ÇUKUROVA ÜNİVERSTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
Alper CAN
MERSİN İLİ TOROS YAYLALARINDA (TARSUS/BOZTEPE KÖYÜ) İVESİ KUZULARININ GELENEKSEL VE ÇAĞDAŞ YÖNTEMLERLE BESİ
PERFORMANSININ KARŞILAŞTIRMASI
ZOOTEKNİ ANABİLİM DALI
ADANA-2014
ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
MERSİN İLİ TOROS YAYLALARINDA (TARSUS/BOZTEPE KÖYÜ) İVESİ KUZULARININ GELENEKSEL VE ÇAĞDAŞ YÖNTEMLERLE BESİ
PERFORMANSININ KARŞILAŞTIRMASI
Alper CAN
YÜKSEK LİSANS TEZİ
ZOOTEKNİ ANABİLİM DALI
Bu Tez / /2014 Tarihinde Aşağıdaki Jüri Üyeleri Tarafından Oybirliği / Oyçokluğu ile Kabul Edilmiştir.
……….. ……….. ………
Prof. Dr . Osman TORUN Prof. Dr. Zeynel CEBECİ Prof. Dr. Haydar ŞENGÜL DANIŞMAN ÜYE ÜYE
Bu Tez Enstitümüz Zootekni Anabilim Dalında Hazırlanmıştır.
Kod No:
Prof. Dr. Mustafa GÖK Enstitü Müdürü
Not: Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaktan yapılan bildirişlerin, çizelge, şekil ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı, 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndaki hükümlere tabidir.
ÖZ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
MERSİN İLİ TOROS YAYLALARINDA (TARSUS/BOZTEPE KÖYÜ) İVESİ KUZULARININ GELENEKSEL VE ÇAĞDAŞ YÖNTEMLERLE BESİ
PERFORMANSININ KARŞILAŞTIRMASI
Alper CAN
ÇUKUROVA UNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ZOOTEKNİ ANABİLİM DALI
Danışman : Prof. Dr. Osman TORUN Yıl: 2014, Sayfa: 63 Juri : Prof. Dr. Osman TORUN
: Prof. Dr. Zeynel CEBECİ : Prof. Dr. Haydar ŞENGÜL
Bu araştırma, Mersin İli Tarsus İlçesi Boztepe Köyü koşullarında yetiştirilen erkek İvesi kuzularının geleneksel ve Çukurova Üniversitesi tarafından önerilen çağdaş besi sistemlerinde besi performanslarının saptanması amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla, yetiştirici koşullarında mevcut 28 baş erkek İvesi kuzusu rastgele geleneksel besi ve modern besi gruplarına ayrılmışlardır. Besi 07.07.2012 tarihinde başlamış 12.10.2012 tarihinde bitirilmiştir. Geleneksel besi grubuna günde 2-3 saat orman içi açıklık alanlardaki meraya ek olarak arpa, PTK ve buğday kepeği besi başından sonuna kadar artan miktarlarda verilmiştir. Çağdaş besi grubu 95 gün kapalı ağılda tutularak % 10 yonca samanı ve daha önce başarılı biçimde kullanılmış % 90 kesif pelet yem karışımı ile doyuncaya kadar beslenmiştir. Gruplarda besi başı canlı ağırlıkları 27.52 kg ve 27.59 kg iken besi sonunda 46.26 kg ve 54.31 kg düzeyine ulaşmışlardır (P<0.01). Aynı şekilde günlük canlı ağırlık artışı (GCAA) da sırası ile 0.196 kg ve 0.283 kg olarak farklı bulunmuştur (P<0.01). Yemden yararlanma katsayıları 5.58 ve 5.20 olarak hesaplanmıştır. Sonuçlar, İvesi koyununun Toros Dağlarında başarılı biçimde yetiştirilebildiğini ve çağdaş besi tekniklerinin yöre çiftçilerine önemli katkı sağlayabileceğini göstermiştir.
Anahtar Kelimeler: İvesi, besi performansı, geleneksel besi sistemleri, çağdaş besi sistemleri, Toros Dağları
ABSTRACT
MSc. THESIS
COMPARISON OF THE FATTENING PERFORMANCES OF AWASSI LAMBS UNDER THE TRADITIONAL AND IMPROVED FEEDLOT CONDITIONS ON TAURUS MOUNTAINS OF MERSIN PROVINCE
(BOZTEPE VILLAGE / TARSUS)
Alper CAN
ÇUKUROVA UNIVERSITY
INSTITUTE OF BASIC AND APPLIED SCIENCES DEPARTMENT OF ANIMAL SCIENCE
Supervisor : Prof. Dr. Osman TORUN Year: 2014, Pages: 63 Jury : Prof. Dr. Osman TORUN
: Prof. Dr. Zeynel CEBECİ : Prof. Dr. Haydar ŞENGÜL
This study was conducted with the objective of comparing the feedlot performance of male Awassi lambs under the traditional feedlot as applied by the producers and modern feedlot as recommended by the University of Çukurova. A total of 28 weaned male Awassi lambs were allotted into two groups as the traditional feedlot group and the modern feedlot group. The fattening started on 07.07.2012 and finished on 12.10.2012 .The traditional feedlot group was grazed and supplemented by barley, cotton seed meal and wheat bran according to their quantities available. The modern feedlot group was confined continously and fed a 10 % alfalfa,+ 90 % well balanced pelleted ration previously successfully used. The groups liveweights were initially 27.52 kg and 27.59 kg. The final weights (46.26 kg and 54.31 kg) for the two groups were found to have significant difference (P< 0.01).
Similarly the daily gains for the two groups were 0.196 kg and 0.283 kg and the difference was statistically significant (P< 0.01). The feed conversion rates were 5.58 and 5.20 respectively. The results indicated that Awassi can be successfully raised on the Taurus mountains and the modern feedlot techniques can provide significant improvement and economical benefit, to the farmers in the area.
Key Words: Awassi, feedlot performance, traditional system, Taurus Mountains
TEŞEKKÜR
Bu çalışmanın planlanması, uygulanması, verilerin değerlendirilmesi ve yazılması aşamalarında her türlü desteğini esirgemeyen değerli hocam ve emekli olan eski danışmanım, Prof.Dr. Oktay GÜRSOY’a öncelikle ve en içten teşekkürlerimi sunarım. Yeni danışmanım Prof.Dr. Osman TORUN’a değerli katkılarından dolayı samimiyetle teşekkür ederim.
Ayrıca işletmesinde çalışmama izin veren değerli koyun yetiştiricisi Yusuf TOROS ve Tarsus ilçesi Boztepe Köyü Muhtarı Kerim TOROS’a, verilerin değerlendirilmesinde katkılarından dolayı Arş. Gör. Cihan ÇAKMAKÇI’ya, bu araştırmayı maddi olarak destekleyen Çukurova Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi’ne, çalışma boyunca bana destek olan annem Ayşe CAN ve sevgili eşim Meryem CAN’a ve ayrıca Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü görevlileri Yusuf DEMİRÖZ ve Mehmet Sırrı CERİT’e sonsuz teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim.
İÇİNDEKİLER SAYFA
ÖZ ... I ABSTRACT ... II TEŞEKKÜR ... III İÇİNDEKİLER ... …..IV ÇİZELGELER LİSTESİ ... VI ŞEKİLLER LİSTESİ ... VIII FOTOĞRAFLAR LİSTESİ ... X
1. GİRİŞ ... …1
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR ... 3
2.1. Büyüme ... 3
2.2. İvesi Kuzularında Büyüme ... 5
2.2.1. Doğum-Sütten Kesim Arası Büyüme ... 5
2.2.2. Sütten Kesim Ağırlığı ... 5
2.3. Kuzularda Besi Gücünü Etkileyen Etkenler ... 7
2.3.1. Genotip ... 7
2.3.2. Yaş ... 11
2.3.3. Cinsiyet ... 12
2.3.4. Doğum Tipi ... 14
2.4. Besleme ... 15
3. MATERYAL VE METOD ... 23
3.1. Materyal ... 23
3.1.1. Hayvan Materyali ... 23
3.1.2. Araştırmanın Yapıldığı Alanın Coğrafik Yapısı ... 23
3.1.3. Tarsus İlçesi / Boztepe’de Koyun Yetiştiriciliği ... 24
3.1.3.1. Bakım Besleme ... 24
3.1.3.2. Koç Katımı ... 25
3.1.3.3. Doğum ... 25
3.1.3.4. Kuzu Büyütme ... 26
3.1.3.5. Sağım ... 26
3.1.3.6. Sağlık Koruma ... 26
3.1.3.7 Yem Materyali ... 27
3.2. Metod ... 28
3.2.1. Geleneksel Kuzu Besisi... 28
3.2.2. Çağdaş (Entansif) Kuzu Besisi ... 28
3.2.3. Veri Toplama ve Değerlendirme ... 29
3.2.4. İstatistiki Analizler ... 29
4. ARAŞTIRMA BULGULARI ... 31
4.1. Besi Performansı ... 31
4.2. Günlük Canlı Ağırlık Kazancı ... 33
4.3. Yemden Yararlanma ve Yem Maliyetleri ... 34
5. TARTIŞMA ... 37
5.1. Canlı Ağırlık ... 37
5.2. Günlük Canlı Ağırlık Artışı ... 38
5.3. Yemden Yararlanma Oranı (Katsayısı) ... 39
6. SONUÇLAR VE ÖNERİLER ... 41
KAYNAKLAR ... 43
ÖZGEÇMİŞ ... 53
EKLER ... 54
ÇİZELGE LİSTESİ SAYFA
Cizelge 2.1. Kastrasyonun Kuzuların Büyümesine Etkileri ... 13 Çizelge 2.2. Ekstansif ve Yarı-Entansif Koşullarda Yetiştirilen Kuzuların
Sütten Kesim Ağırlıkları. ... 14 Çizelge 2.3. Doğum Şeklinin Kuzuların Büyümesine ve Besi Gücüne
Etkileri ... 15 Çizelge 2.4. İvesi Kuzularının Besi Gücü ve Yemden Yararlanmasına
Enerji ve Protein Düzeylerinin Etkileri ... 22 Çizelge 3.1. Deneme Grupları, Hayvan Sayıları ve Ortalama Canlı
