• Sonuç bulunamadı

Kas Flebi Modelinde İskemi-Reperfüzyon Hasarının Biyokimyasal Analiz Yöntemi İle Monitorizasyonu

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Kas Flebi Modelinde İskemi-Reperfüzyon Hasarının Biyokimyasal Analiz Yöntemi İle Monitorizasyonu"

Copied!
8
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

KAS FLEBİ MODELİNDE İSKEMİ-REPERFÜZYON HASARININ BİYOKİMYASAL ANALİZ YÖNTEMİ İLE MONİTORİZASYONU: Deneysel Çalışma*

Gökhan ADANALI, Ali Rıza ERÇÖÇEN, Sarper YILMAZ, Zeki CAN, Kutlu ŞEYİN

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı, Sağlık Bakanlığı Ankara Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Ceırahi Kliniği, ANKARA

ÖZET

Bu çalışmada tavşan latissimus dorsi kas adaflebi modelinde biyokimyasal analiz yöntemi ile iskemi-reperfüzyon hasarının monitorizasyonu amaçlandı. Kas ada jlebinde oluşan iskemi- reperfüzyon hasarı; aspartat aminotransferaz (AST), alanın aminotransferaz (ALT), laktik dehidrogenaz (LDH), LDH-5 izoenzim i, kreaiin kin a z (CK), C K -M M İzoenzim aktivitelerindeki zamana bağlı değişiklikler ve alınan seri biopsilerin histolojik incelemeleri ile değerlendirildi. Deney sonuçları değerlendirildiğinde plazma AST, LDH, LDH-5 izoenzim aktivitelerinin reperfüzyonun erken döneminden itibaren anlamlı olarak arttığı ve dolayısıyla kas flebi iskemi- reperfüzyon hasarının monitorizasyonunda güvenilir birer belirleyici oldukları sonucuna varıldı.

A nahtar Kelim eler: Kas fle b i monitorizasyonu, iskemi- reperfüzyon haşan, biyokimyasal analiz.

GİRİŞ

Serbest vaskülarize kas transferlerde aktarılacak kas kaçınılmaz olarak belirli bir süre iskemiye maruz kalmaktadır. İskelet kasında kritik normotermik iskemi süresinin 4 saat, hipotermik iskemi süresinin ise 8 saat olduğu dikkate alındığında1; revaskülarizasyona kadar geçen sü ren in in tra o p e ra tif beklenm eyen komplikasyonlar, ameliyat süresinin uzaması ve teknik hatalar gibi istenmeyen nedenlerle kritik iskemi süresini aştığı durumlarda, revaskülarizasyon sonrasında kasta değişen derecelerde hasarın oluştuğu saptanmıştır2.

İskemi-reperfüzyon (İ-R) hasarı olarak adlandırılan bu olaylar sonucunda hücresel disfonksiyon ve nekroza kadar giden hasarın, esas olarak dokunun maruz kaldığı iskemi sırasında değil, bunu takip eden reperfüzyon döneminde oluştuğu gösterilmiştir3. Serbest vaskülarize

SUMMARY

Monitorizasyon o f ischemia-reperfusion injury using biochemical analysis methodin muscleflap model. An experimental stııdy.

In this study, itw as aimed to monitor the ischemia-reperfusion injury in the latissimus dorsi muscle islandflap model by uti- lizing biochemical analysis methods. ischemia-reperfusion in­

jury in the muscle fla p was investigated via time-dependent increase in plasma levels o f the biochemical markers; aspar- tate aminotransferase (AST), alanine amintransferase (ALT), lactic dehydrogenase (LDH), LDH-5 isoenzyme, creatine ki- nase (CK), C K J d M isoenzyme, and histological evaluation o f the serial biopsies. As a result o f the experimental date, it concluded that plasma levels o f the AST, LDH, LDH-5 isoenzyme increased at the beginning o f the early period o f reperfusion, and these biochemical markers wereproved them- selves as safe markers fo r the monitor ization o f the ischemia- reperfusion injury in the muscle flap.

Key Words: Monİtorization o f the muscle flap, ischemia- reperfusion injury, biochemical analysis.

kas transferlerinden sonra ortaya çıkan İ-R hasarının olası nedenleri;) reperfüzyon sırasında ortaya çıkan serbest oksijen radikallerinin ( 0 2,0H , H20 2) sebep olduğu hücre içi membranlar ve hücresel proteinlerin peroksidasyonu (II) kas hücrelerinde adenozin trİfosfat (ATP) depolarının boşalması, ozmotik basıncın artması ve dolayısıyla hücrede şişme ile sarkolemma'da geri dönüşüm ü m üm kün olm ayan h asara yol açan metabol iti erin birikmesi olarak sıralanabilir4"8.

M ik ro cerrah in in gelişm e dönem inde kas Heplerindeki fizyopatolojik değişiklikleri araştırmak amacıyla birçok deneysel kas flebi modeli geliştirilmiştir.

