Laurus nobilis L. çeliklerinin köklendirilmesine yönelik olarak yürütülen çalışmada; köklü, kalluslu, kallussuz ve cansız çelik sayıları yanısıra çeliklerin köklenme ve kalluslenme oranları ile kalluslenme derecesine ilişkin değerler saptanmış ve bu değerler üzerine varyans analizi uygulanmıştır. Dönem, uygulama ve bunların interaksiyonuna bağlı olarak saptanarak analiz edilen karakterlere ilişkin kareler ortalamaları Çizelge 4.18’de, her iki denemede dönem, uygulama ve dönem*uygulama interaksiyonunda belirlenen köklü, kalluslu, kallussuz ve cansız çelik oranları ile kalluslenme derecesine ait ortalamalar ve VAT analizi sonucunda oluşan gruplar Çizelge 4.19’ da verilmiştir.
Çizelge 4.18. Laurus nobilis L. çeliklerinin köklendirilmesi üzerine yapılan çalışmada incelenen bazı özelliklere ilişkin kareler ortalamaları
Varyasyon
Kaynağı SD Köklü
Çelik Oranı (%)
Kalluslu Çelik Oranı
(%)
Kalluslenme
Derecesi Kallussuz Çelik Oranı (%)
Cansız Çelik Oranı
(%) Tekerrür 3 36.444 9.333 0.152 69.778 59.556 Dönem (A) 1 341.333 * 4961.333 ** 16.827 ** 1633.333 ** 133.333 öd Uygulama (B) 5 571.733 ** 455.200 ** 1.102 ** 1152.000 ** 3632.533 **
A*B İnteraksi. 5 458.133 ** 166.133 * 0.764 * 579.733 ** 909.333 **
Hata 33 54.626 59.758 0.268 79.960 68.283
Genel 47 157.504 214.213 0.754 279.574 537.759
Çeliklerdeki köklenme oranları üzerine dönemin etkisi % 95, uygulamaların ve dönem*uygulama interaksiyonunun etkisi istatistiki olarak % 99 güvenle önemli bulunmuştur (Çizelge 4.18). Dönemler itibari ile elde edilen köklenme oranları Sonbahar 1999’da % 22.0, İlkbahar 2000’de ise % 16.67 olarak gerçekleşmiştir.
Uygulamalara göre ise elde edilen oranlar % 9.0 ile % 27.50 arasında değişim göstermiş, en yüksek köklenme % 27.50 ile I. (çelik tabanında 1 cm yarma uygulaması) uygulamadan elde edilmiştir. Dönem* uygulama interaksiyonuna göre köklenme oranları incelendiğinde ise; en yüksek oranın (% 37.0) Sonbahar denemesinde çelik tabanının 1 cm üzerinden yapılan bilezik alma (V. uygulama) uygulamasından elde edildiği, bunu % 34.0’ lük köklenme oranı ile I. uygulamanın izlediği görülmektedir. Bu dönemde 10 ppm etilen ile muamele edilen çeliklerin yer aldığı VI nolu uygulamada köklenme ile ilgili herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.
İlkbahar denemesinde ise en yüksek köklenme oranları II nolu uygulama olan 5000 ppm IBA ile muamele edilen çeliklerde (% 27.0) ve çelik tabanında 1 cm yarma
işlemi yapılan I nolu uygulamadaki çeliklerde (% 21.0) tespit edilmiştir. En düşük köklenme oranına sahip olup, en son sırada yer alan ve tek başına bir grup oluşturan kontrol grubu çeliklerde ise % 4 oranında köklenme saptanmıştır (Çizelge 4.19;
Şekil 4.12). Özcan Özöy (2001) de yürüttüğü çalışmasında en yüksek % 17.5 oranında bir köklenme elde etmiştir ki, bu değer araştırmamızda elde ettiğimiz oranlardan daha düşük kalmıştır.
