• Sonuç bulunamadı

Akut Batına Neden Olan Jinekolojik Patolojilerde Laparoskopinin Yeri

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "Akut Batına Neden Olan Jinekolojik Patolojilerde Laparoskopinin Yeri"

Copied!
5
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Akut Batına Neden Olan Jinekolojik Patolojilerde Laparoskopinin Yeri

THE VALUE OF LAPAROSCOPY IN THE GYNECOLOGIC PATHOLOGIES LEADING TO AKUT ABDOMINAL PAIN

Tayup ŞİMŞEK*. Göray Ç İ M E N * . Orhan E R M A N * *

* E ' / m . D r . . A k d e m / L n i v e ı s i i e s i T ı p fakültesi Kadın Hastalıkları v e D o ğ u m A D . Oğr.Gör.,

* * Prof.Dr..Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları v e D o ğ u m A D . Başkanı. A N T A L Y A

O/et Summary

Amaç: Akul karımı neden ulan jinekolojik patolojilerde nı- l>aro.\kopiıılıı verini artışı ırmak.

Materyal ve Melad: Akdem: i iıiversiiesi 'l'ıp fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği 'ne I 992-96 tarihleri tıraşında başvuran : jinekolojik kaynaklı tiril patoloji oitlıığıı tliiytıniılen o,S olgu çalışmanı alımlı.

Xoniiiicko/ojik nedeni olan hastalar çalışmaya dahil et/ilmedi. İstatistiksel analizler için Sııuleııl T (esti kul­

lanıldı ve />• O. (15 İstatistiksel olanırk anlumlı kabul edil­

di.

Bulgular: Hastaların vas ortalaması 2b: 4İİ6-57) olup

"o-lñ.S(4ól olguya Uıparoskopi vapıhlı. Olguların 37si ("ı:37. 7/ laparosko/u'k ohırok İtim aldı ve tedavi edildi. En

•ak rastlanan jinekolojik kaynaklı akul balın nedeni ek- lopık gebelik ıdr l.ajiarosko/ıi yapılan grupla lıostoııette kalış süresi ilaha kistiydi (p 0.1)3). Pir haslınla la- /ıtıroskopi sonrası pıılııınııcr eıııbolı gidişti.

Sonuç: At il jinekolojik ¡hiitdojllerde luparosktipi uygulana­

bilir bir yöntemdir ve laparotonıi\'e göre birçok avantajı vardır. Ancak lapararioını hala geçerliliğini korumak­

ladır.

A n a h t a r K e l i m e l e r : Laparoskopi. Akut karın.

Laparotoıni. Lktopik trebelık

Objective: To determine the place oj la/xirosi-opi in gyneco­

logic j)atholog\: causing to acme abdominal pain.

Material and Method: Total 9H patients villi at me oMoniinol pain were euro/let! in this study in The I')e/iarinieiu of Obstetrics ami Gynecology. Akdeuiz University School of Medicine between 1992 to 199b. The patients with noug- vnecologic causes were excluded from the study. Student T test was used to statistical analysis and />• 0.05 was ac­

cepted to be statlslica.lv significant.

Results: Mean age was 2k.4(16-57) and laparoscope was per­

formed in 46.8"» (46) patients. Thirty sevemiT. pa­

tients were diagnosed and treated with laparoscope Ectopic pregnancy was the most frequent gynecologic pathology leading to acute abdominal piu'u syndrome.

The period of time resting In die hospital was shorter in patients with iaparoseofile firocedurcstp -0.05).

Pubiioucr embolus developed in tnie ease alter ia- paroscofiy.

Conclusion: Laiiaroseopv is acceptable procedures in the gy­

necologic emergency and there are a lot ol'advautages oj' laparoscojiy 13ut luj>aratoiiiv is gold slamlari nieiliod at present.

K e y Words'. Laparoseopy. Acute A b d o m i n a l Lain.

I.aparatomy. Ectopic Presznancv

K l i n Jinekol Obst 1998. 8:213-217 T K l i n J Gynecol Obst 1998, 8:213-217

Lndoskopık girişini yüz yıldan fazla geçmişi olmasına rağmen teknolojisindeki gelişmelere

G e l i ş T a r i h i : 13.(12.1998

Y a z ı ş ı n a A d r e s i : Dr.Tayup Ş İ M Ş E K Altındağ Malı.

