Editörler:
Prof. Dr. Gürer
GÜLSEVİN
Yrd. Doç. Dr. Metin
ARıKANDüzenleme Kurulu:
Prof. Dr. Mustafa
CEMİLOGLV
Prof. Dr. Zeki KAYMAZ
Prof. Dr. Metin
EKİcİ
Doç. Dr. Alimcan
İNAYET
Arş.
Gör. Özgür AY
Arş.Gör,
Ferah TÜRKER
Dizgi -
Yazı İşleri:
Arş.
Gör. Özgür AY
ISBN: 975-00740-0-9
Baskı
Adedi: 500
Baskı
Tarihi:
Aralık2005
Basım
Yeri: KANYILMAZ MATBAASI
Sanat Caddesi 609 Sokak No: 13 Çamdibi -
İZMİR
Tel: 0.232449 1443
BİR
KIBRIS
MASALıNDA
KIBRIS AGZI'NIN
FONETİKÖZELLİKLERİ
Erdoğan
SARACOGLU'
Giriş
Bu
çalışmamızda,halk
ağzındanderleyip
yazıya geçirdiğimizbir
Kıbrıs Masalındakifonetik
özellikler üzerinde
duracağız. çalışmamızda,
Türkiye Türkçesi'nin
yazı
dili
(İstanbul Ağzı)
esas
alınarak,
Kıbrıs Masalında
görülen ses
değişiklikleri,sözcükler üzerinde
karşılaştırmalıolarak
gösterilmiş,böylece
Kıbrıs Ağzı'nın
fonetik özellikleri saptanmaya
çalışılmıştır.i.
Kıbrıs AğzıTarihsel
gelişimve bölge etkisiyle, bir anadilin lehçesi içinde ses ve
yapı bakımındangörülen
yöresel küçük
ayrılıklara "Ağız" dendiğinibiliyoruz.
Ağızözellikleri
yazıdilinde
değil,ancak
konuşmadilinde görülebilir.
Her ulus dilinin ve kültürünün bir
başkenti vardır.
Türkçe'nin
İstanbul, İngilizce'nin
Londra,
Fransızca'nın
Paris ve
Almanca'nınBerlin gibi. Kültür
başkentlerinden uzaklaştıkça ağız ayrılıklarıartar.
Türkiye Türkçesi'nde de bölgeler
arasındaseslerin
çıkışları,sözcüklerin
söylenişlerive cümle
düzeni
bakımındanönemli
ayrılıklar vardır.İstanbul Ağzı'nın
g sesini Rizeli c'ye çevirir:
geldim> celdum; gittim> cittum
Orta Anadolu
Ağızlanyla, Kıbrıs Ağzı'ndasözcük
başlıklarındakik'Ier genellikle g sesine döner:
Konya> Gonya; kalem> galem;
kız> gızgibi.
Kayserili, ö sesini o sesine
yaklaştırarak"Gozüfiü
seveyim" der.
Rumeli Türklerinin
birçoğudevri k cümle
kullanırken,sözcük
başındakih-leri de atarak, "Aber
yollarım
Asan' a'' der.
Ağız ayrılıklarını
incelemek
isteğibizde son 50
yıldıroldukça
artmıştır.Bu incelemelerden dil
bakımından olduğu
kadar, sosyal bilimler
bakımındanda büyük yararlar elde edilecek, Türk Tarihi daha
çok
aydınlanacaktır.Ancak bugün toplumda okur-yazar
oranının artmasıve
kulağahitap eden kitle
iletişim araçlarıradyo ve televizyonun toplum
yaşamındaönemli bir yer
tutması. ağız ayrılıklarınıgittikçe
azaltmaktadır. Kıbrıs Ağzı,Anadolu Lehçesi'ne
bağlıdır. Ağzırmzda,Anadolu Lehçesi'ndeki
ağızlardan çeşitliözellikler görülmektedir. Bu durum, 1571'de,
Kıbrıs'ın Osmanlılar tarafından alınışıyla,Anadolu'nun
çeşitli
yörelerinden
Kıbrıs'a iskarıiçin
gönderilen
atalarımızın, ağızözelliklerini
Kıbrıs'tada
yaşatmalarından doğmuştur.