Araştırmada köklendirmeyi arttırmak amacı ile hormon uygulaması yapılmıştır. Sonbahar denemesinde 5000 ppm’de % 25, 3000 ppm’de %23; ilkbahar denemesinde ise sırası ile, % 27 ve
% 20 köklenme elde edilirken, doz arttışı ile köklenmenin artış gösterdiği görülmüştür. Çalışmada yalnızca IBA hormonu kullanılmıştır. Oysa ki, yapılan çalışmalar, farklı hormon kullanımlarının farklı etkiler yaparak köklenmeyi arttırabileceğini ortaya koymuştur. Örneğin; Piccioni et al. (1996), defne çeliklerinin köklendirilmesinde en iyi sonucu 5000 ppm NAA uygulaması ile 2500 ppm IBA+2500 ppm NAA uygulamasından almıştır. Yine, Özcan Özöy (2001) yapmış olduğu çalışmasında, 5000 ppm NAA kullanmış ve ortamlara göre % 17.5 ile % 2.5 arasında köklenme elde etmiştir.
0 5 10 15 20 25 30 35 40
I. II. III. IV. V. VI. uygulama no
SONBAHAR 1999 İLKBAHAR 2000
Köklenme Oranı (%)
Şekil 4.12. Laurus nobilis L.’de Sonbahar ve İlkbahar denemelerindeki köklü çelik oranlarının uygulamalara bağlı olarak değişimleri.
Çizelge 4.19 incelendiğinde; dönemler ve uygulamalar arasındaki kalluslu çelik oranlarının 0.01 önemlilik düzeyinde, dönem*uygulama interaksiyonunda 0.05 seviyesinde önemli farklara sahip olduğu görülmektedir. Dönem*uygulama interaksiyonunun önemli çıkması nedeni ile değerlendirmeler yalnızca dönemler altında uygulamalara ait ortalamalar karşılaştırılarak yapılmıştır. Kalluslu çelik oranı, sonbahar denemesinde V. uygulamada % 21.0, IV. uygulamada % 19.0, III.
uygulamada % 15, I. uygulamada % 13.0, II. uygulamada % 12 olarak gerçekleşmiştir. İlkbahar denemesinde ise en yüksek kalluslu çelik oranı % 52.0 ile kontrol grubu çeliklerden elde edilirken, en düşük oran % 25 ile III. uygulamada meydana gelmiştir.
Denemede kalluslu çelik oranı yanısıra bu çeliklerde kallus oluşturma dereceleri de incelenmiştir. Çeliklerin kalluslenme dereceleri üzerine dönem ve uygulamaların % 99 güvenle istatistiki anlamda önemli etkisi bulunurken, dönem ve uygulamanın oluşturduğu interaksiyonun etkisi % 95 önemlilik seviyesinde olmuştur. Kalluslenme derecesi üzerine dönemlerin etkisi incelendiğinde; İlkbahar dönemindeki çeliklerin daha yoğun kallus oluşturduğu (% 61.38) görülmüştür.
Uygulama ortalamalarına göre ise VI. uygulama hariç bütün uygulamalar kalluslenme derecesi üzerine aynı grup içinde yer alan bir etki göstermiş ve bunların kalluslenme dereceleri 2.193 ile 1.800 arasında dağılım göstermiştir.
Dönem*uygulama interaksiyonuna göre ise kalluslenme derecesi İlkbahar döneminde 2.720 ile 2.250 arasında değişim göstermiş ve bütün uygulamaların etkili olduğu saptanmıştır. Sonbahar döneminde ise VI. uygulamada hiç kalluslenme meydana gelmemiş, diğer uygulamalarda ise çelik başına ortalama % 30-44 (1.225- 1.760) arasında uygulamalara göre değişen kallus meydana gelmiştir.
Kallussuz çelik oranı, Sonbahar döneminde (% 39.33), İlkbahar dönemine (%
27.67) göre daha yüksek bulunmuştur. Uygulama ortalamalarına göre kallussuz çelik oranı ise en düşük VI nolu uygulamada belirlenmiştir. Çeliklerin canlılıklarını kaybetme durumları incelendiğinde; en fazla çelik kaybının VI. uygulamada meydana gelmiş ve bu uygulama diğer uygulamalardan ayrı bir grup oluşturmuştur.
