27 Mart 2013 Çarşamba Toplantısı
Sinema Genel Müdürlüğü Yapım Destekleri ile ilgili Süreçler Hakkında Bilgilendirme
Zeynep Özbatur Atakan: Hoş geldiniz. Geçtiğimiz yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı Destekleme Kurulu nasıl çalışmaktadır, başvurularda nelere dikkat edilmelidir, destekleme sistemi hangi yasa üzerinden çalışmaktadır konulu bir toplantı yapmıştık.
O dönem, Se-Yap destekleme kurulu üyesi Mehmet Eryılmaz konuk olarak katılmıştı.
Geçtiğimiz ay, bazı üyelerimiz bakanlıktan aldıkları desteklerin neredeyse son aşamalarında bazı sorunlar yaşadıklarını ilettiler. Yapımcı şirketlere bazı yazıların gönderildiğini öğrendik. Öncelikle sıkıntıyı anlamaya çalıştık. İşleyişlerde sorunlar olduğunu tespit ettik. Üyelerimizi dinledik, sorunları anlamaya çalıştık. İki hafta önce konuyla ilgili Sinema Genel Müdürlüğünden bir randevu alarak genel müdür vekili Mesut Cem Erkul’la projeler üzerine görüşmeye gittik. Verimli ve detaylı bir toplantı yaptık. Her proje üzerinde tek tek konuşuldu. Döndüğümüzde de burada bir çalışma grubu oluşturduk. Projeler, imzalanan sözleşmeler, bakanlığın talepleri üzerine çalıştık. Bugünkü toplantının genel amacı oluşan ve oluşabilecek sorunlar üzerine konuşmak ve çözümlerin neler olduğunu anlatmaktır. Ayrıca hazırlamakta olduğumuz bir rapor var. Bu toplantıyla raporumuza son şeklini vermeyi ve Ankara'da tekrar bir toplantı yapmayı planlıyoruz. Sözü öncelikle yönetim kurulu üyesi arkadaşım Serkan Çakarer'e vereceğim. Çalışma grubunda kendisi yer aldı. Önümüzdeki günlerde yeni destekleme kurulu toplanacak. Yeni sözleşmeler imzalanacak. Bu sebeple objektif bir bakış açısıyla strateji geliştirmeliyiz. Evet, Serkan bey.
Serkan Çakarer: Merhaba, hoş geldiniz. Ben öncelikle çalışma grubunun ne yaptığını anlatacağım. Ondan sonra soru cevap yaparak sizin sorunlarınızı dinlemeyi tercih edeceğim.
Şimdi temelde problemli projeleri üç gruba ayırabiliriz.
İlk grup, 1’e 2 oranında fatura ve belge ibraz etmemiş olan proje sahipleri,
İkinci grup, filmini bitiren, festival gibi bir mecrada gösterimini yapan, 31.12.2012 tarihine kadar vizyona giremediği için destek bedelini faiziyle geri ödemesi beklenen projeler,
Destek almaya hak kazanmış, desteğin bir kısmını almış ancak filmini çekememiş olan proje sahipleri.
Bakanlık görevlileri muhataplara ulaşılamadığını beyan ediyor. Bazı projelerde kefillere gidilmiş. Burada sorun, sözleşme taraflarının alacak sorunu doğmuş olmasıdır. Bakanlığın gönderdiği yazılara şaşırmamızın sebebi, bir süredir bakanlıkla yakın iletişimde olmamıza rağmen konunun hiç gündeme gelmemiş olmasıdır. Keza sorunlu proje sahiplerine vaktinde ulaşılmamış olduğunu tespit ettik. Proje sahiplerinin çoğu meslek birliği üyesidir. Meslek
Birlikleri şirketlere nitelik yazıları veriyor. Bu sebeple meslek birliklerinin de bu konuda bilgilendirilmesi gerekliydi diye düşündük. Görüldüğü gibi iletişimde ciddi bir problem var. Özellikle ilk iki grubu alıp çözüm üretme konusunda harekete geçtik.
