• Sonuç bulunamadı

KONJENİTAL KARACİGER FİBROZU OLGUSU

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "KONJENİTAL KARACİGER FİBROZU OLGUSU "

Copied!
3
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

SSK TEPECiK HAST DERG 1995; 5 (1): 97-9 97

KONJENİTAL KARACİGER FİBROZU OLGUSU

A CASE OF CONGENITAL HEP ATIC FIBROSIS

SUMMARY

Harun YENiCE ZiyaGÜNAL Sinan ERTEN

Congenital Hepatic Fibrosis is rarely encountered and usually misdiagnosed as cirrhosis.

It is inherited autosomal recessive.

W e report here a catıe of a 30-year old man who was admitted with upper gastrointestinal bleeding and diagnosed as Congenital Hepatic Fibrosis.

(Key words: Esophagus Varices, ;~'ortal Hypertension) ÖZET

Konjenital hepatikfibroz ender rastlanan, sirozla karı~an ve otozamal resesif geçen bir lez- yondur.

Üst gastrointestinal kanama nedeniyle ba~vuran ve Konjenital Karaciğer Fibrozu saptanan 30 ya~ındaki erkek hasta sunulmu~tur.

(Anahtar Sözcükler: Özafagus Varisleri, Portal Hipertansiyon)

3. Hastalıkları Kliniği

(Uz.Dr.Z Günal, Kli. Şefi, Uz.Dr.H Yenice, Dr.S Erten) SSK Tepecik Hastanesi 35120-IZMIR

Yazışma: Uz.Dr.H Yenice

(2)

J SSK TEPECiK HOSP TURKEY 1995 Vol. 5 No. 1

Konjenital karaciğer fibrozu, histolojik olarak normal karaciğer lobüllerinin kalın

ve geni~ kollajen fibröz bantlar tarafından sarılmasından ibarettir (1). Bu bantlar çok

sayıda mikroskopik düzgün safra kanalları

ve safra içermektedir.Arterler hipoplastik veya normaldir, venler ise küçülmü~tür.

Yangısal infiltrasyon görülmez. Nadiren int- rahepatik kanallar ~i~ veya dilatedir. Caroli Sendromu, koledok kistleri, eri~kin tip poli- kistik böbrek hastalığı, medüler kistik has-

talık ve renal displazi, konjenital hepatik fib- roza e~lik edebilen durumlardır (2, 3).

Hastalık otozornal resesif olarak kalıtılır.

Ailesel veya sporadik olabilir. Sıklıkla portal hipertansiyona yol açar. Bunun nedeni, fib- röz doku içinde portal ven terminal dalları­

nın geli~memi~ olmasıdır (4). Portal venog- rafide normal veya düzensiz intrahepatik daHanma ve kolateral dola~ım görülür. Ka-

lın fibroz bantlardan dolayı ultrasonda kara-

ciğer ekojenitesi artmı~tır. Perkutan veya en- doskopik kolanjiografide intrahepatik dal- larda incelme görülür.

OLGU

S.M. 30 ya~ındaki erkek hasta, ani ba~la­

yan kanlı kusma yakınması nedeniyle ba~­

vurusu üzerine kliniğimize yatırıldı (11.6.

1993, Prot No: 9283). Özgeçmi~inde, yıllardır karnının sol tarafında ~i~kinlik ve dolgunluk hissi bulunduğu, soy geçmi~inde ise iki kız karde~inde splenomegali saptandığı, bunlar- dan birinin 24 ya~ında iken gastrointestinal kanama sonucu kaybedildiği, diğerinin Al- manya'da uzun süre tetkik edildiği, glukoz- 6-fosfat dehindrogenaz yetersizliği dı~ında

bulgu saptanmadığı anla~ıldı. Söz konusu

kızkarde~in karaciğer biyopsi raporunda, materyal yetersizliği nedeniyle tanıya gidile-

mediği öğrenildi.

Fizik muayenede, kot kavsini 2 cm geçen sert ve düzgün kenarlı karaciğerin ve kasığa

kadar inen dalağın asit içinde yüzdüğü ba-

lotınan ile saptandı.

Laboratuvar tetkiklerinde, gaitada gizli

98

kan++++, lökosit 2500/mm3, Hb 7.1 gr/dL, Hct% 23.8, trombosit 65 000, serum protein- leri, bilirubinler, transaminazlar, alkalen fos- fataz, gama glutamil transpeptidaz, laktat dehidrogenaz, protein elektroforezi, kana-

ma-pıhtıla~ma testleri ve protein elektrofore- zi normal bulundu. HBsAg ve Anti-HCV ne- gatif, hemoglobin elektroforezi normal, ANA negatif idi. Periferik yayınada eritrosit morfolojisi ve lökosit formülü normal, trom- bosit kümeleri azalmı~tı. Retikülosit düzeyi

artını~ olarak bulundu (% 5). Kemik iliği as- pirasyon materyalinin incelenmesinde, her üç seride de artı~ gösteren hiperselüler ke- mik iliği saptandı. Olgumuzcia da glukoz-6- fosfat dehidrogenaz düzeyi Almanya'daki

kızkarde~inde olduğu gibi dü~ük (59 mik- roünite/lO eritrosit) bulundu (Normal de-

ğer: 131±13). Ancak olgumuzcia ne ilaç, ne de gıda maddesi alımı ile ili~kili hemoliz a-

tağına uyan öykü saptanmadı. Ayrıca göz- lem süresi içinde hernalizi destekleyen fizik bulgu ve laboratuvar bulgusuna rastlan-

madı.