Bu amaçla kullanılan kas flebi modelleri;tavşanda rec- tus femoris, köpekte biceps brachii, gracilis, rectus femo- ris, tibialis anterior, sartorius, domuzda latissimus dorsi ve maymunlarda ise gastrocnemius kasının lateral

* X V III. UI us a 1P 1 asti k v e R ekon s trükti f C errah i K oııgres i’nde sunulm uştur (4-8 Eylül 1996, Bursa)

(2)

KAS FLEBİ İSKEMİ-REPERFÖZYONHASARININMONİTORİZASYONU

başıdır. Son yıllarda yapılan klinik ve deneysel çalışmalarda, aktarılan serbest kas fleplerinde İ-R hasarım araştırmak amacıyla histokimyasal boyama yöntem leri (trip h en y ltetrazo liu m chlorİde-TTC , n itro b lu e te tra z o liu m ), spektro fo to m etre, NMR spektroskopi ile dokuda ATP, laktat ve pH düzeyinin tayini, Laser Doppler Flowmetre gibi yöntemler tarif edilm iştir3'13. Ayrıca postoperatif kas İ-R hasarını değerlendirmek amacıyla birçok biyokimyasal analiz yöntemi kullanılmıştır. Özellikle doku malonildialdehid (MDA) ve myeloperoksidaz (MPO) aktıvitesinin ölçümü ile doku hasarının derecesi araştırılmıştır14’15.

Günümüzde akut koroner damar tıkanıklığı sonucu kalp kasında oluşan İ-R hasarım düzeyi erken dönem kreatin kinaz (CK), aspartat aminotransferaz (AST) ve laktik dehidrogenaz (LDH) gibi enzim ler ve bu enzim lerin ç e şitli izoen zim leri sayesinde saptanabilmektedir. Son olarak iskemik serbest deri H eplerinin m onitörİzasyonunda bu biyokim yasal belirleyicilerden yararlanılmıştır16. Bu enzimlerin plazma düzeylerindeki artış ve aktivitelerindeki zamana bağlı d e ğ işik lik le rin isk elet kası İ-R h asarın ın monitorizasyonunda etkinliğini saptamak amacıyla bu deneysel çalışmayı planladık.

GEREÇ VE YÖNTEM

Deneysel projenin başlangıcında üzerinde çalışılacak tavşan latissimus dorsi (LD) kas ada flebı için 5 adet taze tavşan kadavrasında bir pilot çalışma yapıldı (Şekil 1). Bu çalışmada model olarak tavşan latissimus dorsi kasının seçilm esinin nedenleri; anatomik yapının ayrıntıları ile tarif edilmiş olması, kasın büyük olması, yaklaşım kolaylığı, kasın ve pedikülü oluşturan damarların anatomik yapılarının sabit olmasıdır.

Deney hayvanı olarak ağırlıkları 3.5-4 kg arasında değişen 20 adet 4 aylık beyaz erişkin Yeni Zelanda tavşanı kullanıldı. Deney hayvanları oda ısısında, ayrı kafeslerde tutularak ve aynı diyeti içeren gıda ve sulu ile beslenerek takip edildiler. Anestezi intramusküler yoldan verilen ketamin (35 mg/kg) ve xylazin (5 mg/kg) kombinasyonu ile sağlandı. Deney süresince bütün deneklerden sistemik venöz kan Örneklerinin elde edilebilmesi amacıyla flep kaldırılmadan önce, sol ex- temal jugular vene bir polietilen kateter yerleştirildi ve sistemik olarak 3 00 Ü/kg heparin verildi. Çalışmamızda, Forrest ve Pang’ın17 tavşanda tarif ettikleri latissimus dorsi kas-deri flebini modifıye ederek geliştirdiğimiz kas ada flep modelini kullandık. Deney hayvanlarına pozisyon verilmesini ve gerekli cerrahi temizliği takiben

“S” şeklinde insİzyon yapılarak LD kası ortaya kondu.

Kasın nörovasküler pedikülü, a,v, n. thoracodorsalis olup (Şekil 2), kas bu nörovasküler pedikül üzerinde 8x16 cm boyutlarında ada flebi olarak kaldırıldı (Şekil 3).

Deney protokolü esas alınarak gruplarda farklı işlemler

Şekil 1: K u lla n ıla c a k la tissim u s d orsi kasının ta vşa n kadavrasında topografik anatomisi.

Şekil 2: Tavşan kadavrasında kas flebinin pedikülünü oluşturan V,A,N thoracodorsaiis.

uygulandıktan sonra kas flebi yerine iade edildi.

Deney Protokolü

Her bir grupta 5 adet denek olmak üzere iki ayrı protokol için bir deney bir de kontrol grubu olmak üzere dört çalışma grubu oluşturuldu. Aşağıda belirtilen sürelerde kan Örnekleri ve biopsi materyalleri elde edildi.

Elde edilen kan ve biyopsi örneklerinde biyokimyasal analiz ve histolojik incelemeler yapıldı.