Sinema Genel Müdürlüğünden süre istedik ve proje sahipleriyle irtibata geçtik.
Devamında küçük bir çalışma grubu oluşturduk. Tolga Esmer, Aydın Sayman, mali müşavirimiz Murat Yaman, hukuksal konularda Avukat Burhan Gün, Se-Yap yönetim kurulu üyeleri toplanarak mevcut kanunlarla nasıl hareket edilmesi gerektiğini tartıştık, imzalanan sözleşmeleri inceledik. Halen uygulamada olan 5224 sayılı kanuna göre hazırlanması gereken sözleşmelerin, yeni kanuna göre hazırlandığını tespit ettik.
2012 yılında yapılmış olan sözleşmelerde belli bir tarihe kadar vizyona girilmezse paranın faiziyle iade edilmesi konusu yazıyor. Faturaların destek tutarının iki katı olmaması durumunda farkın iade edileceği yazıyor. Sorun olan projeler 2010 yılı ve öncesine ait olduğundan aslında sorun oluşturan maddelerin sözleşmelerde yer almadığını söyleyebiliriz. Bakanlık yetkilileri sanırım Aralık ayı içinde proje sahiplerine bir yazı göndererek ilişik kesme tarihlerinin geldiğini hatırlattı. Ancak bu yazışmalar yerine ulaşmadı, takip ve iletişim sorunu doğdu. Çalışma grubu ne yaptı? Mevcut sözleşmelere, kanuna ve
bakanlığın hazırladığı yazılara baktık. Yeni kanun kabul edilmeden olası sorunları görmüş olduk. Önümüzdeki dönemde yurt dışı uygulamaları, modelleri, sektör dinamikleri ve ihtiyaçlarını ortaya koyarak bir farkındalık yaratmamız gerekmektedir.
Filmini bitirmiş, bir festivalde göstermiş, vizyona sokmuş ya da sokamayacağını bakanlığa bildirmiş bir proje sahibinden bütün paranın geri alınmasıyla ilgili bir uygulama olmamalı diye düşünüyoruz. Gerçekten ticari vizyona girme konusu çok önemliyse o zaman bakanlık bir küçük taksit bedelini bu şarta bağlayabilir. Mevcut sorunların çözülmesi yeni başvuru yapacaklara da bir yol gösterici olur. Bakanlıkla sürekli iletişim halinde olmalısınız. Yazışmalarınızı iadeli taahhütlü posta ile yapmalısınız. Projenizin başladığını, süreçlerini, safhalarını, oluşursa sorunlarını bakanlıkla yazışarak bildirmelisiniz. Bakanlık şirketlere ulaşamamaktan, zamanında
bilgi alamamaktan yakınıyor. Bakanlık görevlileri sete gelmiyor, sizi görmüyor, bilgi akışı da kesilince zor durumda kalıyorlar açıkçası. Şahıslar başka bölümlere tayin olabilirler. Bu sebeple telefonla değil, resmi yazışmalarla hareket etmek önemlidir.
Giriş için söyleyeceklerim bu kadar.
Zeynep Özbatur Atakan: Destek alındıktan sonra, sözleşmelerin çok iyi incelenmesi, tarihlerinin dikkatlice not edilmesi ve belli aralıklarla bakanlığa izleme raporu gönderilmesi çok önemli bir konu. Ayrıca bir gerekliliktir. Filminizin hangi aşamada olduğunu beyan etmeniz gerekiyor. Adres ve telefon bilgileri değişikliklerinizi bakanlığa resmi yazışmalarla iletmelisiniz. İletişim kopukluklarını gidermek adına böyle bir toplantıyı gerekli gördük çünkü bu köprüyü oluşturmak da bizlerin görevi.
Sorunlu olarak görünen projelerle ilgili biraz da sizlerden bilgi almak istiyoruz.
Statü Prodüksiyon Ltd.Şti. Temsilcisi: Merhaba, "Taş Mektep" filminin yapımcısıyım.
