Türkiye’nin Bilimsel Yayınlarının Sosyal Ağ Analizi Yöntemiyle Değerlendirilmesi
Proje No: 110K044
Doç. Dr. Umut AL Yrd. Doç. Dr. Umut SEZEN Öğr. Gör. Dr. İrem SOYDAL
Mayıs 2012 ANKARA
Hacettepe Üniversitesi
Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü 06800 Beytepe, Ankara
Tel: 90 312 297 82 00 Faks: 90 312 299 20 14
Web: http://www.bby.hacettepe.edu.tr/
E-posta: [email protected]
Umut Al
E-posta: [email protected]
Web: http://yunus.hacettepe.edu.tr/~umutal Umut Sezen
E-posta: [email protected]
Web: http://www.ee.hacettepe.edu.tr/?link=400201&sublink=208&lang=e İrem Soydal
E-posta: [email protected]
Web: http://yunus.hacettepe.edu.tr/~soydal
ÖNSÖZ
Ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin bilime yaptıkları katkı ile paralellik gösterdiği bilinmektedir. Bu bağlamda çağın gereklerine uygun ve ülke gereksinimleri göz önünde bulundurularak oluşturulan bilim politikasının önemi büyüktür. Bilimsel yayınlar ve bilimsel yayınların değerlendirilmesi ise bilim politikası içinde bir alt başlık olarak oluşturulacak bilimsel yayın politikası içinde ele alınması gerekli bir konudur. Bazı ülkeler bilimsel yayın politikaları ile ilgili ciddi kararlar alıp
uygularken, bazıları günü kurtaracak ufak çaplı girişimlerle zamanını
harcamaktadır. Bilindiği üzere Türkiye’nin bilimsel yayın performansına ilişkin olarak yapılan değerlendirmelerde sıklıkla atıf dizinlerindeki yayın sayısı ön plana çıkarılmakta, üretilen yayınların ne amaçla üretildiği ve kime yarar sağladığı konuları pek fazla irdelenmemektedir. Türkiye’deki uygulamalar dikkatli şekilde incelendiğinde atıf dizinleri kapsamında yapılan yayınların
sıklıkla akademisyenler tarafından üretildiği, üniversite öğretim elemanlarının ne yazdığından çok nerede ve kaç kere yazdığına önem verildiği görülmektedir.
TÜBİTAK tarafından desteklenen bu proje ile Türkiye’nin atıf dizinleri
kapsamındaki bilimsel yayınlarına ilişkin şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı bibliyometrik analizler gerçekleştirilmiştir. Proje bir açıdan atıf dizinleri
kapsamında yapılan üretime dayalı analizlerin zorluklarını ortaya koyarken, diğer taraftan farklı bir yöntem olarak sosyal ağ analizi aracılığıyla farklı yapılar (yazarlar, kurumlar, ülkeler gibi) arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmayı
amaçlamaktadır.
Proje boyunca elde edilen deneyimler ve ortaya çıkan bulgular ulusal ve
uluslarararası kamuoyu ile çeşitli platformlarda paylaşılmıştır (bkz. Ek 3). 20-23 Eylül 2011 tarihleri arasında Bilgi Üniversitesinde düzenlenen COLLNET 2011, 7th International Conference on Webometrics, Informetrics and Scientometrics (WIS) & 12th COLLNET Meeting adlı uluslararası toplantıda “Collaboration of Turkish Scholars: Local or Global?”; 23-25 Ocak 2012 tarihleri arasında
Amsterdam Uygulamalı Bilimler Üniversitesinde düzenlenen BOBCATSSS 2012 toplantısında “Use of Social Network Analysis in Bibliometric Researches”
başlıklı bildiriler sunulmuş, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi’nde “Hacettepe Üniversitesi Bilimsel Yayınlarının Sosyal Ağ Analizi Yöntemiyle Değerlendirilmesi” başlıklı bir makale yayımlanmıştır.
Projenin bursiyer kadrosundaki görev tanımının ötesinde bir emek harcayarak çalışmaya katkı sağlayan Zehra Taşkın’a, yeri geldiğinde proje elemanlarından daha fazla mesai harcayan ve değerli fikirlerini paylaşan Pınar Al’a, üniversite içindeki bürokratik işlemlerin halledilmesi konusunda yardımlarını esirgemeyen Leyla Sevim’e, projenin öneri aşamasında destekte bulunan ve araştırmayı yönlendiren Yaşar Tonta’ya, projede herhangi bir görev tanımı olmaksızın oluşan sorunların çözümüne katkı sağlayan ve özveriyle çalışan Güleda Doğan ile Müge Akbulut’a içtenlikle teşekkür ederiz.
İÇİNDEKİLER
ÖNSÖZ iii İÇİNDEKİLER iv
TABLOLAR LİSTESİ v ŞEKİLLER LİSTESİ vi ÖZ vii
ABSTRACT viii 1. BÖLÜM: GİRİŞ 1 1.1 Giriş 1
1.2 Literatür Değerlendirmesi 2
1.2.1 Türkiye’deki Bibliyometrik Araştırmalar 2 1.2.2 Sosyal Ağ Analizi İle İlgili Çalışmalar 7 1.2.3 Sosyal Ağ Analizi İle İlgili Yazılımlar 12 2. BÖLÜM: YÖNTEM VE GEREÇLER 15
2.1 Giriş 15
2.2 Veri Toplama ve Çalışmanın Sınırlılıkları 15 2.3 Veri Temizleme 16
2.4 Veri Analizi ve Değerlendirme 18
2.5 Araştırmada Kullanılan Sosyal Ağ Analizi Yazılımı 18 3. BÖLÜM: BULGULAR VE YORUM 20
3.1 Giriş 20
3.2 Yıllara Göre Yayın Üretimi 20
3.3 Yapılan Yayınların Türleri ve Dilleri 22 3.4 Yayın Yapılan Alanlar 23
3.5 Yayın Yapılan Dergiler 25
3.6 Yazar Sayısı ve Bilimsel İşbirliği 28 3.6.1 Ülkelerarası İşbirliği 30
3.6.2 Kurumlararası İşbirliği 34 3.7 Yayınlara Yapılan Atıflar 37
3.8 Cerrahi Alanına İlişkin Sosyal Ağ Analizi Bulguları 39 4. BÖLÜM: SONUÇ VE ÖNERİLER 45
4.1 Sonuç 45 4.2 Öneriler 46 KAYNAKÇA 48
EKLER 54
TABLOLAR LİSTESİ
Tablo 1. Sosyal ağ analizi yazılımları 13
Tablo 2. Atıf dizinlerindeki Türkiye adresli yayınların türlerine göre dağılımı 22 Tablo 3. Atıf dizinlerindeki Türkiye adresli yayınların en sık yayın yapılan
konulara göre dağılımı 24
Tablo 4. Atıf dizinlerinde Türkiye adresli yayınların en fazla yer aldığı dergiler 26 Tablo 5. Türkiye adresli olarak en çok yayın yapılan dergilerdeki yayın türü
dağılımı 27
Tablo 6. Yıllara göre ortalama ve ortanca yazar sayıları 29
Tablo 7. Türkiye adresli araştırmacıların ortaklık yaptığı ülkeler 32
Tablo 8. Türkiye adresli olarak en sık yayın yapılan alanlardaki en fazla işbirliği içinde bulunulan ülkeler 34
Tablo 9. Türkiye adresli olarak yayın üretimi en yüksek olan kurumların en fazla işbirliği içinde bulunduğu kurumlar 36
Tablo 10. Türkiye adresli yayınların almış olduğu atıf sayıları 38 Tablo 11. Türkiye adresli yüksek sayıda atıf almış yayınlar 39
ŞEKİLLER LİSTESİ
Şekil 1. Veri tabanlarındaki sosyal ağ analizi ile ilgili çalışmaların yıllara göre dağılımı 8
Şekil 2. Münevver Büyükpamukçu’ya ait farklı girişlere örnek 17 Şekil 3. Dergideki basım hatasının veri tabanına girişe etkisi 18 Şekil 4. CiteSpace yazılımının arayüzü 19
Şekil 5. Atıf dizinlerindeki Türkiye adresli yayınların yıllara göre dağılımı 21 Şekil 6. Yayın yılı 2000-2009 arasındaki Türkiye adresli yayınlar 21
Şekil 7. Türkiye adresli en sık yayın yapılan alanlar ve yıllara göre dağılımı 24 Şekil 8. Atıf dizinlerinde yer alan Türkiye adresli yayınların dergilere dağılımı 28 Şekil 9. Yıllara göre yayın başına düşen yazar sayısı 30
Şekil 10. Dönemlere göre tek yazarlı ve çok yazarlı yayınların oranları 30 Şekil 11. Türkiye’nin bilimsel işbirliği içinde bulunduğu ülkeler 31
Şekil 12. Türkiye’nin en fazla ortak yayın yaptığı 30 ülkenin işbirliği ağı 33 Şekil 13. Türkiye adresli araştırmacıların 100 ve daha fazla sayıda yayın yaptığı
ülkeler 33
Şekil 14. Kurumlar arasındaki yayın ortaklığı ağı 35
Şekil 15. Hacettepe Üniversitesi’nin birlikte yayın yaptığı kurumlar 37 Şekil 16. CiteSpace’de kullanılan zaman skalası 39
Şekil 17. Cerrahi alanındaki ortak yazarlık ağı 40
Şekil 18. Cerrahi alanındaki ortak atıf ağı (yazarlar için) 41 Şekil 19. Cerrahi alanındaki ortak atıf ağı (dergiler için) 42 Şekil 20. Cerrahi alanındaki ortak atıf ağı (yayınlar için) 43 Şekil 21. Cerrahi alanının diğer alanlarla bağlantısı 44
ÖZ
Bilim insanları yaptıkları çalışmaların sonuçlarını geniş kesimlere duyurabilmek için araştırma sonuçlarını yayımlamaktadır. Yayımlanan çalışmaların etkinliği bibliyometrik araştırmalarla ölçülmekte ve niteliksel olarak sorgulanmaktadır.
