INS 401 Mühendislik Ekonomisi
Dr.Ögr. Üyesi Mehmet Fatih YILMAZ
Enflasyon ve Paranın Satın Alma Gücü
Hizmet ve eşyaların fiyatları zaman içerisinde dalgalanma gösterir ancak genel olarak fiyatlar yükselme eğilimindedir. Mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki yukarı yönlü hareket nedeniyle paranın satın alma gücü zaman geçtikçe azalır. Ekonomik analizlerde paranın satın alma gücündeki
değişim dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte fiyatlarda düşüş (deflasyon) nadiren de olsa
görülebilir. Üretimin talepten daha fazla artması ve eşyaların temin edilebilmelerinin
kolaylaşması fiyatlarda azalmaya neden olabilir.
Enflasyon ve Paranın Satın Alma Gücü
Enflasyon dengeye ulaşmamış fiyat ve ücret taleplerinden kaynaklanmaktadır. Çalışanların, üreticilerin ve satıcıların elde ettiği gelirin harcadıkları emek ve masrafa değmediği düşüncesi ile ücret artışı talep etmeleri veya ücret artırmaları fiyat artışına dolayısı ile enflasyona yol açar.
Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlarda asgari ücretle çalışan kişiler ve emeklilerin
önemli bir kısmı hayat şartlarının ağırlaşmasını öne sürerek ücretlerinde haklı olarak artış talep etmektedirler. Ücret artışının gerçekleşmesi durumunda asgari ücretle çalışan ücretlilerin ve diğer dar gelirli kesimin gelir artış talepleri dengeye gelmiş olacaktır. Fakat asgari ücretle
personel çalıştıran iş yerlerinde daha yüksek personel gideri oluşacak ve kârlarının azalmaması için ürettikleri ürünlerin fiyatlarını arttırma gereği duyacaklardır. Buna ek olarak ihtiyaçlarını
erteleyen dar gelirli kesim, alım güçlerinin artması ile erteledikleri ihtiyaçlarını karşılayacaklar ve
tüketimde artışa yol açacaklardır. Üretimde veya ithalat yoluyla gelen ürünlerin miktarında kısa
süre içerisinde önemli oranda artış görülemeyeceği için arz sıkıntısından dolayı mal ve
Enflasyon ve Paranın Satın Alma Gücü
Literatürde enflasyonun nedenleri genel olarak 4 ana başlıkta toplanmaktadır (Yılmaz ve Arı, 2013).
1. Talep (tüketim) artışı kaynaklı, 2. Maliyet artışlarından kaynaklı, 3. Beklenti kaynaklı,
4. Kurumsal zayıflık ve siyasi istikrarsızlık kaynaklı
Enflasyon ve Paranın Satın Alma Gücü
• Maliyet artışı genel olarak personel ve hammadde maliyetinin artmasından kaynaklanmaktadır. Türk Lirasının yabancı para birimleri karşısında değer kaybetmesi ve özellikle enerji maliyetlerindeki artış enflasyona neden olabilmektedir.
• Üretici ve tüketicilerin enflasyon oranlarının artacağı yönünde bir beklentiye girmesi üretici ve satıcıların mal ve hizmetleri daha yüksek bedel üzerinden sunmalarına, tüketicilerin ise satın aldıkları mal ve
hizmet karşılığında daha yüksek bedel ödemeye razı olma eğilimi oluşturmaktadır. Bu nedenle genel anlamda ekonominin kötüye gideceği yönünde bir hissin oluşması beklenti kaynaklı enflasyonun oluşmasına neden olur.
• Konut sektörüne olan talep ağırlıklı olarak kredi faizlerine ve bunun sonucunda yurt dışından gelen sıcak para ile doğrudan orantılıdır. Bir müteahhidin gelecek olan paranın miktarını ve hangi dönemde
geleceğini bilmesi çok olası değildir. Yatırım kararı alırken bu etkiyi dikkate almadan işe başlaması
durumunda satabileceği miktarın çok altında fiyatla satış yapma durumunda kalabileceklerdir. Özellikle yap-sat usulü ile çalışan müteahhitler bu durumdan daha çok etkilenecektir.
