ÇANAKKALE VE ŞEHİTLİK
CUMA VAAZI
12 MART 2021
Hazırlayan: Bilgin EKŞİ
İslam coğrafyası
insanlık tarihi boyunca şehitlerin kanları ile yücelmiş ve yükselmiştir.Şüphesiz ki,
bir insana bahşedilecek en önemli değerlerden birisi şehitlik makamıdır. Bu makam dünyalık servetle elde edilebilecek bir makam değildir.Bilakis Allah’tan arzu ile istenilerek elde edilir.
Şehitlik kelimesine farklı bir tarif getirecek olursak ŞEHİTLİK ALLAH’a VERİLEN BİR SÖZDÜR…
Nitekim Kur’an’ı Kerimde bu husus
Ahzab Suresinin 23. Ayetinde;
ٌلا َجِر َنيٖنِمْؤُمْلا َنِم ِهْيَلَع َهّٰللا اوُدَهاَع اَم اوُقَد َص
Müminlerden öyle erler vardır ki, bunlar Allah’a verdikleri söze sadık kaldılar.
…ayetin bu ilk kısmında Müminlerin Allah (c.c) verdiği bir sözden bahsediliyor.
Peki, nedir bu söz;
ى ٰضَق ْنَم ْمُهْنِمَف ُهَبْحَن
İçlerinden bir kısmı adaklarını yerine getirerek şehit olmuşlardır ifadesi ile şehitlikten bir adak yani Allah’a bir vaad olarak söz edilmiştir.
Ayetin bu iki bölümünden anlaşıldığı üzere
şehitlik bir arzu ve adanmışlık meselesidir.Bu hususta Peygamber efendimiz (s.a.v):
:ُعِباَّرلا يبأ ْنَع
، ٍتِباَث :َليِقو
يبأ
،ٍديعس :َليِقو
يبأ ا
،ِديِلوْل
ِنْب ِلْهَس
، ٍفْينُح َوُهَو
،ٌّيِردب هَّللا يضر
،هنع
Ebû Sâbit, Ebû Saîd ve Ebû Velîd künyeleriyle tanınan ve Bedir
’den rivayet radıyallahu anh
İbni Huneyf Sehl
mücâhidlerinden olan
edildiğine göre
مَّل َسو ِهْيَلَع ُهللا ىّل َص َّيبنلا نَأ :لاق
şöyle buyurdu: sallallahu aleyhi ve sellem
Nebî
ْنَم « َلَأَس
،َهَّللا َلِزاَنَم ُهَّللا ُهغَّلَب ٍقْدِصِب ةَداَهِّشلا ىَلاعت
،ءاَدهُّشلا ىَلَع َتاَم ْنِإو
ِه ِشارِف
» هاور .ملسم
“Bütün kalbiyle şehid olmayı isteyen kişiyi Allah, yatağında ölse bile, şehidler mertebesine ulaştırır.”
Müslim, İmâre 157.
...sözleriyle bu hususu bizlere açıklamıştır.
Değerli Mü’minler;
Ahzab suresinin 23. Ayetinin
son kısmında ise;اًليٖدْبَت اوُلَّدَب اَمَو ُرِظَتْنَي ْنَم ْمُهْنِمَو
Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir ifadesiyle bu makamın kıyamete kadar açık olacağı ve kıyamete kadar şehitlerimiz olacağı bildirilmektedir.
Kıymetli Mü’minler;
Şehitlik,
Hak bir dava uğruna elde edilebilecek ve sadece iman edenlere bahşedilmiş bir makamdır. Biz biliriz ki hak dava uğruna mücadelenin kaybedeni olmaz. Bu hak davada kişiyi ya Şehitlik ya da Zafer bekler.Savaşa katılmaktan kaçınmak içim
bu konuda Hz. Peygamberden izin isteyen münafıkların bu tutumlarına karşı, savaşa katılanlara moral vermek niyetiyle indirilenTevbe Suresinin 52. Ayetinde Rabbimiz;
ىَد ْحِا اَّلِا اَنِب َنو ُصَّبَرَت ْلَه ْلُق ِنْيَيَنْسُحْلا
Bizim için siz, (şehitlik veya zafer olmak üzere) ancak iki güzellikten birini bekleyebilirsiniz sözleriyle savaşa katılacak olanlara
YA ZAFER YA
ŞEHADET
sözüyleZAFER MÜJDESİ
verilmiştir.Değerli Müminler;
Şehitlik biz inananlar için
ÖLÜMÜ değil DİRİLİŞİ ifade eder.
