• Sonuç bulunamadı

. ® ~artın ?niversitesi Yayınlan No: 23

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share ". ® ~artın ?niversitesi Yayınlan No: 23 "

Copied!
14
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

. ® ~artın ?niversitesi Yayınlan No: 23

Islami Ilimler Fakültesi

Yayın

No: 01 .

GEÇMİŞTEN GELECEGE

AHLAK A.

Editör

Doç. Dr. Asif~ Ünal

Bartın-2015

(2)

Çj.~.Q

1Jı. •• •• ••

BEBEKLERDE AHLAKI BiLiNÇ MUMKUN MU?

Özet

Yrd. Doç. Dr. Zübeyir OVACIK•

Öğr. ·Gör. Mehmet EVREN ..

İnsan ıçın iyi hayatın ne olduğu sorusunun sorulduğu ahlak felsefesi, felsefenin önemli bir alt disiplinidir . . Ahlak felsefesinde

değerler

incelenmektedir. Ahlak felsefesinin temel

tartışma alanlarından

birisi de ahlaki

tutumlarımızın doğuştan hazır

bulunan

davranışlar mı;

yoksa sonradan çevreden

kazanılan davranışlar mı olduğu

problemidir.

Tartışmayı

çocuklar, hatta bebekler üzerinden ele almak, daha

tutarlı

bulgulara

ulaşma iınkaİlınl

içerebilmektedir. Yale Üniversitesi Psikoloji bölümü profesörlerinden ·olan ve bilişsel psikoloji

alanında çalışmalar

yapan Karen Wynn üniversite bünyesindeki kendisine ait

"Bilişsel

Bebek Laboratuan"nda bebeklerin ahlaki bilinçlerine yönelik· bir dizi deney

gerçekleştirmiştir.

Wynn,

yaptığı

deneylerde bebeklerin

doğuştan

ahlaki bilince sahip

oldukları

sonucuna

varmıştrr.

Bu çerçevede

konuşma

öncesi dönem

çocuklarının

iyi ve kötüye dair bilinçli tercihlerde

bulundukları

sonucuna

ulaşılmıştır.

Bu

çalışmanın amacı

Karen

Wynn'ın

bilim

dünyasında

çok ses

getirmiş

olan

ahlakın kaynağı

ile ilgili

yapmış olduğu çalışmalarının

ortaya

koyduğu

sonuçlan konuyla ilgili akademik camiaya

tanıtmaktır.

Anahtar Kelimeler: Ahlak, Ahlaki. Bilinç, Bebek ve Ahlak, Karen Wynn

Abstract

Moral pbilosophy that asks the question of what is good for human life is an important sub-disciplines of the philosophy. Values are examined in moral philosophy. üne of the main discuss!on in moral philosophy is .the problem whether moral attitudes originates from innate behavior or environmental factors. Approaching to debate over children even infants it will be given more coherent findings.

• Aksaray Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi (Felsefe),

[email protected]

•• Aksaray Üniversitesi ·Fen-Edebiyat Fakültesi (Felsefe), mehmet_ [email protected]

-247 -

(3)

Karen Wynn, who conducts researches in the field of cognitive psychology is one of the professors at the department of psychology at Yale University. Karen Wynn bas performed a series of experiments on infants' moral consciousness at his own "Cognitive Baby Laboratory" in the university. in her experiments, she has concluded that the infants have the innate moral consciousness. in this context she has reached the conclusion that preverbal infants can choose conscious choice on the good and bad things. The main object of the study is to inform the academic community about Karen Wynn's morals studies which having made tremendous impact in the world of science.

Key Words: Morals, Moral Cognition, İnfant and Morals, Karen Wynn

Giriş

İnsanın eşyaya bilinçli bir yönelimi olarak felsefe, bilimden

farklı

olarak sadece olgularla ilgilenmez. Felsefe,

olguların yanında değerleri

de kendine problem edinmektedir. Bu anlamda felsefede ' olgu

değer ayrımı

temel bir

ayrımdır.

Nitekim,

şeylerin nasıl olduğuyla nasıl olmaları gerektiği arasında

bir

aynını

felsefi

düşüncenin

temel yöntemi . olarak kabul eden

yaklaşımlar

ortaya çıkmıştır.

1

İnsan için iyi hayatın ne olduğu, insanın nasıl yaşaması

gerektiği soruşturması etrafında gelişen

ahlfil< felsefesi,

değerlerin

incelendiği bii alanclır.

2

Peki sırf insana özgü bir durum

3

olan

değerlerin menşei,

bir

başka

ifadeyle ahlaki

davranışlarımızın kaynağı

nedir?

Ahlfil< felsefesjnin temel problem

alanlarından

birisini de ahlaki

davrallışlarımızın menşei

problemi

teşkil

etmektedir. Ahlaki

davranışlarımızı doğuştan mı

getiririz? Yoksa;

onları

sonradan

kazamİız? Söz konusu tartışmanın işaretlerilli ahlfil<ın etimolojisinde de izleyebiliriz. Nitekim, ahlfil< kelimesinin kökeni olan hulk(huy) ile

yaratılış anlamlarına

gelen

hilkat/halk(yaratılış)

aynı köktendirler. Huylarımızın, ahlfil<ımızın yaratilıştan mı geldiği sorulan da buradan kaynaklanmaktadır.

4

Bu anlam~a" bir orta yol

1 Ahmet Cevizci, "Olgri/Değer Aynını", Paradigma Felsefe Sözlüğü, Paradigma Yayıncılık, İstanbul, 2005: 1260. ·

2 Hüsameddin Erdem, Ahlak Felsefesi, HÜ-ER Yayınlan, Konya; 2003: 35 vd.;

Ahmet Arslan, Felsefeye Giıiş, Vadi Yayınlan, Ankara, 1994: 10, 85

3 İoanna, Kuçuradi, İnsan ve Değerleri, Türkiye Felsefe Kurumu, Ankara, 1998:

42.