Ağırlıkları. ... 23 Çizelge 3.2. Kuzu Besisi Rasyonu ve Besin Madde İçeriği ... 27 Çizelge 4.1. Geleneksel ve Çağdaş Besi Gruplarındaki Kuzulara ait Canlı
Ağırlıklar ... 31 Çizelge 4.2. Geleneksel ve Çağdaş Besi Gruplarında Günlük Canlı Ağırlık
Artışları ... 33 Çizelge 4.3. İvesi Kuzularının Yem Tüketimleri ve Maliyetleri ... 34
ŞEKİL LİSTESİ SAYFA
Şekil 2.1. Kuzularda Doğum Sonrası Büyüme Eğrisi ... 4 Şekil 3.1. Tarsus İlçesi / Boztepe Köyü Konumu ... 24 Şekil 4.1. Geleneksel ve Çağdaş Besi Gruplarındaki Kuzulara ait Canlı
Ağırlık Artış Grafiği ... 32
FOTOĞRAF LİSTESİ SAYFA
Fotoğraf 1. Boztepe Köyü Araştırma Ağılının Genel Görünüşü ... 56
Fotoğraf 2. Araştırma Ağılı Yakın Plan Çekimi ... 57
Fotoğraf 3. Yetiştirici ve Araştırma Ağılı ... 58
Fotoğraf 4. Araştırma Ağılı İçten Görünüş ... 59
Fotoğraf 5. Çağdaş Besi Grubu Ağıl İçi Görünümü ... 60
Fotoğraf 6. Geleneksel Besi Grubunun Ağıl içi görünümü ... 61
Fotoğraf 7. Geleneksel Besi Grubunda Yetiştiricinin Yem Hazırlaması ... 62
Fotoğraf 8. Geleneksel Besi Grubunda Yemleme... 63
Fotoğraf 9. Çağdaş Besi Grubunda Kullanılan Pelet Yem ... 64
Fotoğraf 10. Çağdaş Besi Grubunun Rutin Görünüşü ... 65
1. GİRİŞ
Koyun yetiştiriciliği ülkemizde ve dünyada gerek et, gerek süt ve gerekse de yapağı bakımından önemli yeri olan ve genellikle kıt kaynaklı kırsal alanda düşük girdili bir üretim dalı olma özelliğinden dolayı tercih edilen bir hayvansal üretim dalıdır (Gürsoy, 2005; Sönmez ve Kaymakçı, 1979). Genel olarak, Batı ülkelerinde ülkelerin gelişme düzeyleri arttıkça hayvansal üretimin koyun ve keçiden sığıra kaydığı gözlenen bir gerçektir. Ülkemizde de tarımın geliştiği verimli ovalarda koyun ve keçi yetiştiriciliğinden ziyade süt ve besi sığırcılığı daha hızlı gelişmiş, koyun ve keçi yetiştiriciliği ise çok azalmıştır (Gürsoy, 2006). Tavukçuluk ve süt sığırcılığı dışında hayvancılığın diğer kollarında olduğu gibi koyun yetiştiriciliği de 1990 – 2008 tarihleri arasında sayısal olarak çok gerilemiştir. Ne var ki ülkemizde et ve süt fiyatlarındaki artış nedeniyle düşen hayvan sayılarını tekrar artışa geçmekte olduğu görülmektedir.
Toros Dağlarının yüksek rakımlarında ve eteklerinde yaşayan kırsal nüfusun çok büyük bir bölümü, diğer dağlık kırsal bölgelerde olduğu gibi tarım arazisi olarak çok kıt kaynaklara sahiptir. Daha açıkçası buralardaki insanların toprak varlığı çok küçüktür ve sadece kuru tarım yapmaya elverişlidir. Mevcut toprak varlığıyla yaşamlarını sürdürmeleri güçtür. Bu yörelerin insanları atalarından miras kalan keçi yetiştiriciliğini iyi bilmektedirler. Daha önceleri 300-500 başlık sürüler halinde yaptıkları keçi yetiştiriciliği zamanla 10-15 başlık sürülere dönüşmüştür. Yeme alışkanlıkları da keçi eti ve keçi sütü ürünlerine yöneliktir (Erkan ve ark, 2001;
Altıoğlu ve Gürsoy, 2007).
Bu yörelerin insanları yaşamlarını yüz yıllarca geleneksel olarak keçiye bağlamışlardır. Ülke olanaklarından sosyal, kültürel ve ekonomik olarak çok az pay aldıkları İl-İlçe tarım kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bu durum sadece Toros Dağları köylerinin değil tüm dağlık yörelerin çözüm bekleyen ana sorunlarının başında gelmektedir. Farklı hükümet politikalarıyla makilik ve orman alanların keçi meralandırmasına kapatılması sonucunda bu yörelerdeki halk geçim sıkıntısı ve kaynak yetersizliği nedenleriyle büyük şehir ve kasabalarda sanayi kuruluşlarına ve servis sektörüne ucuz işgücü kaynağı durumuna gelmişlerdir.
Tarım yapma olanağı olmayan ve de hayvancılığı elinden alınan makilik ve ormaniçi köylerin sosyal, kültürel ve ekonomik kalkınması ülkenin en önde gelen sorunları arasındadır. Genel anlamda dağlık yörelerin insanları verimli ovalarda yaşayan insanlardan daha fakir, daha az eğitimli, sosyal ve kültürel olarak daha geri kalmışlardır. Bu yörelerin ciddi olarak ele alınıp iyi etüt edilmiş ve güdümlü proje ve planlarla kalkınmasında yine hayvancılık ve özellikle küçükbaş hayvan besiciliği son derece uygun bir çözüm olarak ortaya çıkmaktadır (Acuz, 2005; Şentut, 2005).
Son zamanlarda çok küçük boyutlu da olsa meyvecilik yavaş yavaş gelişme göstermekte olup uzun vadeli yatırım olması bakımından hayvancılıkla ekonomik kalkınma açısından çok geride kalmaktadır. Bunun başlıca nedenleri arasında ülkemizde hayvansal ürünlere talebin yüksek olması yanında kar marjının da yüksekliği sayılabilir. Dünyanın pek çok yerinde kırsal kalkınma projelerinde, kısa vadede ekonomik katkı sağlama özelliğine sahip küçükbaş hayvancılık tercih edilmektedir. Bu amaçla ülkemizde pek çok proje yürütülmüş ve halen de yürütülmektedir (Şentut, 2005; Gürsoy, 2009; Gürsoy ve ark. 2011). Esas itibariyle İvesi koyunları Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yetiştirilen ve çok verimli yerli bir koyun ırkıdır. Daha çok süt veriminin yüksekliği ile tanınan bu ırkın besi gücü ülkemiz koyun ırkları arasında en yüksek olanıdır (Gürsoy, 2005; Görgülü, 1994;
Güney ve Biçer, 1986b). Ayrıca adaptasyon yeteneği yüksek olduğu için ülkemizin farklı bölgelerinde de başarılı biçimde yetiştirilmektedir (Yarkın ve ark. 1963;
Sönmez ve Kızılay, 1972; Vanlı ve ark, 1984; Gürsoy, 1980, Gürsoy ve ark, 2011).
Çevre ve Orman Bakanlığı’na bağlı ORKÖY’ün (Orman-Köy İlişkileri Genel Müdürlüğü) İvesi koyununa dayalı olarak geliştirdiği projelerde özellikle orman, orman kenarı ve geçit köylerde Kıl Keçisi ve orman ilişkilerinde mevcut sorunları çözmek amacıyla İvesi koyunu odaklı başarılı projeler yürütmüş ve sonuçta Toros Dağları köylerinde kırsal yörelerde yaşayan halk elinde İvesi koyunu sayıca artmış ve tutulmuştur.
Bu çalışmanın amacı, ORKÖY tarafından dağıtılan koyunlardan meydana gelmiş bir saf İvesi koyunu sürüsünde, kuzuların geleneksel ve entansif koşullarda besi performansını teknik ve ekonomik veriler dikkate alınarak karşılaştırmalı olarak
2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR
2.1. Büyüme
İster küçükbaş hayvanlarda, ister büyükbaş hayvanlarda olsun besi çalışmalarında öncelikle büyüme kavramı ve büyüme evreleri iyi bilinmelidir. Bu amaçla, bu kavramların kısa özeti aşağıda verilmiştir.
Gürsoy (1991)’e göre büyümeyi, “varolan hücre, doku ve organların kendilerine has yenilerinin oluşması ve varolanların da cüssece artış göstermesi”
olarak tanımlamıştır. Büyümenin nasıl gerçekleştiğini ise kısaca üç mekanizma ile özetlemiştir ki bunlar;
a. Hiperplasya: Yeni hücrelerin oluşması,
b. Hipertrofi: Varolan hücrelerin cüssece ve ağırlık olarak artış göstermesi, c. Hücrelerarası yapısal madde birikimi (Akrasyoner büyüme).
Memeli hayvanlarda büyümenin birbirinden farklı iki evresi vardır.
Bunlar; a. Prenatal (doğum öncesi) büyüme ve
b. Postnatal (doğum sonrası) büyüme evrelerdir.
Tüm memelilerde her iki evrenin de kübik bir eğrisi vardır ve bunlar birbirleriyle benzer özellik göstermektedir. Besi açısından post-natal büyüme çok önemlidir (Şekil 2.1).
Şekil 2.1. Kuzularda Doğum sonrası Büyüme Eğrisi (Gürsoy, 1991)
Besi açısından doğal olarak doğum sonrası evre çok önemlidir. Bu evre çok belirgin 3 farklı bölüme ayrılır. Doğumu takip eden ve süt emme dönemini de içeren bölümde organizmada çok yaşamsal olan kas ve kemik doku büyümesi esastır ve yağ doku bu bölümde çok yavaş büyüme sergilemektedir. Bu bölüme ‘büyüme dönemi’
denilir. Bu dönem besi için çok önemli bir büyüme evresidir çünkü bu dönemde iyi beslenemeyen (yeterli süt almamış, hastalanmış, paraziter hastalıklara yakalanmış) genç hayvanlar ‘‘kavruk’’ kalır. Bu hayvanlar iyi bir besi materyali olarak kabul görmez. Beside iyi performans göstermez ve küçük kalırlar (Gürsoy, 1991; Hafez, 1969; Forest ve ark, 1975).
