AKARSULARDA AŞINDIRMA
Yeryüzündeki karaların %71 inde etkili olan
akarsular aktıkları yatağı kimyasal yada fiziksel yolla aşındırarak taşıma ve biriktirme yoluyla şekillendirme yaparlar.
Kimyasal aşındırma: Akarsuyun geçtiği yerlerdeki kolay eriyebilen kayaları eriterek beraberinde taşıması olayıdır.
Mekanik(Fiziksel) aşındırma: Akarsuların
aşındırması daha çok mekanik yolla gerçekleşir.
Mekanik Aşındırmada Etkili Olan Faktörler
Akarsu yatak eğimi, eğim arttıkça aşındırma artar.
Akarsuyun akımı, akımın fazla olması aşındırmayı arttır akım en fazla ağız kısmında olduğu için aşındırma geriye doğru
gerçekleşir
Akarsuyun akış hızı, akış hızı arttıkça aşındırma artar.
Akarsuyun yük miktarı, Akarsuyun taşıdığı kum, çakıl, mil gibi maddeler akarsuyun kazma araçlarıdır. Yük ne kadar çoksa aşındırma o kadar fazladır.
Akarsuyu yatağı çevresindeki bitki örtüsü, aşındırmayı azaltır
Akarsu yatağındaki kayaların özelliği, Sert kayalar daha az aşınırken yumuşak araziler ,kum çakıl daha fazla aşınır
Akarsuyun rejimi; Rejim ne kadar düzensiz ise aşındırma o kadar fazladır
NOT:Havzanın dar veya geniş olması aşındırmayı etkilemez.
Akarsuların fiziksel aşındırması üç şekilde olur.
a. Derine aşındırma: Akarsuların yatağını düşey doğrultuda ışındırarak, deniz seviyesine indirmeye çalışmasıdır.
b. Yana aşındırma: Akarsuların içlerindeki materyallerle birlikte, eğimin azaldığı yerde salınımlar yaparak, yanlara çarpması sonucu meydana gelen aşındırmadır.
c. Geriye aşındırma: Akarsularda su miktarı en çok ağız kısmında olur. Çünkü, bu kısımda akarsu bütün kollarından aldığı suyu taşır.
Bu kesimdeki su fazlalığı nedeniyle, akarsular yataklarını, denize döküldükleri yerden başlayarak geriye doğru aşındırmaya başlarlar.
Böylece aşınan nokta, kaynağa doğru kayar ve zamanla akarsu üzerindeki şelaleler ortadan kalkar. Örnek Niagara şelalesi. Buna geriye doğru aşındırma denir.
Geriye doğru aşındırma ile akarsular, çevredeki küçük
akarsuları kollarıyla birlikte kendisine bağlar. Buna akarsu
kapması veya kapma denir.
*Akarsular aşındırma faaliyetini daha çok
ağızdan kaynağa doğru geri aşındırma şeklinde gerçekleştirir.
*Denize dökülen bir akarsu yatağını en son deniz seviyesine kadar aşındırır. Buna taban seviyesi (genel kaide seviyesi) denir. Göle dökülen akarsu da yatağını en son göl
seviyesine kadar yapar. Buna da yerel kaide
seviyesi denir.
AKARSU AŞINIM ŞEKİLLERİ
1-DENGE PROFİLİ
Akarsular vadilerini kazıp derinleştirdikçe, yataklarının eğimi gittikçe azalır. Bu yüzden zamanla akış yavaşlar, aşındırma eski hızını kaybeder ve en sonunda hemen hemen sona erer. Akarsu
yatağında artık, başlangıçtaki pürüzler, şelaleler ortadan kaldırılmış olur. Bu duruma erişen bir akarsuyun, ağzından kaynağına doğru uzanan profili iç bükey bir eğri halindedir. Buna denge profili denir.
Bir akarsuyun denge profiline ulaşması için uzun yıllar geçmesi gerekir.