4 Nihat Keklik, Türk İslam Felsefesi Açısmdan Felsefenin İlkeleıi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınlan No. 3484, Ankara, l 996:231.

(4)

bulma

arayışındaki

kimi

ahlakçılar,

ahlak kelimesinin kendisinden

türediği

ve ahlak kelimesinin tekili olan hulk'u iki

kısma

ayırmaktadırlar: 1. Hulk-i Tabii(tabii huy): İnsanın mizacında saklı olan,

doğuştan getirdiği

ahlak 2.

Hulk-ı Kesbi(kazanılmış

huy):

Dış

dünya ve insan etkisiyle sonradan kazanılmış ahlaki davranışlar Ahlaki

tutumların doğuştan hazır

bulunan

davranışlar mı;

yoksa sonradan çevreden kaianılan davranışlar mı olduğu problem.ini

tartışırken, tartışmayı

çocuklar, hatta bebekler üzerinden ele almak, daha

tutarlı

bulgulara

ulaşma imkanı

içerebilmektedir. Nitekim bu

çalışmanın

üst

başlığında

da

görüleceği

üzere biz de bebek ve ahlaki bilinç

kavramlarını

ön plana

çıkartmak

suretiyle konuyu

tartışmak

istiyoruz.

Burada "ahlaki bilinç"

tamlamasında

''bilinç" ( consciousness)

kavramı,

bir tercihte bulunma durumuna

ilişkin farkındalıklı

bir tutuma

işaret

etmektedir. Nitekim insanw kendisi,

yaşantıları

ve dünya üzerindeki

farkındalığını

ifade eden bilinç,

düşünme

ve kendini tanıma sürecini ifade etmektedir.

6

Yine "biliş" (cognition) terimi

dünyamızı öğrenmeyi

ve

anlamayı

içeren zihinsel süreçler

anlamına

gelmektedir.

7

Bu anlamda biliş teorisi, psikolojide daha çok sosyal psikolojide

davranışçılığın

tam tersi bir perspektife yaslanmakta ve öznenin aktif

değer

üretim.ini esas

almaktadır.

Bu çerçevede

algı,

bellek, tutum ve karar verme gibi zihinsel süreçler ve sosyal davranışlar arasındaki bağlantılar incelenmektedir.

8

Burada bizim

tartıştığımız

konu bebeklerin bir ahlak bilincine sahip olup

olmadıkları

problemi

olacaktır.

Önce1*!e böylesi bir problemi

tartışırken

hangi yöntemlerle çözümlemeler yapabiliriz? Hemen ifade edilmelidir ki ahlaki problemlerin ele

alınışında

betimleyici, normatif ve analitik tarzda yaklaşımların olduğu görülmektedir.

9

Normatif yöntemin felsefenin ve dinin ortak yöntemi

olmasının yanı sıra;

felsefe, bilimle de analitik yöntemi

paylaşabilmektedir.

Bu çerçevede betimleyici/deskriptif yöntemi esas alan bilimsel disiplinler içerisinde psikoloji de ahlak meselesini ele

almaktadır.

Biz bu çalışmada Yale Üniversitesi Psikoloji Profesörlerinden Karen

Wynn'ın

bebeklerdeki ahlaki bilinçle ilgili bir anlamda

5 Hüsameddin Erdem, Alı/ak Felsefesi, 2003: 35 vd.; Ahmet Arslan; Felsefeye

Giriş, Ankara,1994: 13-14.

6 Bedia Akarsu, Felsefe Teıimleri Sözliiğii, İnkılap Kitapevi, İstanbul, 1998: 37.

7 Clifford T. Morgan, Psikolojiye Giriş, der., Sirel Karakaş, Rü.kzan Eski, Eğitim

Akademi

Yayınlan,

Konya, 2011:53.

8 Ahmet Cevizci, "Biliş Teorisi", Paradigma Felsefe Sözliiğii, Paradigma Yayıncılık, İstanbul, 2005:286.

9 Recep Kılıç, "Ahlfila Temellendirme Problemi", Felsefe Diiııyası Dergisi, Sayı 8, 1993,s. 67.

-249-

(5)

betimleyici

çalışmalarını

ele

almaktayız.

"

Konuşma

Öncesi Dönem

Çocuklaruıın

Sosyal

Değerlendinnesi

"

başlığı altında

Wynn, 06-1 O

aylık

bebekler üzerinde

yaptığı çalışmalarla

ahlfilan

kaynağına ilişkin

önemli

bulguları tartışmaktadır.

Bebeklerin ahlaki

inançlarının kaynağı

ile ilgili oldukça

iddialı görüşlere

sahip olan ve

uluslararası

akademik camiada bilinen Karen

Wynn'ııı

bu

görüşlerinin düşünce dünyamıza taşınması

ve onun

bulgularıyla

konuyu

tartışmak,

bu

çalışmaııııı yapılış

amacllll

açıklamaktadır, Çalışmamızda

önce Karen

Wynn'ııı kısaca

biyografisine

değinilecek,

daha sonra ise onun

kullandığı

yöntem

hakkında

bilgiler verildikten

sonra·yaptığı

deneyler ve

ulaştığı

bulgulara yer verilecektir.

1. Karen Wynn Kimdir?

1962 Austin Texas

doğumlu

olan Karen Wynn Kanada ve Amerikan vatandaşıdır. McGill Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümünü 1985

yılriıda şeref

derecesiyle bitiren Wynn, 1990

yılında

Massachusetts Teknoloji

Ens~tüsü(Massachusetts

Institute of Tecknology/MIT), Bilişsel Bilimler Ana Bilim Dalı'ıidan doktor

unvaıııııı

almaya hak

kazanmıştır.

