Türkiye de leri Yafl, Sosyal Hizmetler ve Politikalar

Tam metin

(1)

Sosyal Hizmetler ve Politikalar

Prof. Dr. Nükhet Hotar

Tarihi süreç içinde Türkiye’de toplum ve aile yaşamında hızlı ve önem- li değişimler olmuştur. Hızlı değişimler toplumsal kurumları, davranış ve değerleri değiştirerek, ailedeki değişimleri tetiklemiş, bu durumda yaşlının statüsünü ve fonksiyonlarını etkilemiştir.Yaşlanmaya bakış açısı, yaşlıya bakım sağlamanın ötesinde, toplumla bütünleşme, kay- bolan statü ve rollerin yeniden kazanımı, boş zamanların etkili değerlendirilmesi gibi konuların tartışılmasını içermektedir.

Toplumda yaşlı denilince; bakıma muhtaç, sağlık problemleri olan, değişime kapalı, mutsuz, yalnız ve sosyal ilişkileri zayıflamış bireyler

(2)

akla gelmektedir. Tecrübe ve bilgelik gibi yaşlılığın olumlu yönleri göz ardı edilerek sürekli yaşlılık ile ilgili olumsuzluklara vurgu yapılmak- ta, aktif ve sağlıklı yaşlılık süreci geçiren çok sayıda yaşlı değerlendirme dışı tutulmaktadır. Günümüzde yaşlılık ile ilgili poli- tikalar ve programlar yaşam kalitesini ve genel sağlığı arttırmaya odaklanarak üretken, başarılı ve bağımsız bir yaşlanma hedeflenmek- tedir.

Başarılı yaşlanma, yalnızca sağlık yönünden değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal yönden de tam bir iyilik halinin varlığını işaret eden bir kavramdır. Yaşam süresinin uzunluğu, biyolojik ve zihinsel sağlık, bilişsel yeterlilik, sosyal yeterlilik ve üretkenlik, kişisel kontrol ve yaşamdan zevk alma başarılı yaşlanmanın en temel göstergeleridir.

Bireyin başarılı bir biçimde yaşlanması yalnızca bireysel özellikleriyle değil, toplumsal açıdan kendilerine sağlanacak psiko-sosyal, ekonomik ve fizyolojik yöndeki destek hizmetleriyle de yakından ilişkilidir.

Günümüzde Demografik Yapı

Nüfusun yaşlanması, bir nüfusun yaş yapısının değişerek, o nüfustaki çocukların ve gençlerin oranının azalmasına karşın yaşlı insanların (60 yaş üstü veya 65 yaş üstü) oranının göreceli olarak artmasıdır. İnsan- ların yaşlarının ilerlemesi, ya da büyümeleri fizyolojik bir süreçtir.

Biyolojik olarak kaçınılmaz olan bu sürecin sağlık, sosyal, kültürel ve ekonomik boyutları bulunmaktadır.

20. yüzyıl, dünya nüfusunun yaş yapısında meydana gelen değişim bakımından insanlık tarihinde bir dönüm noktası olmuş ve yaşlı nüfus özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren dikkat çekici oranlarda

(3)

artmıştır. Yaşlı nüfusta görülen bu artış, dünyanın birçok bölgesindeki doğum hızlarında kayda değer düşüşlerin gözlemlenmesi, beslenme ve temel sağlık hizmetlerinde gerçekleşen gelişmeler sonucu ortalama yaşam süresinin artması, bebek ve çocuk ölümlülüğünün kontrol edilebilir düzeylere gerilemesi ile gerçekleşmiştir.

2007 Adrese Dayalı Nüfus Verilerine göre Nüfusumuz 70 milyon 586 bin olarak belirlenmektedir.

65 yaş üzeri nüfus ise 5 milyonun üzerinde ve 7.1 oranında verilmek- tedir.

(4)

Günümüzde Türkiye nüfusunda 0-14 yaş gurubunun yaşlı nüfustan fazla olmasına karşın 2050 yılında mevcut oransal farkın kapanacağı beklenmektedir.