Bugün bir yerde bir şehit haberi gelse kalbinde şehit sevgisi olan insanlarımız
ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
nidaları ile şehidini uğurlarlar. Evet, gerçekten de ŞEHİTLER ÖLMEZ.Aslında bu sözü bizler
Bakara Suresinin 154. Ayetinde;
ٌءاَيْحَا ْلَب ٌتاَوْمَا ِهّٰللا ِليٖبَس ىٖف ُلَتْقُي ْنَمِل اوُلوُقَت اَلَو
Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin, bilakis onlar diridirler
ifadesiyleRABBİMİZDEN ÖĞRENDİK.
Kıymetli Mü’minler;
ŞEHİTLİK;
Allah yolunda mücadele veren ve bu uğurda ana-babasından, eşinden, kardeşinden, çocuğundan ve hatta canından bile vazgeçenlere Rabbimizin ikram ettiği
MAKAMIN
adıdır.İşte bu
ŞEHADET MAKAMI
diğer bir tabirle, içinde rabbimizin rızası ve nimetlerinin olduğuCENNETTEKİ ÖZEL BİR MAKAMDIR.
Nitekim Tevbe suresinin 111. Ayetinde;
ىٰرَت ْشا َهّٰللا َّنِا َةَّن َجْلا ُمُهَل َّنَاِب ْمُهَلاَوْمَاَو ْمُهَسُفْنَا َنيٖنِمْؤُمْلا َنِم
Şüphesiz Allah, Mü’minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın almıştır
ifadesiyle şehitlerin yurdunun CENNET olduğu bize açıkça bildirilmiştir.Kıymetli Mü’minler;
Dünyadaki tüm sevdiklerinden ve hatta canından dahi vazgeçip
şehadete erişen bu seçkin kullar dünyadan ahirete çok özel uğurlanır.Çünkü onlar
bayrak gökyüzünde dalgalansın diye, ezanlar dinmesin diye, müslümanlar dinini serbestçe yaşasın diye, insanlar güven içinde hayatlarını ikame ettirsinler diye canlarından vazgeçen kahramanlardır.Bu kahramanlar
ahirette de özel bir şekilde itibar ve ikram ile karşılanacaklardır.Nitekim bu hususta Peygamber Efendimiz (s.a.v);
ُهللا ىّل َص يبنلا َّنأ ،ُهْنع هَّللا يضر ،ٍسَنأ ْنَعو :َلاَق مَّل َسو ِهْيَلَع
sallallahu den rivayet edildiğine göre, Nebî
radıyallahu anh' Enes
buyurdu:
şöyle aleyhi ve sellem
ىلع ام هَلو اَيْنُّدلا ىلإ َع ِجْري ْنأ ُّب ِحُي ةَّنجلا ُلُخْدي ٌدحَأ ام «
،ُديهَّشلا َّالإ ٍءي َش ْنم ِضْرألا
"Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmeyi arzu etmez.
ىلإ ع ِجْرَي ْنأ ىَّنَمتي َنِم ىري امِل ، ٍتاَّرَم َرْشع َلَتْقُيَف ،اَيْنُّدلا
ِةماركلا .»
Sadece şehit, gördüğü aşırı itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve on defa şehit olmayı ister."
