FUTBOL YILDIZLARININ INSTAGRAM ÜZERİNDEN KENDİNİ SUNMA DAVRANIŞLARININ CİNSİYETE GÖRE FARKLILIKLARININ
İNCELENMESİ Yüksek Lisans Tezi
Okan ÜNVER Eskişehir, 2019
FUTBOL YILDIZLARININ INSTAGRAM ÜZERİNDEN KENDİNİ SUNMA DAVRANIŞLARININ CİNSİYETE GÖRE FARKLILIKLARININ
İNCELENMESİ
Okan ÜNVER
YÜKSEK LİSANS TEZİ Spor Yöneticiliği Anabilim Dalı Danışman: Dr.Öğr.Üyesi Hüseyin KÖSE
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Kasım 2019
iii ÖZET
FUTBOL YILDIZLARININ INSTAGRAM ÜZERİNDEN KENDİNİ SUNMA DAVRANIŞLARININ CİNSİYETE GÖRE FARKLILIKLARININ
İNCELENMESİ Okan Ünver
Spor Yöneticiliği Anabilim Dalı
Anadolu Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kasım, 2019 Danışman: Dr.Öğr.Üyesi Hüseyin KÖSE
Sosyal medya, spor dünyasında popüler bir yer edinmesiyle birlikte birçok araştırmaya konu olmuştur. Kendini sunma, başkalarının zihninde bir izlenim yaratma, değiştirme ve sürdürme davranışı olarak tanımlanmaktadır. İnternet öncesi zamanda kendini sunma davranışı, yüz yüze iletişimde söz konusu iken, internet sonrası sosyal medya üzerinden yapılabilme imkanı ortaya çıkmıştır. Futbolcuların Instagram uygulamasıyla gerçekleştirdiği kişisel sunumlarının, cinsiyet görünümleri odağında incelenmesi, cinsiyet ve ırk değişkenine göre farklılıkların ortaya konması bu araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır.
Araştırmaya Instagram uygulamasında en çok takipçiye sahip 5 erkek ve 5 kadın futbolcu dahil edilmiştir. Bu çalışma için karma yöntemler yaklaşımı uygulanmıştır.
Futbolcuların fotoğrafları Goffman (1979), Hatton ve Trautner (2011), Kim ve Sagas (2014) ve Smith ve Sanderson (2015) tarafından uyarlanan bir kodlama şemasına girilip frekans, yüzde analizi yapılmıştır ve cinsiyete göre farklılaşmaları t-testi, ırka göre farklılaşmaları ise tek yönlü Varyans analizi (Anova) uygulanılarak belirlenmiştir.
Altyazılardan temaları çıkarabilmek için kullanılan sabit karşılaştırma yönteminden yararlanılmıştır.
Araştırma bulgularında; cinsiyet değişkenine göre fotoğrafın odağı, sporcunun fotoğraftaki durumu, paylaşılan fotoğraftaki göğüs ve genital/kalça vurgusu, kendine ya da başkasına dokunması ve sporcunun duruşu boyutlarında, ırk değişkenine göre ise fotoğrafın odağı, kıyafeti, pozu, göğüs, genital/kalça ve cinsellik vurgusu, kendine ya da başkasına dokunması boyutlarda anlamlı fark bulunmuştur. Sonuç olarak; sporcuların kendini sunma davranışlarının cinsiyete ve ırka göre farklılaştığı belirlenmiştir.
Anahtar Kelimeler: Sosyal medya, Kendini Sunma, Instagram, Futbol.
iv ABSTRACT
ANALYZING SELF-PRESENTATION OF FOOTBALL STARS BY GENDER DIFFERENCES ON INSTAGRAM
Okan Ünver
Department of Sports Management
Anadolu University, Institute of Social Sciences, November, 2019 Advisor: Dr. Hüseyin KÖSE
Social media has become a popular place in the sports world and has been the subject of many researches. Self-presentation is defined as a behavior of creating, changing and maintaining an impression in the minds of others. While the behavior of self-presentation in the pre-internet time was in the face-to-face communication, the possibility to communicate via social media after the internet emerged. The main purpose of this research is to examine the self-presentation of football players with Instagram application in the focus of gender displays and reveal the differences according to gender variable.
In the study, 10 football players, 5 men and 5 women having the most followers on Instagram were included. Mixed methods approach was applied for the study. The posts of the players of both sexes were entered into a coding scheme adapted by Goffman (1979), Hatton and Trautner (2011), Kim and Sagas (2014) and Smith and Sanderson (2015), and frequency and percentage analysis were applied. T-test was used to determine the differences in terms of gender variable and Anova test was used to determine the differences in terms of race variable. Then, fixed comparison method was used to extract the themes from captions.
According to t-test results, significant difference was found in the focus of the photograph, position in the photograph, the chest and genital/hip emphasis, touch to himself or someone else and the athlete's posture according to gender variable. According to Anova results, significant difference was found in the focus of the photograph, clothing, pose, the chest, genital/hip and sex emphasis, touch to himself or someone else according to the race variable. In conclusion; it was determined that athlete’s self- presentation behaviors differentiated according to gender and race.
Key Words: Social media, Self-presentation, Instagram, Football.
v TEŞEKKÜR
Yüksek lisans eğitimimin başlangıcından, danışman hocam olana kadar gerek sosyal hayatımda gerekse eğitim hayatımda bana hiçbir yardımı esirgemeyen, hiçbir isteğimi karşılıksız bırakmayan, beni sürekli eğitime teşvik eden ve bende olumlu birçok iz bırakan tez danışmanı Dr.Öğr.Üyesi Hüseyin Köse’ye çok teşekkür ederim.
Dersime girdiği ilk günden itibaren amacı doğruları öğretmek olan, bilim için var gücüyle çalışan değerli bölüm başkanım Prof.Dr. Metin Argan’a, tez aşamasında benden hiçbir yardımını esirgemeyen, kapısını her çaldığımda buyur eden Dr.Araş.Gör. Caner Özgen hocama teşekkür ederim.
Bütün hayatım boyunca desteklerini bir an olsun eksik etmeyen, babam Atila Ünver’e, annem Emine Ünver’e ve kardeşim Atakan Ünver’e çok teşekkür ederim.
vi
vii
İÇİNDEKİLER
JÜRİ VE ENSTİTÜ ONAYI ... ………….ii.
ÖZET ... iii
ABSTRACT... iv
TEŞEKKÜR ... v
ETİK İLKE VE KURALLARA UYGUNLUK BEYANNAMESİ... vi
İÇİNDEKİLER ... vii
TABLOLAR ... ix
1.GİRİŞ... 1
1.1. Araştırmanın Problemi ... 2
1.2. Araştırmanın Amacı ... 2
1.3. Araştırmanın Önemi ... 2
1.4.Araştırmanın Sınırlılıkları ... 3
2. GENEL BİLGİLER... 4
2.1. Sosyal Medya ... 4
2.1.1. Sosyal medyanın ortaya çıkışı ... 5
2.1.2. Sosyal medyanın gelişimi ... 6
2.1.3 Sosyal medyanın özellikleri ... 7
2.1.4. Sosyal medyanın geleneksel medyadan farkı ... 9
2.1.5. Sosyal medyanın avantajları ... 10
2.1.6. Sosyal medyanın dezavantajları ... 12
2.1.7. Sosyal medya araçları ... 13
2.1.7.1. Bloglar ... 15
2.1.7.2. Mikroblog ... 17
2.1.7.3. Twitter ... 18
2.1.7.4. Wikiler... 19
2.1.7.5. Medya paylaşım siteleri ... 21
2.1.7.5.1. Youtube ... 21
2.1.7.5.2. Instagram... 22
2.1.7.6. Podcast ... 25
2.1.7.7. Sosyal ağ siteleri ... 25
2.2. Kendini Sunma ... 26
2.2.1. Kendini sunma kuramı ... 27
viii
2.2.2. Goffman’ın kendini sunma kuramı ... 28
2.2.2.1. Goffman’da benlik görünümleri ... 29
2.2.2.2. Goffman’ın cinsiyet görünümleri kuramı ... 30
2.2.3. Kendini sunma kuramını oluşturan modeller ... 31
2.2.3.1. Leary ve Kowalski’nin oluşturduğu model ... 31
2.2.3.2. Rosenfeld, Giacalone ve Riordan’un oluşturduğu model ... 32
2.2.3.3. Martinko’nun oluşturduğu model... 33
2.2.3.4. Bozeman ve Kacmar’ın oluşturduğu model ... 34
2.2.3.5. Gardner ve Martinko’nun oluşturduğu model ... 34
2.2.4. Sosyal medya ve kendini sunma ... 35
2.2.5. Sporcular ve kendini sunma ... 36
3. FUTBOL YILDIZLARININ INSTAGRAM ÜZERİNDEN KENDİNİ SUNMA DAVRANIŞLARININ CİNSİYETE GÖRE FARKLILIKLARININ BELİRLENMESİ ... 39
3.1. Araştırmanın Modeli ... 39
3.2. Araştırmanın Örneklemi ... 40
3.3. Veri Toplama Tekniği ve Aracı ... 41
3.4. Veri Analizi ... 41
4. BULGULAR VE YORUM ... 43
4.1. Sporcuların Demografik Özelliklerine İlişkin Bulgular ... 43
4.2. Instagram Fotoğraflarının İçerik Analizi... 44
4.3. Sporcuların Fotoğraf Paylaşımlarının Sporcuların Cinsiyetine Göre Farklılaşması ... 49
4.4. Fotoğraftaki Altyazıların Metinsel Analizi ... 52
5. SONUÇ, TARTIŞMA ve ÖNERİLER ... 54
5.1. Sonuç ve Tartışma ... 54
5.2. Öneriler ... 59
5.2.1. Araştırmacılara yönelik öneriler ... 59
5.2.2. Uygulayıcılara yönelik öneriler ... 59
KAYNAKÇA ... 60 EKLER ...
