• Sonuç bulunamadı

5766 SAYILI AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2022

Share "5766 SAYILI AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNDA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN"

Copied!
45
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ

İstanbul, 13 Haziran 2008 SİRKÜLER NO : 2008/55

KONU :

5766 SAYILI

AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUNDA

VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI

HAKKINDA KANUN

İLE VERGİ KANUNLARINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

İSTANBUL, 13.06.2008

(2)

İÇİNDEKİLER

MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ ... 1

İSTANBUL, 12 HAZİRAN 2008 ... 1

I. GİRİŞ ... 1

II. 6183SAYILIAMMEALACAKLARININTAHSİLUSULÜHAKKINDAKANUN’DA YAPILANDEĞİŞİKLİKLER ... 2

1. Kanunun “Terimler” başlıklı 3. maddesine “Tahsil Edilemeyen Amme Alacağı” ve “Tahsil Edilemeyeceği Anlaşılan Amme Alacağı” terimleri eklenmiştir. ... 2

2. Bazı İşlemlerin Amme Alacağı Ödenmeden Yapılamayacağı Konusunda Maliye Bakanlığına Yetki Verilmiştir. ... 3

3. Limited Şirket ortaklarının Amme borçları ile ilgili sorumlulukları artırılmıştır. ... 3

4. Kanuni temsilcilerin Amme borçları ile ilgili sorumluluğu genişletilmiştir. ... 4

5. 100.000,- YTL ve üzeri teminatsız borçlardan dolayı yurt dışı çıkış yasağı ile ilgili düzenleme yapılmıştır. ... 4

6. Amme alacaklarının tecil süresi 36 aya kadar olmak üzere uzatılmıştır. Ayrıca teminat konusu yeniden düzenlenmiştir. ... 5

7. 6183 s. Kanunu’nun geçici 8’nci maddesinin yürürlük süresi uzatılmıştır. ... 6

8. Geçici süreli ve diğer maddelerde yer alan 6183 sayılı Kanunu ilgilendiren düzenlemeler ... 6

III. 193SAYILIGELİRVERGİSİKANUNU’NDAYAPILANDEĞİŞİKLİKLER ... 7

1. Esnaf muaflığının kapsamı genişletilmiştir. ... 7

2. Uçuş ve dalış tazminatları ile ilgili istisna yeniden tanımlanmıştır. ... 7

3. Gelir vergisi mükelleflerince yıllara sari inşaat ve onarma işlerinde beyanname verme süresi yeniden düzenlenmiştir. ... 8

4. Sporculara yapılacak ödemelerle ilgili stopaj (vergileme) oranları yeniden belirlenmiştir. ... 8

5. Kalkınmada öncelikli yörelerde 5084 sayılı Kanun uyarınca gelir vergisi stopaj teşviği uygulanan ücretlilerde, öncelikle asgari geçim indiriminin uygulanması öngörülmüştür. ... 8

6. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hk. Kanun uyarınca kurulan ajansa yapılacak bağışlar GVK ve KVK uyarınca gider yazılabilecektir. ... 8

IV. 5520SAYILIKURUMLARVERGİSİKANUNU’NDAYAPILANDEĞİŞİKLİKLER... 9

1. Yurt içindeki işlemler nedeniyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımının kabulü, 2008 yılından itibaren Hazine zararı şartına bağlanmıştır. ... 9

2. Sigorta ve reasürans şirketlerinin gider kaydedebileceği “Deprem hasar karşılıkları”, “Dengeleme karşılığı” olarak yeniden düzenlenmiştir. ... 10

3. Dernek ve vakıfların ve bazı kamu kuruluşlarının tevkifata tabi bazı gelirleri dolayısıyla iktisadi işletme oluşmayacağı (2008-2015 yılları için) kabul edilmiştir. ... 10

4. Dar mükellef kurumları ilgilendiren ibare değişikliği yapılmıştır. ... 11

V. 3065SAYILIKATMADEĞERVERGİSİKANUNU’NDAYAPILANDEĞİŞİKLİKLER ... 11

1. KDVK’nun 17/4’ncü maddesinde sayılan diğer istisnalar ile ilgili değişiklikler yapılmıştır. ... 11

a. KDVK’nun 17/4-e BSMV istisnası ile ilgili düzenleme... 11

b. KDVK’nun 17/4-g bendinde yer alan hurda metal teslimi ile ilgili istisnada değişiklik ... 11

c. KDVK’nun 17/4-p bendinde düzenlenen istisnada değişiklik ... 12

2. İndirimli orana tabi satışlarla ilgili KDV iadesinde sabit kıymet KDV paylarının iade hakkını kaldırma konusunda Bakanlar Kurulu’na yetki verilmiştir. ... 12

(3)

3. Özürlülere yönelik özel araç-gereç ve özel bilgisayar programlarının KDV istisnası kapsamındaki satışları için satıcılara, yüklenilen KDV’nın indirimi ve iadesi imkanı

getirilmiştir. ... 12

4. KDVK’na eklenen geçici madde 26 ile Birleşmiş Milletler ve OECD ile ilgili KDV istisnası getirilmiştir. ... 13

5. Serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetler KDV istisnası kapsamına alınmıştır. ... 13

VI. 4760SAYILIÖZELTÜKETİMVERGİSİKANUNU’NDAYAPILANDEĞİŞİKLİKLER ... 14

1. Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı listeler GTİP bazında yeniden düzenlenmiştir. ... 14

2. (II) Sayılı listede yer alan taşıtların satışında asgari (alış bedelinden düşük olmayan) ÖTV matrahı uygulaması getirilmiştir. ... 14

3. ÖTV’ne tabi malları alış belgesiz olarak bulundurdukları tespit edilenlere emsal bedel üzerinden cezalı ÖTV tarhiyatı yapılması uygulaması getirilmiştir. ... 15

4. Engellilere yönelik araç satışında (belli sebeplerle yenilemede) ÖTV istisnasının kapsamı genişletilmiştir. ... 15

5. Özel etiketi, işareti, ulusal markeri bulunmayan ya da standartlara uygun olmayan petrol ürünlerini bulunduranlara cezalı ÖTV tarhiyatı uygulaması getirilmiştir. ... 16

VII. 213SAYILIVERGİUSULKANUNU’NDAYAPILANDEĞİŞİKLİKLER ... 16

1. Elektronik kayıt ve belge düzeni ile ilgili verileri Maliye Bakanlığı yerine, Maliye Bakanlığının gözetim ve denetimine tabi olup, çalışma esasları Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir Yönetmelikle belirlenecek bir şirkete aktarma zorunluluğu getirme konusunda Maliye Bakanlığı’na yetki verilmiştir. ... 16

VIII. 197SAYILI MOTORLUTAŞITLARVERGİSİKANUNU’NDA(MTVK)YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER ... 17

1. Sosyal Güvenlik Kurumları ve Kızılay adına kayıtlı taşıtlar istisna kapsamında sayılmıştır. ... 17

2. Zirai ilaçlama uçakları için MTV %25 oranında uygulanacaktır. ... 17

3. Zamanında ödenmeyen MTV’nin ikmalen tarhı öngörülmüştür. ... 17

4. MTV borcunu tecil ettirenler araçlarını fenni muayene ettirebileceklerdir. ... 17

5. Bazı ibare değişiklikleri yapılmıştır. ... 18

IX. 488SAYILIDAMGAVERGİSİKANUNU’NDAYAPILANDEĞİŞİKLİKLER ... 18

1. Karayolları Trafik Kanunu uyarınca kayıt ve tescil edilmiş 2. el araçların satış ve devrine ilişkin sözleşmeler Damga Vergisine tabidir. ... 18

2. Hizmet erbabına hizmet karşılığı yapılan avans ödemeleri de Damga Vergisi’ne tabi olacaktır. ... 18

3. Kamu İhale Kanunu uyarınca idare ile istekli arasında imzalanan çerçeve anlaşması ve buna ilişkin ihale kararı Damga Vergisi’nden istisna edilmiştir. ... 18

4. Uluslararası bazı kuruluşlarla ilgili olarak düzenlenen kağıtlar Damga Vergisi’nden istisna edilmiştir... 19

5. TOKİ tarafından satışı yapılan ve net alanı 80 m2’yi geçmeyen konutlara ilişkin satış sözleşmeleri ve kağıtlar Damga Vergisi’nden istisna edilmiştir. ... 19

