Metaverse, değişimin itici gücü
olabilecek mi? Yeni bir sektör ve yeni fırsatlar
doğuyor
Dijitalleşme, tüm çalışanların önceliği
Metaverse ve XR (genişletilmiş gerçeklik) kavramlarının popülerleşmesiyle uzmanların geleceğe ilişkin öngörüleri de iş dünyası için önemli yol haritası sunuyor. KPMG’nin raporundaki öngörülere göre, gelecekte iş dünyasını her alanda kökten değiştirecek yenilikler bekliyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye’de elektrikli araçların şarj altyapısını oluşturmak için kritik bir adım atarak girişimcilerin hızlı şarj istasyonu yatırımı yapmasını sağlamak üzere ‘Elektrikli Araçlar İçin Hızlı
Şarj İstasyonları Hibe Programı’nı başlattı. “Her alanda dijitalleşmiş bir Mercedes-Benz Türk” vizyonu paralelinde yol haritasını belirlemek için Dijital Dönüşüm Ofisi ekibi oluşturuldu.
Tüpraş, dijital müşteri deneyimine odaklanıyor
TEKNOLOJİ YATIRIM 7 BİLİŞİM DÜNYASI 8 TELEKOM 10
Veri odaklı iş birliği ile
hedef Orta Asya Mobil bağlantıda ‘sektör’
odaklı uzmanlık hedef!
Tüpraş, tüm süreçlerinde uçtan uca dijital bir müşteri deneyimi tasarlıyor.
KoçSistem ve SAS, Azerbaycan başta olmak üzere Orta Asya’daki müşterileri için iş birliği yapıyor.
Ericsson ve Turkcell, birçok sektörün dönüşümüne katkı sağlayacak iş birliği anlaşması imzaladı.
2 5 N İ S A N - 8 M A Y I S 2 0 2 2 S A Y I : 1 3 5 2
CxO YUVARLAK MASA
GÜNDEM 3 E-TOPLUM 4
11
CxO 5
w w w . b t h a b e r . c o m . t r
Dijital Liderler ve İzlenebilirlik
BThaber tarafından gerçekleştirilen CxO Yuvarlak Masa Toplantıları’nın beşincisi 26 - 27 Mart günlerinde Sapanca’da gerçekleştirildi.
Vector Grup sponsorluğunda gerçekleşen
“Dijital Liderler ve İzlenebilirlik” başlıklı etkinlik, farklı sektörlerde yer alan kuruluşların teknoloji liderlerine ev sahipliği yaptı.
Bilgi için:
M S M
M
Ü
Ü Ü
Ü Ü Ü
Ü Ü
Ü Ü Ü Ü
Ü
Ü Ü
Ü
Ü Ü
Ü
Ü Ş
Ş
Ş
Ş T
T
E
T E
R R
İ
P
P P
P
P
A
R A
R R
A A
A R A
Z T
T
T
C
C
C İ
İ
C C
C
C C
C
C
A A
A
Ü
Ü C
A A A A
C C
C C
C C
C
C C
C
C C
Z
Z Z
C Z
Z
Z Z Z
Z C C
C Z C
Z C C
C C
C C C C
B
B B B
B B B
B B
B
B
B
B
B B
Ö Ö Ö Ö Ö
Ö
Ö
Ö Ö
Ö Ö
Ö Ö Ö
Ö
Ç Ç
Ö
Ö Ö
V
V V V
Buyrun, bizi aramışsınız..
GÜ N DE M
www.bthaber.com.tr
25 NİSAN - 8 MAYIS 2022
3
Bilgi için:
M S M
M
Ü
Ü Ü
Ü Ü Ü
Ü Ü
Ü Ü Ü Ü
Ü
Ü Ü
Ü
Ü Ü
Ü
Ü Ş
Ş
Ş
Ş T
T
E
T E
R R
İ
P
P P
P
P
A
R A
R R
A A
A R A
Z T
T
T
C
C
C İ
İ
C C
C
C C
C
C
A A
A
Ü
Ü C
A A A A
C C
C C
C C
C
C C
C
C C
Z
Z Z
C Z
Z
Z Z Z
Z C C
C Z C
Z C C
C C
C C C C
B
B B B
B B B
B B
B
B
B
B
B B
Ö Ö Ö Ö Ö
Ö
Ö
Ö Ö
Ö Ö
Ö Ö Ö
Ö
Ç Ç
Ö
Ö Ö
V
V V V
Buyrun, bizi aramışsınız..
Metaverse ve XR (genişletilmiş gerçeklik) kavramlarının popülerleşmesiyle uzmanların geleceğe ilişkin öngörüleri de iş dünyası için önemli yol haritası sunuyor. KPMG’nin raporundaki öngörülere göre, gelecekte iş dünyasını ve toplumu her alanda kökten değiştirecek yenilikler bekliyor. Raporu değerlendiren KPMG Türkiye Şirket Ortağı, Veri, Analitik ve Dijital Lideri Gökhan Mataracı, “Yeni dünyada daha canlı odaklı, adil ve sürdürülebilir bir toplum kavramı oluşturabilecek fırsatlarımız var. Metaverse ile kaynakları daha optimum seviyede tüketip fırsat eşitliğini tüm dünyaya yayabiliriz. Doğanın ekosistemine zarar vermeden kendi kurgularımızı gerçekleştirebiliriz. Metaverse’i sadece bir dijitalleşme değil, aynı zamanda iklim değişikliğini olumlu yönde değiştirecek bir fırsat olarak görmeliyiz” dedi. KPMG’nin raporuna göre yeni dünyadan ipuçları şöyle:
Mars’a ilk adım: Önümüzdeki yıllarda Mars’ta yürüyen bir insanın o anlarının yayınlanmasının yollarından biri de Mars’a yerleştirilecek 360°
kameralar aracılığıyla sanal gerçeklik olabilir. İlk kişi Mars’ın yüzeyinde ilk adımı attığında, XR ve metaverse teknolojileri de tıpkı TV’de olduğu gibi daha da yaygınlaşacak. İnsanlar, bu olayı televizyondan izlemek ya da bu
yeni teknolojilerle tarihi adımı atan kişinin yanında olmayı tercih etmek arasında kalacak. Birçok insan da dünyada önemli bir adım atacak ve bu deneyimi sanal dünyada ilk elden yaşayacak.
Finansal değerin değişimi: 2030’a kadar insanlar metaverse dünyasında gerçek dünyadan daha fazla zaman geçirecek ve metaverse dünyasındaki finansal değerler, fiziksel dünyadaki varlıklarının finansal değerine meydan okumaya başlayacak. İnsanlar bu yeni sanal dünyada iş başvurusunda bulunacak, geçimini sağlayacak, alışveriş yapacak, arkadaşlarla tanışacak. Ayrıca insanlar sanal gerçeklik dünyasında tam zamanlı işlerde çalışacak. Sanal gerçeklik içinde insanları karşılayan, onlara etrafı gezdiren ve onlara hizmetler sunan tam zamanlı çalışanlar olacak.
İnsanlar ürün satın almak için VR kullanacak. Bu nedenle müşteri hizmetleri, alışveriş ve diğer etkinlikler için de dijital insanlar hizmet verecek.
Sanal dijital ikiz: Gerçek dünya sürücüsüz araçlar, kişisel sensörler ve dronlar tarafından sürekli dijital olarak haritalandırılacak, bu nedenle dünyamızın sanal dijital ikizi çok zengin olacak. XR her yerde olacak ve etkileşim kurmak, iletişim kurmak ve iş birliği yapmak için birçok arayüz seçeneği olacak. Kişisel yapay zekâ ikizlerimiz, bizi metaverse evreninde
temsil edecek, işleri inisiyatif alarak yapacak veya bu ikizlerimiz doğrudan fiziksel gerçekliğimize dijital bir protez sistemi olarak entegre edilecek. Düz ekran, klavye ve fare ortadan kalkacak ve sanal gerçeklik gözlükleri ile kontakt lensler bu teknolojilerin yerini alacak.
Yüksek riskli işler: Simüle edilmiş ikiz dünyamızdan elde edilecek sentetik veriler, robotları problem çözme konusunda yönlendirecek ve insanları yüksek riskli işlerden kurtaracak. Uzay yolculuğu, denizaltı keşfi ve tehlikeli ortamlarda çalışma gibi fiziksel deneyimlere yönelik sanal seyahat yaygınlaşacak. Sentetik veriler ve simülasyonlar, AR ve VR deneyimlerini teknik olmayanlar için daha gerçek ve daha etkili hale getirmek için büyük araçlar olacak
Yapak zekâ eğitmenleri ve VR kampüsler: Geleneksel yüksek öğrenimi sunmak için gereken fiziksel altyapı ve işletme maliyeti her geçen gün daha da artıyor ve bu maliyetler sürdürülebilir değil. Yüksek ve kaliteli eğitime erişim daha demokratik hale
gelecek, müzeler gibi dijitalleştirilmiş bilgi ve varlıklar sanal bir kampüste sunulacak. Öğrencilerin büyük bölümü AI eğitmenleri tarafından desteklenen bir VR kampüs aracılığıyla yüksek öğrenime katılacak.
Potansiyel tehlikeler: Beş yıl içinde dünya çapında yüz milyonlarca VR cihazı kullanılması bekleniyor. 10 yıl içinde telefonlar kadar olmasa da popülerlikleri artacak. Sanal gerçeklik cihazlarından günde 12 ila 15 saate varan deneyimler yaşanacak. Bu da veri yakalama, iletişim kurma, reklam yapma ve insanları yönlendirme potansiyeline sahip olacak. Metaverse dünyası şimdiye kadarki en etkili reklam aracı olabilir. Bu potansiyel de hemen hemen tüm teknolojilerde olduğu gibi iyilik veya kötülük için kullanılabilir. Bu nedenle endüstrinin ve hükümetlerin bu potansiyellerin farkında olması ve bunların önüne geçmesi önemli. Metaverse sistemi, bu güce sahip olmanın ahlaki yönü açısından sorumluluk getirecek kuralları ve yasaları da gerekli kılacak.