169 Sokak G ö k k u r t Apt. D: 8 (Pl 15(1 A N T A L Y A

Hu eabşıııa 16-20 Mavıs ¡997 uırllımdc Antalya 'da yapılan 2.1'lıısitirartısı Jinekoloji ve Obstelrik Kongresinde jiosler olarak sunulmuştur.

paralel olarak son yıllarda yaygın kullanım alanı bulmuştur. Peritonca! kavitenin doğrudan gözlen­

mesi kaviledeki yüz.cyel patolojilerde kurmada diğer tetkiklere üstünlük sağlamakla birlikte yu­

muşak dokuların derinliklerinde bulunan patoloji­

lerin saptanmasında aynı derecede başarılı ola- mayabihnektedir. Laparoskopinin ilk uygulama yerlerinden olan jinekolojide hem tanı hemde te­

davi amacıyla kullanılmaktadır (T).

Akut batın bir çok sistemi ilgilendiren geniş bir hastalık spcktrumtınu içeren, acil tanı ve tedavinin

T Klııı .1 (lyııectıl Oba 199S. S 213

(2)

A K U T B A T ı N A N H > K N O l . A N JlNI-'KOl.OJlK I'ATOI.O.IIl | ; R | ) | ; L A R A R O S K O I T N İ N M I R I l,ı\!ip S I ' . M . K . u Ark

gerekli olduğunu ikide eden bir sendromdıır. Bu sendrom çeşitli organlardan kaynaklanabilmekte- dır. Bu kaynaklar arasında bulunan jinekolojik pa­

tolojiler hem tanıda zorluklara yol açmakta, lıemde çoğunlukla laparoskopik olarak tedavi imkanına sahiptirler, "lanı amaeı ile yapılan girişimde ilk seçenek olarak laparoskopı tercih edilirken, ek cer­

rahi işlem yapılacaksa cerrahın eğitimi, hastanın vi- lal bulguları, genel durumu ve patolojisine göre la- paralomi veya laparoskopı tercih edilebilmektedir (1). İşte bu çalışmanın amacı da akut batın kliniği ile başvurup jinekolojik kaynaklı patoloji düşünülen olgularda laparoskopının yerini belirlemektir.

Materyel ve FVletod

A k d e n i z ÜniversitesiTıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğine 1992-1996 tarih­

leri arasında akut batın kliniği ile başvuran ve cer­

rahi girişim uygulanan 98 hasta incelendi. Bilgiler hasta dosyalarından ve bilgisayar kayıtlarından el­

de edildi. Jinekolojik kaynaklı olmayan patolojisi olan olgular çalışmaya dahil edilmedi. Hastalara yapılan operasyon tipi ile klinik bulgular, hastanın durumu, hastanede kalış süresi ve komplikasyonlar arasındaki ilişki incelendi.

İstatistiksel analizler için Studcnt T testi kul­

lanıldı ve p < 0.05 istatistiksel anlamlı kabul edildi.

S o n u ç l a r

Çalışmaya dahil edilen olguların yaş ortala­

ması 28.4 (dağılım 16-57). ortalama paritesi 3.2 (0-

6) olup olguların semptom, jinekolojik muayene ve sonograll bulguları Tablo 1 'de özetlenmiştir. F.n sık akut batın nedeni ektopik gebelik olarak sap­

tanırken (%55.1) ilk aşamada olguların %46.8'me laparoskopi, %53'iine laparatomi yapılmıştı (Tablo 2). Semptomlar ile cerrahı girişimin tipi arasında anlamlı bir ilişki saptanmazken sadece bir olguya preşok bulguları nedeni ile direkt laparatomi yapılmıştı. Ancak jinekolojik muayene ve sono- graiîde kitle(pclvik apse ve adnexiyal kitle) sap­

tanan olguların çoğunda laparatomi tercih edilmişti (Tablo 1 ve 2). Laparoskopik ektopik gebelik sap­

tanan 28 olgudan sekizinde laparatomiye geçildi.

Bunlardan ikisinde fazla intraabdominal kanama, ikisinde intraopcratif kanama, ikisinde enstruman- tasyon yetersizliği, birisinde kornual diğerinde ise istmik ektopik gebelik mevcuttu. B i r olgııyada kor­

nual rezeksiyon ve diğerlerine salpenjektomi uygu­

lanmıştı. Geriye kalan 8 olguya diagnostik amaçlı laparoskopi, 9 olguya laparoskopik salpenjektomi ve 3 olgııyada laparoskopik salpingotomi yapıl­

mıştı. Ovarial kist rüptürü olan 8 olgu laparoskopik tedavi edilmiş ve laparoskopik olarak adnex torsi- yonu saptanan bir olgııyada laparatomiye geçilerek salpingooofcrcktomi yapılmıştı. Laparoskopi yapı­

lan beş olguda da normal bulgular saptanmıştı (Tablo 3).