6. Cenazelerin yurda sokulması sırasında Gümrük İdaresine verilen kağıtlar Damga Vergisi’nden istisna edilmiştir. ... 19

7. Noterlerde saklanacak nüshalarla ilgili Damga Vergisi istisnası yeniden düzenlenmiştir. ... 20

8. Bazı ibare değişiklikleri yapılmıştır. ... 20

X. 492SAYILIHARÇLARKANUNU’NDAYAPILANDEĞİŞİKLİKLER ... 21 1. Kamu idarelerine verilmek üzere ilgili mevzuatta belirlenen kurallara uyulacağına ilişkin

olarak Noter’de düzenlenecek taahhütnamelerde değer gösterilmesi mecburiyeti

(4)

2. Tapu devirlerinde tapu harcının beyan edilen devir ve iktisap bedelinin gerçek durumu yansıtmaması nedeniyle eksik ödendiğinin tespiti halinde, farka tekabül eden vergi %25

nispetinde vergi ziyai cezası ile birlikte tarh edilecektir. ... 21

3. Harç tarifelerine temyiz ve itiraz Harçları eklenmiştir. ... 22

4. Harç tarifelerine transfer fiyatlandırması ile ilgili yöntem belirleme harçları eklenmiştir. ... 22

5. Yapılan ibare değişiklikleri ve diğer hususlar. ... 23

XI. DİĞERKANUNLARDAYAPILANDEĞİŞİKLİKLER ... 23

1. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20. maddesinde yapılan değişiklikle tescil edilmiş araçların satış ve devirlerinin (2. el işlemler), trafik tescil şube veya bürolarında yapılması uygulaması getirilmiştir. ... 23

2. 5411 Sayılı Bankacılık Kanununa TMSF ile ilgili olarak iki geçici madde eklenmiştir. ... 24

3. 5667 sayılı Kanun uyarınca İmarzedelere ödenecek tutarlar ile ilgili düzenleme yapılmıştır. ... 25

4. 6802 Sayılı Gider Vergileri Kanununda sigorta aracıları ile ilgili değişiklik ve düzenleme yapılmıştır. ... 25

5. İl Özel İdaresi ve Belediye Kanunlarındaki muafiyet maddeleri yeniden düzenlenmiştir. ... 26

SİRKÜLEREKİ: ÖZELTÜKETİMVERGİSİKANUNU’NAEKLİLİSTELER ... 28

(5)

I. GİRİŞ

06 Haziran 2008 tarihli mükerrer Resmi Gazete’de yayınlanan “5766 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile aşağıda sayılan Kanunlarda çeşitli değişiklikler yapılmış ve/veya bazı hükümleri yürürlükten kaldırılmıştır.

1- 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun 2- 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu

3- 197 Sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu 4- 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu

5- 492 Sayılı Harçlar Kanunu

6- 3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu 7- 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu

8- 5393 Sayılı Belediye Kanunu

9- 2548 Sayılı Gemi Sağlık Resmi Kanunu 10- 2985 Sayılı Toplu Konut Kanunu 11- 5682 Sayılı Pasaport Kanunu 12- 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu

13- 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 14- 4760 Sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu 15- 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu

16- 5667 Sayılı Kanun (İmar Bankası ile ilgili) 17- 6802 Sayılı Gider Vergileri Kanunu

18- 5706 Sayılı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hakkında Kanun

Öte yandan 5766 sayılı Kanunun 27’nci maddesi ile yukarıda sayılan mevzuatta yapılan değişikliklerin farklı tarihlerde yürürlüğe girmesi öngörülmüş olup, yürürlüğe giriş tarihleri aşağıda tarihler itibariyle gösterilmiştir.

a) Kanunun yayımını izleyen ayın başında, (Yürürlük tarihi 01.07.2008)

b) 31/12/2007 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, (Yürürlük tarihi 31.12.2007)

c) 01/01/2008 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, (Yürürlük tarihi 01.01.2008)

ç) 2008 yılı kazançlarına da uygulanmak üzere yayımı tarihinde, (Yürürlük tarihi

(6)

d) 06/06/2008 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde, (Yürürlük tarihi 06.06.2008)

e) Yayımını izleyen gün, (Yürürlük tarihi 07.06.2008)

f) Yayımını izleyen ikinci ayın başında, (Yürürlük tarihi 01.08.2008) g) 01/07/2008 tarihinde, (Yürürlük tarihi 01.07.2008)

h) Yayımı tarihinde, (Yürürlük tarihi 06.06.2008)

5766 Sayılı Kanunla yukarıda sayılan mevzuatta yapılan değişiklikler aşağıdaki bölümlerde ilgili Kanunlar itibariyle açıklanmıştır. Her bir bölümde yapılan düzenlemelerin yürürlüğe giriş tarihleri de ayrıca belirtilmiştir.

II. 6183 SAYILI AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN’DA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

1. Kanunun “Terimler” başlıklı 3. maddesine “Tahsil Edilemeyen Amme Alacağı” ve “Tahsil Edilemeyeceği Anlaşılan Amme Alacağı” terimleri eklenmiştir.

5766 sayılı Kanunun 1’nci maddesi ile 6183 sayılı Kanunun 3’ncü maddesinde düzenlenen para cezaları terimi yeniden düzenlenmiştir. Buna göre, para cezaları terimi, adli ve idari para cezalarını ifade etmektedir. Değişiklikten önceki tanımlamada ise “para cezaları terimi, amme, tazminat inzibati mahiyette olsun olmasın bütün para cezalarını” ifade etmekteydi.

Öte yandan AATUHK’nun 3’ncü maddesine aşağıdaki iki yeni kavram eklenmiştir.

"Tahsil edilemeyen amme alacağı terimi:

Amme borçlusunun bu Kanun hükümlerine göre yapılan mal varlığı araştırması sonucunda haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine rağmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını,

Tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı terimi:

Amme borçlusunun haczedilen mal varlığına bu Kanun hükümlerine göre biçilen değerlerin amme alacağını karşılayamayacağının veya hakkında iflas kararı verilen amme borçlusundan aranılan amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerinin herhangi bir aşamasında amme borçlusundan tahsil edilemeyeceği ortaya çıkan amme alacaklarını,

… ifade eder."

Tanımlamalarda yapılan bu değişiklikler, 5766 sayılı Kanunun 27/h maddesi uyarınca yayımı (06.06.2008) tarihinde yürürlüğe girmiştir.

(7)

2. Bazı İşlemlerin Amme Alacağı Ödenmeden Yapılamayacağı Konusunda Maliye Bakanlığına Yetki Verilmiştir.

5766 sayılı Kanunun 2’nci maddesi ile, AATUHK’na 22/A maddesi eklenmiştir.

Yayımı (06.06.2008) tarihinde yürürlüğe giren bu madde ile aşağıdaki ödemeler ve işlemler yapılmadan önce Maliye Bakanlığı tahsil dairelerine vadesi geçmiş borcu bulunmadığına ilişkin belge alınması zorunluluğu getirme konusunda Maliye Bakanlığı’na yetki verilmiştir.

Maliye Bakanlığı, zorunluluğun kapsamını, usul ve esaslarını belirleme konusunda yetkilidir.

Ayrıca aynı maddenin ikinci fıkrası ile, zorunluluğa aykırı hareket eden kurum ve kuruluşlara 2.000,- YTL tutarında idari para cezası kesilecektir. Düzenlemeye göre, Maliye Bakanlığı aşağıda belirtilen ödemeler ve işlemler yapılmadan önce “borcu yoktur” şeklinde bir belge alınması zorunluluğu getirebilecektir.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamına giren kurumların, bu kanun kapsamında hak sahiplerine yapacakları ödemeler,

Devlet yardımları, teşvikler ve destek ödemeleri

Harca tabi bazı işlemler,

Bina inşaat harcı ve yapı kullanma izin harcına konu işlemler,

Yasada çerçevesi belirlenen konuyla ilgili olarak Maliye Bakanlığı tarafından henüz bir düzenleme yapılmamıştır. Bakanlığın bir düzenleme yapması halinde konu Şirketimizce çıkarılacak bir sirküler ile siz değerli müşterilerimize iletilecektir.

3. Limited Şirket ortaklarının Amme borçları ile ilgili sorumlulukları artırılmıştır.

Limited şirket ortaklarının, ortağı olduğu Şirketin vergi borçlarından dolayı sorumlulukları, 6183 sayılı AATUHK’nun 35’nci maddesinde düzenlenmiştir. AATUHK’nun 29.07.1998 tarihinde yürürlüğe giren 4369 sayılı Kanun ile değişik 35’nci maddesi aşağıdaki gibidir.

“Limited şirket ortakları, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.”

5766 sayılı Kanunun 3’ncü maddesi ile maddede kapsamlı bir değişiklik yapılmış, maddeye iki yeni fıkra eklenmiştir. Maddenin 06.06.2008 tarihinden itibaren yürürlükte olan yeni hali aşağıdaki gibidir.

“Limited Şirketlerin Amme Borçları Madde 35-

Limited şirket ortakları, şirketten tahsil imkanı bulunmayan şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulurlar.

Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.

Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra

(8)

Madde değişikliğinden de görüleceği üzere, 6183 sayılı Kanunun 35’inci maddesinde yer alan "şirketten tahsil imkanı bulunmayan" ibaresi "şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan" şeklinde değiştirilmiştir. Maddenin yeni halinde geçen kavramlar, Sirkülerimizin II-1 bölümünde açıklanmıştır.

Diğer taraftan, Limited Şirketlerde hisse devrinin olması halinde, devir tarihinden önceki dönemlere ait vergi borçlarından dolayı, eski ve yeni ortakların müteselsilen sorumlu olması esası getirilmiştir. Aynı esas amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihlerde farklı ortakların bulunması halinde de geçerli olacaktır.

Öte yandan yapılan değişiklikler yasanın yayımı tarihi (06.06.2008) itibariyle ödenmemiş vergi borçlarını da kapsamaktadır.(5766 sayılı Kanun, Geç. md.1)

4. Kanuni temsilcilerin Amme borçları ile ilgili sorumluluğu genişletilmiştir.

5766 sayılı Kanunun 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren 4’ncü maddesi ile, 6183 sayılı AATUHK’nun “kanuni temsilcilerin sorumluluğu’nu” düzenleyen Mükerrer 35’nci maddesine aşağıda yer alan iki fıkra eklenmiştir.

"Amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya teşekkülü idare edenlerin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahıslar, amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulur.

Kanuni temsilcilerin sorumluluklarına dair 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan hükümler, bu maddede düzenlenen sorumluluğu ortadan kaldırmaz."

Yapılan eklemeler ile, tüzel kişilerde verginin doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihteki vergi borçlarından kimin sorumlu tutulması gerektiği konusu açıklanmıştır. Öte yandan yapılan değişiklik yasanın yayımı tarihi (06.06.2008) itibariyle ödenmemiş vergi borçlarını da kapsamakta olup, 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.(5766 sayılı Kanun, Geç. md.1)

5. 100.000,- YTL ve üzeri teminatsız borçlardan dolayı yurt dışı çıkış yasağı ile ilgili düzenleme yapılmıştır.

Vergi borcunu ödemeyenler için öngörülen yurt dışı çıkış yasağı uygulaması, 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 22’nci maddesinde "... vergiden borçlu olduğu pasaport vermeye yetkili makamlara bildirilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmez." şeklinde düzenlenmişti. Anayasa Mahkemesi, “vergiden borçlu olduğu pasaport vermeye yetkili makamlara bildirilenlere” ibaresini Anayasa’ya aykırı bulmuş ve iptal etmiştir (E.2007/4 K.2007/81 T.18.10.2007; Resmi Gazete’de yayımlanma tarihi 08.12.2007). İptal hükmünün 6 ay sonra (08.06.2008 tarihinde) yürürlüğe girmesi öngörülmüştür.

Öte yandan 5766 sayılı Kanunun 5’nci maddesi ile 100.000 YTL ve üzeri teminatsız borçlar için “yurt dışı çıkış yasağı uygulaması” bu defa AATUHK’na eklenen 36/A maddesinde 06.06.2008 tarihinden geçerli olmak üzere düzenlenmiştir. Uygulamanın esasları aşağıdaki açıklanmıştır.

 Devlete ait olan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu kapsamında takip edilen amme alacakları ile bunlara ait zam ve cezalar uygulama kapsamındadır.

(9)

 Ödeme Emrinin tebliğinden itibaren 7 gün geçtiği halde kamu borcu ödenmemiş olmalı veya AATUHK kapsamında ihtiyati haciz kararı alınmış olmalıdır.

 Alacakla ilgili teminat olmamalıdır.

 Yurt dışı çıkış tahdidi, alacaklı kamu idaresinin yazılı talebi üzerine konulmalıdır.

 Alacak tutarı en az 100.000,- YTL olmalıdır. (Bakanlar Kurulu bu tutarı 50.000 - 1.000.000 YTL arasında belirleme yetkisini haizdir.)

Yurt dışı çıkış yasağı aşağıdaki hallerden birinin mevcut olması halinde, alacaklı amme idaresinin talebi üzerine ilgili makamlar tarafından kaldırılır. (Yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmış olması yeniden tatbik edilmesine engel değildir.)

 Amme alacağına karşılık teminat alınması,

 Alacağın tecil edilmesi,

 Borçlunun aciz halinin tespit edilmesi,

 Yargı mercilerinin alacağın takibinin durdurulmasına karar vermesi,

 Takibin durdurulmasını gerektirir diğer sebeplerin varlığı,

 Hastalık, iş bağlantısı gibi haklı sebeplerin yasağı uygulayan makam tarafından uygun bulunması,

Yurt dışı çıkış yasağı uygulaması ile ilgili usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. Öte yandan, Pasaport Kanunu’nun 22’nci maddesinin iptal edilen düzenlemesine göre haklarında yurt dışına çıkma yasağı bulunan kişilerle ilgili olarak ne gibi bir işlem yapılacağı konusu yasada açık değildir.

Yurtdışı çıkış yasağı, amme borçlusuyla amme alacağının ödenmesinden sorumlu olan ve 6183 sayılı Kanuna göre amme borçlusu sayılan kişiler hakkında da aynı esaslara göre uygulanacaktır.

Diğer taraftan 5766 sayılı Kanunun 16’ncı maddesi ile “vergiden borçlu olduğu pasaport vermeye yetkili makamlara bildirilenlere” ibaresi de Pasaport Kanunu’nun 22’nci maddesi metninden çıkarılmıştır. Diğer taraftan, Pasaport Kanunu’nun 22’nci maddesinin vergi borcuyla ilgili düzenleme dışındaki kısımları hâlâ yürürlüktedir.

6. Amme alacaklarının tecil süresi 36 aya kadar olmak üzere uzatılmıştır.

Ayrıca teminat konusu yeniden düzenlenmiştir.

6183 sayılı Kanunun 48’nci maddesinde “Amme alacaklarının tecili konusu”

düzenlenmiştir. Söz konusu maddede 01.07.2008 tarihinden geçerli olmak üzere, 5766 sayılı Kanunun 6’ncı maddesi ile önemli değişiklikler yapılmıştır. Söz konusu yeni düzenlemeye göre, tecil süresi bütün kamu alacakları için en fazla 36 ay olarak yeniden belirlenmiştir.

Değişiklik öncesinde, vergi, resim, vergi cezası gibi bir çok kamu alacağında 24 ay, diğer bazı kamu alacaklarında ise 5 yıl olarak belirlenmişti.

Diğer taraftan, tecil için gerekli ön koşul olan teminat konusu da maddede yeniden düzenlenmiştir. Değişiklik öncesinde, tecil için gerekli ön koşul kamu alacağının tamamı kadar teminat gösterilmesiydi. Oysa, maddenin yeni halinde 50.000,- YTL altındaki alacaklar

(10)

kısmının %50’si oranında teminat aranmaktadır. Öte yandan Bakanlar Kurulu, teminat istenmeyen tutarı 10 katında kadar artırma, yarısına kadar indirme ve alacaklı amme idareleri itibariyle farklı tutarlar belirleme konusunda yetkilidir.

Maddenin mevcut dört ve beşinci fıkraları da değiştirilmiştir. Dördüncü fıkrada yapılan değişiklik ile, haciz yapılmışsa mahcuz malın, değeri tutarınca teminat yerine geçeceği kuralı korunmakta, ancak bu durumda hacizlerin hangi hallerde kaldırılacağı ve istenilmesi gereken teminat tutarına açıklık getirilmektedir. Yapılan düzenlemenin Kanunun teminata ilişkin hükümleri çerçevesinde teminat değişikliğine engel teşkil etmediği tabiidir.

Beşinci fıkrada yapılan değişiklikle ise, tecil yetkisini kullanacak ve bu yetkiyi devredecek olan makamların; tecil edilecek amme alacaklarını tür ve tutar olarak belirlemeye, amme borçlusunun faaliyetine devam edip etmediğini esas alarak tecil edilecek alacakları tespit etmeye, tecilde taksit zamanlarını ve diğer şartları tayin etmeye yetkili oldukları hususlarına yönelik açıklayıcı hükümler öngörülmektedir.

Öte yandan tecil süresinin yeniden belirlenmesi dolayısıyla, AATUHK’nun 49’ncu maddesinde yer alan “iki senelik” ibaresi de “kanuni” olarak değiştirilmiştir.(5766 s. Kanun md. 7/a)

7. 6183 s. Kanunu’nun geçici 8’nci maddesinin yürürlük süresi uzatılmıştır.

