• Sonuç bulunamadı

İnf ertil kadınlarda Chlamydia trachomatis insidensi ve tubal faktör ile ilişkisi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "İnf ertil kadınlarda Chlamydia trachomatis insidensi ve tubal faktör ile ilişkisi"

Copied!
3
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Eıııl.-Lıııı. ı,e Miııiııınl fıı11tııi1• Cerrnlıi 1995; 2:30-32 JİNEKOLOJİ

İnf ertil kadınlarda Chlamydia

trachomatis insidensi ve tubal faktör ile ilişkisi

Bülent BAYSAL(•), Hasan SERDAROGLU (•,.,.•), Ergin BENGİSU (,.,.,.,.,.), Ali AGAÇFİDAN (•,.,.), Ertuğ KOVANCI(,.,.), Fuat ESEROL (,.,.)

ÖZET

Çalışmamızda infertilite nedeni ile laparoskopik in­

celeme yapılan 52 kadında setvikal mukusta Chlaınydia trachomatis antijeni ve serumda lgG se­

ropozilifliği araştırıldı. Direkt floresan antikor yön­

lemi ile yapılan C. trachomatis antijen tetkikinde 4 olguda (% 8) antijen pozitif bulundu. Laparosko­

pide tubalardan birinde veya ikisinde birden fer­

tiliteyi etkileyebilecek değişiklik saptanan 21 ol­

gudan 14'ünde (% 67) C. trachomat.is lgG pozitif bu­

lundu. Tubaları normal olarak değerlendirilen 31 olgunun 4'ünde (% 13) lgG pozitif bulundu. Bu iki grup arasındaki fark istatistiksel olarak arılamlı bu­

lundu (p<0.001). Sonuçlara göre lnfertilite ol­

gularımızda servikal Odamydia trachomatis antijen prevalansı % 8 iken, lgG seropozitifliği % 34.6 ola­

rak bulundu. Buna göre C. trachomatis seropoziti­

vitesi açısından, tubal faktöre bağlı infertilite ol­

gularında lubaları normal olanlara göre istatistiksel anlamlı bir fark bulundu (p<0.001).

Anahtar kelimeler: Chlamydia trachomatis, infertilite

GİRİŞ

Tubopcritoncal patolojiler infertilile etiyoloji­

sinde % 35-40 oranında büyük bir yer tut­

ın.ıktndır. Bu patolojilerin etyopatogenezindc pdvik enfeksiyonlar, abdomino-pelvik ope­

rasyonlar ve endometriozis başlıca rol oy- (•) (·) İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Kadm Hastalıkfarı ve

!J!?ğl!m Anabilim Dalı, Uz. Dr.

(••) I.U. lstımbul Tıp Fakültesi Kadı.n Hastalıkları ve

!)gğunı Anabilim Dalı, As. Or.

( .. •) I.U. lstanbul Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, U:.ı. Dr.

("") İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve

!)gğl!m An.ıbilim Dc1lı, Doç. Dr.

(' .. ") I.U. lshlnhul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilinı Dalı, rror. Dr.

96

SUMMARY

Tlıe iııcirlcııcc of Clılnıııydin trnrlıomntis iıı iııfcrtile wom(•ıı mut nssociaticm wiflı l'ııbnl fnctıır

in 52 women, while their laparoscopic evalualions because of inferlilily, Chlamydia tradıomalis an­

tigen posilivily in ccrvical cana! .ınd scropositivity for· lgG was searchcd. in 4 patienls (8 %) C. lrac­

hoınalis was found in cen1ical canal wilh direct flu­

orescence antibody testing. in laparoscopic eva­

luations of 21 palients unilateral. or bilateral palho­

logy was detecled ;ınd in 14 of these patients (67 %) lgG seropositivity was found. lgG p_ositivity in 31 patients with nom1al tubes was 13 %. The differenl'e between lhese two groups was found stastically sig­

nificant (p<0.001). According to our resulls, in in­

fertilily cascs, the prevalance of C. trachomatis was 8

% and lgG seroposilivily was 34.6 %. /\s a result, we found a sıatistically significaııl differencc according lo C. trachonı.ıtis seropositivity belween hıb.ıl factor related infertility cases and c.ıscs wilh normal lubes.