İkinci dönem genel olarak “besi dönemi olarak” bilinir ki bu dönem en hızlı büyümenin gerçekleştiği dönemdir. Bu dönemde kas, kemik ve yağ doku büyümesi en üst düzeydedir ve yemden yararlanma çok mükemmeldir. Bu dönemin sonuna doğru büyümede belirgin bir yavaşlama gözlenir ve bu düşüş besi sonunun geldiğinin işaretidir. Besi döneminin sonu aynı zamanda optimum kesim ağırlığına ulaşma noktasıdır. Bu yavaşlamanın ana sebebi kas ve kemik dokunun büyümesini tamamladığının işaretidir. Bu noktada sadece yağ doku büyümesi aktif kalır ve bu
döneme yağlanma dönemi denir. Bu dönemde tüketilen yemlerin büyük çoğunluğu yağa dönüşür ve karkas kalitesini aşırı yağlanma nedeniyle düşüren bir metabolik olaydır. Hayvanı bu dönemde beslemek yemden yararlanmayı ve dolayısıyla karlılığı olumsuz etkiler (Gürsoy, 1991; Özcan ve ark., 1994).
2.2. İvesi Kuzularında Büyüme
2.2.1. Doğum-Sütten Kesim Arası Büyüme
Doğum sonrası büyümenin ilk evresi olan hemen doğum sonrası ve süt emme devresini içeren büyüme daha çok kemik ve kas büyümenin gerçekleştiği bir evredir.
Burada büyümeye etki eden en önemli etmen ananın süt verimi veya kuzunun emdiği süttür. Daha henüz gelişmemiş rumenin sadece abomasum denilen son bölümü (gerçek mide) aktiftir. İşkembenin işlev kazanması yaklaşık 4 haftada gerçekleşir.
Her ne kadar üçüncü hafta sonunda da işlev yapar hale gelse de henüz bol selüloz ve hemi-selüloz içeren kaba yemleri sindirebilme yeteneği çok zayıftır (Hafez, 1969).
Ayrıca bu dönem henüz kuzunun gerçek genetik özelliğini sergileyemediği dönemdir. Aslında post natal dönemdeki bu evre besi gücünü gösterme açısından da çok önemlidir. Bu dönemde yeteri kadar süt emmeyen veya bu dönemde hastalık nedeniyle büyümesi zarar gören kuzuların besi döneminde bu etkiyi telafi etmeleri oldukça sınırlıdır (Forest ve ark, 1975; Gürsoy, 1991). Genel olarak bu dönem sütten kesimde sonlanır ve kuzunun gerçek besi çağı başlar (Şekil 2.1).
2.2.2. Sütten Kesim Ağırlığı
Ceylanpınar Tarım İşletmesi’nde (eski adı Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliği) ilk İvesi araştırmasını yapan Sönmez (1955), erkek ve dişi kuzularda sütten kesim ağırlığını sırası ile 11.5 kg ve 11.8 kg olarak belirlemiştir. Daha sonraki yıllarda Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliğinden getirdikleri İvesilerin Ankara koşullarındaki erkek ve dişi kuzularda sütten kesim ağırlıklarını 14.9 ve 13.7 olarak saptamışlardır (Yarkın ve ark, 1963).
Pekel ve Güney (1974), Gözlü Devlet Üretme Çiftliğinde yaptıkları İvesi x Akkaraman melezleme çalışmasında saf İvesi erkek ve dişi kuzularda sütten kesim ağırlığını 20.8 ve 21.1 olarak bildirmişlerdir.
Finci (1957), İsrail’de İvesi kuzularında büyüme konusunda yaptığı çalışmada 3864 baş erkek ve dişi kuzuda sütten kesim ağırlığını sırası ile 25.7 ve 20.52 kg olarak bildirmiştir.
Ceylanpınar Tarım İşletmesinde Gürsoy (1980), 1978 yılında ekstansif koşullarda sütten kesim ağırlığını (90 güne standardize edilmiş) tek doğmuş erkek ve dişi kuzularda 21.3 ve 18.9 kg; yarı entansif sistemde ise 29.4 ve 26.7 kg olarak belirlemiştir.
Lischka (1976), Ege Üniversitesi İvesi sürüsünde yaptığı araştırmada farklı büyütme sistemlerini karşılaştırmış ve iki aylık emzirme dönemi sonunda tek doğmuş erkek ve dişilerde sırası ile 21.6 ve 20.5 kg, ikiz doğmuş erkek ve dişilerde de 17.5 ve 16.2 kg olarak bildirmiştir. İki gün analarını emdikten sonra süt ikame yemi ile büyütülen ve sığır sütü ile büyütülen kuzuların 60 günde önemli düzeylerde yavaş büyüme sergilediği ve süt ikame yemi ile büyütülen kuzuların erkeklerde 4.6 kg, dişilerin de 5.3 kg daha düşük canlı ağırlık sergilediği gözlenmiştir. Sığır sütü ile büyütülen kuzuların ise 9.6 ve 5.5 kg daha düşük canlı ağırlık sergiledikleri gözlenmiştir.
Ürdün’de yetiştirilen İvesi koyunlarında sütten kesim ağırlığı erkek ve dişi kuzular için sırası ile Al-Frej Araştırma İstasyonunda 17.0 ve 16.0 kg, Al-Khanassri İstasyonunda 24.0 ve 21.0 kg olarak belirlenmiştir. Doğum-sütten kesim arası günlük canlı ağırlık artışını aynı araştırma istasyonlarında sırası ile 205 ve 190 g;
220 ve 195 g olarak bildirmiştir (Hailat, 2005).
Irak’ta Alkass ve Juma (2005), Irak koyun ve keçi ırklarının karakterizasyonu eserlerinde İvesi ırkı kuzuların sütten kesim ağırlıklarını erkek kuzularda 22.2 kg, dişi kuzularda ise 21.0 kg olarak bildirmişlerdir. Aynı araştırıcılar, sütten kesim özelliğinin kalıtım derecesini ise farklı araştırıcılara göre 0.06 ile 0.46 arasında geniş bir spektrum oluşturduğunu bildirmişlerdir.
Kassem (2005), Suriye koyun ve keçi ırklarının karakterizasyonu çalışmasında, 60 günlük sütten kesim ağırlığını Hama Araştırma İstasyonu sürüsünde ortalama 16.1 kg, Al-Kraim Araştırma İstasyonunda ise 17.0 kg olarak bildirmiştir.
Doğumdan sütten kesime kadar ortalama günlük canlı ağırlık artışlarını ise aynı istasyonlarda sırası ile 191 ve 203 g olarak saptamıştır.
2.3. Kuzularda Besi Gücünü Etkileyen Etkenler
İvesi ırkı dünyaca yüksek süt verimi özelliği ile tanınan bir ırktır (Epstein, 1985). Son 30 yıl içinde yapılan araştırmalar, İvesi’nin, ülkemiz koyun ırkları içinde en iyi besi performansına sahip olduğunu somut olarak ortaya koymuştur (Gürsoy, 1991).
2.3.1. Genotip
Şengonca ve Sarıcan (1974), Ege Üniversitesinde 2.5 aylık yaşta sütten kesilmiş saf İvesi ve Ost-Friz x İvesi melez kuzularında yaptıkları araştırmada 30.3 kg besi başı ağırlığındaki saf İvesi kuzuları 12 haftalık besi süresince 261 g günlük canlı ağırlık artışı ve 5.8 yemden yararlanma oranıyla 50.6 kg ağırlığa ulaşmıştır.
Aynı araştırmada Ost-Friz x İvesi F1 kuzuları ise 32.9 kg besi başı ağırlığı, 281 g günlük canlı ağırlık artışı ile 55.3 kg besi sonu ağırlığına ulaşmışlardır. Toplam canlı ağırlık artışları sırasıyla 20.2 kg ve 23.2 kg bulunmuş, burada heterosisin varlığı düşünüldüğünde yerli ırk olarak İvesi’nin çok iyi besi gücüne sahip olduğu açıkça görülebilir.
Özcan (1974a), Trakya’da Texel ile Texel x Kıvırcık melezlerinde büyüme özelliklerini karşılaştırdıkları araştırmada, melezlerin saf Texel kuzularına göre daha iri yapılı ve yüksek canlı ağırlıkta olduğunu bildirmiştir.
Akı (1977), doğumdan sonraki 3 ay içerisinde değişik sürelerde sütten kesilen ve farklı büyütülen 3 grup Kıvırcık erkek kuzularının 90 günlük yaşta kesilmesinde soğuk karkas ağırlığını gruplarda sırasıyla 13.8 kg, 15.1 kg ve 16.1 kg olarak bulmuş, soğuk ve sıcak karkas ağırlığı ve randıman bakımından gruplar arası farkın önemli
olduğunu saptamıştır. 3 aylık yaştan sonra 2 ay entansif besiye alınan ilk üç grubun besi sonunda yapılan karkas çalışmalarında soğuk karkas ağırlığı sırasıyla 22.3, 24.1, 25.8 kg ve et kemik oranı dışında diğer özellikler bakımından gruplar arasında önemli farklılıklar bulunmamıştır.
Folman ve Eyal (1978), İsrail’de Volcani Enstitisü’nde sütten kesilmiş erkek İvesi kuzularında; arpa, mısır, soyaküspesi, balık unu ve metionin ilaveli rasyonlarla yaptıkları besi çalışmalarında, günlük canlı ağırlık artışını 425,440 ve 394 g gibi çok yüksek değerler bulmuşlardır.
Fernandes ve ark. (1988), Saf ve melez kuzuların besi performansı ve yemden yararlanmalarını incelenmiş. Bu araştırmada Deccani yerli kuzuları ile Dorset x Deccani melez kuzuları kullanılmış, melez kuzuların saf kuzulara göre yüksek canlı ağırlık kazandıkları ve yemden daha iyi yararlandıkları bildirilmiştir.