(3)

Türk Plast Cer Derg (1998) Ciit:6, Sayı:2

Şekil 3: Latissimus kas fiebt kaldırılırken görünümü.

Protokol A:

Kontrol Grubu (n=5): LD kas ada flebi kaldırıldı ve vasküler pediküle klemp konmadan flep yerine iade edildikten sonra cilt ve ciltaltı kapatıldı.

Deney Grubu (n=5): LD kas flebi kaldırıldıktan sonra vasküler pediküle mikroklemp yerleştirildi (Şekil 4) ve 2 saat süreyle kas flebinde global iskemi oluşturuldu, Global iskemi süresinin hemen ardından m ikroklem p açıldı ve kas flebi 24 saat süreyle reperfüzyona bırakıldı.

Protokol B

Kontrol Grubu (n=5): LD kas ada flebi kaldırıldı ve vasküler pediküle mikro ldemp yerleştirilmeden flep yerine iade edildi.

Deney Grubu (n=5): LD kas ada flebi kaldırıldıktan sonra, vasküler pediküle mikroklemp yerleştirildi ve kas flebinde 4 saat süreyle oluşturulan global iskemiyi takiben mikroklempler açıldı ve kas flebi 24 saat süreyle reperfüzyona bırakıldı.

Kan Örnekleri ve Biyokimyasal Analiz

Herbir deney grubunda, aşağıda belirtilen süreyle sırasıyla;

I. P reoperatif dönemde ven kateterizasyonunu takiben

II. LD kas ada flebi kaldırıldaktan hemen sonra III. LD kas ada flebinin pedikülüne yerleştirilen

Şekil 4: La tissim us dorsi kas ada flebinin p e d ikülüne mikroklemp konulduktan sonraki görünümü.

klemp çıkarıldıktan sonra (.Protokol A ’da 2 saat ve Protokol R’de 4 saat global iskemiyi takiben)

IV. LD kas ada flebi reperfüzyona bırakıldıktan 4 saat sonra

V. LD kas ada flebi reperfüzyona bırakıldıktan 12 saat sonra

VI. LD kas ada flebi reperfüzyona bırakıldıktan 24 saat sonra kan örnekleri elde edildi.

A lm an kan ö rn ek lerin d e, plazm ada aspartat aminotransferaz (AST), alanın aminotransferaz (ALT), laktik dehidrogenaz (LDH), laktik dehidrogenaz izoenzim-5 (LDH-5), kreatin kinaz (CK) ve kretainkinaz MM-izoenzimi (CK-MM) aktiviteleri sırasıyla her bir enzime spesifik AST Reagent, ALT Reagent, LDH-NAC Reagent, LDH-5-NAC Reagent, CK-NAC Reagent ve 2 Vial CK Reagent TRACE® kitleri kullanılarak klinik kimyasal analiz cihazı ile ölçüldü18.

Histolojik Değerlendirme

Her iki protokolde, hem kontrol hem de deney gruplarında flep kaldırıldıktan hemen sonra kas flebinin dorsal kenarından 1x1 cm. boyutlarındabiopsi örnekleri alındı. İskemi sonunda ise reperfüzyona bırakılan kas flebinin dorsal kenarından reperfuzyonu 30. dakikası ve 24. saatinde 1 x l cm, boyutlarında biopsi örnekleri alındı.

A lm an kas b io p sile ri 24 saat süreyle % 10Tuk

(4)

KAS FLEBİ İSKEMİ-REPERFÜZYON HASARININ MONİTORİZASYONU

Tablo 1: İki ve dört saatlik Iskemiyi takiben 24 saatlik reperfüzyon sonrası plazma A S T (Ü/L) düzeyleri (n=5/grup).

Deney Kan Örnekleri (0±SH) Tek yönle Anlamlı Derecede

Protokolü 1 II III IV V VI ANOVA Farklı Gruplar

P ro to ko l A

Kontrol 38.2±4 53.4+5 67.8±7.6 76.4+8,2 83+3.2 85+5,4

pcO.OOt ı-v, ı-vı

Deney 5İ.8±7.9 58.7±8.8 99±14.9 99+14.9 İ44±24.4 169±31

P ro to ko l B p>0,05 Protokol A-B

Kontrol 33.7+4.6 47.5+6.2 59.9.4 70,5±4.3 78+6.8 81.7±8

p< 0,001 l-IV, l-V, l-VI

Deney 39.2+4,5 43.6+5.4 85.2±13 207±39 234.6+45 273+49,6

Tablo 2: İki ve dirt saatlik iskemiyi takiben 24 saatlik reperfüzyon sonrası plazma A L T (U/L) düzeyleri (n=5/grup).