Endoskopik tetkikte özofagusun distalin- den orta bölüme kadar uzanan 314 derece- de, kanamaya eğilimli varisler görüldü ve sklerozan tedavi uygulandı.

PA akciğer grafisinde ve ekokardiografi- de patolojik bulgu ya rastlanmadı. Karın ult- rasonografisinde karaciğer parankim ekoje- nitesinde artı~, portal vende geni~leme (16 mm), splenomegali (uzun çap 194 mm) sple- nik vende geni~leme (20 mm), karında asit ve sol böbrek orta bölümünde 35 mm çaplı

kist saptandı. Doppler ultrasonografide he- patik ven ve inferior vena cava normal, por- tal ve splenik vende akım hepatopedal (peri- ferden karaciğere) olarak bulundu. Karaci-

ğer iğne biyopsisi konjenital karaciğer fibro- zu olarak değerlendirildi. (SSK Tepecik Hast. Patoloji, Prot. No: 5888/93).

28.7.1993 tarilinde hastanemiz III. Genel Cerrahi Kliniğinde ba~arılı bir ~ekilde distal splenoral ~ant operasyonu uygulanan olgu 18 aydır asemptomatik olarak ya~amını sür- dürmektedir.

(3)

SSK TEPECiK HAST DERG 1995 Vol. 5 No. 1

Splenomegalisi olduğu bildirilen kızkar­

de~i yurt dı~ında olduğu için tetkik edileme-

mi~tir. Ebeveyn ve diğer karde~inin fizik muayene ve tetkikleri ise normal bulun-

muştur.

TARTIŞMA

Konjenital karaciğer fibrozu tanısı genel- likle 3-10 ya~larında konur. Bizim olguda ve

bazı olgu sunumlarında (5) görüldüğü gibi, bazen tanı eri~kin döneme kadar gecikebil- mektedir. Ba~vuru genellikle splenomegali ve asitle ili~kili ~i~kinlik ve ağrı, ya da özo- fagus varis kanaması nedeniyledir. Bazen de semptomsuz sert ve büyük bir karaciğer

ba~vuru nedeni olabilir.

Konjenital karaciğer fibrozu olguları ge-:

nellikle hatalı olarak karaciğer sirozu tanısı alır. Olgumuz da klinik olarak karaciğer si- rozuna benzemekle birlikte, laboratuvar ve- rileri bunu desteklememekteydi. Kesin tanı

için karaciğer biyopsisi gerekir. Bu olgular- da karaciğer oldukça sert olduğu için, iğne

biyopsisi ba~arılı olmayabilir, bu durumda

açık biyopsi gerekir.

Konjenital karaciğer fibrozunda hepato- selüler fonksiyonlar korunduğundan, prog- noz karaciğer sirazundan daha iyidir. Gast-

99

romtestinal kanama geçiren olgular porto- kaval ~ant operasyonu için ideal adaydır.

Bilier sistemin konjenital anomalileri has-

talığa e~lik edebilir. Hepatoselüler karsinom veya kolanjiokarsinom önemli komplikas-

yonlardandır. Olgumuza ve kızkarde~inde hastalığa e~lik eden glukoz-6-fosfat dehidro- genaz eksikliğine literatürde rastlanmamı~­

tır.

KAYNAKLAR

1. Sherlock S, Dooley J. Disease of the Liver and Bili- ary System: Ninth edition. London: Oxford Blackwell Sci.

Publi.; 1993; 551-2.

2. Lipschitz B, Berdan WE, Defelice AR, Levy.f. Assoda- tion of congenital hepatic fibrosis with autosomal dominant polycystic kidney disease. Pediatr Radiol. 1993 ; 23(2) : 131-3.

3.Sung JM, Huang ll et al. Caroli' s disease and congeni- tal hepatic fibrosisassociated with polycystic kidney disease.

Clin Nephrol. 1992; 38 (6): 324-8.

4. Menteş NK. Klinik Gastroenteroloji: 4. Baskı.

!zmir: 1983:772.

5. Ünsal B, Karaca H, Tunakan M, Bocutoglu A. Bir olgu nedeniyle konjenital hepa_tik fibrozis. İzmir Devlet Hastn Tıp Derg. 1990; 28 (3) : 354-6.

Referanslar

Benzer Belgeler

Based on the literature review, size, industry type, profitability, leverage, ownership structure and corporate governance are considered as the independent variables that may

Sonuç olarak, C ’nin babası tarafından cinsel tacize uğramış olmasının kuvvetle olası olduğu, bu durumuyla çocuğun babasıyla yalnız görüşmesinin ruh

Ekim 2008-Şubat 2009 tarihleri arasında Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Laboratuvarında izole edilen ve CDC kriterlerine göre (12)

The six product innovation variables affected are new product modifications with factor loading of 0.720, production process improvement with factor loading of

The shift in the total productivity factor in other agricultural products industries is rapidly increasing between 2001 and 2010 and 11, with a sharp growth in the meat and

The results obtained showed that the mechanical properties of the investigated polymer coatings on the surface of metal plates, such as the modulus of elasticity and residual

Section2 presents the background of FinFET device. Section 3 and 5 presents the methodology and power dissipation results of FinFET based BZFAD low power

Remark: In an optimal assignment table, if an unused 1-entry cell has net cost change zero, it indicates that the given AP will have an alternative optimal assignment plan.. Also,