Eski kütleler üzerindeki akarsular genelde denge profiline ulaşmışlardır.örnek;Ren, Tuna, Elbe, volga, Ems, Oder gibi.
Ülkemizdeki akarsular denge profiline ulaşmamışlardır nedeni 3.zamanın sonunda peneplen halinde iken 4.zamanın başında epirojeneze uğrayarak toptan yükseldindendir. Bu yüzden
ülkemizdeki ova ve platolar yüksekte kalmış ve akarsular tekrar yatağını derine kazmak zorunda kalmışlardır.
2. VADİ:
Akarsuyun içinde aktığı, kaynaktan ağıza doğru sürekli inişi bulunan, uzun çukurluklardır.
Akarsuların aşındırma gücüne, zeminin yapısına ve aşınım süresine bağlı olarak çeşitli vadiler
oluşur.
UYARI : Vadi tabanları tarım, bahçecilik, ulaşım
ve yerleşme bakımından elverişli alanlardır.
Çentik (Kertik) Vadi : Akarsuların derine
aşındırmasıyla oluşan V şekilli, tabansız, genç vadilere çentik vadi ya da kertik denir.
Türkiye’nin bugünkü
görünümünü 3. ve 4. zamanda kazanmış olması nedeniyle, Türkiye akarsuları henüz denge profiline ulaşmamış, geç akarsulardır. Bu nedenle ülkemizde çok sayıda çentik (kertik) vadi bulunmaktadır
Çentik vadiler ülkemizde en yaygın olan vadi tipleridir. Dağlık alanlarda bu tür vadilere sıkça rastlanır.
Yatık yamaçlı vadi: Farklı aşınma sonucunda farklı yükseklikteki yamaçlara sahip olan
vadi tipidir. Akarsu yatağının eğiminin
azaldığı yerlerde görülür.
Yarma Vadi (Boğaz) :
Akarsuyun, iki düzlük arasında bulunan sert kütleyi
derinlemesine aşındırması sonucunda oluşur. Vadi
yamaçları dik, tabanı dardır.
Akarsuyun yukarı bölümlerinde görülür. Türkiye’de çok sayıda yarma vadi (boğaz) bulunur.
Karadeniz Bölgesi’nde, Yeşilırmak üzerinde,
Şahinkaya yarma vadisi,
Marmara Bölgesi’nde, Sakarya üzerinde Geyve Boğazı,
Akdeniz Bölgesi’nde Atabey deresi üzerinde Atabey Boğazı başlıca örnekleridir.
Kanyon Vadi : Klaker gibi dirençli ve çatlaklı taşlar içinde, akarsuyun
derinlemesine aşındırmasıyla oluşur. Vadinin yamaç eğimleri çok dik olup, 90 dereceyi bulur. Kanyon vadiler Türkiye’de Toroslar’da yaygın olarak görülür. Antalya’daki Köprülü Kanyon, ülkemizdeki güzel bir örnektir.
Ülkemizde Göksu, Lamaz vadileri, Amerikada Kolorado (Grand) Kanyon v.s.
Tabanlı Vadi : Akarsu,
yatağını taban seviyesine yaklaştırınca derine
aşınım yavaşlar. Yatak eğiminin azalması
akarsuyun menderesler çizerek yanal aşındırma yapmasına neden olur.
Yanal aşındırmanın
artması ile tabanlı vadiler
oluşur.
3-DEV KAZANI
Akarsu yataklarında, bazen bazı
tabakalar aşındırmaya karşı farklı direnç gösterirler. Bunun sonucunda da basamaklar oluşur. İşte,
akarsuların bu basamaklardan akan kısımlarına çağlayan adı
verilmektedir. Eğer basamaklar
yüksekçe ve düşen su miktarı fazla ise, böyle kısımlarda çavlan veya şelale olarak isimlendirilir. Ülkemizin özellikle dağlık kesimlerinde çağlayan ve çavlanlar oldukça sık görülür.