Tarih
kaynaklarındanve dil
araştırmalarından çıkardığımızsonuca göre,
Kıbrıs
Türkleri'nin kökeni,
Kıbrıs'ın bayındırlığıve adadaki Türklerin
yoğunlaştırılması amacıyladevlet
eliyle önceleri Konya çevresinden, daha sonra da
İçel,
Antalya, Yozgat ve Alanya gibi yerlerden
Kıbrıs'a
gönderilen
atalarımızla, Şamlu,Kara
Hacılu,Eski Yürü k,
Şeyhlü, Kiseoğlu,B
atralı, Senedlü,
Çıblaklu,Cirid, Gedikli,
Toslaklı, SaçıKara, Dirümlü ve Kaçar Halil gibi yine devlet
tarafından"Sürgün Hükmü"
uyarınca Kıbrıs'a
gönderilen, yürü k
aşiretlerine dayanmaktadır.II. Metin
Bu bölümde
Kıbrıs Ağzı'na bağlıkalarak
yazıya geçirdiğimizve 1980'de
i.
Baskısı,1992'de de
ikinci
baskısı yapılan "Kıbrıs Ağzı" adlı kitabımızın
Metin Derlemeleri bölümünde
yayınlanan
"On
İki
GardaşMeseli"
adlı masalımızı sunacağız.Bu masal, 1971
yılındases alma
aygıtıile Halil Ali'den
tarafımızdan derlenmiştir.Kaynak
kişi,1971
yılında54
yaşındaydıve okuma yazma bilmiyordu.
Bilindiği
gibi halk
edebiyatımızınzengin ürünlerinden olan
masallarımız,toplum geleneklerini,
düşünüş tarzınıve hayal gücünü
kuşaktan kuşağa aktarır. KıbrısTürk
Masalları'nın KıbrısTürk
Edebiyatındaönemli bir yeri
vardır.Ancak bugün teknolojinin ilerlemesi ve toplumumuzun kültür düzeyinin yükselmesi, anonim halk
edebiyatımızınsevilen ürünlerine
karşıgösterilen ilgiyi gittikçe
azaltmaktadır.Eskiden
kışgecelerinin
vazgeçilmez unsuru olan
masallarınyerini
artıktelevizyondaki dizi filimler
almıştır.Günümüz
çocuğu,masaldan çok bilgisayar oyunundan zevk
almaktadır.Elektronik oyuncaklarla
oynayan
çocuklarımızın artıkmasallardaki cin ve perilerle
uğraşacak, şehzadelerin maceralarıylahülya
alemlerine dalacak
zamanlarıyoktur. Bu nedenle
Kıbrıs'tamasal söyleme
geleneği yavaş yavaş unutulmaktadır.Şimdi
isterseniz masal söyleme
geleneğiüzerinde
kısaca duralım.Kıbrı'ta
masal
sözcüğüyerine "mesel"
sözcüğü kullanılmaktadır.Masallar daha çok genellikle
yaşlı kadınlar tarafındangeceleri çocuklara söylenmektedir. Masal söyleyen bu
kadınlara,"meselci ne ne",
"meselci
gadın"ya da "meselci aba" denmekteydi. Masal derlemeleri yaparken
karşılaştığımız bazıkaynak
kişiler,eskiden köy kahvehanelerinde halk hikayeleri anlatan
bazımeddahlarm da. arada bir
masal
anlattıklarınısöylediler. Masal anlatan
kadınlara,para veya
armağanverilmezdi. Ancak masal
anlattığıevde, ev sahibi
tarafından ağırlanırdı. Devamısonraki günlerde
anlatılan bazımasallar da
vardı. Karşılaştığımızkaynak
kişiler,bu tür masallara özel bir ad
verilmediğinibelirttiler.
On
İki Gardaş
Meseli
Zamanın
birinde bir adam
varmış.Bu
adamınon iki
evladı varmış. Çocukglarınınikincisi
oğlan,diyerlerinin
hepsi
gızmış. Çocukları analarıbir
gün
hasdalanmış,çog
geşmemiş hasdalıgdangurtulamayarag
ölmüş.Çocuklar
galmışögsüz.
