using the Hospital Anxiety (HAD-A) and Depression (HAD-D) Scale.
Results: Of the patients with CA, 6 (37.5%) had severe, 5 (31.2%) had moderate, and 5 (31.2%) had mild CA. Of the controls without CA, 1 (6.2%) had mild, 10 (62.5%) had moderate, and 5 (31.2%) had severe pain. In the CA group, 8 (50%) patients had moderate and 8 (50%) patients had severe pain. It was observed that VAS (p=0.005), HAD-A (p=0.034), and PSQI (p=0.028) scores were higher in individuals with CA, while HAD-D scores were similar in the two groups (p=0.089).
Discussion and Conclusion: It was observed that migraine patients with CA had higher levels of pain severity and anxiety and impaired sleep quality, compared to those without CA. In migraine patients with CA, it is important that treatment planning include evaluations of sleep quality and psychological status, as well as assessments of pain severity.
Keywords: anxiety; depression; headache; migraine; sleep disorders
Geliş/Received : 09.11.2019 Kabul/Accepted: 27.01.2020 DOI: 10.21673/anadoluklin.644740 Yazışma yazarı/Corresponding author Oğuzhan Mete
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü, 06760 Ankara, Türkiye
E-posta: [email protected]
ORCID
Şeyda T. Çelenay: 0000-0001-6720-4452 Oğuzhan Mete: 0000-0002-6585-7617 Özge Çoban: 0000-0002-0979-7613 Nesrin Karahan: 0000-0001-5343-4839
GİRİŞ
Migren oldukça sık görülen, ataklarla seyreden, pri- mer baş ağrısı bozukluklarından biridir. Tekrarlayan ataklar 4–72 saat arasında değişen sürede, genellikle tek taraflı ve zonklayıcı tarzda, orta veya yüksek şid- dette baş ağrılarından oluşmaktadır. Ataklar fiziksel aktivite ile kötüleşebilir; ya da atak sırasında mide bulantısı, fotofobi ve fonofobi görülebilir (1). Migren;
dünya genelinde her iki cinsiyetten 50 yaş altı bireyler için iş göremezlik nedenleri arasında üçüncü sırada yer almaktadır (2). Bu yüksek prevalansın ekonomik, bireysel ve toplumsal etkileri pek çok epidemiyolojik çalışmada ele alınmıştır (1).
Migren hastalarının yaklaşık %60’ında kutanöz al- lodini (KA) semptomu görülmektedir (3). KA cilt üze- rinde normalde ağrıya yol açmayan bir uyaranın ağrılı hissedilmesidir (4). KA’nın dura mater ve periorbital deri üzerindeki afferent duyuyu toplayan trigeminal nükleus kaudalisteki nosiseptif nöronların sensitizas- yonundan ileri geldiği düşünülmektedir (5,6). KA, santral sensitizasyon varlığına işaret ettiği için kronik migren gelişiminde de bir risk faktörü olarak görül- mektedir (7).
Ağrı, santral sensitizasyon ve buna bağlı KA geli- şimi oldukça kompleks bir süreç olup pek çok siste- min aktivasyonunu içermektedir. Özellikle serotonin, dopamin gibi önemli monoaminlerin etkileri üze- rinde durulmaktadır. Migren hastalarında kandaki düşük serotonin düzeyi santral 5-HT reseptörlerinde duyarlılaşmaya neden olurken ataklar sırasında düşen dopamin seviyesi de koku, ses gibi normalde ağrılı ol- mayan uyaranlara karşı hassasiyet gelişimine neden olabilmektedir (8,9). Bu monoaminler uyku ve psiko- lojik durum bozuklukları gibi migrende sık görülen komorbiditelerin patofizyolojisinde de aktif rol oyna- maktadır (10,11).
Bu sebeple, çalışmamızda KA’sı olan ve olmayan migren hastalarının ağrı şiddeti, uyku kalitesi ve psi- kolojik durumunu karşılaştırmak amaçlanmıştır.
GEREÇ VE YÖNTEMLER Çalışma dizaynı
Çalışma bir vaka kontrol çalışması olarak tasarlan- mış olup Mart 2019—Nisan 2019 döneminde An-
kara Gazi Mustafa Kemal Devlet Hastanesi Nöroloji Polikliniği’ne başvuran hastalarla gerçekleştirilmiştir.
