• Sonuç bulunamadı

Bu durumun bazı semptom- hı.rı günlük yaşamı gerçekten men

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Bu durumun bazı semptom- hı.rı günlük yaşamı gerçekten men"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

F ABAD Farın. Bil. Der.

8, 170-171, 1983

FABAD J. Pharm. Sci.

8, 170 -171, 1983

ADET ÖNCES~ GERİLİMİN TEDAVİSİNDE B6 VİTAMİNİ(*)

Son zamanlarda yapılan çalış­

malar, hormona! doğum kontrol

};apı almayan kadınların %40 • 50' sinin premenstrilel gerilimden şi­

J.,:.yetçi olduklarını ortaya koymak-

tad~r. Bu durumun bazı semptom-

hı.rı günlük yaşamı gerçekten men.

ti olarak etkilemektedir. «Premenst-

rüel gerilim» terimi depresyon,

t:ıssasiyet, uykusuzluk ve letarji 6i·

bi semptomları içermektedir. An- ..:ak adet siklusunun ikinci yarısın­

da ortaya çıkan ve adet kanamasıy­

;a geçen baş ağrısı, baş dönmesi ve

~;vı retansiyonu da en sık görille1:1

scnıptomlardandır. Adet öncesi ge- rllimi ruhsal denge bakımından o

C:r-ıece tesirlidir ki; kadınların a-

raı:-mda suç oranına bakıldı~ında,

i.ıu dönemde işlenen suçların anlam-

bir şekilde yüksek olduğu orta-

y'?. çıkmaktadır.

Hormona! dengesizliğin önemli bir rol oynadığı kabul edilen pre-

ı:·1enstrüel gerilimin gerçek sebep-

leri hakkındaki bugünkü bilgileri- miz oldukça azdır. Bazı durumlar- ca, doğal progesteron hormonuyla tedavinin olumlu bir tesir göster

ôiği gözlenmiştir. Ancak, sentetil{

J•TC.·gesteron türevleriyle tedavi sık [.Jk istenmeyen yan tesirlerin or-

~::ıya çıkmasına yol açmaktadır. Do-

ğal progesteron'un ancak çok mik·

tarda sıvı yağ içeren bir bileşik

h<..linde enjekte edilme mecburiye· ti bu tür tedavinin yaygın kulla-

r;ımını önlemektedir.

(*) Engin Özkın (Roche Müstahzarları San. Ltd. Şti., İstanbul) tara-

fından Vitamin Information -Press Release · PR/2/SE, 1982'den

çevrllm!ştir.

170

(2)

Premenstrüel gerilimde sıvı re. tansiyonu ve göğüs ağrılarının ço~

~ık görülmesi, bu durumun sadece östrogen (özellikle östradiol) 'ıe

ı.:.rogesteron hormonlarındaki dalga-

lanmadan kaynaklanmadığını, :ıy­

n. zamanda prolaktin hormonu ve renin - angiotensin sisteminde de tir dengesizlik olduğunu işaret et- mektedir. Bu karmaşık madde alış­

verişinde dopamin, noradrenalin ve serotoninin de rol oynadığı düşünü­

lüı se, maddeıer arası etkileşimin r~f'den henüz tam olarak açığa çı­

k1r~lmadığı daha kolayca anlaşıla­

biJ.ir. Biyojenik aminler, bazı mad-

c!.•:"!erarası ve sinir iletişiminde ara-

olarak görev yaptıkları beyin ve merkezi sinir sistemi metabolizma-

~;nda imal edilen ve biyolojik ola- rak aktif olan maddelerdir. Örne-

ğin dopamin, h'ipotalamus yoluyla prolaktin yapımı ve salgılanmasın­

ı!;:. rol oynamaktadır. Noradrenalin

ve serotoninin de önemli vücut fonk- siyonlarında regülatör olarak rol oy-

nadığı ve serotoninin ayrıca psikoto- mimetik tesir gösterdiği bilinmekte- dir.