Metaverse,
değişimin itici gücü olabilecek mi?
Geçtiğimiz yıl Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (SPK) lisans alarak paya dayalı kitle fonlaması sistemini hayata geçiren ilk platform olan fonbulucu, Türkiye’nin ilk iOS ve Android mobil kitle fonlaması uygulamasını hayata geçirdi. Akıllı telefonlarla fnb.lc/mobil üzerinden indirilebilen uygulamayla, fonbulucu üzerinden fonlamaya çıkan girişimlere ortak olmak isteyen bireysel ve kurumsal yatırımcıların işlemleri kolay ve pratik hale getirildi.
Girişimcilerin ve yatırımcıların kitlesel fonlamanın önde gelen modellerinden biri olan paya dayalı kitle fonlamasını kullanmasını kolaylaştırma hedefine işaret eden fonbulucu Platformları Kurucusu ve Genel Müdürü Hakan
Yıldız, şunları söyledi:
“SPK’dan lisans aldığımız Nisan 2021’den bu yana tam 1 yıl geçti ve geriye dönüp baktığımızda çabalarımızın nasıl sonuç verdiğini görüyoruz. Paydaşlarımız e-devlet, Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ve Takasbank gibi kurumlarla geliştirdiğimiz sistem sayesinde tamamen dijitalleşen bir ekosistem yarattık. Gerçek ve tüzel kişilerin, kurumsal yatırımcılarla halkın girişimlere beraberce yatırım yapmasını sağlayarak sermayenin tabana yayılması ilkesini benimsedik.
Bunun için platformumuzda yatırımcı bariyerini 1 liraya kadar indirdik.
Geldiğimiz noktada kuruluşumuzdan
bugüne sadece öz sermaye bazında 420 kat büyüdük. İlk girişim fonlamamızdan bu yana fonlama hacmini 170 kat artırdık. Şirketlerin ya da sosyal girişimlerin büyümesi, ülke ekonomilerinin gelişmesi, inovatif iş modelleriyle dünya pazarlarında rekabet edebilen organizasyonların kurulması için bu modelin çok daha aktif biçimde kullanılması gerekiyor.
Bunun için de yeni araçların sisteme dahil edilmesi şart. Bu anlayışla iOS ve Android mobil kitle fonlaması uygulamasını devreye aldık. Uygulama sayesinde her bir birey ya da yatırımcı kuruluş akıllı telefon üzerinden dakikalar içinde bir fikre destek olabilecek.”
Mobil kitle fonlama uygulaması hayata geçti
KPMG Türkiye Şirket Ortağı, Veri, Analitik ve Dijital Lideri Gökhan Mataracı
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye’de elektrikli araçların şarj altyapısını oluşturmak için kritik bir adım atarak girişimcilerin hızlı şarj istasyonu yatırımı yapmasını sağlamak üzere ‘Elektrikli Araçlar İçin Hızlı Şarj İstasyonları Hibe Programı’nı başlattı. Program;
Togg’un şarj altyapısına da destek olacak. Başvurular, 15 Haziran 2022’ye kadar devam edecek.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 16 Nisan tarihinde başvuruya açılan programı, sosyal medya hesabından, “Elektrikli araçlar için gerekli altyapıyı ülkemize kazandırmakta kararlıyız.
Türkiye’nin 1.560 farklı noktasına yüksek hızlı şarj istasyonları kurulması için 300 milyon TL bütçeli hibe programını bugün başvuruya açtık. Yatırımcılarımıza hayırlı olsun!” mesajıyla paylaştı.
Türkiye’de elektrikli araçlarda hedeflenen hızlı yaygınlaşmanın sağlanabilmesi için, hızlınşarj altyapısının tüm bölgelerde asgari düzeye ulaşması büyük önem taşıyor. Önümüzdeki yıllarda elektrikli araç stoğunun
büyümesine paralel olarak, şarj istasyonlarının sayısında da hızlı bir artış olması gerekiyor.
Yatırımcılar, programdan istasyon başına 250 bin liraya kadar destek alabilecek. Yerli malı ünitelere artı yüzde 20 destek verilecek.
Programa başvurular, 15 Haziran 2022’ye kadar devam edecek.
Yatırımcılar, sarjdestek.sanayi.gov.
tr adresinden programa başvuru yapabilecek.
Şarj sektörünün etkin ve sürdürülebilir gelişimine uygun mevzuat altyapısı oluşturuldu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Milli Teknoloji Genel Müdürlüğü tarafından, ilgili kamu kurumları ve sektör aktörlerinin katkısıyla hazırlanan ‘Mobilite Araç ve Teknolojileri Yol Haritası’nda, Türkiye’de elektrikli araçların gelişimine dair düşük, orta ve yüksek olmak üzere 3 farklı senaryoyu içeren bir projeksiyon oluşturuldu. Bu projeksiyona göre 2025 yılında; yüksek senaryoda yıllık elektrikli araç satışının 180 bin, elektrikli araç stoğunun
400 bin olacağı tahmin ediliyor.
Orta senaryoda yıllık elektrikli araç satışının 120 bin, elektrikli araç stoğunun 270 bin olacağı öngörüldü. Düşük senaryoda ise yıllık elektrikli araç satışının 65 bin, elektrikli araç stoğunun 160 bin civarında olacağı tahmini yapıldı. 2030 yılı projeksiyonuna göre öngörüler şöyle oluştu:
Yüksek senaryoda yıllık elektrikli araç satışı 580 bin, elektrikli araç stoğu 2,5 milyon, orta senaryoda yıllık elektrikli araç satışı 420 bin, elektrikle araç stoğu 1,6 milyon, düşük senaryoda yıllık elektrikli araç satışı 200 bin, elektrikli araç stoğu 880 bin adet.
Tüm bunların yanı sıra Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın koordinasyonunda, başta Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve Türk Standartları Enstitüsü olmak üzere, ilgili kamu kurumlarının aktif katılımı ve özel sektörün yoğun katkısıyla Türkiye için elektrikli araç şarj altyapısına yönelik mevzuat, standartlar, destekler gibi başlıklardan oluşan kapsamlı bir plan hazırlandı. Yürütülen çalışmalar neticesinde, şarj sektörünün serbest piyasa koşullarında, etkin ve sürdürülebilir bir yapıda gelişmesini temin edecek bir mevzuat altyapısı oluşturuldu.
7346 sayılı kanun düzenlemesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nda, şarj hizmeti
sunulmasına yönelik yasal çerçeve tesis edildi. Buna göre, EPDK’nın yayımladığı yönetmelik ile de detayları netleşen mevzuat göre şarj hizmeti faaliyetleri lisansa ve sertifikaya tabi hale getirildi.
Şarj istasyonu sektörü elektrikli araçlara geçişi hızlandıracak Küresel arenadaki dönüşüm, Türkiye’de otomotiv sanayinin konumunu daha da güçlendirecek.
Elektrikli araçların sayısının ve yaygınlığının artması, teknoloji ekosistemi ve inovasyona öncülük edecek, girişimler için ihracat fırsatları yaratacak.
Otomotiv endüstrisinde yenilikçilik alanında hızlandırıcı etki oluşturması bakımından, elektrikli araçlar yaygınlaştırılacak.
Elektrikli araçların kullanılmaya başlamasıyla birlikte yeni bir sektör daha ortaya çıktı. Bugün henüz gelişiminin başında olan şarj istasyonu sektörünün, 2030 yılında yaklaşık 1,5 milyar dolar yatırımla kurulan 165 binin üzerinde şarj soketinin işletildiği büyük bir sektöre dönüşeceği tahmin ediliyor. Şarj istasyonu sektörü, büyüklüğünün yanında, otomotiv endüstrisi üzerindeki potansiyel etkisi bakımından da önem arz ediyor. Tüketici tercihlerinde belirleyici etkiye sahip olacak sektör, otomotiv pazarındaki rekabeti etkileyecek, elektrikli araçlara geçişi
hızlandıracak.
E- TO PL U M
4
www.bthaber.com.tr 25 NİSAN - 8 MAYIS 2022Savunma sanayi alanında Ar-Ge projelerinin başlatılma kararlarının alındığı Ar-Ge Panellerinin 8’incisi, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanlığı’nda (SSB) 18 Nisan tarihinde gerçekleştirildi. SSB 8. Ar-Ge Paneli toplantısında; 9 projenin başlatılmasına ve 1 alanda ‘Geniş Alan Çağrısı’na (SAGA) çıkılmasına karar verildi.
İlki 2016 yılında gerçekleştirilen ve şu ana kadar 8 kez toplanan Ar-Ge Panelleri sonucunda toplamda 49 projenin başlatılmasına ve 20 alanda
‘Savunma Sanayi Geniş Alan Çağrısı’
(SAGA) yayımlanmasına karar verildi.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, konuyla ilgili açıklamasında; bugüne kadar tamamlanmış ve devam eden toplam 119 Ar-Ge projesine; 4,1 milyar liralık harcama yapıldığına dikkat çekerek bu projeleri; üniversiteler, firmalar, araştırma kurumları ve enstitülerle
birlikte yürüttüklerini dile getirdi.