Enflasyon ve Paranın Satın Alma Gücü
Enflasyon ve Paranın Satın Alma Gücü
• TÜİK tarafından açıklanan yıllık enflasyon inşaat maliyetlerindeki artışı tam olarak yansıtamayabilir. Bu nedenle inşaat malzemeleri, işçilik ve iş makinelerinin giderleri Çevre ve şehircilik Bakanlığı tarafından birim fiyat endeksleri olarak her yıl düzenli biçimde yayımlanır ve kamu kurumlarının yaptıracağı
inşaatların yaklaşık maliyetleri birim fiyat endekslerinden yararlanılarak hesaplanır.
• Tüketici fiyat genel endeksi ile Çevre ve şehircilik Bakanlığı'nın birim fiyat endeksleri inşaat sektörü
tarafından yaygın biçimde kullanılır ve maliyet tahminlerinde önemli bir yere sahiptir. Çevre ve şehircilik Bakanlığı'nın birim fiyat listesinde inşaat işi ile ilgili tüm malzeme, işçilik, ekipman ve nakliye işleri ile ilgili fiyatlar her sene güncel haliyle yayımlanır. Bu liste esasen devlet tarafından birim fiyat usulü ile ihalesi yapılacak inşaat işlerinin yaklaşık maliyetini belirlemek amacıyla hazırlanmaktadır. Fakat birim fiyat analizi özel firmalar tarafından da kabul gördüğü için hemen hemen tüm inşaat sektörü tarafından takip edilmektedir.
Enflasyon ve Paranın Satın Alma Gücü
Enflasyon ve Paranın Satın Alma Gücü
Enflasyon ve Paranın Satın Alma Gücü
2001 yılında kilogramı 70 kuruş olan yağ bazlı kalıp ayırıcının fiyatı 2011 yılında 4,11 TL'ye çıkmıştır. Buna göre yağ bazlı kalıp ayırıcının fiyat endeksi 4.110.7 ∗ 100 = %587,14 olmuştur. Endekse göre kalıp yağının fiyatı 2011 yılında 2001 yılındaki fiyatının %587,14 katına çıkmıştır.
Beton Çelik Çubuğunun 2001 yılındaki kilogram fiyatı 14 kuruş iken 2011 yılında
1,06 TL'ye yükselmiştir. Böylece beton çelik çubuğunun fiyat endeksi 1.060.14 ∗ 100 = %757,14 olmuştur.
Buna göre aynı dönemde beton çelik çubuğunun fiyatının yağ bazlı kalıp ayırıcıya göre daha hızlı arttığı görülmektedir. İnşaatlarda kullanılan malzemelerin fiyat artış oranı enflasyon oranından önemli ölçüde sapabilir. Bunun en önemli nedenleri malzemeye olan talep, temin edilebilirlik, üretici ve tedarikçiler arasındaki rekabet durumu olarak gösterilebilir. İnşaata başlamadan önce müteahhit gider kaleminde önemli bir yer tutan inşaat malzemelerinin bir yıl sonraki fiyatlarını doğru biçimde tahmin edebilmelidir.
Enflasyon Oranı
Enflasyon oranı aylık ve yıllık olmak üzere iki zaman dilimi için hesaplanır. Aylık enflasyon mal ve hizmetlerde bir ay içinde gerçekleşen ortalama fiyat artışını belirtir. Yıllık enflasyon ise bir yıl içinde
fiyatlarda oluşan ortalama artış oranını ifade eder ve yıllar içinde geçiş yapılırken bileşik oran kullanılarak hesaplama yapılır.
Aylık enflasyon 𝜋𝑚 olarak ifade edilir ve aşağıda belirtilen formülle hesaplanır.