Bayındır (1980), Erzurum koşullarında Morkaraman, Merinos ve melezlerinde besi gücüne etki eden faktörleri araştırmış ve doğum tipi, cinsiyet ve ana yaşı kuzuların sütten kesim ağırlığında etkili olduğunu bildirmiştir.
Güney ve Özcan (1982), Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Ceylanpınar kökenli İvesi sürüsünde yaptıkları besi denemesinde saf İvesi kuzularını Sakız x İvesi F1 kuzuları ve Rambouillet x İvesi F1 kuzularıyla karşılaştırmışlardır. 60 günde sütten kesilen kuzular 60 gün besiye alınmış ve günlük canlı ağırlık kazançları aynı sıraya göre 348, 392 ve 388 g olarak, yemden yararlanma kat sayıları da aynı sıraya göre 3.4, 3.1 ve 3.3 olarak bildirilmiştir. Her iki melez tipte de var olduğu bilinen heterosis dikkate alınırsa İvesi erkek kuzularının fevkalade besi gücüne sahip olduğu ve 120 günlük yaşta 38.3 kg ağırlığa ulaşabildiği gözlenmiştir.
Akçapınar (1978), farklı ırklardan (Dağlıç, Akkaraman ve Kıvırcık) kuzularının besi performanslarını karşılaştıran çalışmasında kuzuların 20 kg başlangıç ağırlığından 50 kg besi sonu ağırlığına ulaşmaları için sırası ile ortalama 148.2, 105.9 ve 120.6 gün beside kaldığını ve Akkaraman kuzularının Kıvırcık ve Dağlıç kuzularına göre önemli düzeyde yüksek günlük canlı ağırlık artışı gösterdiğini bildirmiştir. Yine Akkaraman kuzularının yemden yararlanma katsayılarının Kıvırcık ve Dağlıç kuzularından daha düşük olduğunu saptamıştır.
Al-Amily (1982), Kuzey Irak civarında yaşayan İvesi ve Karadi kuzularında besi performansına rasyondaki düşük ve yüksek enerji düzeylerinin etkisini araştırmıştır. Yüksek enerjili rasyon alan kuzularda yemden yararlanmanın düşük enerjili rasyon alanlardan iyi olduğu gösterilmiştir. Karadi ırkı İvesi ırkına göre yemden daha iyi yararlanmıştır. Besi sonu ağırlığı her iki ırkta da besi süresiyle artarken yemden yararlanma; Karadi ve İvesi’de artan besi süresiyle kötüleşmiştir.
Goot ve ark. (1976), İsrail Volcani Enstitüsü’nde yaptıkları besi araştırmasında Fin x İvesi F1, Assaf x (Fin x İvesi) F1 melez kuzularını 47 günlük yaşta besiye almışlar ve günlük canlı ağırlık artışını 430 ve 433 g olarak yemden yararlanmayı da 3.5 ve 3.4 kg olarak saptamışlardır.
Goot ve ark. (1978), İsrail’de yaptıkları melezleme çalışmasında günlük canlı ağırlık artışını saf İvesi erkek kuzularında 240 g, Fin Yerli koyunu X İvesi F1 melezlerinde 317 g olarak bildirmişlerdir.
Bayındır ve ark. (1985), Marmara Bölgesi koşullarında Kıvırcık ve Merinos erkek kuzularını sekiz haftalık besi sonunda karşılaştırmışlar ve beside toplam canlı ağırlık artışı, günlük canlı ağırlık artışı ve besi sonu canlı ağırlıklarını ortalama olarak sırası ile 15.3 kg ve 16.3 kg; 273 g ve 291 g ; 44.6 kg ile 45.0 kg olarak belirlemişlerdir. Merinos erkek kuzularının, Kıvırcık erkek kuzularından daha iyi performans gösterdiklerini bildirmişlerdir.
Güney ve Biçer (1986a), Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Koyunculuk Araştırma Biriminde yaptıkları araştırmada saf İvesi kuzularını, Ile de France x İvesi (F1) ve Sakız x İvesi (F1) kuzularıyla karşılaştırmışlar ve iki aylık yaşta besiye aldıkları ortalama 18.2, 16.9 ve 16.5 kg ağırlığındaki kuzularda günlük canlı ağırlık artışını sırası ile 301, 338 ve 300 g, yemden yararlanma oranını da 3.8, 3.3 ve 3.7 olarak bildirmişlerdir.
Güney ve ark. (1987), iki yıllık sürede sınırsız entansif besiye tabi tutulan İvesi ve Ost-Friz x İvesi (F1) kuzularının besi performansı karşılaştırılmış ve sırasıyla 262 g ve 283 g günlük canlı ağırlık artışı saptanmıştır. Bir kg canlı ağırlık artışı için tüketilen yem miktarı ise 5 kg ve 4 kg olarak bulunmuştur. Besi gücüne ilişkin parametrelerde F1 grubunun daha üstün bir performans sergilediği kayıtlara geçmiştir.
Karaca (1988), 2 aylık sütten kesilmiş Acıpayam erkek kuzularında besi ve karkas özelliklerini incelemek üzere yaptığı besi çalışmasında,70 günlük besi sonunda 20.8 kg canlı ağırlıktan 37.7 kg a ulaştığı saptanmış olup, günlük canlı ağırlık artışı 254 g ve yemden yararlanma katsayısı ise 5.12 olarak kaydedilmiştir.
Biçer ve ark. (1991), Çukurova koşullarında üçlü melezleme sonucu (Rambouillet X Sakız X İvesi),(Ile de France X Sakız X İvesi) elde edilen melez erkek kuzularda besi gücü ve karkas özellikleri üzerine yaptıkları araştırmada günlük canlı ağırlık artışı ve yemden yararlanma bakımından önemli bir farklılık bulunmamıştır.
Özcan ve ark. (1992), Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Ile de France x İvesi, Sakız x İvesi ve İvesi x İvesi genotip grupların 2 ve 3 aylık besi performansında yapılan değerlendirmelerinde 2 aylık değerlere bakıldığında sırası ile 42.6 kg, 40.0 kg ve 40.5 kg a ulaştıkları, canlı ağırlık artışı yine sırasıyla 352 gr, 312 gr, 328 gr bulunmuş, yemden yararlanma katsayısı 3.6 , 4.1 ve 3.9 bulunmuştur. Ile de France x İvesi melezi kuzuların uzunluk, çevre, derinlik ve genişlik ölçülerinde diğer iki gruba karşı da üstünlük sağladığı belirtilirken yükseklik ölçülerinde Sakız x İvesi diğer iki gruba göre üstün görülmüştür. Besi performansında Sakız x İvesi ve İvesi x İvesi arasında istatistiksel açıdan bir fark bulunmamış ancak Ile de France x İvesi melezi kuzularda her iki gruptan daha hızlı gelişmiştir. 3 aylık sonuçlar değerlendirildiğinde ise Ile de France x İvesi melezi kuzuların diğer iki gruptan daha iyi besi performansı sağladıkları görülmüştür. Günlük canlı ağırlık artışı sırasıyla 275 g, 242 g ve 240 g bulunmuştur.
Kirazlar (1993), Yalova Atatürk Tarım İşletmesi’nde yaptığı besi çalışmasında Tahirova, Türkgeldi ve Kıvırcık sütten kesilmiş erkek kuzularının besi performansını araştıran çalışmasında, günlük canlı ağırlık artışını 40 kg da kesilen kuzularda sırasıyla 226, 292 ve 265 g , 30 kg da kesilen kuzularda sırasıyla 193, 243 ve 262 g olarak saptamıştır. Yemden yararlanma değerleri ise 4.76, 4.72 ve 4.71 olarak bildirmişlerdir.
Haddad ve Obeidat (2007), Ürdün’de yaptıkları çalışmada sütten kesilmiş İvesi erkek kuzuları ile aynı kilodaki Baladi (yerli) oğlakların besi performanslarını
karşılaştırmış ve kuzuların besi boyunca günlük canlı ağırlık artışının oğlakların performansına göre % 62 daha yüksek olduğunu (235 g ve 145 g) bildirmiştir.
2.3.2. Yaş
Kuzuların post-natal büyüme evreleri içinde besi çağı olarak bilinen dönemde kas, kemik ve yağ doku hızlı büyüdüğü için bu dönemden en üst düzeyde yararlanılmalıdır. Bu dönem geçirilirse kemik ve kas doku kısa zamanda olgunlaşır ve büyüme durur. Sadece yağ doku büyümesi devam eder. Metabolik olarak düşünüldüğünde yağ dokunun kas ve kemik dokudan daha fazla besin maddesine gereksinim duyması nedeniyle de büyüme genel olarak yavaşlamış olur (Forest ve ark. 1975). Bu nedenle kronolojik yaş besiyi en çok etkileyen etmenlerden biri olarak ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle sütten kesilmiş kuzular, toklulardan daha hızlı büyümektedir. Aşağıdaki araştırmalardan bu durum çok açık gözlenmektedir.
Düzgüneş ve ark. (1961), Ankara koşullarında İvesilerin 6.ay canlı ağırlığını, analarını 1 ay,2 ay ve 3 ay emen kuzularda sırasıyla 20.70, 28.20 ve 27.08 kg olarak saptamıştır.
Doğan, (1974), 7 aylık yaştaki Akkaraman toklularında 56 günlük beside günlük canlı ağırlık artışını 0.133-0.183 kg olarak bildirmiş ancak Yücelen ve Doğan (1976). 1 aylık Akkaraman kuzularında 84 günlük besi sonunda üç farklı muamele grubunda GCAA değerlerini 0.292, 0.330 ve 0.332 kg olarak oldukça yüksek bulmuşlardır. Bu iki çalışmanın aynı üniversitede çok farklı bulunmasının ana sebebi yaş olarak açıkça görülmektedir.
Özcan (1974b), koyunların yaş, canlı ağırlık, süt verimi ile kuzuların doğum ağırlığı ve gelişmesi arasındaki ilişkiler üzerine yaptığı çalışmada ilk gebeliklerden küçük kuzuların alındığını, iri cüsseli ve çok süt veren koyunların iri ve daha iyi gelişen kuzular verdiklerini, koyunların canlı ağırlığı ile süt verimleri arasında yakın bir ilişkinin bulunduğunu, iri koyunların daha fazla süt verdiğini saptamıştır.