ÖZGEÇMİŞ ...
ix TABLOLAR
Tablo 2.1. Sosyal medya ve geleneksel medyanın farklılıkları ... 10
Tablo 2.2. Sosyal medya kanalları ve gruplamaları ... 14
Tablo 2.3. Dawley’in sosyal medya araçları tablosu ... 14
Tablo 2.4. Zarella’nın sosyal medya araçları tablosu ……….15
Tablo 2.5. Akar’ın sosyal medya araçları tablosu………...15
Tablo 2.6. Instagram uygulamasının tarihsel süreci ... 23
Tablo 2.7. Leary ve Kowalski'nin oluşturduğu model ... 32
Tablo 2.8. Rosenfeld, Giacalone ve Riordan’un oluşturduğu model ... 33
Tablo 2.9. Martinko'nun oluşturduğu model ... 34
Tablo 4.1. Sporcuların demografik özelliklerine ilişkin bulgular ... 43
Tablo 4.2. Fotoğraf odağının tanımlayıcı istatistikleri ... 44
Tablo 4.3. Fotoğraftaki kişi sayısının tanımlayıcı istatistikleri ... 45
Tablo 4.4. Sporcunun fotoğraftaki durumunun tanımlayıcı istatistikleri ... 45
Tablo 4.5. Sporcunun kıyafetinin tanımlayıcı istatistikleri ... 46
Tablo 4.6. Sporcunun pozunun tanımlayıcı istatistikleri ... 46
Tablo 4.7. Fotoğrafta göğüs vurgusunun tanımlayıcı istatistikleri ... 47
Tablo 4.8. Genital ve kalça vurgusunun tanımlayıcı istatistikleri ... 47
Tablo 4.9. Sporcunun kendine veya başkasına dokunmasının tanımlayıcı istatistikleri 48 Tablo 4.10. Fotoğrafta cinsellik vurgusunun tanımlayıcı istatistikleri ... 48
Tablo 4.11. Sporcunun duruşunun tanımlayıcı istatistikleri ... 48
x
Tablo 4.12. Fotoğrafın çekilme şeklinin tanımlayıcı istatistikleri... 49 Tablo 4.13. Sporcuların fotoğraf paylaşımlarının sporcuların cinsiyetine göre farklılaşması ... 50
Tablo 4.14. Sporcuların fotoğraf paylaşımlarının sporcuların ırkına göre farklılaşması.51 Tablo 4.15. Sporcuların fotoğraf paylaşımlarının sporcuların ırkına göre farklılaşması (Post hoc testi)………..52
1 1. GİRİŞ
Sosyal medya, spor dünyasında popüler bir yer edinmesiyle birlikte birçok araştırmaya konu olmuştur (Hutchinsg, 2011). Sosyal medyanın, geleneksel medyaya göre özgür olması etkileşimi ön planda tutması ve anlık güncellenebilir olması bu mecrayı ilgi çekici kılmıştır (Stokes, 2009). Dünya nüfusunun yarısından fazlasının internet kullanıcısı olduğu yeni düzende 4,33 milyar internet kullanıcısı ve bunların içerisinden 3,38 milyar kişinin sosyal medya kullanıcısı olması, sosyal medyanın gücünü ve derinliğini gözler önüne sermektedir (http-1).
Sosyal medya spor paydaşları için birçok fırsat sunmaktadır. Bu fırsatlardan yararlanmak için bir yarış halinde olan spor paydaşları, bu oluşumda yerlerini alıp etkin bir kullanım içerisindedirler. Bu paydaşlardan biri olan sporcular sosyal medyadan en çok etkilenen gruplardan birisidir (Browning ve Sanderson, 2012). Geleneksel medya, sporcuları olmadıkları bir karakter gibi gösterebilirken sosyal medyanın fırsatlarını kullanan sporcular kitleler ile direkt, aracısız ve anlık bir etkileşim ortamı oluşturabilmektedirler. Sporcuların sosyal medya kullanımına başlamasıyla birlikte kendilerini takip eden taraftarlara kendilerini daha etkili ve gerçekçi bir biçimde sunma imkanı yakalamışlardır.
Kendini sunma, başkalarının zihninde bir izlenim yaratma, değiştirme ve sürdürme davranışı olarak tanımlanırken (Rauthmann, 2011), literatürdeki yerini Erving Goffman (1959)’ın ‘’The Presentation of Self in Everyday Life’’ kitabıyla almıştır. İnternet öncesi zamanda kendini sunma davranışı, yüz yüze iletişimde söz konusu iken, internet sonrası sosyal medya üzerinden yapılabilme imkanı ortaya çıkmıştır. Kendini sunma ve sosyal medya üzerine yapılan araştırmalar blog ve Twitter gibi metin tabanlı medya araçlarına odaklanmışken (Lebel ve Danylchuk, 2012). Snapchat ve Instagram gibi görsel içerikler sunan popüler medya araçları görmezden gelinemez bir yo katetmektedir. Sosyal medya araçlarından Instagram’ın en hızlı büyüyen sosyal medya platformu olduğu belirtilmiştir (http-2).
Bu bağlamda çalışmamız, futbolcuların Instagram üzerinden kendi sunumlarını incelemeyi ve bu sunumların cinsiyet ve ırka göre nasıl farklılaştığını ortaya koymayı amaçlamaktadır.
2 1.1. Araştırmanın Problemi
Araştırmanın problemini, yıldız futbolcuların Instagram uygulaması üzerinden kendini sunma davranışlarını nasıl yönettikleri ve bu sunumun cinsiyete göre nasıl farklılaştığının belirlenmesi oluşturmaktadır. Bu içerikle 3 temel araştırma problemi ortaya çıkmaktadır.
Instagram fotoğrafları üzerinden futbolcuların, kendilerini sunma biçimi olarak göstermeyi tercih ettiği cinsiyet görünümleri ne şekildedir?
Sporcuların cinsiyet görünümleri ışığında kendini sunma davranışları cinsiyete ve ırka göre nasıl farklılaşmaktadır?
Fotoğraf alt yazılarının analizi sonucunda ne gibi temalar ortaya çıkmaktadır?
1.2. Araştırmanın Amacı
Futbol yıldızlarının Instagram üzerinden kendini sunma davranışlarının cinsiyete göre farklılıklarının incelenmesi adlı araştırmanın temel amacı, erkek ve kadın yıldız futbolcuların paylaşımlarının analiz edilerek farklılıklarının ortaya konmasıdır. Zaman kavramı olmaksızın milyonlarca kişi tarafından takip edilen ve bu kişilere örnek oluşturan yıldız futbolcuların kendini Instagram aracılığıyla sunma davranışları şüphesiz pazarlama ve ilişki yönetimi açısından son derece önemli bir hale gelmiştir. Bu sayede milyonlarca kişiye saniyeler içinde ulaşabilen yıldız sporcular ortaya koymak istedikleri benlik sunumlarını paylaşırken, imaj yönetimi ve vermek istedikleri mesajlar açısından paylaşımlarını son derece dikkatli yapmak durumundadırlar. Dolayısıyla milyonlarca kişiye örnek oluşturan bu davranış ve sunumlar profesyonel bir şekilde yönetilmelidir.
Bu nedenle, araştırma bu paylaşımların cinsiyet değişkenine ve diğer demografik özelliklere göre farklılıklarının ortaya konmasını amaçlamaktadır.
1.3. Araştırmanın Önemi
Kulüpler tarafından yüksek miktarlarda ücret ödenen, milyonlarca insan tarafından sürekli takip edilen yıldız futbolcuların sosyal medya uygulaması Instagram aracılığıyla milyonlarca kişiye anında ulaşabilmesi, günümüzde sosyal medyanın iletişim kurmada ve benlik sunmada kolay ve etkili bir araç olduğunu gözler önüne sermektedir.
Dolayısıyla milyonların gözü önünde olan yıldız futbolcular da imajlarını yüksek seviyelerde tutmak ve pazarlama stratejilerinin de uygulanabilirliği açısından benlik sunumlarını sosyal medya aracılığıyla ortaya koyarken dikkatli olmak durumundadırlar.
3
Ayrıca takipçilerinin istek ve beklentilerini de anlayarak bu doğrultuda paylaşım yapmaları onlar için önem arz etmektedir. Bu nedenle sporcuların sosyal medya hesaplarının yönetimi için profesyonel destek almaları. Yapılan bu araştırmada bu bilgilere paralel olarak, yıldız futbolcuların Instagram paylaşımlarının incelenmesi ve cinsiyet ve diğer demografik değişkenlere göre analiz edilecektir. Bu sayede elde edilecek bulgular sosyal medya kullanan sporculara, sosyal medya danışmanlığı yapan kişi ya da şirketlere hedef kitlelerine göre zengin içeriklerle kişiselleştirilmiş mesajları ulaştırma imkanı gibi çeşitli faydalar sağlayacaktır.
1.4. Araştırmanın Sınırlılıkları Bu araştırmanın sınırlılıkları;
Araştırmaya, Instagram uygulaması üzerinden en çok takipçisi olan 5 erkek ve 5 kadın futbolcu dahil edilmiştir.