Key words: Chlamydia lrachomatis, inferlility

namakl.ıdırlar. l'l'lvik <.·nfcksiyoıı dkcııkri .ırn­

sınd.ı Chlnmydia trnchonıiltisin iindc gelen etken mikrnorgani:ı.mnlnrd.-ııı olt-luj!,u bilinmek­

tedir. Genit.ıl chlamydia enfeksiyonlarının in­

ferlililc ıwtkni ol;ıbill'çl•ği birı;ıık çalı�mndn bil­

dirilmiştir U,2,3l. 13unun bilinmesine k.ırşın C.

trachoınatisin sebep olduğu salpcnjit .ıtak­

larının çoğunun asemptomcıtik seyretmesi, so­

nuçta tuba patolojisi ile kcırşımı%a çıkcın olgu sc1- yısını arttırmclktadır. Tub.ıl pcıtoloji ile Chlamydia trnchomc1tis seropozitifliği ara­

sındaki ilişki, ilk olarnk 1Y79 yıltnd;ı Punnonen tcırafındc111 rapor �dilmiştir <4>. Tubc1l patolojinin salpenjit atakları sc1yısı ile ilişkili olduğu öne sürülmüştür (5>.

(2)

IJ. flııys"/ t�· ıırk. İııfcrtil k11rlııılıırıln Clılıııııyıliıı ımclıııııııııis iıısid,·ıısi ııc lıılıal faktör ile ilişkisi

Sonuçt<l, intramun:ıl fibrozis, fimbrial fimozis, hidrosnlpenks vcy<l pcrittıbcr adezyonlnr olu­

şarnk tuba disfonksiyonuna sebep olduğu öne süri.ilmüştür <M. Chlamydia trnchoımıtisin en­

dometrium ve endoserviknl kanalda da de­

ğişikliklere sebep olduğu bildirilmiştir <7>. Biz de kendi infertilite olgularımızda servikal ka­

nald<l nntijen prcvalansl<lrıııı ve tubnl patoloji snptannn olgıılardnki C. trnchonıatis lgC :-l'­

ropo:ı.itifliğiııi saptam<lyı nm;ıçlndık.

MATERYEL ve METOD

İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları Ana­

bilim Dalı, Reprodüktif Endokrinoloji ve İn­

fcrtilitc Bilim Dalı polikliniğine müracaat eden olgulardan histerosalpingografilerinde (HSC) tuba patolojisi olduğu rapor edilen veya HSG' leri normal olmasına karşın laparoskopik in­

celeme karnrı verilen 52 olgunun laparosko­

pileri yapıldı.

Çalışımımız, ·ı Haziran 1994 ile 1 Ocak 1995 ta­

rihh:ri .ırasında prospektif olnrnk düzı.:nlcndi.

Olguların pelvik enfeksiyon geçirip ge­

çirmediklerini de sorgulayan anamnezleri kay­

dedildi. Folikülcr fo:ı.da ynpılnn lnparo:,;kopikr öncesinde olguların scrvikal kanalından direkt florcsan antikor yöntemi ile ç;ılışılmak üzere ör­

neklemeleri yapıldı, ayrıca serumları lgC ırn­

tikorlarının ELISA yöntemi ile araştırılması için

;ılındı. Bu tetkikler Mikrobiyoloji Annbilinı Dalı lnborntuarıııd;ı yapıldı.

Laparoskopik inceleme sırasında ileri evre en­

dometriozise bağlı tuba pr1tolojisi olan olgular çalışmr1 dışı bırakıldılar. Diğer olgulr1rda tub;ı geçirgenliği diluc metilen mavisinin geçmesi­

nin gözlenmesi ile değerlendirildi. Perituber adczyonlar, finıbrial fimozis, hidrosalpenks, fimbriaların over ve periton ile adezyonl;ırı gibi patolojiler knydcdildi, nynı zamanda buıılnr operasyon sırasında giderildiler. İstı:ıtistiki kar­

şılaşhrmalar chi-square testi ile yapıldı.