Ülkemizde Yaşlıların Durumu

Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nun yaptığı bir ayrıma göre, 45-59 yaş arası orta yaş, 60-74 yaş arası yaşlılık, 75-89 yaş arası ileri yaşlılık, 90 ve üstü ise ihtiyarlık kategorisine alınmıştır.

Yaşlılık, durağan ve değişmez bir yaşam dönemi değildir.

Ülkemizde Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Yaşlılarımıza Sunulan Hizmetler...

Sosyal Güvenlik

Sosyal güvenlik insanlığın en temel ihtiyaçlarından birisidir. Bu ihtiyaç, insanların yarınından emin olmak isteğinin bir sonucudur.

Sosyal güvenliğin temelini, üretime katılma, bundan doğan bir gelir ve bu gelirin korunması oluşturur. Sosyal güvenlik terimi, genellikle sosyal güvenlik politikaları ile sistemlerini kapsar.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Sosyal Devlet olmasının bir gereği olarak, herkese sosyal güvenlik sağlama görevi 1982 Anayasasının 60., 61. ve 62. maddelerinde belirtilmiştir.

Devletin sosyal risklerin (yaşlılık, maluliyet, ölüm, iş kazası, meslek hastalığı, hastalık, Analık ve işsizlik gibi) oluşmasını engelleyici görevinin yanı sıra sosyal sigortalar yolu ile koruyucu bir rolü bulun- maktadır.

(5)

Sosyal Yardımlar

Başbakanlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Genel Müdürlüğü ile 1986’

da yürürlüğe giren 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu kapsamında muhtaç durumda bulunan sosyal güven- lik kuruluşlarına tabi olmayan ve bu kuruluşlardan aylık ve gelir almayan (2022 sayılı kanuna göre aylık alan kişiler dahil) yaşlılarımız Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfından yararlanabilmektedir.

65 yaşını doldurmuş muhtaç, güçsüz ve kimsesiz Türk vatandaşlarından 2001 yılı Haziran ayı sonu itibarıyla 705.108 kişiye yaşlılık, 62.789 kişiye malüllük, 180.548 kişiye sakatlık olmak üzere toplam 948.517 kişiye Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Genel Müdürlüğü’ne bağlı vakıflar tarafından sosyal yardım yapılmıştır.

Ülkemizde “65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz, Kimsesiz Türk Vatandaşına Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanun”un uygulamaları 1977 yılından beri devam etmektedir. Bu politika, aynı zamanda

“Sosyal Devlet” anlayışının bir örneğini oluşturmaktadır.

2022 sayılı Kanuna göre huzurevlerine girdiklerinde aylığı kesilen yaşlılar 06/01/1994

tarih ve 21810 sayılı Resmi Gazete’de Yayımlanan “65 Yaşını Doldurmuş, Muhtaç, Güçsüz, Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkındaki Yönetmelikte” yapılan değişiklikle aylıklarını almayı sürdürmektedirler.

(6)

Sosyal Hizmetler

Sosyal refah ve yaşlıya verilen sosyal hizmetler çerçevesinde sosyal refah kavramı, modernleşme sürecinin hızlı sanayileşme ve kentleşme olgusu ile ailenin fonksiyonlarının toplum tarafından üstlenilmesi sonucu, bireylerin yaşam standartlarını korumayı ve yükseltmeyi amaçlayan hizmetlerin tümünü içermektedir. Sosyal hizmetin çeşitli gönüllü kuruluşlarla ve kamu kuruluşları tarafından dağınık ve pro- gramsız yürütülmesi karşısında verilen hizmetlerin bir şemsiye altına alınması amacıyla 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu yürürlüğe girmiştir.