Deney Kan Örnekleri (0±SH) Tek yönle Anlamlı Derecede

Protokolü I II ili IV V VI ANOVA Farklı Gruplar

P ro to ko l A

Kontrol 63.4+7.7 74.4+7.7 89+10.3 108.6±18.3 108+19 115±16

p>0.05 Deney 79.4±15 80.6±15.3 100.2±17.8 127.6+22.4 189.4 ±24.4 192.7±27

P ro to ko l B

Kontrol 45.7±4.8 49.5±7.4 54,8±7.9 87 ±12.3 89.9+9.4

p<0.01 ı-vı

Deney 58.6±8 62.1+8.1 75±7.8 98.6±13,4 138.4 ±20.8 171 ±4

formaldehid çözeltisinde bekletildikten sonra hazırlanan parafin kesitler mematoksilen ve eozin ve Masson trichrome boyalan ile boyandı ve ışık mikroskopisİ ile incelendi.

İstatistiksel Analiz

Her bir grupta zamana bağlı enzim aktivite değerleri ortalama ± standart hata (0±SH) şeklinde ifade edildi.

Gruplar arasındaki farkın istatistiksel analizi için tek- yönlü varyans analizi (ANOVA), varyansm homojenitesi için Levene testi ve ortalam alar arasında çoklu karşılaştırm alar için Student-Newman-Keuls testi kullanıldı, p<0.05 değeri anlamlı olarak kabul edildi.

BULGULAR

Biyokimyasal Analiz Sonuçları

İki ve dört saatlik iskem iyi takiben 24 saatlik reperfüzyon sonrası plazma A ST düzeyleri; Hem iki hem de dört saatlik iskemiyi takiben reperfıizyona bakılan deney gruplannda kontrol grubu ile kıyaslandığında; kas flebi reperfıizyona bakıldıktan sonraki periyod boyunca AST düzeylerinde anlamlı bir artış olduğu saptandı

(p<0.001). Plazma AST düzeylerindeki bu artışın her iki deney protokolünde (Protokol A ve B) farklılık göstermediği saptandı (p>0.05) (Tablo 1).

İk i ve dört saatlik iskem iyi takiben 24 saatlik reperfüzyon sonrası plazma ALT düzeyleri: Hem iki hem de dört saatlik iskemiyi takiben reperfıizyona bırakılan deney gruplarında kontrol grubu ile kıyaslandığında;

rep erfü zy o n pediyodu b o yunca plazm a ALT düzeylerinde anlamlı bir fark olmadığı saptandı (p>0.05).

Protokol B deney grubunda reperfüzyonun 24. saatinde anlamlı bir plazma aktivite artışı olduğu saptandı

(po.oi)

(Tablo 2).

İki ve dört saatlik iskem iyi takiben 24 saatlik reperfüzyon sonrası plazma LD H düzeyleri: Kontrol grubu ile k ıy aslan d ığ ın d a; deney grupların d a reperfüzyonun erken döneminden itibaren plazma LDH düzeylerinin anlam lı bir şekilde arttığı saptandı (p<0.001). Protokol A ile karşılaştırıldığında, plazma LDH düzeylerinin Protokol B deney grubunda Özellikle reperfüzyonun erken döneminden itibaren anlamlı olarak arttığı saptandı (p<0.05) (Tablo 3).

Tablo 3: İki ve dört saatlik iskemiyi takiben 24 saatlik reperfüzyon sonrası plazma LDH (U/L) düzeyleri (n=5/grup).

Deney Kan Örnekleri (0±SH) Tek yönle Anlamlı Derecede

Protokolü I II III IV V VI ANOVA Farklı Gruplar

P ro to ko l A

Kontrol 130.4±15.4 190,6+34,1 296±40.9 337.6±39.5 354.8±38.8 372.1 ±40.1

p<0.001 ı-ııı, ı-ıv, ı-v, ı-vı

Deney 101.8±12.1 163±20.9 305 ±43 343.6+46 378±49 401 ±54

P roto kol B p<0.05 Protokol A-B

Kontrol 82.7+5.8 100±11.2 175.4 ±24.2 202.6 ±28.4 224.1 ±32.3 245.6±38

p <0.001 l-lll, l-IV, l-V, i-VI Deney 95+8.6 145.6±16.7 282.8+29,5 500.8±43.3 557.8±48.2 586+60

(5)

Türk Plast Cer Derg (1998) Cîlt:6, Sayı:2

Tablo 4: İki ve dört saatlik iskemiyi takiben 24 saatlik reperfüzyon sonrası plazma LD H -5 izoenzim (U/L) düzeyleri (n=5/grup).