Halen Yale Üniversitesi Psi1rnloji Bölümünde psikoloji ve bilişsel bilim profesörü olan Karen w:Ynn

1

.~.

burada özellikle 06-1 O ayıik bebekler üzerinde yaptığı çalışmalarla' dikkat çekmektedir. Wynn, kendisi

tar~fında~

yönetilen;

"Bilişs~l

Bebek

Laboratuarı"nda

bebekler üzerinde, ahlfilan ve inanma duygusunun

kaynağına

yönelik

araştırmalar yapmaktadır. Wynn'ııı aynı

üniversitenin Psikoloji bölümünde Profesör olan

eşi

Paul Bloom'la birlikte

yaptığı çalışmalar,

akademik ve popüler bilim çevrelerinin ilgisini çelanektedir. Naiure, Psychologi.cal Science ve Developmental Scie1Jce gibi

tanınmış

dergilerde

çalışmaları yayınlanan

ve pek çok ödüle

layık

görülen Wynn,

çalışmalarını

. daha çok bebeklik ve çocukluktaki

bilişsel,

sosyal ve duygusal

gelişim

üzerinde·

yoğunlaştırmaktadır.

· Wynn, Tlıe Imıate Mind başlıklı derleme kitapta yayınlanan

"Some lnnate Foundations of Social and Cognitioo"

11

adlı makalesi ve

çalışma arkadaşları

ile birlikte

yaptıği

laboratuar

çalışmalarının sonuçlarını değerlendirdiği,

Nature

dergis~de

ıo

http://pantheon.yale.edu/-kw77 /Dr._ Karen_ W yn.b/Biographical_ lnformation.htm

!;(Erişim Tarihi 13.03.2015); en.wikipedia.org/wiki/Karen_ Wynn (Erişim Tarilii 13.03.2015)

11 Karen Wynn, "Some Innate Foundations of Social and Moral Cognition'', Tlıe Jmıate Miııd,Volume 3: Foundations and the Future,(Evolution and Cognition) Edited by Peter Carruthers, Stephen Laurence, Stephen Stich, Oxford University Press, 2007.

(6)

yayımlanan; "Social evaluation by preverbal iııfaııts"

12

başlıklı makaleleri

başta

olmak üzere konuyla ilgili pek çok bilimsel

çalışmaya

imza

atmıştır. Çalışmamızda

Karen

Wynn'ın,

Yale Üniversitesi bünyesinde yer alan ve kendisinin

başında bulunduğu;

..

Bilişsel

Bebek

Laboratuarı"nda

bebekler üzerinde,

ahlakın

ve inanma duygusunun kaynağına yönelik yaptığı araştırmalarla ilgili videoları

13

başta

olmak üzere ele

aldıği

problemi

tanıtıp değerlendirileceğiz.

2. Bebek Laboratuarmda

Kullanılan

Yöntem

Esasında

biz bir

şeyi

sonradan tecrübe yoluyla

mı ogrenınz,

yoksa bir

şekilde

beynimizde önceden bir

hazır .bulunmuşluk

söz konusu mudur? sorusu epistemolojiden ahlaka kadar pek çok alanda gündeme gelen öncelikli bir sorudur. Böylesi

soruların cevaplarını araştırmaya

bebeklerden

başlamak

çok makul görünmektedir. Fakat böylesi bir

imkanın

pek çok

zorlukları

da içerisinde

barındırdığım

söylememiz gerekmektedir. Zira,

yetişkinlerin

bebeklerle

konuşarak iletişime

geçme im.kam ortada

olmadığı

gibi bebeklerin deneysel olarak ele

almışı, örneğin

fare ve güvercinlere göre çok daha zor olmaktadır. Öyle ki bebeklerin labirentlerde fareler gibi koşturmaları veya

kuşlar

gibi

kaldıraçları gagalamaları

söz konusu

olamamaktadır.

Kaldı

ki bebeklerin dikkatlerinde disiplinsiz ve zapt edilemez

varlıklar olduğunu

hesaba

kattığımızda

onlar üzerinde

araştırma yapmanın zorluğu

daha da

aşikar

bir

şekilde

kendini belli edecektir. Bundan

dolayıdır

ki son zamanlara kadar bebekler üzerinde laboratuar

çalışması

yapmaya yönelik bir

eğilim

ortaya

çıkmamaktaydı.

Fakat son dönemlerde bebeklerin· dikkatlerini bir anda belirli bir

şey

üzerinde

yoğunlaştırmalarının,

özellikle de

şaşkınlılc

belirtisi göstermelerinin onlara dair önemli bulgulara

ulaşma

im.kam verebileceği görülmüştür. _

14

Yale Üniversitesinde "Bilişsel. :f3ebek Laboratuarı"nın direktörü olan Karen Wynn,

bebekl~re

dair

yaptığı

laboratuar

çalışmalarında

12 J. Kiley Hamlin, Kare!! Wynn & Paul Bloom, 'Social Evaluation by Preverbal Infants', Nature, 450: 557-560., Vol 450122 November 40071 Doi: 1O,1038/nature06288.

13 http://www.yale.edu/infantlab/socialevaluation/Helper-Hinderer.html (Erişim Tarihi 20.03.2015)

14 Spelke, E. S., & Cortelyou, A., "Perceptual aspects of social laıowing: Looking and listening in infancy". In M. E. Lamb & L. R. Sherrod (Eds.), Infant social cognition: Empirical and tlıeoretical considerations. Hillsdale, NJ: Erlbaum,

1981.

Erişim:

http://www.wjh.harvard:edu/-lds/pdfs/perceptual%20aspects%20of%ı20social%2

Oknowing%20looking%20and%20listening%20in%20infancy.pdf (Erişim Tarihi 10.04.2015); Paul, Bloom, "Is God an Accident?", Tlıe Atlantic Montly,

December, 2005, s. 108.