20 yıl önce savunma sanayinde Ar- Ge harcamalarının yılda 50 milyon doları bile bulmazken, bugün yılda 1 milyar 250 milyon doları geçtiğini ifade eden Demir, “Tam bağımsız savunma sanayi hedefinde; Ar-Ge ve teknoloji konularındaki çalışmalardan taviz vermeden yolumuza devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu. SSB 8. Ar-Ge Paneli Toplantısı sonucu başlatma kararı alınan Ar- Ge Projeleri ve SAGA Çağrıları ise şöyle: GÖÇMEN Programı Geniş Alan Çağrısı / Su Altı Sentetik Açıklıklı Görüntüleme Yeteneği Kazandırılması (SAS) Projesi ile insansız denizaltı araçları başta olmak üzere çeşitli deniz platfomlarındaki uygulamalara hizmet edebilecek şekilde sentetik açıklıklı sualtı görüntüleme yeteneğinin yurt içinde kazanılması amaçlanıyor. / Seramik Katkılı Metal Matris Kompozit
Malzemeler için Lazer Metal Toz Ergitme Prosesinin Geliştirilmesi Projesi / Yüksek Sıcaklık Ötektik Oksit Seramik Matris Kompozitlerin Geliştirilmesi Projesi / Grafen Esaslı Esnek Elektrot Malzemelerinin Geliştirilmesi Projesi ile askeri personelin vücut sinyallerinin takibi için kutanöz elektrot malzemelerinin üretimine yönelik, grafen esaslı, esnek, giyilebilir ve hassas sensör malzemelerinin geliştirilmesi hedefleniyor. / Düşük Faz Gürültüsüne Sahip Osilatör Geliştirme Projeleri / YIG Filtre Geliştirme Projesi ile Elektronik Harp Sistemleri / Yüksek Güçlü Elektromanyetik (YGEM) Tehditlere Dayanımlı Önkat Limitleyici Geliştirme Projesi / X Band RF Uygulamaya Özgü Tümdevre (TETİK) Yurt içi Üretim Prosesi Geliştirme Projesi / Ku-Bant Çok Fonksiyonlu RF Çip (RF CoreChip) Yurt içi Üretim Prosesi Geliştirme Projesi
Ar-Ge projelerinin odağında; KOBİ-Sanayi-Üniversite iş birliği var
Yeni bir sektör
ve yeni fırsatlar
doğuyor
a
Dijitalleşme,
tüm çalışanların
önceliği Cx
O
5
“Her alanda dijitalleşmiş bir Mercedes-Benz Türk” vizyonu paralelinde yol haritasını belirlemek için Dijital Dönüşüm Ofisi ekibi oluşturuldu.
www.bthaber.com.tr 25 NİSAN - 8 MAYIS 2022
Dijital Dönüşüm Ofisi ekibi; kendi sorumluluklarına ek olarak dijital trendleri takip eden ve ilgi duyan Mercedes- Benz Türk çalışanlarından oluşuyor. Gönüllülük esasında bir araya gelerek takım çalışmasını ve esnek çalışma prensibini benimseyen bu ekip; İnsan Kaynakları, Otobüs & Kamyon AR-GE, Otobüs & Kamyon Üretim, Controlling - Satın Alma, Bilgi Teknolojileri, Satış & Satış Sonrası Hizmetler ve Pazarlama birimlerinde görev alan toplam 15 kişiden oluşuyor.
Ekip olarak haftalık 4’er saatlik toplantılarda buluştuklarını belirten Mercedes-Benz Türk Dijital Dönüşüm Ofisi Yöneticisi, Chief Data Officer ve TruckStore Grup Müdürü Oytun Balıkçıoğlu’nun verdiği bilgiye göre, ayrıca, konu başlıklarına göre hafta içinde gerçekleştirilen küçük grup toplantılarıyla da süreçlerin takibi yapılıyor. “Şirketimizin CFO’su Tülin Mede Esmer, aynı zamanda proje sponsorluğumuzu yaparak bizlere her konuda destek veriyor” vurgusunu yapan Oytun Balıkçıoğlu, kurumsal iş birimlerindeki desteği de isim isim şöyle paylaştı:
“DigiBoard adını verdiğimiz ve bu proje özelinde oluşturulmuş komitemiz ile de aylık olarak bir araya gelerek hem güncel durumu kendileriyle paylaşıyor hem de onların fikirlerinden faydalanma fırsatı buluyoruz. Bu kurulumuzda; proje sponsorumuz ve CFO’muz Tülin Mede Esmer, Bilgi Teknolojileri Direktörümüz Gökçe Bezmez, İnsan Kaynakları Direktörümüz Betül Çorbacıoğlu,
Muhasebe – Bütçe Mali Kontrol Direktörümüz Elif Özden, Bayi Ağı ve İş Geliştirme Direktörümüz Hüseyin Çelik, AR-GE Kamyon Geliştirme Direktörümüz Melikşah Yüksel, Teknik Hizmetler ve Planlama Direktörümüz Nusret Kanat, Pazarlama İletişimi & CRM Kısım Müdürümüz Serra Yeşilyurt ve İcra Kurulu Başkanımız Süer Sülün’ün Asistanı Cem Demirel bulunuyor.”
Bu fikir paylaşımlarının yanında, her çeyrek dönemde şirketin İcra Kurulu’na proje hakkında bilgi veriliyor ve öneriler sunuluyor.
Hedefleri Oytun Balıkçıoğlu ile konuştuk:
Bu ekip, diğer iş birimleri ile nasıl bir bağlantıya sahip?
Dijital Dönüşüm Ofisi ekibimizin hedefi; dijital dönüşümü Mercedes-Benz Türk’ün her departman ve birimine sürdürülebilir bir şekilde ulaştırmak. Ekip
çalışanlarımız, sorumlu oldukları departmanların dijitalleşme ihtiyaçlarının belirlenmesinde ve departmanlarının önceliklerine göre dijital dönüşümün uygulanmasında öncülük ediyorlar. Bunun dışında, konseptini tamamlamış olduğumuz ve yakında hayata geçireceğimiz temsile dayalı iş modelimizle birlikte şirketimiz bünyesinde bizimle çalışacak
“etkili temsilci” ismini verdiğimiz 40 kişiden oluşan süreç
sorumlusu arkadaşlarımız olacak.
Tüm bu süreçte departmanlarda yer alan çalışanların desteğinin alınmasını da hedefliyoruz. Bu sayede, her departmanın ana süreçleri ve alt süreçlerindeki dijitalleşme ihtiyaçları detaylı bir şekilde değerlendirilerek, dijital dönüşümün her alana dokunması sağlanacak.
Diğer iş birimlerinin bu
yapılanmaya bakış açıları ve size geri dönüşleri nasıl?
Şirketimiz içerisinde birlikte yaratma unsuru temel değerlerimizden bir tanesi.
Bunun dışında, şirket olarak hem değişime hem de yeniliklere açık bir çalışma kültürümüz var. Tüm bu değerlerimiz sayesinde diğer iş birimlerimiz ile üst düzey bir uyum ve iş birliğimiz mevcut.
Yeni hazırlamış olduğumuz etkili temsilci konsepti içerisinde, tüm iş birimlerinde direkt DTO ofisimizle birebir çalışacak arkadaşlarımız da olacak.
Bu kapsamda DTO ekibimizde her departmanımızı temsil eden çalışma arkadaşlarımız var. Departman temsilcileri, sorumlu oldukları
departmanların dijitalleşme ihtiyaçlarının belirlenmesinde ve departmanlarının önceliklerine göre dijital dönüşümün bu ihtiyaçlara hizmet edecek şekilde uygulanmasında koordinasyon görevini yürütüyorlar. DTO ekibi olarak şirketimizin her biriminde dijital dönüşüm konusunda öncü olacağız. Elbette bunu DTO ekibi olarak tek başımıza yapmayacağız. Departmanlardaki çalışma arkadaşlarımızın
da desteğini alarak stratejik hedeflerimize ulaşmak için omuz omuza çalışacağız.
Ana şirketiniz Daimler Truck AG, Türkiye'deki bu yapılanmayı nasıl değerlendiriyor?
Şirketimizin merkezi
çalışmalarımıza büyük destek veriyor. Birçok ülkenin katıldığı düzenli toplantılarla karşılıklı
bilgi alışverişinde bulunma fırsatını da yakalıyoruz. Daimler Truck Grubu’nun hedefleri arasında yer alan birçok konuda birlikte çalışıyoruz. Özellikle fabrikaların kendi içlerinde bu tür projeleri paylaşmalarını ve en iyi örnek uygulamaların diğer fabrikalarda da uygulanmasını istiyoruz. Bu bağlamda, İstanbul ve Aksaray fabrikamızda yerli tedarikçilerimizle hayata geçirdiğimiz birçok uygulamayı Daimler Truck global organizasyonunun farklı lokasyonlarındaki fabrikalarında da hayata geçiyoruz. Böylelikle, yalnızca ürettiğimiz araçlardaki teknolojilerin değil, üretim süreçlerinde Türkiye’de hayata geçirdiğimiz yazılım çözümlerinin de ihracatını gerçekleştiriyoruz.
Enerji verimliliği,
sürdürülebilirlik gibi başlıklarda Mercedes-Benz Türk Ar-Ge ekibinin birçok çalışması ve teknoloji ihracatı var. Dijital Dönüşüm Ofisi, Ar-Ge ekibi ile nasıl bir bağa sahip olacak?
Dijital Dönüşüm Ofisi ekibi olarak hedefimiz; müşterilerimizi merkeze alan bir yaklaşım içerisinde dijital teknolojileri kullanarak değer zincirimize daha fazla katkıda bulunmak.
Hem müşteri taleplerinin daha hızlı cevaplandırılması hem de katma değersiz işlerin ortadan kaldırılması adına ‘süreçlerin dijitalleştirilmesinin’ önemli olduğunu düşünüyoruz.
Uçtan uça dijitalleşme, enerji verimliliğinden satış sonrası hizmetlere kadar hedeflerimiz arasında. Bu bağlamda, Ar- Ge ekiplerimiz de olmak üzere Mercedes-Benz Türk Dijital Dönüşüm Ofisi Yöneticisi,
Chief Data Officer ve TruckStore Grup Müdürü Oytun Balıkçıoğlu Handan Aybars
OBJEKTIFIME TAKILANLAR . . Cem Kıvırcık
Instagram | Twitter | Facebook
@cemkivircik
BALIKLIGÖL’DEKİ KADIN
Urfa’nın belki de en çok ziyaret edilen noktalarından biri olan Balıklıgöl’deyim. Elimde fotoğraf makinesi belki ilginç bir kare yakalarım umuduyla ortada dolanıyorum. Bir tur derken, birkaç tur attım gölün etrafında.