Hastanede kalış süresi laparoskopi yapılan ol­

gularda kısa ancak operasyon süresi ise uzundu (p<0.05) (Tablo 4). Laparoskopi yapılan olgulardan sadece bir tanesinde postoperatif pulmoncr emboli

Tablo 1. Hastaların klinik ve laboratııvar özellikleri.

Laparoskopi(n) Laparatomi (n) Toplam (n) Semptomlar

Karın ağrısı 46 (%46.9) 52 (%53.0) 98 (%100)

Vagınal kananına 30 (%30.6) 35 ("335.7) 65 (%66.3)

Amenore 22 (%22.4) 35 (%35.7) 67 (%68.3)

Diğer IS ("ol S.3) 16 (%16.3) 34 (%34.6)

Jinekolojik muayene

I kısası vet 26 (",,26.5) 52 (%53.0) 7S ("„75.5) Dolgunluk 14 (%14.2) 10 ("1,10.2) 24 ("-„24.4)

K i l l e 6 (%6.1) 14 ("„14.2) 20 (%20.4)

Normal 12 (% 12.2) 12 (% 12.2)

Sonoyralı Bulguları

Kitle 16 (% 16.3) 26 (%26.5) 42 (%42.8)

Serbest mayi 16 (%16.3) 15 (% 15.3) 3 1 (%3 1.6)

Ektopik gebelik 2 (%2.0) 10 (%I0.2) 12 (%I2.2)

Normal 13 (%13.2) 10 (%10.2) 23 (%23.4)

2 1 4 T Kim Jmekol Obsl I99H, s

(3)

Tablo 2. Hasla patolojilerimi operasyonlara göre dağılımı.

Laparoskopi

Patoloji Laparoskopi Laparotomi Laparatonıi T o p l a m Lktopık gebelik 20 (%20.4) 26 ("-1,26.5 8 (%8.1) 54 (%55.1S Ovarial kist ruptıirü X ( % X . l ) 6 ( % 6 . I ) 14 {'K, 14.2) A d n e k s n a l kitle — l l ( % 1 1 . 2 ) 1(%1.0)* 12 (% 12.2) Pelvik enfeksiyon 4 (%4.0) 9 ( % 9 . 1 ) * * — 13 (% 13.2)

Normal bııleıılar 5 ( % 5 . l ) 5(%5.1) Toplam 3 7 | V V 7 . 7 ) 52 ("„53.0) 9 ( % 9 4 ) 98

*:Adnexial torsivoıı mevcuttu.

**:l3u olgularda luboovariaıı apse saptanmıştı.

Tablo 3. Hastaların yapılan işlemlere göre dağılımı.

Patoloji Diagnostik

Laparoskopi(n=46)

Salpenjektomi Salpingoslomi Koterizasyon Laparatonıi bklopik gebelik

(İvarian kısl ı liptün";

PeK'ik eııleksiyoıı Adnex torsıyoıuı Norma!

8 f % 17.3) 9 ("„19.5) 3 (%6.5)

8 ("4 7.3)

8 (% 17.3) bklopik gebelik

(İvarian kısl ı liptün";

PeK'ik eııleksiyoıı Adnex torsıyoıuı Norma!

4 ("„8.6l

8 ("4 7.3) bklopik gebelik

(İvarian kısl ı liptün";

PeK'ik eııleksiyoıı Adnex torsıyoıuı Norma!

4 ("„8.6l

1 i" M bklopik gebelik

(İvarian kısl ı liptün";

PeK'ik eııleksiyoıı Adnex torsıyoıuı

Norma! 5 (%1().X) l [ ı)_. 1 )

bklopik gebelik (İvarian kısl ı liptün";

PeK'ik eııleksiyoıı Adnex torsıyoıuı

Norma! 5 (%1().X)

Toplanı 17 (%36.9) 9 (%I9.5) .3 (%6.5) 8 (%17.3) 9 (%19.5)

Tablo 4. Hastanede kalış ve operasyon süreleri.

