• Sonuç bulunamadı

K Sevgili ‹SMMMO Ailesi,

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "K Sevgili ‹SMMMO Ailesi,"

Copied!
64
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Sevgili ‹SMMMO Ailesi,

K

üresel ›s›nma, yüzünü iyiden iyiye gösterdi.

Temmuz’un sonunda 40 dereceye dayanan s›cakl›klarla da karfl›laflt›k. Sizler bu dergiyi okurken, belki de a¤ustosun en s›cak günlerini yafl›yor olaca¤›z.

Art›k tatil zaman›…

Eminiz ki bizim gibi, sizler de 22 Temmuz’a

kilitlendi¤iniz için tatil akl›n›z›n ucundan bile geçmedi… Ve nihayet seçim tamamland›. Türk halk›, iktidar partisi AKP’ye bir dönem daha görev verdi. ‹ktidar partisinin görev ve sorumlulu¤u, ald›¤› oy oran›yla daha da art›yor.

Türk halk›, muhalefet görevinde ise CHP ve MHP’yi görmek istedi¤i iradesini beyan etti.

Seçimden sonra,

demokratik düzen içinde, yine demokrasiyle

do¤rular› bulmaya çal›flan Türkiye Cumhuriyeti için en güzel dilekleri

gönlümüzden geçiriyoruz.

Ekonominin bütün

dinamiklerini toplum ad›na denetlemekle yükümlü olan Odam›z, bilgi üreten öncü bir kurulufl olmay›

hedeflemifltir. Bu çerçevede yeni dönemde de ekonomi politikalar›n›n takipçisi

olaca¤›z Do¤ru yap›lan›

alk›fllarken, yanl›fllar› da elefltirmekten

kaç›nmayaca¤›z.

Yaz›n en s›cak günlerinde elinize ald›¤›n›z ‹SMMMO Yaflam’›n kapa¤›nda, hayat›m›z› esir alan

‘popüler kültür’ olgusuna yer verdik. "Bizim zaman›m›zda…." diye bafllanan konuflmalar› bir kenara b›rak›p, bu zaman›n kültürünün dinamiklerini uzmanlar›n da de¤erlendirmeleriyle sayfalar›m›za tafl›d›k. Tüm yaflam›m›z› kuflatan popüler kültürü iyi anlayabilirsek, san›r›z olumsuz etkilerine karfl› da kendimizi ve çocuklar›m›z›

koruyabiliriz.

‹SMMMO Yaflam, yine birbirinden de¤erli isimleri konuk ediyor sayfalar›na…

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Baflkan› Orhan Erinç ile sohbetimizde medyan›n de¤iflen dinamiklerini

bulabilirsiniz. Oyuncu ve flair Kerem Al›fl›k,

yaflam›yla eflde¤er tuttu¤u üretimlerini bizimle paylafl›rken, odam›z›n örgütlenme sürecinde büyük katk›lar› olan odam›z›n kurucu üyelerinden, Geliflim Hastanesi sahibi Adem

Arslan da mücadelelerle dolu hayat›n› dergimize anlatt›.

Dosya konumuzu da dikkatle okuman›z›

öneririz. Dünyam›z bar›fla susam›fl ama savafllar sürüyor… Özellikle de hemen yan›bafl›m›zdaki Ortado¤u durulmak bilmiyor. Bu atefl çemberinin içinde Türkiye’yi nelerin bekledi¤ini da editör arkadafllar›m›z uzmanlara sordular. Gezginleri bu kez sayfalar›m›zda, yurtiçinde Van’a, yurtd›fl›nda da Monako’ya davet ediyoruz.

‹stanbul’u en güzel haliyle yaflamak istiyorsan›z, yaz›n Beyo¤lu’nun teraslar›n›

keflfetmenizde de fayda var. Dergimiz; kültür sanattan, modaya, kariyerden sa¤l›¤a kadar birçok konu ile dolu…

Umar›z, dergimizle s›cak yaz günlerinde zihninizde ve yüre¤inizde keyifli bir serinlik yaratabiliriz.

Sonbaharda görüflene dek, iyi bir tatil geçirmenizi diliyoruz.

Sevgiyle kal›n dostlar…

Yahya Ar›kan

Sahibi:

‹stanbul Serbest Muhasebeci Mali Müflavirler Odas› Ad›na Yahya Ar›kan

Kurtulufl Caddesi, No: 152 fiiflli- ‹STANBUL Sorumlu Yaz› ‹flleri Müdürü:

Zehra Y›lmaz Ifl›lo¤lu

Kurtulufl Caddesi, No: 152 fiiflli- ‹STANBUL

Yay›n Türü: ‹SMMMO Yaflam; yaflam, kültür ve güncel haber dergisidir. Yerel süreli yay›nd›r. ‹ki ayda bir yay›mlan›r, 23.000 adet bas›l›r ve ‹SMMMO üyelerine ücretsiz gönderilir.

Dergimizde yer alan yaz›lar›n sorumlulu¤u yazarlar›na aittir.

Yönetim Yeri ve Yaz›flma Adresi Kurtulufl Caddesi, No: 152, fiiflli - ‹STANBUL Telefon: (0212) 315 84 00, Faks: (0212) 343 47 80 e-posta: [email protected]

Bas›ld›¤› Yer:

Mart Matbaac›l›k Sanatlar› Tic. ve San. Limited fiirketi Mart Plaza, Merkez Mahallesi, Ceylan Sokak No: 24 Nurtepe-Ka¤›thane/‹STANBUL

Telefon: (0212) 321 23 00 (pbx), Faks: (0212) 295 11 07 DANIfiMA KURULU

Yahya Ar›kan, Yücel Akdemir,

‹smail Hakk› Baliç, Kenan Bu¤a, Erol Demirel, Mehmet Eren, Hüseyin F›rat,

Coflkun Kolso, Tayyar Güler, Asl› Hanife Gültekin, Mustafa Gürses, Atiye Göreke, Hasan Ild›r, Hüseyin Kaleli,

Necati Kalkan, Turgay Kanarya, Osman Kavrak, ‹lhan K›rcao¤lu,

fienol Kokal, Habib Kullukcu, Hac› Reflit Küçük, Kaz›m Mermer, Erol Öngen, Leyla Özbay, Arif Özdemir,

Mehmet ‹hsan Yalç›n, Serpil Zorbozan Yay›na Haz›rlayanlar:

Hasan S. Kesero¤lu Ayflegül Emir Defne Do¤an

‹lke Balkan Gülflen Kandemir Leyla Y›ld›r›m

e-posta: [email protected] Görsel Yönetmen:

Tülay Do¤an Uzunkaya

Temmuz/A ustos 2007<

www.istanbulsmmmodasi.org.tr

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

3 <

(2)

Çocuklar doyumsuz, suça e¤ilimli, sald›rgan, sab›rs›z, bencil… Genç k›zlar, Deniz Akkaya burnu; Anjelina Jolie duda¤› yapt›rma peflinde…

Delikanl›lar›n damar›n› kesseniz sar›-lacivert, sar›-k›rm›z›, siyah-beyaz ak›yor. Kad›nlar günde 4.5 saatlerini televizyonun bafl›nda geçiriyor. Erkekler de farkl› de¤il… Kimi dizikolik, kimi futbolkolik… "Bizi kim bu hale getirdi?"

diyenlere uzmanlar ‘popüler kültür’

yan›t›n› veriyor.

16

Kapak

Televizyonu kapa yaflam› aç...

AÇIKLAMA VE ÖZÜR

Dergimizin Mart-Nisan 2007 say›s›n›n 15. sayfas›nda kullan›lan foto¤raf, sehven bas›lm›flt›r. Foto¤raftaki kiflilerin

“Yoksullar Günü Yafl›yorlar” konulu yaz›yla ilgisi yoktur. Foto¤raftaki kiflilerden ve okurlar›m›zdan özür dileriz...

(3)

24

Dosya

Yurtta bar›fl, dünyada bar›fl

1 Eylül Dünya Bar›fl Günü yaklafl›rken, dünya hala savafllar›n gölgesinde… Türkiye ise adeta bir atefl çemberinde… Bar›fl› savunan sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, Türk ordusunun Kuzey Irak’a girmesi durumunda içinden ç›k›lamayacak bir savafla sürüklenece¤ini savunuyorlar.

20

Röportaj

ORHAN ER‹NÇ

Türkiye'de "çekirdekten yetiflme gazeteci" denince akla ilk gelen isimlerinden biri Orhan Erinç… 1950'li y›llarda bafllad›¤› gazetecilik yaflam›nda polis-adliye muhabirli¤inden genel yay›n yönetmenli¤ine yükselen Erinç, gazete “patronu” da oldu…

06

62. gün

Yaz gündemine oturan olaylar...

14

Zirvedekiler ADEM ARSLAN

‹nflaattan reklamc›l›¤a, sa¤l›ktan sigortaya kadar birçok alana yat›r›m yapm›fl bir isim, Adem Arslan…

Ba¤c›lar’daki Geliflim Hastanesi’nin sahibi olan Arslan, ikinci hastanesini kurmaya haz›rlan›yor.

‹SMMMO’nun kurucu üyelerinden olan Arslan ile giriflimlerini konufltuk.

36

Ailem

38

E¤itim

40

Sa¤l›k

42

Evim evim

44

Dostlar›m›z

46

Moda

48

Lezzet

56

Kültür sanat

58

Sinema

60

Kitap

62

Teknoyaflam

64

Mizah

66

Bulmaca

‹SMMMO Yaflam’da... 08

‹SMMMO’dan Haberler

Mesleki yay›nlar

Mali müflavirler ve

muhasebeciler de art›k bilgiye eriflimde elektronik ortam›n nimetlerinden yararlanacak.

‹SMMMO Bilgiye Eriflim Merkezi’nde (BEM) 8 bini aflk›n belge meslek mensuplar›n›n hizmetine sunuluyor.

30

Yaflam›n Portresi

Kerem Al›fl›k

Kerem Al›fl›k, babas›ndan oyunculuk, day›s›ndan flairlik bayra¤›n› devrald›. Yeni fliir kitab›n› eylülde ç›karmaya haz›rlanan Al›fl›k, yine eylülde day›s› Attila ‹lhan’›n senaryosunu yazd›¤› Kartallar Yüksek Uçar’›n yeni versiyonunda rol olacak.

50

Gezi Monako ve Van

28

Renkli Yaflam

ERGÜN AKGÜL

Spor, mali müflavir Ergün Akgül’ün hayat›n›n hep bir parças› olmufl. Aya¤›

k›r›l›nca basketbolu b›rakan Akgül, iki y›ld›r da aikido yap›yor. Japon savunma sanat› aikido’nun

felsefesinin muhasebe ile örtüfltü¤ünü söyleyen Akgül, "Her ikisinde de disiplin ve sevme, ilk kural" diyor.