Dopamin ve noradrenalinin

r~ntezi için şart olan koenzim, pri-

doksal-5-fosfat'tır. Bu madde B6 vitamininin aktif koenzim formu olup, karaciğer ve beyinde pridok- sinden türemektedir. Daha 1973

yılında, pridoksal-5-fosfat eksik,

Iiğinden kaynaklanan serotonin sen- tezi bozuklukları oral kontraseptif alan kadınlarda açıkça ortaya kon-

muştur. Bu metabolik bOzukluk bir depresyonla beraber görülmektedir.

Günde '2 defa 20 mg B6 vitamini

uygulanması sonucu, metabolizm<ı

ve emosyonel dönmektedir. Bu

durum normale

başarının daha sonra bir çok çalışmacı tarafından

teyid edildiği de bir gerçektir.

1977'den bu yana, B6 vitami·

niyle hormonlara bağlı depresyonun ortadan kalkması ilişkisi bir çok klinik çalışma konusu olmuştur. Bu

çalışmalarda kullanılan B6 vitamini dozu 50 -100 mg arasındadır. Bu

çalışmalara paralel olarak yapılan

biyojenik aminler üzerindeki araş.

tırmalar da sebep - sonuç ilişkisi­

nin daha iyi anlaşılmasını sağla­

mıştır. Gerçekten de premenstrüel gerilime bağlı depresyon, sıvı re- tansiyonu, hassasiyet, baş ve göğüs ağrısı en iyi B6 vitaminine cevap vermektedir. Bu semptomlarda el- de edilen başarı %50 - 60 arasında­

dır. Baş ağrısı ise hastaların %80'·

inde düzelmiştir. B6 vitamini tüm tedavilerde çok iyi tolere edilmiş­

tir. Çok yüksek dozlarda (800-1009 mg) ve çok uzun süreli tedaviler- de dahi istenmeyen yan tesirler gö-

rülmemiştir. Bu yönden de B6 vita- mini; hormonlar, diüretikler ve bro- mokriptin gibi prolaktin inhibitör- lerinden üstün bulunmuştur. B6 vi- tamini ağız yoluyla kolayca uygu- lanabilmekte ve bu uygulamada herhangi bir kontrendikasyon ve risk söz konusu olmamaktadır. B6 vitamininin tesir mekanizması ve premenstrüel gerilimin hala tam olarak bilinmeyen etiyolojisi, bu- gün de birçok biyokimyasal ve kli- nik araştırmalara konu olmaktadır.

171

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu çok ilginç bir durum.” Falk’a göre, ar- t›k yeni sorular sorma zaman› geldi de geçti bile: Homo sapiens’in dünyadaki tek egemen insan türü oldu¤u düflünülen

Antikor titresi 1/2560 olarak saptanan av- cıda ise akut orofarengeal tularemi tablosu gelişmiştir.. Seropozitif olguların bulaş kaynağını sorgulayan anket sorularına

• Organizmada bulunan α-askorbik asit ve α-dehidroaskorbik asit yapılarının ikisi de biyolojik olarak aktifdir. • Birbirlerine dönüşümü için glutatyon dehidrogenaz ve

Monopolar RF birer hafta ara ile 4 defa uygulandı, her uygulama sonrası yaklaşık 1 saat süren eritem dışında herhangi bir yan etki yaşamadı (Resim 1).. Aydınlatılmış

Fatma hanım 3 çocuğuna 7’şer lira harçlık verince kendisine 18 lira para

Diğer yandan spinal anestezi altında başka bir sezar- yen olgusunda da yine oksitosin sonrası anafilaksi gözlenmesi ve postpartum dönemde yapılan radyo allergo sorben

Mitokondriyal hasar geç etkiler ya da gecikmiş yan etkiler ve şu anda florokinolon bağlantısı olmayan diğer hastalıklara da sebep oluyor olabilir (3).. Bu arada, mitokondriyal

Kutsal anamýz kilise, kesin olarak ve en büyük bir ýsrar ve sebatla belirtir ki, tarihe uygunluklarýnda hiçbir tereddüt olmayan Ýnciller, Tanrý'nýn oðlu Ýsa'nýn