• Sonuç bulunamadı

Helenistik devirde Anadolunun çok kuvvetli bir devleti olan Bergama Krallığı, siyasette büyük etkiler meydana getirmiş, mimarî ve heykeltraşide şaheserler yarat- mıştır.

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Helenistik devirde Anadolunun çok kuvvetli bir devleti olan Bergama Krallığı, siyasette büyük etkiler meydana getirmiş, mimarî ve heykeltraşide şaheserler yarat- mıştır. "

Copied!
2
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

B e r g a m a n ı n y ü k s e k bassnçiı su t e s i s î e r i

Arkeolog: Sümer ATASOY

;

- m m ^ ^ P l :- • - i

Giriş:

Helenistik devirde Anadolunun çok kuvvetli bir devleti olan Bergama Krallığı, siyasette büyük etkiler meydana getirmiş, mimarî ve heykeltraşide şaheserler yarat- mıştır.

Şehrin bu devirde yapılan su tesisatı da aynı ölçüde başarılıdır. Bergama'nın yük- sek basınçlı su tesisatıyle teknik, o kadar yüksek bir seviyeye erişmiştir ki, bu tek- niğe ancak iki bin sene sonra ulaşılabil- miştir.

Araştırılması ve kazılması hayli eski olan bu tesisatta kullanılan borulardan hiç biri bulunamamıştır. Bu sebepten boruların yapıldığı madde ve bununla ilgili hususlar tahminlere dayanmaktadır. Bu konunun her şeyden önce teknik bilgi ve uzun süreli bir kazı neticesi incelenmesi icap eder. Bu şe- kilde bir araştırma yapmak benim için im- kânsız olduğundan, bu yazıyı Bergama'da yaptığım tetkiklere ve bu konuda yazılmış kaynaklara dayanarak hazırladım.

Şehrin yeri :

Bergama, Ege bölgesinin Bakırçay vadi- sinde bulunur. Kestel ve Bergama dereleri arasında yükselen akropolün güney etek- lerinde ve Geyikli dağının doğu yamaçla- rının ucunda kurulmuştur. Şehrin kuzey etekleri ve tepeleri Madra dağına, kuzey- batı tepeleri ise Geyikli dağına uzanır.

İzmir'e 110 km., Soma'ya ise 45 km.

uzaklıktadır.

Şehrin tarihi:

Burada önceleri Persler tarafından ha- raca bağlanan Yunan tiranları oturur.

M.Ö. 4. yüzyılda B. İskender'in general- lerinden Lysimachos, bu kalenin stratejik

önemini kavramış ve burasını askerî bir üs haline getirmiştir. M.Ö. 3. yüzyılda ise bu kalenin kumandanlığını yapan Philetairos, burada bağımsız bir devlet kurmuştur. Bu devirden sonra Anadolunun en kuvvetli devleti olan Bergama Krallığı, Attalos III.

öldükten sonra M . Ö . 133 yılında Romalı- lara devredilir. Türkler geldikten sonra, ak- ropolün üstünde olan şehir aşağı iner ve bugünkü Bergama kurulur.

Şehrin coğrafî durumu:

Akropol tepesi 335 m. yüksekliktedir.

Her iki yanındaki derelere dik yamaçlarla iner. Yeryüzü şekli kuzeye doğru gittikçe artar. Arlık tepe 449 m., Kabakburnu 904 m., Madra dağı 1338 m. yüksekliktedir.

Bergama etrafındaki dağlar sert trakit ta- şındandır. Çam ormanı, zeytinlik ve bağlar bitki örtüsünü teşkil eder.

Şehrin su ihtiyacı:

Şehrin tabiî su kaynakları olarak göze ilk çarpan Kestel ve Bergama dereleridir.

Yunan devrinde şehre bu iki dereden su temin edildiği düşünülebilir. Ancak bu de- virde yerleşme akropol tepesinde olduğun- dan, bu şekilde su temini çok güç ve he- men hemen imkânsız görünmektedir. Çün- kü iki tarafta bulunan dağlar dik bir su sınırı meydana getirir. Derelerin kenarla- rındaki çukurlarda toplanan sular azdır.

Bu çukurlarda toplanan yetersiz suyla şehir sulamaya kalkılırsa çok zorluk çekilecekti.

Ayrıca şehrin derelerle olan irtibatı da şüphesiz bir savaş zamanı kesilecekti. Bu sebeplerden şehrin su ihtiyacını ilk zaman- lar akropoldeki sarnıçlar karşılamıştır di- yoruz. Fakat iskân genişleyince bu sarnıç- lar ihtiyaca kâfi gelmemiş ve yukarıda bu-

Kesit

lunan şehre su getirmek için etrafta bulu- nan kaynaklar dikkate alınmıştır.