𝐿𝑜𝑔10 1 + 𝜋𝑚 = 𝐿𝑜𝑔10 𝑠𝑜𝑛_𝑦ı𝑙ı𝑘_𝑇Ü𝐹𝐸′𝑠 Τ𝑖 İ 𝑙𝑘_𝑦ı𝑙ı𝑛_𝑇Ü𝐹𝐸′𝑠𝑖 Τ𝑛 = 𝑍 Formülde yer alan n ifadesi belirtilen endeksler arasındaki ay sayısıdır.
𝜋𝑚 = 10𝑍 − 1
Yıllık enflasyon ise 𝜋𝑎 = 1 + 𝜋𝑚 12 − 1 formülü ile hesaplanır.
Enflasyon Oranı
1994 Aralık ayı ve 1995 Aralık ayı arasındaki dönem baz alındığında 1995 yılında Türkiye'deki enflasyon oranı
𝐿𝑜𝑔10 𝑇Ü𝐹𝐸(1995𝑇Ü𝐹𝐸(1994ሻሻ
12 = 𝑍 denklemi ile hesaplanır. Yıllara ait endeks değerleri yerine konulduğunda
𝐿𝑜𝑔10 239,60136,10
12 = 𝑍 denklemi elde edilir. Buradan Z = 0,02001 olarak hesaplanır ve 𝜋𝑚 = 100.02001 − 1 = 0,047 değeri elde edilir.
Bir başka ifade ile aylık ortalama enflasyon %4,7 olarak hesaplanır. Buradan yıllık enflasyon için 𝜋𝑎 = 1 + 0.047 12 − 1=0.738 veya %73,8 değeri elde edilir.
Enflasyon Oranı
Aynı analiz 1994 Ocak ayı ve 1995 Ocak ayı arasındaki dönem baz alınarak gerçekleştirildiğinde 1994 yılında Türkiye gerçekleşen enflasyon oranı hesaplanmış olacaktır.
𝐿𝑜𝑔10 145,764,50
12 = 𝑍 = 0.0295
𝜋𝑚 = 100.0295 − 1 = 0,07 değeri elde edilir.
Bir başka ifade ile aylık ortalama enflasyon %7 olarak hesaplanır. Buradan yıllık enflasyon 𝜋𝑎 = 1 + 0.07 12 − 1=1.259 veya %125.9 değeri elde edilir.
Enflasyon Oranı
Birçok ekonomik analiz ve araştırma gelecekte gerçekleşecek enflasyon oranlarına ihtiyaç duyar. Gelecekte gerçekleşecek olan enflasyon geçmiş yıllardaki fiyat endeksleri, ekonomik koşulların tahmini, muhakeme ve diğer ekonomik tahminlere dayanır. Gelecekteki nakit akışının tahmininde olduğu gibi gelecekteki
enflasyon oranının tahmini de güçtür.
Birçok analizde yatırımın ömrü boyunca ortalama bir enflasyon değeri alınır, her yıl için enflasyon oranı tahmin edilmeye çalışılmaz. Böyle bir kabul ekonomik analizin doğruluğunu çok fazla düşürmez. Ekonomik analizde alınacak ortalama enflasyon uzun bir dönem boyunca gerçekleşen enflasyon göz önüne alınarak belirlenir. Bir yıldan daha uzun süre gözetilerek hesaplanacak olan enflasyon aşağıdaki formülle belirlenir.
𝐿𝑜𝑔10 1 + 𝜋𝑚 = 𝐿𝑜𝑔10 𝑇Ü𝐹𝐸 𝑡 + 𝑁 𝑇 Ü𝐹𝐸 𝑡Τ Τ𝑛 = 𝑍
Burada N enflasyon hesabı yapılacak dönem içindeki yıl sayısıdır. Uzun yıllar için gerçekleştirilecek enflasyon hesaplaması bilgisayar uygulaması olarak yapılacaktır.