Araştırma değerlendirme çalışmaları ile disiplinlere özgü yayın yapma eğilimleri ortaya çıkmakta, kişiler, kurumlar ya da ülkeler arasında karşılaştırmalar
yapılmakta, ülkelerin veya kurumların bilimsel yayın politikaları şekillenmektedir.
Aynı zamanda araştırma değerlendirme çalışmaları neyin araştırma yapmaya değer olduğunu ve bilim camiasının nelere değer verdiğini göstermektedir.
Bu projenin amacı Türkiye’nin atıf dizinleri kapsamındaki bilimsel yayınlarını bibliyometrik özellikleri açısından incelemek, sosyal ağ analizi aracılığıyla yazarlar, kurumlar ve ülkeler arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmaktır.
Sosyal ağ analizi birçok disiplin tarafından sıklıkla kullanılan bir yöntem olup, toplulukların yapısını incelemek, ağ yapılarını betimlemek ve topluluklar arasında kolayca gözlemlenemeyen ilişkileri görselleştirerek var olan bağlantıları modellemek için kullanılmaktadır. Proje kapsamında ayrıca,
Türkiye’nin ortak yayın faaliyetinde bulunduğu ülkeler, kurumlararası işbirlikleri, ortak atıf yapılan dergiler de incelenmiştir.
Araştırmayı gerçekleştirmek amacıyla ilk olarak Web of Knowledge içerisinde yer alan Science Citation Index Expanded, Social Sciences Citation Index ve Arts & Humanities Citation Index veri tabanlarındaki Türkiye adresli yayınlar elde edilmiştir. Söz konusu yayınlar elde edildikten sonra
değerlendirmelerin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için kapsamlı bir veri
temizleme işlemi gerçekleştirilmiştir. Veri temizleme işleminde yaklaşık 200.000 kayda ait adres, yayın yılı, yayın türü gibi bilgilerin farklı tekniklerle doğrulaması yapılmıştır. Bu tip projelerde doğru sonuçlar elde edebilmek için yapılması zorunlu olan veri temizleme işlemi oldukça fazla zaman almaktadır.
Çalışmamızda da veri temizleme süreci boyunca farklı yazılımlardan
yararlanılmış, çeşitli makrolar yazılarak veri tabanı kaynaklı hatalar düzeltilmiştir.
Olası hataların saptanıp veri setinin tam ve doğru şekilde oluşturulmasında bilgisayar yardımının yanı sıra gözle yapılan kontrollerin önemi büyüktür. Bu nedenle proje çalışanları projeye ayırdıkları zamanlarının önemli bir kısmını söz konusu verileri kontrol etmekle geçirmişlerdir.
Bu proje Türkiye’nin uluslararası literatürdeki yayınlarına ilişkin şimdiye kadar yapılmış en kapsamlı analiz sonuçlarını içermektedir. Veri kaynağı olarak atıf dizinlerinin kullanıldığı çalışmalarda genellikle yüzeysel değerlendirmeler ön plana çıkmaktadır. Bu çalışma ile Türkiye’nin bilimsel yayın yapma sürecindeki eğilimi ve farklı disiplinlerdeki bilimsel iletişimin ne şekilde gerçekleştirildiği konuları uzunlamasına araştırılmıştır. Proje sonucunda elde edilen bulgular ile kişi ve ve kurumların bilimsel yayın politikasına yönelik sağlıklı kararlar
alabilmesi için gerekli olan arka plan bilgiler elde edilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Sosyal ağ analizi, bilimsel yayınlar, atıf dizinleri, bibliyometri, ortak atıf analizi.
ABSTRACT
Scientists publish their studies in order to announce the research results to a wide audience. The impact of published works is measured and examined qualitatively by bibliometric methods. By means of research evaluation studies, publication tendencies of specific fields are revealed, comparisons are made between countries, institutions or individuals, and consequently all these efforts help the formation of scientific publication policies of countries and institutions.
Research evaluation studies also provide information on what is worth researching for the scientists and what is valuable for the academia.
The aim of this project is to examine Turkey’s scientific publications in the citation indexes in terms of their bibliometric features to reveal the relationships among the authors, institutions and countries by using the social network analysis method. Social network analysis is used by several disciplines to examine the relationships of communities, to describe their network structures and to visualise and model the existing nodes which cannot be observed with the naked eye. In this project, Turkey’s partners in producing scientific
publications, institutional co-operations, commonly cited journals were also investigated.
The research started by obtaining Turkey addressed publications from the Science Citation Index Expanded, Social Sciences Citation Index and Arts &
Humanities Citation Index databases of Web of Knowledge. An extensive data cleaning process was performed on the obtained data in order to be able to make reliable evaluations. In this data cleaning process some fields, such as address, publication date, publication type, of almost 200,000 records were verified by different techniques. The data cleaning process is an obligation in such projects to be able to achieve accurate results and it takes considerable time. In our study different softwares were used and several macros were produced in order to correct errors generated from the databases. It is also important to perform a visual inspection along with the computer based examinations to be able to detect the possible errors and create a proper and accurate data set. Therefore the project staff spent most of their times for checking and creating this correct database.
This project contains the most comprehensive analysis results which target Turkey’s scientific publications within the international literature. Studies that used the citation indexes as their data sets usually perform superficial evaluations. With this study, Turkey’s tendency for the process of producing scientific publications and the scientific communication with other disciplines were investigated longitudinally. The findings of this project will help the decision makers to take informed decisions on scientific publication policy.
Keywords: Social network analysis, scientific publications, citation indexes, bibliometrics, co-citation analysis.
1. BÖLÜM GİRİŞ
1.1 Giriş
Bibliyometrik araştırmalar, bilim politikasının önemli bir parçası olarak görülen bilimsel yayın politikasının belirlenmesinde etkin rol oynamaktadır. Bu
araştırmalarda yayın sayıları, atıf sayıları, yayın yapılan dergilerin özellikleri, bu yayınların patent çıktısı olup olmaması gibi birçok etmen ele alınmakta,
incelenmekte ve değerlendirilmektedir. Ülkemizde yapılan bibliyometrik
araştırmalar geniş çevrelerce yoğun ilgi görmesine karşın, söz konusu araştırma sonuçlarına dayalı bir bilimsel yayın politikasının şekillenmesine yönelik somut bir netice henüz alınamamıştır. Bilim politikasının bir parçası olarak
değerlendirilmesi gereken bilimsel yayın politikasına ilişkin dokümanın
şekillenmesinde, bibliyometrik çalışma sonuçlarının göz önünde bulundurulması gerekliliğine inanan kimi ülkeler (Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Hollanda gibi) ulusal bilim sistemini gözlemekten sorumlu yapıların içinde düzenli olarak bibliyometrik araştırma sonuçlarını yayımlayan örgütlenmeler içine girmişlerdir.
Söz konusu ülkelerde bir taraftan içe dönük değerlendirme yapılarak ülkedeki araştırma kuruluşları ile üniversitelerin yayın ve atıf performansları irdelenirken, diğer taraftan ülkenin bilim, teknoloji ve yenilik politikası ana hatlarıyla ele alınmakta, araştırma-geliştirme sisteminin girdi ve çıktıları farklı ülkelerle
karşılaştırılmak suretiyle bilimsel alandaki rekabet düzeyi ortaya konulmaktadır.
Bu projenin amacı Türkiye’nin uluslararası alanda bilimsel etkinliğini ölçmek, hangi alanlarda yapılan yatırımların sonucunun alındığını ve hangi alanlara yatırım yapılmasının gerekli olduğunu bibliyometrik veriler ışığında irdelemektir. Bu bağlamda Türkiye’nin atıf dizinleri kapsamındaki bilimsel yayınları bibliyometrik özellikleri açısından incelenmiş, sosyal ağ analizi aracılığıyla yazarlar, kurumlar ve ülkeler arasındaki ilişkiler ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte, ortak atıf yapılan yazarlar, dergiler ve çalışmalar da proje kapsamında ele alınmaktadır. Yazarların ortaklığına dayalı ağların ortaya konulması hangi konu gruplarında hangi yazar kümelerinin otorite olduğunun belirlenmesi açısından önemlidir. Proje sonucunda Türkiye’nin çeşitli alanlardaki
yayın yapma davranışlarıyla ilgili ayrıntılı bilgiler elde edilecek, bu bilgiler bilimsel yayın politikasına yönelik kararların alınmasında yol gösterici olacaktır.
Araştırma raporu dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmayla ilgili genel bilgiler verilmekte, araştırmanın kuramsal arkaplanı açıklanmakta ve ayrıntılı bir literatür değerlendirmesi yapılmaktadır. İkinci bölümde araştırmanın yöntemi ile veri toplama ve analiz için kullanılan gereçler açıklanmaktadır. Üçüncü bölümde araştırmadan elde edilen bulgular ve
bibliyometrik analiz sonuçları verilmekte, söz konusu bulgular yorumlanmaktadır. Dördüncü ve son bölümde araştırma sonuçları
değerlendirilmekte, öneriler getirilmekte ve daha sonra yapılması yararlı görülen araştırmalara dikkat çekilmektedir.