Şehrin çevresi 40 km. lik bir çap altında gözden geçirildiğinde, birçok sıcak ve so- ğuk su kaynaklarının mevcut olduğu görü- lür. Çünkü dağlarda volkanik oluşum neti- cesi meydana gelen yarıklar suları emmekte ve bir yerden de kaynak olarak dışarı ver- mektedir. Fakat bu kaynaklardan çoğu, yük- sekte bulunan bir şehre su temin edemez.

Yükseklikleri ve suları .azdır.

Şüphesiz şehirde oturanlar, bütün bu kaynakları incelemişler ve ancak yüksekte bulunan, suyu oldukça bol bir kaynaktan elde edilecek suyun akropole çıkacağını he-

saplamışlardır. Bunun üzerine de Berga- ma'nın kuzeyinde, kuş uçumu 30 km. uzak- lıkta bulunan Madra dağındaki kaynaktan, künk borular döşeyerek şehre su getirmiş- lerdir. Esasen Madra dağından akropole doğru yeryüzü şeklinin gittikçe alçalması, su yolu için uygun bir iniş teşkil eder. Kay- naktan çıkan künk borular H. Georgios (Arlık tepe) tepesindeki temizleme havuzun- da sona erer. Buradan itibaren su, basınç sistemi ile akropole çıkartılır. Suyun akro- pole çıkması için iki tepe ile bu tepeler arasındaki vadileri aşması gerekir.

Romalılar devrinde şehir aşağıya indi- ğinden su temin etmek daha kolay olmuş-

^•••ksmmm^. • ı r r •

!

t: J

^ İ l ^ - 4 . . >

V r i - "

> . I

&

tâthttâ&itâ

Akropoldeki sifon niyet kuyusu

olarak bilinir.

(2)

tur. Kemerli su yolları yapılmıştır. Bu yol- lardan arta kalan iki kemer kalıntısı, tepe- ler arasındaki vadilerde bulunmaktadır. Bu- gün Bergama, Romalıların Geyikli dağından getirdikleri suyu kullanmaktadır.

Yüksek basınçlı su tesisatı iki ana bö- lüme ayrılır:

1) İsale hattı, 2) Şebeke tesisi.

İsale hattı:

Kaynaktan akropol tepesine su getirir.

4 kısımdan meydana gelir.

A — Kaynak:

Bergama'nın kuzeyinde bulunan 1338 m. yüksekliğindeki Madra dağında bulunur.

Suyu çok soğuk ve aynı zamanda çok bol- dur.

İt — Madra künk boru tesisatı:

Kaynak ile H. Georgios tepesindeki te- mizleme havuzu arasında yer alır. Birbirine paralel ve yan yana döşenmiş üç sıra künk boru hattından meydana gelir. Boruların iz- lerine bugün rastlanmaz. Bu tesisatın uzun- luğu 60 km., eğimi ise 1/100'dir. Su, uzun müddet künk borular içinde akar. Kapalı kalan suyun havalandırılması icap eder. Bu sebepten birkaç yerde havalandırma havuzu inşa edilmiş olması kuvvetle muhtemeldir.

Aynı zamanda basmçsız akan suyu pompa- lama ödevi de gören bu havuzlara ait bir kalıntı, Yanıgöde civarında bulunmuştur.

C — Temizleme havuzu:

H. Georgios tepesinde, 368 m. yüksek- likte bulunur. İki gözlü bir temizleme ha- vuzudur. Madra kaynağından basmçsız ola- rak gelen su, bu havuzda temizlendikten sonra yüksek basınç sistemiyle akropole çıkartılır. Havuz, taş plakalardan yapılmış- tır. Üzeri yine taş kapaklarla örtülüdür.

Su, havuzun kuzey gözünden girer, güney gözünden çıkar. İki göz arasında süzgeçli 6 delik bulunur.

D — Yüksek basınçlı su tesisatı:

H. Georgios ile Akropol arası dalgalı bir profil meydana getirir. Koni şeklinde iki tepe vardır. Su, temizleme havuzundan son- ra borularla te^e 2've (234 m.) getirilir.

Buradan vadiye indirilir (175 m.) ve sonra tepe I'e (235 m.) çıkartılır. Buradan tekrar vadiye indirildikten sonra (198 m.) Akro- pol tepesine çıkartılır (335 m.).

Havuzdan itibaren 3400 m. lik bir yol kateden basınçlı su yolu, Akropolde bulu- nan bir su terazisinde son bulur. Buradan sonra basınç azlığı yüzünden su, künk bo- rularla bir sifona getirilir ve şehre dağıtılır.