Araştırma kapsamında, her sporcunun 30 Nisan 2019 tarihine kadar paylaşmış olduğu son 50 fotoğraf analiz edilmiştir.
Araştırmaya, sadece fotoğraflar dahil edilmiş olup video ve metinler çıkarılmıştır.
Müstehcenlik kavramı Türk kültürüne göre yorumlanmıştır.
4 2. GENEL BİLGİLER
2.1. Sosyal Medya
Sosyal medya, sosyal olayların merkezinde kalıp aktif bir rol üstlenerek günümüz sosyal yaşamında sürekli olarak birçok olaya, habere ve duyuruya ev sahipliği yapmaktadır. “Sosyal medyanın hem dünyada hem de Türkiye'de artan örnekleriyle görülen sosyal hareketlerin eylem ve iletişim aracı olması sosyal medyanın önemini ve gücünü anlamayı gerekli kılmaktadır” (Babacan vd., 2011). Sosyal medya, bu gücü bir ağa hızlı ve geniş bir şekilde yayarak insanların benzer fikirlere sahip olma yeteneklerini güçlendirmeyi kolaylaştırmaktadır. Bu anlamda sosyal medyanın gücü, kullanıcıların etkileşiminde bir aracı olma rolünden kaynaklanmaktadır (Hwang ve Kim, 2015). Sosyal medya, insanların ortak bir sistemde bir profil oluşturmalarına, paylaşımlarını sundukları kullanıcılarla birlikte bir paydada bulunmalarını ve diğer kullanıcılar tarafından profillerine yapılan etkileşimleri görmelerine olanak tanıyan internet tabanlı hizmetler olarak anlam kazanmıştır (Boyd ve Ellison, 2007). İnsanların, diğer insanlarla çevrimiçi olarak metin, fotoğraf, video, haber, içerik paylaşmasını sağlayan web sitelerine karşımıza sosyal medya olarak çıkmaktadır (Evans, 2008). Chung ve Austria’ya (2008) göre: “kullanıcıların fikirlerini paylaştıkları, paylaşım yaparken eğlendikleri, iletmek istedikleri mesajları diledikleri an ve diledikleri mekânda ulaştırabilecekleri iletişim ağıdır.”
Sosyal medya kullanıcıları, seçtikleri hayatı takip etmekte ve izlemekte özgürdürler ve gelişmiş iletişim teknolojileri sayesinde, katılımcılar artık dünyadaki insanlar hakkında daha fazla bilgi sahibi olma potansiyeline sahiptir. İletişimin bu açıklığı insanların geçmişte mümkün olmayan yollarla kendilerini ifade etmelerini sağlamaktadır (Hessey ve Patmore, 2011). Sosyal medya olgusu çevrimiçi toplulukların organizasyonunu değiştirmiştir. Halka açık çevrimiçi topluluklar konularına göre yapılandırılırken, sosyal medya siteleri kendi topluluk merkezlerini bireye göre yapılanmıştır (Boyd ve Ellison, 2007). Artık geniş kitlelere ulaşmak için bir matbaa veya yayın istasyonuna sahip olmanız gerekmeyip; sosyal medya ve internet kullanıcıların içerik oluşturucu olmalarına izin vermektedir. Sosyal medya, çevrimiçi konuşma ortamında fikir ve bilgi alışverişi için bir araya gelen gruplar arasında meydana gelen etkinlikleri, uygulamaları ve davranışları ifade etmektedir. Konuşma ortamı, kelimeler, resimler, video ve ses biçiminde içerik
5
üretebilen ve iletebilen web tabanlı uygulamalardır (Safko ve Brake, 2009). Kaplan ve Haenlein (2010) sosyal medyayı “Web 2.0'ın ideoloji ve teknolojisini temel alan ve kullanıcı tarafından üretilen içeriğin oluşturulmasına ve değiştirilmesine izin veren bir grup internet tabanlı uygulama” olarak tanımlamaktadır. Sosyal ağ sitelerini benzersiz yapan şey, bireylerin yabancılarla tanışmalarına izin vererek, kullanıcıların sosyal ağlarını açıkça ifade etmelerini ve görünür kılmalarını sağlamalarıdır. Bu normalde yapılması zor olan, birbiriyle ilişkisi olmayan kişilerin aralarında ilişkiye neden olabilir ve bu ilişki genellikle birbirleriyle bağlantılarını paylaşan insanlar arasında gizli bir bağ olarak ortaya çıkmaktadır (Haythornthwaite, 2005). Sosyal medyanın sosyal hareketler üzerindeki gücü, etkileşim sürecinde aracı olma rolü ile sınırlı olmamakla beraber bu platformlarda paylaşılan konular, haberler, görüntüler ve videolar ile sosyal bilincin artmasında önemli bir etkiye sahiptir. Ayrıca, sosyal medya kullanıcıları arasındaki etkileşimin bu platformları kullanmanın belirleyici bir gerekçesi olduğu düşünülebilir.
Zarrella (2010)’ya göre en doğru sosyal medya tanımlaması için sosyal medyayı medya paradigması içinde incelemek gerekmektedir. Geleneksel olarak tanımlanan medya mecrasında (tv, dergi, mecmua ve radyo vb.) insanlar sadece kendilerine aktarılanla yetinmek durumundadırlar. Kendilerine aktarılan içeriklere karşıt düşüncelerini veya varsa eklemek istediklerini iletemezler. Dolayısıyla herhangi bir geri bildirimde bulunamazlar. Fakat sosyal medya mecrasında kişiler istedikleri katkıyı yapabilirken, kendi fikirlerini de tweet atarak, fotoğraf ve video paylaşarak diğer kullanıcılara aktarabilirler.
Ülkemizdeki internet ve sosyal medya kullanım oranları sosyal medyanın ne denli önemli ve üzerinde durulaması gereken bir hal aldığını gözler önüne sermektedir. 2018 verilerine göre 81 milyon nüfus içerisinde 54,3 milyon internet kullanıcısı, 44 milyonu mobil üzerinden bağlanan toplam 51 milyon sosyal medya kullanıcısı vardır. Bu verilerle beraber göze çarpan başka bir detay olarak ülkemizde insanların sosyal medyaya günde 2 saat 48 dakika ayırmalarıdır. Sosyal medya uygulamalarının kullanım oranlarına bakılacak olursa Youtube %55, Facebook %53, Whatsapp %50 ve Instagram %46 kullanım oranıyla en çok kullanılan uygulamalar olarak öne çıkmaktadır (http-3).
2.1.1. Sosyal medyanın ortaya çıkışı
Bilgisayar teknolojisinin gelişmesi ve bununla paralel internetin bulunup yaygınlaşması, internet çağının temeli olmuştur (Sütçü ve Aytekin, 2013). 90’lı yıllarla
6
birlikte World Wide Web teknolojisinin geliştirilmiş olması ve insanların internet ortamına entegre olmasını sağlamıştır. İnternet, böylece insanların dünyanın neresinden olduklarına bakmaksızın birbirleriyle iletişim içinde olup bilgilerini bu mecra aracılığıyla paylaşabilecekleri bir ortam oluşturmuştur (Choudhury, 2014).
Yeni bir iletişim kanalı ve medya ortamı gibi atıflarda bulunulan internet kurulum aşamasındaki teknolojiyle birlikte geleneksel medya araçları gibi tek yönlü bir iletişim sağlamaktaydı. Bu teknoloji Web 1.0 teknolojisi yani birinci jenerasyon internet olarak adlandırılmaktır (Tuncer vd., 2013). HTML, HTTP ve URI isimli metin tabanlı dilin geliştirmesiyle oluşturulan web 1.0 salt okunur bir yapıya sahiptir ve sadece tek yönlü bilgi aktarımını olanaklı kılmaktadır. Web 1.0’dan Web 2.0’a geçiş ise internet ortamında bir devrim olarak adlandırılabilir. Web sayfalarının düzenlenmesi gerekliliği ve yeni bilgi girişlerinin ihtiyacı, yönetimi daha basit ve kolaylıkla güncellenebilir bir yapının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Web 1.0 tek yönlü bir iletişim aracıyken Web 2.0 çift yönlü bir iletişim aracı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla birlikte Web 2.0 teknolojisiyle birlikte ideolojik ve teknolojik olarak temelleri atılan kullanıcı tarafından oluşturulmuş içerik kavramı sosyal medyanın temel kullanım amacı ve düsturunu oluşturmaktadır (Kaplan ve Haenlein, 2012). Bu tanım ışığında sosyal medyanın Web 2.0 ile bir başlangıç yaptığı söylenebilir.
2.1.2. Sosyal medyanın gelişimi
Sosyal medya olgusunun ardında yatan fikir, aslında yeni bir yol olmaktan uzak olay olarak nitelendirilmektedir. Çünkü sosyal medya Web 2.0’da görüldüğü gibi ucuz internet ve donanım kullanımının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu teknolojik gelişmeler ışığında kendine güçlenme fırsatı sağlayan sosyal medya, bu fırsatın yanında içerik yaratmak isteği olan kullanıcılarla buluşunca büyük bir ivmeyle yükselmiştir.
Sosyal medyanın bu denli revaçta olmasının ardında yatan aslında bu zincirdir.