1.2 Literatür Değerlendirmesi
1.2.1 Türkiye’deki Bibliyometrik Araştırmalar
Türkiye’de zaman içinde bibliyometrik çalışmalara duyulan ilgiye paralel olarak, bu konularda yapılan araştırma sayısında belirgin bir artış gözlenmektedir.
Ülkemizde bilimetrik ya da bibliyometrik bir çalışma olarak adlandırabileceğimiz ilk çalışmanın tarihini 1970 yılına kadar götürmek olanaklıdır. Özinönü (1970) tarafından gerçekleştirilen çalışmada, Türkiye’nin temel bilimlerdeki durumu incelenmekte ve belli alanlardaki (astronomi, biyoloji, fizik, kimya, matematik, yer bilimleri) bilimsel verimlilik ölçülmeye çalışılmaktadır. Bu çalışmadan bir yıl sonra fizik alanındaki Türk bilim adamlarının yurt dışında yayımlanan
dergilerdeki yayınlarını ve bu yayınların etkisini araştıran bir çalışma yapılmıştır (İnönü 1971). Daha sonra Türk bilim adamları tarafından gerçekleştirilen, dokuz ya da daha fazla atıf aldığı tespit edilen çalışmalara yönelik bir araştırma
gerçekleştirilmiştir (Birgül, Gürsey ve İnönü 1973).
Ülkemizde 1975-1990 yılları arasında pek fazla bibliyometrik çalışma yapıldığı söylenemez. Buna karşın 1990 yılı ve sonrasında konuyla ilgili
çalışmaların sayısında ciddi bir artış görülmektedir. Bunlar arasında fizikçilerin yayınlarına ilişkin nicel analizlerin gerçekleştirildiği çalışma kronolojik açıdan 1990 yılı sonrasındaki ilk çalışmalardan biridir (Uzun 1990). Söz konusu
çalışmada 1938-1987 yılları arasında SCI (Science Citation Index) kapsamında
yer alan fizikle ilgili 860 yayın incelenirken, araştırmanın teorik ya da deneysel olup olmadığı, hangi konuda olduğu, araştırmayı gerçekleştirenlerin hangi kurumda çalıştığı gibi konular üzerinde durulmaktadır (Uzun 1990:57-58).
Literatürde aynı yazara ait bibliyometri konulu başka çalışmalar da
bulunmaktadır (Uzun 1996; Uzun 1998; Uzun, Menard ve Özel 1993; Uzun ve Özel 1996). Bunlardan birinde Türk fizikçilerinin 1982-1990 yılları arasında SCI’ye giren 94 farklı dergide 572 yayına sahip olduğu saptanmış ve bu yayınların %68’inin 21 dergide yapıldığı anlaşılmıştır (Uzun, Menard ve Özel 1993:79-80).
Bir başka çalışmada Mısır, İran, Irak, Ürdün, Suudi Arabistan, Suriye ve Türkiye’nin 1990-1994 yılları arasında fizik alanında yaptığı yayınlar ele
alınmakta ve incelenmektedir. Buna göre Ortadoğu ülkelerinin söz konusu tarihler arasında SCI kapsamında yaptıkları toplam 2368 yayın dünya fizik literatürünün sadece %1’ini oluşturmaktadır (Uzun 1996:268). SCI tarafından dizinlenen ve astronomi/astrofizik alanında 1985-1994 arasında yapılan
yayınların ele alındığı bir diğer çalışmada ise, Türkiye adresli 187 yayının olduğu görülmekte, Türkiye’deki gökbilimcilerin belirli dergilerde yayın yapma eğiliminde oldukları anlaşılmaktadır (Uzun ve Özel 1996:159).
SCI verilerine dayanarak Türkiye’nin (Al 2008a; Yurtsever, Gülgöz, Yedekçioğlu ve Tonta 2002) ya da Türkiye’deki belli bir kurumun (Al, Al ve Bahşişoğlu 2004; Asan 2005) yayın performansının değerlendirildiği ve söz konusu yayınların çeşitli bibliyometrik özellikleri itibariyle incelendiği çalışmalar dışında, farklı veri tabanlarından (örneğin MEDLINE, Essential Science
Indicators) yararlanılarak gerçekleştirilen çalışmalar (Al 2009; Tonta 2000, Tonta 1999; Tonta ve İlhan 2002) da literatürdeki yerini almıştır. Yurtsever ve
arkadaşlarının (2002) yapmış olduğu çalışmada sağlık bilimleri, mühendislik ve temel bilimlerde Türkiye’nin uluslararası atıf dizinindeki yeri 27 yıllık (1973-1999) zaman dilimi içinde incelenmektedir. SCI verileri kullanılarak gerçekleştirilmiş bir başka çalışmada ise bir akademik performans değerlendirme ölçütü olan h- endeksi konusunda bilgi verilmekte, Türkiye’nin atıf dizinleri kapsamındaki yayınları diğer ülkelerle karşılaştırılmaktadır (Al 2008a).
Kuruma özel bir değerlendirmenin yapıldığı ve Hacettepe Üniversitesi’nin (HÜ) 1975-2003 yılları arasında SCI kapsamında yer alan yayınlarının
incelendiği çalışmada niceliksel artışın yayınların niteliğine aynı ölçüde yansımadığı ortaya konulmaktadır (Al, Al ve Bahşişoğlu 2004:242). Bir başka çalışmada ise atıf dizinleri kapsamındaki Trakya Üniversitesi adresli yayınlara ilişkin bulgular sunulmakta ve üniversite içindeki fakülteler arasında çeşitli yönlerden (yayın sayısı, öğretim üyesi başına düşen yayın sayısı, vb.) karşılaştırma yapılmaktadır (Asan 2005). Aynı çalışmada yıllara göre
üniversitelerin atıf dizinleri kapsamındaki dergilerde yaptıkları yayın sayıları da verilmektedir. Sadece tek bir üniversite ile değil belli bir coğrafik bölgedeki üniversitelerin bilimsel üretkenliği ile ilgili araştırmanın yapıldığı da
görülmektedir. Söz konusu çalışmada Ege bölgesinde tıp fakültesi bulunan altı üniversitenin atıf dizinleri kapsamındaki yayın ve atıf sayıları karşılaştırılmaktadır (Taşlı, Taşlı ve Karabulut 2010).
Türkiye’de gerçekleştirilen bibliyometrik araştırmalar temel bilimler ve sağlık bilimleri ile sınırlı değildir. Sosyal bilimlere yönelik olarak da Türkiye’nin bilimsel yayın faaliyetlerini inceleyen çalışmalar bulunmaktadır (Denkel, Kâğıtçıbaşı, Pak ve Pamuk 1996; Denkel, Kâğıtçıbaşı, Pak ve Pamuk 1999;
Gülgöz, Yedekçioğlu ve Yurtsever 2002; Tonta ve İlhan 1997; Uzun 1998;
Yurtsever, Gülgöz, Yedekçioğlu ve Tonta 2001).
Denkel ve arkadaşlarının yaptığı çalışmalarda (1996, 1999) fen bilimleri ile sosyal bilimler alanındaki yayın sayılarının farklılığı üzerinde durulmakta ve sosyal bilimlerde daha az sayıda yayın ve atıf sayısı bulunmasının nedenleri araştırılmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre, sosyal bilimlerde dergi dışı
yayınların daha çok önem taşıması, dergilerdeki makale kabul oranlarının düşük olması, sosyal bilim yayınlarının yerel özellikler taşıması ve dil faktörü gibi
nedenler yayın ve atıf sayısının düşük olmasına sebep olmaktadır. SSCI’de dizinlenen dergilerde yayımlanan Türkiye adresli yayınların incelendiği bir başka çalışmada, sosyal bilimler alanındaki yayın sayılarına göre ülkeler sıralamasında Türkiye’nin 177 yayınla 34. sırada olduğu ifade edilmektedir (Tonta ve İlhan 1997:69). SSCI verilerine dayanan ve 1970-1999 yıllarını kapsayan bir başka çalışmada ise, bir yandan yayın sayısındaki artış gösterilirken diğer yandan da yayınların kalitesine ilişkin bilgiler sunulmaktadır. Araştırma, yabancılarla birlikte yapılan yayınların Türklerin kendi başlarına yaptıkları yayınlardan daha yüksek
etki faktörüne sahip dergilerde yayımlandığını göstermektedir (Gülgöz, Yedekçioğlu ve Yurtsever 2002:115).
Sosyal bilimlerde Türkiye adresli yayınların bibliyometrik özelliklerinin incelendiği bir çalışmada, diğer çalışmalardan farklı olarak, en çok yayın yapılan dergilerin üniversite kütüphanelerinde bulunup bulunmadığına bakılmaktadır (Uzun 1998). Çalışmanın sonuçları, dergilerde daha çok sayıda yayın yapılması ile o derginin kütüphanelerdeki erişilebilirliği (söz konusu derginin kaç
kütüphanede bulunduğu) arasında bir ilişki olduğunu göstermektedir (Uzun 1998:179-180).
Hem uluslararası literatürde hem de Türkiye’de sanat ve beşeri bilimlere yönelik çok fazla bibliyometrik çalışma yapılmadığı görülmektedir. Bunun temel nedeni sanat ve beşeri bilimlerdeki atıf geleneğinin temel bilimler kadar güçlü olmamasıdır (Garfield 1980:44). Türkiye’nin sanat ve beşeri bilimlerdeki
performansının incelendiği bir çalışmada, Türkiye adresli araştırmacıların sanat ve beşeri bilimler literatürüne yıllar geçtikçe daha fazla katkıda bulundukları saptanmıştır (Al, Şahiner ve Tonta 2006).
