• Sonuç bulunamadı

TWO SIBLINGS WITH EHLERS-DANLOS SYNDROME BLEEDING INTO THE THORAX AND ABDOMEN

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "TWO SIBLINGS WITH EHLERS-DANLOS SYNDROME BLEEDING INTO THE THORAX AND ABDOMEN "

Copied!
5
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

GÖGÜS VE I<ARIN BOŞLUGUNA KANAYAN

EHLERS=DAl\~LOS SENDROMLU İKİ KARDES

.~

TWO SIBLINGS WITH EHLERS-DANLOS SYNDROME BLEEDING INTO THE THORAX AND ABDOMEN

SUMMARY

Sezin

AŞIK

Figen

AKDENİZOGLU

Işın

YAPRAK Funda. ÖZGENÇ Nebil GÜRHANLI Taner GÜRBÜZ

This artide presents two siblings, a 12 year-old girlanda 16 year-old-boy, with type IV Eh- lers-Danlos syndrome who came wHh episodes of hemorrhage into the abd.omen and thorax respectively. The first case was treated surgically for the hernatomas in the abdomen. The he- mothorax developed in both of w as treated with chest drainage.

(Key words: Inherited Connedive Tissue Diseases, Complicatios.) ÖZET

kliniğimize, karına ve göğüs boşluğuna kanama nedeni ile başvuran, TiP IV Eh- lers-Danlos sendromlu 12 ve 16 yaşlarındaki iki kardeş sunulmaktadır. İlk olgumuzun karın- daki hematomlan drene edimiştir. Her iki da gelişen hemotoraks kapalı su altı

ile tedavi edilmiştir.

(Anahtar sözcükler : Kalıtsal Bağ Dokusu,

Çocuk Kliniği (Doç.Dr.l Yaprak, Kli Şefi, Uzm.Dr.F Akdenizoğlu, Dr.S Aşık, Dr.F Özgenç)

Göğüs Cerrahisi Kliniği ( Uz.Dr.N Gürhani ı)

Çocuk Cemılıisi Kliniği (Uz.Dr.T Gürbüz) SSK Tepecilt Eğitim Hasln. 35120 iZMiR

Yııı:rşma: Doç.Dr.l Yaprak

(2)

SSK TEPECiK HAST DERG 1995 Vol. 5 No. 2-3

Ehlers-Danlos sendromu, bağ dokusu- nun kalıtsal hastalıklan arasında sık gö- rülenlerden biridir. Ba~lıca klinik formları:

1- Şiddetli tip 2- Ilunlı Tip 3- Benin-hiper- mobil tip 4- Ekimotil<: tip 5- X'e bağlı tip 6- 0küler tip 7- Hiperekstensibilite ve eklern- lerde hipermobilite ile giden doğumsal tip 8- Periodontit tip 9- X'e bağlı resesif iskelet tipi 10- Disfibronektinemik tip ~eklinde sıra­

labilir.

Deride hiperelastisite, eklemlerde hiper- mobilite, travmaya sık maruz kalan bölge- lerde ekimozların ve atrofik sigara kağıdı

benzeri skarların olu~umu, barsak ve büyük

damarların frajilitesi ve buna bağlı yırtıl­

malan, keloid ve kontraktürlere eğilim, yay-·

gm hemorajiler ekimotik tipte sıkca gözlen- mektedir. Otozornal resesif ve dominant

geçi~ ve tip

m

kollajenin eksikliği söz konu- sudur. Moleküler düzeyde yapılan incele- melerde, jel elektroforezi ve skening dansi- tometre ile COL3A1 allelindeki mutasyonu- nu Ehlers-Danlos sendrorrı.unun dördüncü tipine neden olduğu belirlenmi~tir. Bu olgu- larda gözlenen hemostatik bozukluklar ve

sık görülen hemorajiler kollajen yapısındaki

defekt ve kan damarlarının bu nedenle ko- layca zedelenebilmesi ile açıklanır. Ayrıca

Faktör XI, XIII eksiklikleri, trombosit fonksi- yon bozukluklan da görülebilmektedir. Dar burun, ince dudaklar, belirgin çıkık gözler- den olui=ian karakteristik bir yüz görünümü, astenik yapı, ince deri, belirgin ciltaltı venle- ri, ka~ektik görünüm de tabloya eşlik eder.

