Biyoteknoloji için
Mikrobiyoloji 1
Genel Bakış
• Genetik olarak düzenlenmiş ürünler (GMO, GDO, Biotech crops); genetik mühendisliği teknikleri kullanılarak DNA’sı düzenlenmiş ve tarım alanında kullanılan ürünlere verilen genel isimdir.
• Bu düzenlemelerdeki genel amaç; ekinin besin değerini, raf ömrünü arttırmanın yanı sıra, çeşitli hastalıklara, böceklere, kimyasallara ve çevresel koşullara karşı dirençli hale getirmektir.
• Tüketime yönelik olmayan ekinler üzerinde yapılan düzenlemelerin temel amacı ise,
• farmasötik alanında kullanım için çeşitli iyileştirmelerin yapılması,
• biyoyakıt olarak kullanılacak ürünlerin geliştirilmesi ve
• biyoremediasyon gibi çevrenin temizlenmesinde kullanılacak ürünlerin geliştirilmesi ya da iyileştirilmesini hedefler.
• Çiftçiler, GM teknolojisine oldukça hızlı alışmışlardır.
• 1996 ve 2011 yılları arasında dünyadaki GM ekim alanı 94 kat artmış ve 17,000 km2’den 1,600.000 km2’ye yükselmiştir.
• 2010’da dünyadaki tarım alanlarının %10’u GM ekinler ile ekilmiştir.
• Günümüzde, dünyada toplam 29 ülkede 11 farklı GM
ekin yaklaşık 160 milyon hektarda ekilmiştir.
• GM ürünleri, konvensiyonel ürünler ile kıyaslandığında, insan sağlığı üzerinde çok olumsuz etkisi olmadığı konusunda bilim dünyası ortak bir görüşe varmıştır.
• GM ürünlerin ayrıca ekolojik açıdan da oldukça önemli katkıları vardır.
• Doğal olarak çok sayıda karşıt görüş de yer almaktadır.
• Karşıt görüşe sahip kişiler pek çok açıdan GM ürünleri değerlendirmektedir:
• Çevre açısından etkileri
• GM teknikler ile üretilen ürünlerin tüketimi güvenli midir?
• Dünyanın hangi ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile bu ürünler üretilmektedir?
• Ekonomik katkıları ne olacaktır?
Doğada Gen Aktarımı ve Geleneksel Tarım
• Bilim insanları DNA’nın organizmalar arasında doğal süreçlerle transfer edildiğini ilk olarak 1946 yılında belirlemişlerdir.
• Bu sürece katkıda bulunan çeşitli mekanizmalar bulunmaktadır:
• Gen akışı ya da yatay gen transferi: doğada çokça gerçekleşen bir olaydır. Bilinen en iyi örneği, antibiyotik direncinin organizmalar arasında aktarımı.
• Transpozonlar, retrotranspozonlar, provirüsler ve diğer mobil genetik elemanlar bu süreçte rol alırlar.
• Bu mekanizmalar aracılığı ile gen aktarımı, evrimsel süreçlerde kromozomda dinamik değişimleri
beraberinde getirir.
GMO Tarihi
• Genetik olarak modifiye edilen ilk bitki 1982 yılında antibiyotik direnci kazandırılan tütün bitkisidir.
• Genetik olarak düzenlenmesi sureti ile herbisit direnci kazandırılan tütün bitkisinin saha denemeleri 1986 yılında ABD ve Fransa’da yapılmıştır.
• Ardından 1987 yılından Plant Genetic Systems (Ghent, Belçika) firması ilk olarak Bacillus thuringiensis bakterisinden insektisidal özelliğe sahip proteinleri kodlayan genleri tütün bitkisine aktarmayı başarmıştır.
• Çin Halk Cumhuriyeti, virüs direncine sahip tütün bitkisinin ticari olarak satılmasına izin veren ilk ülke olmuştur.
• Bu ürün 1997 yılında Çin’de marketten çekilmiştir.
• ABD’de satışına izin verilen ilk GMO ise, FlavSavr domatestir.
• Bu ürün 1994 yılında markete sunulmuştur ve olgunlaşmasının ardından yumuşaması uzun sürdüğünden raf ömrü uzamıştır.
• 1994 yılında bir herbisit olan bromoxynil’e karşı dirence sahip genetik olarak
düzenlenmiş tütün bitkisinin Avrupa Birliği tarafından onaylanması ile birlikte, GMO ürünler olarak Avrupa’da satışa
sunulmuştur.