.. :1
Gel zaman git zaman, herif
gagdıevlendi. Ovey ana, çocuklara eyi muamele edmez,
çocuklarıgörmeg isdemez. Her gün çocuglara zobba
çekermiş.Onnara müstekil
gahırtazaka
edermiş.Bir gün
gadınlogma
bişirir. Logmalarıçocuklara vereceg deyil ya, gakar küpün içine saglar.
O
gün da düyün
varmış,düyüne
gider. Çocuklar, övey
analarıgidinca,
logmalarıbulullar; oturullar hep
yeller.
Gece
gadıneve gelir, bakar ne
bagsın,logmalar yog. Çocuglara:
"Nabdıfiızbe
logmaları?" der.
"Yedig" de ller. Biraz sora, adam gelir eve.
Gadın:"Ben bu
çocuglarıisdemem. Ne yaparsaf yab, bu
çocugları başımdandefet. Ya onnar gider, ya da ben" der.
Nabsınadam
razıolur.
Çocuklarıtoblar
başına: "Yarınsizi
dağa götüreceğimodun keselim. Sonra da
çarşıyagötürüb
satarıg"der.
Sabah olunca
gabacığınıdoldurur,
yemeğinide
alır yanına, çocuklarıgötürür
dağa.Onnara: "Aha
bu
ağaşlarıgeceye gadar kesecegsifiiz. Ben da bu tepenin
arkasındaki ağaşlarıkeseyim. Gece olunca
yanıiiızagelirim" der.
Gabağıda
alır,tepenin
arkasınagider. Tepenin
arkasındakibir
ağacaasar su
gabacığını.Rüzgar esinca, gabag tag tag
ağacavurur. Çocuglar da beller
bubaları ağaşkeser.
Neyisa
güneşdulunur, ne buba var ne muba. Çocuglar: "Gidelim
bakalım bubamıza"deller.
Tepenin
arkasınabakallar,
babalarıyok.
Ağaşdasallanan su
gabacığınıgörüller,
anallar:
"Vay
bubacıg bubacıgTag tag eder
gabacıgBizi
bırakıbda gaçan
bubacıg"deller. Yol sokag bilmedigleri için döneller bir
ağacın altına yatıllar.Ertesi gün gakallar. Egmeg yok, su yog. Ne yeycegler, ne içecekler? . En böyükleri olan
gız çıkartepe ye edrafa bakar.
İleride
bir duman görür. Gider gider,
ateşi
bulur. Bakar gözü görmez bir
döv
garısı
deyirmende
şekeryarar.
Yanındabir tahda egmeg, gazanda da çocuk eti
bişer,Döv
garısıda cag cag
sakızçiyner.
Gız, yavaşcacıgtahdadan egrneg, gazandan da çocuk eti çalar. Gaçar gider
gardaşcıklarının garnınıdoyurur.
Devrisi sabah gene
acıkıllar.Eh, yeycek
bişeyyog.
Gız nabsın,gene gider
döv
garısının yanına.Sezdirmeden egmeg ve et
alır. Canı şekerda çeker.
Döv
garısının gucağından şekerçalmag ister.
Döv
garısının
gözü görmez ama,
gızınkokusunu
alır."Yaban eti
tüter"
deyeregden kapar
gızı. Gız yalvarır. Halını annadır: "Dağdaon iki
gardaş aş galdıg, acıbize" der. O da: "AI
gardaşcıglarıfiıböyce bura gel.
Buraşdaegmeg yemeg çok, yesinner" der,
gandırırgendini.
Gız, güneş
dulumu
alır gardaşcıglarınıdöv
garısının yanınagider. Yeller, içeller
garnılarınıdoyurullar. Döv
garısıdutar gendilerini bir mahraya götürür. "Aha
buracıgda yatacagsıfuz"der. Gendi da
mahrada
galır.Sabaha
yakıngakar en
güçüg
çocuğuyer.
Devrisi gün
abalarıgakar bakar en
güçüg
gardaşıyog. "Hah, galiba
döv
garısıen guçug
gardaşcığımızıyedi. Eh,
gayrıher gün birimizi yeyib bitireceg" der.
