• Sonuç bulunamadı

Laura Carlsen, Türkiye’deki Gezi Direni

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Laura Carlsen, Türkiye’deki Gezi Direni"

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Laura Carlsen, Türkiye’deki Gezi Direnişi ile eş zamanlı başlayan ve buradaki direnişle çarpıcı benzerlikler ve motivasyonlar taşıyan Brezilya isyanını yazdı. Carlsen’e göre, otobüs bileti zammıyla başlayan eylemlerde “Halkın ‘toplu taşımanın özel sektörden kamuya verilmesi’, ‘hastanelerin ve okulların fonlarının arttırılması’, ‘FIFA ve yolsuzluklardan hesap sorulması’ gibi genişleyen talepleri kitleleri sokaklarda tutmaya devam etti.”

Brezilya’nın farklı şehirlerindeki sokaklarda bir milyondan fazla insan sokağa çıkmışken herkes 20 centlik bir otobüs bileti zammının nasıl olup da toplumsal bir isyana dönüştüğünü anlamaya çalışıyor.

En çok şoke olanlarsa hükümet yetkilileri. Başkan Dilma Rousseff alelacele Japonya’ya gerçekleştirmeyi planladığı uzun sureli ziyaretini iptal etti ve bakanlar kurulu ile olağanüstü bir toplantı aldı. Rousseff’in ilk tepkisi eylemleri bir katılımcı demokrasi çağrısı olarak takdim etmekti. Şimdi taban örgütlenmesinin beklenilmeyen gücünü gördükçe, Rousseff’in tepkisi de değişiyor.

Cumartesi günü daha sert bir tavır takınarak “Brezilya’yı utanca boğan şiddetle birlikte yaşamaya izin vermeyeceğiz; denge ve soğuk kanlılıkla ama aynı zamanda katiyetle hakları ve özgürlükleri garanti altına alacağız” diye konuştu. Oysa hükümet için söz konusu olan iki önemli şey vardı: mega-gösteriler sırasında ülkeye akacak milyonlar ve Brezilya’nın modern, çok kutuplu dünyadaki liderlikteki payı ve imajı.

Kimse kır yangının bir kaç hafta içerisinde bu denli yayılacağını ummadı. Büyük şehirlerdeki iktidar partisi İşçi Partisi ve diğer muhalefet partilerinin denetiminde olan federal hükümetler ve yerel hükümetler için bütün bu olaylar bir uyarı alarmıydı. Ama hükümet yetkilileri neye uyarıldıklarını anlama konusunda henüz ciddiye alınır bir yol almış değiller. Ü;cretsiz Seyahat Hareketi 7 Haziran’da otobüs bileti ücretlerinin artışına karşı eyleme çağırarak kartopunu yuvarlamış oldu. Bu aslında yeni bir şey değildi, hareket uzun bir zamandır ücretsiz ve kaliteli ulaşım talebiyle, zamlara karşı eylemler düzenliyordu.

İnsanları bu kadar kalabalık oranda sokaklara döken şey neydi peki? Brezilya dünyadaki en pahalı toplu taşıma sistemine sahip ama aynı zamanda toplu taşıma da son derece kalitesiz. Yıllar önce özelleştirilen toplu taşımada otobüsler trafikte sıkışıp kalırken orantısız bir biçimde insanların para ve zamanını çalıyor.

Gösteriler ülkenin sermaye ve finans merkezi Sao Paulo’da başladı. Nüfusun çoğunluğu ve elit arasındaki çatışma kısa zamanda etrafa yayılmasının da nedeni. Zenginler aşağıdaki kalabalık caddelerin üzerinde uğuldayan helikopterlerle uçuyorlar.

Yukarıdaki zenginler tarafından aşağılara sıkıştırılmış olma duygusu eylemlerin büyümesinde önemli bir rol oynadı. İşçi partisi (PT) hükümeti Lula da Silva ile başlayarak açlık ve yoksulluğu azaltmayı amaçladığı söylenen sosyal paketler başlattı. Ancak neo-liberal büyüme vaadine karşı sıkı sadakat zenginlerin ve açıkça ifşa edilen yolsuzlukları yapanların ayrıcalıklarını korumaya öncelik verdi. Eşitsizlik Brezilya’da kol gezmeye devam ediyor ve hayat

pahalılığı orta sınıfı da eritiyor.

Gösterilerdeki öfkeyi körükleyen ikinci bir şeyse az sayıdaki azınlığın zevk-u sefasının gözetilmesi. Brezilya’nın 2014’deki Dünya Kupası ve 2016 Olimpiyatları için yaptığı hazırlıklara kamu bütçesinden milyarlarca dolar akıtıldı. Yeni mega-stadyumlar, havalimanları ve oteller futbol seven kitlelerle paylaşılmayacak. Bu mekanlar çok az sayıdaki lüks koltukların ücretlerini ödeyebilecek uluslararası elite ev sahipliği yapacak. Yoksullar bu harcamalardan hiçbir pay alamadıkları gibi, yeni inşa edilen stadyumların etrafında yaşayan yoksul aileler de kentsel dönüşüm nedeniyle

evlerinden ediliyor. [Bu stadyumların inşası sırasında 170 binden fazla insanın yerinden edildiği söyleniyor- ç.n.] Eylemlerde “Siz topun yuvarlanmasını izlerken, bizim okullara ve hastanelere ihtiyacımız var” yazılı döviz ve

pankartlar taşınıyor. Uluslararası Futbol Federasyonu FIFA’nın küstahlığı halkın öfkesini daha da kabartıyor. Varlıklı ve çürümüş FIFA’daki bariz eşitsizlikler ve haksızlıklar karşısında halk “FIFA patronlarının sahip olduğu kalitede okullar ve sağlık hizmeti istiyoruz.” “Dünya kupası kimin için?” diyor. FIFA başkanı Joseph Blatter çatışmalarda parmağı yokmuş gibi davranmak istedi ama halkı daha da öfkelendirdi. Brezilya’daki Globo TV’ye konuşan Blatter “Dünya Kupasına ev sahipliği yapmayı öneren Brezilya’nın kendisiydi. Dünya Kupası’nın Brezilya’ya biz

(2)

dayatmadık. Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmak için yeni stadyumlar yapmak zorunda olduklarını biliyorlardı” diye belirtti.