Hesap Tablosu ile Enflasyon Oranı Hesaplanması
Enflasyon oranının hesaplanabilmesi için zaman aralığının yıl ve ay olarak tanımlanması gereklidir.
Kullanıcının veri girişini yaparken büyük harf küçük harf biçiminde veri girişi yapabileceği göz önüne
alındığında ay girişinde çok fazla kombinasyon ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle veri girişinin liste hazırlanıp kullanıcının listeden seçim yaparak gerçekleştirilmesi daha pratiktir.
Paranın satın alma gücü
Enflasyon etkisi nedeniyle zaman geçtikçe belirli miktardaki sabit para ile alınabilecek hizmet veya eşya miktarı azalacaktır. Satın alma gücünde gerçekleşen azalma durumu ekonomik analizlerde mutlaka göz önüne alınmalıdır.
Örnek: Bir kişi biriktirdiği 50.000 TL ile 750 m2 plywood kalıp tahtası satın alıp aldığı kalıp tahtalarını inşaatlarda kalıpçı taşeronu olarak çalışanlara kiraya veriyor. Elde ettiği kira gelirini harcamadan ve başka bir işte kullanmadan biriktiriyor. 5 yıl bu şekilde iş yaptıktan sonra 100.000 TL birikimi oluyor. Bu süre
sonunda elindeki kalıp tahtalarının tamamen kullanılamaz olduğunu görüyor ve yeni kalıp tahtaları almaya karar veriyor. Kalıp tahtaları enflasyon nedeniyle her yıl %10 zamlandığına göre bu kişinin yatırımının
kârlılığını kalıp tahtasını baz alarak inceleyin.
5 yıl önceki parası ile alabileceği kalıp tahtası miktarı: 750 m2 750 m2 kalıp tahtasının bugünkü fiyatı: 50.000 ∗ 1,6105
𝐹 𝑃,10,5Τ
= 80.525 𝑇𝐿
100.000
Paranın satın alma gücü
Yatırımcı başlangıçta 750 m2 kalıp tahtası alabilecekken 5 yıl sonra 931,39 m2 kalıp tahtası satın alabilir duruma geliyor. Parası 2 katına çıktığı halde satın alabileceği kalıp tahtası miktarı
enflasyon nedeniyle %100 değil (931,39/750 - 1) x 100 = %24,2 oranında artmıştır. Bunun nedeni
paranın alım gücünün azalmasıdır.
Enflasyon etkisinin dikkate alınması
Enflasyon etkisini tam olarak ölçebilmek için pazar faiz oranı (i), enflasyonsuz faiz oranı (reel faiz oranı) (i') ve enflasyon oranı (f) ifadeleri tanımlanmalıdır.
• Pazar (piyasa) faiz oranı (i): Piyasada pazar koşullarına göre oluşan faiz oranını tanımlar. Yatırım amaçlı alternatiflerde risk içermeyen yatırımla karşılaştırmak için hazine bonosu faiz oranı kullanılır. Paranın zaman içerisinde kazanma gücünü belirtir.
• Enflasyon oranı (f): Hizmet ve malların fiyatlarında bir yıl içerisinde oluşan ortalama artış oranı.
• Enflasyonsuz faiz oranı (i'): Piyasa faiz oranından enflasyon etkisinin arındırılmış halidir ve paranın gerçek (reel) kazanma gücünü belirtir.
𝑖′ = 1 + 𝑖 1 + 𝑓 − 1
Enflasyon etkisinin dikkate alınması
Yatırımların getirilerini hesaplamak için nakit akış diyagramı esas değer ve sabit değer olmak üzere iki türlü çizilebilir.
Esas Değer: Nakit alışverişinin gerçekleştiği andaki paranın satın alma gücü ile nakit akışının hesaplanması yöntemidir. Ödemenin veya tahsilâtın yapıldığı andaki miktarı üzerinden nakit akışı belirlenir. Bir başka deyişle paranın üzerinde yazan miktar ile işlem yapılır.