‹fle dönüfl sendromu

Befl y›ld›zl› otellerde rüya gibi tatil geçiren birçok çal›flan› tatil dönüflü ifle adapte olma sorunu

bekliyor. ‘Tatil dönüflü sendromu’ndan kurtulmak isteyenlere uzmanlar, "Tatilinizi çok uzun

tutmay›n, yeniden tatile ç›kabilece¤inizi düflünün"

tavsiyesinde bulunuyor.

34

Kariyer

(4)

62.gün

28 ba¤›ms›z milletvekili girdi. AKP'nin seçim zaferi, DSP ile birlikte hareket etmesine karfl›n eski oy oran›n› geçemeyen CHP'de moralleri bozdu.

HÜKÜMET KURULUYOR TBMM'de yemin töreninin sona ermesinden sonra TBMM Baflkan› ve 11'inci Cumhurbaflkan› seçim sürecini h›zland›ran AKP, di¤er partilerle de anlaflarak

A¤ustos ay› içinde seçimleri tamamlamay›

planl›yor.

Baflkent kulislerinde iki senaryo konufluluyor.

‹lkine göre, Baflbakan teamüle uygun olarak 15 gün içinde yeni kabine listesini Cumhurbaflkan›

Sezer'e sunacak. ‹kinci senaryoya göre,

Baflbakan'›n baz› kritik görevler için öngördü¤ü isimlerin Sezer taraf›ndan

Seçmen yine

“tek parti iktidar›”

dedi

22

Temmuz genel seçimlerinde iktidar partisi AKP, Türkiye genelinde yüzde 46.7 oy alarak, çok partili dönemin önemli zaferlerinden birini kazand›. 340 milletvekili getiren bu oy, AKP’yi ikinci kez tek bafl›na iktidar yapt›.

Kampanyas›n›

"Cumhurbaflkanl›¤› seçimi ve demokrasi" üzerine kuran Baflbakan Recep Tayyip Erdo¤an ve AKP çok partili dönemde

Menderes'in DP'sinden (Demokrat Parti) sonra iktidardayken oyunu art›ran ikinci büyük parti oldu. AKP, yeni Meclis’te 340 milletvekiliyle ikinci kez tek bafl›na hükümet kurma hakk›n› kazand›.

CHP'nin 111, MHP'nin 71 milletvekiliyle muhalefet görevini üstlendi¤i Meclis'e,

Dünya, Türkiye’yi konufltu

Frans›z sa¤›n›n en önemli gazetesi Le Figaro, Türkiye seçimlerini “‹slamc›lar için mutlak ço¤unluk” manfletiyle duyurdu.

Gazetenin haberinde “Recep Tayyip Erdo¤an'›n partisi tek bafl›na iktidara devam edebilecek. ‹slami hareketten gelme iktidar partisi genel seçimlerden genifl bir zaferle ç›kt›. AKP'yi laiklik yanl›s› sosyal demokrat CHP ile Avrupa karfl›t› afl›r› sa¤c› MHP izliyor” ifadeleri kullan›ld›. Merkez sol e¤ilimli Liberation gazetesi de konuya genifl yer ay›rd›. Gazete haberinde, “Dev AKP dalgas›” manfletini kulland›, ancak elde edilen ço¤unlu¤un cumhurbaflkan› seçmek için yeterli olmad›¤›na dikkat çekti. ‹ngiliz bas›n›, Türkiye'de yap›lan genel seçimlerin sonuçlar›na genifl yer verirken, ülkenin sayg›n gazetelerinden The Guardian, “sonuç ordunun bask›s›na yan›t niteli¤i tafl›yor” bafll›¤›n› kulland›. Günlük ekonomi ve siyaset gazetesi Financial Times da Meclis'e giren laik ve milliyetçi kesimin temsilcisi iki muhalefet partisinin oylar›n›n toplam›n›n da yüzde 34 oldu¤una dikkat çekti.

veto edilme ihtimali, AKP hükümetini düflündürüyor.

Sezer'in veto etme ihtimaline karfl›, yeni hükümet listesi, yeni cumhurbaflkan›n›n seçiminden sonra Çankaya Köflkü'ne sunulacak. Süreç bu flekilde ifllerse, yeni hükümeti atama ifli yeni seçilecek Cumhurbaflkan›'na kalacak.

SÜRE 45 GÜN Anayasa'n›n 116'›nc›

maddesine göre, yeni hükümetin 45 gün içinde kurulmas› gerekiyor.

Erdo¤an'›n da yeni hükümeti en geç 20 Eylül'e kadar kurmas› flart. Yeni kabine Cumhurbaflkan›'na

sunulduktan sonra hükümet program› en geç bir hafta içinde TBMM'de okunmak zorunda. Ard›ndan da güven oylamas› yap›lacak. 60'›nc›

Erdo¤an hükümetinin ise Eylül ay› bafllar›nda görevine bafllayabilece¤i dile

getiriliyor. Cumhurbaflkan›

seçim süreci de bafllat›lacak.

Adayl›k baflvurular›n›n sona erece¤i 20 A¤ustos’un ard›ndan 20 günlük seçim takvimi bafllayacak. Aday ya da adaylar›n ilk iki turda 367 oy almas› flart. ‹lk turda bu say›ya ulafl›l›rsa 11'inci Cumhurbaflkan›'n›n 23-24 A¤ustos'ta seçilme ihtimali bulunuyor.

(5)

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

7<

yanarken, üç köy tamamen boflalt›ld›. Gazipafla ilçesinin Do¤anca köyü Zeytinburnu mevkisinde ç›kan yang›nda da befl dönüm k›z›lçam orman› zarar gördü.

Bodrum'da yaflanan yang›nda 1.100 hektar ormanl›k alan›

kül eden yang›n›n ard›ndan, Mersin, Tekirda¤ fiarköy'de de art arda orman yang›nlar›

yafland›. Uzmanlar, orman yang›nlar›n›n arkas›nda "iflgal arzusu"nun yatt›¤›na dikkat çekerek, yang›nlarda söz konusu alanlar›n imara aç›labilmesinin de etkili oldu¤unu belirtiyorlar.

Siyasi ve ekonomi gündeminin, al›fl›lan›n d›fl›nda yaz aylar›nda da çok yo¤un geçti¤i Türkiye’de spor gündemine ise

Fenerbahçe’nin 5 milyon dolara Roberto Carlos’u transfer etmesi damga vurdu. Carlos,

Fenerbahçe’yle 3 y›ll›k sözleflme imzalad›.

Roberto Carlos, sözleflmeyi

imzalamas›n›n ard›ndan yapt›¤› "‹ki sezon önce Fenerbahçe'ye gelmek istedim ama hocam›n b›rakmamas› nedeniyle gelememifltim. E¤er o zaman gelseydim bu sene flampiyonlu¤u berabere kutluyor olabilirdik…"

aç›klamas› büyük ilgi çekti.

‹stanbul son 50 y›l›n en kurak dönemini yafl›yor. ‹stanbul'a su sa¤layan barajlar›n doluluk oran›n›n geçen y›la göre yüzde 50 oran›nda düflmesi kenti ciddi bir susuzluk krizi ile karfl› karfl›ya b›rakt›. 50 y›l›n ya¤›fl ortalamas›na göre aral›k ay›nda ‹stanbul'a ortalama 114 kilograma ya¤›fl düflerken, bu rakam 2006 Aral›k ay›nda 22 kilogram düfltü. Barajlara 60 milyon metreküp su gelmesi gerekirken sadece 37 milyon metreküp su ulaflt›.

‹SK‹, son olarak barajlar›n doluluk oran›n›n yüzde 46'ya kadar düfltü¤ünü aç›klad›.

Buna karfl›n 22 Temmuz seçimlerinden önce, beklenen yo¤unlukta su kesintileri yaflanmamas›, kesintilerin özellikle a¤ustos ve eylül aylar›nda yo¤unlaflaca¤›

yorumlar›na neden oldu.

Ya¤mur bombas› önerilen çözümler aras›nda yer al›rken, at›k sular›n tekrar kazan›lmas›, deniz suyundan temiz su elde edilmesi, yeni su kaynaklar›n›n

‹stanbul'a kazand›r›lmas› ve flebeke kay›plar›n›n minimum düzeye indirilmesi gibi projeler üzerinde çal›fl›l›yor.

SUSUZLUK KAPIDA

Ormanlar kül oluyor

Mevsim normallerinin üzerinde seyreden s›cakl›k ve ihmal Türkiye'yi bu yaz da orman yang›nlar›yla karfl›

karfl›ya b›rakt›. Turistik bölgelerde arazi de¤eri yüksek alanlara yak›n yerlerde ç›kan yang›nlar,

"kas›t" olas›l›¤›n› da gündeme getirdi. Bodrum, Manavgat, Çeflme ile Alanya'da ç›kan yang›nlarda son iki ayda yüzlerce hektarl›k orman alan› yitirildi. Son olarak Alanya'n›n Demirtafl ilçesinde ç›kan yang›nda 100 hektar› ormanl›k olmak üzere 300 hektara yak›n alan

Fenerbahçe’ye dev transfer

Bu yaz özellefltirme gündemi de hareketli geçiyor. AKP

hükümeti, 22 Temmuz

seçimlerinden k›sa bir süre önce Petkim’i sat›fla ç›kard›. Petkim’in yüzde 51 hissesine 2 milyar 50 milyon dolar teklif veren Kazakistan'›n TransCentralAsia Petrochemical Holding Ortak Giriflim Grubu’nun ortaklar›yla ilgili iddialar kafa kar›flt›r›rken Ö‹B, ihaleyle ilgili ifllemleri beklemeye ald›.

8 firman›n kat›ld›¤› ihale 1 milyar 50 milyon dolarla bafllad›; art›rma sonucu fiyat 1 milyar dolar artt›. Petkim'in toplam de¤eri 4 milyar 19 milyon dolara ulaflm›fl oldu.

Türkiye’nin en büyük entegre

petro kimya flirketi Petkim, 50’yi aflan petro kimyasal ürün yelpazesiyle sanayi için hammadde üreticisi

konumunda. Petkim’in üretti¤i hammaddelerden plastikler ve sentetik kauçuklar; inflaat, tar›m, otomotiv, elektrik, elektronik, ambalaj

sektörlerinde, sentetik elyaflar ise tekstil sektöründe kullan›l›yor.

Türkiye’deki petro kimya sektörünün y›ll›k cirosunun 6 milyar dolara yaklaflt›¤› ve Türkiye’de sektörün güçlü bir büyüme potansiyeli oldu¤u belirtiliyor. Beklenti 2015’te sektör büyüklü¤ünün 15 milyar dolara ulaflaca¤› yönünde.

2006 cirosu 1.5 milyar dolara ulaflan Petkim, 2007 hedefi olarak yüzde 10 ciro ve üretim art›fl› aç›klam›flt›. 2006 sonunda pazar pay› yüzde 27 olarak gerçekleflen Petkim’in bu y›l›n ilk çeyre¤indeki kar› geçen y›l›n ayn›

dönemindeki 3 milyon YTL’den 50.1 milyon YTL’ye yükseldi.