Ör: Manavgat, Kurşunlu, Düden şelalelerinde olduğu gibi.
Çağlayan ve çavlanlarda suların
yüksekten düştüğü kısım aşınırsa, derin oyluklar oluşur. Bu oyluklara dev kazanı adı verilir.
4-PERİBACALARI:
Volkanik arazilerde ( kalın tüflü arazilerde) sel aşındırması sonucu oluşur. Tüfler içindeki lavlar yüzeyi kaplayarak akan sel sularının aşındırıcı etkisine karşı altlarındaki tabakaları korurlar. Zamanla çevresine göre aşınmamış yer şekilleri oluşur. Bunlara peribacaları
denir. Ör: Ürgüp, Göreme, Avanos, ıhlara Vadisi çevresinde (Nevşehir) görülür.
Peribacaları ilginç görüntülerinden dolayı ülkemiz turizmi açısından önem taşır.
NOT: Peribacalarının oluşumunda asıl etken sel suları dolaylı etken rüzgarlardır.
MENDERES (BÜKLÜM):
Akarsu yatak eğiminin az olduğu
alanlarda , akarsuyun büklümler yaparak akması sonucu oluşurlar.
Menderes ismi, Ege Bölgesi'ndeki Büyük ve Küçük Menderes akarsularının yaptığı büklümlerden esinlenilerek verilmiştir.
Akarsular, eğimlerinin azaldığı yerlerde kıvrılarak akarlar. Hem aşındırma, hem de biriktirme sonucunda, bu kıvrımlar daha da genişleyerek menderesleri oluştururlar. Mendereslerin dış bükey kısımlarına çarpak adı verilir.
Buralarda akarsu, yatağını yana doğru aşındırır. Aşındırdığı materyalleri iç
bükey kısımlarında biriktirir. Bu kısma da yığınak adı verilir.
Menderesler aşınım şekilleri olmakla birlikte, oluşumunda akarsu biriktirmesi de etkili olmuştur Mendereslerde yana aşındırma fazla olduğu için sık sık yatak değiştirirler.
Ülkemizde, ovaların tabanlarında ve olgun vadilerdeki akarsular menderesler çizerek akarlar,
Ülkemizde, ovaların tabanlarında ve olgun vadilerdeki akarsular menderesler çizerek akarlar,
Menderesler oluşturan bir akarsuyun;
Yatak eğimi azalmıştır.
Akarsu hızı azalmıştır.
Uzunluğu artmıştır
Aşındırma gücü azalmıştır.
Biriktirme faaliyetleri yaygındır.
Sık sık yatak değiştirir.
Enerji potansiyeli ve Taşıma Gücü azalmıştır
Hem aşındırma hem de biriktirme yapar.
PLATO
Akarsular tarafından derince yarılmış yüksek düzlüklere denir. En fazla İç Anadolu Bölgesinde görülür.
İç Anadolu Bölgesi: Haymana, Cihanbeyli, Obruk, Bozok, Uzun yayla.
Akdeniz Bölgesi: Taşeli ve Teke platoları.
G.Doğu Anadolu Bölgesi: G. Antep ve Ş.Urfa platoları
Doğu Anadolu Bölgesi: Erzurum-Kars platoları.
Ege Bölgesi:Bayat (Yazılı kaya ) platosu
KIRGIBAYIR(Badlands: Kötü arazi)
Eğimin fazla , bitki örtüsünün seyrek olduğu milli, tüflü arazilerde sel
sularının araziyi çok sık bir şekilde yarması ile oluşan yer şekilleridir.
Şiddetli yağmurların oluşturduğu selinti sulan, bitki örtüsünün
bulunmadığı ve kolay aşınabilen
arazileri aşındırır. Bunun sonucunda, arazi yüzeyi girintili çıkıntılı bir
görüntü alır. Bu tür arazilere kırgıbayır adı verilir
Kırgıbayır özellikle sağanak yağışların görüldüğü, yankurak bölgelerde daha sık meydana gelir Ülkemizde, İç Anadolu ve
Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaygındır
PENEPLEN (Yontukdüz)
Akarsu ve yüzeysel suların aşındırmasının son evresinde oluşur.
