Sanayi ve Ticaret Bakanı Çağlayan, Tuzla'daki tershanelerde yaşanan ölümlerin dış mihrakların provokasyonu olabileceğini söyledi
Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, İstanbul Tuzla'daki tersanelerde meydana gelen ölümlü iş kazalarıyla ilgili gazetecilerin sorusu üzerine, Türk tersanecilik sektörünün dünyada 8'inci, mega yatçılıkta da 3'üncü sıraya oturduğunu hatırlatarak, “Türkiye dışındaki birtakım mihrakların, bir takım kuvvetlerin acaba sanayimizin bu hale gelmesinden dolayı duymuş oldukları bir sıkıntı ve mutsuzluk var mı? Bir provokasyon var mı? Bunun da özellikle altının iyi bir şekilde araştırılması, iyi kontrol edilmesi gerekir” dedi.
Bakan Çağlayan, bugün önce Kocaeli Sanayi Odası'nın himayesindeki Bizimköy Engelliler Üretim Merkezi'ni gezdi. Oda Başkanı Yılmaz Kanbak ile merkezi gezen, 80 engellinin çalışmalarını izleyen Bakan Çağlayan, engellilerin tekstil, mantarcılık, tavşan yetiştiriciliği gibi üretime dönük alanlarda çalıştığını öğrenince, yurt genelinde bunun gibi tesislerin açılması ve desteklenmesi gerektiğini söyledi. Bakan Çağlayan, Bizimköy Engelliler Merkezi'ne gereken desteğin verileceğini söyledi.
Bakan Çağlayan, buradaki incelemelerinin ardından gazetecilerin Tuzla tersanelerindeki kazalarla ilgili sorularını yanıtladı. Bakan Çağlayan, tersanelerde işverenin de çalışanın da her türlü önlemi alması gerektiğini belirterek, “Kimse kendi kendini öldürmek istemez. Biz işverinin sorumluluğunu tartışmıyoruz. Ama çalışanların da kendisine verilen işyeri güvenliği tedbirlerini ve alet edavatı kullanması gerekir” dedi.
Bakan Çağlayan şöyle devam etti: “Bu noktada, Türk tersanecilik sektörü, bugün dünyanın 8'inci büyük gemi inşa sıralamasına gelmiştir. Maga yat üretiminde de 3'üncü olmuşuz. Acaba, bizim 8'inci sıraya gelmemiz veya mega yatta 3'üncü sıraya gelmemizden rahatsız olan başkalarının provokasyonu var mı diye siz gazetecilere, basın mensuplarına soruyorum. Siz olayın bir de böyle boyutuna bakın. Bu önemsenmesi gereken bir boyutudur. Yani acaba Türkiye'nin gemi inşa sanayi ve mega yat sanayi bir noktada, dışarı için söylüyorum, Türkiye için söylemiyorum. Türkiye
dışındaki birtakım mihrakların, bir takım kuvvetlerin acaba sanayimizin bu hale gelmesinden dolayı duymuş oldukları bir sıkıntı ve mutsuzluk var mı? Bir provakosyon var mı? Bunun da özellikle altının iyi bir şekilde araştırılması, iyi kontrol edilmesi gerekir. Ama tekrar ifade ediyorum, işyeri ile ilgili güvenlik alınmamasının önünde bir mazeret değildir. Çok önemli, çok büyük bir sektör. Bu noktada özellikle çalışma koşulları şartları tabi ki diğer sektörlerden biraz farklılık arzediyor. Ama her ne olursa olsun, İster taşeron, ister işverenin bizzat kendisi olsun çalışan ve çalıştıran her iki kesimin ortak sorumluluğudur. Tek bir kesime yüklenecek sorumluluk değil.”
Bakan Çağlayan, daha sonra Kocaeli Sanayi Odası'na geçti. RADİKAL-24-05-2008