Daha önce de ifade edildiği üzere bibliyometrik değerlendirmelere kaynaklık eden veriler atıf dizinleri dışından da sağlanabilmektedir. Örneğin MEDLINE veri tabanında dizinlenen dergilerde yayımlanan makalelerin ele alındığı ve Türkiye’nin dünya tıp ve yaşam bilimleri literatürüne olan katkısının incelendiği çalışmalar bulunmaktadır (Tonta 2000, Tonta 1999). Başka bir çalışmada ise HÜ Tıp Fakültesi özelinde bir değerlendirilmeye gidilmektedir (Tonta ve İlhan 2002). Çalışmanın bulguları arasında en fazla yayın yapan araştırmacılar, bu araştırmacıların hangi bölümden olduğu, HÜ Tıp Fakültesinin yıllık yayın üretimi, yayınların hangi dergilerde yayımlandığı gibi bilgiler
sunulmaktadır. Ülkelere, kurumlara ve bilim insanlarına yönelik olarak atıflarla ilgili veriler içeren bir kaynak olan Essential Science Indicators’ın da
bibliyometrik çalışmalara (Al 2012; Al 2009) kaynaklık ettiği görülmektedir.
Türkiye’nin dünya literatürüne yaptığı katkının alanlar bazında sunulduğu çalışmada (Al 2009), en fazla katkıda bulunulan alanın klinik tıp olduğu,
araştırma alanlarının tamamında Türkiye’nin yayın başına düşen atıf sayısının dünya alan ortalamasının altında kaldığı saptanmıştır. Bir başka çalışmada (Al 2012) Türkiye’nin yayın ve atıf performansı Avrupa Birliği ülkeleriyle
karşılaştırılmakta, kümeleme analizinden yararlanmak suretiyle ülkeler üç grup (yayın ve atıf sayısı yüksek; atıf sayısı yüksek; atıf sayısı düşük) altında
sınıflanmaktadır. Araştırma sonuçları, incelenen 21 alanın tamamında Türkiye’nin atıf sayısı düşük grup içinde bulunduğunu ortaya koymaktadır.
Türkiye ile birlikte bu grup altında yer alan diğer ülkeler Bulgaristan, Litvanya, Polonya, Romanya ve Slovakya’dır (Al 2012).
Türkiye’deki dergiler ve dergilerdeki yayınların incelendiği makaleler de literatürdeki yerini almıştır (Al ve Coştur 2007, Al ve Soydal 2011; Al, Soydal ve Yalçın 2010, Birinci 2008, Orbay, Karamustafaoğlu ve Öner 2007, Tonta 2002;
Yalçın 2010). Bu çalışmalarda genellikle atıf dizinlerindeki Türkiye orijinli
dergilerin (bilig, Millî Folklor, Turkish Journal of Chemistry, Türk Psikoloji Dergisi gibi) bibliyometrik özelliklerinin incelendiği ve dergilerin uluslararası platformda saygın bir dergi olarak yerini alabilmesi için birtakım önerilerin verildiği
görülmektedir.
Dergilere yönelik genel olarak yapılan bibliyometrik çalışmaların yanı sıra belirli bir dergi için gerçekleştirilen içerik analizi çalışmaları da bulunmaktadır. Bu bağlamda Türkiye’de yayımlanan dergilere (örneğin, Resimli Ay, Hayat, Servet-i Fünun, Genç Kalemler) ilişkin olarak üniversitelerde yapılan yüksek lisans tezlerinde genellikle bir derginin yayımlanan sayılarının içerik analizi yöntemiyle incelenmekte olduğu görülmektedir (Akkaya 1996; Çolaker 1994; Değirmenci, 1996; Eraslan 1993; Kabataş 1998; Ölmez 1988; Sezen 1998; Tutkun 1988;
Türkoğlu 1998; Uslucan 1995; Yeşildağ 1995). Öte yandan birçok çalışmada (Al ve Soydal 2010; Al ve Tonta 2004; Atılgan, Atakan ve Bulut 2008; Kurbanoğlu 1996; Uçak ve Al 2008; Uçak ve Al 2009a; Uçak ve Al 2009b) farklı alanlarda ve farklı yayın türleri üzerinde gerçekleştirilen atıf analizi sonuçlarına yer
verilmektedir.
Ülkemizde bibliyometrinin lisansüstü tezlere de konu olduğu
görülmektedir (Al 2008b; Düzyol 2011; Gökkurt 1997; Sancar 1992; Yılmaz, 1999). Doktora düzeyinde gerçekleştirilen ve 1966-1989 yılları arasını kapsayan bir çalışmada, fizik alanındaki akademisyenlerin bilimsel verimlilikleri ile kişilerin çeşitli özellikleri (bireysel, sosyal ve akademik) arasında bir ilişki olup olmadığı incelenmektedir (Sancar 1992). Gökkurt (1997) ve Yılmaz’ın (1999)
çalışmalarında ise teorik olarak bibliyometri ile ilgili bilgiler verilmekte ve
uygulama olarak da kütüphanecilik alanındaki tezlerin kaynakçalarında yer alan atıflara ilişkin nicel analizler gerçekleştirilmektedir. Yakın zamanda tamamlanan bir yüksek lisans tezinde (Düzyol 2011) ise 1974-2009 yıllarına ait Türkiye’deki kütüphanecilik ve bilgibilim literatürü haritalanmış ve alandaki en etkili yazarlar ve konular belirlenmiştir.
TÜBİTAK-ULAKBİM (2007; 2008a; 2008b; 2008c; 2009) son dönemde konuyla ilgili verilerin sunulduğu bir dizi bilimsel yayın performans raporu
yayımlamıştır. Bunlardan ilki Türkiye Bilimsel Yayın Göstergeleri adını taşımakta ve yedi ana bölümden oluşmaktadır. Kitapta Türkiye ve bazı ülkelere ait 1981- 2006 yılları arasındaki toplam yayın sayısı, toplam atıf sayısı, toplam atıf sayısının toplam yayın sayısına bölünmesi suretiyle elde ettikleri “etki değeri”
adı verilen veriler herhangi bir yorum yapılmadan sunulmaktadır. Çalışmada ayrıca Türkiye’nin 1981-2006 döneminde yaptığı yayınlar 24 bilim dalı ve 106 alt bilim dalına göre tablolaştırılmakta, üniversiteler bazında yayın ve atıf sayıları verilmektedir (TÜBİTAK-ULAKBİM 2007). Söz konusu kitabın ikincisi 2009 yılında Türkiye Bilimsel Yayın Göstergeleri (II) adıyla ve 1981-2007 yılları arasındaki verileri kapsayarak yayımlanmıştır (TÜBİTAK-ULAKBİM 2009).
Şehirlerin ve kuruluşların katkısının ön plana çıkarıldığı bir çalışmanın
(TÜBİTAK-ULAKBİM 2008a) yanı sıra özel olarak Sağlık Bakanlığı kurumlarının (TÜBİTAK-ULAKBİM 2008b) ve Türkiye üniversitelerinin (TÜBİTAK-ULAKBİM 2008c) bilimsel yayın üretimine ilişkin verileri de kamuoyu ile paylaşılmıştır.
1.2.2 Sosyal Ağ Analizi İle İlgili Çalışmalar
Proje kapsamında sosyal ağ analizi ile ilgili araştırmalar derinlemesine incelenmiştir. Sosyal ağ analizi ile ilgili literatürün gelişimini incelemek için 2 Mart 2012 tarihinde Web of Knowledge altındaki beş atıf dizini (Science Citation Index, Social Sciences Citation Index, Arts & Humanities Citation Index,
Conference Proceedings Citation Index- Science ve Conference Proceedings Citation Index- Social Science & Humanities) ve Scopus üzerinde sosyal ağ analizi ile ilgili çalışmalara ne ölçüde yer verildiği araştırılmıştır. Taramalar atıf dizinlerinde “konu”, Scopus’ta ise “başlık, öz ve anahtar kelime” alanları
üzerinden gerçekleştirilmiştir. Taramalar sonucunda 1975-2011 yılları arasında
sosyal ağ analizi ile ilgili olarak atıf dizinlerinde 1.855, Scopus’ta 2.933 adet yayın bulunduğu saptanmıştır. 1975 yılında yayımlanan “An algorithm for clustering relational data with applications to social network analysis and comparison with multidimensional scaling” adlı makale her iki platformda da konuyla ilgili ilk yayın olarak saptanmıştır. Bu nedenle de 1975 yılı taramada başlangıç yılı olarak alınmıştır. Şekil 1, söz konusu kaynaklarda yıllara göre sosyal ağ analizi konusunda yapılan çalışmaları sunmaktadır. Her iki kaynakta da 1990 öncesinde konuyla ilgili az sayıda yayın (atıf dizinlerinde 19, Scopus’ta 29) olması nedeniyle Şekil 1’de literatürün 1990 yılından 2010 yılına kadar olan dönemdeki gelişimi verilmektedir. Konuyla ilgili literatürün 2003 yılından itibaren önceki yıllara oranla belli düzeyde artış gösterdiği, özellikle de 2006 yılından sonra konuyla ilgili çok sayıda çalışmanın yayımlandığı görülmektedir. Atıf dizinlerinde 2006-2011 yılları arasında sosyal ağ analizi konusundaki yayınlar tüm zamanlardaki yayınların %81’ini (1.509 yayın) oluştururken; Scopus için söz konusu altı yılda bu oran %87’dir (2.559 yayın). Sosyal ağ analizi üzerine
yapılan araştırmaların son dönemlerde belirgin bir şekilde arttığı ve araştırmacıların konuya olan ilgisinin devam ettiği gözlenmektedir.