Sosyal medyanın gelişim süreci incelendiğinde 21. Yy. başlarında küresel seviyede etkin hale geldiği gözlemlense de aslında ortaya çıkışı 70’li yıllara dayanmaktadır (Bury vd., 2013). 1979 yılında Amerika’nın Duke Üniversitesi’nde Usenet, Tom Truscott ve Jim Ellis tarafından geliştirilmiştir. Bu uygulamanın amacı insanların internet ortamında mesajlarını yayınlayabilmeleriydi. Usenet sosyal medyaya ilk adım olarak gözlemlense de sosyal medyanın temel taşı olarak 90’lı yıllarda ortaya çıkan Open Diary kabul edilmektedir (Grajales vd., 2014). İnternet kullanıcısının hiçbir kodlamaya ihtiyacı
7
olmadan fikrini internet ortamında yayınlamasına olanak tanıyan bu uygulama sosyal medyanın ilk adımı olarak tanımlanmıştır. Bu uygulamayla birlikte weblog terimi ortaya çıkmıştır (Marlow, 2004). İleriki dönemlerde ise bu kavram yerini blog kelimesine bırakmış ve oldukça yoğun bir şekilde kullanıma başlamıştır (Steel vd., 2012).
İnternet kullanım oranının hızla arttığı 2000’li yılların başlangıcında sosyal ağ siteleri ortaya çıkmaya başlamıştır. İlk örnek olarak karşımıza çıkan MySpace ve bu uygulamaya birlikte Facebook oldukça yoğun kullanımla kullanıcılar tarafından üst sıralara tırmanmaya başlamıştır. Sosyal medya eğer bugün bu kadar güçlü ise bunda sosyal ağ sitelerinin katkısı yadsınamaz bir gerçektir (Gentile vd., 2012).
Özetle sosyal medyanın gelişimi Web 2.0 belirtilen süreçlerden geçmesiyle gerçeklemiştir. İnsanların internet ortamında içerik oluşturmaya bu kadar hevesli ve aktif olması ile birçok içerik meydana çıkmıştır. En başlarda bu içerikler ne kadar yazılı olarak karşımıza çıksa da ilerleyen süreçte görsel ve işitsel yeni içeriklerle devamı sağlanmıştır.
Sosyal medya sayesinde gerçek hayatta yaşanılan her şey anlık olarak sanal ortamda içerik olarak karşımıza çıkmaktadır.
2.1.3 Sosyal medyanın özellikleri
Sosyal medya siteleri, yetişilemeyecek hızda gelişmekte ve sürekli yeni sosyal medya mecraları karşımıza çıkmaktadır. Sosyal medya siteleri bu hızla gelişirken farklı özelliklerle kullanıcılar önüne sunulmaktadır. Sosyal medya sitelerinin temeli, daha önce belirtildiği gibi Web 2.0’a dayandığından belirli ortak özelliklere sahiptir ve bu karakteristik özellikleri neticesinde diğerlerinden ayırılmaktadır.
Kimlik: Sosyal medyanın özelliklerinin en başta geleni ise kimliktir (Seargeant ve Tagg, 2014). Kullanıcılar bu mecralarda kendi kimliklerini yansıtmaktadırlar.
Kullanıcıların kimliklerini sunma şekli değişkenlik göstermektedir. Yaş, konum, iş, cinsiyet çeşitli kimlik sunumları olarak karşımıza çıkmaktadır. Aslına bakıldığında bu durum kullanıcıların kimliklerinin bilinçli de bilinçsiz de olsa kendi istekleri dışında ortaya saçılmasıdır (Bazarova ve Choi, 2014). Bu durum sadece cinsiyet, yaş vs. gibi kimlik bilgilerinin dışında kişilerin duygu ve düşüncelerini, sevdiği ve sevmediği şeyleri belirtmesiyle de ortaya çıkmaktadır. Bu özellik sadece bireysel profillerde yer alıyor gibi görünse de aslında şirketler için bir fırsat olarak görülmektedir. Bu özelliği kullanan şirketler kendilerini insanlara sunmakta ve kurumsal yapılarını sosyal medyaya entegre
8
etmektedirler (Gensler vd., 2013). Bu durumu fırsata çeviren işletmeler kendilerini tanıtma imkanı yaratıp istedikleri kitleye reklam yapabilmektedirler.
Sohbet: Sosyal medya sitelerinin bir başka özelliği ise sohbettir. Sosyal medya sitelerinin insanların internet üzerinden iletişime geçebilmelerine olanak sağlanması ortaya çıkış sebepleri arasında gösterilmektedir. İnsanların iletişim seçeneklerine göre birçok sosyal medya sitesi vardır (Safko, 2010).
Paylaşım: Bir başka sosyal medya özelliği ise paylaşımdır. Sosyal medyanın bu özelliği sayesinde insanlar herhangi bir içeriği paylaşıp yayabilmekte ve istediği içeriğe bir başka kullanıcı tarafından paylaşılması sonucunda ulaşabilmektedir (Lee ve Ma, 2012). Sosyal medya kavramındaki sosyal kelimesi aslına bakıldığında paylaşımın ne denli önemli olduğunu gözler önüne sermektedir.
Erişilebilir olma ve bulunabilme: İnsanlar bu özellikler sayesinde sosyal medya üzerinden etkileşimde olduğu kullanıcıların bulundukları yerlere dair bilgiler bulabilmektedir (Naylor vd., 2012). Bu özellik sayesinde insanlar hem gerçek dünyada nerede yaşadıklarını paylaşabilmekte hem de diğer kullanıcıların konumlarına erişebilmektedir. Bu özellik bir fırsat olarak görülse de aslında birtakım riskleri de beraberinde getirmektedir. Örneğin tatilde olduğu paylaşan bir kullanıcı hırsızlar için bulunmaz bir fırsattır. Bu özellikle birlikte ortaya çıkan güvenlik sorunu kişilerin konum bilgisi paylaşımlarını herkese açık hale getirmesiyle büyük risk oluşturmaktadır (Çubukçu ve Bayzan, 2013).
İlişkiler: Bir diğer özellik olarak karşımıza ilişkiler çıkmaktadır. Bütün uygulamalarda var olan bu özellik insanların diğerleriyle ne derecede ilişkide olduğuna göre farklılık göstermektedir (Briones vd., 2011). Sosyal medya mecrasına göre bu ilişkilerin düzeyleri farklılık göstermektedir. Linkedin gibi resmi bir uygulamada ilişkiler haliyle daha resmi olurken Facebook uygulamasında ise ilişkiler akraba ve arkadaş düzeyinde olduğundan daha samimi olunabilmektedir.
Tanınma: Tanınma özelliği günümüzde en belirgin özellik olarak karşımıza çıkmaktadır. Kullanıcıların sosyal medya mecrasında diğer kullanıcılar arasında ne denli tanınır oldukları başka bir ayırt edici özelliktir (Bandari vd., 2012). Bu özellik kullanıcının o mecrada ne derece popüler olduğunu belirtmektedir. Bu uygulamalarda popülerlik genelde takipçi sayısıyla ölçülmektedir. Bir kullanıcının ne kadar takipçisi varsa o kadar popüler olduğu söylenebilir. Bu durum farklı sosyal medya uygulamalarında farklılık gösterebilir. Örneğin, Instagram ve Twitter uygulamasında
9
takipçi sayısı popülerlik açısından önemliyken Youtube uygulamasında videonun izlenme sayısı önemlidir. Bu durumu fırsata çeviren işletmeler popüler olan kullanıcı ve içeriklere reklam vermek için birbiriyle yarışmaktadır.
2.1.4. Sosyal medyanın geleneksel medyadan farkı
Geleneksel medya mecraları olarak karşımıza çıkan tv, mecmua, radyo gibi araçların ulaşabildiği kitle pasif bir yapıya sahipken sosyal medyanın ulaştığı kitle oldukça aktif ve katılımcı bir yapıya sahiptir. Sosyal medya tabiatı gereği geleneksel medyadan birçok farklı yönüyle karşımıza çıkmaktadır. Geleneksel medya araçları içerik oluşturmak için kendine kaynak yaratmak zorundayken sosyal medyada içerik oluşturmak ve istenilen içeriğe ulaşmak geleneksel medyaya göre çok daha kolaydır.
Çünkü sosyal medya araçları bütün kullanıcıların ulaşımına açık şekilde tasarlanmıştır.
Sosyal medya, internetin sağladığı aşırı hızlı yapı ile çok kısa zamanda mesafeleri aşabilme özelliğine sahiptir. Saniyeler içerisinde istediğiniz kişiye bir mail yardımıyla ulaşabilecek durumda olmamız bize sağlanan nimetlerdendir. Sosyal medyada hal böyle iken geleneksel medya sadece yakın olan kişileri iletişime sokabilmektedir. Bununla birlikte sosyal medya depolanabilir olma özelliğiyle öne çıkmaktadır (Van Dijk, 2016).
Geleneksel medya mecralarında medya patronları izleyenlere istedikleri içeriği aktarırken, sosyal medyanın ortaya çıkışı sonrası işler tam tersi bir hal alarak geleneksel medya patronları tarafından tüketici olarak görünen kitle artık bulundukları pasif konumdan sıyrılarak daha aktif şekilde içerik üreten kullanıcılara dönüşmüştür (Lincoln, 2009).