BULGULAR

Hastalnrın yaş ortalaması 27±4.6 (21 ile 36 ara­

sında deği:;;mektcdir). Hast<lların hiçbirisi daha

Tablo 1. Tubal faktör ile seropoziıiflik arasındaki ilişki

Tubal paıoloji Vi\r 21 olgu Tubal paıoloji yok 31 olgu

• p<0.001

lgG + 14 olgu(% 67)' lgC + 4 olgu(% 13)

önce doğum yapmamıştı ve hepsinin ilk ev­

lilikleri idi. lnfertilite siireleri 2 yıl ile 13 yıl .ıra­

sında değişmekte idi. Olgular, laparoskopik in­

celemeleri sonucunda unilatcral veya bilatcrnl patoloji olmasına bakılmaksızın tuba patolojisi saptananlar ve saptanmayanhır olarc\l< iki gruba ayrıldılı,r. Buna göre �2 olgunun tul;>al pcıtoloj(

olup olmamasına ye bu grµplardaki se­

ropozitiflik oranlarına göre c!ağıhmı Tablo 1 'de görülmektedir.

Tl!ba patolojisi saptanan 3 olguda geçirilmiş pe­

rihepatitise (Fitz-Hugh-Curns s�ndromu) b,ı�lı karaciğer ile diafram arasınqa J:>arıt şeklinde adezyonlar göri.jJdü. ServikaJ !<analdan cllınan örneklerde

ol�dan 4'ünqe (% 8 antijeı1 po­

zitif bulundu. Şervikal )<ana! antijE:n pu:,dtjfligi ile iki grup <}raşını:ta anlamlı

Pir

�oreJasyop b4- lunmazken, tubc} patolojisi il� CJ1lamyd ia se­

ropozitifliği clnısında tubc1 pcıto!ojisi sap­

tanmayanlara oranla istatistiki qlarak anlamlı bir fark saptandı (p<0.001).

TARTIŞMA

Son yıllarda cinsel temasla bulaşan has­

talıklann başında Chlamydia trachomatis en­

feksiyonunun geldiği kabul edilmektedir. Pcl­

vik enflamatuar hastalık etiyolojisindeki rolti anlaşılmasına karşın asemptomatik seyreden enfeksiyon oranının fazla olması, daha sonra tuboperitoneal infertilite ve ektopik gebelik gibi sekellerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

Bu sekellerin, geçirilen pelvik enfeksiyon atak­

ları sayısı arttıkça daha sıklıkla karşımıza çık­

tığı bildirilmiştir. Bir kez pelvik enfeksiyon ge­

çirenlerde infertilite oranı % 6.1 iken, bu oran üç veya daha fazla atak geçirenlerde % 54'e çık­

maktadır <6>. Tuba! faktöre bağlı infertilite ile genital Chlamydia enfeksiyonları arasındnki ilişki 1979 yılından beri birçok çalışmada gös­

terilmiştir. Buna rağmen hastaların pelvik en- 97

(3)

fcksiyon atakları larir etmemeleri dikkat çek­

miştir. 13iziın çalışına grubumuzda daha önce eklopik gebelik geçirdiğini belirten iki olgu dı­

şında, pelvik ımfeksiyon atağı tarif eden bu­

lunmamıştır. Ruijs ve ark. bu nedenle yaptıkları nrnştırmalcırmda cinsel temasla veya çok part­

nerliliklc açıklayamadıkları tuba! patoloji ve Chlamydia seropozitifliğini eııdojen olarak ge­

lişen patolojiler ol,ır.ık yorumlnmışlnrdır, fokal bu konu tartışmalıdır <8>. Tuba hasarı saptanan ol�tı !arda çeşitli çnlışmnlarda değişen oranlar­

da Chlamydia seropozitifliği bildirilmiştir, aynı zamanda tuba patolojisi saptanmayan olgulara oranla belirgin ornnda daha yüksek seropozitif­

lilik olduğu öne sürülmüştür (5,9,10,11,12>.

