• Sonuç bulunamadı

Yeni Trk Edebiyatnda Terimleme ve Tematik Yap Meselesine Dair Dnceler

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Yeni Trk Edebiyatnda Terimleme ve Tematik Yap Meselesine Dair Dnceler"

Copied!
10
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Prof. Dr.

Dursun

Yıldırım

Armağanı

Pars Yılı

(2)

TEMATİKYAPIMESELESİNE DAİR DÜŞÜNCELER

Yard. Doç. Dr. Mehmet ÖNAL'

Ondokuzuncuasrın başındanitibaren görülen ve zamanlayaygınla­

şan yeniliklere paralelolarak edebiyatımızdaYeni Türk Edebiyatı adı verilen bir dönembaşlamışve bu dönemle birlikte pek çok terim dilimize girmi~tir. Önceleri klasik edebiyatımızdaedebi yorumlar yapılmakla beraber edebiyat bilimi diyebileceğimizbir sahanın yine ondokuzuncu asırda edebiyatımıza girdiği ve yirminci asırda yaygınlaşmaiçinde

ol-duğubilinmektedir.

Edebiyat bilimininmeslektaşlarımızcaTürk kültürüne ve Türk

ede-biyatınauyarlama çabaları son zamanlarda yeni bakış açılarıyla

saha-nın değerlendirilmesiihtiyacınıgündeme getirmiştir.Bu bakış açılarının

en önemlilerinden biri, sahanın"edebiyat bilimi", "edebiyat bilgi alanı"

ve "edebiyat sanatı" başlıkları adı altındaincelenmesi gerektiğiniiddia edengôrüştür'.

Bilim dalının isimlendirilmesiyle başlayan farklı görüşler,tedrici olarak pek çok kavramın farklı açılar altındaincelenmesi ve ifade edil-mesi, dolayısıyla farklı vokabüler ve terimler benimsenmesi sonucuna

ulaşmıştır.

İsimlendirmemeselesinden başlayacakolursak hepimizin ~ulisteyi hatırlayacağı muhakkaktır: Edebiyat-ı Cedide, Tanzimat Edebiyatı, Türk Teceddüt Edebiyatı, MuassırTürk Edebiyatı,Avrupai Türk

Edebi-yatı, Garbi Türk Edebiyatı, ÇağdaşTürk Edebiyatı,Modern Türk

Edebi-yatı, BatıTesirindeki Türk Edebiyatı,SonAsırTürk Edebiyatı,Yeni Ede-biyat, YerıileşmeDönemi TürkEdebiyatı,Yeni Türk Edebiyatı, Arayışlar

Devri Türk Edebiyatı...

Yukarıdakilistenin ortak bakış açısıüç maddede toplanabilir: 1) Tarihigeli~meveya kronolojik ölçü;

2) Kültür değişmesi:

Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili veEdebiyatıBölümüÖğretimÜyesi Prof. Dr.SadıkKemal Tural, ZamanınElinden Tutmak, ÖtükenYayınları, İstanbul,1982, s. 18-40.

(3)

MEHMETÖNAL

3) Muhteva (kapsam, içerik)

değişikliği

Bu yorumu birinci katman olarak kabul edersek isimlendirmede ölçü

olarak

alınabilecek diğer

kriterleri, ikinci katrnan diyerek

şöyle hülasa

edebiliriz:

1) Yeni türler ve yeni

şekiller:

2) Kültür

değişikliğinebağlı

olarak

şahsa doğru

çekilen gelenek ve

topluma

doğru genişleyen

moda;

3) Medya ile edebiyat

sahasının ilişkileri:

4) Maslow'un ihiyaçlar üçgenine göre nüfusun milyonda birini

ilgi-lendiren estetik;

5)

Faydacı açıdan edebiyatın

bir

eğitim

malzemesi olarak

kullanılabilmesi

Bu

değerlendirmede

birinci

katmanın yaygın

olarak kabul

gördü-ğünü,

ikinci gruptaki maddelerin ise

tartışmaya

açk

olduğunu

ifade etmek

isterim. Bizler, isimlendirmede dahi ortak

görüşlerin oluşmadığı

bir

sa-hada

galat-ı meşhur

olarak Yeni Türk

Edebiyatı

ifadesinin kabul

edil-diği

bir ölçü ile

edebiyatın ilimleşmesi

konusuna fikir üretmekle

vazife-liyiz.