Güney ve Özcan (1982), Çukurova Üniversitesi koşullarında 7 aylık İvesi ve Sakız x İvesi melezlerinde 39.2 ve 39.8 kg besi başı ağırlığına sahip erkeklerde yaptıkları 8 haftalık besi sonunda besi sonu ağırlığını sırası ile 47.4 ve 48.9 olarak
saptamışlardır. Yaşa bağlı olarak GCAA değerleri yine sırası ile 0.153 ve 0.169 kg gibi düşük bulunmuştur. Aynı araştırıcılar aynı araştırma tesislerinde (Güney ve Özcan 1982), 55 gün besiye tabi tuttukları iki aylık İvesi, Sakız x İvesi ve Rambouillet x İvesi melez kuzularında besi başı, besi sonu, günlük canlı ağırlık artışı ve yemden yararlanma oranlarını sırası ile 19.1, 17.3, ve 19.4 kg; 38.3, 39.3, 40.8 kg;
0.348, 0.393, 0.388 kg; 3.4, 3.1, 3.3 olarak bildirmişlerdir. Burada yaşın besi performansına ne denli etkili olduğu açıkça görülmektedir.
Örkiz (1975), 7 aylık yastaki Ile de France x Konya Merinosu; Ile de France x Karacabey Merinosu; Konya Merinosu ve Karacabey Merinosu kuzularında yaptıkları 75 günlük beside sırası ile 0.179; 0.179; 0.204 ve 0.199 kg GCAA sağlamışlardır. Yücelen ve ark. (1975) ise 70 günlük yaştaki Anadolu Merinosu kuzularında GCAA değerlerini ve yemden yararlanma oranlarını 0.265 -0.269 kg ve 3.81-4.64 arasında değiştiğini bildirmişlerdir. Okuyan ve ark. (1973), 7-8 aylık yaştaki Anadolu Merinosu ve Akkaraman kuzularının besisinde GCAA değerlerinin sırası ile 0.109-0.181 ve 0.123-0.173 kg arasında değişim gösterdiğini bildirmişlerdir. Her iki genotip grubunda yemden yararlanma oranlarının 6.66- 7.89 arasında değiştiğini saptamışlardır.
2.3.3. Cinsiyet
Cangir ve ark. (1982), 45. ve 75. günde sütten kesilen Malya erkek ve dişi kuzular üzerinde yaptıkları besi çalışmalarında erkek ve dişi kuzlarda beside günlük canlı ağırlık artışını sırası ile 0.217 ve 0.178 kg; 0.236 ve 0.159 kg olarak bulmuşlardır. Bulgular besiye alınacak kuzuların sütten kesim zamanının geriye çekilebileceğini ve besi materyali olarak erkek kuzuların seçilmesi gerektiğini ortaya koymuşlardır.
Gürsoy ve Özcan (1982), Çukurova Üniversitesi Koyunculuk Tesislerinde yetiştirilen 3 aylık ve 6 aylık İvesi erkek kuzularında kastrasyon ve kuyruk köreltmenin büyüme üzerine etkilerini araştıran çalışmalarında Kastrasyonun büyümeyi olumsuz etkilediğini bildirmişlerdir.
Karabulut (1982), 30, 45 ve 60 günde sütten kesilen tek doğmuş erkek ve dişi kuzlarda 60 günlük besi süresince günlük canlı ağırlık artışını sırası ile 0.262 ve 0.210 kg; 0.295 ve 0.201; 0.246 ve 0.191 kg olarak bildirmiştir. İkiz doğmuş erkek ve dişi kuzularda ise sırası ile 0.242 ve 0.211; 0.301 ve 0.205; 0.243 ve 0.197 kg olarak belirlemişlerdir. Görüldüğü üzere tüm kuzularda erkekler dişilere göre daha hızlı büyüme sergilemişlerdir.
Gürsoy (1991), farklı çalışmalara göre kastrasyonun büyüme etkisini araştırmış ve bunları Çizelge 2.1’de özetlemiştir. Kastre edilen kuzuların, genel olarak % 10 ile 15 arasında yavaş büyüdüğü açıkça görülmektedir.
Çizelge 2.1. Kastrasyonun Kuzuların Büyümesine Etkileri
Araştırmalar Hayvan sayısı GCAA (kg)
Erkek Kastre Erkek Kastre
Prescott ve Lamming (1964) 6 30 0.11 0.09
Kemp ve ark. (1970) 30 30 0.17 0.16
Hudson ve ark. (1968) 27 23 0.30 0.27
Bradford ve Spurlock (1964) 23 25 0.25 0.24
Everitt ve Jury (1964) 10 10 0.24 0.19
Rowe ve ark. (1965) 69 61 0.29 0.27
Jacobs (1970) 47 50 0.29 0.26
Garrigus ve ark. (1962) 57 49 0.27 0.24
Ortalama - - 0.23 0.20
2.3.4. Doğum Tipi
Gürsoy (1980), Ceylanpınar Tarım İşletmesi İvesi sürüsünde ekstansif ve yarı-entansif koşullarda yaptığı araştırmada, tek ve ikiz doğmuş İvesi erkek ve dişi kuzulara ait 90 güne standardize edilmiş sütten kesim ağırlıkları Çizelge 2.2’de verilmiştir.
Çizelge 2.2. Ekstansif ve Yarı-Entansif Koşullarda Yetiştirilen Kuzuların Sütten Kesim Ağ.(kg)
Yetiştirme Sistemi
Yıl Doğum
Şekli
Cinsiyet Sütten Kesim Ağ.
Min Max
Ekstansif
1978 Tek
E 21.3 16.3 27.0
D 18.9 12.6 25.2
1979
Tek
E 23.2 15.2 32.1
D 20.9 14.6 26.9
İkiz
E 20.1 17.4 25.0
D 18.0 13.2 25.2
Yarı- Entansif
1978 Tek
E 29.4 19.2 35.2
D 26.7 16.7 33.8
1979
Tek
E 28.3 23.5 35.2
D 27.6 18.8 35.1
İkiz
E 24.2 21.1 31.3
D 22.6 18.0 29.9
Karabulut (1982), 30, 45 ve 60 gün süt emen kuzularda doğum-sütten kesim arası ve 60 günlük besideki tek ve ikiz doğmuş erkek ve dişi kuzlarda günlük canlı ağırlık artışı Çizelge 2.3’de verilmiştir. Çizelge 2.3 de açıkça görüldüğü gibi doğum – besi sonu canlı ağırlık artışı bakımından tek ve ikiz doğmuş kuzular arasında beside ve doğum besi sonu arasındaki GCAA değerleri arasında tek doğmuş kuzular lehine önemli farklılıklar ortaya konmuştur.
Çizelge 2.3. Doğum şeklinin kuzuların büyümesine ve besi gücüne etkileri Süt
Emme Süresi (gün)
Cinsiyet
Doğum Şekli
Doğum- Besi Sonu GCAA (kg)
Beside GCAA (60 gün) (kg)
Besi Sonu Canlı ağırlık (kg)
30
E
Tek 0.254 0.262 40.8
İkiz 0.215 0.242 40.6
D
Tek 0.207 0.210 38.9
İkiz 0.198 0.211 38.7
45
E
Tek 0.288 0.295 40.9
İkiz 0.270 0.301 41.7
D
Tek 0. 211 0.200 40.0
İkiz 0.216 0.206 38.8
60
E
Tek 0.279 0.249 41.2
İkiz 0.242 0.243 40.0
D
Tek 0.221 0.191 39.8
İkiz 0.189 0.197 38.5
2.4. Besleme
Kuzu besisinde performansı etkileyen en önemli etkenlerin başında kuzulara verilen yemin kompozisyonu ve bu kesif yemlerin beraber sunulduğu kaba yem kompozisyonudur. Bu konuda farklı ülkelerde çok fazla sayıda araştırma yapılmış ve kuzu besisinde kullanılabilecek en uygun enerji, ham protein ve kaba/kesif yem oranlarının belirlenmesine çalışılmıştır. Gerçekten günümüzde en yüksek besi performansı için yapılması gerekenler hemen hemen tam olarak ortaya konulmuştur, Kroman ve ark. (1971), Amerika Birleşik Devletleri’nde, kuzu besisinde bireysel ve grup yemlemesini karşılaştırdıkları çalışmada, % 17-18 ham protein içeren kesif yem rasyonu ile kuru yonca % 10’dan % 85’e çıkartarak yüksek ve düşük enerjili iki rasyon sağlandığı kuzularda canlı ağırlık artışını ve karkaslarda yağlanmayı artırdığını bildirmişlerdir.
Arehart ve Babury (1973), Kansas Eyalet Üniversitesi, Colby Koyunculuk Araştırma İstasyonunda erken sütten kesilen kuzuların besi gücüne enerji düzeyinin etkisini araştıran çalışmada rasyonda kaba yem oranının artmasıyla yem tüketiminin arttığını sırtta yağ miktarının azaldığını ve yemden yararlanmanın ise iyileştiğini saptamışlardır. Diğer yandan % 50, 75, 90 ve 100 kesif yem içeren rasyonu alan kuzu grupları arasında % 75 ve 90 kesif yem alanlarda % 8 daha fazla canlı ağırlık artışı ve daha iyi yemden yararlanma gerçekleştiğini bildirilmiştir.
Braman ve ark. (1973), protein kaynak ve düzeylerinin besi performansına etkilerini araştıran araştırmalarında protein kaynağının canlı ağırlık kazancına, yem tüketimi ve yemden yararlanma düzeylerine önemli bir etkisi olmadığını saptamışlardır. Üreli rasyonda, protein konsantrasyonun artırılması, canlı ağırlık kazancında etki göstermezken, soya küspesi rasyonunda protein düzeyinin artırılmasıyla canlı ağırlık kazancının arttığı belirlenmiştir.