6183 sayılı Kanunu’nun Geçici 8’nci maddesinde kamu kurumlarının ve borcunu ödemesi kendisini çok zor duruma düşüreceği vergi inceleme raporu ile saptanan mükelleflerin devlete olan borçlarını, gayrimenkul vermek suretiyle ödemlerine imkân sağlamaktadır. 5766 sayılı Kanunun 7/b maddesi ile, söz konusu maddenin yürürlük süresi 2 yıl uzatılmış ve 31.12.2009 olarak yeniden belirlenmiştir. Söz konusu değişiklik, 31.12.2007 tarihinden itibaren yürürlüğe girmektedir. Öte yandan konuyla ilgili olarak Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan A/1 sayılı Tahsilat Genel Tebliği’nin Üçüncü Kısım, Üçüncü Bölüm II’nci alt bölümünde yer alan açıklamalar geçerliliğini korumaktadır.

8. Geçici süreli ve diğer maddelerde yer alan 6183 sayılı Kanunu ilgilendiren düzenlemeler

5766 sayılı Kanunda 5 adet geçici madde bulunmaktadır. Söz konusu maddelerde küçük bir kitleyi ilgilendiren, konular açıklanmıştır. Bu nedenle konular buraya özetlenerek aktarılmıştır.

 Bu maddelerden 1’ncisi ile AATUHK ile ilgili olarak yapılan düzenlemelerin 5766 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle ödenmemiş olan kamu alacaklarıyla ilgili olarak da uygulanacağını düzenlemektedir.

 5766 sayılı Kanununun geçici 2’nci maddesi ile spor kulüplerine borçlarıyla ilgili olarak özel bir tecil imkânı sağlanmıştır. Yapılan düzenlemeye göre, en fazla tecil süresi 10 yıl olarak belirlenmiş ve tecil faiz oranı ise normal oranın (halen geçerli normal tecil faiz oranı aylık %2) 1/6’sı olarak tespit edilmiştir.

Öte yandan tecilin teminatsız olarak yapılması öngörülmüştür. Uygulamadan yararlanmak için son başvuru süresi 30.06.2008 olarak tespit edilmiştir. (Konu ile ilgili olarak ayrıntılı açıklamalar 12.06.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan seri B sıra 2 nolu Tahsilat Genel Tebliği’nde yapılmıştır.)

(11)

 5766 sayılı Kanunun geçici 5’nci maddesi ile elektronik ortamda haciz bildirisini yanıtlamayan üçüncü şahıslara, bildirimleri yanıtlayarak AATUHK’nuun 79’ncu maddesinde yer alan sorumluluktan kurtulma imkânı sağlanmıştır. Bilindiği üzere, 6183 sayılı Kanunun 79’ncu maddesi uyarınca kendisine haciz bildirisi tebliğ edilen 3’ncü şahıslar, malın bulunmadığı veya bir alacağının bulunmadığı şeklinde bir açıklamada bulunmaz ise, mal elinde, borç zimmetinde sayılır ve 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.(6183 s.

Kanun md. 79/3)

 5766 sayılı Kanunun Geçici 3’ncü maddesi ile TC DDY İşletmesi Genel Müdürlüğü’nün alacak ve borçları ile ilgili özel bir mahsup düzenlemesi getirilmiştir.

 5766 sayılı Kanunun geçici 4’ncü maddesi ile kamu üniversite hastanelerinin kamu ile olan borçlarının kapatılmasına dönük özel bir düzenleme yapılmıştır.

Öte yandan 5766 sayılı Kanunun 14’ncü maddesi ile 2548 sayılı Gemi Sağlık Resmi Kanunu’na ekleme yapılmış ve Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğü’nün para cezası dışındaki gelirleri hakkında, 6183 sayılı AATUHK hükümlerinin uygulanacağı ifade edilmiştir. Söz konusu düzenleme yayımı (06.06.2008) tarihinde yürürlüğe girmiştir.

III. 193 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 1. Esnaf muaflığının kapsamı genişletilmiştir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun (GVK) 9’ncu maddesinde “esnaf muaflığı”

konusu yer almaktadır. 5766 sayılı Kanununun 8/a maddesinde yapılan düzenleme ile aşağıda sayılan faaliyetler esnaf muaflığı türlerine dahil edilmiştir. Buna göre,

“7. Ticari işletmelere ait atıkları mutat olarak veya belli aralıklarla satın alanlar hariç olmak üzere, bir işyeri açmaksızın kendi nam ve hesabına münhasıran kapı kapı dolaşmak suretiyle her türlü hurda maddeyi toplayarak veya satın alarak bu malların ticaretini yapanlara veya tekrar işleyenlere satanlar;”

esnaf muaflığından yararlandırılmış ve gelirlerinin Gelir vergisinden muaf olması sağlanmıştır. Yapılan düzenleme 01.07.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girmektedir.

2. Uçuş ve dalış tazminatları ile ilgili istisna yeniden tanımlanmıştır.

5766 sayılı Kanunun 8/b maddesi ile, GVK’nun 29/2’nci maddesine yeni ibareler eklenmek suretiyle uçuş hizmetleriyle ilgili gelir vergisi istisnasının kapsamı kişiler yönünden genişletilmiştir. Ancak maddeye “fiilen” ibaresi eklenmek suretiyle, uçuş ile ilgili olarak yapılmayan ödemelerin kapsam dışında olduğu vurgulanmıştır. Yapılan yeni düzenlemeyle,

“kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunan müesseselerde görevli pilotlar yanında, uçuş esnasında hizmet veren yetkili sivil havacılık otoritesince sertifikalandırılmış personele fiilen uçuş hizmeti karşılığında yapılan ödemeler” gelir vergisinden istisna edilmiştir. Denizaltına dalış yapanlara da fiilen dalış hizmetleri dolayısıyla yapılan ödemeler gelir vergisinden istisna edilmiştir. Yapılan düzenlemenin yayımı (06.06.2008) tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmüştür.

(12)

3. Gelir vergisi mükelleflerince yıllara sari inşaat ve onarma işlerinde beyanname verme süresi yeniden düzenlenmiştir.

5766 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme öncesinde geçerli olan GVK’nun 42’nci maddesi uyarınca, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işlerinde kâr ve zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterilir. Yıllara sari inşaat ve onarma işleriyle ilgili gelir vergisi beyannamesi, işlerin ikmal edildiği takvim yılını takip eden Mart ayının onbeşinci günü akşamına kadar verilir. 5766 sayılı Kanunun 8/c maddesinde yapılan düzenleme ile beyanname verme süresi yıllara sari inşaat işinin tamamlandığı takvim yılını takip eden Mart ayının “yirmibeşinci” günü olarak yeniden düzenlenmiştir. 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren yeni düzenleme ile, Gelir Vergisi Kanununun 92’nci maddesinde yer alan hükme paralellik sağlanmış ve beyanname verme süreleri uyumlu hale getirilmiştir.

4. Sporculara yapılacak ödemelerle ilgili stopaj (vergileme) oranları yeniden belirlenmiştir.

5766 sayılı Kanunun 8/ç maddesi ile GVK’na geçici 72’nci madde eklenmiştir.

Yapılan düzenleme ile 01.01.2008 – 31.12.2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, sporculara yapılan ücret ödemelerinde ligin statüsüne göre %5- %15 arasında gelir vergisi tevkifat oranları belirlenmiştir. Tevkifat konusu yapılan gelirlerle ilgili ilave olarak beyanname verilmemesi, maddenin usul ve uygulama esaslarını Maliye Bakanlığı’nın belirlemesi konuları da düzenlenmiştir. Öte yandan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce (01.01.2008 – 30.06.2008 tarihleri arasında) yapılan ücret ödemeleri ile ilgili olarak 31.12.2007 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri uygulanacaktır. Madde hükmü 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe girmektedir.

5. Kalkınmada öncelikli yörelerde 5084 sayılı Kanun uyarınca gelir vergisi stopaj teşviği uygulanan ücretlilerde, öncelikle asgari geçim indiriminin uygulanması öngörülmüştür.

5766 sayılı Kanunun 8/ç maddesi ile GVK’na geçici 73’üncü madde eklenmiştir. Söz konusu maddede yer alan düzenlemeye göre, 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 3’ncü maddesi kapsamında yapılan gelir vergisi stopajı teşviki uygulanan ücretlerin vergilendirilmesinde öncelikli olarak GVK’nun 32’nci maddelerinde yer alan “asgari geçim indirimi” hükümleri uygulanacaktır.