Sahanın

isimlendirilmesinde

karşılaşılan

bu güçlük, bilim

dalının

çekirdek

kavramı sayılan

"edebiyat" kelimesinin

tanımında

da

karşı­ mıza çıkacaktır.

Konuyu fazla

dağıtmamak

için hemen herkes

tarafından

kabul gören bir

tanımdan

hareket etmek istiyorum.

"Bir ilmiöğretmek,bir tezi müdafaa etmek, birtakımkaideleri tesbit etmek, bir akde delilolmak gayelerinden uzak olarak yazılan;itibari değeriniokuyucunun veya okuyucularıntercih ölçüsünden alan; bu tercihlerin ittifakıyla şahesere doğruyükselen edebi eserler; destan, şiir, roman, dram ve emsali türler içindekarşımıza çıkarlar...."Bunlarınherbiri edebiyattırve "... tercihlerinitibariliğiile de çok husüsi usulleri gerektiren ve insan bilgisinin bir şübesini teşkil eden -bir zamandan beri- ilim sayılmaktaoran edebiyat tedkiklerindenayrılırlar.'?

Neredeyse standart bir edebiyat

tanımı

olarak kabul edilen bu

cüm-leIerde, edebiyat

sahasının

sanata

münhasır olduğundan dolayı

kalıplara alınamadığı

için

tartışmaya,

en

azından farklı

tercihlere

uzanmaya

açık

ibareler

bulunabileceği

söylenebilir. Bir husus, iki

profesörün ittifakla kabul

ettiği tanımın yetersizliğinden değil,

malzemenin sanat eseri

oluşturmaya

yönelik

olmasındandır.

Bu yüzden

araştırıcılar.

edebiyat kelimesi ile birlikte,

edebi eser

terimini

tanımlama

yoluna

gitmişlerdir:

zira,

edebi eser,

edebiyat

keli-2 Prof. Dr. Kaya Bilgegil'in(Türk Dili veEdebiyatı Asiklopedisi, Edebiyat Maddesi, C. II, s.

428-436) edebiyattanımındanyolaçıkanProf. Dr.SadıkKemalTurarın ZamanınElinden Tutmak, (OtükenYayınları,Istanbul, 1982,s. 23.) isimli eserindenalınmıştır.

(4)

mesinden daha sınırlıbir kavramdır.

Sahanınilk araştırıcılarındanFuad Köprülü'nün edebi eser tanımı şöyledir:

"Edebi eser, bir sınıf kari'in zevk veya fikirce istifade etmek maksadıyla okuduğu,heyecanduyduğu,hissettiklerine kalbierde ma'kes bulduğueserlerdir; fakat; pek harici bir esasa dayanan bu tarif, edebi bir eseri hiç bir veçhileanlatamıyor;çünkü edebi eser ancak dahili mahiyeti ile o isme hakkazanır.Edebi eserin tabiatini gösterennişanelerdenbiri, onda bir maksat bir sanat gayesi bulunması,yani, şekil ve ma' na itibariyle güzelliğihaiz olmasıdır.Ifade ettiğihisleri bir okuyucu zümresine ayni kuvvetle sirayet ettirmeye muktedir olan bir eser,edebıaddolunur.":' Prof. Dr. ŞükrüElçin, halk edebiyatınaait kavramları değerlendi­ rirken hemen bütüntanımcümlelerine "malzemesi dile dayanan" ibaresini

eklemektedir",

Prof. Dr. SadıkKemalTural'ın,edebi esertanımı,Prof. Dr. Mehmet Kaplan'ınifadelerini tanımcümlesine, kavuştutarakoluşur:

"Edebi eser: Malzemesi dil olan; duyguya hayale ve estetik heyecana dayanan uyarımlaryoluyla, zihinde yer edebilme gücüne sahip bulunan sözlü veya yazılıkompozisyondur.Işlenmemişduygu, hayal vedüşüneeye

yönelmiş,estetikendişedenuzak eserleri edebi eser saymak oldukça güçtür. Edebi eserlerle edebi olmayanıayarmak üzere bazı kriterler ve usuller vardır."