13iz de çalışmamızda iki grup arasında belirgin bir fork ve tubal faktöre bağlı infcrtilite oln­

bileceği düşünülen endometriozis dışı olgular­

da yüksek seropozitiflilik (% 67) saptadık. Tüm infcrtilite grubunda saptanılan Chlamydia trnc­

homatis lgG po7.itifliği (% 34.6) diğer birçok ça­

lışma ile uyumlu bulundu O 1,12>.

Scrvikal kanalda Chlaınydia antijeninin görül­

me sıklığı özellikle endüstrileşmiş topluluklar­

da daha yüksek bulunurken, daha önce Tür­

kiye'de infertilite hastalarında yapılan bir ça­

lışmada bu oran % 8.5 olarak bildirilmiştir (13>.

Biz de iJıfertilite olgularımtZda bu orana benzer bir (ırnndn antijen saptadık (% 8). Bu ornnııı semptumatik olgularda ve hayat kadınlarında çok daha yüksek oranlara ulaştığı bilinmek­

tedir.

Diğer birçok çnlışmaya uyumlu olarak bu ça­

lışmnmızdn elde ettiğimiz veriler, genitnl Chlamydia trachomatis enfeksiyonlarının tubal faktöre bağlı infertilitc gelişiminde önemli rolü olduğunu desteklemektedir. Ayrıca ileriye dönük olarnk, Chlamydia enfeksiyonlarının tuba epiteli ve cndometrium üzerinde olumsuz etkileri olabileceği ve tuba! obstrüksiyon veya Alındığı tarih: 15 Şubat 1995 . .. .

�azışma adresi: Uz. Dr. Bülent Baysal, I.U. \st.ınbul Tıp

f.ık. Kndın Hnstalıkl.ırı ve Doğum ABD, Çapil-1Stımbul

98

/'ıııl.-l 1111. ,,,. Mııııııı,ıl /ııı�ı:ıı• C,·ı·ııılıi 199:ı; 2 . .l// .l:?

başb bir palııluji s.ıpl,ının,ınH� çillkrde de fcr­

tilite açı$ıııdan olumsuz etkileri olup ol­

madığının incelı:nmesi �crckliği kanısındnyıı ..

KAYNAKLAR

1. Ancstad C, Lunde O, Mocn M, Dalaker K. lıı­

fertility and Chlanıycfüıl iııfections. Fertil Steril 1987;

48:787-90.

2. Egcrl KW, Gcrhard I, Nilthcr H, Tilgcıı W, Ruıı­

ncbuııı 13. Chlamydial infcclions- n fcm:ılc nııd/(ır malt· iııfl•rlilily foclor. Fl•rlil Slı•ril 1990; S:1:10:17-9.

3. Kilnc JL, Woodlilnd RM, Forscy T, Uilrougar S, Eldcr MC. Evidl•nn• of Chlnıııydi.11 iııfcclioıı in in­

fcrtilile woıııcıı wilh .1nd witlıoul fallopian tubc ob�­

lructioıı. r:ertil Steril ·1984; 42:843-5.

4. Moore DE, Spadoni LR. lnferlility iıı woıncn. 111 :-ı.·xıı,ılly lr,ı11sıııilkd disc,ıSl'S. falitcd by l lolıııcs KK, Mardlı PA, Sp.1rling Pr, Wicsner PJ. New York, Mc Graw l lill, 19fl4; 763-7.

5.Punnonen R, Tcrho P, Nikkilııen V, Meurınan O.

Clılnnıydi:ıl o;crology iıı iııfcrtilc wonıcn by _inı­

nıunofluorcsccııcc. Fcrlil Sıcril 1979; 31 :656-60.

6. Joseplı C, Pastor K il: Obstetric :ınd Cynecologic lııkcıious rnsı·nsı·. 19llı\;-191-'i07.

7. Fcdelc L, Acaia B, Ricciardello O, Marchini M, Benzi-Cipclli R. Rccovcry of Chlnmydi.1 trachomatis from thc cııdoıııelria of wonıen witlı uncxplnined in­

fertility. J Rcprod Med 1989; 34:393-396.