:ٍةياور يفو ِةَداَهَّشلا ِل ْضَف ْنِم ىَري اَمِل «
»
.ِهيلع ٌقفتُم
Bir rivayette:
"Şehitliğin faziletini gördüğü için"
denilir.Buhârî, Cihâd 21; Müslim, İmâre 109
Değerli Mü’minler;
Ahirette güzel bir makamın sahibi olan şehitler,
Allah’ın lütfu sayesinde şehit olurken ölüm acısını da hissetmezler.Nitekim bu hususta
Sevgili Peygamberimiz (S.A.V)
şöyle buyurmuşlardır;ُهنع ُهَّللا يضر َةرْيرُه يبأ ْنَعو :لاق
Ebû Hureyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre
ِهْيَلَع ُهللا ىّل َص ِهَّللا ُلوُسر َلاق :مَّل َسو
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
ْمُكُدحأ ُد ِجي امك َّالإ ِلْتقلا ِّسَم نِم ُديِهَّشلا ُد ِجَي ام ِة َصْرَقلا ِّسم ْنِم
"Sizden biriniz karıncanın ısırmasından ne kadar acı duyarsa, şehit olan kimse de ölümden ancak o kadar acı duyar."
Tirmizî, Fezâilü'l-cihâd 26.
Kıymetli Mü’minler;
İslamiyet’in ilk yıllarından itibaren
günümüze kadar gelen çeşitli kaynaklardan şehitlik destanları okumaktayız.Bunlardan biriside
Çanakkale Destanıdır.
Şehitlik sadece müslümanlara bahşedilen bir MAKAMDIR.
Nitekim bu hususta Peygamber efendimiz (s.a.v):
: لاق ، ُهـْنَع هَّللا يضر ، ِءاربلا ِنعو
Berâ radıyallahu anh şöyle dedi:
، مَّل َسو ِهْيَلَع ُهللا ىّل َص يبنلا ىتأ : لاقَف ، ِديِدحلاِب ٌعَّنقم ٌلجر
Tepeden tırnağa silahlı bir adam Nebî (s.a.v) geldi ve:
؟ ُمِلْسُأ ْوأ ُلِتاَقُأ ِهَّللا لوُسَر اي لاَقف
:
Yâ Resûlallah! Sizinle birlikte önce savaşa mı katılayım, yoksa müslüman mı olayım? dedi.
ْلِتاق َّمُث ، ْمِلْسأ «
،َلِتُقَف َلَتاَق َّمُث ، مَلْسأَف »
Resûl-i Ekrem: "Önce müslüman ol, sonra savaş" buyurdu. Bunun üzerine adam müslüman oldu, sonra savaştı ve neticede şehit oldu.
: مَّل َسو ِهْيَلَع ُهللا ىّل َص هَّللا لوسر لاَقف
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
ًاريثَك ر ِجُأَو ًاليِلَق لِمع « . »
"Az çalıştı, çok kazandı" buyurdu.
Buhârî, Cihâd 13; Müslim, İmâre 144
Kıymetli Mü’minler;
Şehitlik,
hak bir dava uğruna elde edilen bir makamdır. Bu davayı güden kişinin müslüman olması gerektiği gibi, müslümanın güttüğü davanında hak dava olması gereklidir.Bu hususu bir hadis-i şerif ile açıklamak istiyorum;
، ةريرُه يبأ ْنعو : َلاق ، ُهْنع هَّللا يضر
Ebû Hureyre radıyallahu anh şöyle dedi:
:لاَقَف مَّل َسو ِهْيَلَع ُهللا ىّل َص هَّللا لوسر ىلإ ٌلُجر ءاج
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e bir adam geldi ve:
؟ يلام َذ ْخَأ ُديِرُي ٌلُجَر َءاج ْنإ تيَأرَأ هَّللا لوسر اي : لاق
Yâ Resûlallah! Bir kişi gelip malımı almak isterse ne yapayım? dedi.
َكلام ِه ِطْعُت الَف «
» لاق
Resûl-i Ekrem: "Ona malını verme" buyurdu.
: لاق ؟ ينلتاَق ْنإ َتْيَأرَأ :
Benimle savaşmaya kalkarsa ne dersin? diye sordu;
ُهْلِتاَق «
» : لاق
"Sen de onunla savaş" cevabını verdi.
: لاق ؟ ينَلتَق نإ تيَأرَأ
Adam beni öldürürse? dedi;
Bunun üzerine Peygamberimiz:
« ٌديه َش تْنأَف
» لاق
"Sen şehit olursun" buyurdu.