- 251 -

(7)

bebeklerin

şaşkınlık başta

olmak üzere kimi tepkilerle önemli bulgular

sunduklannı düşünmektedir.

Daha çok 1 O ve 6

aylık

bebekler üzerinde

çalışmasını gerçekleştiren

Karen Wynn, Nature dergisinde yer

verdiği

deneklerde

kullandıkları çocukların sağlıklı

ve tam

zamanlı

çocuklar olup New Heaven bölgesinden kabul edildiklerini ve Yale Üniversitesi, 'Karen Wynn Çocuk Bilinç Laboratuan 'oda test edildiklerini ifade etmektedir. Deneydeki bebekler deney

esnasında

ebeveynlerin

kucaklarında oturtutmuştur

ve ebeveynler bebeklere müdahale etmemeleri konu sunda

uyarılmışlardır.

Kimi durumlarda ise ebeveynler gözlerini

kapamaları

konusunda

uyarılmışlardır.

Wynn, denek bebeklerin deney

esnasındaki

dikkatlerinin deney içerisindeki sürelerinin de hesaplandığını kaydetmektedir.

15

Kullamlan denekler, karakterleriyle önceden bir

geçmişe

sahip

değillerdir

veya bu karakterlerin

giriştiği

hareketlerin

sonuçlarından

da etkilenmemektedirler. Deneklerin

değerlendirmeleri

bilinmeyen bireyler

arasında

geçen ·olaylara

şahit olunması

temelinde

gerçekleşmiştir:

Çocuk, etkilenmeyen,.

alakasız

(ve bu yüzden

tarafsız)

üçüncü

kişi

olarak, bir sosyal hareketin

değeri

hfil4anda yorumda

bulunmaktadır.

6 ve 10

aylık çocukların

sosyal

etkileşimlere

yqnelik sezgilerinin

değerlendirilmesine

yönelik deneylerde iki yöntem._

kullamlmıştır: İçerisinde çocukların tercihlerini uzanma davramşıyla gösteren

çocukların

tercih

paradigması

ve

çocukların

beklentilerini kendi bakma süreleriyle yorumlayan beklentinin ihlali paradigması.

Burada

çocukl~

beklenmedik veya sürpriz olaylara daha uzun süreyle bakma

eğilimde

oldu.klan yönündeki olgudan · yararlanarak bulgulara ulaşılmaktadır. Üç aylıktan . daha küçük bebekler, elleriyle uzanma tercihi

yapamadıkları

için

onların

tercihleri

bakışlarıyla ölçülmüştür. 16 .

Bebekleriri.

bilişsel

kapasiteleri üzerinde daha çok kukla show ve animasyon karakterlerle deneylerini

gerçekleştirmekte

olan Wynn, bebeklerin sosyal bilinç çerçevesindeki ahlaki tercihlerine

ilişkin

deneylerinin öncesinde bebeklerin fiziki nesnelerin

durumlarına ilişkin algılannı

ve matematiksel

algılarını doğuştan

getirip getirmediklerine dair deneysel

çalışmalarında

da

şaşırma

bulgusunu teniel kriter olarak

değerlendirmektedir.

Bu çerçevede Wynn, bebeklerin

b~sit

matematiksel

algılarına ilişkin

deneyde kukla

sayılarındaki farklılığı

15 J. K.iley Hamlin, Karen Wynn & Paul Bloom, 'Social Evaluation by Preverbal Infants', Nature, 450: 559.

16 J. Kiley Hamlin, Karen Wynn & Paul Blooro, 'Social Evaluaticin by Preverbal Infants', Natııre, 450: 559.;

http://www.yale.edu/infantlab/socialevaluation/Helper-Hinderer.html (Erişim

Tarihi 20.03.2015) ·

(8)

bebeklerin

şaşkınlıkla karşıladıkları

bulgusuna

ulaştıklarını

belirtmektedir. Karen

Wyrın,

deneklerin

sunduğu bulguların

pek çok

bileşenle

birlikte

değerlendirilmesi gerektiğin.in

de

altını

çizmektedir.

17

3. Bebek

Laboratuarında Yapılan

Dene yler ve ·

Ulaşılan

Bulgular

Ahlakın kaynağına ilişkin

olarak, gündeme gelen

iyiliğin

ve

kötülüğün doğuştan getirdiğimiz şeyler

mi

oldukları;

yoksa

bunların

aile, okul ve sosyal çevre gibi faktörlere

bağlı

olarak ortaya

çıkan

durumlar

mı olduğu tartışmasında

Karen

Wyrpı,

bu

soruların cevabının

bebeklerin

davranışında

gizli

olduğunu

söylemektedir.

Karen

Wyrın

ve ekibinin, bebeklerin ahlaki durumuyla ilgili iyi ve kötü

arasında

bir tercihte bulunabilmelerini

sağlayacak

bir bilince sahip olup

olmadıklarını

ölçmek için kukla show ve geometrik

şekillerin gösterildiği çeşitli

deneyler

yapmaktadır.

Bu çerçevede

çocukların

iyi ve kötüye dair tercihlerinde ahlfilci bir bilince sahip olup

olmadıkları araştınlmaktadır.

Bu anlamda öncelikle bebeklerin iyiye dair tercihlerine

ilişkin

bir deney yapılmaktadır. Bu çerçevede W)rnıı ve ekibi, 5 aylık W esley

adlı bebeğin izlendiği

bir kukla show deneyini ortaya

koymaktadır.

Burada 5

aylık

Wesley bebek, oyuncak kutusundaki

oyuncağı

almak için kutuyu açmaya

çalışan

siyah-beyaz bir

kuklayı

izlemektedir. İlk olarak kutuyu açmaya çalı şan bu siyah-beyaz kuklaya san

tişörtlü

bir kukla gelip

yardım

eder. Bundan sonra ikinci aşamaya geçilir ve bu kez mavi tişörtlü kukla gelip kutuyu açmaya

çalışan

siyah-beyaz

kuklanın

kutuyu

açmasını

engeller.