Bu uygulama dışındaki diğer uygulamalardaki cansız çelik oranları ise % 13.5 ila % 18.5 arasında değişmiştir. Dönem*uygulama interaksiyonuna bakıldığında ise en fazla kayıpların, her iki dönemde de, VI. uygulamada meydana geldiği görülmektedir.
I. uygulama II. uygulama
III. uygulama IV. uygulama
V. uygulama
Şekil 4.13. Sonbahar 1999 denemesinde Laurus nobilis L. çeliklerine yapılan ön uygulamalardan elde edilen köklü çelikler
I. uygulama II. uygulama
III. uygulama IV. uygulama
V. uygulama VI. uygulama
Şekil 4.14. İlkbahar 2000 denemesinde Laurus nobilis L. çeliklerine yapılan ön uygulamalardan elde edilen köklü çelikler
Köklü çeliklerde kök sayıları ve kök uzunlukları
İki farklı dönemde alınan ve 6 farklı ön uygulama yapılarak köklendirilen çelikler üzerinde saptanan kök sayıları ve kök uzunluklarına ilişkin değerlere varyans analizi uygulanmıştır. Analiz sonucu, faktörlere bağlı olarak saptanan kareler ortalamaları Çizelge 4.20’ de gösterilmiştir.
Çizelge 4.20. Laurus nobilis L. çeliklerinin ortalama kök sayıları ve kök uzunlukları üzerine dönem, uygulama ve dönem*uygulama interaksiyonunun etkisi.
Varyasyon Kaynağı SD Kök Sayısı (adet) Kök Uzunluğu (cm)
Tekerrür 3 8.938 0.422
Dönem (A) 1 198.252 ** 0.620 öd Uygulama (B) 5 5.781 öd 2.902 öd A*B İnteraksiyonu. 5 12.449 * 3.417 öd
Hata 27 4.000 3.007
Genel 41 10.347 2.797
Ortalama kök sayıları üzerine çelik alma dönemleri % 1 önemlilik seviyesinde, dönem*uygulama interaksiyonu ise % 5 önemlilik seviyesinde etkili olurken, uygulamaların herhangi bir etkisi olmamıştır. Çeliklerde ölçülen ortalama kök uzunlukları üzerine ise deneme de kullanılan faktörden hiçbirinin etkisi bulunmamıştır.
Varyans analizinde incelenen kök sayıları ve uzunluklarına ait ortalamalar ile oluşan gruplar Çizelge 4.21’de gösterilmiştir.
Çizelge 4.21. Laurus nobilis L.’e ait köklü çeliklerde saptanan ortalama kök sayıları üzerine dönem, uygulama ve dönem*uygulama interaksiyonunun etkisi
Uygulama No Kök Sayısı (Adet) Kök Uzunluğu (cm)
Dönem Sonbahar İlkbahar Uyg. Ort. Sonbahar İlkbahar Uyg. Ort.
I 10.71 a 4.25 a 7.48 5.75 5.01 5.38
II 8.81 ab 4.62 a 6.71 5.79 6.67 6.23
III 6.40 b 5.29 a 5.84 4.56 6.48 5.52
IV 6.38 b 3.75 a 5.50 4.59 6.68 5.28
V 10.58 a 2.50 a 6.54 5.33 4.35 4.84
VI --- 4.68 a 4.68 - 4.13 4.13
LSD 0.05 2.904 * öd öd öd
Dönem Ort. 8.57 4.22 5.45 5.21
LSD 0.05 1.299 ** öd
öd= önemli değil *: p= % 5 alfa seviyesinde önemli **: p= %1 alfa seviyesinde önemli
Çizelge 4.21 incelendiğinde; köklü çeliklerde yapılan kök sayımları sonucunda, Sonbahar 1999 denemesinde köklenen çeliklerin ortalama 8.57 adet köke
sahip olduğu, İlkbahar döneminde ise bu sayının 4.22 adede düştüğü izlenmektedir.