Yaşlı Dayanışma Merkezleri Tarafından verilen Hizmetler

Yatılı kurum bakımına ihtiyaç duymayan ve ekonomik-sosyal duru- mu ne olursa olsun ev ortamında yaşayan yaşlıların sosyal ve psikolo- jik ihtiyaçlarını karşılamak ve onların izole edilmelerini engellemek amacıyla Yaşlı Dayanışma Merkezleri (YDM) açılması yönünde çalışmalar başlatılmıştır.

Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu 2828 sayılı Kanunu 9. mad- desi (j) fıkrası gereği açılan bu merkezler yaşamını evde yalnız veya ailesi ile birlikte sürdüren yaşlıların boş zamanlarını değerlendirmeler- ine yardımcı olmak, yaşam koşullarını iyileştirmek, günlük yaşamla ilgili etkinliklerine yardımcı olmak, rehberlik ve mesleki danışmanlık yapmak, kendi imkanları ile karşılamakta güçlük çektikleri konularda destek hizmetleri vermek, sosyal ilişkilerini ve aktivitelerini arttırmak amacını taşımaktadır.

Merkezin önemli görevlerinden biri de eğitici etkinliklerdir.

(7)

Yerel Yönetimlerce Verilen Hizmetler

Yerel yönetimlerin görevlerini, sorumluluklarını, yetkilerini işleyişleri- ni ve uğraşı alanlarını belirleyen 1580 sayılı “Belediye Kanunu” 1930 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yasa bir bütün olarak, temel felsefesiyle, tanımlarıyla, maddeleriyle ve özel hükümleriyle yerel yönetimlere yaşlılıkta da sonsuz açılımlar sunmaktadır.

Bu çerçevede belediyeler, yardıma muhtaç olan yaşlıların barınması için huzurevi yapmakta, ücretsiz muayene ve ilaç yardımı yapmakta, gıda, yakacak, belediye otobüslerinden ücretsiz veya indirimli yarar- lanmalarını sağlamak gibi görevleri yerine getirmektedirler.

Ekonomik ve kültürel olarak çok gelişmiş belediyeler ise, seminer ve poliklinik hizmetleri, aşevinden evlere yemek dağıtımı, nakdi yardım, ambulansla evden alınarak sağlık hizmeti verilmesi, özel gün kutla- maları, sinema ve tiyatro, davetleri belediye ile gönüllü kuruluşlar tarafından gezi programları düzenlenmektedir. Ancak, bu hizmetler özellikle Büyükşehir Belediyeleri ile nüfus ve gelişmişlik bakımından büyük olan il ve ilçe belediyelerince yerine getirilmektedir.

Sağlık Hizmetleri Sağlık Bakanlığı

“21.Yüzyılda Herkes İçin Sağlık” politikasının hedeflerinden birisi olarak “Sağlıklı Yaşlanma ve Yaşlıların Sağlığı” ile ilgili çalışmalar başlatılmıştır. Çalışma kapsamında sektör içi ve sektörler arası toplantılarla mevcut durum, sorunlar tespit edilmiş; amaçları, hedef- leri ve stratejileri belirlenmiş olup, çalışmalar devam etmektedir.

Devlet hastanelerine bağlı yaşlı polikliniği ve Geriatri merkezleri

(8)

açılması ile ilgili girişimlerde bulunulmuş, alt yapısı uygun has- tanelerimizde açılışları sağlanmıştır.

Ak Parti Yaşlı Politikaları Parti Programımızda Yaşlılar

Ak Parti’nin yaşlı politikalarını Partimizin resmi belgelerinden olan Parti Programı, Parti Tüzüğü, ve Acil Eylem Planı’ndan izlemek mümkündür.

Programdaki ifadesiyle: “Devleti halka hizmet etme aracı olarak gören partimiz, bir sınıf ve kesimin değil bütün vatandaşlarımızın refah ve mutluluğunu sağlayacak sosyal politikalar yürütecektir.