Çalışma, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Etik Kurulu tarafından onaylanmış (2019-22) ve Helsinki Bildirgesi ilkelerine uygun biçimde yürütülmüştür.
Katılımcılar
Çalışmaya Uluslararası Baş Ağrısı Topluluğu kriterle- rine uygun olarak bir nörolog tarafından migren tanı- sı konan 18–50 yaş aralığındaki hastalar dahil edildi.
Romatolojik, enflamatuvar ya da endokrinolojik bir rahatsızlığı, mental ve/veya kooperasyon problemi, ciddi psikiyatrik ya da migren dışında herhangi bir nörolojik hastalığı olan; okuryazar olmayan; değerlen- dirme ölçek ve anketlerinde eksik bilgi veren bireyler çalışmaya alınmadı.
Değerlendirmeler
Hastaların fiziksel ve demografik verileri (yaş, boy, vücut ağırlığı, beden kitle indeksi, cinsiyet, eğitim süresi), ve de KA varlığı, ağrı şiddeti, uyku kalitesi ve psikolojik durum bilgileri elde edildi. Çalışmada kul- lanılan anket ve ölçekler yüz yüze görüşme yöntemiyle uygulandı.
KA varlığı Türkçeye uyarlanmış olan Allodini Semptom Kontrol Listesi (ASKL) ile değerlendirildi.
ASKL statik, dinamik ve termal alt tipleri ile allodini derecesini ölçen 12 maddeden oluşmaktadır. Madde- lere “Benim için geçerli değil,” “Hiçbir zaman,” “Na- diren,” “Yarısından azında,” “Yarısı veya yarısından daha sık” ifadeleri ile cevap verilebilmektedir. “Benim için geçerli değil,” “Hiçbir zaman” ve “Nadiren” ce- vapları için 0, “Yarısından azında” için 1, “Yarısı veya yarısından daha sık” için 2 puan verilmekte, toplam skor 0–24 aralığında değişmektedir. Skorun 0–2 ara- lığında olması KA olmadığı, >2 olması ise KA varlığı anlamına gelmekte olup 3–5 aralığında olması “hafif,”
6–8 aralığında olması “orta,” ≥9 olması “ciddi derecede KA” olduğunu göstermektedir (12,13). Çalışmamızda migren hastaları ASKL skorlarına göre KA’sı olanlar (KA grubu) ve olmayanlar (kontrol grubu) şeklinde iki gruba ayrıldı.
Baş ağrısı şiddeti 10 santimetrelik yatay bir çizgi- den oluşan Görsel Analog Skala (GAS) ile değerlen- dirildi (14). Çizgide başlangıç noktası (“Hiç ağrı yok”) ile son nokta (“Dayanılmaz ağrı”) arasında; 1–3,9 cm
aralığı “hafif,” 4–6,9 cm aralığı “orta,” 7–10 cm aralığı
“ciddi şiddette ağrı” anlamına gelmektedir (15). Has- talardan son bir ayda hissettikleri ortalama baş ağrısı şiddetini GAS üzerinde işaretlemeleri istendi.
Uyku kalitesi Türkçeye uyarlanmış olan Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ) ile değerlendirildi.
PUKİ, son bir aydaki uyku bozukluğunun tipi ve şid- deti hakkında bilgi sağlayan 24 sorudan ve de uyku kalitesi, uykuya geçiş süresi, uyku süresi, uyku verim- liliği, uyku bozukluğu, uyku ilacı kullanımı ve uyku problemlerine bağlı gündüz işlev bozukluğu içerikli 7 kategoriden oluşmaktadır. İndeksin her maddesine 0 (hiç sıkıntı yaşanmaması) ile 3 (ciddi sıkıntı) arasında bir puan verilmektedir. Toplam puan 0–21 aralığında değişmektedir ve yüksek skor düşük uyku kalitesi an- lamına gelmektedir (16,17).
Psikolojik durum ise Türkçeye uyarlamış olan Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği (HAD) ile değerlendirildi. HAD, anksiyete (HAD-A) ve depres- yon (HAD-D) düzeyini ölçmeye yönelik iki alt bö- lümden oluşmaktadır. Toplam 14 maddeden oluşan bu ölçekte soruların yarısı anksiyeteyi, diğer yarısı ise depresyonu değerlendirmektedir. Yanıtlar dörtlü Likert tipinde olup 0–3 aralığında puanlanmaktadır.