Birkaç kare de fotoğraf çektim ama çok da içime sinmedi. Tam o sırada karşıdan yerel giysileri ile bir kadının geldiğini gördüm. Bu yörelerde kadınların fotoğraflarının izin alınmadan
çekilmesi pek de hoş karşılanmadığından sabırla bekledim. Yüzünde özellikle bu bölgede yaşayan kadınların
“deq” dediği dövmeler vardı. Bu konuda birçok fotoğrafçının çok önemli çalışmaları var. Hatta yanımda bu çalışmalara imza atmış, yörenin usta fotoğrafçılarından biri olan Murat Ayneli de vardı şansıma. Gölün kenarına bağdaş kurmuş oturan kadınla Kürtçe bir şeyle konuştu ve çekim iznini aldık. Ama yine de poz olsun istemiyordum. Fotoğraf benim anlayışıma göre hayatın akışıyla doğru orantılı olmalıydı... Orada olmalıydım ama aynı zamanda olmamalıydım da... Çevreyi de görebileceğim güzel bir açı bularak, o anı bekledim ve deklanşöre bastım. Bu bir poz değildi ama kadın öylesine güçlü bir profil çiziyordu ki. Oturuşundaki haşmet etkileyiciydi. Her ne kadar o yörede kadınların daha edilgen olduğu düşünülse de bence aynı zamanda son derece de etkenler. Hele bir de ana olduklarında. Anadolu kadınının ne kadar güçlü olduğunu gösteren bir fotoğraf olduğunu düşünüyorum. Hani Nazım Hikmet’in şiirindeki gibi...
a
Cx O
6
www.bthaber.com.tr 25 NİSAN - 8 MAYIS 2022“Dönüşüm Elçileri” olarak tanımlanan operasyona yakın arkadaşlarımızla birlikte, içerden bir bakış açısıyla dijital çözümler üretmeye gayret ediyoruz.
Dijital Dönüşüm Ofisi'nin iş takviminde öncelikleri neler?
Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası’nın (MESS) 2020’de kurulan teknoloji merkezi
MEXT ile yaptığımız iş birliği çerçevesinde, Dijital Dönüşüm Ofisi ekibimiz MEXT’in deneyim, bilgi ve ekosisteminden faydalanıyor. Maksimum faydayı sağlamak için MEXT ile stratejik iş birliği yürütüyoruz.
Bu kapsamda ilk olarak, MEXT ile MEXT’in ekosistemi içerisinde yer alan ve Avrupa’nın en büyük uygulamalı bilimler araştırma ve
geliştirme organizasyonu olan Fraunhofer Enstitüsü ile birlikte Aksaray Kamyon Fabrikası’nda bir çalışma gerçekleştirildi. 20’den fazla birimle yapılan görüşmeler neticesinde temel iş süreçlerinin değerlendirildiği çalışmada, saha ziyaretleri de gerçekleştirildi.
Stratejimiz kapsamında; hedefleri, bu hedefleri gerçekleştirmeye etkisi yüksek olacak öncelikleri
ve Anahtar/Temel Performans Göstergeleri (KPI) belirledik.
Gerçekleştireceğimiz her bir dijitalleşme alt projesi, belirlediğimiz metrikler bazında değerlendirilecek. Her bir projemizin şirketimizin kârlılığına pozitif bir etki sağlamasını ve iki sene içerisinde yatırımlarımızın geri dönüşünün olmasını bekliyoruz.
Tüpraş,
dijital müşteri deneyimine
odaklanıyor
Dijital ve sürdürülebilir rafinaj faaliyetleri kapsamında Tüpraş, müşterilerle temas ettiği tüm süreçlerinde uçtan uca dijital bir müşteri deneyimi tasarlıyor. Bu kapsamda devreye alınan Kara Dolum Temassız Satış Projesi, Randevu Sistemi ve Sürücü Portalı Mobil Uygulaması, kara tankerlerinin dolum alanına girişini düzenleyerek teması azaltıyor ve beklemeleri de ortadan kaldırıyor. İlk olarak Aralık 2021’de İzmit Rafinerisi’nde devreye alınan Kara Dolum Temassız Satış Projesi’nin 2023 yılına kadar tüm rafinerilerde yaygınlaştırılması planlanıyor.
Yeni devreye alınan TAS (Terminal Automation System-Terminal Otomasyon Sistemi) altyapısı, SAP sistemi, Sürücü Portalı ve Müşteri Portalı Randevu uygulaması ile entegre halde çalışabilen Kara Dolum Temassız Satış Dijital Platformu sürücü deneyiminin insan teması olmadan kiosklar,
mobil uygulama ve Tüpraş Çözüm Merkezi aracılığı ile yönetilmesini sağlıyor. Rafinaj sektöründe bir ilk olma niteliği taşıyan Kara Dolum Temassız Satış Projesi’nin önümüzdeki dönem vagon, boru hattı ve deniz dolum süreçlerine entegre edilerek yaygınlaştırılması planlanıyor.
Sürücü Portalı Mobil Uygulaması ise sürücülerin gerekli bilgi ve duyurulara anında erişimine olanak sağlıyor. Çift taraflı ve kesintisiz iletişim imkanı sağlayan uygulama, sürücülerin ihtiyaçlarına göre sürekli geliştirilmeye devam edecek. Bu sayede Tüpraş sisteminden sipariş açan müşterilerin ve sürücülerinin randevu sistemi ile verimli bir süreç yönetiminin sağlanması hedefleniyor.
Farklı yaklaşımlar geliştiriliyor Şirketin geleceğe yönelik stratejik dönüşüm planları kapsamında odak iş alanlarından biri
olan “sürdürülebilir rafinaj”
alanında; müşteri odaklı dijital deneyim ve satış yaklaşımları geliştirdiklerini belirten Tüpraş Satış Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Özgür Kahramanzade, şunları söyledi:
“Kamu ve özel sektörden bini aşkın kurumsal müşterimize 30’dan fazla Tüpraş ürününü 12 farklı satış noktasında sunuyoruz. Bütün süreçlerimizi müşteri odaklı kurguluyor, Tüpraş çalışanları için kesintisiz eğitim programları uyguluyoruz.
Gerek web sitemiz gerek müşteri portalımız üzerinden verdiğimiz hizmetlerin kapsam ve hacmini her geçen gün genişletmeye devam edeceğiz.
Çalışmalarımızın en temel girdisi olan müşteri bildirimlerini doğru işlemeye, aldığımız geri
bildirimler doğrultusunda gelişim alanlarımızı tespit etmeye çalışıyoruz. Dijitalleşme ve dijital dönüşüm alanları her zaman gündemimizin en öncelikli konuları. Uygulanmaya başlanan Kara Dolum Temassız Satış Projesi’ni yakın zamanda vagon, boru hattı ve deniz dolum süreçlerine de entegre etmeyi planlıyoruz. Sürücü Portalı Mobil Uygulaması ise appstore/playstore‘da müşterilerimize sunduğumuz başka bir uygulamamız. Bu uygulamayı Müşteri Portalı’nda olduğu gibi müşterilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda sürekli geliştirmeye devam edeceğiz.
Ayrıca bu projeleri farklı dijital müşteri deneyimi projeleriyle geliştirerek daha da ileri taşıyacağız.”
Tüpraş Satış Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Özgür Kahramanzade
TE KN O LO Jİ Y AT IR IM
7
www.bthaber.com.tr 25 NİSAN - 8 MAYIS 2022
Gerçek zamanlı verileri işleme ve yeni nesil dijital yaklaşımlarla kurumların müşteri deneyimi süreçlerini yönetmeleri konusuna odaklanan Evam, Kuzey Amerika’nın yanı sıra Latin Amerika (LATAM) pazarında varlığını güçlendirmek üzere Miami
ofisini açtı. Lüksemburg merkezli CEECAT Capital’den yatırım alan, Avrupa ve Amerika pazarlarında gelişmesini sürdüren, merkez ofisi Londra’da bulunan Evam’ın Miami ofisinin yönetimine ise Finanstan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Melis Cömert Okçu getirildi. Evam CEO’su Bülent Demirkurt, şu bilgileri verdi:
“İkinci yılımızdan itibaren Amerika ve Hollanda gibi ülkelerde açtığımız yurtdışı ofislerimizle globalleşme planlarımızı hayata geçiriyoruz.
Stratejimizi global pazarlarda alanındaki en iyi ekipleri bünyemize kazandırarak büyüme üzerine kurduk.
İş dünyası giderek gerçek zamanlı ve kişiselleştirilmiş veri analitiğin yarattığı değerin farkına varıyor.
Günümüzde dünyada birçok lider banka, telekomünikasyon, havayolu
ve perakende şirketi, her gün 15’ten fazla ülkede, 600 milyondan fazla son kullanıcıya Evam çözümleri ile ulaşıyor. Bu gelişmeler doğal olarak yatırımcıların da dikkatini çekiyor.
Avrupa, ABD ve Asya pazarlarında başarılarımızın ardından, 2021 sonunda Avrupa’nın hızlı büyüyen şirketlerine odaklanan Lüksemburg merkezli özel sermaye fonu CEECAT Capital’den de yatırım aldık. Bu sayede globalde büyüme stratejimize ivme kazandırıyoruz. Kısa bir süre önce merkezimizi Londra’ya taşıdık.
Miami’de açtığımız ofisle Kuzey ve Güney Amerika pazarlarında büyümemizi sürdürmek istiyoruz.
Asya Pasifik bölgesindeki varlığımızı güçlendirmek için de Singapur’da yeni bir ofis, Pakistan’da da bir Center of Excellence açmak gündemimizde.”
Evam, küresel etkinliğini artırıyor
Evam CEO’su Bülent Demirkurt
Bİ Lİ Şİ M D Ü N YA SI
8
www.bthaber.com.tr 25 NİSAN - 8 MAYIS 2022Tayf İleri Teknoloji Hizmetleri, “Daha İyi, Daha Hızlı İnternet” mottosuyla geliştirdiği SpeedUpBOX İnternet Hızlandırıcı Çözümleri’nin Türkiye lansmanını 30 Mart’ta gerçekleştirdi.
Marriott Hotel Asia’da sektör profesyonellerini bir araya getiren lansman, Tayftech Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Ergüneş’in açılış konuşması ile başladı. Gelinen noktanın büyük bir inanç ve emeğin ürünü olduğunu vurgulayan Ergüneş,
“İnanıyorum ki bu yolculuk ülkemizde katma değerli ürünler üretilmesi ve teknoloji alanında çözümler
geliştirmesi hususlarında önemli ufuklar açacak” dedi.