Bu

ifadelerden sonra Kaplan Hoca'nıncümleleri ile tanım destekle-nir:

"Edebi eser bir bütündür. (...) Teferruat, bütünün emrindedirve sanatkarın şahsiyetiileyakındanilgilidir. (...) Mevzu, kompozisyon, fikir, kelime, hayal, ahenk bir müellifin eserini vücuda getirmek için seçtiğive kullandığı herşeybize onunşahsiyetini ifşaeder. Buseçişler aynızamanda devri de gösterir; zira, devrin ruhu müellifin ruhuna, oradan da eserine akseder."!;'

Sahanın isimlendirilmesi ve çekirdek kelimesinin tanımlanırken karşılaşılanproblemlerin belirlenmesi, edebiyat sahasınınkonusuna mü-teallik olan

tematik

yapı kavramını ve terimini yorumlamamızıgüçleş­ tirecektir.

Tematik Yapı kavramıbir terim olarak Yeni Türk Edebiyatı sahası içinde konu-anafikir-bakış açısının oluşturduğubir bağıntıdır.

3 Prof. Dr. Fuad Köprülü, "TürkEdebiyatındaUsul", Edebiyat AraştırmalanI,Ötüken

Yayınları,İstanbul,1989, s. 25.

4 Prof. Dr.Şükrü Elçin, "Halk Edebiyatınave Halk Şiirine Toplu Bir Bakış", Türk Dünyası El Kitabı,C.3, (Edebiyat), 2.Baskı,Türk KültürünüAraştırmaEnstitüsü Yay., Ankara, 1992, s. 227-233.

5 Prof. Dr.Sadık Kemal Tural, a.g.e.,s. 25-26.

(5)

MEHMETÖNAL

Terrıatik"kelimesini "tema ile ilgili" olarak anlıyoruz;bu terimi konu, anafikir, vebakış açısı etrafında oluşarı bedii tefekkur/ (duygu,

dü-şünce,hayal) ile ilişkisini belirterek "Tematik Yapı" terimin alt başlık­ lanının olacağına inanıyoruz.

Tema kelimesinin muhtelif kaynaklardaki tanımları şunlardır: 1- "tem, tema: 1) Bir hikayeele. öğreticiveya edebi bir eserde işlenen

düşünce, görüş2) Herhangi bir sanat eserindeişlenenkonu 3) -müzik-Bir besteyioluşturantemel motif.:"

2- "tema: Bir esere hakim olan fikir ve his."? 3- "Tem: Bk:Tema

Tema(Fr,Theme): Söz konusu amaasılkonudeğilde onun birayrıntısı; açıklanan,belirtilen,anlatılanolay, bir tasviriri tek bir yönü ve bölümü; özel anlamda biryazınınkonusunu belli edenadı, başlığı. Eleştirmeci Dahlstrom'unsınıflamasınagöre temaçeşitleri:1) Fiziksel 2) Organik 3) Sosyal 4) Kişisel 5) KutsaL. Birincisi insanı molekül, ikincisi protoplazma, üçüncüsü toplum üyesi, dördüncüsübağımsızlık varlık, beşinciside yalnız ruh sayıyorlar.Bu sözü asılkonu ve anafikirle karıştınlmamasıgerekir."!"

Buraya kadar aldığımıztema tanımlarında farklı görüşlerhemen belli olmaktadır:TDK Türkçe Sözlük'te temanın "düşünce, görüş,konu, te-mel motif" kelite-meleriyle karşılandığıdikkati çekmektedir; ayrıcabu

ta-nımın güvenilirliğine bir ölçü olmasıiçin "bir hikayede, öğreticiveya edebi bir eserde" ibaresini değerlendirmekgerekecektir. Biiyük Türkçe Sözlük'te ise temanın fikir ve his kelimelerini karsıladığı yazmaktadır.