Söz konusu düzenleme ile, GVK’nun 32’nci maddesi ile 01.01.2008 tarihinden itibaren elde edilecek gelirlere uygulanmak üzere getirilen asgari geçim indiriminden, 5084 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin ne şekilde yararlanacakları hususuna açıklık getirilmiştir. Uygulama ile ilgili usul ve esasları belirleme konusunda Maliye Bakanlığı yetkilidir. Söz konusu yasa düzenlemesi 01.01.2008 tarihinden geçerli olmak üzere, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

6. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hk. Kanun uyarınca kurulan ajansa yapılacak bağışlar GVK ve KVK uyarınca gider yazılabilecektir.

5766 sayılı Kanunun 8/ç maddesi ile GVK’na geçici 74’üncü madde eklenmiştir. Söz konusu madde ile 5706 sayılı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hakkında Kanun uyarınca kurulan Ajansa yapılan her türlü nakdî ve aynî bağış ve yardımlar ile sponsorluk

(13)

harcamalarının tamamının, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden ve kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla kurum kazancından indirilmesine imkân sağlanmıştır. Bu suretle 5706 sayılı Kanun uyarınca İstanbul’un 2010 yılı Avrupa Kültür Başkenti olarak hazırlamasına yönelik proje ve etkinliklere destek sağlanması amaçlanmıştır.

Öte yandan 5766 sayılı Kanunun 26’ncı maddesi ile 5706 sayılı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hakkında Kanunda değişiklik ve eklemeler yapılmıştır. Mezkur yasayla kurulan “Ajans”ın taraf olduğu işlemler harç ve katılım paylarından ve bu işlemler dolayısıyla düzenlenen kağıtlar ise damga vergisinden müstesna edilmiştir. Ayrıca söz konusu Ajansa 2008 yılı bütçesinden 250.000.000,- YTL’na kadar ödenek aktarmaya Maliye Bakanına yetki verilmiş, Maliye Bakanlığı’nın 2009 ve 2010 yılı bütçelerine de bu amaçla ödenek konulması öngörülmüştür.

IV. 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

1. Yurt içindeki işlemler nedeniyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımının kabulü, 2008 yılından itibaren Hazine zararı şartına bağlanmıştır.

5766 sayılı Kanunun 21’nci maddesi ile Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı konusunda önemli bir değişiklik yapılmıştır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun (KVK) 13’ncü maddesine eklenen 7’nci fıkra hükmü ile tam mükellef kurumlar ile yabancı kurumların Türkiye içerisindeki işyeri ve daimi temsilcilerinin aralarında ilişkili kişi kapsamında gerçekleştirilen “yurt içindeki işlemler nedeniyle transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı konusu hazine zararının doğması” şartına bağlanmıştır.

Yasa metninde hazine zararı, “emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen fiyat ve bedeller nedeniyle kurum ve ilişkili kişiler adına tahakkuk ettirilmesi gereken her türlü vergi toplamının eksik veya geç tahakkuk ettirilmesi” olarak tanımlanmıştır. Tanımlamayı biraz açmak gerekirse, ilişkili bir kişiyle mal sayışında düşük fiyat uygulanması durumunda bir kâr aktarılması halinde, malı satan mükellefin geliri dolayısıyla gelir üzerinden ödenen vergisi düşerken, malı satın alan ilişkili kişinin gelirinde ve vergisinde bir artış olacaktır. Bu işlem dolayısıyla her iki mükellefin ödeyeceği vergiler toplanarak “hazinenin toplam vergi geliri”

tespit edilecektir. Öte yandan şayet alım satımda normal fiyat uygulansa idi her iki mükellef tarafından da ödenecek “hazinenin toplam vergi geliri” tespit edilecektir. Ardından emsallere uygunluk ilkesine göre oluşan “hazinenin toplam vergi geliri” ile emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak yapılan işlemlere bağlı olarak hesaplanan “hazinenin toplam vergi geliri”

mukayese edilecektir. Eğer “emsallere uygunluk ilkesine” aykırı fiyat uygulanmasından dolayı “hazinenin toplam vergi geliri”nde bir düşüş yok ise, bu durumda transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı yönünden, eleştiri konusu yapılmayacaktır.

Düzenlemede sadece tam mükellef kurumlar ile yabancı kurumların Türkiye’deki işyeri ve daimi temsilcilerinin aralarındaki ilişkili kişi kapsamındaki işlemler ibaresi yer aldığından, tam mükellef kurumların tam mükellef gerçek kişi olan ilişkili kişi kapsamındaki işlemlerde transfer fiyatlandırması yönünden “hazine zararı” şartı aranmayacaktır. Bu durum bir eksiklik olarak görülebilir.

(14)

Diğer taraftan hazine zararı kriteri ölçütünde “her türlü vergi toplamı” esas alınacaktır. Bu nedenle, söz konusu analiz yapılırken, kurumlar vergisi, katma değer vergisi, özel tüketim vergisi gibi bütün vergi türlerinin bir arada değerlendirilecektir.

Öte yandan verginin ödenmesi gereken dönemler de önem taşımaktadır. Yeni düzenlemeye göre, emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak belirlenen fiyatlardan dolayı, hazinenin kasasına girecek toplam vergi tutarı değişmese bile, hazinenin vergi tahsilatında bir gecikme oluşursa, “hazine zararı”nın doğduğu kabul edilecektir.

Yapılan yasa değişikliği, geçmişteki örtülü kazanç dağıtımı konusunda Danıştay’ın vermiş olduğu görüşlere uygun bir düzenlemedir. Bu yönüyle, vergi incelemelerinde, hazinenin toplam vergi kaybı oluşmayan hallerde, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü kazanç dağıtımı konusunda eleştiri riskini ortadan kaldırmaktadır. Ancak konuyla ilgili olarak zamanla uygulama şekillenecektir.

Transfer fiyatlandırması uygulamasında yapılan bu değişiklik, 2008 yılı ve izleyen yıllar kazançlarına uygulanmak üzere yayımı (06.06.2008) tarihinde yürürlüğe girmiştir.

2. Sigorta ve reasürans şirketlerinin gider kaydedebileceği “Deprem hasar karşılıkları”, “Dengeleme karşılığı” olarak yeniden düzenlenmiştir.

5766 sayılı Kanunun 20’nci maddesi ile 5520 sayılı KVK’nun sigorta şirketlerini ilgilendiren 8/e-4 bendi değiştirilmiştir. 2008 yılı kazançlarına uygulanmak üzere yayımı (06.06.2008) tarihinde yürürlüğe giren düzenleme ile KVK’nun 8/e-4 numaralı bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“4) Dengeleme karşılığı; takip eden hesap dönemlerinde meydana gelebilecek tazminat oranlarındaki dalgalanmaları dengelemek ve katastrofik riskleri karşılamak üzere sadece deprem ve mühendislik sigorta branşlarında verilen deprem teminatı için hesaplanan dengeleme karşılıklarından oluşur.”

3. Dernek ve vakıfların ve bazı kamu kuruluşlarının tevkifata tabi bazı gelirleri dolayısıyla iktisadi işletme oluşmayacağı (2008-2015 yılları için) kabul edilmiştir.

5766 sayılı Kanunun 22’nci maddesi ile KVK’na geçici 2’nci madde eklenmiştir. Söz konusu yasa hükmüne göre, aşağıdaki hallerin varlığı halinde 01.01.2008 – 31.12.2015 yılları arasında iktisadi işletme oluşmuş sayılmayacaktır.

 Dernek veya vakıflarca elde edilen Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin (5) numaralı bendi ve geçici 67 nci maddesi kapsamında kesinti suretiyle vergilendirilmiş kazanç ve iratlar,

 Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı örgün ve yaygın eğitim yapan mesleki ve teknik eğitim okullarındaki atölye ve uygulama birimleri ile anaokulu, kreş, çıraklık ve halk eğitim merkezlerindeki uygulama birimlerine bağlı döner sermaye işletmelerinin elde ettikleri gelirler,

 02.11.2007 tarihli ve 5706 sayılı İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Hakkında Kanun uyarınca kurulan Ajansın görevleriyle ilgili yaptığı faaliyetlerinden aynı Kanunun 12’nci maddesi kapsamında elde ettiği gelirleri,

(15)

Yapılan değişikliğin 2008 yılı gelirlerine uygulanmak üzere yayımı (06.06.2008) tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmüştür. Düzenleme ile bu konulardan oluşabilecek ihtilafların da önüne geçilmiş olacaktır.