Toplam puan anksiyete ve depresyon için ayrı ayrı olarak, 0–21 arasında değişmektedir. Her alt ölçekte 0–7 puan normal aralık, 8–10 puan olası emosyonel bozukluk, >11 puan ise emosyonel bozukluk anlamı- na gelmektedir (18,19).
İstatistiksel analiz
İstatistiksel analiz IBM SPSS Statistics for Windows (v. 21.0) (IBM Corp., Armonk, NY/ABD) programı kullanılarak gerçekleştirildi. Verilerin normal dağılı- mı histogram grafik, “detrended normal Q–Q” grafik, çarpıklık ve basıklık katsayıları, varyasyon katsayısı ve Shapiro–Wilk testi kullanılarak incelendi. Tanım- layıcı istatistikler normal dağılan değişkenler için ortalama±standart sapma, normal dağılmayan değiş- kenler için ortanca (çeyrekler arası genişlik) ve ordi- nal değişkenler için sayı (yüzde) şeklinde ifade edildi.
Sayısal değişkenlerin analizinde parametrik test varsa- yımları sağlandığında bağımsız örneklem t-testi, sağ- lanmadığında Mann–Whitney U testi kullanıldı. Or- dinal değişkenlerin analizinde Fisher’ın kesin testi kul- lanıldı. p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.
BULGULAR
Çalışmaya 34 migren hastası ile başlandı. Değerlendir- me ölçek ve anketlerinde eksik verileri olan 2 hasta ça- lışma dışı bırakıldı. Böylece çalışma, KA’sı olan (n=16) ve olmayan (n=16) toplam 32 hasta ile tamamlandı.
Hastaların fiziksel ve demografik özellikleri Tablo 1’de özetlenmiştir.
KA’lı hastaların 6’sında (%37,5) ciddi, 5’inde (%31,2) orta, 5’inde (%31,2) hafif derecede KA olduğu görüldü. KA’sız hastaların 1’inde (%6,2) hafif, 10’unda (%62,5) orta, 5’inde (%31,2) ciddi şiddette ağrı vardı.
KA’lı hastaların ise 8’inde (%50) orta ve 8’inde (%50) ciddi şiddette ağrı varken hiçbirinde hafif şiddette ağrı yoktu.
KA’sız hastalara kıyasla KA’lı hastalarda ağrı şiddeti (p=0,005), HAD-A (p=0,034) ve PUKİ (p=0,028) skor- larının daha yüksek olduğu görüldü. KA’lı ve KA’sız hastaların HAD-D skorlarının ise benzer (p=0,089) olduğu saptandı (Tablo 2).
TARTIŞMA VE SONUÇ
Çalışmamızda KA’sız hastalara kıyasla KA’lı migren hastalarında ağrı şiddetinin ve anksiyete düzeyinin daha yüksek, uyku kalitesinin ise daha kötü olduğu belirlenmiştir.
Migren ataklarının nasıl tetiklendiği tam olarak bilinmemektedir. Ancak çoğu hasta atağın ilk aşama- larında zonklayıcı tarzda baş ağrısı hissettiğini belirt- mektedir. Bu aşamada oluşan tekrarlayıcı ve süregelen nosiseptif stimülasyonlar, arka boynuz nöronlarında güçlü ya da uzamış aktiviteye neden olmaktadır (20).
Bu da nöral cevabın kademeli olarak artmasını ve ağ- rıyı takip eden santral sensitizasyonu açıklamaktadır (21). Ağrı ve santral sensitizasyon arasındaki ilişki kronik ağrısı olan çok çeşitli hasta popülasyonlarında araştırılmıştır (22–24). Migren hastalarında santral sensitizasyon semptomlarından biri olan allodininin klinik özelliklerinin incelendiği bir çalışmada,has- taların çoğunda baş ağrısının olduğu tarafta allodini olduğu ve bunun genellikle ağrı süresince devam etti- ği gösterilmiş, aynı zamanda sık atak geçiren migren hastalarında allodini süresinin de uzadığı belirtilmiş- tir (25). Literatür taramamızda önemli ağrı karakte- ristiklerinden biri olan ağrı şiddeti ile santral sensiti-
zasyon arasındaki ilişkiyi inceleyen bir çalışmaya rast- lanmamıştır. Çalışmamızda KA’lı hastalarda baş ağrısı şiddetinin KA’sız hastalara göre daha yüksek olduğu belirlenmiş olup bu durum diğer ağrı karakteristikle- rinin yanı sıra ağrı şiddetinin de KA açısından önemli olabileceğini düşündürmektedir.