S›cak yaz aylar›nda ‹stanbullular›

yak›ndan ilgilendiren di¤er bir ihale de yap-ifllet-devret

yöntemiyle yap›ld›. ‹stanbul Sabiha Gökçen Havaliman› yeni d›fl hatlar binas› ve ek tesislerinin ihalesi tam 14 saat sürdü. ‹haleyi 1 milyar 932 Euro ile "Sabiha Gökçen’i

‹stanbul’a yak›fl›r bir liman yapacaklar›" iddias›ndaki Limak Grubu Malezyal› orta¤›yla kazand›.

GÖZLER fi‹MD‹ PETK‹M’DE...

(6)

>> BEM neyi amaçl›yor?

BEM’in muhasebecilik ve ilgili disiplinlerdeki amac›

flöyle:

>>Türkiye’de yay›mlanm›fl

bütün yaz›l›, bas›l›, görsel, iflitsel ve elektronik yay›nlardan bir örnek bulundurmak, düzenlemek, yararland›rmaya haz›r duruma getirmek ve telif sorunu olmayan yay›nlara elektronik ortamda eriflilebilir k›lmak;

>>Yabanc› dilde

yay›mlanan e-dergileri izlemek, içindekiler sayfas›n› özgün dil ve Türkçe olarak

kullan›c›lar›na duyurmak;

dünyada muhasebecilik alan›ndaki bilgi üretimini izleyebilmek;

>>Türkiye

üniversitelerinde yap›lm›fl yüksek lisans ve doktora tezlerinden birer örnek toplamak, yararland›rmaya haz›r duruma getirmek, elektronik ortamda içindekiler ve sonuç bölümlerini okuyabilmek;

>>Bilgiye Eriflim

Merkezi’ne gelen ya da kullan›c›ya ulaflmas›

planlanan yeni yay›n ve bilgileri Günlük Duyuru Bülteni ad›yla elektronik ortamda duyurmak.

>>Muhasebecilik alan›nda

Tez Eflgüdüm Merkezi ifllevi üstlenmek.

M

ali müflavirlik ve muhasebecilik alan›ndaki yerli ve yabanc› yay›nlar,

‹SMMMO Bilgiye Eriflim Merkezi’yle (BEM) elektronik ortamda takip edilecek. BEM, mesleki alanda dünyadaki tüm geliflmeleri, meslek mensuplar›n›n hizmetine sunmay›

hedefliyor.

BEM’in kuruluflu için ‹SMMMO Yönetim

Kurulu’nun, fiubat 2006 tarihinde ald›¤› karar›n ard›ndan çal›flmalara baflland›. Ocak 2007 tarihi itibariyle 8 bini aflk›n bilgi ve belge BEM’de topland›.

Bilgi Eriflim Merkezi’ne meslek mensuplar›,

‹SMMMO web adresi üzerinden ulafl›labiliyor.

Sitedeki "Arama" bölümünde;

yazar, yap›t ad›, konu, belge türü vb. özelliklere ba¤l›

tarama yapmak mümkün.

E¤er belgenin telif sorunu yok ise, kullan›c› o yap›ta tam metin olarak eriflebiliyor.

ÜRET‹M KOLAYLAfiTI Bilgi ça¤›nda bilgiye ulaflman›n önemine de¤inen

‹SMMMO Bilgiye Eriflim Merkezi (BEM) Baflkan› Prof.

Dr. Hasan S. Kesero¤lu, "Bir muhasebecinin, bilgisayarda muhasebe program›

kullanmadan ifllemlerini yürütmesi olanaks›z hale geldi. Ayn› flekilde,

muhasebecilik alan›nda üretilen yaz›l›, bas›l›, görsel, iflitsel bilgileri bilmeden;

yeni düflünceler üretmek, bunu da bilgisayar teknolojisi kullanmadan ortaya ç›karmak veya öncekilerden ileri giderek daha iyisini yapmak neredeyse olanaks›z. Çünkü;

yeni bir yaz›n›n yaklafl›k yüzde 75’i, daha önce üretilmifl bilgilere dayan›r. Aranan bilgiye h›zl› flekilde ulaflmak çok önemli bir konudur.

Merkez olarak; mali

müflavirlik ve muhasebecilik ile ilgili yerli ve yabanc›

kaynaklar› izleyerek, uluslararas› standartlar ve ça¤dafl bilgi-belge yönetimi

›fl›¤›nda düzenleyip, elektronik ortamda hizmete haz›r duruma getirmeyi hedefledik" diyor.

Kesero¤lu’nun verdi¤i bilgiye göre BEM; meslek ile ilgili ayn› tezin ikinci kez haz›rlanmamas› için ‘Tez Eflgüdüm Merkezi’ rolü üstlenecek. ‹SMMMO web sitesi üzerinden,

üniversitelerde muhasebecilik ve ilgili disiplinlerde

yap›lmakta olan bütün tezler (konusu, içeri¤i, s›n›rlar›, haz›rlayanlar ve iletiflim adresleri, üniversiteleri ve dan›flmanlar›) yay›nlanacak.

‘MÜZE KURACA⁄IZ’

Muhasebeciler ayr›ca Muhasebecilik Müzesi kurmay› planl›yor.

Kesero¤lu, müzenin 2010 Avrupa Kültür Baflkenti seçilen ‹stanbul’a, muhasebecilerin bir

arma¤an› olaca¤›n› söylüyor.

Bu konuda, ‹SMMMO web sitesi üzerinde yap›lan duyuruya birçok üyeden olumlu deste¤in geldi¤ine de¤inen Kesero¤lu, "Meslek mensuplar›m›z›n;

muhasebecilik alan›nda ellerinde bulunan, kitap, süreli yay›n, kitap d›fl› belge yan›nda müze objesi olabilecek” diye konufluyor.

Mali müflavirler ve muhasebeciler de art›k bilgiye eriflimde elektronik ortam›n nimetlerinden yararlanacak. ‹SMMMO Bilgiye Eriflim Merkezi’nde (BEM) 8 bini aflk›n belge meslek mensuplar›n›n hizmetine sunuluyor.

Mesleki yay›nlar e-takipte

>> BEM’de neler

var?

(Ocak 2007)

>> 2.397 kitap, >> 1.689 makale, >> 2.345 gazete kesi¤i, >> 13 tez, >> 6 süreli yay›n, >> 1.179 yazma (arfliv belgesi), >> 177 DVD,

>> 200 VHS

ismmmo haber

(7)

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

9<

SMMMO, kamuoyunda büyük yank› uyand›ran bilimsel rapor

çal›flmalar›na devam ediyor. ‹SMMMO ve

‹stanbul Üniversitesi ‹ktisat Fakültesi iflbirli¤iyle bir mali izleme ekibi oluflturuldu.

‹stanbul Üniversitesi ‹ktisat Fakültesi, ö¤retim

üyelerinden Yrd. Doç. Dr.

Binhan Elif Y›lmaz, Arafl.

Gör. Murat Çak ve Arafl.

Gör. Murat fieker’den oluflan ekip taraf›ndan Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi gerçeklefltirildi. Anket, büyüme h›z›, cari ifllemler dengesi, faiz oranlar›, TÜFE, IMKB 100 endeksi ve döviz kurlar›na iliflkin y›l sonu beklentilerini ortaya

koyarken, Ekonomiye Güven Endeksi de oluflturuldu. Bu çal›flmalar, Türkiye’nin önde gelen akademisyen, banka ve borsa üst düzey yöneticileri ve ekonomist gazeteci-

yazarlar› aras›ndan seçilmifl gönüllü 171 kat›l›mc› ile olas›l›k d›fl› örnekleme metodu kullan›larak gerçeklefltirildi.

Dayana¤›n› Anayasa’n›n 135.

maddesinden alan kamu kurumu niteli¤indeki meslek kuruluflu olan ‹SMMMO, meslek mensuplar›n›n ortak mesleki ihtiyaçlar›n›

karfl›lamay›, mesleki

faaliyetlerini kolaylaflt›rmay›

ve mesleki geliflimi sa¤lamay›

amaç edinirken, dünya ve

Türkiye gündemindeki gerek ekonomik gerek siyasi geliflmeleri izlemeyi, kamuoyunu bilgilendirmeyi görev biliyor.

‹SMMMO, bu çerçevede haz›rlanan Mali ‹zleme Raporu’nda, seçim nedeniyle harcamalarda büyük bir art›fl oldu¤una dikkat çekti.

Medyada da büyük yank›

uyand›ran rapora göre; 2006 ve 2007 y›llar›n›n ilk 5 ayl›k döneminde yönetim bütçe giderleri, fonksiyonel

s›n›fland›rmaya göre da¤›l›mlar› incelendi¤inde büyük farklar gözükmese de GSMH’ye oranlar aç›s›ndan farkl›l›k oldu¤una iflaret edildi. Seçimin de etkisiyle harcamalarda sadece ilk 5 ayda yaklafl›k 15 milyar YTL art›fl oldu¤una dikkat çeken

‹SMMMO, Türkiye’yi IMF bask›s›yla karfl› karfl›ya b›rakabilecek seçim ekonomisinde dozun kaç›r›lmamas› gerekti¤i uyar›s›n› yapm›fl oldu.

> > ERTUNA’DAN

‘FIRSATLAR

KAÇMASIN’ UYARISI

‹SMMMO’nun yak›n gelece¤e ›fl›k tutan bir di¤er raporu da Bo¤aziçi Ö¤retim Üyesi Prof. Dr. Özer Ertuna taraf›ndan haz›rlanan

"Yeni Yüzy›l›n Efli¤indeki Türkiye Ekonomisi" oldu. Bu raporda da seçim sonras›nda ekonomide farkl› senaryolar üzerinde durulurken, ekonomik programda istihdam yaratacak öneriler de ortaya kondu.

IMF program› sürdürülürken kriz ç›kmas› durumunda;

enflasyonun en iyimser beklentiyle yüzde 15, faizlerin yüzde 22 dolaylar›na yükselece¤i, kurlar›n da yüzde 40 artaca¤› vurgulanan raporda bu senaryonun engellenmesi için TL’nin "denge" de¤erine yönlendirilmesini sa¤layacak politikalar önerildi.

Buna göre, TL’yi denge de¤erine bir hamlede ulaflt›rmamak, döviz borcu olan flirketlere gerekli önlemleri almak için zaman tan›yacak.