Prognoz iyi değildir. Preoperatif ve operatif dönemlerde ölüm oranlan yüksektir. Bu ne- denle, kanamaların mümkün olduğunca

operasyona başvurulmadan kontrol altına alınmasına çalı~ılmalı, operasyon endikas- yonlan dikkatli konmalı, arteriografiden

kaçınılmalıdır. (2).

Olgularunız El1.lers-Danlos sendromu- nun iki karde~te birden saptanması ve her ikisinde de komplikasyonlarla seyretmesi nedeni ile sunulmaktadır.

OLGU 1 : Z.U.: (Çocuk Dahiliye Kl. Pro- tokol No: 3964) 12 ya~mdaki kız hasta, akut

179

ba~layan ~iddetli karm ağrısı, vücudundaki morluklar nedeni ile 16.5.1993 tarihinde

ba~vurdu. Karın ağrısırtın bir gün önce

ba~ladığı, yaklai=iık bir hafta önce karına

travma ( salıncak çarpması) öyküsü ve minör travmalar sonrasında morlukların olduğu ve

bunların nedbe bırakarak iyileştiği öğre­

nildi. Olgunun doğumda hipotonik olduğu,

6 aylıkken doğumsal kalça çıkığı tanısı alıp

2.5 ya~ında opere edildiği, 16 ya~ındaki

erkek kardeşinde de benzer yakınmaların olduğu, ailede akraba evliliği ve hemorajik diyatez öyküsünün ve ba~ka karde~lerinin olmadığı öğrenildi.

Yapılan fizik muayenede, ağırlık 33.5 kg (3-10P), Boy 157 cm (75P), aksiller ateş 37,2 C, kalp tepe atımı 1201 dk, arteriel kan

basıncı 90/60 mmHg, solunum sayısı.28/dk

olarak saptandı. Genel durumu orta, halsiz

kaşektik yapıda olan olgunun sol üst kad- randa daha belirgin olmak üzere yaygın karın hassasiyeti mevcuttu. Derisi ince, deri- nin kıvamı yumu~aktı, eklemlerde hipermo- bilite, her iki dizde patellar bölgede ve diz

altlarında ekimotik lezyonlar, dizlerde atro-- fik sigara kağıdı skarları vardı.

Laboratuar incelemelerinde, hemoglobin:

8 gr/dl, (izlemde 7.9-6,8 gr/dl) hematokrit:

%23.6, (izlemde %24.4Y/o22.2) beyaz küre

sayısı: 10.000 /ınm3, tranıbosit sayısı:

352.000/mm3. Eritrosit sedimentasyon hızı:

22 mm/saat idi. Na: 143 mEq/I, K:3A mEq/

I, Ca: 8.15 mg/dl, Protrombin zamanı 14 sa- niye, Ivy yöntemi ile kanama zamanı 3.5 da- kika, pıhtılaşma zamanı 6 dakika idi. Aktive parsiel toınboplastin zamanı 33 saniye, Faktör VIII: %192.7, Faktör IX: %152.3 olarak

saptandı, Faktör XIII düzeyi de normaldi.

Posteroanterior akciğer grafisi, ayakta direkt karm grafisi, uzun ekstremite grafileri nor- maldi. Yapılan karm ultrasonografisinde,

dalağın alt polünde hipoekoik alan, omen- tum minus ve Douglas bo~luğunda yaygın sıvı gözlendi. Olgunun elektrokardiografi ve ekokardiografisinde de patoloji saptanmadı.

Göz muayenesinde, her iki skleranın inceı.­

diği ve mavi renkte olduğu gözlendi, miyo-

(3)

pi saptandı.

Fizik inceleme bulguları ile Ehlers-Dan- los sendromu tanısı alan olgu akut karın

yönünden izleme alındı. bir hafta hemog- lobin, hematokrit düzeylerindeki düşmeye karşın olgunun ilk ultrasonografisinde sap- tanan omentum minus ve Douglas boşlu­

ğundaki sıvı görünümü giderek arttı. Doku- zuncu günde şiddetli kusmalar tobloya ek- lendi. Tekrarlanan karın ultrasonografisinde alt kadranda sıvı, sağ inguinal bölgede 6 cm.