Bu iki sözlüğün yanında Akalın'ın bakış açısı doğruya daha yakın görün-mektedir; ancak burada da yazınınkonusu ve başlığıruntema olması

tar-tışmaya açıktır. Sınırlıkonu ve tema kavramlarıbu yaklaşımdabirbirine girmektedir. Bunların yanında beş grupluk sınıflamanında tema değil bakış açısınıilgilendiren tercihler olduğu açıktır.

Elimize geçen diğerkaynaklardaki tanımlar şunlardır:

"Tema: Şiirdeveya nesirde asılkonuyu değilde onu birayrıntısı;

açıklanan, anlatılan, tasvir edilen olayın tek bir yönü, parçası. Tema kelimesininaslıGrekçe olup daha çok birrnusıkiterimidir. Bir sanat eserini oluşturan'temel duygu ve düşünce' anlamında edebiyatta da -özellikle şiirde- kullanılmaktadır.Temageniş anlamlıbir kelime olduğundanana fikir ve konu ilekarıştınlmamasıgerekir. Çünkü genel bir duygu vedüşünce 6 thematie: "Bir konuya ait: (dilbilgisi) köke iiit; (müzik) esas makama ait." (Redhouse,

İngilizce-TürkçeSözlük, RedhouseYay.,İstanbul,1985, s. 1015.)

7 bediitefekkür:"Şiir: Ahenk+Bedii Tefekkür (Fikir, his ve hayiilinoluşturduğu dile dayalı tematikyapı)+Sabitnazım şekilleri"(Doç. Dr.SadıkKemal Tural,"Şiirin Dünyasında Yaşamak"Konevi Dergisi,C.1, Nu: 10, Temmuz 1983, s. 22)

8 Türkçe Sözlük, TDK Yay., TTKBasımevi. Ankara, 1988, s. 1447.

9 D. MehmetDoğan, Büyük Türkçe Sözlük, Rehber Yay., Ankara, 1990,s. 1077.

10 Lütfuilah SamiAkalın, Edebiyat Terimleri Sözlüğü, Varlık, Yay., 5. Baskı, İst., 1980, s. 282.

(6)

çerçevesinde bir çok konular bulunabileceğigibi o konulara esas olabilecekana fikirler de bulunabilir. Edebiyatımızdaçoklukla işlenmiş temalar arasında aşk, ölüm, tabiat, yiğitlik. toplum, vatan insanıkve düşünce vardır."!'

Ve

diğer tanımlar:

"Tema (Yun. therna, Fr. therne). Biryapıtınana motifi ya da başlıca motifleri. Günümüzde temkullanışı yaygındır.Tern, konu veanadüşünceile kartştırmamahdır. Başka bir söyleyişle konu, üzerinde durulan, söz söylenen olay, durum, nesne, genellenirse herhangi birşeydir.Tema ise konunungeliştirilmesindebaşvurulanbirayrıntıdır.birbuluş,birgörüşya dadüşünüştür.Söz gelimi ölüm, fizyolojik tanımıyla ya~amınbitimidir ve bir konudur. Olümdüşüncesiise birtemadır.Ya da Orhan Kemal' in Mıırtaza

romanındakonu, bekçiMurtaza'nıngeçimzorluklarıiçindekiya~amı,ailesi ve çevresindekikişilerle ilişkileridir.Murtaza'daki görevebağlılık anlayışı isetemadır-'.

"Tema: Romanda ifade edilen beşeri. ferdi, tecrübenin,evrensel, objektif, mutlak ve değişmez olmadığı, artık şüphe götürmez birşekilde

eleştirinintemel ilkelerinden biri olmuştur.Tema, bir ilgi ve değerlendirme meselesidir; eserin bütününe dayalı olarak hayatıbütün yoğunluğuyla

hissettiğimizbir an'a belli belirsizhissettiğimizbir lezzet katan herhangi bir duruma veya bölüme uygunbulduğumuzbiraddır.Bunun için tema, en güzel ifadesiyle bir yorum ve özel şartlarmeselesidir. Bu özel şartlar bilinmeksizin aradasıradaanlatmakfırsatını bulduğumuzbüyükolayların bazılarıhiçbir anlam ifadeetmezlerT'.