Oğlan gardaşınameseleyi açar. O
gece
oğlanınan gızbir
daşbulullar,
mahranınbir yerine vura vura delig açarlar, deligden gaçallar.
Gideller gideller, düz bir ovaya geliller. Bakallar bir çuban
davarıynanovada.
Başlallar çubanı daşadudmaya. Lakin
addıgları daşlarhep para olur. Çuban da:
"Atın yavrularım atın"der. Onnar
addıgca daşlarheb para kesilir. Neyisa gideller
çubanın yanına.Çuban der: "Ne dilersifiiz benden? ". Onnar da:
"Aha bu
paralarıal,
davarıfiıbize ver" de ller. Çuban gabul eder;
alır parayı, bırakır davarıgendilerine.
Meyer
davarın köpeği yogrnuş,onun yerine
davarıbegleyen
üşdane aslan
varmış. Alıllar davarıve
aslannarı,gideller ovada
daşdanbir ev yapallar içine oturullar.
Oğlan
ovada davar begler,
gızevde ev
işiyapar, yemeg
bişirir,geçinir
gidellermiş.Bir gün
gızevde hellim
yaparmış.Hellim suyunu
süzmüş süzrnüş,su
gidmişbir
dövün
mahrasınagadar.
Döv,
hellim
kokusunu
alır,
suyu takib edereg
gızın
evini bulur.
İçeri
girer.
Gıza:
"Sen bu evde
yalnız galıfi?
" der.
Gız
da: "Yog,
gardaşım çubandırovada davar begler, ben da onun
yemeğini bişiririrn"der. Döv
gızın güzelliği garşısında yumuşar.Ona:
"Gardaşıfiıöldürürsarn,
kemiglerini sana getirirsarn, bana
yasdıg yaparrnıfi?Yaparsan ben da seni
garılığa alayım, garım olasın"der.
Gızıngöynü
de
dövü
beğenir."Gabul" der,
"Gardaşımıöldür".
Neyisa,
döv
gider ovaya
gızın gardaşınıbulur.
"Şimdiseni
buracıgda öldüreceğim,kemiklerini da
yasdıg yapıb
gızgardaşıfimanevleneceyirn" der.
Oğlan şaşınr,sonra gendini toblar ve döve: "Sana iki çift
sözüm var.
Bırag çıkayım ağacasöyleyim sana da neyisa
efgarınyab"
der.
Oğlan çıkar ağaca:"Haydeyif
aslannarım
bu döv beni yeyceg, o beni yemeden siz onu yeyifi, her
parçasını gulağımgadar edin" der.
Aslannar
dövün
üsdüne hücüm eder. Her
parçasını oğlanın gulağıgadar edeller, yeller bitiriller.
Oğlanener
ağaşdan aşşa,toplar
dövün
kemiglerini gider eve.
Gızgardaşına:"Böyle böyle mesele ... " der.
Gızdövün ölümüne
üzülür,
gakar kemiklerini toplar
yasdıgyapar.
Çog
uzadmayalım,devrisi günü
oğlanovadan yorgun
argıneve gelir.
Yasdıgda
oraşdaminderin
üstünde
dayalıdurur. Diynenmeg için oturur mindere,
gafinlır arkasınıda dayar
yasdığa. Yasdığıniçindeki kemig batar
oğlanın boşyerine.
Oğlan düşünca bayılır. Gız:"Aman
gardaşımöldü, aman
gardaşımöldü" deyereg
oğlanı alırgötürür
havlıyagömer.
Gız galırevde
yalınız.Günner geçer,
artıg gızne gendine ne de hayvannara bakar. Gendi da hayvannar da
galıraç.
Aslannar bir gün delier: "Gidelim
ağamızı çıkaralımmezardan, ölmediysa
annadalım halımızıda belkim
o bizim
garnımızıdoyurur. Yogsa bu
gızbizi
aşlıgdanöldüreceg", Gideller
oğlanımezardan
çıkarıllar.Bir da ne
baksırmar. oğlanın boşyerine dövün
kemiğigömülü. Çekinca
çıkarıllar kemiği. Oğlan: "Hapşu"der,
hapşırarag uyanır."Noldu bana" der. Aslannar da gendine her
şeyiannadarag
dövün
kemiğinigösteriller.
