Düzce Tıp Fakültesi Dergisi 2015; 17(2): 76-78 76
1Hüseyin Aydın
1Isparta Devlet Hastanesi Radyoloji Bölümü, Isparta.
Submitted/Başvuru tarihi:
25.11.2013
Accepted/Kabul tarihi:
04.02.2014
Registration/Kayıt no:
13.11.336
Corresponding Address / Yazışma Adresi:
Hüseyin Aydın
Isparta Devlet Hastanesi Radyoloji Bölümü, 32100, Isparta.
Tel: 505 5790290 [email protected]
ÖZET
Ektratestiküler kitlelerin büyük bir kısmı benigndir. Bunların da büyük bir kısmını lipom ve adenomatoid tümörler oluşturur. Adenomatoid tümör nadir görülen ve mezotelial kökenli iyi huylu bir tümördür. Genellikle infertilite nedeniyle tetkik edilen kişilerde insidental olarak saptanan ağrısız kitleler şeklinde görülür. Malign transformasyon göstermez.Bu nedenle tedavisinde kitle eksizyonu yeterlidir.Kesin tanısı patoloji ile konur. Ultrasonografi, kitlenin lokalizasyonu, natürünü ve dolayısıyla benign yada malign lezyon olması konusunda çok önemli ipuçları vermesiyle, hastanın doğru yönlendirilmesi ve gereksiz anksiete yaşamaması açısından büyük öneme sahiptir.
Anahtar Kelimeler: Extratestiküler tümör,adenomatoid tümör, epididim, ultrason.
ABSTRACT
Majority of the extratesticular masses are benign. And majority of these are comprised by lipomas and adenomatoid tumors. Adenomatoid tumor is a rare benign tumor of mesothelial origin. They generally present as accidentally found painless masses in patients who admit for infertility. They do not possess malign transformation so surgical excision of the mass is sufficient for treatment. Decisive diagnosis is reached by pathological examination.
Ultrasonography holds significance for the localization and characterization of the mass hence giving clues for the benign or malign nature and for correct patient guidance and dealing with unnecessary anxiety.
Key words: Extratesticular tumor, adenomatoid tumor, epididymis, ultrasound.
GİRİŞ
Ekstratestiküler tümörler genellikle benign olup %30’ u adenomatoid tümördür. Adenomatoid tümör (AT), erkek ve dişi genital sisteminin mezotel kökenli yapılarının, malign transformasyon göstermeyen benign bir tümörüdür. Genelde 20-50 yaş aralığında sık görülür. Tedavisi cerrahi olan bu tümörlerin tanısında zorluklar görülebilir. Ultrasonografi (US), skrotal kitlelerinin saptanması, lokalizasyonu, natürü ve eşlik eden diğer patolojileri yüksek doğrulukla gösteren, tedavi ve izlemde değerli katkı sağlayan görüntüleme modalitesidir. Bu olguda, infertilite araştırması yapılırken insidental olarak saptanan iki AT olgusunun US görünümlerini sunmak ve nadir olması nedeniyle benzer lezyonların ayırıcı tanısının yapılması ve literatürün gözden geçirilmesi amaçlandı.
OLGU 1
29 yaşında erkek hasta, infertilite nedeniyle hastanemize başvurdu. Hastanın anamnezinde kronik sağ skrotal ağrı mevcuttu. Fizik muayene ve laboratuvar tetkiklerinde patolojik bulguya rastlanmadı. Ultrasonografi incelemede; sol hemiskrotumda paratestiküler 2,5 mm çapa ulaşan grade 2 varikosel, sağ epididim başı ve orta kesimi lokalizasyonda homojen iyi sınırlı, hipoekoik ve zayıf arka duvar parlaklığı veren 2,5x1 cm boyutlarında homojen mikrokistik yapıda kitle lezyonu izlendi (resim 1). Ultrasonografik bulgular beninbir kitle lezyon ile uyumlu alabileceği düşünüldü. Olgunun tümör belirteçleri ( beta-HCG, alfa-fetoprotein, LDH ) ve tüberkülin deri testi negatifti. Olgunun herhangi bir şikâyetinin olmaması, fizik muayene ve laboratuvar sonuçlarının normal olması ve hastanın ileri tetkik ve cerrahi tedavi seçeneğini kabul etmemesi nedeniyleUS takibi önerildi.
EKSTRATESTİKÜLER EPİDİDİMAL ADENOMATOİD TÜMÖR:
NADİR İKİ OLGUNUN ULTRASONOGRAFİ BULGULARI Extratesticular Epididymal Adenomatoid Tumour:
Ultrasonography Findings of Two Rare Cases
©2012 Düzce Medical Journal e-ISSN 1307- 671X www.tipdergi.duzce.edu.tr [email protected]
DÜZCE TIP FAKÜLTESİ DERGİSİ
DUZCE MEDICAL JOURNAL
OLGU SUNUMU / CASE REPORT
OLGU 2
Kronik skrotal ağrı ve infertilite araştırılması için hastanemize başvuran 26 yaşında erkek olgunun tam kan sayımı, rutin biyokimyası, sedimantasyon ve tam idrar tetkikleri normaldi.