Şekil 1. Veri tabanlarındaki sosyal ağ analizi ile ilgili çalışmaların yıllara göre dağılımı
Sosyal ağ analizi sosyoloji, antropoloji, sosyal psikoloji, iletişim, ekonomi, matematik gibi birçok alanda sıklıkla kullanılan bir yöntemdir. Disiplinlerarası bir
çalışma alanı olan sosyal ağ analizi ile toplulukların yapısı incelenmekte, ağ yapısı betimlenmeye çalışılmakta, topluluklar arasında kolayca
gözlemlenemeyen ilişkiler görselleştirilerek var olan bağlantılar
modellenmektedir. Sosyal ağ analizine dayalı yaklaşımda topluluk içindeki bağlantı ve ilişkilere odaklanılmaktadır (Freeman 2004; Scott 1988).
Türkiye’deki bilimsel yayın üretimine ilişkin bibliyometrik analizlerde daha çok tanımlayıcı istatistikler sunulurken konuyla ilgili uluslararası literatür farklı yönlerde gelişim göstermektedir. Özellikle son yıllarda bilimsel yayınlara ilişkin haritalama çalışmalarının sayısında hızlı bir artış olduğu görülmektedir. Bu tip çalışmalarda belli konular (Calero-Medina ve Noyons 2008; Garfield, Pudovkin ve Istomin 2003), dergiler (Baccini, Barabesi, ve Marcheselli 2009; Leydesdorff 2007a; Leydesdorff ve Jin 2005), yazarlar (Hou, Kretschmer ve Liu 2008; Otte ve Rousseau 2002), kurumlar (González-Alcaide, Aleixandre-Benavent, Navarro-Molina ve Valderrama-Zurián 2008; Nagpaul 2002) ya da ülkeler (Leydesdorff ve Wagner 2008; Wagner 2005) arasındaki ilişkileri gösteren
bulgular görselleştirilmektedir. Söz konusu görselleştirme çalışmalarında yöntem olarak sosyal ağ analizinin kullanılması sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Sosyal ağ analizini sosyal yapı ve onun etkilerinin araştırılması olarak basit bir şekilde tanımlamak mümkündür. Bu yöntem sosyal yapıyı, aktörler ve bu aktör çiftlerini birbirine bağlayan ilişkiler kümesi şeklindeki bir sosyal ağ olarak algılamaktadır.
Aktörler, kişilerden oluşabildiği gibi gruplar, kurumlar ve hatta uluslar da olabilir.
İlişkilerden kastedilen ise bu aktörlerin birbirlerine bağımlılığı ve birbirleriyle olan işbirliğidir. Ağ analizi sosyal sistemde yer alan kişiler arasındaki ilişki biçimlerini ortaya koyar ve bu ilişkilerin sosyal yapı içindeki yerleşimlerini ve zaman içindeki değişimlerini inceler (Tindall ve Wellman 2001:266).
Ortak yazarlık ilişkilerini kullanarak uluslararası işbirliğine yönelik çıkarsamalarda bulunmaya çalışılan bir araştırmada (Leydesdorff ve Wagner 2008) 1990, 2000 ve 2005 yıllarındaki yayınlar incelenmiş, birden çok ülkenin bir araya gelerek ürettiği yayınların zaman içindeki değişimi ele alınmıştır. Çalışma, zaman içerisinde bilimsel yayın üretiminde uluslararası işbirliğinin önemli ölçüde arttığını göstermektedir. Ortak çalışma ağındaki ülke sayısında da artış olduğu gözlenmektedir. Yapılan normalizasyon işleminden sonra ülkeler bazında bakıldığında, Fransa ve Rusya’nın önemli aktörler olarak bilimsel yayın
camiasında ön plana çıktığı saptanmıştır. Bilimsel yayıncılıktaki işbirliğinin ülkelerin araştırma politikası ve yönetimine olan etkisinin de ele alındığı çalışmada, gelişmekte olan ülkelerin etkin bir şekilde küresel bilime katkıda bulunabilmesinin yolunun bilgi akışının ne yönde olduğunu anlamalarından geçtiği ifade edilmektedir (Leydesdorff ve Wagner 2008:321, 324). Altı ayrı disiplinde (astrofizik, jeofizik, matematiksel mantık, polimer, toprak bilimi ve viroloji) ülkeler arasındaki işbirliği ağını inceleyen bir başka araştırmada
(Wagner 2005) da uluslararası işbirliğinin yapısı hakkında bilgiler elde edilmeye çalışılmıştır. Çalışma sonucunda uluslararası bağlantıların disiplinden disipline farklılık gösterebildiği belirtilmekte, ayrı ayrı disiplinlerde gerçekleştirilecek ortak yazarlık analizi çalışmalarının önemi vurgulanmaktadır.
Ülkeler arasındaki ilişkilerin yanı sıra, ülke içindeki kurumlar arasındaki bağlantıların da bilim çevrelerinin ilgisini çektiği anlaşılmaktadır. Örneğin, ağ analizi ile ilgili kavram ve teknikler kullanılarak Hindistan’da en fazla yayın yapan 50 kurumun karşılıklı bağlantılarının incelendiği çalışma (Nagpaul 2002)
sonucunda, ortaklıkların gösterildiği hücrelerin %69 oranında boş olduğu
belirlenmiş, söz konusu kurumların işbirliği ağlarının zayıf olduğu ifade edilmiştir.
Aynı çalışmada, kurumların genel anlamda birbirleri üzerindeki baskınlığından çok, birkaç kurumun genel ağ içerisinde baskın konumda olduğu belirtilmektedir.
Çalışmada gerçekleştirilen analizler sonucunda ortaya konan bulguların
Hindistan biliminin hayati derecede önemli parçalarının güçlü ve zayıf yanlarını ortaya çıkarmaya yardımcı olduğu vurgulanmaktadır.
Literatürde yazarlar arasındaki ortaklıkların ele alındığı çalışmaların yanı sıra, ortak yazar atıflarına yönelik araştırmalar ile de bilimsel disiplinlerin
entellektüel yapısı haritalanabilmektedir (McCain 1986; White ve Griffith 1981).
Bu tarz çalışmaların genel varsayımı bilim insanları ne kadar çok birlikte atıf alıyorlarsa aralarındaki ilişkinin de o denli güçlü olduğudur. Çalışmaları genellikle birbirine benzer olan ve çalışmalarına veri seti içinde tekrar tekrar birlikte atıf verilen yazarlar, harita üzerinde beraber kümelenme eğilimi gösterirler. Buradan hareketle hangi konularda hangi yazar ya da yazar gruplarının çalışmalarının dikkatle takip edilmesi gerektiği konusunda
çıkarsamalar elde edilebilir. Benzer şekilde dokümanların içinde yer alan ortak terimler aracılığıyla da alanlar bazında çalışılan konulara ilişkin haritalar
üretilebilmektedir (Van Den Besselaar ve Heimeriks 2006). Bu haritalar zamana dayalı olarak incelendiğinde, disiplinler arasındaki bağlantılar ve geçişler ile konusal yönelimler net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Bilim dünyasında yeni ortaya çıkan eğilimlerin ülkedeki karar alıcı mekanizmalarda yer alan kişiler tarafından zamanında görülerek söz konusu alanlarda bilgi üretimi faaliyeti içine girilmesi ülke ekonomisine büyük katkı sağlamaktadır.
Bibliyometrik verilerden yola çıkılarak yapılan sosyal ağ analizi
çalışmalarında yayınlar, atıflar, ortak atıf ağları, işbirliği yapılan yazarlar ya da kurumlar gibi birçok değişken incelenmektedir. Sosyal ağ analizi çalışmalarında bazı kavramlar yaygın şekilde kullanılmaktadır. Bunlardan bir tanesi merkezilik (centrality) kavramıdır (Otte ve Rousseau 2002:441). Merkezilik kavramına ilişkin farklı ölçümlerinin olduğu bilinmektedir. En sık kullanılanlar arasında derece merkeziliği (degree centrality), yakınlık merkeziliği (closeness centrality) ve arasındalık merkeziliği (betweenness centrality) yer almaktadır. Bir birimin derece merkeziliği o birimin kaç tane bağlantıya sahip olduğunu gösterir.
Yakınlık merkeziliği ise bir birimin diğer birimlere doğrudan ya da dolaylı olarak yakınlığının derecesidir. Yakınlık, bir birimin ağdaki diğer birimlere en kısa uzaklıklarının terslerinin toplamıdır. Aynı zamanda bir birimin ağdaki diğer birimlere ne kadar hızlı bağlanabileceğini yansıtır. Arasındalık ise bir birimin ağda diğer birimler arasında bulunmasının derecesidir. Arasındalık, bir birimin birbirleriyle doğrudan bağlantılı olmayan birimlerle ne düzeyde bağlantı içinde olduğunu göstermektedir. Herhangi bir birim yüksek derecede arasındalığa sahip ise, söz konusu birimin ağda önemli bir köprü görevi gördüğü anlaşılır (Gürsakal 2009:92-94; Otte ve Rousseau 2002:442-443). Journal Citation Reports (JCR)’daki dergiler kullanılarak yapılan bir çalışmanın bulgularına göre, bilimsel dergiler için arasındalık merkeziliği, dergilerin disiplinlerarası
yaklaşımının bir göstergesi olarak görülmektedir (Leydesdorff 2007b:1303).
Derece merkeziliği, yakınlık merkeziliği ve arasındalık merkeziliği gibi merkezilik ölçümlerinin kullanıldığı bir diğer çalışmada (Gao ve Guan 2009), farklı alanlara ait ağ içerisindeki önemli dergiler belirlenmiştir.