Oğlanhemen meseleyi çakar: "Derneg
gızgardaşımdövü
sevib, benim ölümüme göz yumdu
ha" der. Hemen
aslannarınıyolladarag
gızgardaşını parçaladır.Gel zaman git zaman,
aslannarın yavrılarıolur.
Oğlan,aslan
yavrısınısatar, bir gartal
yavrısı alır.Gartal
böyüyünca
boş vakıtlarında gartalınüstüne binip gezmelere
çıkar.Her bir yeri
dolaşır.Bir gün
padişahın gonağınınüstünde uçarkana.
padişahın gızınıgörür. Birbirlerini beyenirler.
Gızader: "Bana
gaçafi? ".
Gızda: "Gaçanrn ya" der.
Oğlanda
dakınca gancasına gızı,kapar götürür evine.
Padişah, gızını
gaybedinca deli olur:
"Gızırnıkim bulur da bana getirirsa, ona
gızımıda
tahdımıda vereceyirn" der.
Oğlanbu haberi duyunca
gızı kaptığıgibi götürür
padişaha. Padişahda sözünde
durarak
gızınan oğlana kırggün
kırggece
düyün
derneg yaparag
onnarıevlendirir.
Onnar murad
alıbverirkana ben da
bagdımda geldim. Gelirkan yolda bir elma buldum.
Yarısınıben yedim,
yarısınıda bu meseli diyneyennere verdim.
III. Masalda Görülen Fonetik Özellikler
Masaıda
görülen fonetik özellikleri ünlüler ve ünsüzler olmak üzere iki ana
başlıkhalinde
inceleyeceğiz.A. Ünlüler
a. Ünlü
Değişmeleri
1- Düz Ünlüler
Arasında
Görülen
Değişiklikler
Sözcük
ortası: -a->-e-
masalı> meseli; verirsen> verirsafi
.'1-e->-a-
uçarken
>
uçarkan; getirirsem> getirirsam; öldürürsem
>
öldürürsam
Verirsan, getirirsam ve öldürürsam örneklerinde büyük ünlü uyumunun
bozulduğunu,Türkiye
Türkçesi
yazıdilinde büyük ünlü uyumunu bozan -ken
ulacınınise
Kıbrıs ağzındauyuma
uyduğunugörüyoruz.
Sözcük sonu
: -e>-a
getırırse> getirirsa; ölmediyse > ölmediysa; çekince > çekinca;
büyüyünce
> böyüyünca; kaybedince > gaybedinca; neyse > neyisa;
düşünce> düşünca
(eylem); gidince> gidinca; esince> esinca; (ben) de
> (ben) da
Örneklerden
görüleceği gibi bileşik zamanlı fiillerde kullanılan -se/-sa şart eki ile -ince/-ünce
ulaç ekleri de
Kıbrıs Ağzı'ndabüyük ünlü uyumunu
bozmaktadır. Ayrıcaben
sözcüğüile birlikte
kullanılan"de"
bağlacıda
Kıbrıs Ağzı'nda"da"
şeklinde yaygınbir
şekilde kullanılmaktadır.Sözcük
başı:
i-c-e-Sözcük
ortası:
-i->-e--i->+
Sözcük sonu
:
-İ>-iiner> ener; iyi >eyi
yine> gene; diyerek >deyereg; yiyecekler> yeyecekler;
halini>
halınıarkasındaki>arkasındaki;
halini>
halınıYukardaki
örneklerde
görüleceğigibi
Türkiye
Türkçesinde
uyumu
bozan
"halini"
ve
"arkasındaki"
sözcükleri
Kıbrıs Ağzı'ndauyuma
uymaktadır.2. Yuvarlak Ünlüler
Arasında
Görülen
Değişiklikler
Sözcük
başı: ü->ö-
üvey
>
övey
baba> buba
Sözcük
ortası: -o->-u-
çoban> çuban
-ü->-ö- büyüyünce>
böyüyünca
3. Düz Ünlülerin
Yuvarlakiaşması
~Sözcük
ortası:
-a->-u--e->-ö-
dev> döv
"z4. Yuvarlak
ÜnlÜıerinDüzleşmesi
i
Sözcük
ortası: -U->-I-
avluya
»havlıya; yavruları >yavrılarıBilindiği
gibi dilimizde Küçük Ünlü Uyumu'na göre, düz ünlülerden sonra yine düz ünlüler gelir.