Filmimiz şu an vizyonda. 2010 yılında destek aldık. Filmimiz dönem filmi. Çekim takvimimizde gecikmeler oldu. Süre uzatma istedik ve kabul edildi. Çekimlerin bitmesine 15 gün kala süremiz doldu. Tekrar ek süre istedik. Tüm taleplerimizi yazılı olarak yaptık. Son talebimize cevap alamadık ve bu esnada sürecin başladığını öğrendik. Şu an aldığımız destek bedeli faiziyle geri istenmektedir. Ödeme imkânımız var. Ancak hesaplarımıza bloke konduğundan banka işlemi de yapamıyoruz.
Serkan Çakarer: Bakanlık toplantısında sizin durumunuz bize şöyle anlatıldı.
Yönetmen değişikliği yapıldığı ve bu değişiklikle ilgili bakanlığın onayı alınmadığı söylendi. Projenizin asıl problemi bu sanıyorum. Çünkü sizin yönetmen değişikliği onayı almadan filmin çekimine başlamamanız gerekiyor. Yönetmen değişikliklerinde yeniden destekleme kurul kararı gerekiyor.
Zeynep Özbatur Atakan: Yönetmen değişikliği radikal bir değişikliktir. Bu değişikliğin ilgili, yetkili kurul onayıyla yapılması gerekmektedir. Proje onayı aldığınız yönetmenin işi bırakması önemli bir sorundur. Yeni bir yönetmen bulunur ancak destekleme kurulunun onayı şarttır filmin çekimine başlamak için. Ayrıca bu tür kararları, değişikliklerle ilgili iletişimleri sözlü yapmak yanında yazılı yapmak gereklidir.
Serkan Çakarer: Yönetmen değişikliği kuruldan geçirilmelidir. Burada fonun sahibi filmi başlatmama kararı verebilir. Bu hakkını tutmak ister. Aynı kararı Eurimages'da verebilir.
Zeynep Özbatur Atakan: Sizin projenizle ilgili bakanlığın bize söylediği, yönetmen değişikliğinin yapıldığı ve bu değişiklikle ilgili kurul kararı beklenmeden filmin çekildiği şeklindeydi. Bir de sizin senaryo yazarı ile ilgili bir sorununuz vardı.
Serkan Çakarer: Bakanlıkla yaptığınız sözleşmede yönetmen değişikliğinin kuruldan geçmesi
gerektiğine dair bir madde vardır. Bizlerin sözleşmelerinde var. Bu noktada sözleşmeye aykırı
hareket edilmiş oluyor. Ancak şu an banka hesaplarınız bloke olduğuna göre hukuki süreç başlamış görünüyor.
Avukat Burhan Gün: Size yazı geldikten sonra 60 gün içinde iptal davası açmanız gerekiyor. Yoksa hakkınızı kaybedersiniz.
Kerem Kurdoğlu: Destek çıktıktan sonra filme özel bir şirket kurarsam, dolayısıyla yapımcımı değiştirmiş oluyorum. Bu mümkün mü?
Serkan Çakarer: Zaten destek başvuru yapan kişiye veriliyor. Eğer kurulmuş bir şirketi yoksa şirket kurması isteniyor. Dolayısıyla destek alan şirketin değiştirilmesi mümkün değil.
Avukat Burhan Gün: Yönetmen filmin eser sahiplerindendir. Yani esaslı unsurdur. Bu unsurun değişikliği kurul kararıyla olur. Filmin sahibi yapımcı değildir. Bu arada bir küçük not iletelim. Tahsilatlar başladığında kefillerin de banka hesaplarına ve mal varlıklarına bakacaklardır. Ev varsa ipotek edilir, araçlara rehin konabilir. Bu noktaya da dikkat etmelisiniz.
Tolga Esmer: Merhaba, çalışma grubunda beraberdik. Meslek Birliğinin bu konuda bir rapor hazırlıyor olması son derece yerindedir. Kanunen haklı olan projelerin itiraz dilekçelerini iletmeleri lazım. 5224 sayılı kanunun 8. maddesi çok açık, desteğin
alınabilmesi için üç şart var diyor. Bir, yönetmen ve yapımcı beraber başvuracak, iki, filmin sinema versiyonu çekilecek, üç, gösterimi televizyon veya başka bir mecradan önce sinemada yapılacak. Buradan anladığımız vizyon kelimesi kanunda yok.