Böylelikle en

azından

bizim gözüm üzde iyi

davranış

(san

tişörtlü kuklanın yardımı),

kötü

da':'.fanış(mavi tişörtlü kuklanın

engellemesi)

aynını

ortaya

çıkmış olmaktadır.

Bu noktada Wesley'in iyi ve kötü tercihini ölçmek için yek

diğerini

öne

çıkarmadan

san ve mavi kuklalar yeniden gösterilir.

Konuşamayan

fakat

işaretle

.tercihini gösterebilen Wesley, iyi olan

kuklayı(san tişörtlü

kukla)

seçm~ktedir.

Wesley, bu konuda

yalnız olmayıp

bebeklerden dörtte üçü de yine iyi olan kuklayı seçmektedir.

18

Karen

Wyrın, aynı

deneyin üç

aylıktan

daha küçük bebekler için de

denendiğini

belirtmektedir. Burada

Wyrın

üç

aylıktan

daha küçük bebeklerin tercihlerinin, elleriyle· kuklalara

uzanamadıklan

için,

17 Karen Wynn, "Addition and Subtraction by Huınan İnfants", Nature,358 (1992), 749-7501Doi:10.1038/358749a0

18 http://www.yale.edu/infantlab/socialevaluation/Helper-Hinderer.htrnl (Erişim Tarihi 20.03.2015) .

- 253 -

(9)

bakışlarıyla ölçüldüğünü

belirtir. Bu çerçevede bebeklerin seçtikleri kuklaya daha uzun süre odaklandık.lan görülmektedir. Öyle ki 3 aylık Daisy bebek, kötü

davranışı

yapan kuklaya 5 saniye boyunca bakarken; daha sonra

başını

iyi olan kuklaya çevirip iyi olan kuklaya 33 saniye

balanaktadır.

Böylelikle Karen Wynn, bebeklerin üç

aylıkken

bile iyi ve kötü karakterlere

bakıp

zorda olsa

yardım

almadan doğru cevabı bulabildiklerini belirtmektediı:.

19

Nihayetinde buradaki deney, iyi olan

kuklayı

tercih etmekle bebeklerin ahlfilci bir bilince sahip

oldukları

bulgusuna yol

açmaktadır.

Peki bebeklerin kötü olana

ilişkin

bir bilince sahip

oldukları

söylenebilir mi?

Karen Wynn ve ekibinin

yaptığı

benzer deneyde yine bebeklere iki

aşamalı

senaryoya sahip kukla show izlettiriliyor. Buradaki kukla showun ilk

aşamasında

ortadaki

beyazlı

kukla,

yeşil tişörtlü

kuklaya topu

atıyor

ve

sonrasında yeşil tişörtlü kuklanın

topu kendisine

atmasını

bekliyor. Fakat

yeşil tişörtlü

kukla, topu

alıp kaçıyor.

Bundan sonra ise

bebeğe

ikinci senaryo· izlettiriliyor. Bu ikinci senaryoda, az önceki senaryoda topu çalan

yeşil tişörtl:ü

kukla,

oyuncağı

almak için kutuyu açmaya çalışıyor. Yeşil tişörtlü kuklanın her iki tarafında yer alan iki kukladan birisi, onun kutuyu

açmasını

engellemektedir.

Burada merak edilen, söz konusu iki

aşamalı

kukla showu izleyen·

James

bebeğin, yeşµ tişörtlü

kuklaya

"yardım

eden

kukla"yı mı seçeceği;

yoksa onu "engelleyen

kukla"y_ı mı seçeceğidir?

Kukla . showu izleyen James bebek, ilginç bir

şekilde

bu kez "engelleyen kukla"yı seçmektedir.

20

Böylelikle James bebek, kötü olanı cezalandırmış oluyor. Böylesi bir cezalandırma ,işleminin söz konusu deneysel

çalışmalara katılan

pek çok bebek

tarafından

tercih

edildiği

görülmektedir. Nitekim, Wynn ve ekib! tarafından yapılan· testlerin sonucunda deneklerin _ %81 'inin "engelleyen ~a"yı seçtikleri görülmüştür . .

21 ·

Bu çerçevede bebekler, hırsız olan kuklayı

cezalandırmakla

kötü olana

ilişkin

bir bilince sahip

olduklarına

dair de bulgular

sunmaktadırlar.

Karen Wynn, bu çerçevede

eşi

Paul Bloom ve J. Kiley H amlin'la birlikte

yaptığı

deneylere Nature dergisinde

yayınlanan

makalesinde yer vermektedir. Burada konuşma öncesi dönem bebeklefine, onların

"yardımcı"

ve "engelleyicilere"

karşı bakış ~çılarının

ölçmek

içiı;ı

geometrik

şekillerin kullanıldığı

üç

aşamalı ~nimasyonun gösterildiği

19 http://www.yale.edu/infantlab/socialevaluation/Helper-Hinderer.html Tarihi 20.03.2015)

20 http://www.yale.edu/infantlab/socialevaluation/Helper-Hinderer.html Tarihi 20.03.2015)

21 http://www.yale.edu/infantlab/socialevaluation/Helper-Hinderer.btml Tarihi 20.03.2015)

(Erişim .

(Erişim (Erişim

(10)

bir deney uygulanmaktadır. İlk aşamada bebekler, bir tepenin altında duran

ahşaptan yapılmış

ve üzerlerine

yapıştırılmış

büyük gözlere sahip

"tırmanıcı" (kırmızı

bir top)

görmüşlerdir. İkinci aşama

olan

alışma

evresinde ise bebekler, içerisinde

"tınnanıcı"nın

telcrar telcrar bir tepeye

tırmanmaya çalıştığı

durumlar

görmüşlerdir.