çaplı düzgün kenarlı hiperekaik oluşum tes- bit edildi, söz konusu oluşumun hematom

olabileceği düşünüldü. Çocuk Cerrahisi ile

tartışılarak cerrahi girişime karar verildi, ult- rasonografide saptanan lokalizasyonlardaki

oluşumlarm hematom olduğu belirlenerek, transfüzyon desteği ile drene ikili an- tibioterapi (Ampisilin 100 mg/kg+Amikasin 15 mg/kg) başlandı. yirminci gü- nünde genel durumunun düzelmesi üzerine kontrole gelmek üzere salah ile taburcu edil- di.

Ayaktan izlenıneye devam edilen olgu- nun iki ay boyunca önemli bir yakınması ol··

mamasına karşın Ağustos 1993'de klini-

ğimize göğüs ağrısı, öksürük yakınması ile

başvurdu ve yeniden yatırıldı. Akciğer

oskültasyonunda sağda solunum seslerinde azalma mecuttu. Akciğer grafisinde sağ ba··

zalde sıvı imajı saptanıp torasentez

ponksiyonda 250 cc. hemorajik sıvı alındı.

Olgu hemorajik diatezler yönünden tekrar

araştırılıp sonuçlar normal bulundu, Karın

tornagrafisi de normal değerlendirildi. To- raks tomografisinde ise akciğerde hemoto- raks saptandı. Olgu antibioterapi (Ampisi- lin-sulbaktam 150 mg/kg + Amikasin 15 mg/kg + Vankomisin 40 mg/kg) ve kapalı sualtı drenajı ile tedavi edildi. Halen kont- rollere gelen olgunun, son olarak Şubat

1995'de incelenen fizik ve laboratuar bulgu-

larında patolojisi yoktur. Ancak kollajen tip

m

düzeyi ve trombosit fonksiyon testleri

çalı~ılamamıştır.

OLGU 2 : M.U.: 16 yaşındaki erkek dispne, öksürük, siyanoz yakınmaları

hastanemiz Göğüs Cerrahisi Kliniğine

27.8.1993 tarihlı'lde 13089 protokol numarası

ile ba~vurdu. Yakınmaların gün önce

başlayıp giderek , olgunun, ilk olgu ile kardeş olduğu, 3 doğumsal çıkığı operasyonu geçirdi, travmaya maruz kalan bölgelerde ekimozların ve skarla iyi-

leşmelerin olduğu öğrenildi.

Yapılan fizik muayenede, olgu astenik

yapıda ve eklemleri hipermobildi, belirgin respiratuar distresi ve siyanozu vardı, kalp

atımı 160/ dk, solunum sayısı 60/ dk

saptandı, akciğer oskültasyonunda sol hemitoraksta solunum sesleri alınamadı.

Hemorajik diatezle

olarak değerlendirilen akciğer os- kültasyonunda sol hemitoraksta solunum sesleri alınamadı.

Hemorajik diatezle testleri normal olarak değerlendirilen akciğer gra- fisinde, sol akciğerde yaygın pnömohe- motoraks, atelektatik görünüm, mediastinal

toraks tomografisin- plevral sıvı alanın­

dan bazı kesimlerde ayırdedilebilen, yak-

laşık 10 cm. kitle görünüm mevcuttu.

Bu görünümün, tekrarlayan kanamalada

oluşabilecek fibrin bantları sonucu gelişe­

bileceği yorumu yapıldL Yapılan panksiyon- da 750 cc. hemorajik sıvı bo~altıldı, Mezlosi- lin 100 + Gentamisin 15 mg/kg

landı. sualtı drenajı uygulandı ve

yatışının onuncu taburcu edildi.

Son olarak Şubat 1995'de yapılan muayene- sinde bulguları olağan değerlendirildi,

TARTIŞMA

Ehlers-Danlos sendromu, deride hipere- lastisite, eklemlerde hipermobilite, özellikle travmaya maruz kalan yerlerde ekimozlarla seyreden, genetik geçisi değişkenlik gös- teren bir bağ dokusu hastalığıdır (2,3,9,10).