8. Ruijs CJ, Kauer MF, Jager S, Schroeder FP, Sclıriııı J, Kreıncr J. Furllıcr dclnils oıı scqtıcll' .ıl lhc ccrvical nnd lubnl levd of Chl.1nıydi;ı lraclıonıııtis in­

fectiun in infcrtilite woıııeıı. Fcrtil Steril 1991; 56:20- 24. 9.Svenson L, Mardh PA, Ahlgrcıı M, et al. Ectopic pregn:ıncy .1nd nııtibodics to Chl;ımydia trachonı.1tis.

Fert i I Steri 1 1995; 44 :313-16.

10. l-leııry-Schet J, Calalan r, Loffredo V, Jilnsoıı MJ, Ucb.ıclıc C, l'igc.ııı C, Coppiıı iL Uıl,ııııydia lrachonı:ıtis nssuci.1lcd witlı chroııic infl.ım.ıtioıı in .ıbdomin;ıl spcciıneııs fronı wonıcıı selccted for ıu­

boplasty. r:crlil Steril 1981; 36:599-602.

11. Cengiz L, Kıy.ın M, Cengiz AT, Aksoy AM,

Kara F, Seçkin L, Kılıç H. Chl.ımydi.ı lraclıonıalis

;ıntigens iıı l'ndoccrvical s:ııııplcs and serum lgC ıııı­

libodi!'s iıı sl!'rilı·-infl'rlilik woıııcıı usiııg 1:lis,ı. Mik­

rııbiyııl-llul 1992; :1:20J-IJ.

12. Roberls RN, Quinıı AJ, Tlıoınpson W, Maw RD, Wyall DE, Bcallic RB. Associntion of Clıl;ımydi.1 lmclıoııı.1tis with tub.11 iııfcrtiliıy. lr J Mcd Sci 1993;

1:24-6.

13. Ertem E, Dereli D, Sc.rter D, Tavmergeıı E, Tav·

nıergen E, Çapanoğlu R. lııfcrtil kadıııl.1rd.ı Clıl.1nıy­

dia traclıoıııatis insidcıısi. Hirk Mikrobiol Ccııı Derg 1991; 1:47.

Referanslar

Benzer Belgeler

Prof.Dr.Bülent Gülekli Prof.Dr.Bülent Gülekli Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim

Teknesyum (Tc99m) perteknetat tiroid sintigrafisi (TS) ve radyoaktif iyot tutulum testi (RIU), bu amaçla yaygın olarak kullanılan yöntemlerdir.. Bu derlemenin amacı, bilimsel

Odaka ve arkadaşlarının lakrimal bezleri diseke ederek kuru göz modeli oluşturdukları ve 4 hafta sonra alkali yaralanma meydana getirdikleri tavşan gözlerinde, retinol

pH'daki çözü ürlüğü, ATLS'de idrarı pH'ı ı 7- 7.5 hedefle esi gerektiği i gösterir.. • Genel olarak, ksantin en az çözünen purin metabolitiyken, ürik asit alkalik

Giriş:Bu çalışmada acil servisimizde pulmoner anjiyografi ile pulmoner emboli (PE) tanısı alan hastaların sosyodemografik- klinik özellikleri ve bu özelliklerin

Birçok klinik izolatta çok çeşitli antibiyotiklere geniş oranda fenotipik direnç gösteren, qac genleri taşıyan plazmidler tanımlanmıştır.. qac genleri antibiyotiklere direnç-

değerle diril iş ve eyi to ografisi çekil iş. • Beyin tomografisinde patolojik bulgu izlenmeyen hasta ı davra ış ozukluğu metpamid yan etkisi, ateşi dehidratasyon

Serum ferritin ve CRP düzeyinin hem PKOS gru- bu içinde hem tüm hasta grubu içinde KVH gelişim riski için prediktif etkisine bakıldığında serum fer- ritin düzeyinin KVH