Kanunda olmadığı gibi sözleşmelerde de yok. Bu sebeple dilekçelerinizde de kanuna atıfta bulunabilirsiniz. Geri ödemeler için vizyon tarihiyle bağlantılı bir ifade yer alıyor. Vizyona girmemişse gösterime girmiş sayılır şeklinde de belirtiliyor.
Soru: Sinemada gösteriliyor demek bir festival gösteriminin de kabul edilmesi demek değil mi?
Tolga Esmer: Vizyon kelimesi kanunda geçmiyor. Yeni sözleşmeler hariç.
Aydın Sayman: Sözleşmelerde bakanlığın koyacağı maddelere uyulacak yazmaktadır.
Bakanlık vizyon zorunluluğu koyuyor. Çünkü kanunun yönetmeliği var ve sözleşmelerde de yer alıyor. Tüm sözleşmelerde yer alıyor. Uygulamada vizyona sokarak gelir yaratmak zorundasınız. Yeminli mali müşavir raporlarında gelir elde edemediğin ortaya çıktığında zaten sorun kalmaz. Senin gelir elde etme çaban önemlidir. Vizyon gecikmesi aslında bir sorun değildir. Kanun, yapımları destekler.
Yapım gerçekleşmiş ancak istenen tarihte vizyona girememişse bu durumda bir ceza doğamaz.
Baran Seyhan: Yeminli mali müşavir raporları verilen destek bedelini kapsayacak şekilde düzenleniyor ve yeterli görülüyordu. Vizyonla ilgili de sıkıntı yoktu. Ancak birkaç yıl önce bir denetim yapıldı sonrasında da bu değişiklikler oluştu. Bakanlık sözleşmelerde bir takım değişiklikler yapabilir. Ama kanunun bir ruhu var. Bu ruh vizyona girmeyi gerektirir. Vizyona girmemek sözleşmenin asli unsurunun gerçekleşmemesi demektir.
Serkan Çakarer: 31 Aralık 2012 itibarıyla vizyona girememiş filmlerin vizyona hiç girmeme ihtimali var mı sizce?
Baran Seyhan: İki üç arkadaşımın filmleriyle ilgileniyorum. Çok büyük bir ihtimalle vizyona giremeyecekler. Bunun bakanlık desteğiyle ilgisi yok tabi.
Serkan Çakarer: Bu noktada bakanlığın filmler vizyona giremeyecek diye bütün desteği geri istemek yerine, filmlerin vizyona girebilmesiyle ilgili ortak strateji geliştirmesi gerekiyor diyorum.
Baran Seyhan: 1'e 2 belge istenmesini, yani alınan destek tutarının iki katı kadar harcama belgesinin verilmesini doğru buluyorum.
Yamaç Okur: Bütün bu konular tartışılabilir. Bence asıl sorun iletişim problemidir. Bu problem ciddidir. Meslek birliği olarak bu sorunu aşmaya çabalıyoruz. Örneğin üyelerimizin sorunları var. Ulaşılamadığı söyleniyor ama ben tek telefonla ulaşıyorum. Yeni sinema yasası çıktığında bu sorun giderilecek mi?
Tolga Esmer: Az önce yönetmeliğe yine baktım vizyon konusunda bir şey yok.
Baran Seyhan: Sözleşmelerde var.
Tolga Esmer: Kanun ve yönetmelikte yer almayan bir madde sözleşmelere de konamaz.
Baran Seyhan: Sözleşme maddelerine konulabilir. Vizyon şartının konması hiç tuhaf değildir. Hukuka da uygundur. Bakanlığın böyle bir yetkisi var. Kanunda her şey yazamaz. Vizyon talebi sinema ruhuna uygundur.
Serkan Çakarer: Sözleşmede bu film vizyona girmek zorundadır. Giremezse destek tutarının iade edilmesi gerekir maddesi asıl sorun.