10
Tablo 2.1. Sosyal medya ve geleneksel medyanın farklılıkları (Stokes, 2009)
Sosyal Medya Geleneksel Medya
Özgürlük Kontrol
Paylaşım ve katılımı teşvik eder Paylaşıma teşvik etmez
Sınırsız Sınırlı
Bireysel yayıncılar Resmi yayıncılar
Bütün medya ortamları karıştırılabilir Sınırlı medya karışımı Arşivler erişilebilir Arşivler zor erişilir
Anlık popülerlik göstergesi Sınırlı, gecikmeli popülerlik göstergesi Sınırsız gerçek zamanlı yorum Yorum sınırlı ve gerçek zamanlı değil Anlık güncellenebilir Sabit, değiştirilemez
2.1.5. Sosyal medyanın avantajları
Kullanıcıların arzu ettiği amaca uygun seçilebilmesi ve çok yönlü bir yapıya sahip olması sosyal medyanın en önemli avantajı olarak öne çıkmaktadır. Sosyal medyanın avantajları derinlemesine araştırıldığında iletişimi ön plana alıyor olması ve tüm dünya genelinde ortak yapıyı kullanıyor olması önemli avantajlarının başında geldiği görülmüştür (O’Keeffe ve Clarke-Pearson, 2011). Bu avantajlarıyla birlikte kişiler ve işletmeler kendi aralarında ve farklı gruplarla herhangi bir engel olmadan iletişim halinde olabilmektedirler. Kullanıcılar sadece birbirleriyle iletişim de bulunmak yerine istedikleri an ve mekânda ister yemek tarifine ister komik videolara kısacası ne isterlerse ona ulaşabilmektedirler (Yates ve Paquette, 2011). Sosyal medya uygulamaları, kullanıcı ve işletmelerin birbirleriyle iletişime geçmesine olanak tanımaktadır. İnsanlar ilkokul arkadaşlarını bulabilirken, dünyanın başka bir ucundan yeni arkadaşlar edinebilmektedirler. Hemen hemen bütün sosyal medya uygulamalarının ortak noktası, insanları internetin nimetlerinden faydalandırarak birbirleriyle iletişime geçmelerine imkân tanımaktır. Tabi bu avantajlar sadece arkadaş bulmak ve yeni bağlantılar kurmakla sınırlı değildir. Sosyal medya kullanıcıları, kariyer fırsatlarından da yararlanıp, yeni imkanlar elde edebilmektedir.
Sosyal medyanın en dikkat çeken özelliklerinden biri de geleneksel medya araçlarına göre kolay ulaşılabilir ve ucuz olmasıdır (Wolfsfeld vd., 2013). Bu durum hem tekil kullanıcılar hem de işletmeler için geçerlidir. Kullanıcılar ulaşmak istedikleri bilgilere önceden belirli ücretler karşılığı ulaşabilirken artık sosyal medya sayesinde
11
neredeyse bedavadır. İşletmeler için ise reklam amaçlı kullanımlarda sosyal medya hem hedef kitleye ulaşma da hem de daha uygun fiyatlarla büyük avantajlar sağlamaktadır.
Kullanıcılar, sosyal medya sayesinde farklı bir iletişim ortamına kavuşmuştur. Daha önceden belirttiğimiz gibi sosyal medya kullanıcılara çift yönlü bir iletişim sunmaktadır.
İnsanlar, sosyal medya sayesinde istekleriyle hareket edip, beğenilerine yol kat ederler.
Aynı zamanda sosyal medya aracılığıyla metin, fotoğraf ve videolarını diğer kullanıcılarla rahatlıkla paylaşabilmektedirler (Kocabaş, 2016).
Bütün bu iletişim ve yeni bağlantı temelindeki avantajlar, eskiden yerel olan iletişim kavramını, küresel bir boyuta taşımıştır. İletişimin eski haliyle insanların sosyalleşmeleri sınırlar içerisine sıkışmış bir haldeydi. Sosyal medyayla birlikte sınırlar ortadan kalkmış ve sosyalleşme farklı bir boyut kazanmıştır (Briggs ve Burke, 2010).
Geleneksel medyanın tekel olduğu zamanda herhangi bir habere ulaşmak saatler sürerken sosyal medya ile bu haberlerin aktarımı dünya genelinde inanılmaz bir ivmeyle gerçekleşmektedir. Günümüzde birçok medya şirketi artık sosyal medyayı aktif olarak kullanmaktadır. Bu şirketler sosyal medya aracılığıyla sadece haber servis etmekle kalmayıp, olan biteni de takip halindedir. Birçok televizyon kanalı insanların sosyal medya paylaşımlarını haber yapmaktadır. Bu hızlı veri alışverişi hem içerik üretenler hem de tüketenler için bir avantaj sağlamaktadır. Kullanıcılar sınırları aşarak bütün dünyada ne olduğunu anlık olarak takip etme şansı elde etmiştir (Schifferes vd., 2014). Bütün bunların yanı sıra geleneksel medya mecraların tek taraflı yönlendirmeleri de son bulmuştur. Herhangi bir gazete, bir sporcuyu taraftarlara istediği gibi lanse edebilmekteydi. Sporcu her ne kadar bunun aksini iddia etse de medya şirketleri uygulayacağı filtrelerle bu bilgilerin taraftarlara yansımasına izin vermemekteydi.
Örneğin, sözleşmesini yeniden müzakere etmek isteyen bir sporcu takımdaki en sadık isimken medya hesapları onu '' bencil '' ve '' açgözlü '' olarak nitelendirilebilir ve taraftarlar üzerinde bu algıları şekillendirebilirdi (Smith ve Sanderson, 2015). Sosyal medyayla birlikte artık belirli takipçi kitlesi olan sporcular kendilerini daha rahat ifade etmeye başladılar. Günümüzde birçok örneğiyle karşılaştığımız bu durum bir bakıma tekelin sonu anlamına gelmektedir. Artık göz önünde olan karakterler kendilerini takip edenlerine olduğu gibi yansıtabilmekte ve bunu kariyerleri açısından bir fırsata çevirmektedir.
12 2.1.6. Sosyal medyanın dezavantajları
Sosyal medyanın avantajlarında bahsettiğimiz gibi iletişim ve yeni bağlantı kavramları büyük bir değişim göstermiştir. Sosyal medyanın iletişim ve yeni bağlantı aracı haline gelmesi sosyal ilişkilerde ters bir etki göstererek yüz yüze gerçekleştirilen iletişime ciddi zarar vermiştir (Pea vd., 2012). Sosyal medyanın avantajı olarak belirttiğimiz sınırların ortadan kalkması durumu uzak iletişimde faydalar sağlarken, yakın ilişkiler olumsuz etkilenmiştir. Yüz yüze yapılan iletişim körelmiş ve birbirleriyle karşılaşan insanların bile iletişim de sosyal medyayı kullandığı gözlenmiştir (Akdenizli, 2015).
Sosyal medya uygulamalarıyla insanların sosyalleşmesi gerçek yaşamda olumsuz etkilenmiştir. Çünkü sosyal medya aracılığıyla iletişim çok daha kolay hale gelmiştir. Bu durumdaki en belirgin dezavantaj, sosyalleşme işini sosyal medya aracılığıyla gerçekleştiren insanların hayatlarındaki birebir ilişkilerinin çok büyük yara almasıdır (Algül ve Sütçü, 2015). Bu durumda insanlar birebir iletişim içerisinde bulunduğu ilişkilerinde sorunlarla karşılaşabilmektedir.
İnsanlar körelen sosyal becerileriyle beraber birtakım dezavantajlar yaşamaktadırlar. Sosyal medyanın bulunması sonrası gençler büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Bu gençlerin içinde bulunduğu ilişkilerin büyük bir bölümü sosyal medya üzerinden gerçekleşmekte olup ikili ilişkilerde sorun yaşama oranları artmıştır (O’Keeffe ve Clarke-Pearson, 2011). Gençlik döneminin yadsınamaz bir gerçeği olan sosyalleşme, sosyal medya üzerinden gerçekleştiğinde ileriki zamanda birçok sorunla karşılaşılabileceği belirtilmiştir (Valkenburg vd., 2006). Kullanıcıların sosyal medya mecralarında gereksiz işlere çok fazla vakit ayırması bir başka dezavantaj olarak karşımıza çıkmaktadır. Araştırmalar sonucunda, kullanıcılar internet kullanımı esnasında üretken olmak yerine sosyal medyaya gerektiğinden fazla zaman ayırmaktadır (Blanchard, 2011). Faydalı şekilde kullanmak için birçok fırsatı barındıran sosyal medya, kullanıcıların dikkatini dağıtan uygulamalara sahiptir. Bu dikkat dağıtıcı uygulamalar, sosyal medyanın avantajı olarak karşımıza çıkan zamandan tasarruf kavramını yok edip zaman kaybına yol açmıştır (Cain, 2011). Günümüz gençliği hepimizin bildiği gibi zamanlarının çoğunu sosyal medyada harcamaktadır. Fakat bu gençlerin birçoğu sosyalleşmeye çalışırken gerçek hayattaki sosyalleşmeden uzaklaşmaktadırlar (Lee ve Chae, 2007). Gençlerin sosyal medyaya bu denli yüksek katılımları işletmelere pazarlama açısından pazarın tanımlanması ve çeşitlendirilmesi gibi büyük fırsatlar sunmuştur. Fakat
13
bu durum beklenenin aksine işletmeleri sosyal medyada gençlere yaklaştırırken gerçek hayatta onlardan uzaklaştırmıştır. Bu durumla beraber geleneksel pazarlama kavramı saf dışı kalmaya başlamış ve yeni stratejilere ihtiyaç duyulmuştur (Özgen ve Doymuş, 2013).