Bilimsel yayınlarla ilgili olarak ülkemizde merkezilik ölçümlerine dayalı araştırma sonuçlarını rapor eden çalışmaların sayısı azdır. Söz konusu çalışmalardan birinde (Gossart ve Özman 2009) SSCI ve ULAKBİM Sosyal
Bilimler Veri Tabanı’ndaki verilerden yararlanılmış ve Türkiye’de sosyal bilimler alanındaki araştırmacıların işbirliği kalıpları incelenmiştir. Buna göre arasındalık merkeziliği SSCI ağı için ULAKBİM Sosyal Bilimler Veri Tabanı’na göre daha yüksektir. Bu durum SSCI ağında, ortalama olarak, başka aktörlerin kendi aralarında bağlantı kurmalarını olanaklı kılan daha fazla aktör bulunduğunun bir göstergesi olarak yorumlanmaktadır. Diğer bir çalışmada (Tonta ve Darvish 2010) ise belli bir konudaki (latent semantic analysis) yayınlar ele alınmıştır. Bu proje kapsamında elde edilen verilere dayalı olarak araştırmanın önsözünde belirtilen çalışmalar dışında Türkiye’deki kurumlar ve bu kurumlar içerisindeki işbirliklerini merkezilik ölçüleri açısından inceleyen bir çalışma bulunmamaktadır.
1.2.3 Sosyal Ağ Analizi İle İlgili Yazılımlar
Çeşitli konulardaki veriler üzerinde görselleştirme yapılmasına olanak tanıyan birçok sosyal ağ analizi yazılımı bulunmaktadır. Bu yazılımlar içinden
çıkılamayacak miktarda verilere sahip karmaşık yapıların görsel olarak sunumunda araştırmacılara yardımcı olmaktadır. Kimi sosyal ağ analizi
yazılımları araştırmacılar için birbirine benzer özellikler sunarken, kimileri ayırt edici özelliklerini ön plana çıkarmaya çalışmaktadır. Genellikle ücretsiz olarak araştırmacıların kullanımına sunulan söz konusu yazılımlar farklı işletim sistemleri üzerinde çalışabilme yeteneğine sahiptir.
Çalışmamız kapsamında birçok sosyal ağ analizi yazılımı incelenerek değerlendirilmiş, konuyla ilgili araştırmacılara yardımcı olmak amacıyla Tablo 1 hazırlanmıştır. Tablo 1’de sosyal ağ analizi araştırmalarında en yoğun şekilde kullanılan yazılımlar olan Bibexcel, CiteSpace, HistCite, Pajek, Publish or Perish, Science of Science (Sci2), UCINET, VIVO ve VOSViewer adlı yazılımlara ilişkin bilgiler sunulmaktadır.
Tablo 1. Sosyal ağ analizi yazılımları*
Yazılım İşletim sistemi Üreten Tarih Web sayfası Açıklama
Bibexcel Windows,
Linux
Olle Persson
2000 http://www8.umu.se/i nforsk/Bibexcel/
Bibliyografik verileri analiz etmek amacıyla oluşturulmuş bir araçtır. Web of Science’ın bibliyografik kayıtlarını kullanabilen yazılım MS Excel’den veri aktarılabilmektedir. Bu araç kullanılarak bibliyometrik analiz, atıf analizi, bibliyografik eşleme, kümeleme analizi yapılabilmekte ve bibliyometrik haritalar hazırlanabilmektedir.
CiteSpace Tüm bilinen Chaomei Chen
2004 http://cluster.cis.drex el.edu/~cchen/citesp ace/
Özellikle belirli bir disipline ait bilimsel literatürdeki yönelim ve örüntüleri ortaya çıkarmak ve görselleştirmek amacıyla kullanılmaktadır. Bir alanın gelişimine katkı sağlayan ve genellikle entelektüel dönüm noktaları ya da pivot noktalar olarak tanımlanan kritik noktaları ya da bağlantıları bulmaya odaklanır. Yazılım incelenen alandaki yükselen ve yeni ortaya çıkan yönelimleri analiz eder.
HistCite Windows Eugene
Garfield
2007 http://thomsonreuter s.com/products_serv ices/science/science _products/a- z/histcite/
Web of Science aracılığı ile yapılan literatür araştırmalarını görselleştirebilmeleri için araştırmacılara yardımcı olmak amacıyla hazırlanmış bir yazılımdır. Bir alanın zaman içerisindeki gelişimini, yapısını ve diğer alanlarla olan ilişkisini analiz etmek ve düzenlemek, belirli bir araştırma alanındaki çekirdek literatürü ortaya çıkarmak, yayın üretkenliğini ve atıf oranlarını analiz etmek, bir araştırma alanının tarihini ve gelişimini gözler önüne sermek amacıyla bu yazılımdan yararlanılabilmektedir.
Pajek Tüm bilinen Vladimir
Batagelj ve Andrej Mrvar
1996 http://pajek.imfm.si/d oku.php?id=downloa d
Geniş ağların analizi ve görselleştirilmesi için oluşturulmuş bir programdır. Son sürümü olan 2.05 ile bilgisayar hafızasına bağlı olarak yüzlerce milyon satırı analiz etmek mümkün olmaktadır. Pajek’in temel hedefleri;
geniş ağları çok sayıda küçük ağa faktörize etmek, kullanıcılara güçlü bir görselleştirme aracı sunmak, geniş ağların analizi için bir grup etkili algoritma uygulamak olarak belirlenmiştir.
Publish or Perish Windows, Linux
Anne-Wil Harzing
2007 http://www.harzing.c om/pop.htm
Akademik atıfları analiz eden bir yazılımdır.
Ham veriler Google Scholar aracılığıyla elde edilmektedir. Bu veriler kulanılarak toplam yayın sayısı, toplam atıf sayısı, yayın başına düşen ortalama atıf sayısı, Hirsch'in h-indeksi ve ilgili parametreler, Egghe'nin g-indeksi, yayın başına düşen yazar sayısı gibi istatistikler elde edilebilmektedir.
Science of Science (Sci2)
Tüm bilinen Indiana Üniv.
2009 https://sci2.cns.iu.ed u/user/index.php
Özellikle fen bilimlerine yönelik olarak tasarlanmış bir araçtır. Veri setlerinin bireysel, yerel ve küresel düzeylerde, zamana ve konuya bağlı olarak yapılan ağ analizleri ile görselleştirilmesini sağlar. Bu aracı kullanan araştırmacılar, bilimsel veri setlerine çevrimiçi olarak ulaşabilir ya da kendi veri setlerini yükleyebilirler. Ayrıca yazılım aracılığıyla belirli veri setlerini etkileşimli bir biçimde keşfetmek için farklı görselleştirme teknikleri kullanabilmekte ve veri setleri ya da algoritmalar
paylaşılabilmektedir. Analiz sonuçları genellikle metin, tablo, grafik, coğrafik haritalar şeklinde sunulur.
UCINET** Windows Lin Freeman, Martin Everett ve Steve Borgatti
2000 https://sites.google.c om/site/ucinetsoftwa re/home
Sosyal ağ verilerinin analizi için kullanılan kapsamlı bir pakettir. Bu program çok çeşitli biçimlerdeki metin dosyaları ve MS Excel dosyaları ile uyumlu çalışabilmektedir ve 32.767 düğüme kadar işlem yapabilmektedir.
Program ile uygulanabilecek analizler arasında merkezilik ölçümleri, alt grup tanımlama, rol analizi, çizge kuramı ve permutasyona dayalı istatistiksel analizler yer almaktadır. Ayrıca pakette matris cebiri ve çoklu değişken istatistikleri gibi güçlü matris analiz işlemleri de yer almaktadır.
VIVO Windows,
Linux
Cornell Üniv.
2003 http://vivoweb.org/ Açık kaynaklı anlamsal web platformu olarak tanımlanan bu yazılım, araştırmacılar ya da araştırma yapan kurumlar arasındaki bağlantıları keşfetmeye yaramaktadır.
Disiplinlerarası araştırma takımları oluşturmak, parasal olarak desteklenecek potansiyel konuları ortaya çıkarmak, bütçe, hizmetler ve kaynakların ne şekilde kullanılacağını planlamak amacıyla analiz yapmak için kullanılmakta, karmaşık ilişki ağlarını görselleştirmektedir.
VOSViewer Tüm bilinen Nees Jan van Eck ve Ludo Waltman
2009 http://www.vosviewer .com/
Temel olarak bibliyometrik ağların analizinde kullanılmak üzere üretilmiş Java tabanlı çalışan program, haritaların şekilsel gösterimi üzerine odaklanmıştır. Yakınlaştırma işlevi nedeniyle büyük haritalar için uygundur.
Programda özel etiketleme algoritmaları ve metin madenciliği teknikleri kullanılmaktadır.
VOSViewer, ortak atıf ağlarını temel alarak yayınların, yazarların ya da dergilerin haritalarını veya birlikte görünme sıklıklarını kullanarak ağlardaki sözcüklerin haritalarını oluşturabilmektedir.
* Tablo çeşitli kaynaklardaki (Batagelj ve Mrvar 1998; Borgatti, Everett ve Freeman 2002; Börner ve diğerleri 2010;
Cobo, López-Herrera, Herrera-Viedma ve Herrera 2011; Harzing 2007; Pajek 2011; Sci2 Team 2010; VIVO 2012) bilgiler derlenerek hazırlanmıştır.
** Tablodaki yazılımlar içinde sadece UCINET’in kullanımı ücretlidir.
2. BÖLÜM
YÖNTEM VE GEREÇLER
2.1 Giriş
Bu bölümde projeyi gerçekleştirmek amacıyla izlenen yöntem ve kullanılan gereçler açıklanmakta, veri toplama ve araştırmanın sınırlılıkları, veri temizleme, veri analizi ve değerlendirme ile ilgili ayrıntılı bilgi verilmektedir.
