BİLİMLERİ FEN
SAF MADDELER ve KARIŞIMLAR
SINIF 7.
MADDENİN TANECİKLİ YAPISI Maddenin yapı taşına atom denir.
Atom çerisinde de daha küçük parçacıklar bulunmak- tadır.
Atom içerisinde proton, nötron ve elektron bulunur.
Atomun yapısı Proton
Çekirdekte bulunur.
Yükü (+) dır.
“p” simgesi ile gösterilir.
Nötron
Çekirdekte bulunur.
Yüksüzdür (Nötr).
Kütlesi protonun kütlesine eşittir.
“n” simgesi ile gösterilir.
Elektron
Çekirdek etrafında çok hızlı hareket eder.
Katmanda bulunur.
Yükü (-) dir.
Kütlesi protonun 1/2000 kadardır.
“e” simgesi ile gösterilir.
Tarih Boyunca Atom Hakkında Görüşler 1. Democritus (Demokritus)
- Bu taneciklere bölünemez anlamına gelen atomos adını vermiştir.Bu görüşü bilimsel olarak değil var- sayım olarak söylemiştir.
Democritus‛un görüşü 1.Bütün maddelerin atom- ları aynıdır.
2. Atom görülemez ve bö- lünemez demiştir.
2. John Dalton
Atom hakkında ilk bilim- sel açıklamayı yapan bilim insanıdır.
Dalton‛un görüşü
1. Maddenin en küçük yapı birimi atomdur.
2. Atomlar içi dolu berk kürelerdir.
3. Bütün maddelerin fark- lı cins atomlardan oluş- muştur.
3. J.J. Thomson (Tam- sın)Thomson atomu üzümlü keke benzettiği modelle açıklamıştır.
Thomson‛un görüşü 1. Eksi yükler (elektron- lar) üzüme, kekin kendi- si pozitif yüke (protona) benzetmiştir.
2. Eksi yükler hareket etmemektedir.
3. Atom parçalanabilir.
4. Rutherford (Radır- fort)
Pozitif yüklere proton adı- nı vermiştir. Protonun bu- lunduğu yeri çekirdek de- miştir. Çekirdek etrafında elektronların hareket ha- linde olduğunu keşfetti.
Yaptığı model güneş siste- mine benzetmiştir.
5.Niels Bohr
Bohr atom modeline göre elektronlar çekirdek etrafın- da rastgele dolanmamaktadır.
Elektronlar çekirdeğin belirli uzaklıktaki katmanlarda bulun- maktadır.
Modern Atom Teorisi
Elektronlar çok hızlı hareket et- tikleri için, elektronların yerini belirleyemeyiz. Elektronların bu- lunma ihtimalinin en fazla olduğu yerlere “Elektron Bulutu” denil- mektedir.
1
BİLİMLERİ FEN
SAF MADDELER ve KARIŞIMLAR
SINIF 7.
şiklik olmuştur. -
Bilimsel bilgi zamanla değişebilir. Yani bilimde çoğu zaman kesinlik yoktur.
Bir probleme dair geçici çözüm yolu üretilir ve bu çözüm yolu kısmen doğrulanır ayrıca yeni bulgu- larla desteklenirse teori haline gelir.
Birden fazla atomun aralarında kimyasal bağ yaparak oluşturduğu ikili,üçlü veya daha fazla atom gruplarına Molekül denir.
Aynı atomlar arasında olabileceği gibi farklı atomlar arasında da olabilir.
SAF MADDELER
Saf maddeleri Elementler ve Bileşikler olarak 2 grup-
yollarla kendinden daha basit ve farklı maddelere ay- rılamayan saf maddelere denir.
Bir elementi oluşturan bütün atomların büyüklükle- ri ve atomların arasındaki uzaklık aynıdır. Fakat bir elementin atomları ile başka bir elementin atomlarının büyüklükleri ve atomların arasındaki uzaklıkları fark- lıdır.
Aynı elementten yapılan farklı maddeler de aynı cins atomlardan oluşurlar.
Elementi oluşturan atomların birbirine olan uzaklığı elementin katı, sıvı ve gaz haline göre değişebilir.
Günümüzde bilinen 118 element vardır. Bu elementle- rin 92 tanesi doğada bulunurken geri kalanı da labora- tuvarlarda elde edilen yapay elementlerdir.