Uygulama ortalamaları dikkate alındığında; 7.48 adet ile 4.68 adet arasında dağılım gösteren kök sayıları arasında uygulamalara bağlı olarak istatistiksel olarak bir farklılığın oluşmadığı görülmektedir. Dönem*uygulama interaksiyonuna göre 0.05 düzeyinde istatistiksel olarak farklılık gösteren kök sayıları sonbahar döneminde 10.71 adet ile 6.38 adet arasında dağılım göstermiş ve en fazla sayıda kök çelik tabanında 1 cm yarma işlemi yapılan (I. uygulama) uygulamada elde edilmiştir. Bu dönemde, VI. uygulamada köklü çelik bulunmaması nedeni ile kök sayısına ilişkin olarak bir değer elde edilememiş ve bu uygulama değerlendirilmemiştir. Sonbahar 1999 denemesinde ortalama 10’ dan fazla köke sahip olan I. ve V. uygulamalar kök sayısı açısından ilk sırayı paylaşmışlardır. 8.81 adet köke sahip çeliklerin elde edildiği II. uygulama ise bu iki uygulama yerine ikame edebilecek niteliktedir. Oysa ki, ilkbahar 2000 denemesinde çeliklerde ortalama 4.22 adet kök oluşmuştur. En yüksek sayıda kök 5.293 adet ile III. uygulamadaki çeliklerde tespit edilirken, en az sayıda (2.50 adet) kök V. uygulamada saptanmış ancak bütün uygulamalardaki kök sayıları arasında önemli bir farklılık oluşmamıştır (Şekil 4.15).
0 2 4 6 8 10 12
I. II. III. IV. V. V. uygulama no
SONBAHAR 1999 İLKBAHAR 2000
Kök Sayısı (Ad)
Şekil 4.15. Laurus nobilis L. türünde elde edilen köklü çeliklerdeki kök sayılarının değişimi
Ortalama kök uzunlukları üzerine ise dönemlerin, uygulamaların ve dönem*uygulama interaksiyonunun etkisi istatistiki açıdan önemsiz bulunmuştur.
Sonbahar 1999 denemesinde kök uzunlukları ortalama 5.45 cm olurken, İlkbahar 2000 denemesinde ortalama 0.24 cm daha kısa olmuştur (Şekil 4.16). Uygulamalara bağlı
olarak ise kök uzunlukları 6.23 cm ile 4.13 cm arasında değişmiştir. Her nekadar kök uzunluğu değerleri arasında istatistiki açıdan önemli bir farklılık bulunmamış ise de, sonbahar döneminde II nolu uygulamada, ilkbahar döneminde ise IV. uygulamada yer alan çeliklerde kök uzunlukları diğer uygulamalardakilere göre daha yüksek bulunmuştur. İlkbaharda saptanan en uzun kök ile en kısa kök arasında 2.55 cm’ lik bir fark olmakla birlikte, bu farklılığın önem taşımadığı belirlenmiştir.
0 1 2 3 4 5 6 7
I. II. III. IV. V. VI. Uygulama no
SONBAHAR 1999 İLKBAHAR 2000
Kök Uzunluğu (cm)
Şekil 4.16. Laurus nobilis L. türünde elde edilen köklü çeliklerdeki kök uzunluklarının değişimi
4.2.3. Erica manipuliflora Salisb.
Erica manipuliflora Salisb. türüne ait çeliklerin köklenmeleri üzerine çelik alım dönemlerinin ve yapılan 6 farklı ön uygulamanın etkileri saptanmıştır.
Yürütülen çalışma sonucunda köklü, kalluslu, kallussuz ve cansız çelik sayıları belirlenmiştir. Bu değerler üzerine varyans analizi uygulanmış ve analiz sonucunda elde edilen kareler ortalamaları Çizelge 4.22’ de, çelik sayılarına ilişkin istatistiksel sonuçlar ise Çizelge 4.23’de verilmiştir.