Daha çok Türkiye Türkçesi döneminde Türkçemizde
kullanılmaya başlanan
Küçük Ünlü Uyumu
Kuralı,
yeni
olduğu
için, henüz Büyük Ünlü Uyumu gibi
yaygın değildir.
Bu nedenle Türkiye Türkçesinde bu
kurala
aykırıolan birçok sözcük
vardır.Bu sözcüklerden bir tanesi de avlu
sözcüğüdür.Avlu
sözcüğü yukarıdakiörnekten de
görüleceğigibi
havlı şeklindeolup,
Kıbrıs Ağzı'ndaKüçük
Ünlü Uyumu'na uyar.
Aslında
bu fonetik özellik,
Kıbrıs Ağzı'nın
belirgin bir
özelliğidir.
Çünkü metinde
tek örnek olarak
saptadığımız
bu
özelliğe Kıbrıs Ağzı'nda
çok
rastlanmaktadır. İşte
örnekler:
çamur>
çamır;
havuz
>
havız;tavuk
>
tavıg;karpuz
>
karpız;kavun
>
gavın;kabuk
>
gabıg; kavır>
gavırvb.
b. Ünlü
Benzeşmesi
(Asimilasyon)
Bir
sözcükte
sesin,
başkabir sesi kendisine benzetme etkisidir.
ı. İlerleyici Benzeşme
Sözcükte
önceki sesin sonraki sesi etkilernesidir.
a-e-c-a-a
uçarken
>
uçarkan
2. Gerileyid
Benzeşmei-ec-e-e
yine> gene; iner> ener
c. Ünlü
Benzeşmezliği
(Disimilasyon)
Bir sözcükte bulunan,
aynıveya benzeri seslerden birinin
değişikliğe uğramasıdır. Şuörneklerde
görüldü:
a-ec-u-a
i-b-e-i
baba> buba
iyi> eyi
i
ç.
Ünlü Türemesi
Sözcük
başında:avluya>
havlıyaSözcük
ortasında: yalnız> yalınız: varmış> varımış; kızmış>
gızımış;neyse> neyisa
Sözcük sonunda:
uçarken
>
uçarkana; verirken> verirkana
d. Ünlü
Düşmesi
Sözcük
başında:Metinde görülmedi.
Sözcük
ortasında:yiyecek >yeyeceg;
bırak>brag;
bıraktım> bagdım; uzatmayalım>
uzadmayalımSözcük sonunda:
aşağı> aşşaB. Ünsüzler
a. Ünsüz
Değişmeleri
ı.
Sert Ünsüzlerin
Yumuşaması
Kıbrıs Ağzı'nın
en belirgin fonetik
özelliğidir.Sözcük
ortası:-ç->-c-
yavaşça>
yavaşca; kardeşçıklerinin>
gardaşcıklarının; atııkça>
addıgcaj
Yukarıdaki
örnekler, Türkçemizin Sessiz
Benzeşmesi kuralına aykırıdır.Sert ünsüzlerden sonra,
yine sert ünsüzlerin gelmesi gerekirken,
yukarıdakiörneklerden de
görüleceğigibi
ş'den sonra c
gelmektedir.
Sözcük
başı:k-o-g-
kendini> gendini;
kızmiş>
gızmış; kalmış> galmış; kalktı> gagdı;ka/ur>
gahır; kabacığını>
gabacığını; kadın> gadın;kaçan> gaçan; kazanda
>
gazanda;
karısı>
garısı;kabul> gabul;
karnını> garnını; kalır> galır; kucağından> gucağından; kardeş> gardaş; kaldıg>
galdık;kurtulamayarak
>
gurtulamayarag; kaçarlar>
gaçallar;
karşısında> garşısında;kadar> gadar;
kızkardeş> gızgardaş; karılığa>
garılığa;
küçük
>
güçüg;
kulağını>
gulağım;kartal
>
gartal;
kandırır> gandınr; kaçarım> gaçarım;kancasina
>
gancasına;kaybedince> gaybedinca;
kızkardeşinile
>
gızgardaşıiunanSözcük
başındakik->g-
değişikliği, Kıbrıs Ağzı'nınen belirgin fonetik
özelliğidir. Masalın30
sözcüğünde saptadığımız
bu ses
özelliği,daha çok
kalın sıradanolan sözcüklerde görülmektedir.