Sabit Değer: Bir taban yılına endekslenmiş değer baz alınarak satın alma gücü belirlenmiş paraya göre nakit akışının hesaplanması yöntemidir. Taban yılı genellikle sıfırıncı sene olarak seçilir.
Nakit akış diyagramında n'inci yılda gerçekleşen bir ödemenin taban yılı sıfırıncı sene alındığında sabit değer ve esas değer arasında aşağıda belirtilen bağıntılar bulunmaktadır.
sabit miktar = 1+𝑓1 𝑛 ∗ 𝑒𝑠𝑎𝑠_𝑚𝑖𝑘𝑡𝑎𝑟
Ekonomide Eş Değer Hesapları Örnek 4.2:
Bir yatırımcı 200.000 TL ödeyip bir daire satın almış ve her yıl o daireden sabit 10.000 TL net kira geliri elde etmiş, 5 yıl sonra daireyi 250.000 TL karşılığında satmıştır. Yıllık enflasyon %10 ise yatırımın nakit akışını esas değer ve sabit değere göre hesaplayınız.
Esas değer ödemenin yapıldığı anda paranın üzerinde yazan değeri, sabit değer ise paranın bugünkü alım gücü sabit tutulduğunda ödemenin yapıldığı andaki paranın alım gücünü belirtir. Bu tanıma göre paranın zaman içinde esas değeri ve sabit değerleri Tablo 6'da sunulmuştur.
Enflasyonsuz faiz oranı (i'): Paranın sabit değeri üzerinden ekonomik analiz
gerçekleştirilecekse paranın zaman değeri enflasyonsun faiz oranı (reel faiz, i’)
Ekonomide Eş Değer Hesapları Örnek 4.3:
Piyasa faiz oranı %12, enflasyon %8 ise reel faiz oranı nedir?
Reel faiz oranı 𝑖′ = 1+𝑓1+𝑖 − 1 formülü kullanılarak hesaplanır.
i = %12 ve f = %8 değerleri formülde yerine yazılır ve 𝑖′ = 1+0.121+0.08 − 1 = %3,7 olarak hesaplanır.
Ekonomide Eş Değer Hesapları Örnek 4.4:
Enflasyonun sabit %12, piyasa faizinin sabit %15 oranında kalması durumunda 10 yıl sonra elde edilecek olan 10.000 TL'nin bugünkü eş değeri kaç TL olur?
P = 10.000 ∗ 0,2472
𝑃 𝐹,15,10Τ
= 2472𝑇𝐿
Bugünkü 2472 TL %15 faize yatırılırsa 10 yıl sonra 10.000 TL olacaktır. Paranın kazanma gücü dikkate alındığında 10 yıl sonra ele geçecek olan 10.000 TL bugünkü 2472 TL'ye eş değerdir.
Paranın 10 yıl sonraki alım gücü ise enflasyon oranı dikkate alınarak hesaplanır. Verilen değer 10 yıl sonraki esas miktardır. 10 yıl boyunca görülecek enflasyon etkisi bu değerden arındırılmalıdır.
F’ = 10.000 ∗ 0,3220
𝑃 𝐹,12,10Τ
= 3220𝑇𝐿
Ekonomide Eş Değer Hesapları Örnek 4.4:
Piyasa faizinin sabit %15 olduğu durumda bir yatırımcı bankaya yatırdığı 100 TL'yi bir yıl sonra 115 TL olarak çekmektedir. Parasını çekmeden bankada tutarsa 115 TL'si bir yıl sonra 132,25 TL olacak ve para bankada durduğu müddetçe her yıl %15 oranında artacaktır. Benzer şekilde bankaya yatıracağı 2472 TL her yıl %15 artacak ve 10 yıl sonra tam 10.000 TL olacaktır. Bu nedenle yatırımcının bugün 2472 TL'ye sahip olması ile 10 yıl sonra 10.000 TL'ye sahip olması paranın zaman değeri dikkate alındığında birbirine eş değerdir, çünkü yatırımcı bugünkü 2472 TL'yi 10 yıl sonra 10.000 TL yapabilecektir.