Ultrasonografi incelemesinde; sol paratestiküler 2 mm çapa ulaşan grade 1 varikosel, sağ epididim baş ve gövde kesimlerinde boyut artışına neden olan ve spermatik korda doğru da uzanan homojen milimetrik multikistik yapılardan oluşmuş yaklaşık 3,5x1 cm boyutlarında, hipoekoik kitle lezyonu ve sağ hemiskrotumda minimal hidrosel ile uyumlu sıvı artışı izlendi (resim 2). Hastanın tümör belirteçleri ( beta-HCG, alfa-fetoprotein, LDH ) ve tüberkülin deri testi negatif idi. Bu bulgular ile öncelikle benign bir kitle düşünüldü. Cerrahi tedaviyi kabul etmeyen hastaya, US ile takip önerildi.
TARTIŞMA
Adenomatoid tümörler, ekstratestiküler tümörlerden olup, lipomdan sonra en sık görülen benign skrotal tümördür.
Ekstratestiküler tümörlerin %30’unu oluşturan AT tümörler genellikle epididim, özellikle de epididim kuyruk kesimine, daha az olarak da prostat, ejakülatör kanallar, spermatik kord ve testiküler tünikada yerleşim gösterirler (1-3). Bizim çalışmamızda her iki olguda da kitlelerin yerlişim yerleri sırasıyla birinci olgumuzda sağ epididim başı, ikinci olgumuzda ise sağ epididim kuyruk ve spermatik kord uzanımı göstermekte idi.
Adenomatoid tümörler, klinik prezantasyon olarak genelde ağrısız ve insidental olarak saptanmalarına rağmen nadiren semptomatik olurlar (4-5). Bizim bir olgumuzda kronik skrotal ağrı semptomları mevcuttu. Diğer olgumuz ise asemptomatik olup infertilite nedeniyle yapılan taramalarda insidental olarak saptandı.
Semptomatik olan olgumuzun ağrı şikâyeti, aynı tarafta eşlik eden varikosel ile ilgili olabileceği düşünüldüğünde, her iki olgumuzdaki klinik bulgular literatür ile uyumlu şekilde asemptomatik olarak yorumlandı.
Hastalığın görülme sıklığı 2.-5.dekadlarda artmakta olup, en sık olarak 4. dekadda görülmektedir. Kitle boyutları 0,5-5 cm
arasında değişmekte olup genellikle 2 cm’nin altındadır (4,6).
Bizim her iki olgumuz da 2-3. dekadlar arasında idi. Kitle boyutları sırasıyla birinci olgumuzda 2.5 x 1 cm, ikinci olgumuzda ise 3.5 x 1 cm olarak saptandı. Her iki olgumuzda da, saptanan lezyonların boyutları ve patolojinin görülme yaşları yönünden değerlendirildiğinde, literatür ile farklılık saptanmadı.
Bu olguların genellikle infertilite tanısı ile başvuran genç ve orta yaş döneminde olması nedeniyle, saptanan skrotal bir kitleye doğru tanı konarak, gonad koruyucu tedavilerin planlanması önemlidir (7). Ekstratestiküler solid ve kistik kitleleri kolayca saptayabilen US, tanıda önemlidir. Adenomatoid tümörlerin US görünümleri değişken (genellikle izoekoik veya hiperekoik, nadiren hipoekoik) ve homojen dağılımlı solid ve mikrokistik yapılardan oluşmuş görünümü, tanısal açıdan önemlidir (3). Bizim olgularımızda ise, epididimal AT’nin sonografik bulguları;
homojen dağılımlı solid-mikrokistik yapılardan oluşmuş iyi sınırlı, lobüle konturlu, epididime göre hafif hipoekoik, zayıf arka duvar parlaklığı gösteren kitleler şeklinde izlenmiştir. Ultrasonografi ile malign ve benign ayrımı net olarak yapılamadığından, sonografik bulgular örtüşebilir. Bu nedenle, tedavide genelde kitle eksizyonu tercih edilir (8). Her iki olgumuzda da kitleler, literatürde belirtildiği gibi tanısal önemi olan homojen dağılımlı solid ve mikrokistik yapılar şeklinde saptanmıştır. Hastalar ileri tetkik ve cerrahi eksizyonu kabul etmediği için US takibi önerilmiştir.
Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) İncelemesi, ekstratestiküler kitlelerin ayırıcı tanısında nadiren gerekebilir.
Kitle lezyonu, T2 A’da testis parankimine göre hiperintens sinyal özelliğinde ve intravenöz kontrast madde enjeksiyonu sonrası kontrast tutulumu gösterir (9). Her iki olgumuz da, MRG incelemesini kabul etmediği için tetkik yapılamadı.