Kalıtıınla geçen bağ dokusu hastalıkları

arasmda en sık görülenlerden biridir ve aile öyküsü yoksa sıklıkla geç çocukluk veya

erişkin tanı alabilmektedir Lite- ratürde, De Paepa tarafından yayınlanan

bir çalışmada, bir olgu minör klinik bulgular

(4)

SSK TEPECiK HAST DERG 1995 Vol. 5 No. 2-3

ve pozitif aile öyküsü ile üç ya~ında tanı almı~tır. Bizim olgularımız, 12 yaşında kız

ve 16 ya~ında erkek olmak üzere, iki kar-

de~tirler. Akut ba~layan ~iddetli karın ağrısı, göğüs ağrısı ve vücutlarındaki morluklar ne- deni ile buşvurmuşlardır. Öykülerinden do-

ğumda hipotonik oldukları, doğumsal kalça

çıkığı nedeni ile opere edildikleri öğrenil­

miştir.

Ehlers-Danlos sendromunun on ayrı kli- nik formu vardır. Dördüncü tipi olan ekimo- tik tipin genetik geçi~i otozornal dominant veya resesiftir (5,9). Dördüncü tipin ba~lıca

kilinik bulguları olan ekiemierde hipermobi- lite, deride hiperekstensibilite, travmalara sekonder olu~an yaygın ekimozlar-atrofik si- gara kağıdı görünümü-astenik yapı, olgu-

larımızda da belirlenen patognomonik bul-

gulardır (2,3,9,10).

Kalıtsal bağ dokusu hastalıklarının baş­

lıca major formları osteogenezis imperfekta, kutis laksa, Marfan ve Ehlers-Danlos send-

romlarındır (1). İlk olgumuzcia araknodakti- lisi, uzun boyu, iskelet sistemindeki hiper- mobilitesi, oküler incelmede saptanan miyo- pi ve mavi skierası nedeni ile Marfan sond- romu da dü~ünülmü~, ancak lens ektopisi ve mitral kapak prolapsusunun olmaması,

Marfan sandromunda akut karın tablosu ve ekimoz sonrası skarla~ma ile iyile~menin tanımlanmaması nedeni ile ekarte edilmi~tir.

Osteoporoz, iletim tipi i~itme kaybı, kemik- lerde frajilitenin olmamaması ile de osteoge- nizis imperfektadan ayrılmı~tır. Kutis laksa' da ise deride sarkık kıvrımlar ön plandadır

ve hiperelastisite ile eklem hipermobilitesi yoktur, tipik ya~lı yüz görünümü mevcuttur (9).

Ehlers-Danlos sendromunun büyük da-

marların kendiliğinden yırtılmadan, buna

bağlı geli~en akut, organ içine kanamaları

ve hemorajik diateze benzer klinik tablo ile seyredenleri dördüncü tipidir. Kanamalar kollajen yapısındaki defekt nedeniyle kan

damarlarının kolayca zedelenmesi ve ruptü- rü ile açıklanmaktadır. Ayrıca literatürde, tip IV Ehlers-Danlos sendromunda, faktör

181

eksikliklerinden (F XI, F XIII) ve trombosit fonksiyon bozukluklarından söz edilmekte- dir (7,11). Bizim olgularımız da akut gelişen karın ve göğüs içine olan kanamalar ile

ba~vurmuşlar ve bu nedenle Ehlers-Danlos sendromunun dördüncü tipi ile uyumlu bu-

lunmuşlardır. Olgularımız hemorajik diatez yönünden de incelenmiş, aktive parsiel tromboplastin zamanı, protrombin zamanı,

kanama ve pıhtıla~ma zamanı, faktör VIII, IX, XIII düzeyleri normal bulunmuştur.

Yapılan araştırmalarda,

tip IV Ettiers- Danlos sendromunda tip III kollajenini ek-

sikliği belirlenmiştir (1,4,5,6). Bu eksikliğin

genin COL3A1 allelinde olu~an mutasyona

bağlı olduğu da ortaya çıkarılmı~tır (1,4, 8,10). De Paepa (6) tarafından yapılan bir

çalışmada Ehlers-Danlos sendromlu bir ol- guda kollajen tip III düzeylerinin normalin

%5'i kadar olduğu, Sillence (10) tarafından yapılan ara~tırmada ise normalin %11'i ol-

duğu bulunmu~tur. Olgumuzcia kollajen tip III düzeyi çalı~ılamamıştır. Cikrit ve arka-

da~ları (2) bir ailenin be~ bireyinde Ehlers- Danlos sendromunun dördüncü tipini ta-

nımlamı~lardır. Bizim olgularımız da aynı

aileden iki kardeştir, benzer kliniğe sahiptir- ler. Tüm aile bireyleri kollajen yapılarının

incelenmesi için izleme alınmı~ ve ailevi

geçi~ hakkında bilgi verilmi~tir.

