TARİH Kolay Orta Zor
2
4
6
8
Karacahisar’ın fethinden sonra Dursun Fakih, Karacahisar’da birtakım düzenlemeler yapılması için Osman Bey’in, Selçuklu sultanından izin alması gerektiğini söylemesi üzerine Osman Bey buna karşı çıkarak: “Bu şehri ben kendi kılıcımla aldım. Bunda sultanın ne hakkı var ki ondan izin alayım? Ona sultanlık veren Allah, bana da gaza ile hanlık verdi. Eğer o, ben Selçuk hanedanındanım derse ben de Gök Alp oğluyum derim. Eğer bu ülkeye ben onlardan önce geldim derse Süleyman Şah dedem de ondan evvel geldi.” demiştir. Böylece Osman Bey, kazandığı başarıların kendisine vermiş olduğu güç ile kendisinden üstün olan Selçuklu sultanının onayını almadan hareket etmeye başlamıştır.
Bu parçadan hareketle, Türklerde hâkimiyet anlayışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Kazanılan askeri zaferler bağımsızlıkların kazanılmasında etkili olmuştur.
B) Osmanlı Devleti Selçuklu sultanından bağımsız hareket etmiştir.
C) Osmanlı Devleti Karacahisar’ın fethiyle bağımsızlığını ilan etmiştir.
D) Osman Bey Türk hâkimiyet anlayışında değişikliğe gitmiştir.
E) Karacahisar’ın fethine kadar Osmanlı Devleti Selçuklu Sultanlığına bağlı kalmıştır.
10
12
14
16
18
Osmanlı Devleti’nde çeşitli ayrıcalıklara sahip olan yönetici zümre arasında yer alan ilmiye sınıfı, geniş ayrıcalıklara sahip olmuşlardır. Bütün askerî sınıflara bazı vergilerden muafiyet tanınmış olmakla birlikte ilmiye sınıfı için bu muafiyetin sınırı çok daha geniş tutulmuştur. Askerî sınıfın
“ehl-i örf” kesimini oluşturan kapıkulu ve diğerlerine idam dâhil her türlü ceza verilirken “ehl-i şer” olarak tanımlanan ilmiye mensuplarına verilen en ağır ceza görevden azil veya sürgüne gönderilme cezası verilmiştir.
Bu bilgiye dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?
A) Osmanlı Devleti’nde herkes vergi vermekle mükelleftir.
B) İlmiye sınıfının yönetim alanında da ayrıcalıklı durumu korunmuştur.
C) Osmanlı Devleti’nde yönetimde görevli birden çok sınıf mevcuttur.
D) İlmiye sınıfındakiler askerî sınıfa mensuplarla aynı haklara sahiptir.
E) Osmanlı Devleti’nde idari yapılanma içerisinde sosyal sınıflaşma vardır.
20
22
24
Osmanlı Devleti’nin Balkan topraklarındaki varlığı 1353’te Çimpe Kalesi’nin alınmasıyla başlamış, tarihî süreç içerisinde Balkan topraklarının tamamı Osmanlı hâkimiyetine girmiş, XX. yüzyılın başlarına kadar bu hâkimiyet devam etmiştir. Osmanlı Devleti’nin Balkanlarda uyguladığı idari, dinî, ekonomik ve nüfus politikaları bu hâkimiyetin kalıcı hâle gelmesinde etkili olmuştur.
Bu parçaya göre, aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti’nin Bal- kanlardaki varlığını XX. yüzyılın başlarına kadar sürdürmesini sağlayan etkenlerden biri değildir?
A) Balkan uluslarına inanç özgürlüğü tanıması
B) Fethettiği bölgelere ticari imtiyaz hakkı tanıması
C) İskân politikası ile Balkanlardaki Türk nüfusunu artırması
D) Uyguladığı adil yönetimden bölge halkının memnun kalması
E) Rumeli Beylerbeyliği’ni oluşturarak idari yapılanmayı güçlendirmesi
Osmanlı Devleti’nin kuruluşu ile ilgili birçok tez ortaya atılmıştır. Bu tezler arasında birbiriyle benzer fikirler olmakla beraber birbirinden oldukça farklı bakış açılarını temsil eden görüşler de ortaya atılmıştır. Bu doğrultuda Tarihçi Colin İmber’in görüşleri “ Osmanlıların kökenleri hakkındaki eski ya da çağdaş kuramların hiçbiri kesinlikle kanıtlanamaz. Osman Gazi hakkındaki geleneksel hikâyelerin neredeyse tümü hayal ürünüdür. Çağdaş bir tarihçinin yapabileceği en iyi şey, Osmanlı tarihinin başlangıcının bir kara delikten ibaret olduğunu kabul etmek olacaktır.”
şeklindedir. Ancak 15. yüzyılda Aşıkpaşazade Osmanlı Tarihi eserini nasıl yazdığını şu cümlelerle ifade etmiştir: “Kendimden önce yazılmış eserleri inceledim bu inceleme sonucunda önceki dönemleri kaleme aldım.”
Buna göre Tarihçi Colin İmber ve Aşıkpaşazade’nin görüşleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A) Tarihî meselelerde birbirine zıt görüşler ortaya atılmıştır.
B) Colin İmber, Osmanlı kuruluş kaynaklarını yetersiz görmüştür.
C) Aşıkpaşazade eserini kaynaklara dayandırmıştır.
D) Colin İmber, Osman Bey hakkındaki görüşleri reddetmiştir.
E) Osmanlı kuruluşu efsanelere dayanılarak yazılmıştır.
26
28
Savaşlarda elde edilen esirler devletin ganimeti olarak görülürdü. Bu esirler belli bir askerî eğitimden geçirildikten sonra orduya dâhil edilirdi. Elde ettikleri deneyime göre farklı görevlere de gelebilirlerdi.
Zaman zaman taht değişikliklerinde de etkili olan gulâmlar devletin önemli unsurlarındandı.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi gulâmların özellikleri arasında yer almaz?
A) Satın alınan köle veya savaşlarda ele geçirilen esirlerden oluşmaktaydı.
B) Aldıkları iyi eğitim sebebiyle ilmiye sınıfında yer alarak müderris, kadı gibi görevlere getirilirlerdi.
C) Ücretli asker olup tecrübe kazandıkça siyasi ve idari görevlere getirilebilirlerdi.
D) İktidar değişikliğine sebep olacak güce ulaştıkları olurdu.
E) Askerî teşkilatlanmada çok uluslu yapıdan yararlanılırdı.
30