Akarsular ve yüzeysel sular, yükseklerden taşıdıkları materyalleri çukur yerlerde ve denizlerde biriktirerek yer şekillerini düzleştirmeye çalışır. Aşındırmanın son aşamasında yeryüzündeki büyük kabartılar önemli ölçüde yontularak çukur yerlerde biriktirilir. Böylece yüksek yerlerle alçak yerler arasında fazla bir yükselti farkı kalmaz., yer şekilleri az engebeli bir düzlük halini alır. Böyle yüzeylere peneplen denir.
Peneplen haline gelmiş olan yerlerin yükseltisi deniz seviyesine
yaklaşmış olur. Fakat sürekli aşındırılarak taşınan milyonlarca tonluk materyaller, karaların yükünü hafiflettiğinden, peneplen haline gelmiş olan yerler, epirojenik hareketlerle yükselmeye başlar. Böylece
peneplen yüzeyi de yükselmiş olur. Bu durumda akarsu aşındırması yeniden hız kazanır.
Türkiye, Üçüncü Jeolojik Dönem’in sonlarında peneplen halinde iken, Dördüncü Jeolojik Dönem’in başlarında yükselmiştir. Böylece eski peneplen yüzeyi yükseklerde kalmıştır. Türkiye’de yüksek düzlüklerin geniş yer kaplaması, bu yükselmenin sonucudur.
UYARI : Bir akarsuyun denge profiline ulaşabilmesi ve arazinin
peneplen haline gelebilmesi için tektonik hareketlerin görülmediği milyonlarca yıllık bir süre gerekmektedir.
ÖZET
Akarsu Aşındırmasıyla Oluşan Şekiller
Soru: Akarsu aşındırması ne demektir? Akarsularda kaç türlü aşındırma vardır? Belirtiniz.
Cevap: Akarsuyun, içerisinden geçtiği yatağı kazması ve kopardığı parçacıkları taşıması olayına aşındırma denir. Akarsular kimyasal ve fiziksel (mekanik) aşındırma yaparlar.
Soru: Kimyasal aşındırma ne demektir?
Cevap: Sıcaklığın yüksek olduğu zamanlarda veya sürekli sıcak bölgelerde, akarsuları geçtikleri yeri eritmesiyle yaptığı aşındırmaya kimyasal aşındırma denir.
Soru: Fiziksel (Mekanik) aşındırma ne demektir?
Cevap: Akarsuların, eğime bağlı olarak kazandıkları güçle, yatağındaki kayaları parçalayarak aşındırmasına fiziksel aşındırma denir. Akarsular genelde fiziksel aşındırma yaparlar.
Soru: Fiziksel aşındırmayı etkileyen unsurlar nelerdir?
Cevap: Fiziksel aşındırma; - Su miktarına (Akarsu debisine)
Yatak eğimine
Akış hızına
Arazinin jeolojik yapısına
Bitki örtüsüne
Akarsu rejimine bağlı olarak artar veya azalır.
Soru: Akarsuların fiziksel aşındırması kaç şekilde olur? Açıklayınız.
Derine aşındırma: Akarsuların yatağını düşey doğrultuda aşındırarak, deniz seviyesine indirmeye çalışmasıdır.
Yana aşındırma: Akarsuların içlerindeki materyallerle birlikte, eğimin azaldığı yerde salınımlar yaparak, yanlara çarpması sonucu meydana gelen
aşındırmadır.