Deney

Protokolü 1 II

Kan Örnekleri (0±SH)

m IV V VI

Tek yönle ANOVA

Anlamlı Derecede Farklı Gruplar

P ro to ko iA

Kontrol Deney

1 0 . 6 ± 1 . 9 5 ± 1 .2

1 3 . 4 ± 4 . 4

1 1 . 6 + 1 . 9

1 6 . 2 ± 2 . 3

1 8 , 8 ± 2 . 9

2 2 ± 2 . 5

2 3 . 2 + 3 . 6

2 2 ± 4 . 3

2 7 , 2 + 4

2 6 . 8 ± 4 . 9 3 2 ± 4 . 9

p < 0 .0 0 5 ı-ıv , ı-v , ı-v ı

P roto kol B

Kontrol Deney

9 . 4 + 1 . 8

5 . 2 ± 0 . 8

1 2.1 ± 3 . 8

9 . 2 + 0 . 9

1 5 ± 2 . 6

1 9 . 6 ± 1 . 6

2 1 . 6 ± 2 . 4

3 7 . 8 ± 4 . 3

2 2 .1 ± 3 . 9

4 3 . 6 + 4 . 2

2 4 .6 ± 4 , 8 5 0 . 6 ± 4 . 3

p < 0 . 0 5

p < 0 . 0 0 5

Protokol A - B

l-lll, l-IV, l-V, l-Vİ

Tablo 5: İki ve dört saatlik iskemiyi takiben 24 saatlik reperfüzyon sonrası plazma C K (U/L) düzeyleri (n=5/grup).

Deney Protokolü

Kah Örnekleri (0±SH)

1 II III IV V VI

Tek yönle ANOVA

Anlamlı Derecede Farklı Gruplar

P ro to ko iA

Kontrol Deney

65.6+13.4 151.2±3Q 306.2±55.4 338.6±58 359.8±63.9 378±70.8 84 +26.1 156.2 ±40.2 352.5±144.5 462±217.9 553.2±280 628±322

p>0.05 *

Proto kol B

Kontrol Deney

62,7±11.8 150 ±25.2 304±54,2 342.6±56.4 351,1 ±59.3 368.6±38 93.5±29 185.6±62 462.2±154.5 649.5+643.3 1157.8±718.2 1 705±770.6

p<0.05 p<0.05

Protokol A-B

Tablo 6: İki ve dört saatlik iskemiyi takiben 24 saatlik reperfüzyon sonrası plazma CK-M M izoenzim (U/L) düzeyleri (n=5/grup).

Deney Protokolü

Kan Örnekleri (O+SH)

I II III IV V VI

Tek yönle ANOVA

Anlamlı Derecede Farklı Gruplar

P ro to ko iA

Kontrol Deney

61.4±12.8 143.2+28.5 293.6±53.1 317.6±54.4 340.8+60.9 363±68 81.8 + 24,6 148.2±38.2 338.8+138.5 433.8±204 525.2±266 602±309

p>0.05 -

Proto kol B

Kontrol Deney

59.4±11.4 136+25.1 278.4±52.2 304.9±54 323.1±54.2 347.6±59.2 88±27.9 175.2±59,1 435.1±148 1286±577.3 1490,8±685.3 1629±731.6

p>0,05 p>0.05

Protokol A-B

İki ve dört saatlik iskem iyi takiben 24 saatlik reperfüzyon sonrası plazma LDH-5 izoenzim düzeyleri:

Hem iki hem de dört saa tlik iskem iyi takiben reperfıizyona bırakılan deney gruplarında kontrol grubu ile kıyaslandığında; reperfüzyonun erken döneminden itibaren plazma LDH-5 izoenzim düzeyleri açısından anlamlı bir artış olduğu saptandı (p<0,005). Protokol A ve Protokol B'deki deney grupları arası karşılıştırmada ise, LDH-5 izoenzim düzeylerinin Protokol B ’de özellikle reperfüzyonun erken döneminden itibaren anlamlı olarak artış gösterdiği saptandı (p<0.05) (Tablo

4)'

İki ve dört saatlik iskem iyi takiben 24 saatlik reperfüzyon sonrası plazma CK düzeyleri: Hem iki hem de rört saatlik iskemiyi takiben 24 saatlik reperfüzyon süresince plazma CK enzim düzeylerinde belirgin artış gözlenm esine karşın, kon tro l grubu ile karşılaştırıldığnıda istatistiksel açıdan anlamlı bir farklilık saptanmadı (p>0.05) (Tablo 5).

İki ve dört saatlik iskem iyi takiben 24 saatlik reperfüzyon sonrası plazma CK-MM izoenzim düzeyleri:

Hem iki hem de dört saatlik iskemiyi takiben

reperfüzyona bırakılan deney grupları kontrol grubu ile kıyaslandığında; plazma LDH-5 izoenzim düzeyleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı saptandı (p>0.05). Protokol A ve Protokol B arasında ise, CK-MM izoenzim düzeyleri karşılaştırıldığında

Şekil 5: Kas flebi kaldırıldıktan sonra alınan biyopsilerde aözlenen düzenli, normal kas dokusu (Hematoksiien-eozin, x40)

(6)

KAS FLEBİ İSKEMİ-REPERF0ZYON HASARININ MONİTORİZASYONU

Şekif 6: İki saat İskemiyi takiben reperfüzyonun 30. dakikasında normal kas dokusu görünüm ü (Hematoksilen-eozin, x2Û0).