İnişli ve çıkışlı bir yol takip eden bu su yolunda kullanılacak boruların sağlam ol- ması şarttır. Çünkü iki tepe arasındaki va- dide su basıncı 20 atmosferdir. Aynı za- mandı iniş ve çıkışlarda borularda toplanan hava kabarcıklarının da bir supapla dışarı atılması icap ediyordu.

Birleşik kaplar kanununu ve yüksek basınç sistemini gayet iyi bilen Bergamalı- lar, yukarıda belirtilen hususları mükemmel bir şekilde başarmışlardır. Boruların patla- masını önlemek ve yer sarsıntılarına karşı korumak için iniş ve çıkışlarda delikli des- tek taşları, tepelerin üst noktalarında ise

zirve taşlan kullanmışlardır.

Yüksek basınçlı su yolu için döşenmiş borulara destek vazifesi gören delikli des- tek taşları trakitten yapılmıştır. Meyilli ara- ziye 1.20 m. aralıklarla döşenmişlerdir. Bu- gün bunlardan bir kısmı görülebilmektedir.

Ortalarında 30 - 32 cm. çapında, boruların geçmesi için delikler vardır. Bu taşlar ya- maca ve boru aksına dik olarak döşenmiş- lerdir.

Suyun tepeleri aşarken boruları patlat- maması için her iki tepenin üst noktalarına zirve taşları konmuştur. Bu büyük ve ağır taşlar, aşağıdan yukarıya büyük bir hızla çıkan suyun, tepeleri kolayca dönmesini sağlar ve boruların bağlantı yerlerinden ay- rılmasını önler. Zirve taşlarının ortalarına bir kanal oyulmuştur ve borular bu kanala bağlanır.

Boruların yapıldığı uıadde:

Yunanistan'da su, yeraltından çıkartı- lırdı. Anadoluda ise basmçlı su tesisatı çok yaygındı. Ancak bu tip tesisatta basınç, sür- tünme ve hava kabarcıklarının toplanması büyük problemler ortaya çıkarmaktaydı.

Bunlardan birincisi boruların yapı maddesi idi. Su tesisatının sık sık arızalanmaması için kullanılacak boruların yapı maddesinin iyi seçilmesi şarttı.

Örnekleri incelendiğinde basınçlı su yol- larında, boruların yapı maddesi olarak toprak, taş, tahta ve metalin kullanıldığı görülür. Bergama'da bunlardan hangisi kul- lanılmıştı acaba?

Delildi destek taşları arasındaki uzak- lık, bu taşların ortasında bulunan deliklerin çapları, künk ve taş boru kullanılmadığını gösterir. Çünkü antik devirde ne 1.20 m. lik bir künk boruya, ne de 30 cm. lik dış çapı olan taş boruya rastlanmaz. 20 atmosferlik basınç tahta içinde çok fazladır. Tahta da olamaz. Bu sebeplerden boruların yapı maddesi olarak metal kullanılmıştır. O de- virde Yunanlılar bronz dökümünde ustay- dılar. Krallık devrinde su yollarına göste- rilen ilginin oldukça fazla olduğunu da he- saba katarsak, Bergama su yolunda bronz boruların kullanıldığını iddia edebiliriz. Esa- sen delikli destek taşlarının üstleri kırıla- rak borular alınmıştır. Bu da bize borula- rın kıymetli bir maddeden yapıldığını ispat eder.

3400 m. lik su yolunda 2800 den fazla borunun lâzım olduğunu düşünürsek, levha halindeki bronzdan boru yapmanın hayli za- man alacağı ve çok pahalıya çıkacağı anla- şılır. Oysa boru kalıpları hazırlamak ve bunlara brnoz dökmek daha kolaydır. Bu sebepten bronz boruların döküm şeklinde yapıldıkları akla yakın gelmektedir. Hazır- lanan borular delikli destek taşları yardı- mıyle, her boru bir sonraki borunun içine geçecek şekilde birbirine bağlanır. Borula- rın geçme yerine kurşun dökülerek sağlam- laştırılır.

Suyun havalandırılması ve borulardaki hava basıncının ayarlanması, vanalar vası- tasıyle yapılmaktaydı. Bu vanalar, bağlantı yerleri, dönemeçler gibi gerekli yerlerde

kullanılmıştır. Vanalar, bir supap vasıtasıyle otomatik olarak açılır kapanır. Bu tip va- nalar ihtiva eden borular İzmir ve Laodi-

keia'da bulunmuştur.

Şebeke tesis:

Akropol tepesinde bulunan şehre su dağıtan tesistir. Su terazisi, künk boru yolu ve sifon'dan meydana gelir.