Güneş ve ark. (1974), 2 aylık yaşta sütten kesilmiş Akkaraman kuzularının 14 hafta süren besi çalışmasında, % 15.2 - 11.2 ham protein ve 687.3 - 730.8 NB enerji içeriği bulunan 1:4.5; 1-5.5 ve 1:6.5 besin madde oranlı rasyonların besi gücünde, karkas özelliklerinde istatistiki olarak önemli bir farklılık yaratmadığını saptamışlardır.
Doğan (1974), tarafından Akkaraman toklularında yapılan entansif beside;
% 13 ile % 19 arasında ham protein içeren rasyonlar kullanılmıştır. Sadece % 17 ve
% 19 protein içeren rasyonlarda canlı ağırlık artışının daha fazla olduğu saptanırken bununla birlikte yem tüketimi de artmıştır. Protein düzeyinin artırılması, karkas özelliklerini değiştirmemiş, ancak kuyruk ağırlığını önemli düzeyde artırmıştır.
Schwulst ve Babury, (1975) Colby, Kansas’ta iki farklı protein düzeyini (% 14.7 ve % 18.4) uyguladıkları üç kuzu grubundan birincisine tüm besi boyunca düşük protein içeren rasyon; ikincisine yüksek protein içeren rasyon; üçüncüsüne de önce (30 kg canlı ağırlığa kadar) yüksek sonra düşük protein içeren rasyon vermişlerdir. Gruplara ait GCAA artışları sırası ile 0.280, 0.294 ve 0.312 kg olarak belirlemişlerdir. Grupların yemden yararlanma oranları arasında önemli bir farklılık bulunamamıştır.
Urbaniak (1986), Polonya’da Merinos tipi kuzuların besisinde( 20 kg ile 40 kg arası) protein ihtiyaçlarını belirleyen çalışmasında rasyonda protein düzeyinin artışıyla, günlük canlı ağırlık artışlarının diğer bir değişle besi performansının arttığını bildirmiştir.
Ahmad ve Davies (1986), düşük ve yüksek enerjili rasyonla beslenen Merinos ve Border Leicester melezi kuzuların besi performansını incelenmiş buna göre yüksek enerjili rasyonla beslenen kuzuların yemden yararlanma oranı, canlı ağırlık kazancı daha fazla bulunmuştur. Ayrıca karkaslarının yüksek oranda yağ birikimine sahip oldukları da gösterilmiştir.
Cobic ve ark.(1984), Yugoslavya’da Merinos kuzularında farklı enerji, protein ve kaba yem içeren rasyonlarla besi performansını araştırmak amacıyla 2 ay süren bir deneme yapmışlardır. Merinos kuzularını 3 gruba ayırmışlar. 1.gruba yulaf- yonca silajı ile 7.06 MJ NE/kg ve % 20.3 ham protein içeren kesif yem, 2.gruba yonca kuru otu ile 7.24 MJ NE/kg ve % 13.7 ham protein içeren kesif yem ve son olarak 3.gruba sadece 7.24 MJ NE/kg ve % 13.7 ham protein içeren kesif yem vermişler. En hızlı canlı ağırlık artışı 1.Grupta olurken rasyona kaba yem sokulması yem tüketimini arttırmıştır. Enerjiden en iyi yararlanan yine 1. Grup olmuştur.
Stock ve ark. (1986) Rambouillet x Suffolk melezi kuzularda 6 rasyonlu deneme yürütülmüş. % 100 üre, % 95 üre + % 5 kurutulmuş ve laktozu alınmış peynir suyu(KPS), % 95 soya fasülyesi küspesi (SFK) + % 5 üre, % 95 SFK + % 5 KPS, % 38 kan unu + % 62 üre, 38 kan unu + % 57 üre + %5 KPS rasyonları verilmiştir. SFK ve SFK + KPS ile desteklenen rasyonun kan unu veya kan unu + KPS içeren rasyonla karşılaştırıldığında rumende daha yüksek mikrobiyel büyüme, daha yüksek oranda isobütirat, izovalerat ve valeratin oluştuğunu bildirmiştir. Dallı zincirli yağ asitlerindeki artışı SFK veya KPS amino asitlerinin yıkımına bağlamışlardır.
Hassan ve Bryant (1986a), farklı kaba ve kesif yem oranlarına dayalı rasyonlara ek olarak balık unu verilmesi üzerine yaptıkları çalışmada, kaba:kesif yem oranları 60:40 ve 40:60 olarak belirlenmiş. Araştırıcılar yem tüketiminin hem kaba:kesif yem oranından hem de balık unu verilmesinden etkilendiğini, kaba yem ve balık unu rasyonu yem tüketimini artırmıştır. Ayrıca balık unu verilen kuzuların
canlı ağırlık kazancı daha hızlı olmuştur. Balık unu ilavesinin yemden yararlanmayı artırdığı gösterilmiştir.
Urbaniak (1986), Merinos kuzularında, ham protein düzeylerine göre hazırlanan rasyonla besi sonucuna göre karkasın fiziksel ve kimyasal kompozisyonunun protein düzeyine etkisini araştırmıştır. Kuru madde de 12.5 MJ ME ve % 9.3, 10.2, 12.1, 13.8 ve 15.9 ham protein içeren rasyonlarda canlı ağırlık kazancını sırasıyla 113, 128, 167, 176 ve 179 g olarak saptamıştır.
Turgeon ve ark. (1986) , Amerika’da Suffolk x Rambouillet melezi kuzularda büyüme hızı ve telafi edici büyümenin kuzuların vücut kompozisyonuna etkilerini araştıran çalışmalarında % 16 ham protein içeren rasyonda enerji düzeylerini 2.03, 2.38 ve 2.70 Mcal ME/kg olarak düzenlenmiştir. Yüksek enerjili rasyonda hızlı canlı ağırlık kazancına sahip kuzularda yağ depolanmasının arttığını, protein depolanmasının azaldığını saptamışlardır.
Beermann ve ark. (1986), A.B.D de, kastre edilmiş Dorset erkek kuzularında
% 16 ham protein ve 3.4 Mcal enerji içeren ve protein kaynağı olarak soya fasulyesi küspesi ve soya fasulyesi küspesine ilave % 3 balık unu kullanılan rasyonlarda canlı ağırlık artışında iyileşme kaydedilmiştir. Canlı ağırlık artışı dışında sıcak karkas ağırlığı, kesim randımanı ve yağlanma ile ilgili parametrelerin, protein kaynağından etkilenmedikleri saptanmıştır.
Faqih (1987), Ürdün’de, rasyonun enerji ve protein düzeyinin besi performansına etkilerini araştırmak için sütten kesilmiş 20 kg canlı ağırlığa ulaşmış olan İvesi kuzularını kullanmıştır. Rasyonun ham protein düzeyleri % 9.7 ve % 11.5 iken enerji düzeyi 3.0 ve 3.2 Mcal enerji/kg’dır. İki enerji düzeyinde, iki protein düzeyi incelenmiş ve düşük enerji düzeyinde düşük protein alan ivesi kuzularının diğer rasyonları alan kuzulara göre daha yavaş canlı ağırlık kazandığını düşük düzeyde yemden yararlanmaya meyilli olduklarını saptamıştır. Fakat rasyonlar arasında performans bakımından istatistiki olarak farklılık olmadığını belirtmiştir.
Tahir ve ark. (1987), Irak’ta 5.5-6 aylık Hamdani kuzuları üzerinde, protein düzeylerinin canlı ağırlık kazancına etkisinin araştırıldığı çalışmada % 12 ve % 15 ham protein içeren rasyonlarda azot kaynağı olarak üre ve tavuk gübresi
verilmiştir. Rasyonun kaba yem oranı % 20 de tutulmuştur. Kontrol grubu ile diğer gruplar arasında canlı ağırlık kazancı bakımından farklılık bulunmasına rağmen protein düzeyinin canlı ağırlık kazancına etkisinin olmadığını, yemden yararlanmanın da tavuk gübresi alan kuzularda üre alanlardan daha iyi olduğu bildirmişlerdir. % 12 proteinli rasyonun optimal olarak önerilebileceğini bu çalışmada savunulmuştur.
Çapçı (1987), sütten kesim sonrası 3 aylık yoğun beside Kıvırcık ve Dağlıç kuzularının rasyonundaki protein düzeyinin etkileri araştırılmış, ortalama canlı ağırlık artışları sırasıyla 187.3 ve 179.5 g, yemden yararlanma katsayısı ise 4.99 ve 4.85 olarak bulunmuştur.
Abdullah (1988), İvesi kuzularında kg kuru maddede 5.1, 8.3, 5.6 ve 8.7 g rumende yıkıma dirençli protein içeren ve kaba:kesif yem oranları 70:30 ve 30:70 olan rasyonlarla beslemede canlı ağırlık artışı üzerine etkisi görülmemişken, kaba:kesif yem oranı 70:30 olan yemlerde performansın iyileştiğini bildirmişlerdir.
Hassan ve ark. (1990), İvesilerde kaba:kesif yem oranı 70:30 ve 30:70 olan rasyonları kuru maddede 5.5 gr ve 8.5 gr rumende yıkıma uğramayan protein ve 2.59 Mcal ME olarak belirleyerek İvesilerdeki bu rasyona tepkiyi incelemişlerdir. Yüksek konsantre yem içeren rasyonlarla beslenen İvesi kuzularının daha hızlı canlı ağırlık kazandıklarını ve canlı ağırlık kazancında kaba:kesif yem oranı ve rumende yıkıma dirençli proteinin 70:30 rasyonunda artırılmasının 30:70 rasyonundan daha iyi cevap verdiği yemden yararlanmanın ve canlı ağırlık artışının iyileştiğini göstermişlerdir.
Haddad ve Ata (2009), Ürdün’de aynı protein düzeyine (% 16) sahip dört farklı buğday samanı içeren (% 0, % 5, % 10 ve % 15) rasyonla beslenen sütten kesilmiş İvesi kuzularında günlük canlı ağırlık artışını sırası ile 161, 185, 250 ve 244 g olarak; yemden yararlanma oranlarını da aynı sıraya göre 5.7, 6.1, 4.7, 4.9 olarak saptamışlardır. Bu araştırmadan görüldüğü üzere rasyonlarda kaba yem (buğday samanı) oranın % 10 düzeyinde olması kuzuların besi performansını çok olumlu bir düzeyde etkilemiştir.