Baş ağrılarında uykunun incelendiği çeşitli çalış- malar bulunmaktadır (26–28). On farklı primer baş ağrısı çeşidinde allodini ve perikraniyal hassasiyet gibi santral sensitizasyon semptomlarının ve uyku özelliklerinin incelendiği bir çalışmada, allodini ve perikraniyal hassasiyet artışı ve uyku süresi kısalışı en çok kronik migren hastalarında saptanmıştır (27).
Lovati ve ark.’ın migren hastalarında uyku kalitesinin allodini ile ilişkili olup olmadığını belirlemek için gerçekleştirdiği çalışmada ise, araştırmacıların kendi oluşturdukları sorular ile 175 migren hastası ve baş ağrısı yaşamayan 73 birey değerlendirilmiştir. Baş ağrısı yaşamayan bireylere göre migren hastalarının uyku kalitesinin daha kötü olduğu ve migren hasta- larında uyku bozukluklarının daha sık görüldüğü be- lirlenmiştir. Aynı çalışmada migren hastaları içinde allodini yaşayan ve yaşamayan hastalar kıyaslandı- ğında ise allodinisi olanların uykuya dalmakta daha çok zorlandığı, gece uykularının daha sık bölündüğü ve tekrar uykuya dalmakta daha sık zorluk yaşadıkları gösterilmiştir (26). Literatürdeki çalışmalarla uyumlu biçimde, bizim çalışmamızda da KA’lı migren hasta- larının uyku kalitesinin KA’sız kontrol grubuna göre daha kötü olduğu bulunmuştur. Allodini varlığında uyku kalitesindeki azalmanın yüksek olasılıkla santral sensitizasyon mekanizmasından kaynaklandığı düşü- nülmektedir. Özellikle kafatasında, yüzde hatta ekstra- sefalik alanlarda duyusal eşiğin değişmesi hastalarda
rahatsız edici duyulara ve böylece gece yarısı uyanma ya da insomnia durumlarına yol açabilmektedir (26).
Sensitizasyon sebebiyle görülen ağrı algısındaki deği- şim ve uykusuzluk arasındaki bağlantı oreksin trans- misyonundaki disfonksiyon ile de açıklanabilir (27).
Oreksin hipotalamik bir nöropeptittir ve özellikle uyku–uyanıklık durumunda etkin rol oynamaktadır (29). Oreksinin spinal düzeydeki oreksin reseptör ak- tivasyonu ile nosiseptif transmisyonu inhibe ederek analjezik etki gösterebildiği de deneysel çalışmalarda ortaya konmuştur (30). Bir hayvan deneyinde kronik ağrı durumunda oreksin reseptörlerindeki değişimle- rin sirkadiyen ritimde de değişikliğe yol açtığı ve böy- lece uyku bozukluklarına neden olduğu gösterilmiştir (31). Ağrı ve uyku kalitesi arasındaki ilişki göz önüne alındığında, özellikle kronik ağrısı olan ve allodini gibi santral sensitizasyon bulguları gösteren migren hasta- ları uyku kalitesi ve uyku bozuklukları açısından mut- laka değerlendirilmelidir.