Çizelge 4.22. Erica manipuliflora Salisb. çeliklerinin köklendirilmesine yönelik yürütülen çalışmada incelenen bazı özelliklere ait kareler ortalamaları
Varyasyon Kaynağı SD Köklü Çelik Sayısı
(adet)
Kalluslu Çelik Sayısı
(adet)
Kallussuz Çelik Sayısı
(adet)
Cansız Çelik Sayısı
(adet)
Tekerrür 3 1.076 --- 3.139 3.188
Dönem (A) 1 238.521 ** --- 6.750 öd 165.021 **
Uygulama (B) 5 16.171 ** --- 10.483 * 31.588 **
A*B İnteraksiyonu 5 14.371 ** --- 21.150 ** 46.121 **
Hata 33 2.501 --- 3.927 5.400
Genel 47 10.148 6.466 15.773
Çizelge 4.22’den de görüleceği gibi, dönem, uygulama ve dönem*uygulama interaksiyonları arasındaki farklılıkların köklü ve cansız çelik sayısı yönünden 0.01 seviyesinde önemli olduğu saptanmıştır. Kallussuz çelik sayıları ise dönemlere göre farklılık göstermezken, uygulamalara göre 0.05 düzeyinde, dönem*uygulama interaksiyonununa göre ise 0.01 düzeyinde önemli farklılıklar göstermiştir. Bu bitki türünde kalluslu çelik bulunmaması nedeni ile, bunlar üzerinde herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
Dönemler itibari ile en fazla sayıda köklü çelik Sonbahar 1999 denemesinde elde edilmiştir. Bununla birlikte, uygulama ortalamaları karşılaştırıldığında; çeliklere 3000 ppm IBA uygulaması yapılan III nolu uygulama ile çelik tabanında 1 cm yarma işlemi yapılan I nolu uygulamada en fazla çelik köklenirken, bunlar arasında istatistiki olarak fark oluşmamıştır. VI nolu uygulama olan 10 ppm etilen+3000 ppm IBA uygulamasındaki çeliklerde ise hiç köklenme meydana gelmemiştir (Çizelge 4.23).
Dönem*uygulama interaksiyonu ele alındığında sonbahar denemesinde en fazla sayıda çelik 3000 ppm IBA uygulamasında (7.5 /25 adet) köklenirken, bunu 7.25 adet ile I. uygulama, yani çelik tabanında yapılan 1 cm yarma uygulaması izlemektedir. Ancak, bu uygulamalar arasında herhangi bir fark saptanmaması nedeni ile III numaralı uygulama yerine ikame edilerek kullanılabilme şansına sahiptir. İlkbahar döneminde ise; denemede yer alan uygulamalarda ya hiç köklenme meydana gelmemiş ya da yok denecek kadar az olmuştur.
Her iki dönemdeki denemelerde dikilen çeliklerde hiç kallus teşekkül etmemiştir. Bu nedenle, çelikler üzerinde bu açıdan herhangi bir istatistiki değerlendirme yapılmamıştır. Bununla birlikte, kallus oluşturmadan canlılıklarını devam ettiren çeliklerin sayısı uygulamalar itibari ile, 5000 ppm IBA uygulaması ile kontrol uygulamasında en yüksek bulunmuştur. Bu özellik açısından her iki uygulama ile denemede yer alan diğer uygulamalar arasında istatistiki olarak bir
farklılık oluşmuştur. II. uygulama olan 5000 ppm uygulamasından, sırasıyla 2.63 ve 2.50 adet daha az kallussuz çelik saptanan I. ve VI. uygulamalar ise aynı grup içinde ve son sıralarda yer almışlardır.
Kallussuz çelik sayıları açısından dönem*uygulama interaksiyonunda % 1 önemlilik seviyesinde farklılıklar meydana gelmiştir. Buna göre; Sonbahar 1999 denemesinde yer alan bilezik alma (V.) uygulamasındaki çeliklerin 5.25’inde kallus meydana gelmemiştir. İlkbahar 2000 denemesinde ise en fazla sayıda kallussuz çelik her iki dozdaki IBA uygulamalarından alınmıştır. Bunu 4.25’ er adet çelik ile IV. ve VI. uygulamalar izlemiştir.