Enflasyon etkisi ise paranın alım gücündeki azalma hızını belirtir. Enflasyonun sabit %12 olduğu durum için sunulan mal ve hizmetlerin fiyatı her yıl ortalama %12 artmaktadır. Bugün ekmeğin fiyatının 1 TL olduğu kabul edilirse seneye 1,12 TL olacak ve ertesi sene ekmek 1,2544 TL karşılığında satılacaktır. Ekmeğin 10 yıl sonraki fiyatı 3,11 TL olacaktır. Bugün 10.000 TL karşılığında 10.000 ekmek alınabilirken 10 yıl sonra 10.000 TL karşılığında 3220 adet ekmek alınabilecektir. Bir başka deyişle 10 yıl sonraki 10.000 TL'nin alım gücü
Ekonomide Eş Değer Hesapları Örnek 4.4:
Bu yatırımın 10 yıl boyunca sağlayacağı reel getiri aşağıdaki gibi hesaplanabilir.
𝑖′ = 1+0.151+0.12 − 1 = %2,68 olarak hesaplanır.
Bu yatırımın yıllık reel getirisi %2,68'dir. Bunun anlamı yatırımcı bugün bankaya 100 ekmek alabilecek kadar para yatırırsa seneye 102,68 adet ekmek alabilecek kadar parası olacaktır. Her yıl satın alabileceği mal ve ürün miktarı bir önceki yıla göre %2,68 oranında artacaktır. Bu durumda bugün bankaya yatırılan 2472 ekmek alabilecek olan para 10 yıl sonra 3220 adet ekmek alabilecek meblağa yükselecektir.
Paranın sabit değerine göre analiz yapıldığı için faktörlerde reel faiz
kullanılacaktır. Paranın bugünkü alım gücünün 10 yıl sonra hangi düzeye ulaşacağı
𝑃 𝐹,i′,𝑛Τ
denklemi ile hesaplanır. Değerler yerine konup faktör hesaplandığında;
P = 2472 ∗ 𝑃 𝐹,2,68,101,3026Τ
= 3220,08𝑇𝐿 değeri elde edilir. Bugünkü 3220,08 TL karşılığında alınabilecek mal
Ekonomide Eş Değer Hesapları Örnek 4.5:
Bir memur bireysel emeklilik fonuna ilk sene 5000 TL ve 5 yıl boyunca takip eden her sene bir önceki seneye göre 1000 TL düzenli artacak şekilde para yatırmıştır. Piyasa faizi %7 ve yıllık enflasyon %11
olduğuna göre yatırımın esas ve sabit değerlerini dikkate alarak nakit akış diyagramlarını çiziniz. Paranın esas değeri ve sabit değerine göre yatırımın bugünkü eş değerini ve yıllık eş değerini hesaplayınız.
Ekonomide Eş Değer Hesapları
Örnek 4.5:
𝑃 = 5000 + 1000 1,8650𝐴 𝐺,7,5Τ 4,1002𝑃 𝐴,7,5Τ = 28.147,87𝑇𝐿
Yıllık seri ödeme eşdeğeri A = 5000+1000 1,8650
𝐴 𝐺,7,5Τ
=6865 TL/yıl Gerçekleşen ödemelerin gelecek eş değeri hesaplanırsa;
F = 28.147,87 1,4026
𝐹 𝑃,7,5Τ
= 39480,20 TL değeri elde edilir.
Sabit Değer ile Nakit Akış Diyagramı Oluşturulması
Paranın satın alma gücü 0. seneye göre sabitlenerek her yıl gerçekleşen nakit akışının sabit değere göre eş değeri Tablo 7'de hesaplanmış ve sunulmuştur.