Geriye aşındırma: Akarsularda su miktarı en çok ağız kısmında olur. Çünkü bu kısımda akarsu bütün kollarından aldığı suyu taşır. Bu kesimdeki su
fazlalığı nedeniyle, akarsular yataklarını, denize döküldükleri yerden başlayarak geriye doğru aşındırmaya başlarlar. Böylece aşınan nokta,
kaynağa doğru kayar ve zamanla akarsu üzerindeki şelaleler ortadan kalkar.
Buna geriye doğru aşındırma denir.
Soru: Akarsuyun gücü neye bağlıdır?
Cevap: Akarsuyun gücünü, taşıdığı su miktarı ve yatak eğimi belirler.
Akarsuyun gücü ile taşıdığı maddelerin büyüklüğü arasında doğrudan bir ilişki vardır. Yatak eğimi, taşınan su miktarı ve malzeme fazla ise aşındırma da artar.
Soru: Akarsu aşındırmasıyla oluşan başlıca şekiller nelerdir?
Cevap: Vadi, Çağlayan ve Çavlan, Dev kazanı, Menderes, Plato, Peneplen, Peri bacası, Kırgıbayır
1. Vadi ve Vadi Çeşitleri
Soru: Vadi ne demektir? Kaç çeşit vadi vardır?
Cevap: Akarsuyun yatağını, enine ve derinlemesine aşındırmasıyla oluşan,
kaynaktan başlayıp ağza kadar devam eden uzun çukurluklardır. Belli başlı vadi tipleri şunlardır?
Çentik (Kertik) vadi
Boğaz (Yarma) vadi
Kanyon vadi
Yatık yamaçlı vadi
Tabanlı vadi
Soru: Çentik vadi nasıl oluşur? Özellikleri nelerdir?
Cevap: a) Çentik Vadi (Kertik Vadi): Akarsu yatağında aşındırma derine doğru sürüyorsa “V” şekilli vadiler oluşur. Bu tür vadilere çentik vadi denir. Akarsuyun kaynağına yakın yerlerde (özellikle dağlarda) ya da aşındırmanın ilk evrelerinde oluşur.
Soru: Boğaz (Yarma) vadi nasıl oluşur? Özellikleri nelerdir?
Cevap: Sert yapılı kayaçlardan oluşan bölgelerde, akarsuların oluşturduğu dik yamaçlı vadilere denir. Kayaçlar sert olduğundan vadi yamaçları yanlara doğru fazla aşınmaz ve akarsu derine doğru gömülür. “U” şeklindedir.
Soru: Kanyon vadi nasıl oluşur? Özellikleri nelerdir?
Cevap: Kalkerli araziden geçen akarsular, kayaçların hızla çözünmesine bağlı olarak derinlere gömülür. Böylece dar, derin ve yamaçları dik olan vadiler oluşur.
Bu tür vadilere kanyon vadi denir. Yamaçlardaki farklı aşınma sonucu, basamaklı bir biçimde oluşur. Toros dağlarında yaygın olarak rastlanır.
Soru: Yatık yamaçlı vadi nasıl oluşur? Özellikleri nelerdir?
Cevap: Farklı aşınma sonucunda farklı yükseklikteki yamaçlarda sahip olan vadi tipidir. Akarsu yatağının eğimin azaldığı yerlerde görülür.
Soru: Tabanlı vadi nasıl oluşur? Özellikleri nelerdir?
Cevap: Akarsu aşındırmasının ileri evrelerinde oluşan vadi şeklidir.
Vadi tabanı ova özelliği kazanır. Akarsuyun yana aşındırmasıyla zamanla akarsu yatağının iki ya da bir yakasında alüvyal düzlükler meydana gelir. Vadi yamaçları iyice yatıklaşır ve belirginliğini
kaybeder.
2. Çağlayan ve Çavlan
Soru: Çağlayan, Çavlan ve Şelale nasıl oluşur? Nerelerde oluşur?
Cevap: Akarsu yataklarında, bazen bazı tabakalar aşınmaya karşı farklı direnç gösterirler. Bunun sonucunda da basamaklar oluştur.