Al-Jassim ve ark. (1990), Ürdün’de sütten kesilmiş İvesi kuzularının besisinde, optimum enerji düzeyini saptamak amacıyla yaptıkları çalışmada, yaşama payı enerji gereksinimini ve büyüme için gereken enerji miktarını canlı ağırlıklarının
% 2, 3, 4 ve 5 düzeyinde yem tüketenler için; 0.47, 0.40, 0.41 ve 0.25 MJCA 0.75 olarak bildirmişlerdir.
Al-Jassim ve ark. (1991), Ürdün’de sütten kesilmiş İvesi kuzularının besisinde, kullanılan rasyonlarda rumene dayanıklı protein düzeyinin yükseltilmesinin kuzuların canlı ağırlık kazancını artırdığını ancak yemden yararlanma katsayısı üzerine etkili olmadığı ve karkas özelliklerini de önemli düzeyde etkilemediğini bildirmişlerdir.
Al-Ani ve ark. (1991), enerji kaynağı olarak arpa yerine kuru hurma posasının değişik oranlarda kullanılmasının ortalama 28 kg canlı ağırlığa sahip İvesi kuzularındaki etkilerini araştırmışlardır. Farklı enerji kaynaklarının sonuçlarını incelemişlerdir. 2 aylık besiye tabi tutulan İvesi kuzularına % 16.5 ham protein ve 2.46 Mcal ME içeren rasyonda arpa yerine % 0, 15, 30 ve 45 oranında kuru hurma posası kullanılmıştır. Canlı ağırlık artışlarını sırasıyla 265.5, 284.7, 266.7 ve 212.8 g/gün bulmuşlardır. Kuru hurma posasının % 30’dan fazla kullanılmasının canlı ağırlık artışını olumsuz etkilediği bununda muhtemelen selüloz içeriğinin yüksek olması sebebiyle bu rasyonlarda organik maddenin sindiriminin ve azot tutulumunun düşmesinden kaynaklandığını belirtmişlerdir.
Blake ve ark. (1991), farklı ham protein düzeyleri içeren kuru maddede 11.4 MJ enerji içeren rasyonlarda kuzulardaki besi performansı ve karkas özelliklerini incelemişlerdir. % 13.8, 17.2, 20.6 ve 25 ham protein düzeyleri içerisinde % 20’nin altında rasyon alan kuzularda canlı ağırlık kazancının diğerlerine göre düşük olduğu ve yem tüketiminin de protein düzeyinin artmasıyla arttığını göstermişlerdir. Protein düzeyi arttıkça karkasta yağ oranı düşmüştür. Ayrıca hedef canlı ağırlığa (37 kg) yüksek proteinli rasyon alan kuzularda 58 günde ulaşılırken düşük proteinli rasyon alanlarda 72 günde ulaşılabilmiştir. Araştırıcılar rasyonda protein düzeyinin artırılmasıyla besi süresinin kısaltılabileceği ve karkasta daha az yağlılık olabileceğini bildirmişlerdir.
Haddad ve ark. (2005), Ürdün’de yüksek miktarda buğday samanı yedirilen İvesi erkek kuzularında farklı düzeylerde rumen korumalı protein katkısının kuzuların besi performansı üzerine etkilerini araştıran çalışmalarında, yüksek
korumalı protein tüketen kuzların 219 g günlük canlı ağırlık kazandığını bildirmişlerdir.
Okan ve ark. (1992), rasyonda protein düzeyinin artırılmasının canlı ağırlık kazancında bir farklılık oluşturmadığını belirtmişlerdir. 2.500 Kcal ME/kg ve % 9.1, 10.6, 12.6 ve 15.7 ham protein içeren dört farklı rasyonda maliyet açısından en uygun rasyonun ise % 10.6 olduğunu göstermişlerdir.
Muwalla ve ark. (1998), Ürdün de süttün kesilmiş İvesi erkek kuzularını farklı düzeylerde lasalocid ve farklı düzeylerde protein içeren rasyonla beslemişler ve lasalocid miktarının artışının yem tüketimini azalttığını, yüksek protein uygulamasının yem tüketimini arttırdığını, lasalocidin büyümeyi artırmadığını ve yüksek proteinin kuzuların büyüme performansını % 23 oranında artırdığını bildirmişlerdir (228 ve 185 g).
Görgülü (1994), 2.5 aylık erkek İvesi kuzularında yaptığı araştırmada değişik protein ve enerji içeren rasyonların günlük canlı ağırlık artışı ve yemden yararlanma oranları üzerine etkilerini araştıran çalışmasında; 0-4 hafta,5-8 hafta ve 0-8 haftalık tartım dönemlerinde; düşük enerji/düşük protein (DE/DP), düşük enerji/yüksek protein (DE/YP), düşük enerji/düşük protein (DE/DP), orta enerji/yüksek protein (OE/YP), yüksek enerji/düşük protein (YE/DP) ve yüksek enerji/yüksek protein (YE/YP) kullanarak elde ettiği sonuçlar aşağıdaki çizelgede ve Şekil 3.1’de belirtilmiş olup, çalışmada çağdaş besi grubunda orta enerji/yüksek protein (OE/YP) olan rasyon seçilmiştir.
Çizelge 2.4. İvesi Kuzularının Besi gücü ve Yemden Yararlanmasına Enerji ve Protein Düzeylerinin Etkileri
Tartım
Dönemleri Besi Kriterleri DE/DP DE/YP DE/DP OE/YP YE/DP YE/YP Besi Başı Besi Başı Canlı
Ağırlık 22.76 21.99 22.95 22.94 23.37 23.45
0-4 Hafta
Günlük Canlı Ağırlık
Artışı 0.218 0.362 0.267 0.342 0.299 0.364 Yemden Yararlanma
Oranı 5,43 3,79 4,95 3,88 4,04 3,75
5-8 Hafta
Günlük Canlı Ağırlık
Artışı 0.232 0.272 0.251 0.291 0.296 0.294 Yemden Yararlanma
Oranı 6,32 5,96 6,33 6,4 4,81 5,71
0-8 hafta
Günlük Canlı Ağırlık
Artışı 0.225 0.317 0.259 0.317 0.297 0.329 Yemden Yararlanma
Oranı 5,6 4,72 5,62 5,04 4,42 4,62
3. MATERYAL VE METOD
Araştırma Mersin İli Tarsus İlçesi Boztepe Köyü’nde yetiştirici koşullarında yapılmıştır. Yetiştirici, bölgede var olan koyun yetiştiricileri arasından yeniliğe açık, ilkokul eğitimli, kendini iyi yetiştirmiş, aydın, işbirliğine uygun ve hayvan materyali yeterli sayıda olduğu için özenle seçilmiştir. Besi çalışması 07.07.2012 tarihinde başlamış 12.10.2012 tarihinde bitirilmiştir.
3.1. Materyal
3.1.1. Hayvan Materyali
Bu çalışmanın hayvan materyalini Mersin İli Tarsus İlçesi’ne bağlı Boztepe Köyü’nde yetiştirici elinde bulunan ORKÖY projesi kapsamında Toros Dağları köylerine dağıtılan İvesi koyunlarının 6 aylık yaştaki 30 baş erkek kuzuları oluşturmuştur. Söz konusu sürü yöredeki İvesi sürüsüdür. Oluşan iki grup ve canlı ağırlıkları Çizelge 3.1’de verilmiştir.
Çizelge 3.1. Deneme Grupları, Hayvan Sayıları ve Ortalama Canlı Ağırlıkları.
Gruplar Hayvan Sayısı* Canlı Ağırlık (kg)
Geleneksel Kuzu Besisi Grubu 15 27.52
Çağdaş (Entansif) Kuzu Besisi Grubu 15 27.59
* Gruplardan birer kuzu muhtelif nedenlerle besiyi tamamlayamamıştır.
3.1.2. Araştırmanın Yapıldığı Alanın Coğrafik Yapısı
Boztepe Köyü, 37.080814 enlem ve 34.620396 boylamda 37°,4',58.044'' Kuzey 34°,37',24.3156'' Doğu da yer almaktadır (Şekil 3.1). Mersin İli Tarsus ilçesine bağlıdır. Tarsus’un 45 km kuzeybatısındadır. Tarsus Çayına akan Kisecik Irmağı batısındaki 1158 rakımlı Toros Dağları yayla köyüdür. Köy Yörük Türkmenlerinden oluşmaktadır. Çamlıyayla ile Gözne arasındaki sıradağ üzerine
kurulu 75 hanelidir. Yazın gelmesiyle yazlıkçılarla birlikte nüfus 500 kişi olmaktadır.
Tipik yayla köyü olması dolayısı ile başlıca geçim kaynağı ormancılık faaliyetleri ile hayvancılıktır. Hayvancılıkta küçükbaş hayvancılık esas olarak yapılmakla birlikte yörede 3-4 adet 10-15 bin kapasiteli broiler yetiştiriciliği de başlamıştır. Orman içi tarım arazilerinde meyve yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Kiraz ve Şeftali en önemlileridir. İklim kısmen Akdeniz kısmen de karasal iklimi andırmaktadır.
Şekil 3.1. Tarsus İlçesi / Boztepe köyü konumu
3.1.3. Tarsus İlçesi / Boztepe’de Koyun Yetiştiriciliği
3.1.3.1. Bakım Besleme
Araştırmaya konu olan Mersin ili Tarsus İlçesi Boztepe Köyü’nde koyunculuk meralandırmanın yoğun uygulanması ile birlikte ekstansif yapılmakta, ancak kış başlangıcı otların kuruması ve kar nedeniyle entansif olarak erken
Boztepe
ilkbahara kadar sürmektedir. Bu anlamda yarı-entansif bir koyun yetiştiriciliğinden söz etmek mümkündür.
Sonbahar yağışlarıyla beraber koyunların bakımı ağıllarda buğday samanı, çayır otu, arpa, mısır silajı, kepek gibi hammadde kaynaklarıyla yapılmaktadır.