Çelik alım dönemleri, yapılan uygulamalar ve her iki faktörün interaksiyonu arasında, cansız çelik sayıları açısından önemli önemli farklılıklar oluşmuştur. İlkbahar döneminde çeliklerden 21.04 adedi canlılığını kaybederken, sonbahar denemesinde bu sayı 3.71 adet daha az, yani 17.33 adet olarak gerçekleşmiştir. Uygulama ortalamaları karşılaştırıldığında ise, en yüksek sayıda çelik kaybı 22.88 adet ile VI. uygulama olan 10 pm etilen+ 3000 ppm IBA uygulamasında belirlenmiştir. Bununla birlikte, dönemler altında uygulamalar ele alındığında; Sonbahar 1999 döneminde etilen+IBA ile muamele edilen çeliklerin tamamı canlılığını yitirmiştir. Bunu, 17.75 ile 14.50 adet arasında değişen cansız çeliğe sahip diğer uygulamalar izlerken, bu uygulamalar arasında önemli bir farklılık oluşmamıştır. İlkbahar 2000 denemesinde ise çeliklerin canlılıklarını kaybetme durumlarına göre uygulamalar üç farklı grup oluşturmuştur. En fazla çelik kaybı I. ve V. uygulamalarda, en az çelik kayıpları ise II. ve III. uygulamalarda meydana gelmiştir.
Gruplandırılan çeliklerin sayıları yanısıra, köklenme ve kalluslenme oranları ile kalluslenme derecesine ilişkin olarak değerler belirlenmiş ve bu değerler üzerine uygulanan varyans analizi sonucu oluşan kareler ortalamaları Çizelge 4.24’ de, çelik gruplarına ilişkin oranların ortalamaları ile oluşan gruplar Çizelge 4.25’ de yer almıştır.
Çizelge 4.24. Erica manipuliflora Salisb. çeliklerinin köklendirilmesi üzerine yapılan çalışmada incelenen bazı özelliklere ilişkin kareler ortalamaları
Varyasyon
Kaynağı SD Köklü
Çelik Oranı Kalluslu
Çelik Oranı Kalluslenme
Derecesi Kallussuz
Çelik Oranı Cansız Çelik Oranı
(%) (%) (%) (%)
Tekerrür 3 17.222 --- --- 54.556 51.111
Dönem (A) 1 3816.333 ** --- --- 120.333 öd 2581.333 **
Uygulama (B) 5 258.733 ** --- --- 167.000 * 507.733 **
A*B İnteraksi. 5 229.933 ** --- --- 325.933 ** 729.333 **
Hata 33 40.010 --- --- 62.071 84.566
Genel 47 162.376 --- --- 102.064 249.163
Çizelge 4.24’ e göre köklü ve cansız çelik oranları açısından dönemler, uygulamalar ve bunların her ikisine ait interaksiyon arasındaki farklar, istatistiksel olarak % 99 güvenle önemli bulunmuştur. Kallussuz çelik oranları açısından dönemler arası farklılık oluşmazken uygulamalar % 95 güvenle, dönem*uygulama interaksiyonunun ana etkisi 0.01’e göre önemli derecede farklı bulunmuştur. Erica manipuliflora Salisb. çeliklerine yapılan uygulamaların hiç birinde kallus meydana gelmediği için kalluslu çelik oranı ile kalluslenme derecelerine ilişkin değerlendirmeler yapılmamıştır.
Erica manipuliflora Salisb. çeliklerinde dönemler itibari ile en yüksek köklenme % 18.33 ile Sonbahar 1999 denemesinden elde edilirken, İlkbahar 2000 denemesinde bu değer oldukça düşük (% 0.50) kalmıştır. Çeliklerde köklenmeyi teşvik etmek amacı ile yapılan uygulamalar karşılaştırıldığında ise; en yüksek köklenme oranının % 15.50 ile III. uygulamada ve
% 0.5 daha az (% 15.00) köklenme veren I. uygulamada meydana geldiği görülmüştür. 10 ppm etilen+3000 ppm IBA uygulanan VI. uygulama ise hiç köklenme meydana gelmediği için sıralamada en son sırada yer almıştır. Dönem*uygulama interaksiyonuna göre ise;
Sonbahar 1999
Çizelge 4.23. Erica manipuliflora Salisb. çeliklerinin köklendirilmesine yönelik yürütülen çalışmada dönem, uygulama ve dönem*uygulama interaksiyonlarının köklü, kalluslu, kallussuz ve cansız çelik sayıları üzerine etkileri
Uygulama No Köklü Çelik Sayısı (adet) Kalluslu Çelik Sayısı (adet) Kallussuz Çelik Sayısı (adet) Cansız Çelik Sayısı (adet)
Dönem No I II Uyg.Ort. I II Uyg.Ort. I II Uyg.Ort. I II Uyg.Ort.