Prof. Dr. Ertuna’n›n ‹SMMMO için haz›rlad›¤›

raporunda, Türkiye’nin 21. yüzy›l›n efli¤inde f›rsatlar ülkesi oldu¤una dikkat çekilerek "Türkiye bu f›rsatlar›n bilincine var›p Do¤u, Bat›, Güney ve Kuzey iliflkilerini dengeli bir flekilde gelifltirmek zorunda. Bu Türkiye için bir flans oldu¤u kadar bir sorumluluk da" saptamas› yer ald›. Raporda,

fieffafl›k ve denetim ça¤r›s›

Ekonominin bütün dinamiklerini toplum ad›na denetleyen, bilgi üreten öncü bir konuma gelmeyi kendine vizyon edinen

‹SMMMO, Meclis’i seçimden hemen sonra

dokunulmazl›klar›

kald›r›lmaya ve Siyasal Etik Yasas›’n›

ç›karmaya ça¤›rm›flt›.

‹nternet sitesinde seçime giren bütün partilerin vaatlerini duyuran ‹SMMMO bu ça¤r›s›n›n da takipçisi olacak.

Gündeme yön veren bilimsel rapor

çal›flmalar›na devam eden ‹SMMMO, ‹stanbul Üniversitesi ‹ktisat Fakültesi’yle önemli bir projeye imza att›. Kamuoyuna ve üyelerine, ekonomideki geliflmeler konusunda ›fl›k tutan mali izleme raporlar›n›n ilkini yay›mlayan

‹SMMMO’nun uyar›lar›, genifl yank› uyand›rd›.

Ekonomi mercek alt›nda

Bo¤aziçi Ö¤retim Üyesi Prof. Dr.

Özer Ertuna

(8)

zirvedekiler: adem arslan

Hayat›ndaki devrimi muhasebe

yapt›

Hayat›ndaki devrimi muhasebe

yapt›

‹nflaattan

reklamc›l›¤a, sa¤l›ktan sigortaya kadar birçok alana yat›r›m yapm›fl bir isim, Adem

Arslan… Ba¤c›lar’daki Geliflim Hastanesi’nin sahibi olan Arslan, ikinci

hastanesini kurmaya haz›rlan›yor.

‹SMMMO’nun kurucu üyelerinden olan Arslan ile giriflimlerini

konufltuk.

(9)

> >Gülflen Kandemir

O

78 kufla¤›n›n bir temsilcisi…

Gençli¤ini, dünya ve memleketi üzerine söyleyecek sözü oldu¤u bilinciyle geçirmifl. Hayat›na bir devrim özlemi, bir de muhasebe mesle¤i yön vermifl. Daha lise y›llar›nda kendi bürosunu açan Adem Arslan’a, muhasebecilik hayat›nda birçok kap›

açm›fl. Rakamlar›n dünyas›na dald›kça, de¤iflik sektörleri tan›yan Adem Arslan, medyadan inflaata kadar birçok sektöre bugüne kadar yat›r›m yapm›fl. Son gözdesi ise, sa¤l›k. Ba¤c›lar’daki Geliflim Hastanesi’nin sahibi olan Arslan, flimdi ikinci hastanesini kurmak için kollar›

s›vad›.

Adem Arslan kendi ifllerinde gösterdi¤i cesaret ve azmi, mesle¤inin

örgütlenmesinde de göstermifl bir isim.

‹SMMMO’nun kurucu üyelerinden olan Arslan, muhasebe mesle¤inin hak etti¤i yere gelmesi için de yo¤un çabalar göstermifl. ‹SMMMO Yaflam’a konuk olan Arslan Holding Yönetim Kurulu Baflkan›

Adem Arslan ile meslekteki kilometre tafllar›n› konufltuk.

‹STANBUL’DAN TUNCEL‹’YE Adem Arslan 1964, Tokat Refladiye do¤umlu. ‹lk ve ortaokulu Refladiye’nin Hasanfleyh Beldesi’nde okuyan Arslan, beldede lise olmad›¤› için erken yafllarda do¤du¤u topraklardan göçmüfl. Herkesin çal›flmak için geldi¤i ‹stanbul’a o, okumak için gelmifl. Dar gelirli bir ailenin çocu¤u olarak onun pay›na, gündüzleri okumak, geceleri çal›flmak düflmüfl.

‹lk olarak Zeytinburnu ‹hsan Mermerci Lisesi’ne kaydolan Arslan, “O dönemin hareketli liselerinden biriydi. Gençli¤in

“O y›llarda çok lise de¤ifltirdim. Önce Tunceli’ye gidip Tunceli Lisesi’ne kaydoldum. Dersim Katliam›’n› merak ediyordum. Oradaki mücadelelere yak›ndan tan›k olmak istedim. O zamanlar gençli¤in de kan›

kayn›yordu tabii. Biz 78 kufla¤›y›z.

Oradan tekrar ‹stanbul’a döndüm.

‹stanbul’da Bayrampafla Tuna Lisesi’nde, ard›ndan da Beyo¤lu Atatürk Erkek Lisesi’nde okudum.

Daha sonra da Esenler’de ‹brahim Turhan Lisesi’nden mezun oldum. Bu kadar lise gezdi¤ime bakmay›n; 3 y›l içinde mezun oldum.”

sa¤ ve solunun en uçlar›n›n oldu¤u bir liseydi. Oradaki atmosferde tarafs›z kalamayaca¤›m›za göre biz de taraf›m›z› seçtik” diyor.

Taraf›n› seçtikten sonra Arslan daha hareketli bir gençlik geçirmifl.

Arslan’›n anlatt›¤›na göre, önce Aksaray’da Devlis’i (Devrimci Liseliler Derne¤i) kurmufllar. Klikleflmeler sonunda o dernekten ayr›l›p Liseder’i (Liseliler Derne¤i) hayata geçirmifller.

Hatta bu devrimcilik aflk› o y›llarda onu Tunceli’ye kadar yollam›fl. Liseli y›llar›n›n k›sa bir özetini Arslan’dan dinleyelim:

Adem Arslan’›n iki o¤lu var. Büyük o¤lu Erkan, ODTÜ iflletmenin özel bölümünde okuyor. Bu yüzden bir sene Ankara’da bir sene Amerika’da e¤itimini sürdürüyor.

Arslan’›n küçük o¤lu Taner ise bu y›l liseyi bitirdi.

Ça¤dafl ve laik yönetimle gurur duyuyorum

Adem Arslan’a ‹SMMMO’nun çal›flmalar›n› nas›l buldu¤unu soruyoruz. De¤erlendirmesi flöyle:

"‹SMMMO’nun geçmifli çok eskilere dayanmamas›na ra¤men odan›n göstermifl oldu¤u at›l›m› takdir ediyorum. Daha iyi fleyler olaca¤›na da inan›yorum. Kuruluflundan bugüne kadar ça¤dafl, laik ve demokrat kesimin söz ve karar sahibi oldu¤u bir oda yönetimine sahibiz. Bununla da gurur duyuyorum. Eme¤i geçen tüm arkadafllara da teflekkür ediyorum.

Sadece meslek camias›na de¤il, di¤er sivil toplum örgütleriyle olan ba¤lar› da takdirle karfl›l›yorum."

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

(10)

Adem Arslan’›n gündüzleri okurken, geceleri de çal›flt›¤›n› söylemifltik. ‹lk olarak Ca¤aloglu’nda bir matbaada çal›flan Arslan’›n hayat›nda bu iflyerinin önemi de büyük. Yüksel Matbaas›’nda o y›llarda Cem Yay›nlar›’n›n bask›lar›

yap›l›yormufl. Cem Yay›nlar›’nda bask›dan sorumlu olarak çal›flan edebiyatç› As›m Bezirci ile tan›fl›p, onun verdi¤i kitaplar› okumaya bafllam›fl.

“As›m Bezirci’nin bana ilk verdi¤i kitap, Bekir Y›ld›z’›n Reflo A¤a’s›yd›”

diyen Arslan konuflmas›n› flöyle sürdürüyor:

“Hepsini Sivas Katliam›’nda kaybettik.

Hasret Gültekin benim muhasebecilik yapt›¤›m y›llarda ofisime gelip giderdi.

Hem As›m Bey’le hem Hasret Gültekin ile dostluklar›m›z vard›. Sivas Katliam›

beni derinden etkilemifltir.”

Gençlerin üniversite okumaktan çok, ülke ve dünya sorunlar› üzerine dertlerinin oldu¤u y›llarda Arslan da üniversiteyi ikinci plana itmifl. Adem Arslan ilk olarak ‹stanbul Üniversitesi

‹ktisat Fakültesi’ne girmifl. Orada ilk y›l okuyan Arslan daha sonra Spor Akademisi’ne kaydolmufl. “O zaman hareketlilikten dolay› bir yerde durmuyorduk. ‹ki akflam üst üste ayn›

yerde kalmazd›k. O dönemki ruhlar çok farkl›yd›” diye o y›llardaki psikolojisini anlatan Arslan, nihayetinde lisans e¤itimini tamamlayamam›fl. Üniversite y›llar›na gitti¤imizde Arslan, 1977’deki Kanl› 1 May›s’› da alana girmek üzereyken yaflad›¤›n› anlat›yor. Arslan,

“O y›llarda çat›flmalar günlük

yaflam›m›z›n bir parças› olmufltu. Bugün Lübnan ve Filistin’e bakt›¤›m›z zaman o

günleri hat›rl›yorum” diye konufluyor.

Peki Adem Arslan’›n muhasebe mesle¤iyle yolu nas›l kesiflmifl? Onun hikayesini de kendisinden dinleyelim:

“Ben lisede okurken gece çal›flt›¤›m matbaadan iflten at›l›nca, F›nd›kzade’de bir otele ön büro eleman› olarak girdim.

Otelde müflteri olarak kalan

muhasebeci Mehmet Aslan’la tan›flt›m.

Mesle¤e, halen ‘manevi babam’

diyebilece¤im Mehmet Aslan

a¤abeyimizin Bayrampafla’daki ofisinde çal›flarak bafllad›m. Mehmet Aslan halen kendisi mesle¤ini çok seven bir üstadd›r. O zamanlar Belde Muhasebe diye geçerdi. O arada akflam kurslar›

vard›, onlara kat›ld›m. Daha sonra kendi ofisimi kurdum.”

‹LK OF‹S‹N‹ 1979’DA AÇTI 1979 y›l›nda ilk ofisini Esenler Lisesi’nde ö¤renciyken açan Adem Arslan, ilk y›llarda iflini oldukça gelifltirmifl. Ancak tam meslekte biraz h›z kazanm›flken, bu kez de 12 Eylül darbesi önünü kesmifl. O y›llar›

hat›rlamaya bafllad›¤›nda “Bir keresinde tam 146 gün gözalt›nda kald›m” diyen Arslan, 30’a yak›n da gözalt›na al›nm›fl. O y›llardaki kötü an›lar›n› bir kenara iten Arslan, bugün iyimser bir bak›fl aç›s›yla flunlar›

söylüyor:

“O zamanlar Selimiye K›fllas›’nda beni yarg›layan savc› ile bugün ahbapl›k kurduk. O zamanki sistemin alternatifi olarak kendimizi görüyorduk. fiimdi ise sistemle bütünleflen, sistem savunucusu olduk. O zaman birbirleriyle çat›flanlar bugün bir masa etraf›nda topland›.

zirvedekiler: adem arslan

Çiftli¤inde yafl›yor

Adem Arslan’›n en büyük mutlulu¤u, çiftli¤inde geçirdi¤i saatleri. Vardarl›

ailesinin Silivri Seymen Köy’deki çiftli¤ini 2000 y›l›nda alan Arslan’›n kendi elleriyle dikti¤i a¤açlar 7 yafl›na girmifl. Arslan her gün çiftli¤ine gidip geliyor. Kimi zaman traktör kullan›yor, kimi zaman bisikletine biniyor. Kimi zaman da yeni do¤an bir kuzuyu seviyor.