Sözcük
ortası:-k->-g-
yokmuş>
yogmuş; çocuklannın>
çocuglarının; hastalıktan>
hastalıgdan; baksın>
bagsın;öksüz> ôgsiiz;
kalktı> gagdı;lokma
>
logma; saklar
>
saglar;
keseceksini:
>
kesecegsiiiiz; bilmedikleri
>
bilmedigleri; içecekler> içecegler;
yiyecekler
>
yiyecegler; de/ikten
>
deligden; bekler
>
begler; bekleyen >
begleyen;
atukça
>
addıgca;efkôr
>
efgôr; kemiklerini> kemiglerini;
açlıktan>açlıgdan
Sözcük
ortasındaki-k->-g-
değişikliğine,masalın18
sözcüğünde rastlanmıştır.Sözcük sonu: -kc--g
kurtulmayarak
>
gurtulmayarag; görmek> görmek; verecek> vereceg; yedik>
yedig; sokak> sokag; çocuk> çocug; ekmek> egmeg; yemek> yemeg; dernek>
derneg;
yastık>
yasdıg;delik
>
delig;
kaldık>
galdıg; bırak>
bırag(bag);
bitirecek »bitireceg; yaparak
>
yaparag;
artık>
artıg;öldürecek
>
öldüreceg;
kırk> kırg
Sözcük sonundaki -k>-g
değişikliğiise metnin 18
sözcüğünde saptanmıştır.Sözcük
başı: p-c-b-
ı' pişer>
bişer; pişirir>
bişirirSözcük
ortası:
-p->-b-Sözcük sonu
: -po-b
Sözcük
başı:
s-e-z-
t-c-d-Sözcük
ortası:
-t->-d-hepsi> hebsi; toplar> toblar;
kaptığı>
kabdığı;sopa
>
zobba
yap
>
yab; götürüp
>
gôtüriib;
bırakıp>
bırakıb;hep
>
heb; yiyip >
yeyib; takip> takib;
yapıp> yapıb;sevip> sevib; binip> binib
sopa
>
zobba
tane> dane;
taş> daş;tutmaya> dutmaya;
taştan> daşdan; takınca>dakınca;
tutar> dutar
hastalıktan> hasdalıkdan;
etmez> edmei; etraf
>
edraf; tahta> tahda;
ister> isder;
taştan> daşdan;tutmaya> dudmaya; istemez> isdemez;
yastık> yasdıg; attıkları
>
addıkları;üstüne>
üsdüne;
gitmiş> gidnıiş; uzatmayalım>
uzadmayalım; açlıktan>
açlıgdan; kaptığı>
kabdığı; tahtımı>
tahdımıSözcük
ortasındaki-t->-d-
değişikliğine, masalın16
sözcüğünde rastlandı.ç,
h, p, s,
Şgibi sert
ünsüzlerden sonra gelen t harfinin d' ye
dönüşmesiyleyine sessiz uyumunun
bozulduğugörülmektedir.
Sözcük sonu: -t>-d
git> gid; defet
>
defed; murat> murad
2.
Yumuşak
Ünsüzlerin
Sertleşmesi
Sözcük
ortası: -ğ->-h- mağra>
malıra3. Sert Ünsüzlerde Görülen
Değişiklikler
Sözcük
ortası: -ç->-ş- geçmemiş>
geşmemiş; ağaçları> ağaşları4.