Aktarımda Kullanılan Yöntemleri
• Genetik olarak değiştirilen bitkiler, genellikle laboratuvarda bitkilerin genetik yapısı üzerinde yapılan değişimlerdir.
• Bu işlem, genetik mühendisliği teknikleri kullanılarak bitki genomuna yeni genlerin ilavesi esasına dayanır.
• Bu tekniklerden bazıları Biyolistik transformasyon, Elektroporasyon, Mikroenjeksiyon ve Agrobacterium’dur.
• Biyolistik yöntemi sırasında, araştırıcılar klonlamak istedikleri geni bitkiye bombardıman ile
gönderirler.
Genetik Mühendisliği Tipi
• TRANSGENİK
• Transgenik bitkiler başka bir türe ait genin aktarıldığı bitkilere verilen isimdir.
• Aktarılan gen aynı alemden de gelebilir (bitkiden bitkiye) ya da alemler arası (örneğin bakteriden bitkiye) da aktarım yapılabilir.
• Her iki durumda da aktarılan DNA yeni konağında başarılı şekilde ifade
edilebilsin diye bazı küçük düzenlemeler yapılır.
• Transgenik havuçlar Taliglucerase alfa ilacını üretecek şekilde düzenlenmişlerdir.
• Söz konusu ilaç, Gaucher's hastalığının tedavisinde kullanılmaktadır.
• Fotosentez kapasitesi arttırılmış bitkiler
• Bioluminescence bitkiler
• Azot fiksasyonu arttırılmış bitkiler
Ekonomik Değerlendirmesi
• Biyoteknolojik üretimi yapılan tohumların tek başına değeri 2011 yılında $13.2 milyar dolar iken, pamuk, mısır ve soya fasulyesinin yıllık sağladığı kazanç yaklaşık $160 milyar’dır.
• GMO tohumlarından en büyük kazancı sağlayan firma, Monsanto’dur.
• 2007 yılında Monsanto’ya ait ürünler dünya genelinde 1,000,000 km2’lik alana ekilmiştir.
• Bu oran 2006 yılına kıyasla %13 artış anlamına gelmektedir.
• Monsanto’yu takip eden diğer şirketler ise; Syngenta, DuPont ve and Bayer CropScience’dir.
• European Joint Research Commission’un yaptığı araştırmaya göre, 2015 yılında pazara sürülecek olan GM bitkilerin yaklaşık %40’ının Asya’da yetiştirileceği tahmin edilmiştir.
• Mısır açısından durumu değerlendirir isek, Monsanto’nun triple-stack corn’u (Roundup Ready 2-weed control
technology ile YieldGard (Bt) Corn Borer ve YieldGard
Rootworm böcek kontrolünün hepsini içeren bir üründür) ABD’de en çok satan üründür.
• ABD’de mısır eken çiftçiler 2008 yılında 130,000 km
2’den fazla alanı bu mısır ile ekmişlerdir ve 2014-2015 yılları arasında bu alanın 230,000 km2 olduğu tahmin edilmektedir.
• Pamuk açısından bakıldığında ise bu durum 2008 yılında
20,000 km
2olmuştur.
• International Service for the Acquisition of Agri-Biotech Applications (ISAAA)’nin raporuna göre 2010 yılında 15 milyon çiftçi 29 ülkede biyoteknolojik olarak düzenlenmiş tohumları ekmiştir.
• Bu çiftçilerin %90’dan fazlası ekonomik olarak zayıf durumdaki ülkelerde yaşamaktadır.
• Çinde 6.5 milyon çiftçi ve Hindistanda 6.3 milyon çiftçi çoğunluğu Bt pamuk olmak üzere bu tohumları kullanmıştır.
• Filipinler, Günay Afrika ve diğer 20 gelişmekte olan ülke 2009 yılında da bu tohumları satın almıştır.
• Çinde ise yaklaşık 10 milyon çifti biyoteknolojik olarak düzenlenmiş tahumlardan faydalanmaktadır.
• 2010 yılında yayınlanan bir derleme makalenin verileri dikkate alındığında;
• 1990’ların sonu ve 2000’lerin başı arasında kalan zaman diliminde yetiştirilen GM bitkilerin çoğunun hayvan beslemesinde kullanıldığı vurgulanmaktadır.
• Ete olan talebin artmasına bağlı olarak, hayvan beslemesinde kullanılan GM bitkilerin yetiştiriciliğine de talep paralel olarak artış göstermektedir.
• meta-analysis
• 1995-Mart 2014 arası değerlendirilmiştir.