Elementler sembollerle gösterilir ve her elementin kendine özgü sembolü vardır. Element sembolü yazı- lırken;
- -
Elementlerin sembollerle gösterilmesinin nedeni, bü- tün Dünya‛da ortak bir bilim dili oluşturmak, bilimsel iletişimi ve yazımlarını kolaylaştırmaktır. Elementle- rin bütün Dünya‛da kullanılan sembolleri aynı olmasına
2
BİLİMLERİ FEN
SAF MADDELER ve KARIŞIMLAR
SINIF 7.
rağmen isimleri dillere göre farklıdır. (Türkçe, Rus- ça, Çince, Japonca da element isimleri farklı olmasına rağmen sembolleri aynıdır).
Bir kısmına elementlerin özelliklerini belirten bir isim (hidrojene Latincede su üreten anlamına ge- len hydro–genes, oksijene, Latincede asit yapan anlamına gelen oxygenium, fosfora Latincede ışık veren phosphorus,
-
Bir kısmına gezegen ve yıldızların isimleri (Nep- tün–Neptünyum–Np, Plüton–Plütonyum–Pu, Ura- nüs–Uranyum–U)
Bir kısmına da çeşitli kıta, şehir ve ülke isimleri (Avrupa–Europyum–Eu, Amerika–Amerikyum–Am, Kaliforniya–Kaliforniyum–Cf, Fransa– Fransiyum–
Fr) verilmiştir.
Elementlerin sembolleri belirlenirken, elementlerin mıştır. -
Elementler belli bir sisteme göre sıraya dizilmişler- dir. Bu sisteme göre ilk 20 elementin ismi ve sembolü aşağıdaki gibidir.
3
BİLİMLERİ FEN
SAF MADDELER ve KARIŞIMLAR
SINIF 7.
Çevremizde gördüğümüz bütün maddeler elementlerin çeşitli şekillerle bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Bir- den fazla elementin belli oranlarda birleşerek oluş- turdukları yeni ve saf maddelere bileşik denir.
Bileşikler kendilerini oluşturan elementlerden tamamen farklı hiptir. -
Tuz bir bileşiktir ve sodyumla klor elementlerinden oluşmuştur. Sod
Bileşikler formüllerle gösterilir. Formülleri yazmak için elementlerin sembollerinden faydalanılır. aşağıda günlük hayatta kullanılan yaygın bileşik örnekleri bu- lunmaktadır.
KARIŞIMLAR
İki ve ya da daha fazla maddenin kimyasal bağ oluş- turmadan bir arada bulunmasıyla karışımlar oluşur.
Karışımı oluşturan maddeler bir araya geldiklerinde özelliklerini kaybetmezler.
Karışımlar, sadece elementten veya bileşikten oluşabileceği gibi hem element hem de bileşikten oluşabilir.
Tuzlu sudaki bileşikler Tuz ve Su‛dur. Lehim- deki elementler Kurşun ve Kalay‛dır. Havadaki ele- mentler ise Azot ve Oksijen, bileşik ise karbondiok- sittir.
Karışımlar aynı tür taneciklerden oluşmazlar. Bu nedenler saf madde değildirler.
Karışımlar, element ve bileşiklerin kimyasal özel- liklerini kaybetmeden bir araya gelmesiyle oluş- tuğundan yeni bir madde değildir.
Karışımlar sembol ya da formülle gösterilemez- ler.
Karışımlar heterojen karışımlar ve homojen karışım- lar olmak üzere iki çeşittir.
Karışımı oluşturan maddeler karışımın her yerine eşit olarak dağılmamışsa bu tür
karışımlara denir.
Heterojen karışımlarda karışımı oluşturan maddelerin tanecikleri birbiri içerisinde dağılmazlar. Bu nedenle karışımı oluşturan maddeler ayrı ayrı görülebilir.
Zeytinyağı-su, tebeşir tozu-su, salata, kükürt-su, kum-su karışımları birer heterojen karışım örneğidir.
Karışımı oluşturan maddeler karışımın her yerine eşit olarak dağılmış ise bu tür karışımlara homojen karışım denir.
Homojen karışımlara dışarıdan bakıldığında tek bir maddeymiş gibi görünür.
4
BİLİMLERİ FEN
SAF MADDELER ve KARIŞIMLAR
SINIF 7.
5
Tuz-su, şeker-su, sirke-su, alkol-su karışımları birer homojen karışım örneğidir.