Kronik bir hastalık olan migrende psikolojik duru- mun incelendiği çeşitli araştırmalar da bulunmaktadır (32–34). Migren ve majör depresyonun incelendiği bir çalışmada, baş ağrısı olmayan bireylere kıyasla mig- ren tanılı bireylerde yaşam boyunca majör depresyon geçirme olasılığının üç kat daha fazla olduğu gösteril- miştir. Migren ataklarının auralı olması, bu olasılığı daha da artırmaktadır. Aynı zamanda migren majör depresyon, majör depresyon da migren riskini artır- maktadır (32). Kao ve ark. allodinisi olan ve olmayan migren hastalarının psikolojik durumunu HAD ölçe- ği ile değerlendirmiş ve allodinili hastaların HAD-A skorunun daha yüksek olduğunu, HAD-D skorunun değişmediğini ve allodini şiddetinin özellikle anksiye- te ile ilişkili olduğunu saptamıştır (33). Doksan sekiz
Tablo 1. Grupların fiziksel ve demografik özelliklerinin karşılaştırılması KA grubu (n=16)
Kontrol grubu
(n=16) p
Yaş (yıl), ortanca (ÇAG) 26 (8) 24 (17) 0,706a
Eğitim süresi (yıl), ortanca (ÇAG) 14 (4) 16 (4) 0,936a
BKİ (kg/m2), ort.±SS 22,50±3,20 24,70±3,41 0,070b
Cinsiyet, n (%) Kadın Erkek
13 (81,3) 3 (18,8)
13 (81,3) 3 (18,8)
0,673c
BKİ: beden kitle indeksi; ÇAG: çeyrekler arası genişlik; ort.: ortalama, SS: standart sapma
a Mann–Whitney U testi
b Bağımsız örneklem t-testi
c Fisher’ın kesin testi
migren hastasının incelendiği bir başka çalışmada ise hastaların yaklaşık %75’inin allodini gösterdiği, allo- dinisi olan hastaların daha fazla anksiyete hissettikle- ri ve depresif oldukları görülmüştür. Aynı çalışmada depresyon skoru allodini ile ilişkili bulunmuş, aynı zamanda depresyon seviyesinin yüksek olduğu has- talarda allodini şiddetinin arttığı belirtilmiştir (34).
Literatürde, KA’lı migren hastalarının psikolojik du- rumunun incelendiği çalışmalarda çelişkili sonuçlar belirtilmektedir. Bizim çalışmamızda kontrol grubuna kıyasla KA’lı migren hastalarının anksiyete düzeyle- rinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Bu sonuçlar, nöroendokrin sistemlerin veya nörotransmitterlerin santral sensitizasyon ve ağrı algısını düzenlemesi ve bu sistemlerin psikolojik bozukluklarda da etkin rol oynaması ile açıklanabilir (33). Kao ve ark.’ın çalışma- sında da allodini varlığının anksiyete için risk faktörü olduğu, ancak sadece orta ya da şiddetli allodininin depresyon için risk faktörü olduğu belirtilmiştir (33).
Çalışmamızda orta ya da şiddetli allodini yaşayan bi- reylerin az sayıda olması, depresyon semptomları ile allodini arasında anlamlı bir ilişki bulamamamıza neden olmuş olabilir. Allodini yaşayan hastalar saç tarama, yüz yıkama gibi normalde ağrılı olmayan ak- tiviteler sırasında ağrı hissedebilmektedir. Bu durum hastalarda günlük yaşam aktiviteleri sırasında dahi ağrı hissetme endişesine yol açmaktadır. Süregelen bu endişe, anksiyete semptomları ve allodini arasındaki ilişkiyi açıklayabilir. Anksiyete tedavisine yönelik yak- laşımlar, migren hastalarında semptomları iyileştir- mek için etkili bir yöntem olabilir.
Son olarak çalışmanın bazı limitasyonları olduğu belirtilmelidir. Çalışmamız çoğu kadın olan (26 ka- dın, 6 erkek) migren hastaları ile gerçekleştirilmiştir ve migren kadınlarda daha sık görülmektedir. İleriki çalışmalarda bu bulgular homojen gruplarda araştı-
rılabilir. Ayrıca tüm değerlendirmelerimizde Türkçe geçerlilik ve güvenilirliği çalışılmış olan, subjektif öl- çekler kullanılmıştır. Başka çalışmalarda ağrı ve uyku kalitesi daha objektif yöntemler (ör. algometre, poli- somnografi gibi bilgisayarlı sistemler) ile değerlendi- rilebilir.