Aydın Sayman: Destekleme sözleşmelerinin asli unsuru vizyona girmek değil, filmi yapmış olmaktır. Vizyona giremediysem veya geç girdiysem senin idare olarak uğradığın bir zarar varsa bunu benden istemen mantıklıdır.
Tolga Esmer: Hukuken haklı olduğumuz konularda hepimiz gereken işlemleri yapmalı, dilekçelerimizi vermeliyiz.
Avukat Burhan Gün: Öncelikle yasayı nasıl yorumlayacağız. Yasanın amacı destekleme, ülke sinemasına katkı yapmak. İlk sorumuz film yapılmış mı, olmalıdır.
Diğer iki problemden biri vizyon sorunu, bazı projeler belirtilen tarihte vizyon şansı bulamamış ancak festivallerde gösterim imkanı elde etmiş. Yine yasanın ruhuna dönersek amaç biraz da vizyon şansı bulamayan filmleri desteklemek değil mi? Amaç ülke sinemasını güçlendirmek. Bu filmler festival gibi alternatif alanlarda var olabilmişlerdir. Bir eser kamuya sunulduğunda eser kabul edilir. Tolga bey güzel söyledi, gösterime hazır hale getirildi ancak belirtilen sürede gösterim imkânı bulamadı, gösterime girmiş sayılır. Umuma arz edebilmiş, festivalde gösterilmiş, gelir elde etmiş veya etmemiş ama sözleşmenin asıl maddesini yerine getirmiş. Burada nitelik tartışması da yapılamaz. Bu bir destek, eğer kamu kurumu zarar gördüyse, sözleşme maddelerinden uygulanmayan varsa, o miktar için bir ceza şartı konabilir.
İki katı fatura konusu, destekleme mantığında, proje bütçesinin yarısının desteklenmesi mümkündür. Kamu size bir para veriyorsa bu paranın belgelenmesini ister.
Serkan Çakarer: Filmin bitmesine maliye karar veremez. Sinema genel müdürlüğünün orada sorumluluğu alarak projenin durumunu anlatabilmesi lazım.
Sayıştay denetlemeleri önemlidir tabi. Ama bizlerin vereceği belgelere yansımamalıdır. Örneğin Eurimages uygulamasına bakılabilir.
Zeynep Özbatur Atakan: 2007 yılında aldığımız destekte geri ödeme yaptık.
Belgelerle alakalı bir eksiklikti. Bir filmin yapımı başka bir şey, dağıtımı pazarlaması başka bir şeydir. Bizler birinci kopya oluşana kadar bir filmi ne kadara yaptığımızı ortaya koyuyoruz. Dağıtım ve satış ise gelir safhasıdır. Bakanlıkça kabul edilen belgeler sözleşme tarihinden sonra yapılan harcamalar belge olarak esas kabul ediliyor. Ancak bakanlık desteği alınmadan önce de ödemeler yapılmış olabilmektedir. Çünkü filmin yapımı başlamıştır.
Serkan Çakarer: Bakanlık, film yapım sürecinde ilk gelinen yerdir. Sonrasında başka finans kaynakları bulunmaktadır. Bakanlık aslında ilk gelinen yer olmak istemiyordu.
Ama uygulama bu fikri desteklemiyor gibi görünmektedir. Fatura tarihleriyle ilgili de yanlış bilgiler var. Örneğin post prodüksiyon faturaları, iş borçlanarak yapılmıştır vizyon gelirinden borç ödenmiştir.
Avukat Burhan Gün: Film işi taahhütlendirme işidir. Bu sebeple sözleşme taahhütlerinin muhasebe kaydına alınması gerekmektedir. Somut harcama belgelerinin yanında taahhüt sözleşmeleri asli belgeler olarak kabul edilmelidir.
Aydın Sayman: Bu tür giderleri, yeminli mali müşavir raporlarındaki açıklamalarla kabul ettirebilmek lazım.
Zeynep Özbatur Atakan: Destek sözleşme tarihi ve sonrasındaki giderlerin kabul edilmesi konusunu nasıl çözebiliriz?