Üçüncü

aşamada

ise tepeye

çıkması

için bir

"yardımcı"nın

arkadan iterek

yardım ettiği

veya bir "engelleyici"

tarafından aşağıya doğru

itilerek

engellendiği

bir durum

gerçekleşmektedir. Çocukların

tercihleri

"yardım

ediciye" yönelik olarak

gerçekleşmektedir.

Deneyin

tutarlılığını

ortaya koymak için daha sonra nötr bir karakter ilave

edildiğinde

bebeklerden "nötr", "engelleyen" _ . ve

"yardımcı"

karakterler

arasında

tercihte

bulunmaları istendiğinde

bebekler,

"yardım

eden"le "nötr"

arasında

tercihte bulunurken

"yardımcı"yı;

"engelleyen" ile "nötr"

arasında

bir tercihte bulunurlarken ise "nötr"

olanı tercih etmişlerdir.

22

Nihayetinde Wynn, çocukların doğuştan bir adalet duygusu sergilediklerini

düşünmektedir.

Peki bebekler

doğuştan

sadece

ahlfil<lı

ve güzel

davranışları

getiriyorsa, kötü

davranışlar

nereden gelmektedirler? O halde

kötülüğü

tercih etmede de bebeklerin bilinçli

davrandığını

söyleyebilir. miyiz?

Bu çerçevede

insanın doğuştan önyargıya eğilimli

bir

varlık

olarak dünyaya

geldiğini

de

düşünmekte

olan Karen Wynn, bir

başka

deneyle

iıisanın önyargıya yatkın doğasını tartışmaktadır.

Söz konusu deneyde öncelikle Gregory

bebeğin

önüne lcraker veya

kahvaltılık

gevrek

şeklinde

iki alternatif tabak konularak hangisini tercih ettikleri soruluyor. Gregory bebek kendisi için lcrakeri seçiyor. Deneyin daha sonraki

aşamasında

ise

bebeğe·

krakeri seçen bir kukla ile

gevreği

seçen bir kukla gösterilerek kendisinden

bunların arasında

tercih

yapması

istenir.

Bebeğin

buradaki tercihi, kendisi gibi krakeri seçen kukla

olmaktadır.

Burada bebeklerin kendisiyle

aynı

tercihi yapan kuklaya olumlu

yaklaştıkları

görülmektedir. Deneyin üçüncü

aşamasında

ise Gregory

beb~kten farklı

b. ir tercih yaparak

gevreği

seçen gri kukla, kutudan oyuncak almaya

çalışmaktadır. Farklı

tercih yapan söz konusu gri

kuklanın etrafında

ise birisi onu engelleyen;

diğeri

ise

oİıa yardım

eden iki kukla yer

almaktadır.

Bu

aşamada

"yardımcı"

ve "engelleyici" kuklalar kendisine

uzatıldığında

ise Gregory

bebeğin

kendisinden

farklı

tercihte bulunan gri

kuklayı

"engelleyen

kukla"yı

tercih

ettiği

görülmektedir. Böylelikle Gregory

22 Bkz.: http://www.yale.edu/infantlab/socialevaluation/Helper-Hinderer.htınl (Erişim

Tarihi 20.03.2015);

J.

Kiley Haınlin, Karen Wynn & Paul Bloom, 'Social Evaluation by Preverbal Infants', Nature, 450: 557.; Karen Wynn, "Some Innate Foundations of Social and Moral Cogııition", The Innate Mind,Volume 3: Foundations and the Future,(Evolution and Cogııitio11) Edited by Peter Carruthers, Stephen Laurence, Stephen Stich, Oxford University Press, 2007: 34lvd.

- 255 -

(11)

bebek, kendisinden

farklı

bir tercihte

bulunanı cezalandırmaktadır.

Gregoıy

bebek

farklı

tercihte bulunan

kuklanın

kötü muamele görmesini istemektedir.

23

Söz konusu değerlendirmelere tabi tutulan

diğer

bebeklerde de bu

oranın

%87

olduğunun altını

çizen Wynn, insanlarda kendilerinden

farklı

olan gruplara

karşı önyargılı davranışlar geliştirme tutumlarının doğuştan olabileceğini

düşünmektedir.

24

Wynn, böylelikle kendimize benzer

insanları

tercih etme

eğiliminin, dolayısıyla

ön

yargılı

bir tutumun bebeklikte de

görülebileceği

bulgusuna

ulaşmaktadır.

Karen Wynn,

insanların

birbirlerini

değerlendirebilme

kapasitelerine sahip

olduklarını

ve bu durumun, sosyal dünya içerisinde yolunu bulabilmeleri için temel öneme sahip bir kapasite

olduğunu

ifade etmektedir.

Dolayısıyla

insanlar, çevrelerinde bulunan

diğer insanların

hareketlerini ve niyetlerini yorumlayabilecek ve kimin

arkadaş

kimin

hasım,

kimin uygun bir sosyal partner, kimin

olmadığı konularında doğru yargılarda

bulunabilecek durumda

olduklarım

ifade etmektedir. Peki bebeklerin

böylesi bir kapasitesi var

mı?

Karen Wynn, 6 ve 10

aylık çocukların,

bireylerin

diğerlerine kaışı davranışlarında

o bireylerin sempatik mi

kaçınılması

gereken biri mi

olduğuna

karar vermelerinde bilinçli bir tercihe yöneldiklerini göstermeye

çalışmıştır

ve

şunu gözlemlemiştir;

çocuklar, bir

başkasına

yardım eden bireyi bir başkasına engel olan bireye; yardım eden bireyi nötral olan bireye ve nötral olan bireyi engelleyen bireye tercih etmektedirler. Bu

yeteneğin,

ahlaki

düşüne~

ve hareketler için bir temel

olabileceğini

ve erken

gelişim

döneminde ortaya

çıkmış

olan, sosyal

değerlendirmenin

ise biyolojik bir adaptasyon

olabileceğini

ifade etmektedir. BunJIIlla birlikte Wynn, sade bir

şekilde,

gerçek bir ahlak

sistemiiıin

birçok boyutunun

konuşma

öncesi

çocukların

kavramasının ötesinde olduğuna da işaret edereıc2

5

bilimsel ihtiyatı da elden

bıralanamaktadır.