"Topra¤› ve do¤ay› seviyorum" diyen Arslan, flöyle konufluyor:

"Anadolu’dan gelmifl bir fert olarak köy yaflam›n› özlemekle birlikte, köyde yaflama flans›m›z hemen hemen yok. Bu yüzden ben de ‹stanbul’a yak›n bir yerde bu çiftli¤i almay› tercih ettim. Art›k ço¤u zaman›m› da burada geçiriyorum."

(11)

Dünya çok de¤iflti. fiu anda toprak alt›nda yatan çok dostlar›m var. Biz o zaman ölümü paylafl›yorduk. fiimdi insanlar elindeki simidi paylaflm›yorlar.”

Bütün yaflad›klar›na ra¤men muhasebe mesle¤ini sürdüren Adem Arslan, bu meslek kanal›yla da çeflitli ifl kollar›n›

tan›m›fl. Hangi ifl kollar›nda istikrar- istikrars›zl›k oldu¤unu kolayl›kl›

saptayan Arslan, hangi alanlar›n geliflece¤ini de görmüfl. 1983’teki imar aff› ile birlikte inflaat patlamas› olunca da kendisini müteahhit olarak bulmufl.

Hem konut yapm›fl, hem de ald›¤›

ihaleleri gerçeklefltirmifl. Haliç Y›k›mlar›’nda bizzat görev alm›fl.

Yaklafl›k 8 y›l muhasebecilikle müteahhitli¤i birlikte yürüten Arslan, reklam ajans› ve sigorta flirketi de kurarak, ekonomik faaliyetlerini geniflletmifl. Kendi deyimiyle esas sermayeyi de inflaat ifllerinden yapm›fl.

YEN‹DEN ‹NfiAAT

Asl›nda Arslan inflaat ifllerine ara vermifl ama 17 A¤ustos depremiyle birlikte yeniden sektöre girme karar› alm›fl.

Bunda da depremde yaflad›¤› korkunun ve sonras›nda duydu¤u kayg›lar›n pay›

büyük. Bahçeflehir’de çok katl› binalarda oturan Arslan depremden sonra evine girmemifl ama nas›l bir yerde

yaflayabilece¤ini de araflt›rmaya

bafllam›fl. Marmara Sahili’ndeki arsas›na, Amerika’dan ithal çelik konstrüksiyonlu villalar yapmaya bafllam›fl. Silivri K›nal›’da çelik konstrüksiyonlu 30 villa yapan Arslan, yak›nda villalar›n sat›fllar›na bafllamay› düflünüyor.

Türkiye’nin ilk özel radyo

ayr›ld›. Ben, yanl›fl da olsa bir yola girmiflsem o yolun sonuna kadar gitmek isterim. Bu özelli¤im nedeniyle sonuna kadar gidip, hastaneyi açt›k.

Kurdelam›z› da o zaman›n D›fliflleri Bakan› ve Baflbakan Yard›mc›s› Deniz Baykal kesti.”

Geliflim Hastanesi, 8 katl›. Aç›k kalp ameliyatlar› d›fl›ndaki tüm ameliyatlar›

yapabilecek altyap›s› olan hastanede, günlük 500-600 poliklinik hastas›na bak›l›yor. Geliflim Hastanesi’nin 24 saat hizmet veren 200 personeli var.

Sa¤l›k sektöründe 12 y›l› geride b›rakan Arslan, “Bu sektörün bir tak›m

s›k›nt›lar›n› yafl›yoruz ama bir taraftan da insanlar›n dertlerine merhem olabilmenin manevi hazz›n› da yafl›yoruz. Zaten sa¤l›k ve e¤itim sektörüne müteahhit gözüyle bakmak do¤ru de¤il. Bizden sonra aç›lan

sa¤›m›zdaki solumuzdaki birçok hastane kapat›ld›, kapand›. Biz y›k›lmad›k ayaktay›z” diye geçen y›llar› özetliyor.

Adem Arslan’›n sa¤l›k sektöründe, yeni aç›l›mlar› da var. Geliflim Hastanesi’nin hemen yan›ndaki 2 bin metrekarelik arsas›na yeni bir hastane yapmak için kollar› s›vayan Arslan, projelerin tamamland›¤›n› söylüyor. Yeni yat›r›m›yla ilgili flu bilgileri veriyor:

“Bu y›l›n sonunda yeni hastanemizin temelini ataca¤›z. Hastanemiz 12 bin metrekare kapal› alana sahip olacak. Bir y›lda binan›n yap›m› biter. 2 y›l içinde de hastaneyi açar›z. Yeni hastanemiz 100 yatakl› olacak. Aç›k kalp ameliyatlar›n›n yap›labilece¤i, helikopter ambulans›n›n dahi bulunaca¤› bir hastane olacak.”

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

‘Sivil örgütlenmenin lokomotifi olduk’

Adem Arslan, ‹SMMMO’nun kurucular›ndan… 1991 y›l›na kadar da meslek mensuplar›n›n örgütlenmesi için mücadele veren isimlerden biri olmufl Adem Arslan, o y›llarda örgütlenmede nereden nereye geldiklerini flöyle özetliyor:

" Meslek camias›nda çok nitelikli, yetenekli arkadafllar›m›z var. Bizim örgütlememiz amatör ruhlayd›. Bir beklenti, bir hiyerarfli yoktu. Biz bafllamadan önce kurulmufl ve aktif olmayan dernekler vard›. Anadolu’da tek tük meslek mensuplar›yla ilgili dernekler kurulmufltu. ‹stanbul’da da aktif olmayan Mali Müflavirler Birli¤i Derne¤i vard›. Bunun merkezi bir örgütlenmeye çekilmesinin daha iyi olaca¤›n› düflünerek, önerdik. Bu konuda taraftar toplad›k. Orada tek tek kurulmufl olan dernekleri flubelefltirerek Ankara’y› bir merkeze ba¤l› olarak flubeleflme hareketine gittik, baflar›l›

olduk. 12 Eylül sonras› sivil örgütlenmenin lokomotifi olacak konumdayd›k.

O zamanlar meslek odalar›, demokratik kitle örgütleri temsilcileriyle bir araya gelerek sivil toplum örgütleri koordinasyonu oluflturmufltuk. Onlar›n sekreteryas›n› da biz üstleniyorduk. CMUK ile ilgili medyaya bas›na konuflan bizlerdik. Sivil örgütlenmede amatörce, elimizdeki olanaklar ölçüsünde üzerimize düfleni yerine getirdi¤imizi düflünüyoruz. 1991’li y›llara kadar ben aktif olarak devam ettim. Zaten odam›z (‹SMMMO) 1990 y›l›nda kurulmufltu ve ben müteflebbis heyetinde kurucu sekreterdim."

kurucular›ndan biri de yine Adem Arslan. Eski ad› Esenler FM olan Radyo Umut’un kurucusu olan Arslan, orada ilk Kürtçe müzi¤i de çald›klar›n›n da alt›n›

çiziyor. Bir ara televizyon al›p medyaya girme niyeti de olan Arslan, “Sektördeki dejenerasyonu görünce girmekten vazgeçtim” demekle yetiniyor.

SA⁄LI⁄A YATIRIM

Adem Arslan’›n ifl hayat›ndaki son gözdesi ise sa¤l›k… 1995 y›l›nda Ba¤c›lar’da Geliflim Hastanesi’ni hayata geçiren Arslan, sa¤l›k sektörüne giriflini flöyle anlat›yor:

“Bir doktor arkadafl›m vard›. Sa¤l›k sektörüne onun vesilesiyle girmek durumunda kald›m. Doktor arkadafl›mla yola ç›kt›m ama hastaneyi açma

aflamas›na kadar bu iflin mali portresinin büyük olmas› nedeniyle o arkadafl›m

(12)

Çocuklar doyumsuz, suça e¤ilimli, sald›rgan, sab›rs›z, bencil…

Genç k›zlar, Deniz Akkaya burnu;

Anjelina Jolie duda¤› yapt›rma peflinde…

Delikanl›lar›n damar›n› kesseniz sar›-lacivert, sar›- k›rm›z›, siyah- beyaz ak›yor.

Kad›nlar günde 4.5 saatlerini televizyonun bafl›nda geçiriyor.

Erkekler de farkl›

de¤il… Kimi dizikolik, kimi futbolkolik… "Bizi kim bu hale getirdi?" diyenlere uzmanlar ‘popüler kültür’ yan›t›n›

veriyor.

ir ilçe belediyesinde memur olarak çal›flan Aysun Han›m’a, sabah servis arac›nda hemen yan koltukta oturan mesai arkadafl›

heyecanl› bir ses tonuyla soruyor: “Sence bu akflam ne olacak? Mehmet, Duru'nun suçsuz oldu¤unu anlayacak m›?”. Aysun han›m k›zg›n tav›rla yan›tl›yor: “O Mehmet'in cad› annesi yok mu? Her fley O'nun bafl›n›n alt›ndan ç›k›yor. B›rakm›yor ki gençler birbirine kavuflsun...”

Az sonra yüzü as›lm›fl bir flekilde araca binen Elif Han›m da bu sohbete ortak oluyor... Elif Han›m, akflam komflusunun misafir olarak gelece¤ini, diziyi rahat izlemeyece¤i için can›n›n s›kk›n oldu¤unu anlat›yor:

“Off ya, unuttum dizinin bugün oldu¤unu. Buyrun gelin dedim...” Bunun üzerine arkadafllar› Elif Han›m’a tak›l›yor: “Art›k yar›n biz sana anlat›r›z...”

Arka koltukta ise bambaflka bir “heyecan” rüzgar› esiyor.

‹ki gün sonra oynanacak Befliktafl-Fenerbahçe maç›n›n nas›l bitece¤iyle ilgili tahminler havada uçufluyor. “Göreceksin biz kazanaca¤›z” diye bafllayan çok say›da cümle art arda s›ralan›yor... Befliktafll›lar, Fenerbahçeliler hemen birbirleriyle iddiaya giriyor.

Kimi yeme¤ine, kimi gömle¤ine...

Televizyonu B

kapa, yaflam›

aç...