Ehlers-Danlos sendromu, kalıtsal bağ do- kusu hastalıkları arasında sık görülenlerden biridir, olgular komplikasyonlar açısından

titizlikle izlenmelidir.

KAYNAKLAR

1. Tucker LB. Heritable disordes of connective tissue and disability and chronic disease in childhood. Curr Opin Rhe- umatol1992; 4 (5): 731-40.

2. Cikrit DF, Miles CH, Silver D. Spontaneous arterial perforation. J Vasc Surg 1987; 5 (2): 248-55.

3. Ishimitsu T, Inoue K, Tomizawa T, Noguchi Y, Sugis- hita Y, Ito I. Type IV Ehlers-Danlos syndrome associated with mitral valve prolapse. J Cardiol Suppl1988; 18P: 97- 105.

(5)

4. De Paepa A, Van den Bassche H, Mortier G, Matton M. The Ehlers-Danlos and Marjan syndromes in young children. J Genet Hum 1988; 36 (3): 247-53.

5. Furga A, Saesseli B, Steinman B, Bolinger A. Micro- angiopathy in Ehlers-Danlos syndome type IV. Int J Micro- circ C/in Exp. 1992; 11 (3): 241-7.

6. De Pae-pa A, Van Lendegem W, De Keyser F, De Reuck J. Association of multiple intracranial aneurysms and collagen type III deficiency. Clin Neurol Neıırosurg 1988 ; 90 (1) . 53-6.

7. Anstey A, Mayne K Winter M, van de Pette J, Pope FM, Platelet and coagulation studies in Elılers-Danlos

syndrome. Br J Dermato/1991; 125 (2) : 155-63.

8. Cole WG. Etiology and pathogenesis of hen'tab/e con- nective tissue discascse. J Pediatr 1993 ; 13 (3) : 392-403.

9. Be!ırman R, Kliegman R, Ne/son W, Vaughmı V. Eh- lers-Danlos syndrome. In: Ne/son Texbook of Pediatrics 1992: 1661.

10. Sillence DO, Chiodo AA, Campbell PE, Co/e WC.

Elılers-Danlos syndrome type IV: p!ıenotypic consequences of a splicing mutation in one COL3A1 aile/e. J Med Genet 1991 ; 28 (12) : 840-5.

11. Karaca M, Cronberg L, Nilsson IM. Abnormal pla- telet-coilagen reaction in Ehlers-Danlos syndrome, Scand J Haemato/1972 ; 9: 465.

Referanslar

Benzer Belgeler

Very soft murmur that is not immediately audible but can be heard only after careful auscultation in a quiet environment. II Soft murmur that is audible with

She was treated with anterior lumbar discectomy and fusion through a right thoraco-abdominal approach between T11 and L3 and posterior spinal fusion from T2 to L5 using

Hastanın üre, kreatin değerinde yükselme olduğu için hidrasyon başlanıp, monitörize edilerek yakın diürez ve elektrolit takibi başlanmış ve anjiografi

Patients vvith MDS frequently have immune abnormalities (IA) including autoimmune disorders, functional and quantitative abnormalities of T-cells, B-cells, and natural

Yüksek enerjili yaralanmalarda geniş doku kayıpları, kompozit doku kayıpları, geniş yumuşak doku avülsiyonları, kemik yapılarda geniş segment kayıpları

Savaşlarda mesane yaralanması, en sık penetran trav- maların sonucu olarak ortaya çıkar ve bunu takiben pelvik kırıklarla ilişkili künt travmalar sonucu ortaya çıkar

Some T2-deficient patients with mutant enzyme, which retains some residual activity, do not show typical urinary organic acid profile even during the acute attacks; a minority

Dilated cardiomyopathy with woolly hair and keratoderma (DCWHK), also known as Carvajal disease, is an autosomal re- cessive cardio-cutaneous syndrome caused by mutations in DSP,