لاق ؟ ُهُتْلَتَق ْنإ َتْيَأرَأ :
:
Peki, ben adamı öldürürsem?
deyince, Efendimiz:ِراَّنلا يف َوُه « . ٌملسم ُهاور »
"O cehennemdedir" buyurdu. Müslim, Îmân 225
Kıymetli Müminler;
Şehitlerimizin arkasından dökülen gözyaşı,
onları bu dünyada bir daha göremeyecek olmamız sebebiyledir.Bizler biliriz ki,
şehid olan kişi gittiği yerden hoşnuttur. Şehide,dünyada mı kalmak istersin yok bu yeni yurdunda mı
diye sorulacak olsa şehit yeni yurdunu seçer.İşte bizlerde
bir yakınımız şehit olduğunda bu şuur üzere olmalıyız ve sabretmeliyiz.Bu hususta fahri kâinat efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır;
يهو ِءاَرَبلا َتْنب ِعيبَّرلا مُأ َّنأ ُهْنع هَّللا يضر ٍسنأ ْنعو ُهللا ىّل َص يبنلا ِتَتأ ، َةقاَرُس ِنب َةثراح ُّمُأ
تَلاَقَف مَّل َسو ِهْيَلَع
Enes radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Ümmü Hârise İbni Sürâka diye bilinen Ümmü Rübeyyi' Binti Berâ, Nebî (s.a.v) geldi ve:
، َةَثِراح ْنَع ينُثِّدحُت الأ ِهَّللا َلوُسَر اي :
Yâ Resûlallah! Bana Hârise' den haber verir misiniz?
، ٍرْدب َمْوي لِتُق َناكَو
Hârise Bedir Savaşı'nda şehit düşmüştü
، ُترَب َص ِةَّنَجلا يف َناك ْنإَف
Eğer cennette ise sabredeceğim;
: لاقف ، ِءاَكُبلا يف ِهْيلع ُتْدَهَتْجا َكلذ رْيَغ َناك نإَو
Böyle değilse ona ağlamaya çalışacağım, dedi
، ِةَّن َجلا يف ٌنان ِج اَهَّنإ َةَثِراح مُأ اي «
Peygamber Efendimiz:
"Ey Ümmü Hârise! Şüphesiz cennetin içinde cennetler vardır;
َنْبا َّنإَو ىلْعَألا َسْودْرفلا باصَأ َك
»
Senin oğlun bunların en yücesi olan Firdevs cennetindedir" buyurdu.
Buhârî, Cihâd 14.
Peygamberimiz sözlerinde geçen Firdevs cenneti,
cennetin merkezi ve en güzel yeridir.Kıymetli Müminler;
Şehitlik kuranda Hucurat suresinin 10. Ayetinde zikredilen;
ٌةَوْخِا َنوُنِمْؤُمْلا اَمَّنِا
Müminler ancak kardeştirler
sözünü anlamış ve idrak etmiş kişilerin birlikte mücadele vererek kazanacağı bir makamdır.Bugün Çanakkale denilince akla;
- Havada çarpışan mermiler gelir,
- Ön cephede savaşan arkadaşı gözü önünde şehit edilmesine rağmen cepheyi boş bırakmamak için öleceğini bile bile o cepheyi dolduran kahramanlar gelir,
- Vatan uğruna canlarından vazgeçen yüzbinlerce kahraman Mehmetçik gelir,
Bugün Çanakkale denilince akla;
Savaşın en çetin anında
kimsenin kaldıramadığı topları La havle velâ kuvvete illa billah dedikten sonra‘’Yâ Allah!’’
diye haykırarak arkadaşlarının hayret ve şaşkınlık dolu bakışları arasında yaklaşık276 kiloluk mermiyi kavrayıp kaldıran
, demir basamakları üç kez inip çıkan, göğüs ve omuz kemiklerinin çatırtıları duyulan, üzerinden sel gibi terler dökülen seyyid onbaşı namı değer Koca Seyyid’imiz gelir.O ki, sırtına aldığı 276 kiloluk top mermisini
taşırken Allah’a sığınarak“Allah’ım! Benden kuvvetini esirgeme!”
duasına devam ediyordu.Kıymetli Mü’minler;
Çanakkale
ALLAH ile KÜFFARIN SAVAŞI
olarak tarihe geçen nadide bir destandır.Çünkü Çanakkale destanını yazan kahramanlar
bu davanın hak davası olduğunun şuurunda olan kalbi bedirle atan bir nesildi.Onlar bilirlerdi bu davanın kaybedenin olmayacağını.