>> Defne Do¤an

(13)

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

15 <

Sabah servis arac›nda bafllayan bu sohbetler ö¤le yeme¤i s›ras›nda da devam ediyor.

Ö¤leden sonraki zaman dilimi zar zor da geçse akflam saatleri yaklaflt›kça Aysun Han›m ve

arkadafllar›n›n içi

k›p›r k›p›r oluyor. Ve nihayet mesai bitiyor... Aysun Han›m akflam servis arac›ndan inerken arkadafllar›na fark›nda olmadan o gün yedinci kez ayn› fleyi

söylüyor: “Bu akflam dizi çok

heyecanl›

olacak...” Eve girer girmez daha önceden haz›rlam›fl oldu¤u yemekleri oca¤a koyuyor.

Efli Burak Bey ve lise ö¤rencisi k›z› Buket gelince de hemen sofraya

oturuyorlar. Yemek yerken, üçü de ayn› korkuyu düflüncesinde dillendiriyor:

'Umar›m bu akflam kimse misafir olarak gelmez.'

TV’Y‹ KAPATIP YAfiAMI AÇIYORLAR

Televizyonlar›n "rating getiren herfley mübaht›r" anlay›fl›yla yay›nlad›¤›

programlar dünyan›n dört bir yan›nda tepkiyle karfl›lan›yor. fiiddet, pornografi ve manipülatif görüntülerin yo¤un olarak kullan›ld›¤› televizyon programlar›n›n bir süre sonra "kolik"lik oluflturdu¤u ve insanlar›n televizyonun esiri haline dönüfltü¤üne dikkat çekmek ve televizyon izlemenin d›fl›nda bir yaflam›n oldu¤unu hat›rlatmak amac›yla 1995 y›l›ndan bu yana, tüm dünyada Nisan ay›n›n son haftas›nda, televizyonlar kapat›l›yor, yaflam›n penceresi aç›l›yor. Tüketiciler Birli¤i’nin organizasyonuyla Türkiye’de de bu y›l Nisan ay›n›n son haftas›nda 6. kez yap›lan "Turn Off TV/Turn On Life-TV Kapa/Yaflam› Aç" kampanyas›, televizyonun bilgilenme, haber alma ve e¤lenme gereksinimini karfl›lama ifllevinin d›fl›na ç›kmas›na bir tepki eylemi. Kampanya; flark›c›, dans yar›flmalar›n› fliddet, alkol ve sigara görüntüleriyle doldurulmufl dizileri, intihar ve cinayetlere neden olan kad›n programlar›n› protesto niteli¤i tafl›yor.

kapak

(14)

Yemek yenildikten sonra ise her zaman oldu¤u gibi aile üyeleri “kendi dünyalar›”na çekiliyor. Evde 3 televizyon olmas› tart›flmalar›n önü kesmifl. Aysun Han›m, diziyi seyretmek için mutfakta kal›rken, Burak Bey yar›flma program›n› takip etmek için salonun, Buket de magazin program›n› izlemek için odas›n›n yolunu tutuyor...

Aysun Han›m, Burak Bey ve k›zlar› Buket, arada reklam girdikçe birbirlerini ziyaret ediyorlar...

'KOL‹K' YAfiAMLAR E¤er siz de saatlerce televizyonun karfl›s›ndan kalkam›yorsan›z; dizi, magazin programlar› ya da futbol maçlar›n› seyretmekle kalmay›p daha sonra bunlar üzerine arkadafllar›n›zla saatlerce konuflmaktan zevk al›yorsan›z; dizideki karakter ya da taraftar›

oldu¤unuz futbol tak›m›n›n oyuncusunu kendinize imaj olarak belirleyerek onun gibi saç›n›za flekil veriyor, onun gibi giyiniyorsan›z, art›k popüler kültürün etki alan›na girmiflsiniz demektir...

Endüstriyel dünyada neredeyse tüm kitle iletiflim araçlar› “popüler kültürü”

pompal›yor. Üç - befl günde yarat›lan “sanatç›”lar, ofsayt - k›rm›z› kart tart›flmalar›

bir anda kitlelerin gündemi

haline geliyor. ‹lginç olan bu durumdan flikayet edenler bile f›rsat›n› yakalad›¤›nda koltuklar›na kurulup ekran›n karfl›s›na geçiyorlar.

Art›k günlük hayat

“kolik”lik yaratan programlara göre ayarlan›yor. Evlerde ö¤ün kavram› ortadan kalk›yor.

Yemek saatleri; dizilerin, yeni y›ld›zlar yaratma iddias›yla yola ç›kan yar›flma programlar›n›n, futbol maçlar›n›n bafllama saatine göre ayarlan›yor. Sadece izlemek de yetmiyor. Ertesi gün, arkadafllarla bu konularda uzunca bir sohbete kat›lmak gerekiyor.

Zaten arkadafllar bunun için var!

POPÜLER AKIMLAR

“Popüler”e yönelik tutku, yeni ak›mlar› da beraberinde getiriyor. Dizilerde bir iki k›z›l saçl› oyuncunun boy göstermesi sokaklar›n rengini bir anda

de¤ifltirebiliyor. Otobüste, okulda, iflyerinde, saç›n›

k›z›la boyatan çok say›da kifli dikkat çekmeye bafll›yor.

Ya da genç k›zlar, gazetelerin, dergilerin magazin sayfalar›ndan kestikleri küpürlerle Deniz Akkaya burnu, Anjelina Jolie duda¤›, Seda Sayan gö¤sü yapt›rmak için estetik uzmanlar›n›n kap›s›n›nda s›raya girebiliyor. Yine ayn›

flekilde “popüler” olan›n etkisiyle Cansu Dere'nin

“S›la” adl› dizide kulland›¤›

tavuskuflu tokas› ya da

“Avrupa Yakas›” adl› dizide Peker Aç›kal›n'›n

canland›rd›¤› Gaffur

Engin Sümer (20)

MAÇI ‹ZLEYEMEZSEM EKS‹KL‹K H‹SSED‹YORUM

Koyu bir Fenerbahçe taraftar›y›m. ‹mkan buldukça stada maç izlemeye giderim, e¤er gidemezsem mutlaka televizyondan izlerim. Fenerbahçe maçlar›n›

seyredemedi¤im zaman bir eksiklik hissediyorum. Bu nedenle maçlar› kaç›rmamak için elimden geleni yap›yorum. Fenerbahçe maçlar› oldu¤u gün tüm planlar›m›

bunun üzerine yap›yorum. Maçtan önce d›flar› ç›kmam. Futbol maçlar› sonras›nda da saatlerce maç hakk›ndaki yorumlar› izlerim. Hafta sonlar› toplam en az 7 saatim futbolla geçiyor. E¤er yenilirsek o gece yatmak zor oluyor benim için. Çünkü ertesi gün Galatasarayl› ya da Befliktafll› arkadafllar dalga geçiyorlar. Yar›n üzerime geleceklerini düflündükçe uykum kaç›yor. Tabi onlar›n tak›mlar› yenilince de bu kez biz onlarla dalga geçiyoruz. Taraftar olman›n zevki de burada.

Hülya Akkufl (34)

TELEV‹ZYON EN BÜYÜK E⁄LENCEM‹Z

Günde ortalama 4 - 5 saat televizyon izliyorum. Televizyon en basit ve ucuz e¤lence arac› benim için. Düzenli olarak en fazla Türk dizilerini izliyorum. "Hat›rla Sevgili", "Yaprak Dökümü", "Ac› Hayat" en be¤endiklerim. fiu s›ralar dizilerin tatilde olmas› nedeniyle bir boflluk hissediyorum. Dizilerin yaz aylar›nda neden ara verdiklerini de bir türlü anlayam›yorum. Dizi izlerken en çok can›m› s›kan fley reklamlar›n fazla olmas› oluyor. Bazen elektrik kesintisi gibi kötü sürprizler de oluyor. O zaman dizinin ilerledi¤ini ve o s›rada olanlar› göremedi¤imi düflündükçe kahroluyorum. Ertesi gün arkadafllardan dizi hakk›nda uzunca bilgi alsam da yine de baz› ayr›nt›lar›n anlat›lmam›fl oldu¤u ve diziden geri kalm›fl oldu¤um düflüncesine kap›l›yorum.

(15)

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

17 <

karakterinin giydi¤i kal›n çizgili pijamalar bir anda tüm Türkiye'de yok satabiliyor. Yurtta “Gaffur Pijama Partileri” düzenleyen gençler, efline bu

pijamalardan giydirmek isteyen kad›nlar sayesinde pijama satan dükkanlar stoklar› eritiyor... Böylece internetin, gazetelerin, radyolar›n da deste¤iyle yarat›lan pazarlama stratejisi ayn› zamanda diziyi/program› gündemde tutarak, reklam›n›n yap›lmas›n› sa¤l›yor.

EKRAN KARfiISINDA 14 YIL GEÇ‹R‹YORUZ RTÜK taraf›ndan yap›lan araflt›rmalar Türkiye'de bir kiflinin günlük televizyon izleme süresinin ortalama 4 saat oldu¤unu ortaya koyuyor. 75 y›lda günde 270 dakika televizyon izleyen bir kiflinin toplamda 14 y›l›n›n televizyon karfl›s›nda geçti¤i düflünüldü¤ünde durumun ne kadar çarp›c› oldu¤u ortaya ç›k›yor. Halk›n yüzde 45'i televizyonu salona

koyuyor, yüzde 30'u da mutfakta bulunduruyor. 15- 24 yafl›ndaki gençler, daha az televizyon izliyorlar ve yafll›lar çok ra¤bet ediyorlar.

5 yafl›ndaki bir çocuk, bir üniversite ö¤rencisinin okulda geçirdi¤i zaman›

televizyon karfl›s›nda geçiriyor.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) kad›n izleyicileri mercek alt›na alan araflt›rmas› çarp›c›

sonuçlar ortaya koyuyor. 21 ilde, 18 ve daha yukar›

yafltaki toplam 4086 kad›n›n kat›l›m›yla gerçekleflen ve sonuçlar›

geçen may›s ay›nda aç›klanan araflt›rmaya göre kad›nlar günde ortalama 4.5 saat televizyon izliyor.

Yaklafl›k yüzde 20’lik bir kitle 6 saat veya daha fazla televizyon izliyor. Kad›nlar en çok yerli dizileri seyrediyor. Bunu haber bültenleri, kad›n programlar›,

müzik/e¤lence/talk show programlar› takip ediyor.

E¤itici programlar ile sa¤l›k

programlar› ise kad›nlar taraf›ndan en az izlenen program türleri. En çok ilkokul mezunu kad›nlar ile ev han›mlar› yerli dizileri ve kad›n programlar›n› izliyor.

Kad›nlar›n hemen hemen yar›s› sabah ve gündüz kufla¤›ndaki kad›n

kapak

‹fiTAH KABARTAN SEKTÖR: FUTBOL

Türkiye'de futbol, diziler, magazin programlar›, yar›flmalar ald›klar› ratinglerle milyarlarca dolarl›k reklam pastas›n›n nereye akaca¤› konusunda belirleyici oluyor.