Lehim (kurşun+ kalay), Madeni para (nikel+ demir+ krom)
Katı-Sıvı Çözeltiler: Şerbet (Su+ şeker+ renklendiri- ci), Burun damlası (Su + tuz)
Kolonya (su + alkol + esans), sir- ke (su + asetik asit)
Gazoz (Su + karbondioksit), Soda (Su + karbondioksit + mineraller)
Hava (Azot + Oksijen + kar- bondioksit)
Çözeltilerde, sıcaklığın arttırılması, katı ve sıvı hal- deki maddelerin çözünme hızını arttırır, gaz çözünen maddenin çözünme hızını azaltır.
Sıcaklık arttırıldığında çözücü ve çözünen madde- yi oluşturan taneciklerin hızları artar. Hızlı hareket eden çözücü maddenin tanecikleri, çözünen maddenin taneciklerin etrafını daha hızlı sararak çözünme ola- yını hızlandırır.
Sıcak suda şeker çözmek, soğuk suda çözmekten daha kolaydır.
Çamaşır yıkarken sıcak su kullanılmasının nede- ni budur. Çamaşır deterjanı kirlerin çözünmesini sağlar. Sıcaklığın artması bu çözünmeyi artırır Bazı durumlarda sıcaklık çözünmeyi azaltır. Ör-
neğin gazozun içinde çözünen karbondioksit gazı- nın çözünürlüğü sıcaklık attıkça azalır. Bu yüzden gazlı içeceklerde “soğuk içiniz” ibaresi bulunur.
Çözünen maddenin tanecikleri küçüldükçe çözünme hızı artar.
;Parçalanmış bir lolipop bütün lolipoptan daha kolay çözünür.
Bir çözeltiyi karıştırmak; Katı ve sıvılarda çözünmeyi hızlandırır, gazlarda çözünmeyi azaltıR.
Bir deneyde yaparken bağımlı değişken,bağımsız de- ğişken ve kontrol edilen değişkenler kullanılır.değişi- minin kişiye bağlı olduğu ve istenildiği gibi değiştiri- lebilen değişkene bağımsız değişken denir.bağımsız değişkene bağlı olarak azalan ya da artan etkiye de bağımlı değişken denir.bir özellik ölçülmek istendiğin- de bazı değişkenlerin sabit kalması gerekir.sabit kalıp iki deney grubunda değiştirilmeyen ve sabit tutulan değişkenlere de kontrol edilen değişken denir.
Sıvı karışımların kaynama noktalarının farklılığından yararlanarak ayrıştırılması yöntemidir. Bir sıvıyı bu- harlaştırdıktan sonra tekrar soğutup sıvı haline ge- tirme işlemidir. Alkol su karışımı bu yöntem ile ayrış- tırılır.
Bu yöntemle karışımlardaki çözücü madde buharlaş- tırılarak karışımdan uzaklaştırılır ve geriye çözünen madde kalır. Tuzlu su ,şekerli su gibi karışımlar bu me- todla ayrıştırılır.
Yoğunlukları farklı olan maddelerin bir araya gele- rek oluşturduğu karışımları ayırabilmek için kullanılan
BİLİMLERİ FEN
SAF MADDELER ve KARIŞIMLAR
SINIF 7.
ayırma yöntemleridir. Karışımları yoğunluk farkına göre ayırma yöntemleri 6‛y ayrılır
Bir çiftçinin hasatından elde ettiği buğdayı samanın- dan ayırması
- Talaş – kum karışımı
Kükürt tozu – kum karışımı
- Zeytinyağı ve suyun birbirinden ayırma hunisi ile ay- rılması
İçme suyundan veya atık sulardan istenmeyen madde- lerin çöktürme yöntemi ile ayrıştırılması
Zeytinyağı üretiminde zeytin posası ve zeytinyağı ay- rışması
Sebze, meyvelerin yıkanması
Evsel atıklardan birçoğu geri dönüştürülebilmektedir.
Geri dönüşümü yapılabilecek başlıca maddeler aşağı- daki gibidir:
Cam ve cam ürünleri (cam şişe, cam tabak vb.)
Kağıt ve kağıt ürünleri (defter, kitap, peçete, gazete, ambalaj kağıtları vb.)
Plastik (pet şişe gibi.) Piller
Akümülatörler Beton
Elektronik atıklar Tekstil
Ahşap
Metal (Alüminyum, demir, bakır, çelik, metal içecek
kutuları vb.)