(Daisy Miller'in önsözünden)

"Konu (Tema), bilginin temelidir. bir başka deyişle bilginin nesnesidir. (Yun: Thema /i~lenmeküzere/ öne konulan). Tematik ise eserdeki ya da yazarın yaratışındaki konuların (temaların) bütünüdür. Bunlar belli bir ifade veya makale içinde, ya da bir sanat eserinde -ôzellikle sanatsal edebiyatta-yansıtılan ya~amgörüntüleridir'v'.

Cevdet

Yalçın'ın

ifadelerinden, konuya

yakınlığımız

ölçüsünde

ka-rine yoluyla

çıkardığımız

anlama göre tema kelimesi,

Akalın'ın

sözlü-ğünden

çokça

faydalanılarak tanımlanmıştır.

Bu

tanımdan anlaşıldığı

kadarıyla

tema, daha çok

şiirde

görilen bir teknik

yapıdır.

"Tema: Tem (fr. therne). Bir yazı, bir müzik parçasında işlenen, geliştirilenbirbuluş,birgörüş,birdüşünüş,Bir filmin konusunundayandığı anafikir de temaadını alır.Ozellikle manzume ve şiirlerdevekarşıdakine aşılanmakiçinişlenen, geliştirilen duygu.Temanın yapısınımeydanaçıkaran

buluş, görü~, düşünüşve duygu bir eserin en bellibaşlımotifidir. Bk. Motif." "Motif: Kompozisyon konusu; bir eseri ortayaçıkarantemel istek. Konuluk; konu olarak alınanfikir. Eserlerde küçük farklarla yahut aynı

11 CevdetYalçın, Edebiyat Terimleri Sözlüğü, Yalçın Emel Yay., y.y.y., 1989, s. 160-16L. 12 AtillaÖzkırımlı, Türk Edebiyatı Ansiklopedisi, Cem Yay, y.y.y.,C.4, s. 115.

13 Philip Stevick, Roman Teorisi, (Çev.: Doç. Dr.S.Kantarcıoğlu), Gazi Üniversitesi Yay., Ankara, 1988, s. 60.

14 Gennadiy N. Pospelov, Edebiyat Bilimi I, (Çe:Yılmaz Onay), Bilim ve Sanat Yay., Ankara, 1984, s. 116.

(7)

MEHMETÖNAL

şekildetekrarlanan parçacıklar(fr. motif). Bir çoğu yanyana gelerek bir müzikparçasınıveya bir bezerneişinimeydana getiren ve kendibaşlarına birer birlik oluşturucuögelerden her biri motiftir. Melodi, dantel. halı motifleri gibi. Bk.Konu"!",

En son iktibaslarla tema kelimesinin sınırlarına buluş,"filmin ko-nusunun dayandığıanafikir", motif, "karşıdakine aşılanmakiçin işlenen,

geliştirilenduygu" ... gibi unsurlarında girdiği anlaşılmaktadır.

Tema kelimesinin tanımındamesele bu kadarla bitmernekte, buldu-ğumuzkaynaklar ölçüsünde kelimenin farklı boyutlarıortaya çıkmakta­ dır:

"Therne: Mevzu, konu, madde, tem,tema;öğrenciyeverilenyazıödevi; (dilbilgisi) kök, gövde; (müzik) tema; (tarih) BizansImparatorluğu'ndaidari bölge. Theme song: Bir müzik parçasının,dans orkestrasınınkendisini belirtmek içinkullandığımüzikparçası"!",

Bu tanımda yukarıdaki karşılıklara ek olarak tema kelimesinin anlam katogorilerine "Bizarıs'takiidari bölge" ve şu sıralarTürkçe'de je-nerik olarak kullanılan "tanıtımve başlangıç müziği" anlamlarıda gir-mektedir.

"Her yapıtın üç ögesi vardır: Bunlar: Konu, ana fikir, tema \""tem=theme).

Tema konudan ayrı şeydir. Çokları konu ile temayı birbirine karıştırır. Bazıkez tema ya konu,bazıkez de konuya tema derler. Tema, bir yazıda işlenenvegeliştirilen görüş, düşünüşya daduyuştur.