Şekil 7: İki saat iskemiyi takiben reperfüzyonun 24. saatinde g ö zle n e n polim orf nükleuslu hücre infiltrasyonu ve kas hücrelerinde nekroz (Hematoksilen-eozin, x2ÛÖ).

anlamlı bir fark saptanmadı (p>0.05) (Tablo 6).

Histopatolojik Sonuçlar

LD kas 'ada flebi kaldırıldıktan hemen sonra alman kas biyopsilerinde normal düzenli kas dokusu gözlendi (Şekil 5).

Protokol A; LD kas ada flebi kaldırıldıktan sonra, iki saat iskemiyi takiben reperfüzyonun 30. dakikasında alman biyopsilerde düzenli kas dokusu gözlendi (Şekil 6), İki saat iskemiyi takiben reperfüzyonun 24. saatinde alman biyopsilerde ; seyrek polimorf nükleuslu lokosit infiltrasyonu ve az sayıda kas hücresinde nekroz dikkati çekti (Şekil ‘).

P rotokol B: D ört saa tlik iskem iyi tak ib en reperfüzyonun 30. dakikasında alman kas biyopsisinde;

kasta lıiperemi, ödem, yoğun polimorf nükleuslu lökosit infiltrasyonu (akut inflam atuar reaksiyon) kasta homogenizasyon (enine çİzgilenmenin kaybı), değişik kas bölgelerinde striasyon kaybı, aktin-myozİn hasarı ve artmış nekroz alanları gözlendi (Şekil 8). Dört saat

Şekil 8: Dört saat iskemi periyodunu takiben reperfüzyonun 30. dakikasında gözlenen interseilüler hemoraji, ödem, belirgin polimorf nükleuslu hücre infiltrasyonu, kas hücrelerinde hom ojenizasyon, striasyon kaybı ve artmış nekroz alanları (Hematoksilen-eozin, x200)

Şekil 4: Latissim us dorsi kas ad a flebinin p e d ik ü lü n e mikroklemp konulduktan sonraki görünümü.

iskem iyi takiben reperfüzyonun 24. saatinde kas flebinden alman biyopsilerde; hiperemi, ödem, yoğun p o lim o rf nükleuslu lo k o sit in filtrasy o n u , kasta homogenizasyon, aktin-myozin hasarı, nekroz alanları ve kasta denatürasyon saptandı (Şekil 9).

TARTIŞMA

Serbest vaskülarize kas transferlerinde iskemi- reperfüzyon haşan sonucu ortaya çıkan değişikliklerin araştırılması amacıyla günümüze kadar birçok deneysel çalışm a y apılm ıştır. Bu am açla farklı deney hayvanlannda değişik kas flebi modelleri tanımlanmıştır.

Bu çalışmada, Forrest ve Pang tarafından tavşanda tarif edilen latissimus dorsi kas-deri flebini17 modifîye ederek geliştirdiğimiz ada flep modelini kullandık ve bu fîep modeli ilk kez I~R hasanmn biyokimyasal analiz yöntemi ile monitörizasyonu amacıyla kullanılmıştır. Tavşan latis­

simus dorsi kasının sabit bir anatomiye sahip olması, d iseksiyonunun kolay olm ası ve am aca uygun

(7)

büyüklükte kas kitlesine sahip olması kas flebi modeli olarak tercih etmemizi sağlayan en önemli faktörlerdir.

Kas flebinin alıcı sahaya aktarılmasından sonra kan dolaşım ı yeniden başladığında, flepte oluşan İ-R hasarının monitörizasyonu flep yaşayabilirliği açısından büyük öneme sahiptir ve bu açıdan kritik donem ilk 24- 48 saattir, ideal bir monitörizasyon yöntemi; noninvaziv, güvenilir, kullanımı basit, standart, kolay tekrarlanabilir ve ucuz olmalıdır19. Günümüzde bu amaçla iki farklı biyokim yasal analiz yöntem i kullan ılm ak tad ır.

Bunlardan birincisi İ-R süreci içerisinde oluşan serbest oksijen radikal düzeylerinin belirlenmesi, diğeri ise yine bu süreç içersinde kas h ü crelerin in enerji metabolizmalarında yer alan enzimlerin plazma aktivite düzeylerindeki zamana bağlı değişikliklerin takibidir.

Serbest oksijen radikallerinin belirlenmesi, gerek teknik donamm olarak gerekse kullanım pratikliği açısından çeşitil dezavantajlar taşımakta iken duyarlılık açısından diğer yöntemlere belirgin bir üstünlüğünün olmadığı savunulmaktadır20.

Kas flebinde İ-R hasarının biyokimyasal analiz yöntemi ile m onitorizasyonunu araştırdığım ız bu çalışm ada, ö ze llik le LDH ve LDH-5 izoenzim düzeylerinde reperfüzyonun erken dönemlerinden başlayarak oldukça anlamlı artış olduğunu saptadık.

ALT, CK ve CK-MM izoenzim düzeylerinde ise deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir farklılık gözlenm edi. Bu nedenle CK, CK-MM ve ALT enzimlerinin kas flebi İ-R hasarının monitorizasyonunda güvenilir birer belirleyici olmadıkları sonucuna varıldı.