Çünkü onlar;
ْنِا ىٖذَّلا اَذ ْنَمَف ْمُكْلُذْخَي ْنِاَو ْمُكَل َبِلاَغ اَلَف ُهّٰللا ُمُكْر ُصْنَي
َنوُنِمْؤُمْلا ِلَّكَوَتَيْلَف ِهّٰللا ىَلَعَو ٖهِدْعَب ْنِم ْمُكُر ُصْنَي
Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül etsinler [Al-i İmran 160. Ayet] ayetine inanmış teslim olmuş ve yardımı yalnızca Allah’tan bekleyen iman dolu kahramanlardı. Eğer Allah bir davada kulunun yardımcısı ise
o davanın kazananı Allah’tır.
Kıymetli Mü’minler;
Geliniz bu hususu
İngiliz kumandan Hamilton’un itiraflarından dinleyelim;
“Bizi Türkler’ in maddî gücü değil, mânevî gücü mağlup etmiştir. Çünkü onların atacak barutu bile kalmamıştı. Fakat biz, gökten inen güçleri gördük.’’
Yine bir diğer itiraf ise Birleşik Krallık emiri Churchill’in
üzerindeki bahriye kıyafetiyle‘’Çanakkale boğazını geçip Türkler’ in payitahtına oturacağım!”
şeklindeki iddialı sözler sarfetmiş lakin donanmasıyla yenilgiye uğramıştır.Savaş sonrasında Churchill,
niçin mağlup olduğu ile ilgilikendisine yöneltilen sorulara;
“–Anlamıyor musunuz, biz Çanakkale’de Türklerle değil, Allah ile harbettik! Tabiî ki yenildik...”
Gerek İngiliz subay Hamilton’un gerekse de Birleşik Krallık Emirinin bu itirafları bize hak davanın kazananın yalnızca Allah olduğunun göstergesidir.
Nitekim bu husus Yusuf Suresi 21. Ayette;
َنوُمَلْعَي اَل ِساَّنلا َرَثْكَا َّنِكٰلَو ٖهِرْمَا ىٰلَع ٌبِلاَغ ُهّٰللاَو
Allah davasında galiptir, lakin bunu insanların çoğu bilmezler şekliyle ifade edilmiş ve hak davanın mutlak galibinin yine hakkın kendisi olduğu bildirilmiştir.
Kıymetli Müminler;
Allah yolunda alınan zaferler, ancak birlikte atan yüreklerin birbirlerine kenetlenmesiyle kazanılır. Tarihimizde birçok mağlubiyetin temel sebepleri arasında aynı dava uğruna yola çıkan insanların birbirleri ile çekişme içine girip birlikteliği kaybettiklerinde karşılaşacakları durumu
Enfal Suresi 46. Ayetinde:
ْمُكُحيٖر َبَهْذَتَو اوُلَشْفَتَف اوُعَزاَنَت اَلَو ُهَلوُسَرَو َهّٰللا اوُعيٖطَاَو َنيٖرِبا َّصلا َعَم َهّٰللا َّنِا اوُرِب ْصاَو
Allah'a ve Resûlüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir [Enfal Suresi 46. Ayet] ayetinde açıklanmaktadır.
Kıymetli Müminler;
Sohbetimi Allaha ve Resulüne itaatin,
dayanışmanın ve kenetlenmenin zirvesine erişmiş Çanakkale Şehitlerine hitaben yazılmış;Mehmet Akif’in mısralarıyla bitirmek istiyorum.
Sen ki, a’sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât, Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehîd oğlu şehîd, isteme benden makber, Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.
RABBİMİZ ŞEHİTLERİMİZDEN EBEDEN RAZI OLSUN.
GAZİLERİMİZE ACİL ŞİFALAR İHSAN EYLESİN.
Selam ve Dua ile Hayırlı Cumalar dilerim..
Bilgin EKŞİ