Aydın Sayman: Vizyon tarihinden bir yıl sonra hesapların devredilmesi gerekiyor.
Yurt dışında bu süre 5-10 yıl arasında değişiyor. Bu süre de çok kısa tabi. Bu sürenin de uzatılması sağlanmalıdır. Keza vizyon süresi de uzun tutulmalıdır.
Serkan Çakarer: Mali müşavirimiz Murat Yaman’a bu noktada sözü vermek istiyorum.
Murat Yaman: Bir filmin bir veya birden fazla yapımcısı olabilir. Farklı maliyetleri ve gelirleri olabilir. Raporlar hazırlanırken sözleşmelerle belgelenmiş maliyetler gerçekten filmin maliyetiyse bu belgeler mali müşavire sunulur. Yeminli mali müşavir raporu da destek konusu olan filmin gerçek maliyetinin ve gerçek gelirlerinin belgelenmesi amacıyla hazırlanır. Bu rapor vergiyle alakalı bir rapor değildir.
Dolayısıyla yeminli mali müşavirler hazırlayacakları raporlara kendi yorumlarını da katabilirler. Burada sunulan yorumları ve belgeleri dolayısıyla raporu bakanlık ne ölçüde kabul eder bilemiyorum.
Serkan Çakarer: Filmin gideri olmayan ama değeri olan bir harcamayı yeminli mali müşavir yazabilir, daha önce yazmıştı ama bakanlık kabul etmemişti diyorsun.
Murat Yaman: Evet, çünkü bakanlık belge ister. Örneğin yönetmen parasını almadı.
Bu, filme bağış yaptı anlamına gelir. Yönetmenlik, senaryo yazarlığı kaşesini belgelemek şartıyla, yani gider pusulası düzenlemek, vergilerini ödemek, serbest meslek makbuzuyla çalışıyorsa onu düzenlemek şeklinde. Yönetmenin bağış yaptığını kayıtlarınıza alırsınız. Sözleşmeyle yapılan başka taahhütler varsa.
Serkan Çakarer: Örneğin oyuncu x TL almak istiyor, ama çok yakın dostum, gişeden para kazanırsan öde yoksa ödemene gerek yok diyor. Burada gider yok gibi görünüyor ama filmin masraflarında yer alıyor. Bu durumda ne yapmalıyız?
Murat Yaman: Oyuncular paralarını tahsil ettiklerinde belge düzenledikleri için geçmişte yapılan sözleşme yeniden yapılır.
Serkan Çakarer: Diyelim kar etmedim ödeyemedim.
Murat Yaman: Biraz suistimale açık bir durum ama raporu tamamen sözleşmelerden de oluşturabilirsiniz. Ama çok doğru bir yöntem değil tabi. Gerçekten böyle taahhütler varsa konmalıdır.
Kerem Kurdoğlu: Ayni sponsorluk belgelenebiliyor mu?
Murat Yaman: Ayni sponsorluk iki çeşit olur.
Serkan Çakarer: Örneğin, ilçe belediyesi konaklamayı karşılıyor. Fatura yok. Bütçede yer alan bir kalem. Filmin maliyeti mi evet, gideri mi hayır. Bu durumda ne yapacağız?
Murat Yaman: Belediyeler bu hizmeti sponsor olarak verebiliyorlar zaten. Ayrıca belediyelerin de kendi şirketleri var artık. A firmasından birini, B firmasından diğerini karşılayıp karşılıklı faturalaşma yapıyorsunuz. Belgelendirmek istenirse her şey belgelendirilir. Vergi ve stopajları da tabi ki ödemek gerekir. Telifte stopaj vardır.
Soru: 100.000.- TL bütçe verdik ve en azından %50 destek aldık. Örneğin Saraybosna Film Festivalinde bir post prodüksiyon masraflarını karşılama ödülü aldık. Ne yapmalıyız?
Murat Yaman: Ödül kazandığınıza dair belgenizi, işlemleri yapan şirketin belgelerini mali müşavir raporuna alırsınız. Bakanlık kabul eder mi bilemiyorum. Yazılan rapor mali rapor değil. Harcama belgelerin tamamının istenmesi söz konusu olabilir.