4. Dar mükellef kurumları ilgilendiren ibare değişikliği yapılmıştır.

5766 sayılı kanunun 22’nci maddesi ile 5520 sayılı KVK’nun 30’uncu maddesinin dokuzuncu fıkrasında yer alan "Bu maddeye göre" ibaresi "Ticari ve zirai kazançlar hariç olmak üzere bu maddeye göre" şeklinde değiştirilmiştir. Dar mükellef kurumlara ait vergi kesintisini ilgilendiren söz konusu ibare değişikliğinin bir sonucu olarak, işyeri veya daimi temsilci bulunması dolayısıyla ticari ve zirai kazancı Türkiye’de vergilendirilen dar mükellef yabancı kurumların, vergi tevkifatı yapılan gelirlerini beyanname dışına çıkarma imkânları ortadan kaldırılmıştır. Yapılan bu düzenleme ile, Türkiye’de işyeri ve daimi temsilcisi bulunan dar mükellef kurumların tam mükelleflerle eşit koşullarda vergilendirilmesi amaçlanmaktadır. Yapılan değişikliğin 2008 yılı gelirlerine uygulanmak üzere yayımı (06.06.2008) tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmüştür.

V. 3065 SAYILI KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

1. KDVK’nun 17/4’ncü maddesinde sayılan diğer istisnalar ile ilgili değişiklikler yapılmıştır.

a. KDVK’nun 17/4-e BSMV istisnası ile ilgili düzenleme

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun (KDVK) “sosyal ve askeri amaçlı istisnalarla diğer istisnalar” başlığını taşıyan 17’nci maddesinde çeşitli değişiklikler yapılmıştır.

KDVK’nun 17/4-e bendi, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) kapsamına giren işlemleri katma değer vergisinden istisna eden yasal düzenlemedir. 5766 sayılı Kanunun 25’nci maddesi ile BSMV kapsamına geren işlemler yeniden düzenlenmiştir (Konu ile ilgili açıklama Sirkülerimizin XI/4 numaralı bölümündedir). Yapılan değişikliğe paralel olarak KDVK’nun 17/4-e bendi yeniden düzenlenmiştir. 01.08.2008 tarihinde yürürlüğe girecek olan KDVK’nun 17/4-e bent hükmü aşağıdaki gibidir

“e) Banka ve sigorta muameleleri vergisi kapsamına giren işlemler ve sigorta aracılarının sigorta şirketlerine yaptığı* sigorta muamelelerine ilişkin işlemleri ile Kurumlar Vergisi Kanununun 7 nci maddesinin (24) numaralı bendinde belirtilen kurumların kredi teminatı sağlama işlemleri,

… katma değer vergisinden istisnadır.”

* (Değişiklik öncesi ibare) tali acenteler dahil sigorta acente ve prodüktörlerinin

b. KDVK’nun 17/4-g bendinde yer alan hurda metal teslimi ile ilgili istisnada değişiklik

3065 sayılı KDVK’nun 17/4-g bendinde vergiden istisna çeşitli teslimler yer almaktadır. Söz konusu bende yapılan düzenleme ile madde metninden “atıkları (hurda metalden elde edilen külçeler dahil) teslimi” ibaresi çıkarılmış yerine “atıklarının teslimi”

ibaresi eklenmiştir. 07.06.2008 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle “hurda metalden elde

(16)

c. KDVK’nun 17/4-p bendinde düzenlenen istisnada değişiklik

3065 sayılı KDVK’nun 17/4-p bendinde “Hazine ve Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü’nce yapılan taşınmaz mal teslimleri ile Hazinece yapılan irtifak hakkı tesisi işlemi” ile ilgili istisna düzenlenmiştir. 5766 sayılı Kanunun 12/b maddesiyle KDVK’nun 17/4-p bendi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.

p) Hazinece yapılan; gayrimenkul teslim ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni ve ön izin verilmesi işlemleri.

KDVK’nun 17/4-p bendinde yapılan düzenlemenin 07.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülmüştür.

2. İndirimli orana tabi satışlarla ilgili KDV iadesinde sabit kıymet KDV paylarının iade hakkını kaldırma konusunda Bakanlar Kurulu’na yetki verilmiştir.

KDVK’nun 29/2’nci maddesinde indirimli oranda KDV iadesi konusu düzenlenmiştir.

5766 sayılı Kanunun 12/c maddesi hükmü ile Bakanlar Kurulu’na “vergi nispeti indirilen mal ve hizmet grupları ile sektörler itibarıyla, amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen katma değer vergisinin iade hakkını kaldırma” konusunda yetki verilmiştir.

Bakanlar kurulunun bu yetkiyi kullanması halinde, konuyla ilgili olarak Şirketimizce yayınlanacak sirkülerde bilgi verilecektir.

3. Özürlülere yönelik özel araç-gereç ve özel bilgisayar programlarının KDV istisnası kapsamındaki satışları için satıcılara, yüklenilen KDV’nın indirimi ve iadesi imkanı getirilmiştir.

KDVK’nun “istisna edilmiş işlemlerde indirim” başlıklı 32’nci maddesinde tam istisna kapsamında yapılan teslim ve hizmetlerle (KDVK md. 11, 13, 14 ve 15) ilgili olarak yüklenilen katma değer vergisinin indirim konusu yapılabileceği, hesaplanan katma değer vergisinin bulunmaması ya da yetersiz olması halinde indirilemeyen KDV’nin Maliye Bakanlığı’nca belirlenen esaslara göre iade olunacağı ifade edilmiştir.

5766 sayılı Kanunun yayımı (06.06.2008) tarihinde yürürlüğe giren 12/ç bendi düzenlemesi ile, KDVK’nun 32’nci maddesine “17/4-s bendi” de eklenmiş ve eklenen ibarenin bir sonucu olarak KDVK’nun 17/4-s bendinde yer alan “özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve özel bilgisayar programları” konulu istisna da tam istisna olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla, tam istisnalar arasına dahil edilen KDVK’nun 17/4-s bendinde yer alan teslimleri yapan mükelleflerin, teslimleri ile ilgili olarak yüklenmiş bulunduğu KDV tutarlarını indirim konusu yapması mümkündür. Diğer taraftan bu teslimde KDV iadesi ile ilgili olarak Maliye Bakanlığı tarafından Tebliğ bazında bir düzenleme yapılması beklenmektedir. Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanacak olan Tebliğ ile KDV iadesi ilgili koşullar ve gereken belgeler açıklanacaktır.

Öte yandan 5766 sayılı Kanunun 12/d maddesiyle KDVK’na eklenen geçici 25’nci madde hükmü uyarınca, 06.06.2008 tarihinden önce, KDVK’nun 17/4-s bendinde düzenlenen istisnadan vazgeçen mükelleflerin, 31.07.2008 tarihine kadar istisnadan vazgeçme taleplerini geri almaları halinde, herhangi bir süre koşulu taşımaksızın tekrar istisnadan

(17)

yararlanabilecektir. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. Maliye Bakanlığı’nın konuyla ilgili bir düzenleme yapması beklenmektedir.

4. KDVK’na eklenen geçici madde 26 ile Birleşmiş Milletler ve OECD ile ilgili KDV istisnası getirilmiştir.

5766 sayılı Kanunun 12/d maddesi hükmü ile KDVK’na geçici 26’ncı madde eklenmiştir. Söz konusu maddede yeni bir KDV istisnası ihdas edilmiştir. Yasanın yayımı (06.06.2008) tarihinde yürürlüğe giren hükümle ilgili olarak Maliye Bakanlığı usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. İstisnanın KDV iadesine konu edilebilen tam istisna mı yoksa kısmi istisna mahiyetinde mi olduğu yasa metninde açık değildir. KDVK’na eklenen geçici 26’ncı madde hükmü aşağıdaki gibidir.

“GEÇİCİ MADDE 26- Birleşmiş Milletler (BM) temsilciliği, BM’ye bağlı program, fon ve özel ihtisas kuruluşları ile İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatına (OECD) resmi kullanımları için yapılacak mal teslimi ve hizmet ifaları, bunların sosyal ve ekonomik yardım amacıyla bedelsiz olarak yapacakları mal teslimi ve hizmet ifaları, bedelsiz mal teslimi ve hizmet ifaları ile ilgili mal ve hizmetlerin bunlara teslim ve ifası;

finansmanlarının bu kuruluşlar tarafından karşılanması şartıyla ilgili kurum, temsilcilik, program, fon ve özel ihtisas kuruluşlarının Türkiye’deki faaliyetlerinin devamı veya ilgili kurumlara ilişkin uluslararası anlaşmaların yürürlükte bulunduğu süre içerisinde katma değer vergisinden müstesnadır.

Bu istisnanın uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”

5. Serbest bölgelerdeki müşteriler için yapılan fason hizmetler KDV istisnası kapsamına alınmıştır.

KDVK’nun 11’inci maddesinde ihracat istisnası düzenlenmiştir. 5766 sayılı Kanunun 12/e bendi ile KDVK’nun 11/1-a bendine yapılan bir ilave ile yurt içinde “serbest bölgelerde faaliyet gösteren mükellefler için yapılacak fason hizmetler” de ihracat istisnası kapsamına dahil edilmiştir. Ayrıca 5766 sayılı Kanunun aynı hükmüyle de, KDVK’nun “ihracat teslimi ve yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler” başlıklı 12’nci maddesine aşağıdaki ekleme yapılmıştır.