Özellik

Laparosk (ıı 37)

opi Laparatomi Laparoskopi ve laparatonıi (n=52) (n=9) Operasyon süresi (dk) 79.3(50-90) 46.4 (30-65) 1 2 5 . 4 ( 1 0 5 4 50) I lastanede kalış süresi ( O ü n ) 2.1(1-3) 6.2(4-8) 5.2(4-7)

gelişti ve tedavi edildi. Diğer olgularda komp- likasyon görülmedi.

T a r t ı ş m a

Jinekolojik patolojilerde tedavi amaçlı aeil la- paroskopinin rolü tam olarak belirlenmemiştir.

Önceden vaginal veya abdominal yolla yapılan bir çok operasyon laparoskopi ile yapılabilmektedir (2). Laparoskopinin laparotomiyc üstünlükleri has­

tanede kalış süresinin kısa, maliyetin daha ucuz, postoperatif ağrı ve morbiditenin daha az olması şeklinde sayılabilir. Ancak bunlara rağmen mani- plasyon olanağının sınırlı olması , dispozible ens­

trümanların pahalh olması, operasyon süresinin da­

ha uzun olabilmesi ve çok acil olgularda hemen

müdahale olanağının zor olması gibi dezavantajları mevcuttur (1). B i z i m olgularımızda da laparoskopi operasyon süreleri uzun vc bir olguyada preşok bulguları nedeniyle direkt laparotomi yapılmış idi.

A c i l jinekolojik vc jinekolojik kaynaklı ol­

mayan patolojilerde tanı vc tedavinin kısa sürede yapılması gerektiği için laparoskoinin kullanımı konusunda kuşkular yaratmaktadır. Ancak yapıla­

bileceği konusunda çeşitli yayınlar mevcuttur.

Martin ve arkadaşları (3) 20 yıllık sürede 7988 has­

taya akut batın nedeniyle laparoskopi yaptıklarını belirtmişlerdir. Nontravmatik hastalarda en çok akut difftız peritonit, travmatiklcrdc de dakik rüp- türü saptamışlardır. Çalışmalarında laparoskopiye bağlı 2 olgu ex olmasına rağmen tolarebilitenin iyi

T Kim .1 (ıvntHfl Ohsl IWS. fi 215

(4)

AKUT BATINA NKDKN OLAN JİNKKOKOIİK I'ATOH Ull.HRDK I.AI'AROSKOI'ININ TİKİ lavup SİMŞKK \c Aı-k

olduğunu savunmuşlardır. Yine Taylor ve arkadaşları (4) nedeni belli olmayan akut alt karın ağrısı olan kadınlara laparoskopi yapmışlardır.

Tüm olgulara (19) kesin tanı konulabilmiş ve başarılı bir şekilde apendektmui, salpingooofcrck- toıiıi yapmışlardır. Bunlara rağmen şokla olan hastalarda veya eiddi intra abdominal kanaması olan olgularda ve büyük adneksiyal kitlesi olan hastalarda laparolemi tercih edilebilmektedir.

Olgularımızda ise adneksiyal kitlesi olan olgularda laratominin daha çok tercih edildiğini ve ciddi pre- operatif, intraoperatif kanaması olan olgularda hemen laparatomi yapıldığını görmekteyiz.

Adneksiyel kitlelerin laparoskopik olarak te­

davi edilebildiği bilinmektedir (5). Fakat malign bir tümör ile karşılaşma düşüncesi veya laparoskopi esnasında kitlenin rupture olma olasılığı laparatomi düşüncesini ön plana çıkartmaktadır. Günümüzde ise çok büyük kitleler dışında malign tümörlerinde laparoskopik olarak tedavi edilebildiği ve riiptür olduğunda ise ilk 15 gün içersinde définitif tedavisi yapıldığı taktirde hastanın prognozunun etkilen­

mediği bilinmekledir (6).

Önemli jinekolojik kaynaklı akut karın nedeni olan ekstrauterin gebelik olgularında laparoskopi hem lanı hemde tedavi amacıyla rahatlıkla yapıla­

bilmektedir (7). Ancak ciddi intraoperatif ve preo- peratif kanaması olan hastalarda direkt olarak la­

paratomi yapılabilir. B i z i m 54 olgumuzdan 26 (%49.0)"sına direkt laparatomi, 20(%36)'sinc la­

paroskopi ve <5 (%14.9)Tne laparaskopi sonrasında laparatomi yapılmışım Ancak direkt laparatomi yapılan olgularımızın çoğu çalışma kapsamındaki ilk yıllara aittir. Bu oran daha sonraki yıllarda oldukça düşüktür.