Sosyal medya üzerinden rahatlıkla suç işlenebiliyor olması bir diğer dezavantaj olarak belirtilmiştir. Sosyal medya öncesi suç kavramları sosyal medyayla beraber birçok değişiklik göstermiştir. Sosyal medya, bizlere sunduğu fırsatların yanında suç işleme, taciz vs. gibi olumsuz davranışlar için kullanılabilmektedir (Li, 2005). Küçük yaştaki kullanıcılar uygunsuz içeriklerle karşılaşabilmektedir. Uygunsuz içerikler, gençlerin sosyal medya kullanım özgürlüklerini kısıtlayan bir hal almıştır. Bütün bunlarla beraber bu durumla karşılıyor olması kullanıcılarını sosyal medya kullanımında çekinceler içerisine girip onları sosyal medyadan uzaklaştırmaktadır (Jaeger vd., 2004). Kötü niyetli kullanım sosyal medyanın dezavantajlarından birçoğuna neden olmaktadır. Karşılaşılan bir başka dezavantaj ise kimlik bilgilerinin istek dışı alınması ve dolandırıcılıktır (Leitch ve Warren, 2009). Sosyal medya kullanıcıları birtakım bilgilerinin paylaşmak durumundadır ve bu bilgiler erişilebilir haldedir. Bu tarz kötü niyetli kişiler kullanıcıların bilgilerine erişip bunları belirli dolandırıcılık amaçları için kullanmaktadırlar. Yapılan araştırmalara göre kullanıcıların bilgilerinin çalınıp kötü niyetli kullanılması sosyal medya mecralarının güvenirliğini sorgulamaya açık hale getirmiştir (Gritzalis vd., 2014).
Sosyal medya mecraları genellikle büyük işletmelere kullanıcılarının bilgilerini vermektedir. Bu durumla birlikte sosyal medya mecralarının reklam alımları kullanıcıların bilgi ve paylaşımlarına has olması bunun en büyük göstergesidir (Evans, 2008). Örnek olarak sosyal medya üzerinden yaptığınız bir arama ya da paylaşımla ilgili bir reklamın defalarca karşınıza çıkması normal bir hal almıştır. Bunu bir tehdit olarak görenlere karşı bir görüş olarak sosyal medya mecralarının kullanıcılardan hiçbir ücret talep etmediği ve varlıklarını sürdürebilmek için buna ihtiyaç duyduklarını belirtenler de vardır (Kabani, 2013).
2.1.7. Sosyal medya araçları
Yapılan alan yazın incelemesinde sosyal medya araçları için farklı sınıflandırmalar olduğu görülmektedir. Evans (2008)’a göre sosyal medya araçlarının sınıflandırılabilmesi için 3 grupta incelenmesi gerekmektedir. Bu gruplar içerik, etkileşim ve platformlar olarak sıralanmıştır. Aşağıdaki tabloda bu sınıflama açık bir şekilde gösterilmiştir.
14
Bir başka sınıflandırma olarak karşımıza Dawley (2009)’un sekiz gruptan oluşan sınıflandırması karşımıza çıkmaktadır.
Tablo 2.3. Dawley’in sosyal medya araçları tablosu (Dawley, 2009)
Sosyal Facebook, Twitter, Instagram Video Paylaşım Youtube
Bloglar Blogger.Com, Wordpress Fotoğraf Paylaşım Flicker, Photobucket Profesyonel Ağlar LinkedIn, Ning İçerik Etiketleme Merlot, Sloog Wikiler Wetpaint, Pbwiki
Sanal Dünyalar Active Worlds, Club Penguin, Sl
Bir başka sosyal medya araçları sınıflandırması ise Zarella (2010) tarafından oluşturulmuştur.
Etkileşimler Etkinlik ve Takvimler
Sms ve Metinler E-Posta Durum Güncellemeleri
Platformlar Wikiler Kişisel Sosyal Ağlar Beyaz Etiket Sosyal Ağlar
İçerikler Video Podcast Fotoğraf Bloglar Mikrobloglar
Dönüşüm (Satın Alma)
Tablo 2.2. Sosyal medya kanalları ve gruplamaları (Evans, 2008)
15
Tablo 2.4. Zarella’nın sosyal medya araçları tablosu (Zarella, 2010)
Bloglar
Twitter ve microbloglar Sosyal ağlar
Medya paylaşım
Sosyal haberler ve etiketleme Oylar ve görüşler
Forumlar Sanal dünyalar
Alan yazını incelendiğinde dünya geneline bilinen sosyal medya araçları kadar yerel düzeyde kullanılan araçlar olduğu gözlenmiştir. Bu araçların yapılan sınıflandırmalardan da anlaşılabileceği üzere farklı kullanım amaçlarına sahiptir. Bu çalışmada Akar (2010)’un yaptığı sınıflama baz alınmıştır.
Tablo 2.5. Akar’ın sosyal medya araçları tablosu (Akar, 2010)
Bloglar Mikrobloglar Twitter Wikiler
Medya paylaşım siteleri Podcast
Sanal dünyalar
2.1.7.1. Bloglar
Blog, insanların sohbet katılımlarıyla meşgul oldukları, en popüler sosyal medya araçlarından biridir. Konuşma, bir kişinin okurlarının yorumlarına sunduğu bir makale yayınlamasıyla başlamaktadır. Bir blogun başarısının ölçüsü, aldığı yorumların sayısıdır.
Sonunda, okuyucuların girdileri, tartışmaların gerçekleştiği topluluk ilanları olur. Bu konuşmanın trafiği arttıkça, insanlar haberin bir parçası haline gelir. Genel olarak, sosyal ağ aracı olarak bir blog sıklıkla bir kişinin kişisel yaşamıyla ilgili yorum veya bilgi vermek istedikleri konunun bir kombinasyonunu sunmaktadır. Gerçekten de blog hem günlük hem de web’de rehberlik eden “weB Log” dan türemiştir. Blogların içeriğinin
16
gücü ve kalitesi ile insanların görüşleri için değerli olduğu bilinen bir gerçektir (Thevenot, 2007).
İlk olarak webolg adıyla kullanılmaya başlayan bloglar, blogluyoruz mottosuyla 1997 yılında başlamıştır (Zarrella, 2010). Blog bu yazılan günlükleri ifade ederken, bu günlükleri tutan kişiye blogger ve bu yazıların yazılmasın da blogging ismi verilmiştir (Koçyiğit, 2015). Bloggerlar genelde gündelik yaşamlarından kesitler sunarken, bu metinler diğer kullanıcılar tarafından beğeni ve yoruma açık bir durumdadır (Nardi vd., 2014). Bloglar, her ne kadar metin odaklı başlamış olsa da günümüzdeki teknolojik gelişmeler birçok medya ortamının karışımından oluşabilir. Öyle ki artık bloglar fotoğraflar, videolar ve ses dosyalarından oluşabilmektedir (Usluel vd., 2015).
Yıllar boyunca bloglama birçok uzman tarafından tanımlanmıştır. Herring vd., (2005) bir blogu “temel kullanımları bireysel makaleleri kaydetmek ve kronolojik sırada görüntülemek olan sıkça düzenlenmiş bir web sayfası” olarak tanımlamaktadır. Bloglar, Web 2.0 akışındaki ilk icatlardan biri olarak dikkat çekmeye devam etmektedir.
Geleneksel medyada, bilgi akışı tek bir yoldan sağlanmaktadır. Bloglar, bazı işletmelerin bundan faydalanarak akıllı bir hamle yaptıkları yeni bir etkileşim şekli oluşturmuştur (Chiang ve Chung 2011).
Bloglar dört sınıfta incelenebilir. Bunlar:
İç içe bloglar veya günlükler: Görünümler ve gösterimler açıklanır. Her gün referanslar, fotoğraflar ve videolar aracılığıyla seyahat edenlerin seyahatlerini kaydettiklerini bilerek seyahat günlükleri bu kategoriye dahil edilir.
Görüş blogları: İnsanların güncel olaylar hakkında konuşabilecekleri ve tartışabilecekleri yerler.
Eğitim bilgilendirme blogları
Kurumsal bloglar: bir projenin ilerlemesini ve yönetimini izlemek için dahili bloglardır.
Bloggerlar çok farklı meslek gruplarından oluşabilmektedir. Bunlar arasında ev hanımlarından akademisyenlere kadar farklı meslek grubundan kullanıcıyla karşılaşılabilmektedir. Yapılan araştırmada bloggerların %52’si bloglarını kendileri için bir elektronik günlük olarak kullandığını belirtmiştir. %32’lik başka bir grup ise bloglarını diğer kullanıcıların beğeni ve yorumlarına sunmayı hedeflemektedir. Bu
%32’lik dilimde karşılaşılan temel anlayış gazetelere yazıp yayınlanıp
17
yayınlanmayacağını beklemektense kendime ait bir blogda her şeyi paylaşırım anlayışı olarak belirlenmiştir (Atikkan ve Tunç, 2011).
Bir blogda olmazsa olmaz öğeler Stokes (2009)’e göre şu şekilde sıralanmıştır:
Yazar: blogda fikirlerini diğer kullanıcılara ulaştırmayı amaçlayan kişi
Başlık: Genelde benzersiz ve özel bir başlık
Etiket: Blogda bahsedilen konu ile ilgili tanım yapabilecek başlıklar.
Yorumlar: Yazarların bloglarında yazdığı içeriklere diğer kullanıcıların fikir belirterek katkıda bulunması.
Geri besleme: Yazarın oluşturacağı içeriğe benzer daha önce yazılan bir blogdan faydalanması.
Bloglar kullanıcı ve işletmeler için birçok fırsat sunsa da beraberinde riskler de getirmektedir (Cox vd., 2008). Bloglarda diğer sosyal medya araçları gibi çift yönlü bir etkileşim olduğundan kullanıcılar görüş ve yorumlarıyla blog sahibine değer katabileceği gibi aynı zamanda belirli memnuniyetsizlikler sebebiyle değer kaybına da yol açabilmektedir (Munar ve Jacobsen, 2014).