2.2 Veri Toplama ve Çalışmanın Sınırlılıkları
Projenin gerçekleştirilmesi için ilk olarak Science Citation Index Expanded, Social Sciences Citation Index ve Arts & Humanities Citation Index veri
tabanlarındaki Türkiye adresli yayınlar elde edilmiştir. Bu veriler elde edildikten sonra değerlendirmelerin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için veri temizleme (data cleaning) işlemi gerçekleştirilmiştir. Veri temizleme işleminde yaklaşık 200.000 kayda ait adres, yayın yılı, yayın türü gibi bilgilerinin farklı tekniklerle doğrulaması yapılmıştır. Bunun için farklı yazılımlardan yararlanılmış, çeşitli makrolar yazılmak suretiyle veri tabanı kaynaklı hatalar ayıklanmıştır. Olası hataların saptanıp veri setinin tam ve doğru şekilde oluşturulmasında bilgisayar yardımının yanı sıra gözle yapılan kontrollerin de önemli rolü bulunmaktadır. Bu nedenle proje çalışanları projeye ayırdıkları zamanlarının önemli bir kısmını bu verileri kontrol etmekle geçirmişlerdir.
Elimizdeki veri seti CiteSpace, NodeXL, Bibexcel, Pajek, UCINET gibi sosyal ağ analizi yazılımları üzerinde çeşitli şekillerde test edilmiştir. Söz konusu test çalışmalarından sonra en iyi gösterimlerin CiteSpace aracılığıyla elde
edildiği görülmüştür. Tüm yazılımlarda verinin işlenip sonucun gösterilmesi oldukça fazla zaman almaktadır. CiteSpace’de, yapılan analize bağlı olarak değişim olduğu gözlenmekle birlikte, istenilen sonuç diğer yazılımlara göre nispeten daha kısa sürede alınabilmektedir. Veri setinin oldukça fazla bilgi içermesi kimi zaman CiteSpace aracılığıyla elde edilen görsel ürünlerin istenilen düzeyde kaliteli olmasını engellemektedir. Projede genellikle veri setinde konu bazlı sınırlamalara gidilerek bu durumun önüne geçilmeye çalışılmıştır.
Çalışma atıf dizinlerindeki yayınlara yapılan atıflar konusunda niceliksel bilgi dışında fazla bir bilgi sunamamaktadır. Bunun temel nedeni yayınlara yapılan atıflar kısmının mevcut sistem üzerinde ayrı bir yerde tutuluyor olması ve bu verilerin otomatik olarak elde edilmesinin olanaklı olmayışıdır. Bu verilerin elde edilmesi istendiğinde, 10 kişilik bir ekibin tam zamanlı olarak yaklaşık bir yıl süreyle sadece veri indirme işi ile ilgilenmesi gerekmektedir.
2.3 Veri Temizleme
Projeyi gerçekleştirmek amacıyla konferans bildiri atıf veri tabanları olan Conference Proceedings Citation Index- Science ve Conference Proceedings Citation Index- Social Science & Humanities kapsam dışında tutulmak kaydıyla Web of Knowledge platformundaki Science Citation Index Expanded, Social Sciences Citation Index ve Arts & Humanities Citation Index içerisindeki
verilerden yararlanılmıştır. Web of Knowledge atıf dizinlerine giren yayınların ve bu yayınlara yapılan atıfların kulanıcıların erişimine sunulduğu arayüzdür. Web of Knowledge’dan indirilen veriler PASW’ya aktarılmıştır. PASW’ya aktarılan veriler üzerinde sağlıklı bir analiz ve değerlendirme yapabilmek için önce veriler kapsamlı bir biçimde temizlenmiştir. Veri temizliği sürecinde yapılanlar aşağıda özetlenmektedir.
Öncelikle adres alanında Turkey, Turkei, Turkiye gibi ibareler geçmesine karşın gerçekte Türkiye adresli olmayan kayıtlar (örnekler için bkz. Ek 1) veri setinden çıkarılmıştır. Bu işlemde gözle yapılan kontrollerin önemi büyüktür. Bu nedenle söz konusu işlem oldukça uzun zaman almıştır.
Bazı dergilerin zaman içinde ad değiştirdiği, bazılarında ise bölünme ya da birleşme olduğu bilinmektedir. Bu nedenle çalışmamızda ad değiştiren dergiler saptanmış, ad değişikliği olanların eski ve yeni adlarının birlikte değerlendirilebilmesi için veriler dergilerin en yeni adları altında toplanmıştır.
Dergilerin ad değişiklikleri ile ilgili olarak dergilerin web sayfalarının yanı sıra, Ulrichsweb Global Serials Directory ve ULAKBİM Süreli Yayınlar Toplu Kataloğu gibi otorite kaynaklardan da yararlanılmıştır. Dergi alanında yapılan benzer veri temizleme işlemleri diğer alanlar için de yapılmıştır. Söz konusu bilgilerin atıf dizinlerine tekbiçim olarak girilmemiş olması veri temizleme sürecinin oldukça fazla zaman almasına neden olmuştur.
Yazar adları, dergi adları ve adres bilgileri gerekli değişiklik ve
düzeltmeler yapıldıktan sonra daha sonraki bibliyometrik analizlerde kullanılmak üzere ayrı dosyalara kaydedilmiştir. Veri temizleme ve standartlaştırma işlemleri uzun zaman almış, bilgisayarda gerçekleştirilen işlemler bazen birkaç gün sürmüştür (örneğin, farklı ya da hatalı girilmiş yazar veya dergi adlarının saptanması).
Yazarlara ait bilgiler değişik nedenlerden dolayı veri tabanında farklı şekilde bulunmaktadır. Yazarların ad ve adreslerini yayınlarında farklı şekilde vermiş olmaları (örneğin, Altundag, MK ve Altundag, K aynı kişi ), veri tabanına giriş yapan kişilerin heceleme hataları (örneğin, Buyukpamkcu, M;
Buyukpamuckcu, M; Buyukpamukeu, M ve Buyukpamukucu, M. Münevver Büyükpamukçu’ya ait farklı girişler için bkz. Şekil 2) ve soyadı değişiklikleri (örneğin, Ayhan, A ve Dinçturk, AA aynı kişi ) söz konusu farklılıklara neden olmaktadır.
Şekil 2. Münevver Büyükpamukçu’ya ait farklı girişlere örnek
Yukarıda ifade edilenlere ek olarak bazı dergilerde yapılan basım
hatalarının veri tabanına ilgili kayıtların yanlış girilmesine neden olduğu da anlaşılmaktadır. Şekil 3’te verilen örnekte Ayşin Bakkaloğlu adlı yazarın soyadının dergide Bakkaoglu olarak basıldığı gösterilmektedir.
Şekil 3. Dergideki basım hatasının veri tabanına girişe etkisi
2.4 Veri Analizi ve Değerlendirme
Bir önceki aşamada temizlenen ve tekbiçim hale getirilen yazar, dergi adları ve konular gibi bilgilerden Türkiye adresli yayınlara ilişkin tanımlayıcı istatistikler üretilmiştir. Bu tanımlayıcı istatistikler PASW ve Microsoft Excel gibi yazılımlar aracılığıyla elde edilirken, ayrıca ilişkisel bir veri tabanı oluşturulmuştur. Mevcut verilerden çeşitli tablo ve grafikler yaratılmış, Türkiye adresli yayınların
bibliyometrik özellikleri ortaya çıkarılmıştır.
Atıf dizinlerindeki yayınların konu sınıflaması Thomson Reuters
tarafından yapılan sınıflama dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir. Buna göre bazı yayınların birden çok konu altında sınıflandığı bilinmektedir. Proje kapsamındaki verilerin analiz sonuçlarına dayanan bulgular ve yorumlar bir sonraki bölümde ayrıntılı olarak verilmektedir.
2.5 Araştırmada Kullanılan Sosyal Ağ Analizi Yazılımı
Daha önceden de söz edildiği üzere araştırmamızda yoğun olarak CiteSpace adlı yazılım kullanılmıştır (proje raporundaki birkaç şekil UCINET ile
oluşturulmuştur). CiteSpace farklı disiplinlerdeki bilimsel literatürün gelişimini ortaya çıkarmak ve birlikte atıf alma ya da birlikte görünme sayılarına bağlı olarak verileri görselleştirmek amacıyla kullanılmaktadır.
Şekil 4’te CiteSpace’in web tabanlı arayüzü gösterilmektedir. Sağ tarafta bulunan düğüm türleri (node types) aracılığıyla ortak yazarlık ağı ile kurumlara ve ülkelere ilişkin ortaklıklar (mavi renkli olanlar) görselleştirilebilmektedir.
Arayüzde yeşil renkte yer alan “Term”, “Keyword” ve “Category” seçenekleri ile de yayınlarda birlikte geçen terimler, anahtar kelimeler ve konu kategorileri incelenebilmektedir. Hemen altındaki kırmızı renkte sunulan “Cited Reference”,
“Cited Author” ve “Cited Journal” seçenekleri, ele alınacak yayınların
kaynakçaları üzerinden gerçekleştirilecek analizler içindir. Ayrıca dönemsel bazlı değerlendirmelerin gerçekleştirilebilmesi için, CiteSpace’de kullanılacak zaman aralıklarının da düzenlemesi yapılabilmektedir.
Şekil 4. CiteSpace yazılımının arayüzü
3. BÖLÜM
BULGULAR VE YORUM
3.1 Giriş
Web of Knowledge 1898 yılından günümüze kadar olan kayıtları içermesine karşın araştırmamız Cumhuriyet sonrası dönemi mercek altına almaktadır.