Su terazisi:

Akropolün kuzeyinde Kraliçenin Bah- çesi denilen yerde bulunur. Sık çalılar yü- zünden yeri belli değildir. Üstünde bir ha- vuz vardır. Bronz borularla gelen basınçlı su, bu havuza akıtılır. Hava ile temas etti- rilip. tazelenir. Sonra aşağı indirilip, künk borularla sifon'a yollanır.

Künk boru yolu :

Su terazisiyle sifon arasındaki bağlantıyı sağlar. 140 m. olan bu mesafeyi 47 cm. bo- yunda 300 den fazla künk boru kateder.

Sifon :

Niyet kuyusu adı verilen sifon, 6.20 m.

derinliğindedir. Sifonun ortasında bir destek sütunu vardır. Üstünde bulunan kapağa destek vazifesi görüyordu. Bu sifondan çı- kan su, künk borularla şehre dağıtılıyordu.

Kiink borular kayaya oyulmuş bir kanal içi- ne yerleştirilir ve üstleri yassı taşlarla ka- patılırdı.

Su tesisatının tarihlenmesi:

Bergama yüksek basmçlı su tesisatının hangi devirde yapıldığı hakkında elimizde kesin delil ve kayıtlar yoktur. Su, Akropo- lün en üst noktasına çıkarıldığına göre şe- hirden yüksekte bulunması icap eder. Aca- ba hangi devirde şehir, Akropolün üst nok- tasında idi?

Elimizdeki belgelerden Eumenes II devrine kadar (M.Ö. 197 - 159) Bergama- nın yüksekte olduğu anlaşılmaktadır. Daha önceleri şehrin küçük ve nüfusun az oldu- ğunu düşünürsek, Akropolde yapılmış olan sarnıçların su ihtiyacını karşıladığı ortaya çıkar. Eumencs II devrinde ise şehir, bü- yür ve çoğalır. Sarnıçlar su ihtiyacını kar- şılamaya yetmez. Dışarıdan su getirmek lü- zumu hâsıl olur. Bu devirden sonra şehir aşağıya doğru genişler. Aşağıda olan bir şehir irin de, büyük masraflara katlanarak suyu en yüksek noktaya çıkarmak lüzum- suzdur. Şu halde bu tesisat Eumenes II dev- rinde yapılmıştır.

Bergama yüksek basınçlı su tesisatı Ro- malılar devrinde de kullanılmıştır. Önceleri hem bu tesisatı, hem de kemerli su tesisa- tını kullanan Romalılar, Sonradan neden Hehnisîik su yolunu bırakmışlardır? Bu so- ruya kesin olarak cevap vermemiz güçtür.

Belki yüksek basınçlı su tesisatının biraz

karışık olması, belki de kemerli su tesisa-

tında bulunan geniş kanallar sayesinde da-

ha fazla su getirildiği için bundan vaz geç-

mişlerdir. Yahut da şehir, yukarıdan aşağı

inmiş olduğundan, suyu yukarı çıkarmak

lüzumsuz sayılmıştır. Terk edilen su yolu-

nun bronz boruları da sökülerek başka bir

iş için kullanılmıştır. Veya bazı kimseler

tarafından çalınmıştır.

Referanslar

Benzer Belgeler

Küre, silindir ya da benzeri yuvarlatılmış geometriler üzerindeki akışta ortaya çıkan direnç karakteristiği düz levha üzerinde oluşandan farklılık

Kâğıt: Şema da gösterildiği gibi atık kâğıt ürünleri toplandıktan ve geri dönüşüme hazır hâle getirildikten sonra (1), öncelikle özel bir sıvı içerisine

Horizontal göz hareketlerinin düzenlendiği inferior pons tegmentumundaki paramedyan pontin retiküler formasyon, mediyal longitidunal fasikül ve altıncı kraniyal sinir nükleusu

Dayanma duvarlarına etki eden toprak basınçlarını iki ana başlık altında inceleyebiliriz. Bunlardan ilki deprem olmadığı durumda etkiyen basınca statik toprak

Yapılan araştırmalar öğrencilerin çeşitli yöntem ve teknikler kullanıldığında akademik başarılarının, hatırlama düzeylerinin arttığını ve kavramlaeın

•Derelerin Karde şliği Platformu olarak yerellerden başlayan, yerellerin inisiyatifinde gelişen mücadelenin, tüm ülkede ortak bir dil, ortak bir eyleme dönü şmesi için

— Aydınlatma : Bütün güzergâh yük- sek basınçlı sodyum buharlı tabii ışık veren ampullerle, bağlantı yolları da cı- va buharlı ampullerle

• Ana su girişlerinde (veya hidrofor sonrası ) işletilmesi ve bakımı son derece zor olan "pislik tutucular" projeye işleniyor; katı tutma hacmi büyük olan sanayi tipi