Buna karşın, plazma LDH, LDH-5 ve AST enzim düzeylerindeki zam ana bağlı d eğ işik lik le rin araştırılm asın ın kas flebi İ-R h asarının monitorizasyonunda güvenilir bir yöntem olduğunu düşünüyoruz. Knight ve ark. tavşan iskemik epigastrik serbest deri flebi m odelinde, CK, LDH, AST düzeylerinin iskemi süresi ile orantılı olarak arttığını ve bu biyokimyasal belirleyicilerin olası flep kaybının önceden b elirlenm esinde yararlı olacağını ileri sürm üşlerdirlö. LD kas ada flebi modelinden elde ettiğimiz sonuçlar, Knİght ve ark.’nm iskemik serbest deri fleplerinde elde ettikleri sonuçlar ile korelasyon göstermektedir.

Deneysel çalışmamızda, kas fleplerinden alman seri biyopsilerin histolojik İncelemesinde; iki saat iskemiyi takiben reperfüzyonun erken döneminde kas dokusunda herhangi bir patolojik değişikliğe rastlanmazken, reperfüzyonun erken döneminde kas dokusunda herhangi bir patolojik değişikliğe rastlanmazken, reperfüzyon süresi uzadıkça kasta polİm orf nükleuslu lokosit İnfıltrasyonu İle karakterize akut inflamasyon bulguları ve kas hücrelerinde hafif derecede nekroz meydana geldiğini gözledik. D ört saat iskem iyi takiben reperfüzyona bırakılan grupta ise reperfüzyonun erken

dönem inden itib a ren kas dokusunda p atolojik değişikliklerin başladığını gözledik. Kas dokusunda bu dönemde ortaya çıkan ve kasın fonksiyonunu irreversibl şeklinde kaybettiğini gösteren artmış hepi remi, ileri derecede ödem, yoğun polim o rf nükleuslu hücre infıltrasyonu, homojenizasyon, striasyon kaybı, aktin m yozin hasarı, k asta yoğun n ekroz alanları ve denatürasyon bulguları elde edildi. Bu bulgular, iskemi- reperfüzyon hasarının progresif seyirli olduğu ortaya koyan Eckert ve Schnackerz’in sonuçlan ile uyumludur21.

Siemionow ve ark.22 kremaster kas flebi modelinde uzamış iskemi süresinin flep kas akımı üzerine etkilerini araştırdıkları çalışmada, 4 ve 6 saatlik iskemiyi takiben 2 saat süreyle reperfüzyona bırakılan kas fleplerinde dolaşımın tekrar sağlanamadığını ve kan akımının durduğunu saptamışlardır. Morfolojik olarak kapillerde tromboz oluşumu, postkapiller venüllerde belirgin dilatasyon, kapillerde endoteliyal şişme ve venüllerin çevresinde m ikrokanam aların m eydana geldiğini gözlemişlerdir. Kas dokusunda iskemi süresi ile doğru orantılı olarak m eydana gelen bu fizyopatolojik değişiklikler çalışmamızda 4 saat iskemiyi takiben reperfüzyona bırakılan kas fleplerinde elde ettiğimiz histopatolojik değişikliklerle uyum göstermektedir.

İ-R hasarı sonucu kas dokusunda oluşan bu histopatolojik değişikliklerin, plazma AST, LDH ve LDH-5 düzeylerindeki zamana bağlı aktivite artışı ile paralellik göstermesi nedeniyle, biyokimyasal analiz yönteminin kas flebi monitorizasyonunda postoperatif erken dönemden itibaren güvenilir bir yöntem oduğu kanısına varıldı.

D r Ali Rıza ERÇÖÇEN Esenler Sokak No:5/2 06100 A.Paşa, ANKARA

KAYNAKLAR

1. Mc Kec NH, Kuzon WM, Fısh JS, Pynn BR: Free func- tioning muscle transfers: Wbat recovery is possible in the canine gracilis musclc model. J Reconstr Microsurg 2:70, 1985.

2. Walker PM: Pathophysiology of acııtc arterila occlusion.

Can JS urg 29:340,1986,

3. Parks DA, Granger DN: Contributions of ischemia and reperfusion to mucosal lesion formation. Am J Plıysiol 250:749,1986.

4. Strock PE, Majno GM: Microvascular changes in acutely ischem ic ra t m uscle. Surg G ynccol O bstet

129:1213,1969.

5. S mitli JK, Carden DL, Korthius RJ: Role of xaııthine oxidasc in post ischemic microvascular İnjury İn skel- etal nruscle. Am J Physiol 257:1782,1989,

6. Aikens J, Dix TA: perhydroxyl radical (HOO) initiated lipid peroxidation J Bİol Chem 266:15091,1991, 7. Pang CY: Ischemia-induced reperfusion injury in muscle

flaps: Pathogenesis and majör source of free radicals. J Reconstr Microsurg 6:77, 1990.