Sonuç

Esasında

son zamanlara kadar

gelişim psikologları başta

olmak üzere modem psikoloji çevreleri, bebeklerin

doğuştan

ahlaki bir tutuma

ilişkin

herhangi bir

hazırlıkla

dünyaya gelmediklerini; bir anlamda

onların

'amoral hayvanlar' olarak dünyaya gözlerini

açtıkları

23 http://www.yale.edu/infantlab/socialevaluation/Helper-Hinderer.html (Erişim

Tarihi 20.03.2015) .

24 http://www.yale.edu/infantlab/socialevaluation/Helper-Hinderer.html (Erişim Tarihi 20.03.2015)

25 J. Kiley Hamlin, Karen Wynn & Paul Bloom, 'Social Evaluation by Preverbal Infants', Nature, 450: 558-559.

(12)

varsayımını

esas

almaktaydılar.

Böylelikle de ahlfilo.n

başta

aile olmak üzere, kültürel çevrenin devreye girmesiyle

gerçekleşen

bir sosyalizasyon,

öğrenme

süreciyle

kazanıldığı açıklaması,

psikoloji çevrelerinde temel

açıklama

modeli olarak kabul edilmekteydi.

Kaldı

ki bebeklerin hem fiziksel nesnelerin

konumlarına ilişkin

muhtemel

algılarının varlığını

ölçecek, hem de özellikle

onların

ahlfilci tercihlerle sonuçlanacak bir bilince sahip olup

olmadıklarına

dair bulgular sunacak laboratuar

çalışmaları yakın

zamana kadar yapılmamaktaydı.

26

Fakat son dönemlerde özellikle çocuklardaki

bilişsel

kapasiteler üzerine

çalışan bilişsel psikologların

çocuklar üzerinde

gerçekleştirmiş oldukları

deneyler, bebeklere dair önemli

bulguların

elde edilmesine yol

açmıştır.

Bu çerçevede bebeklerin

doğuştan

ahlfilci kodlarla

kodlanmış

olarak dünyaya geldiklerini,

dolayısıyla

bebeklerin temelden ahlfilci bir

davranış

getirdikleri hipotezini esas alan Yale Üniversitesi Psikoloji bölümünde profesör olan ve

bilişsel

psikoloji

alanında çalışmalar

yapan Karen Wynn da üniversite bünyesindeki

laboratuarında

bir dizi deney

gerçekleştirerek

önemli bulgular elde

etmiş durumdadır.

Bebeklerin ahlfilci pilinçlerine

ilişkin

bulgular sadece bebeklerin böylesi bir kapasiteye sahip

olmaları açısından değil; aynı

zamanda

bunların

felsefe ve psikoloji gibi disiplinlerin

incelediği

problemlere

ilişkin

önemli bulgular içermesi

açısından

da önem arz etmektedir.

Bebeklerin dikkatlerini

yoğunlaştırmalarından

ve hayretlerinden yola

çıkarak

bir

takım

deneyler

gerçekleştirmekte

olan Wynn,

yaptığı

deneylerin sonucunda konuşma öncesi dönem çocuklarının, -ki bunlar 3

aylıktan

1 O

aylığa

kadar uzanan

yaş aralığındaki çocuklardır-

iyi ve kötüye dair tercih yapma bilincine sahip

oldukları

sonucunu elde

ettiğini

belirtmektedir. Bebekler bu anlamda iyiyi ödüllendirip kötüyü

cezalandırmaktadırlar.

3

aylık

bebeklerin bile iyi kötü

arasındaki farkın

bilincinde olup puna göre tercihte

bulundukları

sonucuna

ulaşıldığını

belirten Karen Wynn,

yaptığı çalışmalar

sonucunda

insanın esasında doğuştan faydalı

bir birey olma duygusuyla

doğduğımu

belirterek kötü

davranışların çoğımun

anti sosyallikten

kaynaklanabileceğine

dikkat çekmektedir. Karen Wynn, bebeklerin üç

aylıkken

bile

ıyı

ve kötü

davranışlar arasında

tercihte bulunabildiklerini, bu konuda çok fazla test ve deney

yaptıklarını

ve

ulaştıkları sonuçların

bunlarla

tutarlı olduğımu

söylemektedir.

Karen Wynn, bireyleri kendi sosyal hareketlerine göre

26 Bloom, Paul, "The Moral Life of Babies", The New York Times Magazine, 5 May 2010. Erişim: http://www.nytimes.com/2010/05/09/magazine/09babies- t.html (Erişim Tarihi 10.04.2015)

- 257 -

(13)

değerlendirebilme

kapasitesinin

aynı

zamanda ahlaki bilinci

geliştiren

bir sistemin temeli olarak hizmet

edebileceğinin

sonucuna

varmıştır.

Wynn, pozitif ve negatif sosyal hareketler

yapanları

bir birinden

ayrı şekilde değerlendirebilme

kabiliyetinin,

doğru

ve

yanlış hakkındaki

nihai somut

kavramları

içeren bir sistem için bir temel

teşkil edeceğini

söylemektedir. Wynn, söz konusu kabiliyetin bebeklerdeki tezahürünün doğuştan ahlfilci bilince işaret ettiğine yormaktadır.