2.1.7.2. Mikroblog
Milyonlarca insan, insanlar, durumlar veya ilgi duyulan olaylar hakkında gerçek zamanlı haberler veya fikirler toplamak için Twitter gibi mikroblog hizmetlerine başvurmaktadır. Bu tür hizmetler örneğin arkadaşlarınız ve meslektaşlarınızla irtibatta kalmak için kullanılmaktadır. Ek olarak, mikroblog siteleri, örtüşen ve farklı ilgi alanlarına sahip kullanıcı gruplarından içerik oluşturmak ve tüketmek için yayın platformları olarak kullanılmaktadır (Ramage, vd., 2010).
Mikroblog kullanımında yapılacak olan paylaşımların içeriğinin sınırlı tutulması paylaşılmak istenenin tam olarak iletilememesi gibi sorunlara yol açabilmektedir. Bu durumda kullanıcılar kendilerini ifade etmekte sıkıntılarla karşılaşmaktadır.
Mikrobloglarda kullanıcıların paylaşımlarından ötürü yanlış anlaşılabilme gibi çeşitli sıkıntılar yaşanabilmektedir. Bunun yanında bu kısıtlı içerik paylaşma durumu dezavantajlarının yanında avantajlar da sunmaktadır. Kullanıcıların yapmış olduğu paylaşım merak uyandırıcı olabilirse etki alanındaki kullanıcılar daha fazla etkileşim sağlamak adına araştırma yapabilmektedir (O’Connor vd., 2010).
18 2.1.7.3. Twitter
Twitter, San Francisco merkezli 10 kişilik bir ekipten oluşan bir firma tarafında 2006 yılının Ekim ayında kullanıma sunulmuş bir uygulamadır. Kullanıcılar, uygulama içindeki web ara yüzüne 140 karakterle sınırlı tweet olarak adlandırılan mesajlar gönderebilmekteydiler. Fakat uygulama yaratıcıları kullanıcılardan gelen talep üzerine Eylül 2017 de 140 karakter sınırını 280 karaktere çekmişlerdir. Kullanıcıların tweetleri, Twitter.com'un ana sayfasında ve bireysel kullanıcının Twitter sayfasında (kullanıcının mikroblogu) genel zaman çizelgesinde ters kronolojik sırayla görünmektedir.
Kullanıcıların isteği dahilinde, bu tweetleri yalnızca takipçilerine açık hale getirilebilmektedir (Twitter, 2019). Kullanıcının beslemesiyle takipçiler mesajları görebilmektedir. Buna ek olarak, Twitter’ın tasarımcıları hizmetin altyapısını dış geliştiricilere açarak Haziran 2007’den itibaren 100’den fazla üçüncü taraf müşterisi oluşturmuştur. Bunlar arasında, kullanıcıların masaüstü uygulamaları aracılığıyla tweet göndermelerine ve almalarına olanak veren Twitteriffic ve Twitteroo bulunmaktadır (Honey ve Herring, 2009).
Twitter kullanımıyla alakalı yapılan ilk çalışmada, Java vd. (2007) üç ana Twitter kullanıcısı kategorisi belirlemiştir. Bu kullanıcı kategoriler, bilgi kaynakları, arkadaşlar ve bilgi arayanlar olarak adlandırılmıştır.
Bilgi kaynakları: Bu kullanıcı kategorisinde haber yayınlar ve çok sayıda takipçisi olanlar yer almaktadır. Bu kaynaklar bireyler veya otomatik servisler olabilmektedir.
Arkadaşlar: Bu kullanıcı kategorisinde ise aile, iş arkadaşları ve yabancılar dahil olmak üzere birçok hesap yer almaktadır.
Bilgi arayanlar: Bu kullanıcı kategorisindeki hesaplar ise nadiren paylaşımda bulunan ancak düzenli olarak diğerlerini takip eden kullanıcılar olma eğilimindedirler.
Java vd. (2007) ayrıca kullanıcıların Twitter kullanma niyet kategorilerini de belirlemiştir. Günlük hayattaki olaylarını veya güncel düşüncelerini tartıştıkları, günlük sohbet de dahil olmak üzere bilgi veya URL’leri paylaştıkları ve güncel olaylara, hava durumu veya haberler gibi paylaşımlar yapan hesapların paylaşımları gibi kullanım niyetleri belirlenmiştir. Araştırmacılar, Twitter’ın bu denli hızlı bir ivme ile büyümesinde, geniş kitlelere hitap etmesinde uygulamanın kolay erişilebilir olmasının etkisinin olduğunu belirtmiştir.
19
Freiert (2008)'e göre, Twitter Nisan 2008 itibariyle genellikle genç ve erkek kullanıcılar tarafından kullanılmaktaydı. Twitter kullanan 18-24 yaşları arasındaki gençler, ortalama bir web sitesi ile karşılaştırıldığında neredeyse iki katı bir farkla önde olmakla beraber bu yaş grubundaki kullanıcıların sitede daha çok keşif yapan kullanıcı durumunda olduğu gözlenmiştir. Siteyi ayda altı ya da daha fazla kez kullanan kişiler olarak tanımlanan grup ise 25-44 yaşları arasındadır ve Freiert (2008)’e göre bu grup sayesinden Twitter’ın hakettiği değeri bulduğu ve kullanımının arttığı belirtilmiştir.
Twitter doğası gereği iki yönlü bir iletişim sunmaktadır. Bu iletişim sürecinde kullanıcılarına örgütsel ve kişisel faydalar sunmaktadır. Akar (2010) bu örgütsel faydaları şu şekilde maddelendirmiştir:
Örgütlerin markalaşma süreçlerinde markalarını genişletme ve sağlamlaştırma.
Örgütün tanıtımının yapılabilmesi.
Bilinirliğin arttırılabilmesi.
Ortak havuzdaki diğer örgütlerle iletişim imkânı.
Tüketen olarak adlandırılan grupla iletişim imkânı.
Örgütün ihtiyacı sonucu ortaya çıkan yeni çalışan veya hissedar bulma.
Örgütün genişleyebilmesi için yeni sahalar bulabilme.
Örgüt personelleri için ortak iletişim imkânı.
Örgütün aktivitelerini planlama.
Twitter’ın sunduğu kişisel faydalar ise şu şekilde sıralanmıştır:
Güncel haberler ile ilgili bilgi edinebilme.
Bireylerin çevresindekilerle iletişimde kalması.
İlgi alanlarına göre arkadaş edinebilme.
Kendi yaşantılarıyla ilgili paylaşım yapabilme.
İstedikleri her konuda inceleme fırsatı.
Takip etmek istediği bilinirliği yüksek kişileri takip edebilme.
Sahip oldukları ve başkalarının bilmesini istedikleri fikirlerin paylaşılabilmesi.
İlgi çekici bağlantıları paylaşabilme.
2.1.7.4. Wikiler
Wikiler, ortaya çıkan web araçları ve Web 2.0 uygulamalarının önemli bir bileşenidir. Web 2.0, yeni işbirlikçi boyutlar ekleme ve geliştirme potansiyeline sahiptir.
20
Bloglar, wiki'ler, podcast'ler ve RSS yayınları gibi Web 2.0 teknolojileri, 'sosyal yazılım' olarak adlandırılmaktadır. Kullanıcıların Web içeriğini iş birliğine dayalı ve halka açık olmalarına olanak tanıyan yapıya sahiptir. Wikiler, sosyal yazılım, bilişsel yansıma ve güçlendirme araçları olarak hareket eden ve veri tabanının anlam tasarlama eylemine yardımcı olan benzersiz ve güçlü bir bilgi paylaşımı kaynağıdır. Sosyal yazılım, Web’in orijinal vizyonu olan herkesin katılabilir olmasına yardımcı olmaktadır (Parker ve Chao, 2007).
Wiki ismini ilk kullanan web sitesi 1994 yılında Cunningham tarafından oluşturulan wikiwikiweb.com’dur. Wiki terimi hızlı anlamına gelen ve bir Hawaii deyimi olan wiki-wiki’den türemiştir. Wiki’nin ilk sözlük anlamı Oxford sözlüğünde tanım bulmuştur. Bu sözlükte wiki, kullanıcıların internet aracılığıyla içerik üretebildiği ve bu içerikleri düzenleyebildiği aynı zaman kullanıcılar tarafından geliştirilebilen bir veri tabanı olarak tanımlanmıştır. Wiki içeriği, siteye gelen ziyaretçiler tarafından düzenlenebileceği ve kullanıcıların web sayfalarını iş birliği içinde kolayca oluşturmalarını ve düzenlemelerini sağlayan ortak bir web sitesidir (Parker ve Chao, 2007). Bir wiki ayrıca, kullanıcı topluluğunun wiki'nin sürekli değişen durumunu izlemesini ve ortaya çıkan sorunları tartışmasını sağlayan araçlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bazı wiki'ler, bir grubun üyelerine erişimi kısıtlayarak, herkesin görüntüleyebilmesine rağmen, yalnızca üyelerin sayfa içeriğini düzenlemesine izin verir.