Sonuç olarak, bu çalışmada KA’sız hastalara kıyasla KA’lı migren hastalarında ağrı şiddetinin ve anksiyete düzeyinin daha yüksek, uyku kalitesinin daha kötü ol- duğu görülmüştür. Klinikte migren atağı sırasında KA yaşayan hastaların ağrı şiddetinin yüksek olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Tedavi planlanırken uyku kalitesi ve psikolojik durum da kapsamlı olarak değerlendirilmelidir.
Çıkar Çatışması ve Finansman Bildirimi
Yazarlar bildirecek bir çıkar çatışmaları olmadığını beyan eder. Yazarlar bu çalışma için hiçbir finansal destek almadıklarını da beyan eder.
KAYNAKLAR
1. Arnold M. Headache Classification Committee of the International Headache Society (IHS), The International Classification of Headache Disorders, 3rd Edition. Cep- halalgia. 2018;38(1):1–211.
2. Steiner TJ, Stovner LJ, Vos T. GBD 2015: migraine is the third cause of disability in under 50s. J Headache Pain.
2016;17(1):104.
3. Lipton RB, Bigal ME, Ashina S, Burstein R, Silberstein S, Reed ML, ve ark. Cutaneous allodynia in the migraine po- pulation. Ann Neurol. 2008;63(2):148–58.
4. Woolf CJ, Wall PD. Relative effectiveness of C primary afferent fibers of different origins in evoking a prolon- ged facilitation of the flexor reflex in the rat. J Neurosci.
1986;6(5):1433–42.
5. Burstein R, Cutrer MF, Yarnitsky D. The development of cutaneous allodynia during a migraine attack clinical evi- Tablo 2. Grupların ağrı şiddeti, uyku kalitesi ve psikolojik durumlarının karşılaştırılması
KA grubu (n=16)
Kontrol grubu
(n=16) p
Ağrı şiddeti skoru (cm), ort.±SS 7,06±1,09 5,56±1,53 0,005a
PUKİ skoru, ort.±SS 8,87±3,13 6,37±2,96 0,028a
HAD-A skoru, ort.±SS 10,37±4,36 7,18±3,74 0,034a
HAD-D skoru, ortanca (ÇAG) 8 (6,50) 4,50 (7,75) 0,089b
ÇAG: çeyrekler arası genişlik; HAD-A: Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği-Anksiyete; HAD-D: Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği- Depresyon; ort.: ortalama; PUKİ: Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi; SS: standart sapma
a Bağımsız örneklem t-testi
b Mann–Whitney U testi
dence for the sequential recruitment of spinal and supras- pinal nociceptive neurons in migraine. Brain. 2000;123(Pt 8):1703–9.
6. Sessle BJ, Hu JW, Amano N, Zhong G. Convergence of cutaneous, tooth pulp, visceral, neck and muscle afferents onto nociceptive and non-nociceptive neurones in trige- minal subnucleus caudalis (medullary dorsal horn) and its implications for referred pain. Pain. 1986;27(2):219–35.
7. Bigal ME, Lipton RB. Modifiable risk factors for migraine progression. Headache. 2006;46(9):1334–43.
8. Hamel E. Serotonin and migraine: biology and clinical implications. Cephalalgia. 2007;27(11):1293–300.
9. DaSilva AF, Nascimento TD, Jassar H, Heffernan J, To- back RL, Lucas S, ve ark. Dopamine D2/D3 imbalance during migraine attack and allodynia in vivo. Neurology.
2017;88(17):1634–41.
10. El Mansari M, Guiard BP, Chernoloz O, Ghanbari R, Katz N, Blier P. Relevance of norepinephrine-dopamine inte- ractions in the treatment of major depressive disorder.
CNS Neurosci Ther. 2010;16(3):e1–e17.
11. Koyama Y. Regulation of sleep and wakefulness through the monoaminergic and cholinergic systems. Brain Nerve.
2012;64(6):601–10.
12. Yalin OÖ, Uludüz D, Sungur MA, Sart H, Özge A. Iden- tification of allodynic migraine patients with the Turkish version of the Allodynia Symptom Checklist: reliability and consistency study. Noro Psikiyatr Ars. 2017;54(3):260.
13. Jakubowski M, Silberstein S, Ashkenazi A, Burstein R.
Can allodynic migraine patients be identified interictally using a questionnaire? Neurology. 2005;65(9):1419–22.