Şirketin tek sahibi olsa dahi gider pusulasıyla telif ödemeleri devlete karşı yapılabilir.
Soru: İlk filmini gerçekleştiren bir yönetmenim. 2012 yılında sözleşmemizi yaptık.
Sözleşmeyi yaparken ortak yapım marketlerine katılarak fon arayacağımızı söyledik.
2013 sonuna kadar filmi çekemeyeceğimizi beyan ettik. Sözleşmeyi değiştirmeye hakkınız yok bu şekilde imzalamanız gerekir dendi. Sözleşmeleri imzaladık. Normal koşullarda 2012 sonbaharında filmi çekmeye başlamamız gerekirken 2013 sonbaharında çekmeye başlayacağız. Vizyon tarihi etkilenecek, film yetişmeyecek.
Bizler bu durumda ne yapmalıyız? Henüz hiç dilekçe vermedim.
Serkan Çakarer: 2012 yılında aldığınız destek karşılığında filmi yapıp 2013 sonuna kadar vizyona sokmanız 2014 sonuna kadar da geri ödemeyi tamamlamanız gerekiyor. Siz 2013 sonuna kadar vizyona sokamadığınızda süreç üç yıla uzayabilir aslında. Bence film çekimine başladığınızda ilk beyanınızı gönderin. Çekimler biter bitmez de ilişik kesme ve vizyon takvimiyle ilgili bildirim yapın.
Zeynep Özbatur Atakan: İlişkiler açısından benim önerim, her aşamada izleme raporları hazırlamak ve göndermek. Örneğin sizin aldığınız bazı ödüller var. Bu konuda hazırlayacağınız raporları bakanlık dosyanıza sokun. Projenizle ilgili iki ayda bir bilgilendirme yapın. Son aşamada da uzatma dilekçelerinizi verebilirsiniz.
İletişimde olmak, samimi olarak durumunuzu ortaya koymak çok önemli bu süreçte.
Avukat Burhan Gün: Usulen meslek birliklerini de proje durumlarınızla ilgili bilgilendirmek, gerektiğinde yetkilendirmek faydalı olacaktır.
Zeynep Özbatur Atakan: Bu ve diğer konularda lütfen her gelişmeyi bizlerle paylaşın.
Doğruya gitmenin yolu budur. Yanlışları, eksiklikleri birlikte düzeltip tamamlayacağız.
Serkan Çakarer: Bence proje sahipleri aldıkları yazıların karşılığında beyanatlarını bakanlığa iletsinler. Sonrasında da meslek birliğine konuyla ilgili kısa bilgilendirme yapsınlar. Bu hukuki bir yazışma değil. Mail üzerinden bilgilendirme. Sinema sektörünün kendi çözümlerini üretmesi taraftarıyım. Dolayısıyla realize olmuş finans planı filmin harcamalarının net ispatıdır. Sinemacı argümanları mali argümanlarla çelişiyor gibi görünebilir. Ama bu harcama olmadığı anlamına gelmemektedir. Biz hazırladığımız raporla sorun başlıklarına göre meslek birliği görüşümüzü yazacağız.
Sizlere de önerimiz proje sahiplerinin yapabilecekleri düzeltmeleri yapmaları, sinema
genel müdürlüğüyle yazışmalarını tamamlamaları. Sonra attıkları adımlarla ilgili bizleri bilgilendirmeleri. Destek için bakanlığa başvurular artıyor. Bir takım düzenlemeler yapılmaya çalışılıyor.
Zeynep Özbatur Atakan: Misyonumuz çözüm üretmek ve uzun vadede uygulamaları süreçleri iyileştirmektir. Lütfen gelişmeleri bizlerle paylaşın, resmi makamlara yazılarınızı zamanında yazın, bilgilendirin. Kamu desteği önemli bir destektir. Karşılıklı uzlaşma sağlamamız gerekmektedir. Herkese teşekkür etmek istiyorum.