Evsel atıklardan meyve sebze kabukları, yemek ar- tıkları, odun ve kömürün yanması sonucu oluşan küller geri dönüştürülemeyen atıklardır. Genel olarak kimya- sal atıkların da geri dönüşümü mümkün olmamaktadır.
Geri dönüşüm; çöp olarak gördüğümüz çoğu malzeme- nin yeniden işlenerek yeni ürünler haline getirilmesi sürecidir. Ekonomiye, çevreye katkıları vardır. Geri
dönüşüm, -
Böylece direkt olarak ekonomiye, dolaylı olarak çevreye katkı sağla- nır. Bir malzemenin sıfırdan bir ham madde ile hazır- lanmasının maliyeti ve zorluğu geri dönüşüm sayesinde azaltılabilir. Geri dönüşümüm ekonomik açıdan uygula- nabilir ve çevre açısından etkili olabilmesi için belir- li şartların sağlanmış olması gerekir. Bunlar; yeterli miktarda geri dönüştürülebilir malzeme, bu malzeme- leri atık olmaktan çıkaracak bir sistem, geri dönüştü- rülebilir malzemeleri yeniden işleyebilecek kapasite- de bir işletme ve yeniden hazırlanan malzemeler için potansiyel bir talep olması gerekiyor.
Atık kontrolü ile ilgili kamu ve sivil toplum kuruluşla- rından bazılarının çalışmaları şu şekildedir:
Çevre Koruma Ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı – ÇEVKO, İstanbul‛da yerleşik bir Sivil Toplum Kuruluşu‛dur.
1 Kasım 1992 tarihinde kurulan vakıf; ambalaj atık- larının geri kazanımında Türkiye‛nin önde gelen yet- kilendirilmiş kuruluşu olarak kalmak vizyonunu öngör- mektedir.
ÇEVKO, “Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği” uyarınca, Çevre ve Orman Bakanlığı‛nın 31.03.2005 tarihli kararı ile, her çeşit ambalaj atığı- nın geri kazanımı konusunda “Yetkilendirilmiş Kuruluş”
tur.
Geri dönüşüm konusunda hizmet veren sivil toplum örgütlerinden bir diğeri ise 2010 yılında ambalaj atık yönetimi konusunda yetki almış olan Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı‛dır (TÜKÇEV). Doğal kaynakların özenli ve dengeli kullanılması için çalışmalar yürüten TÜK- ÇEV, çevre duyarlılığı ile ilgili eğitim faaliyetleriyle, proje çalışmalarıyla, panel ve konferanslarla birey ve toplumu aydınlatıcı bilgiler vermektedir.
Ambalaj atıklarının yönetimi konusunda 2014 yılında yetki almış 3. kuruluş Türk Plastik Sanayicileri Araş- tırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı‛dır (PAGÇEV). Vakıf, entegre atık yönetimi çerçevesinde, atık oluşumunun önlenmesi, azaltılması, atığın yeniden kullanımı ve geri dönüşümü alanlarında sürdürülebilir çözümler sunmak adına çalışmalarını yürütmektedir.
6
BİLİMLERİ FEN
SAF MADDELER ve KARIŞIMLAR
SINIF 7.
Atık Kağıt ve Geridönüşümcüler Derneği (AGED), kü- resel ölçekte yürütülen sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında özellikle kağıt geri dönüşümünü ülke için- de en üst düzeye çekmek ve dünyadaki trendleri ve gelişmeleri takip ederek sektör temsilcisi üyelerini bilgilendirmek amacıyla kurulmuştur. Dernek ayrıca halkın geri dönüşümün önemini kavraması amacıyla sosyal sorumluluk projeleri yürütmek, konferanslar ve paneller düzenlemek, sektörün sorunlarını tespit lunmaktadır. Geri dönüşebilir atıkların geri kazanımı - konusunda teknik ve idari altyapının geliştirilmesini sağlamak ve geri dönüştürülebilir hammaddelerin ön- celikle ülke içinde değerlendirilmesi ülke ekonomisine katkı sağlaması için çalışmalar yürütmektedir.
Geri dönüşüm ile ilgili sivil toplum örgütleri, faaliyetle- rini yasal bir zemine oturtabilmek için devlet desteği ve onayı almak durumunda. Bu konuyla ilgili olarak Tür- kiye Cumhuriyeti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı – Atık Yönetim Dairesi sorunlarla yakından ilgilenmektedir.