Bu bağlamda yoksullar, bakıma muhtaç yaşlılar, çocuklar ve işsizler için özel programlar oluşturulacak, zor durumdaki vatandaşlara, terkedilmiş ve kimsesiz oldukları duygusu yaşatılmayacaktır. İşsiz- leri, fakirleri, düşkünleri, hastaları, özürlüleri gözeten, onların insan onuruna yakışacak şekilde yaşamalarını sağlayacak bir sosyal devlet anlayışının kaçınılmaz olduğu ortadadır.”

AK Parti, programında yaşlılara “sosyal güvenlik” başlığı altında geniş yer vermiştir. Programdaki ifadesiyle: “Çocuklar, gençler ve yaşlılarla ilgili sosyal hizmet programlarının kalitesinin artırılmasına ve genişletilmesine önem verilecektir. Yaşlılara ve muhtaçlara yapılan sosyal yardımlar günün şartlarına göre yeniden gözden geçirilecektir.

Bu yardımların gerçek muhtaçlara verilmesine dönük düzenlemeler güçlendirilecek ve ödeme miktarı artırılacaktır.”

(9)

Aile vurgusu programımızda da tekrarlanmaktadır: “Sanayileşme ve şehirleşmenin artması ile ailelerin çekirdek aileye dönüşmesi ve git- tikçe daha çok insanın çalışma hayatına katılması, özellikle çocuk- larla yaşlıların bakımında problemler oluşturmaktadır. Bunun giderilmesi için kreşler, huzurevleri, hastanelerinin genişletilmesine önem verilecektir. Belli bir yaşa gelmiş bakıma muhtaç yaşlıların aile içinde bakılması teşvik edilecektir.”

Son olarak parti programında Aile ve Sosyal Hizmetler başlığı altında yaşlılar yer almaktadır. Programdaki ifadesiyle “ Aile merkezli poli- tikalara öncelik verecek olan partimiz: Çalışma hayatının yoğunluğu nedeniyle aile huzurunun ve çocukların ruh sağlığının bozulmaması için aile fertlerini destekleyici düzenlemeler geliştire- cektir. Genç kuşakların yaşlı ebeveynlerini yanlarında barındırmalarını özendirecektir.”

2- Hükümet Politikalarında Yaşlılar

Hükümetimizin ilgili bakanlıkları koordineli olarak bir hedef belirle- miştir. Buna göre yaşlılara yönelik tüm hizmet ve politikalarda sağlıklı - kaliteli - fonksiyonel bağımsızlık düzeyi yüksek bir yaşlılık dönemi- nin sağlanması, önleyici, koruyucu ve tedavi edici yaklaşımlı çalışma ve hizmetlerin yoğunlaştırılması ve standartlarının geliştirilmesi, tüm çalışmaların bütüncül ve koordineli bir şekilde yürütülmesi hedeflen- mektedir.

Hükümetimiz geçmiş dönemlerimizde olduğu gibi bu dönemde de yaşlılarımızın sorunlarını çözmek için aile merkezli politikalar izle- mektedir.

(10)

Çocuk, genç, yaşlı ve özürlülerimize verilen hizmetler, AK Parti İkti- darı ile katlanarak artmıştır. Bugün yepyeni bir çehreye kavuşan 523 kuruluş ve 48 çocuk evimizde, yaklaşık 32.000 çocuk, genç, yaşlı ve özürlü yatılı olarak hizmet almaktadır. 415 bin civarında kişiye ise gündüzlü hizmet verilmektedir. Yararlanan kişi sayısında 2,5 kat, sağlanan ayni nakdi yardımlarda 9 kat artış sağlanmıştır.