İşte akarsuların bu basamaklardan akan kısımlarına çağlayan, bunların büyüklerine ne çavlan ya da şelale denir. Özellikle dağlık kesimlerde yaygındır.
3. Dev Kazanı
Soru: Dev kazanı nasıl oluşur?
Cevap: Çağlayan ve çavlanlarda suların yüksekten düştüğü kısım
aşınırsa, derin oyuklar oluşur. Bu oyuklara dev kazanı adı verilir. Çanak şeklindedir. Dev kazanlarının büyüklüğü; çavlanın yüksekliğine, su miktarı ve zemindeki kayaçların yumuşaklığına bağlıdır.
4. Menderes (Büklüm)
Soru: Menderes ne demektir? Nasıl oluşur?
Cevap: Akarsu yatağındaki büklümlere menderes denir. Akarsuların, eğimlerinin azaldığı yerlerde kıvrılarak akmasıyla oluşur. Hem
aşındırma, hem de biriktirme sonucunda, bu kıvrımlar daha da
genişleyerek menderesleri oluşturur. “S” harfini andırırlar. Büklümler yapan akarsuyun dış bükey kısmında aşındırma daha çok gerçekleşir.
Akarsuyun aşındırma yaptığı bu kıyıya çarpak denir. Akarsu, çarpak yayının içinde kalan kısmında biriktirmeler yapar, buraya da yığınak denir. Aşındırmanın ileri evrelerinden kopuk menderesler oluşur.
Soru: Menderes oluşturan bir akarsuyun özelikleri nelerdir?
Cevap: - Yatak eğimi azalmıştır
Akarsu hızı azalmıştır.
Uzunluğu artmıştır.
Aşındırma gücü azalmıştır.
Biriktirme faaliyetleri yaygındır.
5. Plato
Soru: Plato ne demektir?
Cevap: Akarsular tarafından derince yarılmış (parçalanmış) yüksekte kalan hafif dalgalı geniş düzlüklerdir. Platoların çoğu yatay tortul
tabakaların veya kalın lav örtülerinin vadilerle parçalanması sonucu oluşmuştur.
6. Peneplen (Yontuk Düz)
Soru: Peneplen (yontuk düz) ne demektir? Nasıl oluşur?
Cevap: Akarsu aşındırmasının son evresinde ortaya çıkan, hafif dalgalı geniş düzlüklerdir.
Peneplenler diğer aşınım şekillerine göre daha uzun bir sürede milyonlarca yıl içerisinde meydana gelirler
Soru: Akarsu sekisi (taraçası) ne demektir? Nasıl oluşur?
Cevap: Akarsuyun aktığı yere göre yüksekte kalmış, eski vadi
tabanı kalıntılarına denir. Akarsu sekisinin oluşması için; akarsuyun önce tabanlı vadi oluşturması, sonra akarsuyun tekrar canlanarak oluşturduğu bu tabanı aşındırması gerekir. Taban seviyesi değişen ya da taşıdığı su miktarı artan akarsuyun, derinlere doğru olan
aşındırması artar. Aşındırmanın ileri evrelerinde, daha derinlerde yeni bir akarsu tabanı oluşur. Böylece akarsuyun eski tabanı, yeni tabanına göre yüksekte kalmış olur. Yüksekte kalan basamak
biçimindeki bu şekillere akarsu sekisi denir.
Aşağıda verilen yer şekillerinden hangisini
oluşturan dış kuvvet diğerlerinden farklıdır?
Eğimi ve akış hızı fazla olan akarsular için aşağıda verilenlerden hangisi söylenemez?
A) Rejimleri düzenlidir.
B) Akış hızları fazladır.
C) Aşındırma güçleri fazladır.
D) Enerji potansiyelleri fazladır.
E) Denge profiline ulaşmamışlardır.