Böylelikle Karen Wynn, insanlardaki adalet

anlayışı başta

olmak üzere,

doğru

ve

yanlışa ilişkin değer yargılarının,

çok erken temellerinin

olduğunu

belirterek

insanların

sosyal

değerlendirmeye,

önceden

düşünülenden

çok daha erken

giriştiğine işaret

etmekte ve bireyleri kendi sosyal

etkileşimleri

temelinde

değerlendirme

kapasitesinin evrensel

olduğu

ve

öğrenilmediği görüşünü

desteklemektedir.

Kaynakça

Akarsu, Bedia, Felsefe Teri"!leri

Sözliiğii, İnkilap

Kitapevi,

İstanbul,

1998. ,

Akarsu, Bedia,

Çağdaş

Felsefe,

İnkilap

Kitapevi,

İstanbul,

1994.

Arslan, Ahmet, Felsefeye

Giriş,

Vadi

Yayınları,

Ankara, 1994.

Cevizci, Ahmet, "Olgu/Değer Ayrımı", Paradigma Felse]e Sözlüğü, Paradigma Yayıncılık, İstanbul, 2005.

Cevizci, Ahmet, .,<•Biliş Teorisi", Paradigina Felsefe Sözli(ğü, Paradigma Yayıncılık, İstanbul, 2005

Erdem, Hüsameddin, Ahlak Felsefesi, fIÜ-ER Yayınlan, Konya, 2003.

Bloom, Paul, "Is God an Accident?", The Atlantic Montly,

December, 2005.\ . . · ·

Bloom, Paul, "Religion is Natural", Developmental Science 10:1, 2007.

Bloom, Paul, "The Moral Life of Babies", The New York Times

Magazine, 5 May 2010. .

Erişim:

http://www.nytimes.com/2010/05/09/mag~ine/09babies-t.html (Erişim

Tarihi 10.04.20 15)

Hamlin, J., Wynn, K., & Bloom, P. (2907). "Social evaluation by preverbal infants'', Nature, 450: 557-560 . . Vol 45 0122 November''20071 Doi: 10,1038/nature06288.

Keklik, Nihat, Türk İslam Felsefesi Açısından Felsefenin İlkeleri, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınlan No. 3484, Ankara 1996.

Kılıç,

Recep,

"Ahlakı

Temellendirme Problemi", Felsefe

Dünyası

Dergisi,

Sayı

8, 1993.

(14)

Kuçuradi, İonna, İnsan ve Değerleri, Türkiye Felsefe Kurumu, Ankara, 1998.

Morgan, Clifford T. , Psikoloji ye

Giriş,

der., Sirel

Karakaş,

Rükzan Eski,

Eğitim

Akademi

Yayınlan,

Konya, 2011.

Spelke, E. S., & Cortelyou, A., "Perceptual aspects of social knowing: Looking and listening in infancy". In M. E. Lamb & L. R.

Sherrod (Eds.), Infant social cognition: Empirical and theoretical considerations. Hillsdale, NJ: Erlbaum, 1981.

Erişim:

http://www.wjh.harvard.edu/-lds/pdfs/perceptual%20aspects%20of0/o 20socia1%20knowing%20looking%20and%20listening%20in%20infa ncy.pdf

(Erişim

Tarihi 03.04.2015)

Wynn, Karen, "Addition and Subtraction by Human

İnfants",

Nature, 358 (1992), 749-750 1 Doi: 10.1038/358749a0

Wynn, Karen, "Some Innate Foundations of Social and Moral Cognition",

Tlıe

lnnate Mind, Volume 3: Foundations and the Future,(Evolution and Cognition) Edited by Peter Carruthers, Stephen Laurence, Stephen Stich, Oxford University Press, 2007.

http://pantheon.yale.edu/- kw77 /Dr._ Karen _ Wynn/Biographical _Infor

mation.html;

(Erişim

Tarihi 13.03.2015);

en.wikipedia.org/wiki/Karen_ Wynn

(Erişim

Tarihi 13.03.2015) J. Kiley Hamlin, Karen Wynn & Paul Bloom, 'Social Evaluation by Preverbal Infants', Nature, 450: 557-560., Vol 450122 November 20071 Doi:10,1038/nature06288.

http://www.yale.edu/infantlab/socialevaluation/Helper- Hinderer.html

(Erişim Ta~

20.03.2015)

- 259 -

Referanslar

Benzer Belgeler

BACKGROUND: This study is to determine whether occupational stress (defined as high psychological demands and low decision latitude on the job) is associated with increased

Düşünsel reklamlar, tutundurma faaliyetlerine göre tüketiciler tarafından daha kolay kabul edilen ve tanıtılan ürün, hizmet veya marka hakkında içinde yazılı

Türkü, Türk Makam Müziği kuramı içerisindeki hüseyni makamı özellikleri göstermektedir Kırık hava türünde sözlü bir ezgi olup karar sesi “la”

Yer kabufunun dofal kaynaklar batanından halen zengin bölgelerinde bulunan gelişmemif ülkeler ile tek- nolojide ilerlemiş ve dofal hammaddeye çok fazla ge- reksinme duyan

Sahne sanatları yoluyla sosyal bilgiler öğretiminin gerçekleştirildiği deney grupları ile mevcut öğretim programına dayalı etkinliklerin yürütüldüğü kontrol

Türkçe öğretmeni adaylarına çeşitli sorular üzerinden sorgulatılan uygulama cümlelerine dair bulgular ise zaman kaymasına yönelik bulgular, zaman ve tasarlama /

Özellikle epistemoloji konusunda, dönemindeki hâkim düşünceden ayrılarak, ‘kesin’ oluşu nedeniyle bilgiyi öne çıkaran ve bilgiye ulaşmada tecrübeye

Sout- hardt, s.25; Feride Acar, ‘Türkiye’de Kadınların İnsan Hakları: Uluslararası Stan- dartlar, Hukuk ve Sivil Toplum’, Kadın Hakları Uluslararası Hukuk ve Uygula-