14. Carlsson AM. Assessment of chronic pain. I. Aspects of the reliability and validity of the visual analogue scale.
Pain. 1983;16(1):87–101.
15. Karcioglu O, Topacoglu H, Dikme O, Dikme O. A syste- matic review of the pain scales in adults: which to use?
Am J Emerg Med. 2018;36(4):707–14.
16. Agargun M. Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi’nin geçerliği ve güvenirliği. Turk Psikiyatri Derg. 1996;7:107–15.
17. Buysse DJ, Reynolds III CF, Monk TH, Berman SR, Kup- fer DJ. The Pittsburgh Sleep Quality Index: a new instru- ment for psychiatric practice and research. Psychiatry Res. 1989;28(2):193–213.
18. Aydemir O. Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği Türkçe formunun geçerlilik ve güvenilirliği. Turk Psiki- yatri Derg. 1997;8:187–280.
19. Snaith RP. The Hospital Anxiety and Depression Scale.
Health Qual Life Outcomes. 2003;1(1):29.
20. Staud R, Smitherman ML. Peripheral and central sensiti- zation in fibromyalgia: pathogenetic role. Curr Pain Hea- dache R. 2002;6(4):259–66.
21. Landy S, Rice K, Lobo B. Central sensitisation and cuta-
neous allodynia in migraine: implications for treatment.
CNS Drugs. 2004;18(6):337–42.
22. Meeus M, Nijs J. Central sensitization: a biopsychosocial explanation for chronic widespread pain in patients with fibromyalgia and chronic fatigue syndrome. Clin Rheu- matol. 2007;26(4):465–73.
23. Nijs J, Malfliet A, Ickmans K, Baert I, Meeus M. Treat- ment of central sensitization in patients with “unexplai- ned” chronic pain: an update. Expert Opin Pharmacother.
2014;15(12):1671–83.
24. Curatolo M, Petersen-Felix S, Arendt-Nielsen L, Gia- ni C, Zbinden AM, Radanov BP. Central hypersensi- tivity in chronic pain after whiplash injury. Clin J Pain.
2001;17(4):306–15.
25. Mathew NT, Kailasam J, Seifert T. Clinical recognition of allodynia in migraine. Neurology. 2004;63(5):848–52.
26. Lovati C, D’Amico D, Bertora P, Raimondi E, Rosa S, Zar- doni M, ve ark. Correlation between presence of allodynia and sleep quality in migraineurs. Neurol Sci. 2010;31(ek 1):S155–8.
27. De Tommaso M, Delussi M, Vecchio E, Sciruicchio V, Invitto S, Livrea P. Sleep features and central sensitizati- on symptoms in primary headache patients. J Headache Pain. 2014;15:64.
28. Inamorato E, Minatti-Hannuch SN, Zukerman E. The role of sleep in migraine attacks. Arq Neuropsiquiatr.
1993;51(4):429–32.
29. Ebrahim IO, Howard RS, Kopelman MD, Sharief MK, Williams AJ. The hypocretin/orexin system. J Roy Soc Med. 2002;95(5):227–30.
30. Yamamoto T, Nozaki-Taguchi N, Chiba T. Analgesic ef- fect of intrathecally administered orexin-A in the rat for- malin test and in the rat hot plate test. Br J Pharmacol.
2002;137(2):170–6.
31. Odo M, Koh K, Takada T, Yamashita A, Narita M, Kuzu- maki N, ve ark. Changes in circadian rhythm for mRNA expression of melatonin 1A and 1B receptors in the hypothalamus under a neuropathic pain-like state. Synap- se. 2014;68(4):153–8.
32. Breslau N, Schultz LR, Stewart WF, Lipton RB, Lucia VC, Welch KM. Headache and major depression: is the associ- ation specific to migraine? Neurology. 2000;54(2):308–13.
33. Kao CH, Wang SJ, Tsai CF, Chen SP, Wang YF, Fuh JL.
Psychiatric comorbidities in allodynic migraineurs. Cep- halalgia. 2014;34(3):211–8.
34. Mendonca MD, Caetano A, Viana-Baptista M. Asso- ciation of depressive symptoms with allodynia in pati- ents with migraine: a cross-sectional study. Cephalalgia.
2016;36(11):1077–81.