Yumuşak
Ünsüzlerde Görülen
Değişiklikler
Sözcük
ortası:-ğ->-y-
-n->-n-beğenir
>
beyenir;
diğer>
diye
1';
düğün>
diiyün;
evlenceeğim>
evleneceyim;
yemeğini>
yemeyini;
öldüreceğim>
ôldiireceyim;
keseceğim
>
keseceyim;
değil>
deyil;
değirmende>
deyirmende;
gôtureceğim>
gôtiireceyim
bana
>
baiia; sana
>
saiia; ne
yaptınız>
nabdıiiız;keseceksinir >
kesecegsiiiiz;
yanınıza> yanıiiıza;dilersini:
>
dilersiiiiz;
kardeşciklerini>
gardaşcıglarıiiı; yaıacaksını;>
yatacagsıiiız;kemiklerini> kemigleriiii
Türkiye Türkçesi'nin
yazıdilinde
kullanılann
ünsüzünürı,ii
ile yer
değiştirmesi olayıda
Kıbrıs Ağzı'nınilk
bakıştagöze çarpan belirgin fonetik özelliklerindendir.
Sözcük sonu:
-no-fi
yaparsan
>
yaparsaii;
atın>
atıii; olasın>
olasıii;yiyin
<
yeyiii; yapar
mısın?
>
yaparmıii?;
(yanlız mı) kalıyorsun?>
(yalnız) galıii?; edin>
ediii
-z
>-g
satarız>
satarıgSözcük
başı: y->g-
yine> gene
nı>
nn
rı>
II
b. Ünsüz
Benzeşmesi
ı. İlerleyici Benzeşme
anlarlar> annarlar;
onları> onnarı; anlatır> annadır;yesinler> yesinner;
aslanları>
aslannarı;
baksinlar
>
bagsınnar;gelenleri> gelenneri; günler> giinner; hayvanlar>
hayvannar
2. Gerileyici
Benzeşme ç-ş>ş-ş geçmemiş> geşmemişbakarlar
>
bakallar;
başlarlar>
başlallar; alırlar>
alıllar;yaparlar
>
yapallar;
bitirirler
>
bitiriller;
çıkarırlar
>
çıkarıllar;
gösterirler
>
gösteriller; bulurlar >
bulullar;
otururlar>
oturullar;
yerler> yeller; görürler> görüller; gelirler> geliller;
derler> deller;
yatırlar>
yatıllar;açarlar
>
açallar; kaçarlar> gaçallar; doyururlar
> doyurullar;
acıkırlar>
acıkıllarc. Ünsüz
Benzeşmezliği
Metinde görülmedi.
ç.
Ünsüz Üremesi
Sözcük
başında:Sözcük
ortasında:Sözcük sonunda:
avluya
>
havlıyaburada>
buraşda;orada>
oraşda;sopa
>
zobba
belki> belkim
d
. Ü
nsüz
Düşmesi
Söz
cük
başında :Söz
cük
ortasında:Söz
cük so
nunda:
Metinde görülmedi.
kalktı
>
gagdı;kalkar
>
gakar;
birşey>
bişey;abla
>
aba
;
soııra>
s
o ra ;
bıraktım > bagdım
çift
>
çif
K
aynaklar
ın BANGUOGıU.
T
ahsin
:
Türk Grameri (sesbilgisi
),
TTK
Basımevi.Ankara
·1959
.
ın
BEDEVi. Vergi
:
KıbrısTarihi
.
KTTK
Yayını. HalkınSesi
Matbaası, Lefkoş a1966
.
ın
EREN. Hasan:
Kıbrıs'taTürkler ve Türk Dili, TDEA Enstitüsü Türkoloji Dergisi.
C. ı.s.
ı.A
. Ü
Basımevi.A
nkara
1994.
f,J:] HATİBOGıU.
Vecihe
:
Dilbilgisi Terimleri
Sözlüğü.3
.
Baskı.AÜDTCF
Yayını.A
.
Ü
Basımevi.Ank
ara
19
78
.
m
SARACOGıU. Erdoğan: Kıbrıs Ağzı.2
.
Baskı.KKTC Milli
Eğitimve Kültür
Bakanlığı Yayını.TTK
Basımevi .Ankara
ı992
.
ın SARACOGıU. Erdoğan: Kıbrıs
Türk Halk
Edebiyatıve Folkloru
,
2
.
Baskı. Yakın DoğuÜ
niversitesi
Yayını .YDÜ
Matbaası.
Lefkosa
ı996
.
c.ı