Ekonomide Eş Değer Hesapları
Örnek 4.5:
Ekonomide Eş Değer Hesapları
Örnek 4.5:
Geometrik Gradyan Serilerinin Uygulanması
Yatırımların incelenmesi sırasında enflasyon etkisinden dolayı gelir ve giderlerin yıllara göre sabit oranda artmasından dolayı nakit akış diyagramında geometrik gradyan serileri oluşabilir.
Enflasyonun dışında sabit nüfus artış oranı ve büyüme hızı gibi etkenler de geometrik gradyan
serilerinin oluşmasına neden olabilir.
Geometrik Gradyan Serilerinin Uygulanması
Örnek 4.7:
Bir hazır beton firmasının gelecek yıl için çimento gideri 3 milyon TL olacaktır. Beton satış miktarının 10 yıl boyunca aynı kalması beklendiği için çimento tüketiminin de değişmemesi umulmaktadır. Çimento
fiyatlarının her yıl %11 artacağı tahmin edilmektedir. Aynı dönemde firmanın kâr oranının %14 olması beklendiğine göre 10 yılın sonunda çimentoya ödenen paranın bugünkü eş değeri ne olacaktır?
Geometrik Gradyan Serilerinin Uygulanması
Örnek 4.7:
Bulunan değer çimentoya ödenecek paranın bugünkü eş değeridir. Bir başka deyişle 10 yıl boyunca çimentoya ödenecek olan para firmanın kasasından bugün 23.411.630 TL para çıkmasına eşdeğer etki yaratacaktır.
Elde edilen çimento maliyetinin 10 yıl sonraki eş değeri ise;
Geometrik Gradyan Serilerinin Uygulanması
Örnek 4.7:
Türk lirasının alım gücü bugünkü alım gücüne eşitlenerek 10 yıl sonraki çimento maliyeti hesaplanacak olursa 10 yıllık enflasyon etkisinin arındırılması gerekecektir. Elde edilen çimento maliyetinin 10 yıl sonraki eş değeri ise;
F’ =86.791.594∗ 0,3522
𝑃 𝐹,11,10Τ
= 30.567.999𝑇𝐿 değeri elde edilecektir. 10 yıllık dönem içinde ödenecek olan çimento bedelinin 10 yılın sonunda enflasyondan arındırılmış olarak hesaplanan bedelidir. Çimento
maliyetinin P ve F değerlerinin aynı olmaması firmanın kazancının çimento fiyat artışından daha yüksek olmasıdır. Bedeli ödenen 100 torba çimento için bir yıl sonrasında 102,68 torba çimento alınabilecek kadar para kazanılacaktır. Her geçen yıl çimentoya ödenen bedelin şirkete maliyeti ödenen bedelin %2,68 daha fazlası olacaktır. Bu nedenle çimento maliyetinin bugünkü eş değeri enflasyon etkisi arındırıldığında dahi 10 yıl sonraki eş değerinden farklı çıkmaktadır.
Döviz Kurunun Yatırımın Getirisi Üzerindeki Etkisi
Türk inşaat firmaları dünyanın birçok ülkesinde inşaat işi ve yatırım yapmaktadırlar. Bu nedenle
gerçekleştirdikleri yatırımın ekonomik analizini yaparken hem Türk lirasını, hem de iş yaptıkları
ülkenin döviz kurunu dikkate almalıdırlar. Döviz kurlarının değişimini dikkate almamak yatırımın
önemli ölçüde zarar etmesine neden olabilir. Döviz kuru etkisinin nakit akışına etkisi hipotetik bir
inşaat projesi üzerinden anlatılacaktır.