Diğerleri tamamen sınırsız erişime izin vererek, içeriğin hem içeriğini hem de düzenlemesini ve görüntülemesini sağlar. Wiki'ler, bir bilgi ve bilgi kaynağı olarak ve ayrıca ortak yazarlık için bir araç olarak kullanılabilmektedir. Wiki'ler, ziyaretçilerin diyalog içine girmelerine ve grup projelerindeki katılımcılar arasında bilgi paylaşmalarına veya bilgi oluşturmak için ortak bir ortam olarak kullanarak birlikte öğrenmeye olanak tanımaktadır (Boulos vd., 2006).
Web 2.0 araçları, kullanım kolaylığı ve kullanımın hızlı olması, güçlü bilgi paylaşımını ve doğrudan iş birliğini mümkün kılmakla ön plana çıkmaktadır. Ayrıca, bu araçlar, özelliklerini kullanmak için gerekli teknik becerilerin azaltılması ve kullanıcıların zor bir teknolojik ortamın dikkatini dağıtmadan, bilgi alışverişine ve iş birliğine dayalı görevlere odaklanmalarını sağlayan bir avantaj sağlamaktadır. Wikiler, etkileşime girdikleri teknolojiyi görerek kullanıcının öğrenmeye daha fazla konsantre olmasını sağlamaktadır (Boulos vd., 2006).
21 2.1.7.5. Medya paylaşım siteleri
Medya paylaşım siteleri, internet kullanıcılarının büyük sıklıkla tercih edilen ve içerik paylaşımına olanak tanıyan sitelerdir. Kullanıcılara fotoğraf, video gibi içerikler paylaşma ve bu paylaşımlarıyla ilgili diğer kullanıcılarla etkileşime girme olanağı tanımaktadır. Gelişen teknolojiyle beraber bu tarz içeriklerin kolaylıkla üretilebiliyor olması bu içeriklerin paylaşımı için yeni mecraların oluşmasını gerekli kılmaktaydı. Bu tarz içeriklerin paylaşılabileceği birçok site bulunmaktadır (Affilorama, 2019).
Kullanıcıların bu tarz içerik paylaşabileceği en çok kullanılan sitelere ise Instagram ve Youtube örnek olarak söylenebilmektedir. Bu sitelerin çok kullanılır olmasının başlıca nedenleri arasında kolay kullanılabilirlik olsa da asıl neden ücret talep etmeden kullanılabilir olmasıdır. Kolay kullanılabilir olması kullanıcılar tarafından tercih sebebi olmasına ve büyük kitleler tarafından kullanılmasına olanak tanımıştır. Bu tarz içerik paylaşılabilen siteler diğer bir özelliği ise geniş bir ağa yayılabilmeleri ve daha çok kullanıcı tarafından görülebilmesi için birbirleri içerisinde dağıtılıyor olabilmesi olarak görülmektedir. Örneğin Instagram uygulamasından paylaşılan bir fotoğrafı tek bir tıkla Facebook üzerinden yayınlamanıza olanak tanınmaktadır (Stokes, 2009).
İçeriklerin herhangi bir bilgi birikime sahip olunmasına gerek olmaksızın kolay bir şekilde diğer kullanıcılarla paylaşılmasına imkân tanıyan sitelerin bir takım ortak özellikleri vardır (Akar, 2010). Bunlar:
Kolay kullanılabilir olma: Kullanıcılar herhangi bir kullanım bilgisine sahip olmadan bu sitelerin sunduğu imkanlar neticesinde kolaylıkla paylaşım yapabilmekte ve paylaştıkları içeriği isteklerine göre şekillendirebilmektedirler.
Sosyal imkanlar: kullanıcılar paylaşımlarını etki alanlarındaki diğer kullanıcılara kolaylıkla ulaştırıp bu paylaşımları onların beğeni ve yorumlarına sunabilmektedirler.
Ücretsiz kullanım imkânı: Instagram ve Youtube gibi birçok içerik paylaşım sitesi kullanıcılardan herhangi bir ücret talep etmezler, sunulan bu imkanla birlikte uygulamalar pek çok kullanıcı tarafından tercih edilmektedir.
2.1.7.5.1. Youtube
İçerik paylaşım sitelerinin incelenmesinden en önemli etken olarak karşımıza çıkan çift yönlü iletişim imkânı, kullanıcılara video paylaşma imkanı sunan Youtube sayesinde popüler olmuştur. Merkezi Abd’nin Kaliforniya eyaletinde bulunan Youtube 2005 yılında
22
Chen, Hurley ve Karim tarafından hayata geçirilmiş ve 2006 senesinde Google tarafından satın alınmıştır. Faaliyetlerine Google çatısında devam eden Youtube aktif olarak video yüklemeye, paylaşmaya ve yorum yapmaya olanak tanımaktadır (Youtube, 2019).
2018 yılı itibariyle Youtube sitesinin istatistiklerini şu şekilde sıralamak mümkündür (Youtube, 2018):
Aktif olarak bir milyardan daha çok kullanıcıya sahip olan içerik paylaşım sitesinin ölçülebilir başka bir istatistiği ise kullanıcıların günde bir milyar saatlik içerik izliyor olmasıdır.
Kullanıcılar tarafından izlenilen videoların yarısından fazlası mobil ortamlarda tüketilmektedir.
Dünya genelinde 88 ülke kendi Youtube sürümü aracılığıyla bu uygulamayı kullanmaktadır.
Genel internet kullanıcıları üzerinden yapılan araştırmaya göre kullanıcıların
%95’i Youtube’a erişim sağlamaktadır.
Youtube 76 dilde kullanım imkânı sunmaktadır.
Youtube kullanıcılarına bir takım temel özgürlükler sunmaktadır. Youtube’nin kendi sitesinde yayınlamış olduğu bu özgürlükler şu şekildedir (http-5):
Kullanıcılara tanınan ifade özgürlüğü.
Kullanıcıların bilgi edinme konusunda özgürlüğü.
Kullanıcıların fırsat konusunda özgürlüğü.
Kullanıcıların aidiyet özgürlüğü.
2.1.7.5.2. Instagram
Son yıllarda büyük bir hızla yaygınlaşan Instagram kullanımı birçok araştırmaya konu olmaktadır. Instagram, kişilerin yaşantılarını etki alanındaki kişilerle paylaşma ve çevresindekilerle ilgili bilgi edinilebilmesinden dolayı son derece popüler bir sosyal medya uygulaması olarak karşımıza çıkmaktadır (Businessinseder, 2010).
Instagram uygulamasının Youtube’de olduğu gibi başka bir geliştirici (Facebook) tarafından satın alınması ile kullanıcılar tarafından büyük rağbet görmüştür. Bu satış öncesi sadece mobil üzerinden kullanılabilen uygulama masaüstü cihazlarla da kullanılabilmeye başladı. Bu değişime rağmen halen mobil öncelikli olup masaüstü fotoğraf paylaşma gibi önemli bazı özellikleri desteklememektedir (Aslan ve Ünlü, 2016).
23
Instagram uygulamasının kuruluşundan 2018 yılına kadar olan gelişimi aşağıdaki tabloda verilmiştir:
Tablo 2.6. Instagram uygulamasının tarihsel süreci (http-4).
Ekim 2010 Instagram uygulamasının kuruluşu.
Aralık 2010 Bir milyon kullanıcıya ulaşıldı.
Nisan 2012 Instagram’ın Facebook tarafından satın alınışı.
Temmuz 2012 Seksen milyon kullanıcıya ulaşıldı.
Kasım 2012 Masaüstü cihazlardan erişim imkanı sunuldu.
Şubat 2013 Resmi olarak yüz milyon kullanıcıya ulaşıldı.
Haziran 2013 Sadece fotoğraf paylaşımına izin veren uygulamaya videolar da dahil edildi Ekim 2013 Paylaşımlara sponsor desteği sağlandı.
Mart 2015 Sponsorlu paylaşımlarda çoklu paylaşıma olanak tanındı.
Eylül 2015 Reklam kampanyalarına yer verilmeye başlandı.
Şubat 2016 Reklam veren sayısı iki yüz bine ulaştı.
Mart 2016 Paylaşımların sırasıyla gösterimi yerine farklı bir algoritma kullanmaya başlandı.
Mayıs 2016 Çoklu paylaşımlarda videolara da yer verildi.
Ağustos 2016 24 saat izlenebilen hikaye paylaşımına başlandı.
Ağustos 2016 İşletmeler hikaye özelliğini kullanmaya başladı.
Eylül 2016 Aylık Beş yüz bin reklam verene ulaşıldı.
Kasım 2016 Boomerang uygulaması ile entegre edildi.
Kasım 2016 Dikey paylaşılabilen reklamlar hizmete sunuldu.
Ocak 2017 İşletmelere paylaşım istatistiklerini görebilme imkanı sunuldu.
Şubat 2017 Reklam verenler için bir paylaşımda on içerik desteği sağlandı.
Mart 2017 İşletmelere hikayelerde reklam verme olanağı sunuldu.
Mart 2017 Bir milyon reklam verene ulaşıldı.
Nisan 2017 Hikayeleri kullanan kullanıcı sayısı iki yüz milyona ulaştı.
Nisan 2017 Yedi yüz milyon kullanıcıya ulaşıldı.
Mayıs 2017 Hikayede paylaşılan reklamlar için yeni imkanlar sunuldu.
Temmuz 2017 İşletme profilleri on beş milyona ulaştı.
Eylül 2017 Aylık olarak iki milyon reklam verene ulaşıldı.
Eylül 2017 Sekiz yüz milyon kullanıcıya ulaşıldı.
Ekim 2017 Hikayeler bölümüne anket özelliği eklendi.
Kasım 2017 Hikaye kullanan hesap sayısı günlük üç yüz milyonu aştı.