Zaten Cumhuriyet öncesi dönemde “Türkiye adresli” olarak geçen kayıt sayısı sadece üçtür (bu yayınların bibliyografik künyeleri için bkz. Ek 2). Cumhuriyet sonrası dönemde Türkiye adresli ilk kayıt 1928 yılına aittir. Buna göre 1928- 2009 yılları arasında atıf dizinlerinde Türkiye adresli 198.687 tekil kayıt bulunduğu saptanmıştır. Proje kapsamında 2010 yılına ait verilerin tamamlanabilmesi için 2011 yılı sonunun beklenmesi gerektiğinden taramamızda en son yıl olarak 2009 alınmıştır. Aşağıda önce atıf dizinleri
kapsamındaki Türkiye adresli yayınlara ilişkin tanımlayıcı istatistikler verilmekte, daha sonra söz konusu veri setine dayalı olarak gerçekleştirilen bibliyometrik analiz sonuçları ile sosyal ağ analizi sonuçları sunulmaktadır.
3.2 Yıllara Göre Yayın Üretimi
Atıf dizinlerinde 1928-2009 yılları arasında Türkiye adresli olarak 198.687 yayın üretilmiştir. Elde edilen yayın sayısını söz konusu dönemde atıf dizinleri
kapsamındaki dünyadaki toplam yayın sayısına (46,9 milyon yayın)
oranladığımızda, atıf dizinlerindeki yayınların binde dördünün Türkiye adresli olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu kayıtların yıllara göre dağılımı Şekil 5’te
sunulmaktadır.
Şekil 5. Atıf dizinlerindeki Türkiye adresli yayınların yıllara göre dağılımı
Şekil 5’te yer alan veriler oldukça uzun bir dönemi kapsamasına karşın, verilerin %80’lik bölümü 2000 yılı ve sonrasına aittir. Bu nedenle yayın yılı 2000 ve sonrasına ait olan verilerden Şekil 6 üretilmiştir. Şekil 6’da görüldüğü üzere Türkiye’nin 2000 yılında 6.426 olan yıllık yayın üretimi, her yıl sürekli artış kaydetmiş, 2009 yılına gelindiğinde 2000 yılına oranla yaklaşık dört kat artarak 25.370’e ulaşmıştır.
Şekil 6. Yayın yılı 2000-2009 arasındaki Türkiye adresli yayınlar
Daha önce yapılmış olan ve 33 yıllık zaman aralığını kapsayan bir çalışmada (Al 2008b:62) SCI kapsamında 33 yıllık dönemde üretilen yayın sayısının yarısının 2001-2004 yılları arasına ait olduğu belirtilmiştir.
Gerçekleştirdiğimiz çalışmada da benzer yönde bir eğilim olduğu ortaya çıkmıştır. Türkiye’nin atıf dizinleri kapsamında 2005-2009 yılları arasındaki üretkenliği (106.232 yayın) 2004 ve öncesini kapsayan uzun yıllardaki
üretkenlikten (92.455) daha yüksektir. Bu sonucun ortaya çıkmasında birçok farklı etmenin rol oynadığı görülmektedir. Ülkemizde atıf dizinlerine karşı gösterilen yoğun ilginin yanı sıra TÜBİTAK tarafından verilen teşvikler, bazı üniversitelerce akademik yükseltmelerde atıf dizinlerinde yayın sahibi olma koşulu aranması, özellikle 2007 yılından başlayarak Türkiye’de yayımlanan çok sayıda derginin atıf dizinlerine dâhil edilmesi her geçen yıl yayın sayısının artmasında etkili olmuştur.
3.3 Yapılan Yayınların Türleri ve Dilleri
Ülkelere yönelik gerçekleştirilen bibliyometrik çalışmalarda dikkate alınması gereken önemli faktörlerden biri yayın türüdür. Gerek akademik yükselmelerde gerekse yayın teşviklerinde yayın türüne göre hareket edildiği bilinmektedir (Hacettepe Üniversitesi 2010; TÜBİTAK-ULAKBİM 2006). Öte yandan dergilere ilişkin etki faktörü hesaplamalarında da yayın türlerine dikkat edilmektedir (Dong, Moh ve Mondry 2005). Tablo 2’de atıf dizinlerindeki Türkiye adresli yayınların türlerine göre dağılımı verilmektedir.
Tablo 2. Atıf dizinlerindeki Türkiye adresli yayınların türlerine göre dağılımı
Yayın türü N %
Makale 153.343 77,2
Bildiri özeti 17.169 8,6
Mektup 9.562 4,8
Bildiri 9.449 4,8
Derleme 2.888 1,5
Editoryal 2.791 1,4
Not 2.132 1,1
Kitap tanıtımı 627 0,3
Düzeltme 454 0,2
Diğer 272 0,1
Toplam 198.687 100,0
Türkiye adresli yayınlar türlerine göre incelendiğinde makaleler (%77,2) ön plana çıkarken, bildiri özetlerinin oranı (%8,6) küçümsenmeyecek
düzeydedir. Tablo 2’de “diğer” başlığı altında toplanan yayın türleri arasında tartışma, bibliyografya, yazılım tanıtımı gibi yazılar yer almaktadır.
Atıf dizinlerindeki Türkiye adresli yayınların %97’sinin (192.865 yayın) yayın dili İngilizce, %2’sinin (4.492 yayın) Türkçe’dir. Geri kalan 1.330 yayının 740’ı Almanca, 349’u Fransızca, 109’u Rusça, 132’si ise 20 farklı dildendir. Bilim dünyasında en yaygın kullanılan dil olan İngilizce’nin etkisinin Türkiye adresli yayınlara da yansıdığı görülmektedir. Öte yandan atıf dizinlerindeki Türkiye adresli dergi sayısının son yıllarda artmasından dolayı, zaman içinde Türkçe yayın oranında bir miktar artış olması beklenmektedir.
3.4 Yayın Yapılan Alanlar
Araştırmamızda “Türkiye bilimsel yayınlar bağlamında geçmişten günümüze hangi alanlarda yoğunlaşmıştır?” sorusuna yanıt aranmıştır. Yayın yapılan alanların ortaya çıkarılması alanlar arasında karşılaştırma yapılmasına ve alanların detaylı olarak incelenmesine olanak tanıyacaktır. Alanların belirlenmesinde Web of Knowledge tarafından yapılan tanımlamalardan yararlanılmıştır. Buna göre Türkiye’de görev yapan araştırmacılar araştırmaya konu olan zaman dilimi içinde 247 farklı alanda yayın faaliyetinde
bulunmuşlardır. Yayın türleri ve yayın yılları itibariyle yayın yapılan alanlar ayrı ayrı incelenmiştir.
Tablo 3, Türkiye’deki bilim insanlarının en sık yayın yaptığı 10 alanı sıralamaktadır. Ayrıca söz konusu alanlarda yazılan makale sayısı da ayrı bir sütunda verilmiştir. Tüm zamanlarda atıf dizinleri kapsamında Türkiye adresli olarak en fazla çalışmanın yapıldığı alan cerrahidir (10.206’sı makale olmak üzere toplam 14.365 yayın). TÜBİTAK-ULAKBİM (2009:7,15) tarafından hazırlanan Türkiye Bilimsel Yayın Göstergeleri (II) adlı kaynakta da
değerlendirme yapılan toplam konu kategorisi bizim çalışmamızdakine yakın sayıdadır (250) ve söz konusu çalışmada da Tablo 3’te yer alan cerrahi, pediatri ve klinik nöroloji gibi bilim dallarının yayın sayısı bakımından en üretken bilim dalları olduğu gösterilmektedir. Çalışmamız zaman aralığı bakımından daha uzun süreli bir dönemi kapsamaktadır.
Tablo 3. Atıf dizinlerindeki Türkiye adresli yayınların en sık yayın yapılan konulara göre dağılımı
Alan Yayın sayısı Makale sayısı
Cerrahi 14.365 10.206
Pediatri 9.142 6.659
Klinik Nöroloji 7.748 4.876
Farmakoloji 7.404 5.249
Kardiyovasküler Sistemler 6.119 3.920
Kimya Mühendisliği 6.027 5.495
Çevre Bilimleri 5.813 4.961
Biyokimya ve Moleküler Biyoloji 5.435 3.451
Onkoloji 5.350 3.135
Radyoloji, Nükleer Tıp & Tıbbi Görüntüleme 5.328 3.803
Alanlara ilişkin bulgular incelenirken bir yayının birden çok alana ait olabileceği unutulmamalıdır. Yani aynı makale Web of Knowledge tarafından hem cerrahi altında hem de pediatri altında sınıflanabilmektedir.
Alanlar bazında yıldan yıla Türkiye adresli olarak yayımlanan çalışma sayısı değişmektedir. Şekil 7’de Türkiye adresli olarak en sık yayın yapılan beş alan ve son on yıllık dönemdeki yayın üretimi verilmektedir. Buna göre tüm zamanlarda en sık yayın yapılan alan olan cerrahide 2000 yılında 624 olan yayın sayısının 2009’da 1.311’e ulaştığı, diğer alanlara kıyasla uzak ara Türkiye’nin en üretken bilim alanı olduğu ortaya çıkmıştır. Bazı yıllar, yayın yapılan alanların sıralamasında değişimlerin olduğu da görülmektedir.
0 200 400 600 800 1000 1200 1400
2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009
yıl
yayın sayısı
Cerrahi Pediatri Klinik Nöroloji Farmakoloji Kardiyovasküler Sistemler Şekil 7. Türkiye adresli en sık yayın yapılan alanlar ve yıllara göre dağılımı