Pelvik enfeksiyonlarda laparoskopinin yeri tartışmalıdır. Bilindiği gibi pelvik enfeksiyonların klasik tedavisi öncelikle medikaldir. Ancak tanının kesin olmadığı veya medikal tedavinin başarısız olduğu durumlarda laparoskopi veya laparotomi yapılmaktadır. Batında distansiyon veya olası dilate harekeli kısıtlanmış bağırsak ansları ve intraab­

dominal yapışıklıklar nedeniyle laparoskopi yapıl­

masından çekinilmektedir. Ancak bunlar her zaman olmayabilir ve konlrendikasyon teşkil etmemekte­

dir Hatta pelvik apse ve yapışıklıklar laparoskopik olarak kolaylıkla tedavi edilebilmektedir (8). Tüm

bunlara rağmen ciddi olgularda karar vermek zor olmakla birlikle, hafif olgularda ise rahatlıkla la­

paroskopi yapılabilmektedir. Bizim olgularımızda tubo-ovarian apsesi olan 9 olguda laparatomi tercih edilirken, sadece pelvik enfeksiyon saptanan 4 o l ­ guda laparoskopi yapılmıştır (Tablo 2).

Ortalama operasyon süreleri genellikle la- paroskopide daha uzundur. Ancak cerrahın deneyi­

minin artması, iyi ekipman ve ekip ile ou farklılık minimuma indirilebilmektedir. Hastalarımızda or­

talama laparoskopi süremiz 79.3 dakika, laparatomi süresi 46.4 dakika bulunmuştur. Benzer sayılar l i ­ teratürde de mevcuttur (4). Bunun yanında la­

paroskopi yapılan olgularda hastanede kalış süresi kısa, postoperalif ağrı azdır. Mobilizasyon sorunun olmaması, erken oral gıda ve sıvı alımının başlan­

ması diğer avantajlardır. Bu bulgular hastalarımız­

da da gözlenmektedir.

Ayırıcı tanı net yapılamayan veya açıklana­

mayan akut karın scı.dromunda hem lanı hemde negatif laparatomi oranını azaltmak için la­

paroskopi tercih edilebilmektedir (9). Laparoskopi yapılan olgularımızın 5 tanesinde normal bulgular saptanması ve negatif laparatomimizin olmaması bu düşüncelerimizi desteklemektedir.

Laparoskopinin komplikasyonları nadir o l ­ masına karşın bazen ciddi sorunlar yaratabilir. Akut batın nedeni ile yapılan laparoskopinin mortalite ve morbiditesi düşüktür (%2 ve % 11) (10). Bu neden­

le akut karın tablosunun yönetiminde yararlanıla­

bileceği belirtilmiştir. Ancak operasyon la­

paroskopi ile başlayıp çeşitli nedenlerle laparatomi ile devam edebilmektedir. Buda operasyon süresini uzatmaktadır. Olgularımızda laparatomiye geçiş oranı %19.9 idi. Literatürde benzer oranlar bildirilmiştir (10). Laparoskopinin en sık ve ciddi komplikasyonları ise damar yaralanmaları, emboli ve bağırsak yaralanmalarıdır. B i z i m olgularımızda ise bir tanesinde postoperalif puhuoner emboli gelişmiş ve tedavi edilmişti.

Sonuç olarak serimizde laparoskopi oranımız çok yüksek o l m a m a s ı n a rağmen jinekolojik acillerde uygun koşullarda ve uygun olan olgularda ilk seçenek olarak uygulanabilir bir yöntemdir.

Ancak hastanın durumuna göre laparotomi hala geçerliliğini korumaktadır.

216 T Kİ in Jıımkoi Olvst IMS'. S

(5)

AKİ 'T m i 1\A sn-m-\ O! \ N IINI-KOI OJtK PATOLOJİ! K R M i I A P A R O S K O P I N I N YI-RI

KAYNAKLAR _

Tavııp SÎMSI-K w \:ı

1. Nhnii'o M d . (ivnccologic Endoscopy. In: Bcrec JS, Adashi E Y . l l i l n r d P A . eds. N o v a k ' s Gvnecology. Ilong K o n g : W i l l i u n w U V i l k i n s . I W 6 : 67^-727.