Tayftech Kurucusu ve Genel Müdürü Tayfun Özgüder ise global teknoloji şirketi olma yolunda ilk adımı bu lansmanda attıklarının altını çizdi ve “Yenilikçi, bilinenin dışında işler yapmaya cesaret etmek, ileri teknoloji üretmek, dünya markası olmak için global standartlarda altyapı kurmak ve tescil ettirmek zorlu bir yolculuktu.
Bu zorlu süreçte, teknoloji duayenleri Ali Akurgal ve Tarık Reyhan’ın yanı sıra TUBİTAK BİLGEM Başkanı Ali Görçin'in desteğiyle BİLGEM’de gerçekleştirilen performans testleri bize cesaret verdi”
dedi.
Global teknoloji şirketlerinin Layer3’e odaklanıp bu katmanda yeteneklerini topladığını belirten Özgüder,
Layer4’ün ise inovatif ve zor bir katman olduğunu, ancak bu katmandaki çözümlerin internet bağımlı çalışan tüm servisler ve her sektörden kişi ve kuruluşların internet deneyimini tamamen değiştireceğini vurguladı.
Bu noktada SpeedUpBOX İnternet Hızlandırıcı Çözümleri'nin niş ve ileri teknoloji çözümler olduğunun altını çizen Özgüder, lansman kapsamında,
dünyada ilk kez gerçek ağ koşullarında canlı testler ile SpeedUpBOX İnternet Hızlandırıcı Çözümlerinin yetkinliğini kanıtlayacaklarını belirtti.
Canlı testler öncesi SpeedUpBOX teknik sunumunu yapan Tayftech Ar-Ge Direktörü Sedat Gönül, SpeedUpBOX’ın mevcuttaki WAN hızlandırıcı
cihazlardan farklı olarak, transparan TCP Hızlandırıcı, bir LAN cihazı olduğunu belirtti. TCP protokolünün bugünkü geniş bant talepleri ve kaotik ortam için tasarlanmadığını belirten Gönül, SpeedUpBOX’ın sıkışık ve darboğaz oluşmuş kanallarda TCP’yi iyi yöneterek internet trafiğini hızlandırdığı bilgisini paylaştı.
Lansman kapsamında katılımcılara SpeedUpBOX canlı performans testleri de sunuldu. Yüksek dosya boyutuna sahip bir videonun anlık, gerçek internet koşullarında dosya transferini yapan sunucu ile aynı anda SpeedUpBOX üzerinden dosya transferi yapan sunucunun eşzamanlı upload hız testlerinde SpeedUpBOX üzerinden dosya transferi yapan sunucunun dosya transferini tamamlandıktan sonra diğer sunucunun yükleme işlemini yarılayamamış olduğu görüldü.
Tayftech, SpeedUpBOX ile hızı artırıyor!
Veri odaklı iş birliği ile hedef Or ta Asya
KoçSistem ve SAS, Azerbaycan başta olmak üzere Orta Asya’daki müşterilerin analitik ihtiyaçlarına yönelik gelişmiş çözümler sunmak amacıyla veri analitik çözümlerini kullanarak kamu, finans, telekomünikasyon, enerji ve perakende
sektörlerinde ortak vizyonlarını gerçekleştirmek için iş birliği yapıyor. Bu kapsamda SAS’ın analitik ve yapay zekâ alanındaki uzmanlığının KoçSistem iş birliğiyle Orta Asya pazarındaki son kullanıcılara sunulması ve iki şirketin ortak pazarlara birlikte açılması hedefleniyor. Ayrıca Türkiye’den gelen talebe cevap verebilecek yeni iş senaryoları gerçekleştirmek için de birlikte çalışmalar yürütülecek.
SAS ve KoçSistem, Orta Asya’da veri odaklı dijital dönüşüme
değer katacak analitik çözümleri sunacak. Hem SAS hem de KoçSistem; iş modellerini kurmak, teknik ve iş ekiplerini eğitmek, geliştirmek ve pazarlama desteği sağlamak için kaynak sağlamayı, iş ve teknoloji uzmanlığıyla kısa vadede değer yaratmayı da hedefliyor.
Bölgede uzmanlık daha da gelişecek
Genç veri bilimcileri geliştirmek için ortak bir staj programının hayata geçirilmesi, üniversitelerde eğitim programları geliştirmek için eğitim kurumlarıyla iş birliği yapılması da hedefleniyor. Perakende, petrol ve gaz, finans sektörleriyle yakın temasta olup devlet kurumlarına
hazırlanacak projelerde de ortak hareket edecek.
SAS Türkiye ve Orta Asya Bölgelerinden Sorumlu Genel Müdürü Rasim Eğri, “Türkiye ve Orta Asya’da çeşitli sektörlerde yıllardır başarılı işlere imza atmaya devam ediyoruz. Birçok sektörde birlikte projeler gerçekleştirme hedefimizin yanı sıra bölgede veri analitiği alanında gençlere dokunacak programlar da yürütmeyi hedefliyoruz” dedi.
KoçSistem Satış Genel Müdür Yardımcısı Can Barış Öztok ise
“Yaklaşık 10 yıldır Azerbaycan’da bulunuyor; bölgede kurumların dijital dönüşüm çalışmalarına teknoloji desteği veriyoruz. Yeni iş ortaklığı sayesinde veri analitiği alanında bölgede katma değer yaratacağımıza inanıyoruz”
bilgisini verdi.
TE LE KO M
10
www.bthaber.com.tr 25 NİSAN - 8 MAYIS 2022Mobil
bağlantıda
‘sektör’ odaklı uzmanlık
hedef!
Ericsson ve Turkcell, “Ericsson Özel Şebeke” (Private Network) çözümü kapsamında birçok sektörün dijital dönüşümüne katkı sağlayacak bir iş birliği anlaşması imzaladı. Ericsson, tamamen izole ve endüstri alanına kurulabilecek
“Özel Şebeke” çözümü aracılığıyla endüstrilerinin ihtiyaç duyabileceği potansiyel kullanım senaryolarının belirlenmesi ve uygulanması için Turkcell’i destekleyecek.
Turkcell Kurumsal Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ceyhun Özata, "Bu iş birliği, Türkiye'deki sanayi kuruluşlarının dijital dönüşümüne büyük katkı
sağlayacak” derken, Ericsson Türkiye Genel Müdürü Işıl Yalçın, "Bu iş birliği, endüstriyel çözümler geliştirmek için yerel ve küresel düzeydeki Endüstri 4.0 iş ortakları arasındaki iş birliğini güçlendirecek” değerlendirmesini yaptı.
Anlaşma, Türkiye'de akıllı üretim, petrol ve rafineri, liman işletmeleri, havalimanları, enerji ve dağıtım ve madencilik gibi farklı sektörlerde Özel Şebeke çözümünün kullanım alanlarını araştırılması, belirlenmesi ve geliştirilmesi için Turkcell ve Ericsson arasındaki karşılıklı işbirliğinin temelini
oluşturuyor. Çözümün kullanım alanları, varlıkları izlemekten üretimi geliştirmek için gerçek zamanlı otomasyona, dijital ikizler ve veri odaklı bakış ile iş operasyonlarını optimize etmeye, çalışan güvenliğini artıran saha incelemelerinden uzaktan kontrol edilen robotlar geliştirmeye, çalışan yeteneklerini geliştiren artırılmış gerçeklik uygulamalarından çeşitli dijital teknolojilerden faydalanmaya kadar uzanıyor.
Öte yandan, iş birliği kapsamında geçtiğimiz Şubat ayında Turkcell ofisinde Ericsson Özel Şebeke Çözümü devreye alınarak başarılı
bir deneme de gerçekleştirildi.
Ericsson Özel Şebeke Çözümü;
kurumsal BT ve OT kullanıcılarının hassas verilerini kendi
altyapılarında tutarken, yönetim ihtiyaçlarını karşılıyor, bulut tabanlı bir şebeke yönetim portalı ve sorun giderme uygulaması ile iş operasyonlarını optimize eden ve basitleştiren güvenli ve basit bağlantı sunuyor. Yükseltmeler sırasında kesintiye neden olmayan ve hassas verileri şirket bünyesinde tutan Ericsson'ın özel şebekesi, Hizmet Düzeyi Anlaşmaları (SLA) aracılığıyla yüksek performans sağlıyor.
Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’nin (ITU) en önemli karar organı olan Konseyin 21-31 Mart tarihlerinde düzenlediği ITU Konsey Toplantısı, Cenevre’de üye ülkeleri bir araya getirdi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Konseyin 2022 yılı olağan toplantısına ülkemizi temsilen Kurul Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu riyasetinde üst seviyeli bir heyetle katıldı.
BTK, Türkiye’nin kurucu üyesi olduğu ITU’nun en önemli karar organı olan Konseyin Cenevre’de düzenlenen 2022 yılı olağan toplantısında yer aldı. Türkiye, ITU üyesi ülkelerin yüzde 25’ini oluşturan 48 üyeden oluşan Konseyde, 2002’den bu yana aralıksız 5 dönemdir Batı Avrupa Bölgesini temsil eden 8 üye arasında bulunuyor. 26 Eylül-14 Ekim 2022 tarihleri arasında Romanya'nın başkenti Bükreş'te düzenlenecek ve ITU’nun en yetkili konferansı olan Tam Yetkili Temsilciler Konferansı-PP-22'de yapılacak seçimlerde ülkemizin 2023-2026 dönemi için yeniden Konsey üyeliği adaylığı bulunuyor.
ITU seçimlerine yönelik stratejiler ve ülkemizin Konsey üyeliği adaylığı ele alındı ITU'nun faaliyetleri, politikaları ve stratejilerinin, günümüzün dinamik, hızla
değişen telekomünikasyon çerçevesiyle uyumlu olmasını sağlayacak genel telekomünikasyon politikalarını ortaya koymak, bunu sağlamak için ITU'nun politikalarını ve strateji planlarını
hazırlamak, çalışma programlarını koordine etmek, bütçe ve harcamalarını onaylamak gibi görevleri yerine getiren Konseyin PP- 22’den önceki bu son toplantısında; PP- 22’nin gündemine yönelik hazırlıklar önemli yer tutuyor. Bu kapsamda, toplantıda Birliğin son dört yıldaki faaliyetleri, Konsey Çalışma Gruplarının raporları ve Konsey Çözüm Kararları gözden geçirilirken, Birliğin 2024-2027 dönemi Stratejik ve Mali Planları da hazırlanıyor.