Yazar, yapıtındaele aldığı konuyu basamak yaparak, asılereğini ortaya koymaya çalışır,Bu erek, konunun ana fikrinden ayrıdır. Orneğin

portakalıkonu alarak alan bir yazar, ana fikir olarak portakalın sağlığa

faydası üzerinde durulabilir. Bu taktirde sadece konu ve anafikir belirlenmişolur. Ama bunların yanısırayazar,portakalınöteki meyveler karşısındaözel tat ve hoşbir kokuya sahip olduıu görü~ve düşüncesini yazısınaerekyapmı~sa,bu tema olur.

Herolayınbir meydanageliş şekli vardır. Doğrudan doğruya olayın doğuşunu anlatmak, konuyu anlatmaktır.Fakat bir olayı konu alan yazımızdaolayla ilgili kendimize özgügörü~vedüşüncemizi geli~tirirsek

yazımızın temasınıortayakoymuşoluruz"17.

Buraya kadar aldığımıziktibaslardan edindiğimizintiba, temanın yenikarşılıklarınınbulunduğudur.Bunlardan biri temanın "bazıözelşart­ lar" meselesi olduğudur.Bu özel şartlarınneler olduğu açıklanmıyor an-cak "bir ilgi ve değerlendirmemeselesi" olduğu söyleniyor; ayrıca,

15 Seyit KemalKaraalioğlu, Edebiyat Terimleri Klaouzu, İnkılap ve Aka Kitabevi, İstanbul, 1975, s.372, 238.

16 Redhouse,İngilizce-TürkçeSözlük, s. 1015

17 KemalGariboğlu, Örnekli Kompozisyon Bilgileri, 12. Bsk., Serhat Yay., İstanbul, 1983,s. 134-138.

(8)

"sanatsal edebiyat" ifadesiyle temanın "yansıtılan yaşamgörüntüsü"

ol-duğu iddia ediliyor. Bu hükümler tam olarak anlaşılamamıştır. Gariboğ­

lu 'nunverdiğiportakal örneğiise bize "sınırlıkonu" yuhatırlatmaktadır.

Ya bizim "sınırlıkonu" diye isimlendirdiğimizbilgiler yanlışveya

Ga-ripoğlu'nun yaklaşımı yanlıştır.

Son dört iktibas metninin bir ortak tarafı, tema kavramınınhem şiir hem de nesirde bulunabileceğinikabul etmeleridir. Daha evvelki kaynaklar da temanınözellikle şiirde kullanılması gerektiğinedair işa­

retler vardır.Bu metinlerde ise böyle birsınırlamagetirilmemektedir. EdebiyattaTürler isimli eserde, lirik şiir hakkındaki bilgilerin nakledilmesi sırasındatema kelimesinin konu anlamında kullanıldığına şahitoluyoruz:

"Lirik temalar" = "ölümteması";"Ölümtemasıeskiçağile yeni çağdaayn ilhamlara yol açmıştır. Bu tema kah bir yoklukanlayışına bağlı olarak, kah tabiatınbirsırrıolarakişlenmiştir.Yunus Emre'de bu temaya sık sık rastlandığıgibi Abdülhak Harnit'in Makber'i, Yahya Kemal'inbazı

şiirleri. Cahit Sıtkı Tararıcı'runOtuz Beş Yaş şiiri bu temanın güzel örnekleridir"!".

Kemal Demiray'ınölüm temasınaait açıklamaları,"konu cümlesi-nin ana maddesi temadır."gibi bir ifadenin bakış açısı ile yazıldığı için "konu" ile "tema" arasındakibir nüansa işaretetmektedir.

Tema kavramıile ilgili olarak kaynaklarda verilen bilgilerin

çok-luğu, farklılığıve bakış açısınınbu ve buna benzer terimlerin tanımlanma­ sındakizarureti ifadi etmektedir.

Meseleyisonuçlandırmadanevveltanım özelliğinde gördüğümüzbir iktibas metni üzerinde duralım.

"TEMA veya TEM: Bir nutuk, öğreticiveya edebi eserde işlenen konu,düşünce, görüş. Kısacası,"anadüşünce",ana duygu demek olan tema, bir eserde esas unsuru, esasgörüşüdile getirir.