Sadece diziler, 500 milyon YTL ile, kanal, yap›mc› ve reklamc›lar›n ifltah›n› kabartan büyük bir sektör. Art›k bir endüstri haline gelen futbol ise çok daha büyük bir pazara sahip. Taraftarlar sadece kan›n›n sar› - k›rm›z› ya da siyah - beyaz akt›¤›n›

söylemekle kalm›yor, tak›mlar› için para harcamaktan da geri kalm›yorlar. Futbol kulüpleri her sezon oyuncular›n› yeni modelde formalarla sahaya sürerek, taraftarlar›n bu yeni formalardan sat›n almas›n› sa¤lamaya çal›fl›yor. Yine "y›ld›z oyuncu" olarak yurtd›fl›ndan transfer edilen futbolcular, hem tribünlere taraftar çekmeye hem de forma sat›fllar›n› artt›rmaya yönelik oluyor. 'Futbol Ekonomisi' ve 'Endüstriyel Futbol' adl› kitaplar›n yazar› Tu¤rul Akflar'a göre, Türkiye'de futbol kulüplerinin gelirleri toplam 500 - 600 milyon dolar, toplam futbol ekonomisi ise 5 milyar dolar. Futbol sektörünün en büyük gelir kalemleri ise bilet sat›fllar›, naklen yay›n gelirleri ve logolu ürünlerden elde edilen sat›fllar... Dünyada toplam 200 milyar dolarl›k futbol ekonomisi ise Türkiye'nin milli has›las›n›n yaklafl›k yar›s›na denk geliyor... Herkesin kat›l›m›na aç›k olan futbol taraftarl›¤› bugün Türkiye'de çok genifl kitlelerce hayat tarz› olarak benimseniyor. fiu s›ralarda Süper Lig'in bafllayaca¤›

günleri iple çeken futbol müptelalar›, televizyon bafl›nda ya da statta tak›m›na verece¤i destek için sab›rs›zlan›yor. Hayaller, beklentiler ayn›: fiampiyon olmak...

programlar›n› izlemekte. En çok dul ve boflanm›fl, ard›ndan ise evli kad›nlar bu programlar› daha çok izliyor. En az izleyenler ise bekar kad›nlar. E¤itim düzeyi artt›kça kad›n programlar›n›n izlenme oran›nda azalma görülüyor.

(16)

KOMfiUNUN DED‹KODUSU YAPILAMAYINCA...

Bir maddeye, cinselli¤e, al›flverifle, futbola,

bilgisayara ya da televizyona ba¤›ml› olman›n esas itibariyle asl›nda ayn› fley oldu¤unu belirten Uzman psikiyatrist Dr. Cem Atakl›

“Ba¤›ml›l›klar özünde hazza yönelik oluyor. Kifliler kendilerini ödüllendirerek, hayat›n s›k›nt›lar›ndan uzak kalmaya çal›fl›yor” diyor.

Bilgisayar ve televizyon karfl›s›nda fazla zaman geçiren insanlar›n gerçek iliflkilerden koptu¤unu belirten Atakl›, büyük kentlerde komfluluk iliflkilerinin azalmas›n›n bu durumun sonuçlar›ndan oldu¤unu ifade ediyor.

Atakl›, magazin tarz›

programlar›n en çok seyredilen programlardan olmas›n› ise flöyle aç›kl›yor:

“Bu tür programlar›n çok izleniyor olmas›n›n nedeni yald›zl› hayatlar›n herkesin ilgisini çekmesi. Art›k komflunun dedikodusu yap›lam›yor. Çünkü komfluluklar azald› büyük kentlerde. O yüzden baflka dedikodular› duyup, dedikodu ihtiyac›

karfl›lanmaya çal›fl›l›yor.”

Magazin hayat›n›n bu kadar

ön planda olmas›n›n toplumsal zararlar› da oldu¤unu ifade eden Atakl›, insanlar›n kafas›nda çok ciddi bir kokuflmufllu¤un var oldu¤u izlenimi yarat›ld›¤›na dikkat çekiyor. Atakl›, “Yani say›s› birkaç bini

geçmeyecek bir kesimin yaflant›s›, sanki Türkiye'de çok genel bir kesimin yaflant›s›ym›fl gibi sunuluyor.

Baz› kesimler de bunu karfl›

propaganda yapmak amac›yla kullan›yorlar.

‘Ahlak elden gidiyor, namussuzluk dizboyu’ gibi propagandalar, bu magazin programlar›

sayesinde ortaya konuyor”

saptamas›n›

yap›yor.

Televizyon dizilerinden en fazla

etkilenenlerin sosyokültürel düzeyi düflük olan insanlar oldu¤unu belirten Atakl›, bu kesimin

hayali karakterlerle gerçek karakterler aras›ndaki fark›

ay›rt etmekte de zorluk çekti¤ini kaydediyor. Atakl›, bu nedenle dizideki

karakterlere öykünen

kiflilerin, o filmdeki olaylar›

gerçek hayatta uygulamaya bafllad›klar›n› ifade ediyor.

1980'L‹ YILLAR...

Psikolog Dr. Ayla Dönmez'e göre bireyin sadece

medyan›n “sundu¤u” fleylere odaklanmas›na; insan›n kendisini de¤erli

hissetmesine yönelik e¤itim sistemi ve yaflam biçiminin olmay›fl› yol aç›yor. Popüler kültür denilen yaflam biçiminin bireylere, bir tak›m insani de¤erleri yitirmeyi ve bencil olmay›

afl›lad›¤›n› belirten Dönmez, bu durumun daha çok 1980'li y›llardan sonra Türkiye'de görülmeye baflland›¤›n›na vurgu yap›yor.

Dönmez, “O dönem televizyonda yay›nlanan Amerikan filmlerinde çok belirgin bir replik vard›: 'Benim sorunum de¤il.' Yani aile içindeki bir olayda bile anne ya da çocuk veya arkadafl birbirine derdini anlatt›¤›

zaman 'Bu benim sorunum de¤il, senin sorunun' gibi bir mesaj veriliyordu.” diye konufluyor.

TÜKET‹M KÖLES‹ OLDUK Sosyal s›n›f ayr›m›

yapmadan her kesimi etkisi alt›na alan popüler kültür;

giyimden yeme¤e, müzikten e¤lenceye, k›sacas› hayat›n her alan›nda “tüketim köleleri” yarat›yor. Büyük al›flverifl merkezlerini

“yükselen de¤er” olarak yans›tan popüler kültür anlay›fl› bir yandan da markalar› pompal›yor. “fiu marka giyiniyorum, flu marka cep telefonu kullan›yorum” fleklinde ifadeler art›k daha çok

HAYAL B‹LE DAHA ÇOK TÜKET‹L‹YOR

Popüler kültürün, günümüzde tüm dünyay› egemenli¤i alt›na alm›fl durumda oldu¤unu belirten sosyolog Profesör Emre Kongar'a göre önce kitap ve gazete, sonra radyo, daha sonra sinema, televizyon ve bilgisayar, art›k insanlar›n tüm davran›fllar›n› etkileyen, bir popüler kültür anlay›fl›n›

yaflam›n bütün alanlar›nda yürürlü¤e koydu. Kongar, yemekten giyime, çal›flma yaflam›ndan e¤lenceye kadar hayat›n her alan›nda tutum ve davran›fllar›n popüler kültürün belirledi¤ini ifade ediyor.

Popüler kültürü, genifl halk kitlelerinin benimsedi¤i kültür olarak tan›mlayan Kongar, "‹flin içine genifl halk kitleleri girince, do¤al olarak hem seviye düflüyor, hem de temel hak ve özgürlüklerden sapma olas›l›klar› art›yor. Bu durum iflin olumsuz yan›. Ama bir de olumlu yan› var: Popüler kültür sayesinde genifl halk kitleleri, seviyesi ve niteli¤i ne olursa olsun, kültür ögelerini, yani sanat ve edebiyat› çok daha fazla, eski zamanlarda hayal dahi edilemeyecek miktarlarda, kitlesel düzeyde tüketmeye bafll›yor" diyor.

Uzman psikiyatrist Dr. Cem Atakl›

Prof. Emre Kongar

(17)

Kas›m/Aral›k 2006 <‹SMMMO YAfiAM

19 <

kullan›l›yor. Çünkü kiflilerin marka tercihleri, kendilerine tan›mlad›klar› kimli¤in yans›mas› oluyor. Ayn›

kalitedeki kot pantolon üçte biri fiyat›na al›nabilecekken tercih edilen, pahal› marka oluyor. ‹çinde bulunduklar›

sosyal ortamdan d›fllanmay›

göze alamayan kifliler, marka tercihlerini yaparken hem arkadafl çevresinden, hem de reklamlardan etkileniyorlar.

Yerli ürün almaktan kaç›nan gençlerin tercihlerinde ithal ürün hayranl›¤› ve marka özentisi belirleyici oluyor.

Psikolog Dr. Ayla Dönmez’e göre, magazin programlar›, diziler insani de¤erlere odakl›

olmayan “tüketim sistemi”ne hizmet ediyor. ‹nsanlar›n, daha genifl perspektifte düflünme, irdeleme, tart›flma becerisini e¤itim s›ras›nda alamad›klar› için bunlara çok daha kolay ba¤lanabiliyor.

Devam›n› Dönmez’den dinleyelim:

“Neden, niçin deme bilincine varamam›fl toplum bireyleri, var olanla yetinebilirler;

sunularlar çerçevesinde yaflam kurabilirler. Kumandaya bast›¤›n›z zaman bir dolu dünya karfl›n›zda. Orada sunulanlar ürünlerin kalitesi s›n›rl›ysa siz de s›n›rl›

uyaranlarla karfl› karfl›ya kal›yorsunuz ve sürekli izlenen bu model davran›fl ve tutumlar yaflama geçerek al›flkanl›k haline geliyor. Yani ilkel, anl›k zevklere yönelik bir bak›fl aç›s› gelifltiriliyor.”

YEMEK VE MÜZ‹K DE FARKLI

Popüler kültür anlay›fl› yeme - içme tercihlerini de etkiliyor. Araflt›rmalara göre günümüzde 15 - 18 yafl grubundaki gençlere “kola m› ayran m›” tercihi

soruldu¤unda yüzde 70'i kolay› tercih ediyor. Coca Cola ile “hayat›n tad›”n›

alan popüler kültürün esirleri, fast food tarz›

yiyeceklerle kar›nlar›n›

doyurma yoluna gidiyorlar.

Toplumda kilolu insanlar›n artmas›na neden olan bu yaflam tarz›, buna da bir çözüm

sunmaktan geri

kalm›yor: Yüksek ücretler karfl›l›¤›nda zay›flama formülleri... Böylelikle sonu gelmez tüketim köleli¤i zinciri kesintisiz olarak devam ettiriliyor.