Konsey toplantısında, gündemdeki muhtelif konulara ilişkin katkılar paylaşılırken, Türkiye Konsey adaylığının duyurulması ve desteklenmesine yönelik temaslarda da bulunuldu. Kurul Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu riyasetindeki heyet; ülkemizin Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Sadık Arslan ile de görüşmeler yaparak gündemin kritik konularına ilişkin istişareler yürütüldü. Konsey toplantısına katılan heyet ayrıca ITU Genel Sekreteri
Houlin Zhao, Genel Sekreter Yardımcısı Malcolm Johnson, Telekomünikasyon Kalkınma Bürosu (BDT) Direktörü Doreen Bogdan-Martin, Telekomünikasyon Standardizasyon Bürosu (TSB) Direktörü Chaesub Lee ve Radyokomünikasyon Bürosu (BR) Direktörü Mario Maniewicz ile ikili toplantılar gerçekleştirdi.
Görüşmelerde gündemdeki önemli hususlar, ITU seçimlerine yönelik stratejiler ve ülkemizin Konsey üyeliği adaylığı ele alındı. ITU yönetimiyle yapılan görüşmelerde, ülkemizin ITU’ya bugüne kadar sağlamış olduğu katkılara dikkat çekilerek gelecekte de iş birliğine açık olunduğu vurgulandı. 2022 ITU Konsey Toplantısı esnasında ayrıca Azerbaycan, ABD, Çin, Uganda, Kenya, İsviçre, Arjantin, İspanya, Pakistan, Malezya, Kanada, İran, Nijer, Kuveyt, Japonya, Nijer, Tunus, Litvanya, Filipinler, Tayland, Fransa, Katar gibi Konsey’e katılan pek çok ülkenin temsilcileriyle ikili görüşmeler yapılarak özellikle seçimlere yönelik stratejiler ve ülkemizin adaylığına destek hususları ele alındı. Ülkemizin adaylığının duyurulması ve destek talep edilmesi amacıyla 24 Mart tarihindeki bir kahve molasına ülkemiz tarafından ev sahipliği yapıldı.
ITU Konsey Toplantısı’nda üye ülkeler buluştu
Ericsson Türkiye Genel Müdürü Işıl Yalçın Turkcell Kurumsal Satıştan Sorumlu
Genel Müdür Yardımcısı Ceyhun Özata
www.bthaber.com.tr 25 NİSAN - 8 MAYIS 2022
YUVARLAK MASA CxO
Dijital Liderler ve İzlenebilirlik
BThaber tarafından gerçekleştirilen CxO Yuvarlak Masa Toplantıları’nın beşincisi 26 - 27 Mart günlerinde Sapanca’da gerçekleştirildi.
“Dijital Liderler ve İzlenebilirlik” başlıklı etkinlik, farklı sektörlerde yer alan kuruluşların teknoloji liderlerine ev sahipliği yaptı.
Vector Grup sponsorluğunda gerçekleşen ve moderatörlüğünü BThaber Yayın Koordinatörü Ayhan Sevgi’nin yaptığı etkinlikte; kurum ve şirketlerin iş ve ürün süreçlerinde izlenebilirlik çalışmaları ele alındı. Teknoloji liderleri, oturumun ardından, Sapanca Gölü çevresinde gerçekleştirdikleri sohbetlerde fikir alışverişinde de bulundular.
Katılımcı CxO’lar
• Baran Korukluoğlu – CIO – Eren Holding
• Ethem Topgül - Intercity - CIO
• Erkan Şahin - Ege Yapı – CIO
• Halit Erol Şengünler - Vector Grup – CEO
• Hakan Cem Topal - Dijital Dönüşüm Müdürü - Flokser
• Hasan Öner – CIO
• Hulusi Bodrumlu - IT Direktörü – Kanca Grup
• İsmihan Baysal Anderson - Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü - Sabiha Gökçen Havalimanı
• Kağan Dökme – Suvari -Bilgi Teknolojileri ve Süreç Geliştirme Yöneticisi
• Metin Özcan – CIO - Skechers
• Mustafa Dönmez – CIO – BiTekDer Yönetim Kurulu Üyesi
• Mustafa Meral – CIO – TEV
• Nihat Kabadayı – CIO – D-Smart
• Serhat Uzun - Tarık Ediz - Bilgi Teknolojileri ve Süreç Geliştirme Müdürü
• Timur Karaman – Tiryaki Agro – CIO
Sponsor
12
www.bthaber.com.tr 25 NİSAN - 8 MAYIS 2022Yuvarlak Masa
CxO
İzlenebilir bir
altyapı bizim için çok önemli
Tarık Ediz moda sektöründe global bir markadır.
95 ülkede 1000 mağazaya ihracat yapan firmayız.
İzlenebilirlik bizim için çok önemlidir. Genellikle niş ürünler tasarlayıp üreten bir marka olmamız sebebiyle üretim aşamalarında takip ettiğimiz çok fazla hassas detay var. Bu açıdan ele aldığımızda tüm üretim aşamalarını izleyebilir olmamız bizim için çok kritik. Ürünlerimizin hangi üretim aşamalarında olduğunu ERP, MRP ve iş zekası uygulamalarıyla dijital bir şekilde
izleyebiliyoruz. İzlenebilirlik, üretim aşamalarının net bir şekilde görülebilir olmasını sağlamasının yanında performans ölçümleri yapabilmemizi ve operasyonel anlamda çok daha verimli olmamızı sağlıyor.
Ayrıca Turquality kapsamında bir şirket olmamız sebebiyle, tüm süreçlerimizi kağıt ortamından dijital ortama taşıyarak iş akışı uygulamaları ile izlenebilir hale getirdik. Özellikle bizim için çok önemli olan sipariş ve teklif süreçlerimiz için B2B
uygulaması kullanmaya başladık. Bu sayede siparişten üretime dek tüm aşamaları izlenebilir hale getirmiş olduk. IS027001 BGYS kapsamında sunucularımızı bulut ortama taşıyarak, tüm şirket verisinin güvenliği ve izlenebilmesi adına aksiyon aldık.
Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra gerçekleştireceğimiz tüm projelerde de izlenebilirliği sağlamak bizim için çok önemli bir kriter olacak.
Serhat Uzun Tarık Ediz Bilgi Teknolojileri ve
Süreç Geliştirme Müdürü
Stok izlenebilirliği bizim için önemli
Olka Spor 2010 yılında kurulmuş hem toptan hem perakende tarafında son kullanıcılarıyla ithal etmiş olduğu Skechers ürünlerini buluşturan bir şirket. Olka Spor çatısı altında markalar olarak ayrı bir şirket kurduk. Tekstil ürünleri üretiyor ve direkt Skechers Amerika’dan üretim hakkı alıp, Türkiye içerisinde katma değer sağlamaya çalışıyoruz. Bunun dışında, ProLab isimli, kendi lojistik depomuzda ayakkabı üretim tesisi kurduk.
Günlük 2500-3000 adet kapasite ile üretimi devam ettiriyoruz. Her ürünümüzü üretim içerisine sokmuyoruz ama lisans hakkı aldığımız birkaç ürün var ve onların üretimini yapmaya çalışıyoruz.
Onun dışında, kendi e-ticaret sitemizi dışarıdaki bir tedarikçiden alıp kendi içimizde bir yeni bir şirket oluşturduk. Bu önce bize hizmet ediyordu, sonrasında diğer perakende şirketlerine hizmet etmeye başladı. Amacımız; kendi içimizde katma değerli ürünler ve hizmetler oluşturup, sadece Olka Spor’a değil, diğer markalara da hizmet vermek. İzlenebilirliği birkaç katmana ayırmakta fayda var. Birincisi bizim gibi perakende şirketleri için stok izleme çok önemli. Çünkü pandemi ile
beraber insanlar e-ticarete yönelmeye başladılar.
Günün sonunda e-ticaretteki stok satış payının çoğunu mağazaya gitmeden bir şekilde müşteriye ulaştırmak, hizmet vermek amacıyla ilerlemeye çalıştı. Biz de pandemi zamanında e-ticaret entegrasyonlarına hızlıca yön vererek, uygulamalar geliştirerek, bu noktada şirket içerisinde e-ticaretin satıştaki payını hedef anlamında yükseltmeye devam ediyoruz. E-ticarete dedike stokla çalışarak, tüm mağazaların stokları ile çalışarak omni- channel süreci içerisine girdik. Stok izlenebilirliği noktasında alacağımız, yatırım yapmaya devam edeceğimiz aksiyonlar var. Stoğun ithalattan depoya gelişinden son kullanıcıya ulaştırılmasına kadarki tüm süreci izleyebilmemiz lazım. Bu da ilk önce o datayı kendi içimizde tutabilmek, raporlayabilmek demek oluyor. Bir işi bilmek için o işi raporlayabilmek, KPI’ları ölçebilmek gerekiyor. QR barkod, RF barkod noktasında yatırımlarımız devam ediyor. Şu anda yaptığımız ürünler var ve depo içerisinde onları raftan alıp, akıllı stok sistemini nasıl gerçekleştiririz, işi nasıl dijitalleştiririz noktasındayız. Amacımız; günün
sonunda müşterilerimiz için stokta tükenme oranını düşürüp onları memnun etmek. Şirket içerisinde diğer dijital dönüşüm devam ediyor. Bu kapsamda evrakları dijital ortama taşıyıp, daha kolay ve ulaşılabilir hale getirmek istiyoruz. O şirketin kuruluş amacı, kapsamı, şirket içerisindeki hiyerarşisi de önemli. Günün sonunda hepsi Olka Spor çatısı altında doğuyor, büyüyor, gelişiyor ve bağımsız hale geliyor. Son birkaç haftadır kendi içimizde konuştuğumuz bir konu da var. Biz öncesinde depolama hizmetini uluslararası bir şirketten alıyorduk. Bunu da kendi bünyemize kattık. Hadımköy’de 20 bin metrekarelik bir depo açtık. Hem üretim tesisimiz, hem depolama hizmetimiz orada. Yine Olka Spor olarak bazı şeyleri kendi içimizde çözmeyi istiyoruz. Çağrı merkezimizi yaptık birkaç ay önce. Depolama hizmetimizi de inhouse yaptık. Kendi aidiyeti yüksek personellerle çalışmaya devam ediyoruz. Diğer kardeş
şirketlerimiz, yani Olka çatısı altındaki depolama hizmetlerini de kendi depo hizmeti içerisine alacağız. Birleşme, izlenebilirlik noktasında bize farklı parametreler doğuracak.