Müzik dilinde tema, bir besteyi oluşturantemel motiftir. hareket noktasıdır.

Psikoloji dilinde tema, belirli bir sürükleyicinin ( motifin) bir ihtiyaç ilekarşılıklıtesirde bulunarak tatmin veya tatminsizlik demektir.

Mantıkdilinde tema,tartışmatonusu olanşeydir"!". "Therne: The subject of a speech, play, book orfilm'?",

Yukarıdaki iktibaslardan anlaşıldığınagöre "tema" kavramının

tanımına"nutuk, film ve oyunların konusu" ibaresi de katılmıştır; ayrıca

18 Kemal Demiray.Edebiyatta Türler,İnkılap ve Aka Kitabevi, İstanbul, 1971, s. 31. 19 Yeni Türk Ansiklopedisi, ÖtükenYay., C. 10,İstanbul, 1985, s. 4039-4040.

20 Isabel Mary Mc.Lean, M.A.,Junior School Dictionary, Feb Internation: London, 1977, s. 334.

(9)

MEHMETÖNAL

temanınmotif ile ilişkisi de dikkati çekmektedir.

Konu ile ilgili olması bakımındanmüracaat ettiğimiz kaynaklar-dan biri de İbrahimKavaz tarafından hazırlanan"Sait Faik Abasıya­

nık" başlıklı doktora tezidir. Bu çalışmaya göre " ... temayı konunun içinde ve ondan daha küçük bir unsur olarakdüşünebiliriz."

Aynıkaynakta temahakkında şuyorum da dikkate değerdir: "Tam bir ma na ifade eden cümleden en büyük vaka zincirine kadar her seviyede söz grupları birden çok fonksiyonuyla karşımıza çıkabilir. Fonksiyonabağlıolarak temada da değişmemümkündür. Yazar, tek konu içinde birkaç temayıverebilir. Meseleye buaçıdan yaklaştığımızzaman, temaya bir duygu halinin ifadesi, diyebiliriz. Verici veya yönlendirici durumunda olanyazarıneserinekattığıduygu haline uygun olarak metne yaklaşıldığınisbette eserin çekirdeğine inilmişolur. Bu durumda tema, yazarla eser arasındaki rabıtayı da ortaya koyar. Okuyucu, eserdeki hususları yazarın ruh hallerine göre tesbit eder. Böylece, edebi metin yoluyla verilmek istenilendüşüncedaha iyiçözümlenmişolur.

Nelerin tema olup nelerinolamayacağıhususundafarklı anlayışlar

bulunmaktadır. Yukarıda işaret ettiğimizgibi,bazıları tmayıbir duygu haliyle sınırlı tutarken, bir kısımyazarlar daha geniş görmüşlerdir.Bir duygu halinden başka şeylerde tema olamaz mı? Mesela, insanın problemleri, sosyalilişkiler,cemiyet meseleleriyleamakalıve ferdiduyuşla

sınırlıbir metnin temasınedir? Bütün bunlar, temanın sınırlarınıdaha kapsamlıolarak elealmamızıgerektiriyor"?'.

Konu Sınırlıkonu

Duygu

"\Z

Anafikir

Tema Yardımcı Fikir Muhıeva Bakış Açısı ~ Düşünce \ / &di'i T_I_kkU, Hayal TematikYapı

Tema kavramıile ilgili olarak diğer iktibaslarınana duygu, ana-fikir, motif ve benzerigörüşlerinipaylaşanson üç metindetemanınnutuk, sinema ile alakasına işaret edilmekten başka temanın daha kapsamlı

21 İbrahim Kavaz, SaitFaikAbasıyanık, (Doktora Tezi), Fırat Üniversitesi SosyalBilimler Enstitüsü,Elazığ,1990, s. 93-96.

(10)

olarak bir duygululuk hali olmasınave cemiyetin meseleleriyle, insanın

problemleri ile birlikte değerlendirilecekanlaşılacağınadair bilgiler ve-rilmektedir.