“3) Fason hizmetlerin serbest bölgelerdeki müşterilere yapılmış sayılması için aşağıdaki şartlar yerine getirilmiş olmalıdır.

a) Fason hizmet serbest bölgelerde faaliyet gösteren müşteriler için yapılmış olmalıdır.

b) Fason hizmetten serbest bölgelerde faydalanılmalıdır.”

Yasada yapılan eklemeden de görüldüğü üzere, fason hizmetlerin hangi hallerde ihracat istisnasından yararlanabileceği konusu açıklığa kavuşmuştur.

Düzenleme 06.06.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

(18)

VI. 4760 SAYILI ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ KANUNU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

1. Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı listeler GTİP bazında yeniden düzenlenmiştir.

4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun (ÖTVK) 12/1nci maddesi uyarınca, özel tüketim vergisi ÖTVK’na ekli listelerde yazılı malların karşılarında gösterilen tutar ve/veya oranlarda alınır. Türk Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonunda (GTİP) malların tarife numaraları ve tanımlarında 2006 ve 2007 yıllarında değişiklikler yapılmış olması nedeniyle, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı listeler, 5766 sayılı Kanunun 19’ncu maddesi uyarınca 01.07.2008 tarihinden geçerli olmak üzere yeniden düzenlenmiştir.

Sirkülerin ekinde yer alan yeni listelerin eski listelerle karşılaştırılmasından da görüleceği üzere, ÖTV kapsamındaki mallar listesinde bazı değişiklikler olduğu gibi bazı ürünlerin ÖTV tutarları da yeniden belirlenmiştir. Örneğin, 2710.11.41.00.00 Oktanı 95’ten az olan kurşunsuz normal benzinin litredeki ÖTV tutarı 1,2325 YTL’ndan 1,4500 YTL’na yükseltilmiştir.

Aynı şekilde IV Sayılı Listede de bazı değişiklikler yapılmış, bazı ürünler (4103.90.90.00.11 Diğer hayvanların yaş derileri, 8517.12.00.00.11 Alıcısı bulunan verici portatif (Cellular) telsiz telefon cihazları vb.) listeye eklenmiştir. Bu nedenle listelerin taranmasında yarar görülmektedir.

Diğer taraftan, 5766 sayılı Kanununu 19/a maddesi ile ÖTVK md. 1/2’ye “Bu Kanuna ekli listelerdeki malların tarife numaralarında veya tanımlarındaki değişikliğin mahiyetini, Türk Gümrük Tarife Cetvelinde yapılan değişikliklere bağlı olarak açıklamaya Maliye Bakanlığı yetkilidir." cümlesi eklenmiştir. Söz konusu düzenleme ile Türk Gümrük Tarife Cetvelindeki değişiklikler sonucu ÖTVK ekli listelerdeki malların tarife numaralarında ve tanımlarında ortaya çıkan değişiklikleri mükelleflere ve uygulayıcılara açıklamak amacıyla genel düzenleyici işlem yapma konusunda Maliye Bakanlığına yetki verilmiştir.

Öte yandan 5766 sayılı Kanunun 19/ç maddesi ile ÖTVK’nun yurt dışı taşıma yapılırsa sınır kapılarında ÖTV’den istisna satış yapılmasını düzenleyen 7/A maddesinde yer alan "2710.19.41.00.11, 2710.19.41.00.19, 2710.19.45.00.11 ve 2710.19.49.00.11 G.T.İ.P.

numaralı" ibaresi "2710.19.41.00.11, 2710.19.41.00.18, 2710.19.45.00.11, 2710.19.45.00.12 ve 2710.19.49.00.11 G.T.İ.P. numaralı" olarak değiştirilmiştir.

2. (II) Sayılı listede yer alan taşıtların satışında asgari (alış bedelinden düşük olmayan) ÖTV matrahı uygulaması getirilmiştir.

ÖTVK’nun “oran veya tutar” başlıklı 12’nci maddesinin birinci fıkrasına yapılan bir ekleme ile II sayılı listede bulunan taşıtların tesliminde alınacak verginin matrahının, bu araçların alış bedeline göre hesaplanan vergi tutarından daha az olamayacağı hükme bağlanmıştır. 5766 sayılı Kanunu’nun 19’ncu maddesi ile yapılan ve 01.07.2008 tarihinden itibaren yürürlükte olan düzenlemesine göre, ÖTVK’nun 12/1’inci maddesinin yeni şekli aşağıdaki gibidir.

Oran veya tutar Madde 12-

1. Özel tüketim vergisi, bu Kanuna ekli listelerde yazılı malların karşılarında gösterilen tutar ve/veya oranlarda alınır. (II) sayılı listedeki mallardan alınacak vergi, mükellefin bu malı alış bedeli üzerinden, malın tabi olduğu orana göre hesaplanan

(19)

vergi tutarından az olamaz. İthalatçıların alış bedeli olarak, ithalatta hesaplanan katma değer vergisi matrahı esas alınır. Verginin alış bedeli üzerinden hesaplandığı durumlarda, mükellefin malı teslim tarihine kadar bu malı mükellefe teslim eden tarafından yüzde 10’a kadar yapılan indirimler alış bedelinden de indirilir.

3. ÖTV’ne tabi malları alış belgesiz olarak bulundurdukları tespit edilenlere emsal bedel üzerinden cezalı ÖTV tarhiyatı yapılması uygulaması

getirilmiştir.

ÖTVK’nun 4’ncü maddesinde mükellef ve vergi sorumlusu konusu düzenlenmiştir.

Söz konusu maddeye 5766 sayılı Kanunla (3) numaralı fıkra eklenmiş olup, ilave edilen 3’ncü fıkra hükmü aşağıdaki gibidir.

"3. Fiilî veya kaydî envanter sırasında bu Kanuna ekli listelerdeki malların belgesiz olarak bulundurulduğunun tespiti halinde, belgesiz mal bulunduran mükelleflere, bu malların alış belgelerinin ibrazı için tespit tarihinden itibaren 10 günlük bir süre verilir. Bu süre içinde alış belgelerinin ibraz edilememesi halinde, belgesi ibraz edilemeyen malın tespit tarihindeki emsal bedeli üzerinden hesaplanan özel tüketim vergisi, alışını belgeleyemeyen mükellef adına re’sen tarh edilir. Tarh edilecek özel tüketim vergisi, asgari maktu vergi tutarına göre hesaplanacak vergiden az olamaz. Bu tarhiyata vergi ziyaı cezası uygulanır.

Ancak, belgesiz mal bulunduran mükelleflere bu malları satanlara, bu satışları ile ilgili vergi inceleme raporuna dayanılarak özel tüketim vergisi tarhiyatı yapıldığı takdirde, ayrıca alıcıdan özel tüketim vergisi ve buna ilişkin ceza aranmaz."

ÖTVK’na vergi güvenliğini sağlamak amacıyla eklenen yukarıdaki hüküm 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe girmektedir.

4. Engellilere yönelik araç satışında (belli sebeplerle yenilemede) ÖTV istisnasının kapsamı genişletilmiştir.

ÖTVK’nun 7/2’nci maddesinde II sayılı tarifeye tabi araçların malul ve engelliler tarafından ilk iktisabında özel tüketim vergisi istisnası mevcuttur. 5766 sayılı yasanın 19/c maddesi hükmü ile ÖTVK md. 7/2’ye eklenen ve 01.07.2008 tarihinde yürürlüğe girecek olan

“c” bendi ile istisnanın kapsamı genişletilmiştir. Buna göre, “87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm_'ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm_'ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bu bendin (a) ve (b) alt bentlerinde belirtilen malûl ve engelliler tarafından ilk iktisabından sonra deprem, heyelan, sel, yangın veya kaza sonucu kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle hurdaya çıkarılmasında, bu G.T.İ.P. numaralarında yer alan malları hurdaya çıkaran malûl ve engelliler tarafından,” (beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere) ilk iktisabında özel tüketim vergisi istisnası uygulanacaktır.

Öte yandan ÖTVK’nun 15/2’nci maddesi uyarınca, (II) sayılı listedeki malların ilk iktisabında ÖTV istisnası uygulanmış ise, bu araçların istisnadan yararlanmayacak kişilere tesliminde özel tüketim vergisi alınması esası bulunmaktadır. 5766 sayılı Kanunla 01.07.2008 tarihinden geçerli olmak üzere fıkraya yapılan ekleme soncunda, istisnadan yararlananların

(20)

5. Özel etiketi, işareti, ulusal markeri bulunmayan ya da standartlara uygun olmayan petrol ürünlerini bulunduranlara cezalı ÖTV tarhiyatı uygulaması getirilmiştir.