Gebe koyunlara özel ilgi gösterilmektedir. Günümüz koşullarında hayvanların hepsi kulak numaralı ve çiftçi kayıt sistemine kayıtlıdır. Genellikle aile işletmeleri ile koyun yetiştiriciliği yapılır. Köyde 10’a yakın çiftçi koyun ve keçi yetiştiriciliği ile geçimini sağlamaktadır. Boztepe ORKÖY desteğinden de faydalanmaktadır. 2013 yılında Süt Koyunculuğunu geliştirmek amacıyla; 19 aileye 1 damızlık koç ile 30 koyun çeşitli hibe ve destek kredileriyle dağıtılmıştır. Köyde mera alanları genellikle ormanlık, makilik ve dağlık alanların toplamı ile oluşmaktadır.
3.1.3.2. Koç Katımı
Koçlar tüm yıl boyunca sürü içinde koyunlarla birlikte tutulmaktadır. Serbest koç katımı uygulanmaktadır. Boztepe Köyünde koyunların aşım mevsimi Temmuz ayının başından sonuna kadar yaklaşık bir aydır. Bu dönemde koçlara yaklaşık 500 g/gün civarında arpa, 100 g Pamuk Tohumu Küspesi verilmektedir. Koyunlar sadece meralandırılmaktadır. 25-30 koyuna 1 koç düşecek şekilde düzenleme yapılmaktadır.
3.1.3.3. Doğum
Koç katımının Temmuz ayı başı ve sonuna kadar olması itibariyle doğumlarda Aralık başı ile sonuna kadar sürmektedir. Kısmen de olsa Ocak ayında doğumlar olabilmektedir. İklim koşulları gereği bu aylarda meralandırma olamadığı için yetiştiriciler yazdan stokladıkları ek kaba ve kesif yemlerle doğum yapan koyunları beslemektedir. Kuzular anneleri ile birlikte kalmaktadır. Kolostrum bilinci vardır. Kuzuların annelerini serbestçe emmesine müdahale edilmemektedir. Yaklaşık 3 ay sonra anne koyunlar meralanmaya ve ek yem almaya başlar, burada kuzular meraya çıkartılmaz.
3.1.3.4. Kuzu Büyütme
Genelde anne sütüne dayalı ve 1 ay sonrasında da yemliklerde kaba yem ile besleme yapılır. Kaba yem olarak kuru ot ve kıraç tahıl samanı verilmektedir.
Kuzulara altlık olarak buğday sapı ve yazın güneşte kurutulmuş koyun gübresi kullanılır. Mayıs ortası itibariyle kuzular meraya çıkartılmaya başlar, koyunlarda süt sağımına başlanır. Sütten kesim sonrası kuzular tamamen meraya dayalı beslenir.
Araştırmaya konu olan köyde erkek kuzu besisi daha çok kurban bayramına yönelik ticari olarak yapılır. Bu kuzular Haziran sonunda analarından ayrılarak besiye alınır.
3.1.3.5. Sağım
Sağım işlemi Mayıs ayı başında meraların zengin olduğu dönemde başlar.
Geç sağımın nedeni keçi yetiştiriciliğinden kalmadır. Aslında İvesi koyunlarının Mart ayı içerisinde başlayarak yaklaşık 4-5 ay sağılması gerekmektedir. Köylüler bu sütü kuzulara bırakmaktadır. Sağım günde bir kez koyunların mera dönüşü ikindi vakti aile bireyleri tarafından yapılmaktadır. Alınan süt aile içi tüketimle birlikte fazlası peynir olarak ticari anlamda değerlendirilmektedir.
3.1.3.6. Sağlık Koruma
Tarsus İlçe Tarım Müdürlüğü veteriner hekimlerinin programları çerçevesinde yıl içinde başta şap olmak üzere çiçek, enterotoksemi, iç ve dış parazit kontrolü olarak yapılmaktadır. Buna ilave ekstra olarak yetiştiriciler anlaşmalı özel veteriner hekimler vasıtasıyla da koruyucu tedavileri de almaktadır.
3.1.3.7 Yem Materyali
Çağdaş besi grubunda kullanılacak kesif yem rasyonu Görgülü (1994) tarafından doktora çalışmasında kullanılan orta enerji/ yüksek protein rasyonu olup Çizelge 3.2’ de içeriği verilmiştir. Kesif yem pelet formunda verilmiştir.
Çizelge 3.2. Kuzu Besisi Rasyonu ve Besin Madde İçeriği
Yem Maddesi %
Arpa 28.36
Pamuk Tohum Küspesi (PTK) 25.39
Buğday Kepeği 35.25
Yonca Samanı 10.00
Min +Vit. Karışımı 1.0
Kuru Madde 89.90
ME Enerji Mcal/kg 2.25
Ham Protein 18.13
Ham Selüloz 11.12
Ham Kül 5.07
Ham Yağ 3.25
Ca 0.46
P 1.00
Na 0.04
Yetiştiricinin geleneksel besisi ise günde 2-3 saatlik orman içi açıklık alanlarda meralandırmaya ek olarak iki ölçek arpaya bir ölçek PTK karışımından besi başı 30 gün 600 g ve 100 g tahıl samanı; besi ortası 30 gün 1000 g kesif yem karışımı + 150 g tahıl samanı; son 35 gün de ise 1200 g kesif yem karışımı + 200 g tahıl samanı verilmiştir. Günlük verilen yem sabah ve akşam olarak iki eşit miktarda öğünlü verilmiştir. Su daima hayvanların suluklarında taze olarak bulundurulacaktır.
3.2. Metod
3.2.1. Geleneksel Kuzu Besisi
Geleneksel kuzu besisi yetiştiricinin alışageldiği ve bunca zamandır uyguladığı besi olarak anlaşılmalıdır. Yöredeki besiciler kuzuları doğumdan itibaren anne sütü ile beslemekte ve koyunları sağmadan kuzularını büyütmelerini istemektedirler. Bu sistem Kıl Keçisi yetiştirme alışkanlığından gelmektedir. Her ne kadar yayım yolu ile koyunlarını sağmaları yolunda telkin edilseler de kesinlikle sağım yapmamakta direnmektedirler. Halbuki kısmi olarak sağım sonrası kalıntı sütle çok rahatlıkla kuzularını büyütüp elde ettikleri kıymetli sütü büyük talebe sahip süt ürünlerine de pazarlayabilirler. Sağım işleri Mayıs başında başlayıp 2-2.5 ay sağmaktadırlar. Analarından ayrı tutulan kuzuları günde 2-3 saat ayrı meralandırmaktadırlar. Kuzulara meraya ek olarak 2 kısım arpa, bir kısım PTK karışımından sabah ve akşam öğünlü olarak yaklaşık günde 500-600 gram düzeyinden başlayarak kurban yaklaştıkça bu miktarı 1200 grama kadar çıkarmaktadırlar.
3.2.2. Çağdaş (Entansif) Kuzu Besisi
Bu besi sistemi bugüne kadar kuzu besisi tekniklerinde büyümeyi hızlandırıcı tüm uygulamaları kapsamaktadır. Bu sistemde dengeli ve hızlı büyümeyi sağlayacak bir rasyon en önemli unsuru oluşturmaktadır. Kuzulara besiye başlamadan önce iç ve dış parazit kontrolü uygulanır. Ayrıca 20 gün ara ile enterotoksemi aşısı yapılır.
Kuzular beside kullanılacak yeme yavaş yavaş alıştırılır. Besi süresince kapalı ağılda altları kuru bir zeminde tutulur.
3.2.3. Veri Toplama ve Değerlendirme
Kuzular besi başında ve her ay sabah 8:00-8:30 arasında 50 g duyarlı baskülle tartılmıştır. Beside her iki gruba verilen yemler tartılarak kaydedilmiştir. Günlük canlı ağırlık artışları (GCAA) aşağıdaki formüle göre hesap edilmiştir:
Beside yemden yararlanma oranı (YYO) aşağıda verilen formülle hesaplanmıştır:
3.2.4. İstatistiki Analizler
Toplanan verilerin istatistiki analizlerinde SPSS paket programı kullanılmıştır. Besi gruplarının canlı ağırlıkları ve hesaplanan günlük canlı ağırlık artışları arasındaki farkların istatistiki önemleri için bağımsız örnekler, t-testi ile karşılaştırılmıştır.
4. ARAŞTIRMA BULGULARI
4.1. Besi Performansı
Besi, 07.07.2012 tarihinde başlayarak toplam 95 gün sürmüştür. Araştırmada geleneksel besi ile çağdaş besiyi karşılaştırma amaçlandığı için gruplara ait kuzuların büyüme performansları, Çizelge 4.1’de verilmiştir. Geleneksel besi uygulanan grup besi sonunda 46.26 kg, çağdaş besi grubu ise 54.31 kg düzeyine ulaşmışlardır. Besi başı dahil birer ay ara ile dört tartım yapılmış ve besi başındaki canlı ağırlıklar arasındaki fark istatistiki olarak önemsiz iken, 30. gündeki tartımlarda gruplar arasındaki 5.54 kg olan fark istatistiki olarak önemli bulunmuştur (P < 0.05).
Çizelge 4.1. Geleneksel ve Çağdaş Besi Gruplarındaki Kuzulara ait Canlı Ağırlıklar Tartım Günleri
Geleneksel Besi (n=14)
En az En çok
Çağdaş Besi (n=14)
En az En çok Besi Başı Canlı
Ağ. (kg)
27.52 +1.88 17.00 36.60 27.59+1.70 19.20 37.40 30. Gün Canlı Ağ.
(kg)
30.63+2.03* 17.60 41.00 36.17+1.70* 28.00 45.30 60. Gün Canlı Ağ.
(kg)
36.94+2.16** 23.30 48.10 45.38+1.65** 36.50 55.00 Besi Sonu (95.
Gün) Can. Ağ.
(kg)
46.26+2.22** 31.10 60.00 54.31+1.48** 45.90 62.70
Toplam Can. Ağ.
Artışı (kg)
18.74+1.10** 13.30 22.50 26.72+0.09** 20.05 29.40 *) P<0.05
**) P<0.01