“Geçici olmak” popüler kültürün en büyük

özelliklerinden biri…

Müzikte 3- 5 ayda bir ikonlar›n› de¤ifltiren popüler kültür anlay›fl› yaz aylar›nda bir flark›c›y›, sonbaharda

baflka bir flark›c›y›

“Türkiye'nin y›ld›z›” olarak halka sunuyor. Bu yapay y›ld›zlar›n,

“›fl›¤›”ndan mahrum kalmak istemeyenler onlar›n albümlerini al›yor, konserlerine giderek foto¤raf çektirebilmek, bir imza alabilmek için gözyafl›

döküyor... O kiflinin baflrol oyuncusu oldu¤u diziler izleniyor... Odalarda duvarlar›, o y›ld›z›n

posterleri süslüyor... Mevsim de¤iflince, “eski” olan y›ld›z›n posteri indiriliyor, yenisi as›l›yor.

ÇOCUKLAR DOYUMSUZ BÜYÜYOR

Çocuklar›n zamanlar›n›n büyük bir k›sm›n› ekran karfl›s›nda geçirmesi, beyinlerinin geliflimi üzerinde olumsuz etkiler yap›yor. Fazla televizyon seyretmek analitik düflünme, okuma ve dil geliflimi için önemli olan sol yar›mküre sistemlerinin uyar›lmas›n› azaltabiliyor. Uzmanlar, ebeveynlerin televizyonu çocuklar› oyalama amaçl› kullanmamalar› ve çocuklara 2 yafl›na kadar televizyon seyrettirmemelerini öneriyor. Televizyon kanallar›nda yay›nlanan dizi ve programlar›n çocuklar üzerinde pop flark›c›s›, mafya lideri, fliddeti onaylayan tiplemeler gibi popüler kimlikler oluflturdu¤una dikkat çeken psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan böylece, suça e¤ilimli, sald›rgan, sab›rs›z, bencil, çocuklar›n ortaya ç›kt›¤›n› vurguluyor. Tarhan "Zaman›n›

televizyon karfl›s›nda geçiren çocuk, arkadafllar›yla etkileflim içinde olamad›¤›

gibi mutsuz, doyumsuz ve yaln›z birer birey olarak büyüyor" diye konufluyor.

kapak

Psikolog Dr. Ayla Dönmez

(18)

gündemin sesi: orhan erinç

(19)

>> Defne Do an

O

rhan Erinç… Türkiye'de medya ile az çok ilgisi olan herkes bu ismi tan›yor. Bu tan›nm›fll›kta onun çekirdekten yetiflme gazeteci olmas›n›n yan›nda, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin (TGC) baflkanl›¤›n› uzun y›llard›r yürütmesinin de pay› büyük. Halen Cemiyet'in yay›mlad›¤› Bizim Gazete'nin de imtiyaz sahibi olan Erinç, polis-adliye muhabiri olarak 1950'li y›llarda bafllad›¤› gazetecilik mesle¤inde patronluk dahil bütün s›fatlar› kulland›. 2001 y›l›ndan beri Cumhuriyet Gazetesi'nde köfle yazarl›¤› yap›yor.

1960'l› y›llar›n siyasi gündeminde Son Posta'da çok genç yaflta istihbarat flefli¤i yapan Orhan Erinç ile medyan›n dününü ve bugününü konufltuk.

Gazetecilik mesle¤ine nas›l bafllad›n›z?

1950'li '60'l› y›llar›n ortam›nda nas›l bir tabloyla karfl› karfl›yayd›n›z?

Orhan Erinç:Teyzemin o¤lu Mithat

Serto¤lu, Cumhuriyet'in ilk on y›l›nda 1930'lu y›llarda Son Posta'da

gazetecilik yap›yordu, yaz›lar yaz›yordu. 1950'li y›llarda beni 21 yafl›ndayken beni Son Posta'ya götürdü. O zaman ifle bafllayacak kifli

“polis-adliye muhabirli¤i”ne al›n›rd›;

çünkü bu alan› baflar›rsa zaten di¤er bütün alanlarda gazetecilik

yapabilece¤i düflünülürdü. Ben de buradan bafllad›m. Tabii o zaman gazetelerde flimdiki kadar birim yoktu.

Her alana bakan birer muhabiri olurdu gazetelerin; polis-adliye, maarif (milli e¤itim) ve üniversiteler, deniz yollar› ve tekel (ekonomi) ile d›fl haberler. Bir de belki yurt haberler. Gazeteler tek bask›

idi. Yani Anadolu'daki insan

‹stanbul'daki, Ankara'daki duruflmay›, olay› iki gün, bazen de bir gün sonra ö¤renirdi. Çünkü 18.00 uça¤›na

yetiflemeyen gazete da¤›t›lamazd›. Meclis geç saatte aç›l›yor, gündem d›fl›

konuflmalar derken 17.00-18.00'de ancak yasalar görüflülebilirdi ki, bu gazeteler için çok geç bir saatti. Ben 1957'de polis-

adliye muhabiriydim. Daha sonra 1960'ta Son Posta'n›n ‹stihbarat fiefi oldum.

1960'l› y›llar, kritik bir dönem.

Çal›flt›¤›n›z gazete hangi çizgideydi?

Haberler nas›l bir bak›fl aç›s›yla veriliyordu?

>> Gerçekten zor bir dönemdi.

Demokrat Parti milletvekilinin gazetesinde çal›fl›yordum. Biraz zorland›m. Polemik söz konusu idi.

Örne¤in Necip Faz›l K›sakürek, Cumhuriyet Gazetesi'ne gelmiflti,

"K›rm›z› Yakal› bir Gardiyan" yaz›s›

yüzünden epeyce badire atlatt› Son Posta Gazetesi. Gazetenin sahibi Selim

Rag›p Bey (Emeç) Demokrat Partiliydi.. Ama flunu

söylemeliyim o zaman örne¤in Rag›p Bey'in

Demokrat Partili¤i sadece köfle yaz›lar›nda idi.

Onun d›fl›nda her haber yaz›l›rd›, her haber manflet olabilirdi, o dönemde gazetecilik böyle yap›l›rd›. ‹smet Pafla'n›n, Kas›m Güney'in aç›klamalar› manfletten verilirdi. Bugün yaflad›¤›m›z fark haberlerde yoktu.

Gazetecilik öndeydi, siyaset ya da ideoloji onun arkas›ndayd›. Bugün gazetecilik daha arka s›ralara düflmeye bafllad›.

Bugünkü gazetecilik ile o dönem yap›lan gazetecilik aras›ndaki fark nedir?

>> Haberlerin de¤erlendirilmesi de¤iflti.

O zamanlar, “Benim okurum ne ister, Türkiye'nin bugün önemli haberi nedir”

diye bak›l›rd›, ama bugün “Benim can›m ne istiyor” diye bak›l›yor.

Yaklafl›m bu; Bugün can›m ne istiyor!

Temmuz/A ustos 2007 < ‹SMMMO YAfiAM

21 <

Gazetecilerin Orhan Abi’si

Türkiye'de "çekirdekten yetiflme gazeteci" denince akla ilk gelen isimlerinden biri Orhan Erinç… 1950'li y›llarda bafllad›¤› gazetecilik yaflam›nda polis-adliye muhabirli¤inden genel

yay›n yönetmenli¤ine yükselen Erinç, gazete “patronu” da oldu…

Mesle¤e adanan yaflam

1936 y›l›nda Bal›kesir'de do¤an Orhan Erinç, Özel Gazetecilik Okulu'nu bitirdi. Son Posta (1957- 1962), Yeni Sabah (1962-1963), Cumhuriyet (1963- 1981) gazetelerinde muhabir, istihbarat flefi, sekreter ve yaz› iflleri müdürü olarak çal›flt›.

K›sa bir süre Gece Postas› gazetesinde genel yay›n müdürlü¤ü yapt›.

Hürriyet Gazetesi'nde (1981-1984) köfle yazar› olarak görev ald›.

Türk Haberler Ajans›'nda (1984- 1985) genel yay›n müdürlü¤ü, Günefl Gazetesi'nde (1987- 1990) dizi yaz›lar ve araflt›rma müdürlü¤ü yapt›.

1993 y›l›nda Genel Yay›n Dan›flman› olarak Cumhuriyet Gazetesi'ne döndü. 1994 y›l›nda Genel Yay›n Yönetmenli¤i'ne getirildi.

4 Ocak 2001'ten bu yana köfle yazar›

olarak görev yap›yor.

Haber, röportaj, inceleme dallar›nda 8 gazetecilik baflar› ödülü, Türk Dil Kurumu Bas›n Dil Ödülü'nün de aralar›nda oldu¤u onlarca ödülü var. “Türk Bas›n›nda Cumhuriyet'in 60 Y›l›” adl› kitab›n› ‹brahim Örs'le birlikte haz›rlad›. Çok say›da kitab› yay›mland›.

Gazetecilik meslek örgütlerinde aktif görevlerde bulundu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'ne 2001'de baflkan olarak seçildi, bu görevi yeni dönemde de sürdürüyor. Baz›

üniversitelerde ders veriyor. Erinç, Bas›n fieref Kart› sahibi. Evli ve iki k›z› var.

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu çalışmada belirlenen değerler (dikey sapmanın en yüksek mutlak değeri 4°, ortanca değeri kadınlarda 2° ve erkeklerde 2,5°) sağlıklı Türk genç erişkinler için

Günümüzde afiş tasarımlarına sıklıkla hemen hemen her yerde rastlamaktayız. Afiş tasarımlarını bazen bir ürünün reklamını yaparken, bazen propaganda aracı olarak

Eğer böbrek, karaciğer, böbreküstü bezleri, kalp veya akciğer bozukluğunuz varsa, günlük dozunuz çok özenle ayarlanıp kontrol edilecektir?. Şiddetli bir şekilde

 Az gelişmiş ülkelerdeki haber medyası yerel hükümet tarafından denetlenmekte ve kontrol altında tutulmakta ve haberler ise yerel haber toplama ve haber yapma

 Özellikle bazı popüler kültür öğelerinin yayılımı, sınırlı doğal kaynakların daha hızlı tüketimine ve çevrenin kirlenmesine yol açan iki yollu olumsuz etki de

Bu çalışmanın amacı, gençlik kültürleri olarak tanımlanan ve tarihsel akış içerisinde Karşıt Kültür (Counter Culture), Alt Kültür (Subculture) gibi isimler

Kanında kurşun yüksek çıkan işçiler Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesi’nde bazen birkaç hafta, bazen birkaç ay tedavi görüyor, sonra yine işbaşı yapıyor.. Kurşun bir

Ecophysiology, Abiotic Stress Responses and Utilization of Halophytes, Bölüm adı:(An Overview of the Germination Behavior of Halophytes and Their Role in Food Security) (2019)., TUĞ