Türk Plast Cer Derg (1998) Cilt;6, Sayı:2

(8)

KAS FLEBİ İSKEMİ-REPERFÜZYONHASARININ MONİTORİZASYONU

8. Ruhin BB, Laiaus S, Tittly J, romaschin AD, Walker PM: Prolonged adeııine nucleotide resynthesis and reperfusion injury in postischemic skeletal muscle. Am JPhysiol 262:1536,1992.

9, Blebea J, Kerr J, Shumko JZ, Feinberg RN, Hobsoıı RV:

Quantİtative histochemical evaluation of skeletal muscle ischemia and reperfusion injury. J SurgRcs 43:311,1987, 10. Morris SF, Pang CY, Zhong A, Boyd B, Forrest CR:

Assessment of ischemia induced reperfusion injury in the pig latissimus dorsi myocutaneous flap model. Plast Reconstr Surg 92:1162,1993.

11. Morikawa S, Inubushi T, Kito K: Lactate and pH map- ping in calf muscles of rats during ischemia/reperfusion assessed by invivo proton and phosporus magnetic reso- nance Chemical shift imaging, Invest Radiol 29:217, 1994.

12. Jim KK, Lineaweaver WC, Silverman DG, Konkin B, Newlin B, Buncke HJ: Muscle flap monitoring in a rat model with a variable gain quantİtative fluometer. Ann Plast Surg 28:511,1992.

13. Karscher A, Radncr H, Engler J, Stenzl A: Dea-laser- d o p p le r-flu o m e trie bei der vitalen Knochentransplantation, Exp erim en telle und klinische crgebnisse. Handchİr Mikrodur Plast Chir 20:266,1988.

14. Seyama A: The role of oxygen-derived freeradicals and

the effect of free radical scavengers on skeletal muscle isc h em ia/re p erfu sio n injury. S urgery Today 23:1060,1993.

15. Cirİllo R, Salvatico E, Ali ev G, Prosdocimi M: Effect of clorrİcromene during ischemia and reperfusion ofrabbit hindlimb: Evidence for an involvement of leukocytes İn reperfusion-m ediated tissue and vascular injury. J Cardiovasc pharmacol 20:969,1992.

16. Knight KR, Gumley GJ, Rogers IW, O ’Brien BM:

Changes in the bloodbiochemistry following experimen- tal flap ischemia. A ustN Z J Surg 58:413,1988.

17. Forrest CR, Pang CY: Latissimus dorsi musculocutane- ous flap model in the rabbit: A hemodynamic and ana- tomical study. Ann Plast Surg 21:335,1988.

18. Tiezt N: Fundamentals of Clinical Chemistry, Philadel- phia, W. B. Saundeıs Co., 1976.

19. Sloan GM, Sasaki GH: Noninvasive monitoring of tis­

sue viability, Clin Plast Surg 12:185,1985,

20. Wîsfelt ML; reperfusion and reperfusion injury Clin Res 35:13,1987.

21. Eckert P, Schanackerz K: Ischemic tolerance o f human skeletal muscle. Ann Plast Surg 26:77,1991.

22. Siemionow M, Manikowski W, Gawronski M: Hİstopa- thology of muscle flap microcirculation following pro­

longed ischemia. Microsurgery 16:515,1995.

Referanslar

Benzer Belgeler

Elsbeth ve arkadaşları ise 24 saatlik, anlık ve sabah ilk idrar örneklerinde mikroalbümin ölçümü sonucunda, 24 saatlik idrarla en yüksek korelasyonu sabah ilk

Cisplatin bazl› kombinasyon tedavileri ile carboplatin bazl› rejimleri karfl›laflt›ran çal›fl- malarda hematolojik toksisiteler aç›s›ndan iki rejim aras›nda

Tüm gün, gündüz, gece ortalama sistolik ve diyas- tolik kan basıncı değerleri ile tüm gün, gündüz ve gece ortalama sistolik ve diyastolik kan basınçları

Ankara Büyük şehir Belediyesi ASKİ Genel Müdürlüğü, şehre içme suyu getiren ana isale hattında dün meydana gelen patlamadan sonra ar ızanın giderilmesinin 3 gün

Oysa tanıdığım şairler, yalnız esin peşinde koşmadıkları gibi güncel sorunlarla yakından ilgili, toplumun meselelerini irdeleyen kişilerdi ve çalışırken de,

Sergüzeşt romanında üst sınıf batılılaşmış bir tip olan Celal Bey ile Çerkes köle Dilber aşkı dolayımında esaret konusu toplumsal vicdanı harekete geçirecek şekilde

Amerikan seçimlerinin yirminci yüzyıl ortasından beri, küresel bir seçim olması gibi bir özelliği olduğu söylenir, zira seçime dönük uluslararası ilgi de bunun

In this research, we propose a novel approach for classification of medical images using Fast Fuzzy C-Means (FFCM) clustering and Convolutional Neural Networks (CNN).. Initially,