Bu çerçevede ;

* Başta SSK hastaneleri olmak üzere diğer kamu kurumlarının has- taneleri Sağlık Bakanlığı’na devredilerek tek çatı altında sağlık hizmeti verilmesi sağlanmakta,

* Her yaş ve kesimden vatandaşımızın üniversite hastaneleri ile özel hastaneler dahil istediği her merkeze gidebilmesi sağlanmakta,

* Dar gelirli kesimler ve 2022 sayılı yaşlılık aylığı alan vatandaşlarımıza yönelik olarak yeşil kartlı vatandaşlarımızın hak- ları genişletilerek, Yeşil Kart sahiplerinin “ayakta tedavi” kap- samında görecekleri sağlık hizmetleri ile ilaç giderleri de devle- timiz tarafından karşılanmakta,

* SSK hastalarının ilaçlarını anlaşmalı serbest eczanelerden ala- bilmeleri imkanı ile milyonlarca çalışan ve emeklinin kuyruk çilesi- ni sona erdirilerek, hak ettikleri kalitede hizmet almalarını sağlan- makta,

* Yatan hastalarımızın ilaç ve tıbbi malzeme ihtiyaçları artık has- taneler tarafından karşılanıyor. Hasta vatandaşlarımız gece yarıları ellerinde reçete ilaç ve tıbbi malzeme bulmak için eczane-eczane dolaşmak zorunda bırakılmamakta,

(11)

* Tansiyon, şeker, kolesterol gibi uzun süre ilaç kullanılmasını gerek- tiren hastalıklarda rapor ve sadece bir kez reçete düzenlenmesi suretiyle, hasta vatandaşlarımız 2 yıl boyunca ilaçlarını her seferinde reçete yazdırmadan doğrudan eczaneye giderek 3’er aylık miktarlarda alabilmekte,

* Kırsalda hizmet veren gezici ekiplerimizle köy - köy belde - belde hizmet verilmesi sağlanmaktadır.

AK Parti Sosyal İşler Başkanlığı Yaşlılar Koordinasyon Merkezi-YKM Türkiye’de ilk kez AK Parti siyasi öncelikleri arasına geleceğin potan- siyel sorun alanı olarak gördüğü yaşlılık olgusunu yerleştirmiştir. Bu amaçla AK Parti bütün İl teşkilatlarının Sosyal İşler başkanlığına bağlı (YKM) Yaşlılar Koordinasyon Merkezleri oluşturduğu gibi, ilçelerde de Yaşlı Komisyonları faaliyete geçmiştir.

AK Parti bünyesinde oluşturulan Yaşlılar Koordinasyon Merkezi;

nüfusumuzun önemli bir kesimini oluşturan 65 Yaş ve üzeri olarak tanımlayabileceğimiz yaşlıların üretken kılınması, rehabilitasyonu ve karşılaştıkları sosyal dışlanmanın önlenmesine yönelik faaliyetleri kendisine amaç olarak benimsemiştir.

AK parti toplumun kıdemlileri olarak gördüğü yaşlılarımızı korunacak kişiler olmaktan çıkararak tecrübeleri ve bilgi birikim- lerinden yararlanılacak değerler olarak görmektedir.

Bu işlevi yüklenecek olan Partimiz bünyesinde yer alan Yaşlılar Koordinasyon Merkezleri, yaşlıların potansiyel olarak değerlendirilmesi ve rehabilitasyonu için projeler geliştirmektedir.

(12)

22 Temmuz 2004 tarihinde faaliyete geçen YKM’ler yaşlıların sorunları üzerine odaklanmış alternatif projeler üretmeye yönelmiştir. YKM’ler yaşlılık olgusunu kendi içinde bir potansiyel olarak görmektedir. Bu potansiyeli beşeri sermaye olarak değerlendirmektedir. Yaşlılardan beşeri sermaye olarak yararlanmak sadece Türkiye’ye özgü bir durum değildir. Gelişmiş ülkelerdeki global şirketler beşeri sermaye olgusuna büyük önem vermektedirler. Burada önemli fark gelişmiş ülkelerde bu durumun aciliyet kazanmasıdır.

Yaşlılar Koordinasyon Merkezleri geleceğe yönelik planlamalar yaparken aynı zamanda yaşlılarımıza yönelik bir dizi etkinliğin orga- nizasyonunu da gerçekleştirmektedirler.

Şekil

Updating...

Referanslar

Updating...

Benzer konular :