Altyapıya dönük yatırımların kamu yararına olacağı sözünün de gerçeği yansıtmadığı anlaşılıyor. Tam tersine elitler için gerçekleştirilecek spor faaliyetlerinde faturayı yoksullar ödüyor. FIFA oyunlarda sivil özgürlüklerin askıya alınmasını istedi ve satışları ve oyunlardaki gelirleri tekelleştirmek için kendi kurallarını dayattı.

Gösterilerin başkaca bir nedeni de (askeri) polisin eylemlere orantısız müdahalesiydi. Baskı çok yaygınlaştı. Polis çoğu Brezilyalı için hassas bir mesele, diktatörlükten bir kalıntı ve çoğu halk isyanını bastırmanın ve toplumsal kontrolün bir aracı. Kimi gösterilerde şiddetli çatışmalar olsa da polisin aşırı gaz kullanması, plastik mermiler ve darp halkın öfkesini arttırdı.

Eylemlerde en dikkat çekici şeylerden birisi de gençliğin enerjisiyle yoğun katılımı. Latin Amerika’daki diğer ülkelerde bu yaygın bir şey olsa da Brezilya için yeni bir deneyim. Şimdi Brezilya’lı gençler karanlık bir geleceğe doğru itildiğini fark eden ve bunun için bir şeyler yapmaya hazır olan dünya gençliğine katılıyor.

Gösteriler devam ettikçe favelalardaki (Brezilya’nın yoksul gecekondu semtleri-ç.n.) insanlar da orta sınıfların

ağırlıkta olduğu isyana katılmaya başladılar. Toplamda taleplerin ve kesimlerin hayli geniş olduğu bir düzleme ulaştı isyan. Kamuoyu yoklamaları halkın çoğunluğunun bu isyanı desteklediği de gösteriyor.

Kent yönetimleri gösterileri dindirmek için bilet fiyatlarını geri çekse de eylemlilikler Bahia ve Belo Horizonte başta olmak üzere hafta sonuna kadar devam etti. Halkın ‘toplu taşımanın özel sektörden kamuya verilmesi’, ‘hastanelerin ve okulların fonlarının arttırılması’, ‘FIFA ve yolsuzluklardan hesap sorulması’ gibi genişleyen talepleri kitleleri sokaklarda tutmaya devam etti.

Hareket başlangıçta Ücretsiz Seyahat Hareketi kontrolünde, geniş ve sınırları belirsizdi, geniş resmi taleplerde mevcut değildi. Şu anda eylemler ekonomisi ve nüfus büyüklüğünün ihtiyaçlarının çoğunluğa göre sağlanılmadığının

düşünüldüğü bir kamu mekanına dönüştürülmüş durumda. Eylemin önderliğinin ve koordinasyonunun olmayışı kimileri için bir risk faktörü olarak ifade edilirken, başkaları bunu daha iyi bir toplum için mücadelede teşvik edici bir şey olarak değerlendiriyorlar.

Brezilya takımı İtalyanlarla karşı karşıyayken Fonte Nova Stadyumu yakınlarındaki eylemlerde el konulan kimi dövizlerin söylediği gibi: “Biz Brezilya’yı değiştirmek için sokaktayız”. Ne azı, ne fazlası.

Kaynak: Counterpunch Çeviren: Zeynel Gül

Referanslar

Benzer Belgeler

Kitabın üçüncü ve son bölümü, Cahit Arf’ın 1958 ve 1960 yılları arasında Atatürk Üniversitesi tarafından düzenlenen Halk Konferanslarında verdiği

Ergen ve eriþkin BAB olgularýnýn birinci dereceden bi- yolojik yakýnlarýnda psikiyatrik patoloji bulunma oranýnýn karþýlaþtýrýldýðý çalýþmamýzda, genel psiko-

Geleneksel halk hikâyelerinin dö- şeme metnine örnek olarak Klasik Aşk Hikâyeleri Külliyatı’nın, “Giriş”..

Tamamı Düzenli Takılı Traşlı Alüminyum Pimli Boru Deneysel Sonuçları T amamı düzenli takılı traşlı alüminyum pimli borular için boru boyunca sıcaklık değişimleri

Müzaye­ dede Orhan Veli'nin 1944'te Adilhan Ev- reşe'de askerlik yapar­ ken Muvaffak Sami Onat'a gönderdiği mektup 3 milyar 250 milyona, DSP Lideri Bülent Ecevit'in el

Köprü açıldıktan sonra Bo ğaz’ı geçen insan sayısı yüzde 4 artarken Boğaz’ı geçen araç sayısı yüzde 200 arttı.. İkinci köprünün aç ılışından bu güne kadar

çevreyle ilgili bu söz konusu sorunlar, bir patlamanın da göstergesidir ki bunun, kapitalist sömürü, halk dü şmanı neo-liberal politikalar, vahşi devlet baskısı, Kürt

o Sağlık Bakanlığı hastanelerinde dönersermaye uygulamaları 8.hafta Sağlık Kurumlarında Döner Sermaye 2. Üniversite hastanelerinde dönersermaye uygulamaları 9.Hafta