Bir bölgedeki akarsuyun içinden aktığı yatağın durumu yukarıdaki gibi ise, o bölge ile ilgili olarak;
I. Engebe azdır,
II. Akarsuların rejimi düzenlidir.
III. Yatak eğimi azdır.
IV. Baraj yapımına uygun değildir. yargılarından hangilerine ulaşılamaz?
A) Yalnız IIB) III ve IV C) I ve II D) Yalnız III E) I ve IV
Yukarıda gösterilen akarsu vadisi I. şekilden II. şekle dönüşmüştür.
En son aşama ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Aşındırma faaliyeti zayıflamıştır.
B) Enerji potansiyeli azalmıştır.
C) Akarsu menderesler oluşturmuştur.
D) Derine aşındırma, yan aşındırmaya göre daha fazladır.
E) Yamaç eğimleri azalmıştır.
Ortalama yükseltileri fazla olan yerler genç yapıdaki arazilerdir. Aşağıda verilen vadi profillerinden
hangisinin diğerlerine göre daha genç oluşumlu
olduğu söylenebilir?
Türkiye akarsuları incelendiğinde genellikle;
I. Akış hızlarının fazla olduğu II. Dik ve derin vadilerden aktığı
III. Denge profiline ulaşmadıklarıgörülür.
Yukarıdaki özelliklerin ortaya çıkmasındaki temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?
A) Dağların doğu-batı yönde uzanmaları B) Yükseltinin ve engebenin fazla olması C) Akarsuların boylarının uzun olması
D) Akarsuların açık havza özelliği taşıması
E) Çok sayıda fay hattının bulunması
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'deki
akarsuların genel özellikleri arasında yer almaz?
A) Denge profiline ulaşmamışlardır.
B) Ulaşımda yararlanılmaz.
C) Rejimleri genelde düzensizdir.
D) Eğimleri ve akış hızları azdır.
E) Enerji potansiyelleri yüksektir.
I. Dağ eteği ovası II. Kanyon vadi
III. Peribacaları IV. Kırgıbayır V. Dev kazanı
Yukarıda verilen akarsu şekillendirmelerinden hangisinin oluşumu diğerlerine göre farklılık gösterir?
A) I B) II C) III D) IV E) V
Yukarıda verilen akarsu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Akış hızı azdır.
B) Eğimi azalmıştır.
C) Boyu uzamıştır.
D) Aşındırma ve taşıma gücü fazladır.
E) Hidroelektrik potansiyeli düşüktür.
Akarsuların derine doğru aşındırmasının fazla olduğu yerlerde vadi profili genellikle "V"
şeklindedir.
Aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de vadi profilinin
"V" şeklinde olduğunu kanıtlamaz?
A) Genç oluşumlu olması B) Yükseltinin fazla olması
C) Menderesler çizerek akmaları
D) Akış hızlarının fazla olması
E) Engebenin fazla olması
Boğaz vadi, akarsuların derine aşındırmasıyla oluşur ve genellikle dağların denize paralel olarak uzandığı
yerlerde görülür.
Dağların uzanışını gösteren I. harita dikkate alındığında II.
haritada işaretli akarsulardan hangilerinin boğaz vadi oluşturma olasılığı en fazladır?
A) 1 ve 2 B) 1 ve 3 C) 2 ve 4
D) 2 ve 3E) 4 ve 5
"Akarsuyun, aşındırıp taşıdığı yük miktarı ve nitelikleri, akarsu
havzasının doğal denge durumuna, taşların fiziksel ve kimyasal özelliklerine bağlıdır."
Yukarıdaki yargıya göre, aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A) Erozyonun fazla olduğu yerlerde akarsuyun taşıdığı yük miktarı artar.
B) Karstik topografyadaki akarsuyun katı yük miktarı fazladır.
C) Kimyasal aşındırma yapan akarsuyun yükü eriyik halindedir.
D) Havzasında bitki örtüsü cılız olan akarsu bulanık akar.
E) Bitki örtüsünden yoksun olan havzadaki barajların ömrü uzun olmaz.