ÖTVK’nun 13’ncü maddesinde “müteselsil sorumluluk ve ceza uygulaması” konusu düzenlenmiştir. 5766 sayılı Kanunla 01.07.2008 tarihinden geçerli olmak üzere 13’ncü maddeye eklenen 4’ncü bent düzenlemesi ile “özel etiket, işaret ya da markeri bulunmayan ya da standartlara uygun olmayan” özel tüketim vergisine tabi olan malları bulunduran işyeri sahiplerine bir sorumluluk yüklenmiştir. ÖTVK’nun 5766 sayılı Kanunla eklenen 13/4 maddesi hükmü aşağıdaki gibidir.

“ihraç edilmek için üretilenler hariç olmak üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257’nci maddesinin verdiği yetki uyarınca kullanılma zorunluluğu getirilen özel etiketi veya işareti olmayan veya 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanununun 18 inci maddesinin verdiği yetki uyarınca kullanılma zorunluluğu getirilen ulusal markeri bulunmayan ya da standartlara uygun olmayan özel tüketim vergisine tabi malları bulundurduğu tespit edilen işyeri sahibi adına, tespit tarihindeki malların emsal bedeli veya miktarı üzerinden re’sen özel tüketim vergisi tarh edilir. Tarh edilen bu vergi, asgari maktu vergi tutarına göre hesaplanacak vergiden az olamaz. Bu tarhiyata ayrıca vergi ziyaı cezası uygulanır."

VII. 213 SAYILI VERGİ USUL KANUNU’NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

1. Elektronik kayıt ve belge düzeni ile ilgili verileri Maliye Bakanlığı yerine, Maliye Bakanlığının gözetim ve denetimine tabi olup, çalışma esasları Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir Yönetmelikle belirlenecek bir şirkete aktarma zorunluluğu getirme konusunda Maliye Bakanlığı’na yetki verilmiştir.

Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) mükerrer 242’nci maddesinde Maliye Bakanlığı’na;

elektronik defter, belge ve kayıtların oluşturulması, kaydedilmesi, iletilmesi, muhafaza ve ibrazı ile defter ve belgelerin elektronik ortamda tutulması ve düzenlenmesi uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye, elektronik ortamda tutulmasına ve düzenlenmesine izin verilen defter ve belgelerde yer alması gereken bilgileri internet de dahil olmak üzere her türlü elektronik bilgi iletişim araç ve ortamında Maliye Bakanlığı’na gönderilmesi konusunda zorunluluk getirmeye yetki verilmiştir. 5766 sayılı Kanunun 17’nci maddesi ile VUK’nun mük. 242’nci maddesinin son fıkrası 06.06.2008 tarihinden geçerli olmak üzere değiştirilmiştir. Yapılan değişiklik analiz edildiğinde aşağıdaki ibarelerin maddeye eklendiği görülmektedir.

“Maliye Bakanlığı… Maliye Bakanlığının gözetim ve denetimine tabi olup, kuruluşu, faaliyetleri, çalışma ve denetim esasları Bakanlar Kurulunca çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenecek olan özel hukuk tüzel kişiliğini haiz bir şirkete aktarma zorunluluğu getirmeye,

… yetkilidir. Bu Kanunun vergi mahremiyetine ilişkin hükümleri, bu kapsamda kurulan şirketin ortak, yönetici ve çalışanları hakkında da uygulanır.”

Madde değişikliğinden de görüldüğü üzere maddede belirtilen özel kuruluşun faaliyete geçmesi için öncelikli olarak Bakanlar Kurulu tarafından bir yönetmelik çıkarılması gerekmektedir.

(21)

VIII. 197 SAYILI MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ KANUNU’NDA (MTVK) YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

1. Sosyal Güvenlik Kurumları ve Kızılay adına kayıtlı taşıtlar istisna kapsamında sayılmıştır.

197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun (MTVK) 4’ncü maddesinde vergi istisnaları düzenlenmiştir. 5766 sayılı Kanunun 9/a maddesi ile MTVK’nun 4/a hükmü değiştirilmiştir. Yapılan değişiklik ile özel bütçeli kuruluşlar, sosyal güvenlik kurumları ve Türk Kızılay Derneği de istisna kapsamına alınmıştır. 06.06.2008 tarihinden itibaren geçerli olacak olan istisna hükmü ile özel bütçeli kuruluşlar, sosyal güvenlik kurumları ve Türk Kızılay Derneği adına kayıt ve tescil edilen taşıtlar için motorlu taşıtlar vergisi ödenmeyecektir.

2. Zirai ilaçlama uçakları için MTV %25 oranında uygulanacaktır.

MTVK’nun 9’ncu maddesinde vergileme ölçü ve hadleri yer almaktadır. 5766 sayılı Kanunun 9/c maddesi ile MTVK’nun 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının sonuna “Zirai ilaçlama amacıyla kullanılmak üzere kayıt ve tescil edilmiş uçaklar için (IV) sayılı tarifede yer alan vergi tutarları yüzde 25 oranında uygulanır.” cümlesi eklenmiştir. Söz konusu değişiklik 06.06.2008 tarihinden itibaren geçerlidir.

3. Zamanında tahakkuk ettirilmeyen MTV’nin ikmalen tarhı öngörülmüştür.

MTVK’nun 9’ncu maddesinde vergileme ölçü ve hadleri yer almaktadır. Maddenin ikinci fıkrasında tahakkuk ettirilen MTV’nin ayrıca tebliğ olunmayacağı ve verginin tahakkuk ettirilmiş günde tebliğ edilmiş sayılacağı hükmü yer almaktadır. 5766 sayılı Kanunun 9/ç maddesi ile MTVK’nun 9’uncu maddesinin ikinci fıkrasının sonuna “Şu kadar ki, tahakkuk ettirilmesi gereken motorlu taşıtlar vergisinin eksik tahakkuk ettirilmesi veya hiç tahakkuk ettirilmemesi halinde, bu vergi ilgili vergi dairesi tarafından ikmalen tarh edilir.” ibaresi eklenmiştir. Söz konusu değişiklik 01.07.2008 tarihinden itibaren geçerlidir.

4. MTV borcunu tecil ettirenler araçlarını fenni muayene ettirebileceklerdir.

MTVK’nun 13’üncü maddesinde çeşitli kamu görevlilerine verginin ödendiğini kontrolle ilgili sorumluluklar yüklemektedir. Kanunun 13’ncü maddesinin (d) bendinin ikinci fıkrasına 6183 sayılı Kanuna göre yapılan tecille ilgili bir hüküm eklenmiştir. 06.06.2008 tarihinden geçerli bu düzenlemenin bir sonucu olarak borçlu olduğu motorlu taşıtlar vergisi tutarlarını tecil ettiren mükellefler de araçlarını fenni muayene ettirebileceklerdir. MTVK’nun 5766 sayılı Kanunun 9/d maddesi ile değişik 13/d maddesi hükmü aşağıdaki gibidir.

“d) Taşıtlarla ilgili fenni muayene komisyonları, fenni muayene yapma yetkisi verilen gerçek ve tüzel kişiler, liman ve deniz işletme bölge müdürlükleri, belediyeler veya liman başkanlıkları ile Ulaştırma Bakanlığı sivil havacılık genel müdürlüğü taşıtların fenni muayeneleri yapmadan, denize veya uçuşa elverişli belgelerini vermeden önce, verginin ödenip ödenmediğini araştırmak zorundadırlar.

Referanslar

Benzer Belgeler

“GEÇİCİ MADDE 30- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra, 17/4/1957 tarihli ve 6948 sayılı Sanayi Sicili Kanununa göre sanayi sicil belgesini haiz

Ancak, yukarıda belirtildiği şekilde hesaplanan (terkin sonrası) borcun, borç aslı tutarı 100.000 YTL ve altında olan borçların hesaplama metoduna göre

“Devlete ait olup 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu kapsamına giren amme alacakları ile bunlara ait zam ve cezalarını ödeme emrinin tebliğ

GEÇĐCĐ MADDE 2 – 30/6/2008 tarihine kadar (bu tarih dahil) yapılacak müracaatlara uygulanmak üzere; Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, Türkiye Futbol

“d) Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi borcu bulunmadığının

"d) Tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi borcu bulunmadığının tespit edilmesi

Öngörülen düzenlemeye göre yurt dışına çıkış tahdidi, 6183 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre alacaklarını alacaklı amme idaresi sıfatıyla takip ve tahsil

Maddede yapılan bir diğer düzenleme ile amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda kanuni temsilci veya teşekkülü idare edenlerin farklı şahıslar