Döviz Kurunun Yatırımın Getirisi Üzerindeki Etkisi
Örnek 4.10:
Bir Türk inşaat firması, Bulgaristan'da yap-işlet-devret tipi sözleşme ile otoyol işini almış, inşaata 2005 yılının başında başlayıp aynı yılın sonunda tamamlamış ve 2013 yılının sonunda işletip köprü üzerindeki imtiyazlarını devretmiş ve projeyi sonlandırmıştır. Firmanın inşaat harcamaları ve otoyol geçiş gelirleri Bulgar Levası olarak gerçekleşmiştir. Firma eline geçen parayı Türk Lirasına çevirip Türkiye’de yatırımlarına devam etmiştir. Ġş yapılan dönem boyunca Türk Lirası ile Bulgar Leva’sı arasındaki kur Tablo 8'de
sunulmuştur. Lira sütununda 1 Türk Lirasının kaç Bulgar Levasına eşit olduğu belirtilmektedir. Tablo 8'in son sütununda 2005 yılı Taban Yılı olarak alındığında oluşan Türk lirası fiyat endeksi yer almaktadır.
Döviz Kurunun Yatırımın Getirisi Üzerindeki Etkisi
Örnek 4.10:
Döviz Kurunun Yatırımın Getirisi Üzerindeki Etkisi
Örnek 4.10:
Yatırımın nakit akışı Tablo 9'da sunulmuştur. Ödemeler Bulgar Levası olarak yapılmış ve yan sütunda o yılki döviz kuru baz alınarak ödemeler ve gelirler Türk Lirasına çevrilmiştir. En sağdaki sütunda ise 2005 yılındaki Türk Lirasının alım gücü taban alınarak elde edilen gelirlerin taban yılına göre alım gücünün ne olduğu
hesaplanmıştır.
Döviz Kurunun Yatırımın Getirisi Üzerindeki Etkisi
Örnek 4.10:
Gerçekleştirilen yatırımdan ne kadar kâr edildiği nakit akış diyagramının net bugünkü değerini 0 yapan faiz oranı bulunarak hesaplanmaktadır.
Deneme olarak faiz %10 alınsın. Bu durumda nakit akışının bugünkü değeri
Bulunan değer sıfırdan büyük olduğu için faiz arttırılır
Döviz Kurunun Yatırımın Getirisi Üzerindeki Etkisi
Örnek 4.10:
Döviz Kurunun Yatırımın Getirisi Üzerindeki Etkisi
Örnek 4.10:
Hesaplama Türk Lirası üzerinden yapıldığında yatırımdan elde edilen kazancın %2,59 olduğu görülmektedir.
Ekonomik analiz Türk Lirasının sabit değeri baz alınarak yapılırsa tablonun son kolonunda yer alan değerler kullanılır.
orantı kurularak i* = -6 + 107,20/(107,20 - -2040,81) = i* = -%5,95 olarak hesaplanır.
Döviz Kurunun Yatırımın Getirisi Üzerindeki Etkisi
Şirketlerin sundukları ürünler için belirleyecekleri fiyatlandırma politikaları çok önemlidir. Bu durum inşaat firmaları için çok daha önemlidir. Birçok Türk inşaat firması hem Türkiye'de hem de yurtdışında faaliyet göstermekte ve inşaat işleri yapmaktadır. Bu nedenle hem Türkiye'deki ekonomik durumdan hem de iş yaptıkları diğer ülkelerdeki ekonomik durumdan etkilenmektedirler. Ekonominin iyi olduğu dönemlerde inşaat işleri artacağı için rekabet az olacak ve kâr oranı daha yüksek olacak şekilde teklif verilebilmektedir.
Ekonominin yavaşladığı durumlarda ise inşaat işleri azalacak ve firmalar mevcut personel istihdamını
korumak ve yatırım yaparak envanterinde bulundurduğu iş makinelerinin boşta kalmalarını engellemek için düşük kârlarla iş alma yoluna gidebilmektedir.
Düşük kâr oranı beklentisi ile gerçekleştirilen işlerde kâr edebilmek ekonomik şartlara çok bağımlı hale gelmektedir. Enflasyon ve piyasa faizinin olumsuz yönde değişkenlik göstermesi durumunda önemli ölçüde zarar etme riski ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle teklif hazırlarken olabilecek tüm koşullar ve durumlar
değerlendirilmeli ve gerekçi bir enflasyon ve piyasa faiz oranları kullanılmalıdır.