Metin Özcan Skechers Türkiye CIO’su
7x 24 yaşayan bir operasyon yürütüyoruz
Kutularımızın
müşteriye zamanında ulaşması bizim için
önemli
Pandemi öncesi 2019 a kadar rekorlar kırarak büyüyen bir havalimanıydık. 2019 da yaklaşık 36 milyon yolcu ağırladık. 2022 itibari ile hızlı bir şekilde pandemi öncesine dönüyoruz. 2022 yazında tamamlanacak metro ile Şehir Havalimanı markamızı kuvvetlendireceğiz. İkinci pist
çalışmaları devam etmekte.
7/24, zaman ile yarışarak kamuya hizmet veriyoruz.
Bu sebeple izlenebilirlik çok önemli. Bir uçağın uçması için çok fazla parti ( havayolları, yer hizmetleri, kamu birimleri vb.) bilgi paylaşarak birlikte çalışıyorlar. Tüm operasyonun durumunun anlık izlenebilmesi ve verinin gerçek zamanlı görüntülenebilmesi, proaktif olup sorunları önceden görebilmek adına çok önemli. BT olarak operasyonun sinir sistemini oluşturuyoruz.
Havalimanın muhtelif lokasyonlarına yayılmış tüm ekosistemin birlikte ahenk içinde çalışması gerekiyor ve bu ekosistem yan yana masalarda çalışmıyor. Birkaç sene önce bir blockchain altyapısı oluşturduk. Burada bir uçuşa ait tüm bilgiler ve statüleri var. Her paydaş sorumlu olduğu bilgiyi bu alana yazmakta ve yine aynı ortamdan ihtiyaç duyduğu tüm bilgileri edinmektedir.
Blockchain platformundaki bilgileri yolcularımızla da sms ile paylaşmaya başladık. Blockchain platformu her geçen gün yeni katılımlarla genişliyor.. Yolcuyu, güvenlik amaçlı da izliyoruz.
Yalnız bırakılan bagajlar, kalabalıkların oluştuğu noktalar önemli. Pandemi sırasında donanım ve yazılım kullanarak özellikle kuyrukları izlemeye başladık. Kuyrukların belli seviyeleri aşması, işlem zamanlarının belli seviyelerin üstüne çıkması, yolcuların sosyal mesafeyi ihlal etmesi durumunda operasyonumuz sistemler tarafından uyarılmakta ve sorunlar büyümeden anında müdahele edilmektedir. Bagaj sistemlerimiz operasyonların plana uygun yürütülmesinde kritik öneme sahip.
Sensorler ve analitik uygulamalar yardımı ile sürekli performansı ölçülmekte, izlenmekte ve yönlendirilmekte. Buraya kadar uçağın uçması, yolcuların uçağa bindirilmesi vb havacılık operasyonlarını örnekledik. Bir de müşteri, yolcu deneyimi var. Yolcumuzun Sabiha Gökçen Havalimanı’na geldiğinde, hatta daha gelmeden, evden başlayan, gideceği destinasyona kadar yaşadığı tüm deneyime dahil olmak, konforunu arttırmak istiyoruz. Bu yüzden web sitemizde ve uygulamamızda çok fazla çalışmamız var. Buralarda
yolcularımızı rahatlatacak hizmetleri tanıtmaya çalışıyoruz. Web sitemiz ve uygulamamızı izleyerek topladığımız bilgilerle yolcu deneyimini iyileştirmeye çalışıyoruz. Ana faaliyet alanımız terminali işletmek. Terminal kapasitesi belli bir fiziksel alan ve kapasite kullanımını maksimize etmemiz gerekiyor. Bazı alanlar daha boş, bazı alanlar daha kalabalık oluyor. Tüm alanları sensörler, kameralar, yapay zeka yazılımları ile izliyoruz.Verileri kullanarak alan kullanmını optimize etmeye çalışıyoruz. BT altyapısı operasyonun sinir sistemini oluşturduğundan dolayı, bu altyapının da izlenmesi ayrıca kritik.
Şu anda biribirinden farklı izleme sistemlerimiz var. Hedefimiz bunların hepsini tek bir şemsiye altına koyarak ve iş süreçlerimizle ilişkilendirerek aksaklıkları proaktif olarak önceden görmeye çalışmak. Bütün IT altyapısı sürekli konuşuyor, loglar oluşturuyor. Logları anlık izleyerek, korelasyon yaparak, iş süreçlerine etkilerini anlık olarak görebilmek istiyoruz. Back office’de kağıtsız ortama geçiş, süreçlerde robotların kullanılması tüm hızıyla devam etmekte. Bu süreçlerin kesintisiz çalışabilmesi içinde tüm uygulamaların sürekli izlenmesi gerekiyor.
D-Smart olarak ISP ve TV platformu alanında 300 bine yakın müşterimiz var. Bizde en çok sorun yaşayabileceğimiz nokta, cihazlarımızın yani kutularımızın müşteriye zamanında ulaşması kısmı. Bu yönüyle cihaz takibi bizim için sorun yaratabiliyor. En çok burada izlenebilirliğin önemini hissediyoruz. Cihazlarımızın ya da depodaki
ürünlerimizin ne kadar olduğu, nerede olduğu ve bayiye ne kadar sürede ve miktarda gittiği gibi konular aslında verdiğimiz hizmet kadar önemli. Çünkü genelde müşteriyi kazandığımız ya da kaybettiğimiz nokta modemin veya kutunun müşteriye ne kadar zamanda ulaştığı ya da ulaşmadığı. Çünkü müşterimiz kutu ulaşmadığı
zaman bizden vazgeçebilir. Örneğin İstanbul’da yaşadığımız kar fırtınası döneminde fazladan bir haftalık stok yaparak bu dönemi sorunsuz atlattık.
Bunun için çalışan ayrı ekibimiz de var. Pandemi bunu bize kazandırdı, çünkü kullanım sayıları hızla artıyor ve biz de daha fazla müşteriye ulaşarak büyümemizi sürdürmek istiyoruz.
İsmihan Baysal Anderson Sabiha Gökçen Havalimanı Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü
Nihat Kabadayı D-Smart CIO’su
13
www.bthaber.com.tr 25 NİSAN - 8 MAYIS 2022
Yuvarlak Masa
CxO
14
www.bthaber.com.tr 25 NİSAN - 8 MAYIS 2022Yuvarlak Masa
CxO
Hem müşteriyi
hem çalışanı memnun eden bir yapı
Bilgi Teknolojileri Derneği (BiTekDer) yönetim kurulu üyesi olarak görev yapıyorum. 20 seneden uzun bir süredir de Türkiye’nin önde gelen finans kurumlarında farklı ekiplerde yöneticilik ve müdürlük görevlerinde bulundum.
İzlenebilirlik büyük kurumsal şirketlerde çok önemli bir konu. Çünkü her türlü işlemimizi, her türlü hareketimizi gerek müşteri gerek çalışan gerekse süreç açısından izleyebilmemiz ve yönetebilmemiz gerekiyor. Ölçemediğiniz bir şeyi de yönetemiyorsunuz. Bir şeyi ölçmek ve kayıt altına almak takip etmek ve onu yönetmek için gerekli. Tüm süreçlerinizde müşterilerinizde ve tüm çalışanlarınızda yapılan her türlü faaliyeti aslında süreç mantığı ile izlemek, süreç mantığı ile iyileştirmek ve izlenebilirliğini artırmak lazım.
Kurumunuz ne kadar dijitalse, yaptığınız işlemler ne kadar kayıt altına alabiliyorsa, ne kadar yaptığı şeyleri dijital ortamda iz bıraktırabiliyorsa izlenebilirlik de o kadar kolay oluyor. Bankalar açısından bakarsanız, yapılan işlerin yüzde 95
civarındaki hacmi tamamen dijitalde. Eskiden bankalar şube sayılarıyla övünürdü. Şimdi trend artık dijitalde yapılan işlemlere döndü. Her şeyi telefon bankacılığından, ATM’den, mobil bankacılıktan, internet bankacılığından çok rahat bir şekilde yapabiliyorsunuz. Bununla ilgili bir süreç izlenebilirliği anlamında gerçek hayatta yaşadığımız bir örneği vereyim. Çok sayıda bankada müşteri kredi veya kredi kartı başvurusunda bulunuyor, kartın ne zaman geleceğini de merak ediyor. İzlenebilirlik
anlamında bunu süreç olarak müşteriye açtığınızda şöyle bir yönteme gittik. ‘Kart başvurum nerede’
sorusunu web sitemize, internet bankacılığımıza koyduk. Müşteri de TC kimlik numarası ve bir takım güvenlik doğrulamasıyla başvurusunun nerede olduğunu adım adım takip edebiliyor. Bu bir kart başvurusu ise değerlendirme sürecinde olduğunu görüyor, bir sonraki adımda kartın basılma sürecinde veya postada olduğunu görüyor. Böylece bir süreci izlenebilir hale getirmiş oluyorsunuz.
Bu müşterinin de çalışanın da memnuniyetini artırıyor. İzlemede şu anda üzerinde çalıştığımız konu AIOPS (Artificial Intelligence at OPerationS).