Tümör belirteçlerinin seviyesinin düşük olması ayırıcı tanıda AT’yi destekleyicidir (7). Bizim her iki olgumuzda da AFP, Beta- HCG ve LDH gibi tümör belirteçleri normal sınırlarda saptandı.
Ayırıcı tanısında paratestiküler lipom, liposarkom ve rabdomiyosarkom düşünülmelidir. Lipom hiperekoik ve MR’da yağ intensitesi gösteren homojen kitle şeklinde; liposarkom fluktuasyon gösteren ve yavaş büyüyen ekojen kitle şeklinde Aydın
Resim 2 a-b. Sağ epididim baş ve gövde lokalizasyonunda lobülekon- turlu, iyi sınırlı, solid-mikrokistik yapılardan oluşmuş hipoekoik kitle lezyonu.
Resim 1. Normal sonografik görünümlü sol testis ve epididim (a), sağ epididim baş yerleşimli ve epididime kıyasla hafif hipoekoik, iyi sınırlı, lobülekonturlu, solid-mikrokistik yapılardan oluşmuş kitle lezyonu (b).
a
b
a
b
Düzce Tıp Fakültesi Dergisi 2015; 17(2): 76-78 77
izlenir; rabdomiyosarkom ise hızlı büyüyen, değişken eko yapısında, nekroz ve hemoraji alanları barındıran ve doppler US ile düşük dirençli akım paternleri içeren, agresif seyirli bir kitle olarak izlenir (10). Bizim olgularımızda, tümör markırlarının negatif, sonografik olarak hipoekoik, asemptomatik ve takiplerde boyut değişikliği göstermemesi gibi nedenlerden dolayı, diğer tümöral lezyonlar düşünülmemiştir.
Adenomatoid tümörlerde malign transformasyon görülmemekte ve tam rezeksiyon sağlanamayan olgularda bile rekürrensin gelişmediği bildirilmektedir (11,12).
Sonuç olarak, nadir görülen benin ekstratestiküler skrotal tümörlerden olan AT’lerin, ayırıcı tanısının yapılıp, gonad koruyucu tedavinin düşünülmesinde ve cerrahi sonrası takibinde, US kolay ulaşılabilen, maliyeti düşük, tanısal değeri yüksek,önemli bir görüntüleme yöntemidir.
KAYNAKLAR
1. Akbar SA, Sayyed TA, Jafri SZ, Hasteh F, Neill JS.
Multimodality Imaging of Paratesticular Neoplasms and Their Rare Mimics. RadioGraphics 2003;23:1461-76.
2. Delahunt B, King JN, Bethwaite PB, Nacey JN, Thornton A.
Immunohistochemical evidence for mesothelial origin of paratesticular adenomatoid tumour. Histopathology 2000;36:109-15.
3. Gokçe G, Kılıçarslan H, Ayan S,Yıldız E, Kaya K, Gultekin EY. Adenomatoid tumors of testis and epididymis: A report of two cases. International Urol Nephrol 2001;32:677-80.
4. Woodward PJ, Schwab CM, Sesterhenn IA. From the Archives of the AFIP Extratesticular Scrotal Masses:
Radiologic-Pathologic Correlation. RadioGraphics 2003;23:215-40.
5. Yekeler H, Bozlak N, Orhan İ,Akpolat N, Ergin E.
Adenomatoid Tümör: Epididim. Fırat Tıp Dergisi.
2001;3:352-354.
6. Karyiğit E, Mete Ö, Kılıçaslan I, Uysal V. Paratestiküler adenomatoid tümör: Dokuz olguda morfolojik ve immünhistokimyasal inceleme. Türk Patoloji Dergisi.
2006;22:32-36.
7. Pişkin MM, Güven S, Topbaş E, Toy H, Kılıç Ö,Kılınç M.
Nadir Bir Skrotal Anomali: Epididimin Adenomatoid Tümörü. Selçuk Tıp Derg 2009;25(2):91-3.
8. Dell’Atti L.Ultrasound diagnosis of unusual extratesticular mass: Case report and review of the literature. Archivio Italiano di Urologia e Andrologia 2013;85:1:41-43.
9. Cassidy FH, Ishioka KM, McMahon CJ, Chu P, Sakamoto K, Lee KS, Aganovic L. MR Imaging of Scrotal Tumors and Pseudotumors. RadioGraphics 2010;30:665-83.
10. Baxter GM, Sidhu PS. Ultrasound of the Urogenital System Section 2: Penile and scrotal abnormalities. Theime,2005.
Pp:175-177.
11. Horstman WG, Sands JP, Hooper DG. Adenomatoid tumor of testicle. Urology 1992;40: 359–61.
12. Tammela TL, Karttunen TJ, Makarainen HP, Hellstrom PA, Mattila SI, Kontturi MJ. Intrascrotal adenomatoid tumors. J Urol 1991;146:61–4.
Aydın
Düzce Tıp Fakültesi Dergisi 2015; 17(2): 76-78 78