I 7.25 ab 0.25 a 3.75 --- --- --- 3.25 ab 0.75 c 2.00 14.50 b 24.00 a 19.25
II 4.25 c 0.00 a 2.13 --- --- --- 3.00 ab 6.25 a 4.63 17.75 b 18.75 b 18.25
III 7.50 a 0.25 a 3.88 --- --- --- 2.25 bc 5.50 a 3.88 15.25 b 19.25 b 17.25
IV 5.00 bc 0.00 a 2.50 --- --- --- 4.75 ab 4.25 ab 4.50 15.25 b 20.75 ab 18.00
V 3.50 c 0.25 a 1.88 --- --- --- 5.25 a 2.00 bc 3.63 16.25 b 22.75 a 19.50
VI 0.00 d 0.00 a 0.00 --- --- --- 0.00 c 4.25 ab 2.13 25.00 a 20.75 ab 22.88
LSD 0.05 ## 2.277 ** 1.610 ** 2.853 ** 2.017 * 3.345 ** 2.366 **
Dönem Ort. 4.58 0.13 --- --- 3.08 3 .83 17.33 21.04
LSD 0.05 0.929 ** öd 1.366 **
öd= önemli değil *: p= % 5 alfa seviyesinde önemli **; p= %1 alfa seviyesinde önemli
##: Sözkonusu LSD değeri uygulamalar içinde dönemleri karşılaştırmak için de kullanılabilir
Çizelge 4.25. Erica manipuliflora Salisb. çeliklerinin köklendirilmesine yönelik yürütülen çalışmada dönem, uygulama ve dönem*uygulama interaksiyonlarının köklenme durumları üzerine etkileri.
Uygulama
No Köklü Çelik Oranı
(%) Kalluslu Çelik Oranı
(%) Kalluslenme Derecesi Kallussuz Çelik Oranı
(%) Cansız Çelik Oranı
(%)
Dönem I II Uyg.Ort. I II Uyg.Ort. I II Uyg.Ort. I II Uyg.Ort. I II Uyg.Ort.
I 29.00 ab 1.00a 15.00 --- --- --- --- --- --- 13.00a 3.00c 8.00 58.00b 96.00a 77.00
II 17.00 c 0.00a 8.50 --- --- --- --- --- --- 12.00a 25.00a 18.50 71.00b 75.00b 73.00
III 30.00 a 1.00a 15.50 --- --- --- --- --- --- 9.00ab 22.00a 15.50 61.00b 77.00b 69.00
IV 20.00 bc 0.00a 10.00 --- --- --- --- --- --- 19.00a 17.00ab 18.00 61.00b 83.00ab 72.00
V 14.00 c 1.00a 7.50 --- --- --- --- --- --- 20.00a 8.00bc 14.00 66.00b 91.00a 78.50
VI 0.00 d 0.00a 0.00 --- --- --- --- --- --- 0.00b 17.00ab 8.50 100.00a 83.00ab 91.50
LSD 0.05 ## 9.107 ** 6.439 ** 11.343 ** 8.021 * 13.240 ** 9.362 **
Dönem Ort. 18.33 0.50 --- --- --- --- 12.17 15.33 69.50 84.17
LSD 0.05 3.718 ** öd 5.405 **
öd= önemli değil *: p= % 5 alfa seviyesinde önemli **: p= %1 alfa seviyesinde önemli
##: Sözkonusu LSD değeri uygulamalar içinde dönemleri karşılaştırmak için de kullanılabilir.