Büyük bankalarda ve finans kuruluşlarında hizmet sürekliliği çok kritik bir konu olduğu için operasyon ekipleri sistemleri 7/24 izliyorlar. Herhangi bir yerde işlem azalması var mı, herhangi bir fonksiyonda hatalar geliyor mu, çalışan bir kanalda işlem adetlerinde çok büyük düşüşler var mı diye birtakım tool’larla izleme ekipleri sistemlerdeki her türlü anomaliyi izlemeye çalışıyorlar. AIOPS ise bunun bir adım ötesi, AIOPS’ta hatalar oluşmadan bunu fark etmeye çalışıyoruz. Bir sanal makine varsa bu makinenin hafızasında bir hata kodu alındıysa, diskinde yer dolduysa bunlar alarmlar üretiyor ve uyarıyor. Bu tarz yapay zeka yetkinlikleriyle kullanmaya çalışıyoruz. Üzerinde çalıştığımız aktif izlenebilirlikle ilgili konulardan birisi de bu. Uçtan uca izlenebilir süreçler ve yapılar önümüzdeki yıllarda da önemini korumaya devam edecek.
Mustafa Dönmez BiTekDer Yönetim Kurulu Üyesi
Fabrikamızın
dijital ikizini yapıp
daha dijital bir fabrika olmak istiyoruz
Flokser, 1997 yılından beri kesintisiz Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşundan biri olarak kimya sektöründe poliüretan hammadde üreticisi ve ihracatçısıyız. Yurtdışından aldığımız hammaddeleri işleyip yarı mamul olarak şirketlere veriyoruz. Kendi Ar-Ge laboratuvarlarımızda kendi ürünlerimizi tasarlayıp fabrikamızda üretiyoruz.
Aynı zamanda hammadde alım satımı yapıyoruz.
Sürdürülebilirlik odağında baktığımızda, öncelikle SAP S/4HANA kullanıyoruz. Muhasebeden finansa, üretimden Ar-Ge’ye, satın almadan ve satışa kadar bütün süreçler SAP S/4HANA üzerinden akmakta.
Üretimimizi de SAP S/4HANA sistemimizde takip etmeye başladık. Ölçebildiğimiz kadar bilgileri
topluyoruz. Topladığımız bilgilerden çeşitli analizler yapıp; üretim, maliyet, bakım, fire gibi konularda tahminleme yapabiliyoruz.
Bir sonraki amacımız fabrikamızın dijital ikizi yapmak. Biraz daha simülasyonun üzerine çıkmak istiyoruz. Fabrikanın gidişatını görüp yeri geldiğinde dijital olarak müdahil olmak istiyoruz. Mavi yaka sayımız az, çünkü genelde teknolojik üretim yapıyoruz. Beyaz yaka sayımız çok daha fazla. Bu alanda SAP S/4HANA hayatımızı kolaylaştırıyor. SAP S/4HANA geçişimizi 4 ay gibi mucizevi bir sürede yaptık. SAP S/4HANA’yı standartlar üzerinden gidip bize göre uyarladık.
Tarsus’ta çok büyük bir arazi aldık, buraya bir
fabrika kuruyoruz. Amacımız orada karanlık depo yapmak. Drone’larla depo sayımı yapalım istiyoruz.
Çünkü biz sayım yaparken, fabrikada duruş vermek zorunda kalıyoruz. Bu durumda bizim için çok büyük bir maliyet. Bunun yerine drone’lar her akşam havada uçsun ve sayımlarını yapsın, biz de duruş vermeden stoklarımızı her zaman kontrol edebilelim şeklinde bir fikrimiz var. Daha çok dijital fabrikayı nasıl yapabiliriz diye düşünüyoruz.
Son olarak Pendik Teknopark’ta faaliyet gösterecek Flokser İleri Kimya şirketini gelecek ay devreye alıyoruz. Bu şirketimiz, konumu ve faaliyet alanı itibariyle tamamen bir teknolojik şirket olacak.
Hakan Cem Topal Flokser Dijital Dönüşüm Müdürü
İzlenebilirlik, süreçlerinizi ne kadar
dijitalleştirdiğiniz ile ilgilidir
Hammadde süreçlerimizi
uçtan uca dijitale taşıyoruz
İzlenebilirlik konusunda başarılı sonuçlar almak süreçlerinizi ne kadar dijitalleştirdiğiniz ile ilgilidir.
Kalite yönetim sistemi kapsamında şirket içerisinde gerçekleştirdiğimiz süreç iyileştirme çalışmalarında manuel yürütülen süreçlerin tamamen dijital ortama aktarılmasına, izlenebilir ve ölçülebilir olmasına odaklanıyoruz. Bu doğrultuda hem süreç akışlarını yeniden tasarlıyor hem de yazılım çözümleri ile teknoloji desteği sağlıyor ve sürecin kurumsal hafızaya alınarak izlenebilir olmasını sağlıyoruz.
İzlenebilirlik, birden fazla başlıkta ele almamız gereken bir kavram. Perakende hazır giyim sektöründe yer alan bir şirket olarak ürün izlenebilirliği bizim için çok önemli bir başlık.
Her ürünün hangi üretim aşamalarından geçerek ürün haline geldiği, hangi işlem adımlarından sonra satışa hazır olarak mağazalarımızda
konumlandığı ile ilgili bilgi akışını ERP, MRP ve WMS uygulamalarımız aracılığı ile izliyoruz. Ürün için izlenebilirlik etiketleme anında başlıyor.
Üzerindeki farklı etiketler ile ürünün geriye dönük tüm aşamalarını takip edebiliyoruz. ISO 9001 kapsamında hazırladığımız İzlenebilirlik Prosedür/
Talimatları ile bu süreci sorunsuz yaşatmaya özen gösteriyoruz.
İzlenebilirliğin perakende sektörü için kritik olduğu bir diğer başlık müşterilerin izlenmesidir.
Mağazaya giren çıkan müşterilerin izlenmesi, mağaza içerisinde hangi bölge ve reyonda yoğunluk olduğunun izlenmesi, müşteri memnuniyetinin izlenmesi gibi alt başlıklarda müşterilerimizin izlenmesi adına çeşitli donanım ve yazılım çözümleri kullanıyoruz. Aynı zamanda müşterinin alışveriş hikayesinin tüm satış ve iletişim kanallarında ortak bir şekilde izlenebilmesi de özellikle CRM
aksiyonlarımız için üzerinde durduğumuz önemli bir konu. Mağazalarımızda personellerimizin vardiya planlarını yönetmek ve gerçekleşen giriş çıkışlarını izlemek için de bir yazılım geliştirme çalışmamız mevcut.
Bunların yanında BT altyapısında, EDR çözümleri ile virüslerin aldığı aksiyonları, SIEM ürünleri ve SOC hizmetleri ile altyapımızda gerçekleşen güvenlik olaylarını, NOC hizmetleri ile ağ ortamında gerçekleşen anomalileri izliyoruz. Inhouse olarak geliştirdiğimiz yazılım çözümlerinde performans sorunlarını ve uygulama hatalarını tespit edebilmek için çeşitli izleme araçları kullanıyoruz.
Özetle izlenebilirlik, geriye dönük sorun tespiti yapabilmemizi, bazı konularda karar alabilmek adına veriler toplayabilmemizi, proaktif olarak çözüm üretebilmemizi ve önlem almamızı sağlamak adına çok önemli bir kavramdır.
ERP geçiş sürecindeyiz. Yaklaşık 19 farklı modülle ERP tarafında yeni bir geçiş yapacağız.
Bunun dışında, bir dijital dönüşüm proje süreci başlattık. Proje yönetim ofisi kurduk ve bunun altında da farklı alanlarda dijital dönüşüm projelerini koordine edebileceğimiz ve entegre bir şekilde yürüteceğimiz bir yapıya ulaşmak istiyoruz. Bizim açımızdan izlenebilirlik çok önemli, çünkü hammaddemiz önemli. Örnek vermek gerekirse atık kağıtla çalışıyoruz tamamen. Yani yüzde yüz yurtiçinden ve yurtdışından aldığımız atık kağıt söz konusu.
Bu kağıdın toplanma sürecinden sevk edilme, müşteriye ürünü ulaştırmaya kadar geçen bütün süreci izlemek mecburiyetindeyiz. Çünkü
aldığımız hammaddenin kalitesi, ayrıştırılması, onun kaliteli bir hammaddeye dönüşmesi, sonrasındaki sevkiyat, lojistik, bizim son kullanıcılarımız, fabrikalar, üretim tesislerine kadar ulaşma süreci bizim için uçtan uca çok önemli. Çünkü bizim verimlilik alanındaki bütün girdilerimizi bunlar oluşturuyor. O yüzden buradaki eksik noktaları tamamlama yönünde ciddi anlamda çalışmalarımız var. Çünkü hepsi izlenebilir değil bizim açımızdan. Bizim için önemli olan ilk başlık hammaddemizi ve bunun alım sürecini tamamen dijitalleştirmek.
Böylece süreci manuel operasyondan kurtarabilmek istiyoruz. Bizim gibi büyük üretim tesislerinde yedek parça döngüsü,
varlıkların yönetimi çok önemli kavramlar. O yüzden de yedek parçanın yönetimi ve bakımla entegre çalışması, arızaların anlık giderilmesi, önleyici bakım dediğimiz aşamaların bunlarla entegre çalışmasının çok hızlı yapılabilmesi bizim üretim tarafındaki süreçlerimizi
hızlandıran, verimliliğimizi artıran unsurlardan.
Tabii ki böyle büyük tesislerin içinde artı aşamalardan birisi de çalışanlarımızın hem iş sağlığı açısından izlenebilirliğini sağlamak hem de onların da ihtiyacı olan yedek parça ve farklı ürünlere hızlı ulaşmasını dijital yolla sağlayabilmek. Bu konularda şu anda süreçlerde iyileştirme için çalışmalar yürütüyoruz.
Kağan Dökme Suvari Bilgi Teknolojileri ve Süreç Geliştirme Yöneticisi
Baran Korukluoğlu Eren Holding CIO’su
15
www.bthaber.com.tr 25 NİSAN - 8 MAYIS 2022