2. Sultana CT Segur L. I.aparoscopy vs laparammy l'or gyne- coloeic procedurcs. liupac! on ¡esidcnl traming . .1 Repnad M a l 199o: 41: 225-30.

7- M a r ¡ : i i - Y i \ a l d i K. Vagncrus 17 García M o n t ó l o M. Quintero i ) . |)c Tcicsn 17!. Iaiicrgcne\' laparoscopy. A 20 year expe- rienee. Rc\ Esp E n l e n n D i g 1 9 9 y X - 305-8.

4. " E i U o r I YY. l\enned_\ C A . Dtnihain R l l . B l o c i i .111.

Diajinosiie lapar.»scop\ in w o m c n w iih aetite abdominal pañi. Sur:: Eapaiosc Endose ¡*>')5; 5: 125-8.

5. Van de Walle P. Dilknuane P. \ a n de Lamotta II. Proal L.

The laparo-.eopie appioaelí ol a torsión o f a benign matine o v a r í a n leraioma: a case report and rc\'iew olThe bicrature.

Aeta t'lnr Belg 1 9 9 o ; "0 : '><-X.

6 . D e m b o A J . l ) a \ y M . S l e i n v i g Al:7 lierle I-..L H ü s h R S . Kjorstail K. Prognoslic l'aelors in palienl-. with Mnge I

epithelial ovarian cancer. Obstet G y n e c o l 1990, 2 6 . 3 - 72.

7 . M a y m o n R . Shuhnan A , Halperin R , M i c h e l l A . Uukovsky I. Ectopic pregnancy and laparoscopy: Reviewed of 1107 patients treated by salpingectomy or salpingosioinv. Em .1 Obstet Gynecol Re-prod B i o l 1905; 62: 61-7.

X. Raiga J. Denoix S. Cam's M, Lebouedec G. Glow ac/nw ei E.

Wattiez A , I'ouly J L . Mage G , Manhes I E Bntliat M A . Laparoscopic treatment of adnexial abscesses. A series of 39 patients. .1 G y n e c o l Obstet B u d Reprod Paris lm7 A 24:

381-5.

9. Champault G. L a u i o y J, G u l h a n P. Benoit .1. R i / k N.

Boulelier P. What are abdominal painful svnciroinc- ol un­

explained origin '.' Prospective Snuly: patient- o l i o u . - J for three years. A n n C h i r 1996; 50: 258-62.

I D . N a v e z B , d ' L d e k c m Y . C a n i b i e i E, Riehu <'. ck-Picrp.oiii B.

Ciuoit P. Laparoscopy for managemcu; of nontia\ malic acute abdomen. W o r l d J Sura 1995: 19: C X 2 - 2 .

'I' Kim ./ (,!•;;.•< til Oil's J'J'JS, S 217

Referanslar

Benzer Belgeler

Kirişli plak döşeme, dişli döşeme ve kirişsiz döşeme sistemleri kullanılarak tasarlanan aynı mimariye sahip binaların ETABS programı yardımıyla analizleri

In the same year 2016, Jayakumar, Meganathan and Shanthi solved the shop floor scheduling problem with two machine n job problem by using a heuristic approach in the result

Avuç içi taşlama ile kesim yöntemi kullanılarak kesimi yapılmış olan 316L çelik numunenin normalizasyon tavlaması sonrası yapıları Şekil 6.43’te 200x, Şekil 6.44’te

• HENÜZ 58 yaşıtıda olduğunu söyle­ yen Hollywood yıldızı Zsa Zsa Gabor sekizinci evliliğini dün “ soylu” oldu­ ğu ileri sürülen Alman asıllı

O gün bu gün -dile kolay otuz yıl- sevdiğiniz sevmedi­ ğiniz yerli yabancı film yıldızlarının bir çoğu­ nu benim sesimden işiderek seyrettiniz ve

Sunulan bu çalışmada, kandidüri gelişimi ile ilişkili risk faktörleri; üriner sistem girişi- mi, üriner kateter kullanımı, immünsüpresyon, antibiyotik kullanımı ve

This study aimed to evaluate in detail the sexual satisfaction levels of GC patients and its relationship with the psychological status (anxiety and depression) and

Form, hastaların demografik özelliklerini (yaş, cinsiyet), tedavi öncesi klinik özelliklerini (beslenme öncesi prealbümin değeri, açlık gün sayısı, vücut kitle indeksi