Biz bu kaynaklarıgördükten sonra daha başkakaynaklarda tema kelimesinin, teriminin ve kavramının hiç duymadığımız yeni tanımlarına

rastlayabileceğimizeinanıyoruz.Bu yüzden konuyu derleyip toparlayan

aşağıdakimetin ile sonuca gitmek istiyoruz:

"Bilhassa fikri, his ve hayale bağlayan unsurların şiirdekiyerinin değerlendirilmesi,şiirinbedii tefekkür zeminini ortaya çıkaracakve bu arada (therne)tema'sıda bulunmuş olacaktır.

Genelolarak sanatın, özelolarak şiirin terimi olan tem, tema kavramıile nesirdeki arafikirkavramını karıştırmamakgerekir. Tema, bir şiirveya nesir yahut musıkieserinde 'işlenen, geliştirilen,bir buluş,bir görüşveya düşünüştür.'Her şiirinbir ana teması vardır;ancak o tema, şiirin başlığındaifade edilmişveya bir mısraya yerleştirilmiş olabileceği gibi şiirin bütününe sindirilmişte olabilir. Ana tema terimi ile, şiirin dokusunu ören,şiirdekiduygu, hayal ve fikir bütününün ifadesi olan gerçek muharrik unsuru kasttediyoruz, Ana temayıbesleyen yardımcıunsurlar (tem'ler) bulunabilir. Tematik unsurlarındestekleyip barizleştirdiğiana tema'nıntakdimi bir taraftan "dünyagörüşü"arabaşlıklımeseleye,diğer taraftan "ahenk" anabaşlıklımeselelerebağlıdır. şairirihayal, duygu ve fi-kirlerininodaklaştığı.fikri his ve hayalebağlayan unsurların işaretlendiği kavram veya durum,şiirinanatemasıdır. şiirdekiestetik muhakemeyi, bedii tefekkürü,edebiyatlı düşünceyi işaretleyenhis, hayal ve fikirunsurlarının

konpozisyonlaştırdığı temayı bulmak, şairin dünya görüşünü tesbit etmemizi sağlayankriterleri yakalamak için kullanılandil unsurunu da değerlendirmekgerekir"22.

22 Doç. Dr.SadıkKemal Tural,"Şiirin Dünyasına YaklaşmakIII", Konevi. C. I, Nu: 13, Ekim 1983, s. 7.

Referanslar

Benzer Belgeler

Bütün nazım şekilleriyle, hatta edebiyatımızda örnekleri nadiren görülen müsebba, müsemmen ve muaşşer gibi musammatlar, ayrıca her harften kâfiyeli bendlerle

Buna göre fütüvvet; dostların kusuruna bakmamak; ele geçen şeyi tercihen başkalarının istifadesine sunmak, ele geçmeyenler için de şükretmek; kişinin düşmanının

Sonuç olarak, Türk edebiyatının ilk evrelerinde kadın-erkek ilişkilerinin yüceltilerek daha çok sevgi ve aşk temelinde işlendiği, özellikle XX.yüzyılın hemen

Selanik; Calıit Uçuk, Yahya Kemal ve Ömer Seyfettin'in anılarında yer alırken Tuna Kiremitçi'nin Selanik'te Sonbahar, Sergun Ağar'ın Aşkın Samatyası Selanik'te

Yaptırım: Zorunlu oyunları oynamayan ekip değerlendirme dışı bırakılacaktır Öneri: Serisinde Türkiye birincisi, ikincisi ve üçüncüsü olan ekip: bir sonraki yıl

Bu düşünceden hareketle motif, hareket ve oyun motorsal öğeleri; müzik, giysi ve sahne eşlik (bütünleyici) öğeleri; oyunun kökeni, oynanış nedeni, psikolojik

‹brahim’in Arapça Meflâirü’l-eflvâk ilâ Me- sâri’i’l-Uflflâk adl› eserinden tercüme etti¤i Fezâilü’l- cihâd (Cevdet Dadafl, Bâkî, Fezâilü’l-cihâd

Hakkı Baltacıoğlu Behçet Kemal Çağlar Mehmet Emin Erişirgil Memduh Şevket Esendal Veled Çelebi İzbudak Kemâlettin Kâmi Kamu Bekir Sıtkı Kunt Agâh Sırrı Levend